Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.845.671

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızâ Gösterilen Fakirlik, Zenginlikten Üstündür

Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

37 - Sultanhisar Torpidobotunun Zaferi

18 Mart 1915 Perşembe günü sayısız İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan muazzam bir armada, bütün gayretlerine rağmen Çanakkale boğazını geçememiş, Türk'ün azmi karşısında boyun eğmek zorunda kalmıştı. Bu kesin yenilgiye rağmen İngiliz amirali Robek, hâlâ ümidini kesmemişti. -Çanakkale'yi geçebiliriz! Diyordu. Batan ve hasara uğrayan gemilerin yerine başka zırhlılar koyarak talihini bir kez daha denemek istiyordu. Fakat Akdeniz kuvvetleri kumandanlığına atanan General Hamilton böyle düşünmüyordu. O, "Yeni bir maceraya gerek yok" diyordu. 18 Mart savaşını Featon harp gemisinden, yerinde takibetmiş ve o müthiş manzarayı yerinde görmüştü. Hamilton'a göre, donanmanın geçişini sağlamak için karaya asker çıkarılması mecburi idi. Londra deniz meclisi, onun bu planını tasdik etti.

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Hakani Mehmed Bey’in Ricasi

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Bekr Kettânî

Ebû Bekr Kettâni, Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin talebesidir. Ebû Said-i Harrâz, Abbâs bin Mühtedi, Amr el-Mekki, Ebü'l-Hüseyin Nûri gibi âlimlerin sohbetinde de bulundu. 933 (H.322) senesinde Mekke'de vefât etti.
Bu mübarek zata, "Harem'in Kandili" derlerdi. Sabaha kadar namaz kılar ve Kur'ân-ı kerim okurdu. Kâbe'de otuz sene, "Altınoluk"un altında ibâdet etti. Bu zaman içinde, yirmi dört saatte bir defâ abdestini tâzelerdi. Tavaf yaparken, Kur'ân-ı kerimi pekçok defâ hatmetmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yalancılarla Beraber Olmaktan Sakının

Vehbi Tülek

Ebû Hasin El-Vâdii hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Kûfe'de doğdu. Bağdâd'da hadis-i şerif öğrenip ilim tahsil ettikten sonra Kûfe'ye döndü. 296 (m. 909)'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Hasan Bin Ali Askerî

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kırâat âlimi Muhammed El-mürşidî

Vehbi Tülek

Muhammed el-Mürşidi, evliyânın büyüklerinden, fıkıh ve kırâat âlimidir. 738 (m. 1337) senesi ramazân-ı şerif ayında Münye'de vefât etti...

Ebû Abdullah el-Mürşidi, çok kerâmeti görülen velilerdendir. Münye'deki Beni Mürşid dergâhına çekilip, orada ibâdetle meşgûl oldu. Ziyâretine gelenlere bizzat hizmet edip, yemek ikrâm ederdi. Gelen az olsun, çok olsun, kimin hâtırından hangi yemek geçti ise getirip önlerine koyardı...

Meyyit, Ziyârete Gelenleri Tanır

Vehbi Tülek

Mütevelli, Vakıf Sahibinin Vekîlidir

Vehbi Tülek

Hoca Sâdeddin Efendi

Vehbi Tülek

Ali Müzeyyen'i Kurtaran Yılan!..

Vehbi Tülek

Merhamet Edene, Allahü Teala Merhamet Eder

Vehbi Tülek

Şemseddîn Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kabahat Kilincin Midir?

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Kadin Akli

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek