Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.819.043

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Huri Kizi İstiyorum

Binlerce Türk askerine mezar olan Çanakkale savaşlarında, emir eri olarak hizmet gören bir mehmetçik, bir gün kumandana çıkarak: -Komutanım, asker olmazdan evvel köy imamından dinlemiştim. Harp meydanında şehid olanlara Cennette huriler verilir demişti. Bende fakir olduğum için köyde evlenemedim. Bana da müsaade edin de, harbe girip huri kızı ile evleneyim der. Komutan askerin bu sözlerini gülerek karşılar ve memnun olduğu bir askerin ölmesine razı olmadığı için göndermek istemez. "Sen işine bak!" diyerek geri gönderir. Fakat mehmetçik, huri kızıyla evlenmeyi kafasına koymuştur. Bir kere vazgeçmez davasından. Tekrar gelir: -Komutanım, bütün arkadaşlar ölüp huri kızları alıyorlar. Ne olur banada müsaade et de ben de huri kızına kavuşayım, der.

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Şaşiran ŞÂir

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Rabbim, Bana Merhamet Et

Ebü'l-Fütûh Muhammed Tâi hazretleri hadis âlimidir. 475 (m. 1082)'de İran'da Hemedan'da doğdu. 555 (m. 1160)'da orada vefât etti. "Kitâb-ül-erbein fi irşâd-is-sâirin ilâ menâzil-il-müttekin" adlı eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zındıkların Îtikatlarından Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Hasib Dürri Efendi Gâziantep velilerinden olup 1848 (H. 1264) senesinde Anteb'in Karacaoğlan Mahallesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. İyi bir medrese tahsili gördü. Şuaybzâde Ali Âkif Efendinin feyizli sohbetlerine katılarak Nakşibendi-Müceddidi icazeti aldı. Ali Âkif Efendinin hoca silsilesi Abdullah-ı Dehlevi hazretlerine ulaşır. 1913 (H.1332) senesinde vefât etti.

Zekeriyy ( AleyhisselÂm )

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü, En Önce Ben Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed İbnül-Cezeri hazretleri hadis ve kıraat âlimidir. Aslen Cizreli olup 751'de (m. 1350) Şam'da doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra Antakya'ya, oradan Bursa'ya gitti. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'den büyük ilgi gördü.

Farzları Yapmak...

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinden Muslihuddîn Tavîl

Vehbi Tülek

Dünya Ile âhıret Birbirinin Zıddıdır!

Vehbi Tülek

Ahmed Gülâbâdî

Vehbi Tülek

Müminin Kalbi Allah'ı Zikirle Kuvvetlenir

Vehbi Tülek

Tövbe Eden Hiç Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Delik Kova

Delik Kova

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Bunlar Şarapti

Helvaci Çocuk

Üç Kandil

SelÂmetle Gidip Gel

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek