Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.669.670

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Bir gün Sultan İkinci Murâd Hân, Edirne'de abdest tâzelemek üzere çıktığı zaman ayağı kayıp düştü. O sırada nûr yüzlü bir kimse peydâ oldu. Sultânı elinden tutup, o tehlikeli hâlden kurtardı ve âniden kayboldu. Sonra Pâdişâh, kendini tehlikeden kurtaran o zâtla görüşmek istedi. Edirne'nin bütün sâlih kimselerini huzûruna dâvet etti. Ancak, dâvet ettiği kimseler arasında aradığı zât yoktu. Nihâyet bütün Edirne halkını bir yere toplatıp, birer birer gözden geçirdikten sonra, aralarında, elinden tutup kurtaran Şücâeddin Karamâni'yi buldu. Ona hürmet edip, iltifât ve ihsânlarda bulundu. Debbaglar Mahallesinde ona bir mescid ve bir dergâh yaptırdı. Talebelerine Murâdiye evkâfından maaş bağlatıp, ihsânlarda bulundu.Şücâeddin Karamâni, kendi mezarının duvarını, kendi eliyle kerpiçden yaptı. Her kerpici, yerine üç defâ İhlâs sûresi okuyarak koydu.Kânûni Sultan Süleymân Hân, pâdişâhlığı zamânında Edirne'ye geldiğinde, mescidini büyültüp câmi hâline getirdi. OrayaKur'ân-ı kerim okuyan hâfızlar, müezzin ve hatib tâyin etti. O sırada dergâhında vazifeli olan Cerrahzâde Mustafa Çelebi, Şeyh Şücâeddin Karamâni hazretlerinin yaptığı duvarı yıktırmayıp, bereketlenmek için olduğu gibi bıraktırdı.Şücâeddin Karamâni, dergâhını ve mescidini büyütüp imâr eden müslüman olmayan mimârın rüyâsına girip, onu İslâma dâvet etti. O da ertesi gün İslâmı kabûl edip, hidâyete kavuştu ve ismini "Hidâyet" olarak değiştirdi.

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki savaşı bitirmek ve anlaşma sağlamak üzere Avrupa devletleri elçileri İstanbul'a gelmişlerdi. 23 Aralık 1876 tarihinde düzenlenen konferansa, Osmanlı hariciyesinden Saffet Paşa başkanlık ediyordu.Bir anda yüzlerce top gümbürdemeye başladı. Yabancı elçiler bunun ne olduğunu daha sormadan Saffet Paşa ayağa kalkarak:-Atılan bu toplar, Osmanlı Devletinde meşruti bir idarenin ve anayasanın kurulduğunu müjdeliyor, dedi. Yabancı elçiler, hiçbir şey olmamış gibi ilgi göstermediler.Bâbıâli'de, Meşrutiyetin öncüsü olan Midhat Paşa, Safet Paşa'yı heyecanla bekliyor, yabancı elçilerin, ilan edilen meşrutiyet için ne düşündüklerini sormak istiyordu. Midhat Paşa biraz sonra Bâbıâli'ye gelen Saffet Paşa'ya:-Ne dediler, ne dediler? Deyince, Saffet Paşa:-Ne diyecekler, çcuk oyuncağı dediler, cevabını verdi.

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Önce İmtihana Girin

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Bir Bayram Günü

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali El-harîrî Hazretleri

Ali el-Hariri hazretleri, Şam'da yetişen büyük velilerdendir. Doğum târihi belli değildir. Havran'ın Büsr köyünden ve Benûz-Zeman denilen aşirettendir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. 1247 (H.645) senesinde Şam'da vefât etti...
Bu mübarek zatın da hikmetli sözleri çoktur. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İran Fatihi: Sa'd Bin Ebî Vakkâs

Vehbi Tülek

Sa'd bin Ebi Vakkâs (radıyallahü anh) hazretleri, Cennetle müjdelenen on sahâbeden biridir. Ömer (radıyallahü anh) onu İran üzerine sefere tayin etti. Arka arkaya yaptığı bütün savaşları kazanarak İran'ı fethetti. Başkentleri olan Medâyin'i zaptetti..

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Vehbi Tülek

Para, Münâfığın Boynuna Geçmiş Bir Iptir!

Vehbi Tülek

İbrâhim Halvetî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Seyyid olup, soyu Peygamber efendimize ulaşır. Kayseri'de doğdu. Erzincan'a gidip Pîr Muhammed Erzincânî hazretlerinin sohbetlerine devam etti. Kısa zamanda olgunlaşıp, icâzet aldı. Hocası onu insanlara ilim ve edeb öğretmesi için Kayseri'ye gönderdi.  1455 (H.860) târihinde Kayseri'de vefât etti.

Vakti Gelince, Namazı Hemen Kıl

Vehbi Tülek

İnsanlardan Isteme De Dağdan Odun Getir Sat

Vehbi Tülek

Avâmın Ve Havâsın Tövbesi

Vehbi Tülek

Bir Allah Adamını Üzmenin Cezası!..

Vehbi Tülek

Ya Cennet, Ya Cehennem

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Bülbülün Zikri

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Korkma!

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek