Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.345.703

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Şehzâde Murâd tahta çıkmak üzere Manisa'dan İstanbul'a gelirken, Sâdeddin Efendi de berâberinde idi. O zaman Sultan Murâd'ın özengi ağası olan Tiryâki Gâzi Hasan Paşanın naklettiğine göre, şehzâde yolculuk sırasında yanında göremediği Hoca Efendiyi sordu. Yanındakiler onun bindiği atın ham olması dolayısıyla biraz geride kaldığını söylediler. Bunun üzerine Sultan Murâd derhal kendi yedek atlarından birini altın işlemeli eğer ve süslü takımlarla donatarak ona gönderdi ve yetişinceye kadar bekledi." Sâdeddin Efendiye bundan sonra Hâce-i sultâni (sultan hocası) ve Reis-ül-ulemâ ünvânları verildi. Devletin iç ve dış siyâsetine yardımcı oldu.

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vişnezâde İzzetî

Vişnezâde İzzeti rahmetullahi alayh, Osmanlı âlimlerindendir. 1023 (m. 1625)'de Bulgaristan'daki Filibe'de doğdu. Sultan Dördüncü Murâd zamanında İstanbul'a geldi. İstanbul kadısı, Anadolu kadıaskeri, sonra da Rumeli kadıaskeri oldu. 1092 (m. 1681) senesinde İstanbul'da vefât etti. Oturduğu semte Vişnezâde adı verildi. Bir dersinde, İmâm-ı Azam hazretlerinin faziletlerinden bahsederken, şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Yanındakilere Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Şeyh İlâhdâd hazretleri Hindistan evliyâsındandır. 1049 (m. 1639)'da vefât etti. Hâce Muhammed Bâki-billah hazretlerinin husûsi dostlarından olup, onun bereketli sohbetlerinde yetişip kemâle geldi ve icâzet aldı.

Hazreti Zeyneb (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

Kötü âlimler Için Acı Azaplar Var!

Vehbi Tülek

Hâris bin Miskin hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 154 (m. 771)'de Mısır'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadis ve fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Kahire Kadılığına tayin edilen Haris hazretleri, kadılığı sırasında bid'atlarla mücadele etti. 250 (m. 864)'de Kahire'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Tâlût'tan Sonra Hazreti Dâvûd

Vehbi Tülek

kavmime Hidâyet Ver Yâ Rabbî!..

Vehbi Tülek

Nefsi Çok Ezen Ve Zayıflatan Nedir?

Vehbi Tülek

Dağlar Kadar Borcun Olsa Da Ödersin

Vehbi Tülek

Bursalı Esîrî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Evliyâyı Vesîle Ederek Duâ Etmek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Sarik Ve Sakal

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Her Şeyi Göze Almıştı!

Firkateyne Bininiz

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek