Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.289.985
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
İspanyol ordusu 1518 sonbaharında, levendleriyle birlikte Oruç Reis'i Tlemsen kalesinde ablukaya almışlardı. Düşman devamlı takviye alıyordu. Cezayir umumi valisi Marki de Gomares de bizzat Tlemsen'e gelmiş ve savaşın idaresini eline almıştı. Oruç Reis bir defa huruç hareketi yapmış ve bu hareketinde 700 düşman askeri öldürmüş, 100 tanesini de esir almıştı.
Ancak kuşatma uzadıkça yiyecek ve cephaneleri tükenmiş, Oruç'un yanında sadece kırk levend kalmıştı. Gerisi şehid olmuşlardı. Bununla beraber bu kırk kahraman, başlarında Oruç Reis ile birlikte bir gece yarısı İspanyol askerlerinin ağır uykulu bir gaflet anında kaleden çıkıp muhasara hatlarını yarmayı başardılar. Fakat biraz sonra bunu farkeden İspanyollar, onları takibe başladılar.Sultan Abdülhamid Han geleceği okuyordu: "Gazetelerin saltanat ve hilafete bu kadar tecavüzlerine bakılırsa, ne padişahlık ne de hilafet kalacak. Ben hatemü'l-mülük olacağım." Osmanlı ülkesinde, "hürriyet havaları"nın estiği böyle bir ortamda, Rumlar, özellikle de Ermeniler, çoğunlukta olduğu yerlerde, ticari yönden etkin oldukları ve "matbuat" da onların tekelinde olduğu yerlerde karmaşa ve isyanların önü-arkası kesilmiyordu.
Şeyh Zeynüddin hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 675 (m. 1276) senesinde doğdu. 734 (m. 1333) senesinde Lübnan'da Ba'lebek'te vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Mehmed Kâmil Efendi 117. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1141 (m. 1728)'de İstanbul'da doğdu. Zamanının âlimlerinden ders alarak yetişti. Müderrislik ve kadılık, Anadolu, Rumeli Kadıaskerliği ve nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1216 (m. 1801)'de vefat etti. Hediye ile ilgili şunları buyurdu:
Ohrili Hüseyin Paşa, Sultan İkinci Osman Han (Genç Osman) döneminde sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır...
On yedinci yüzyıl Osmanlı sadrâzamlarından olan Ohrili Hüseyin Paşa, bir timarlı sipâhinin oğludur. Bostancı Ocağında yetişti. Bostancıbaşılık, Yeniçeri Ağalığı ve Rumeli Beylerbeyliği yaptı. Vezirlikle Divân-ı Hümâyûnda bulunurken Güzelce Ali Paşanın yerine 1621 senesinde Veziriâzam oldu.
Sultan İkinci Osman Hanın Lehistan Seferinde de bulunan Hüseyin Paşa, Hotin önündeki savaşta meşhur gâzilerden Karakaş Mehmed Paşanın düşmana hücumu esnâsında, ona yardım etmeyerek şehid düşmesine sebep olduğu iddiasıyla sadrazamlıktan azledildi...
Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:
"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.
Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."