Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.495
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Fatih Sultan Mehmed Han devri, bilindiği üzere İslâmi ilimlerde olduğu kadar pozitif sahada da en hareketli ve verimli dönemini yaşamıştır. Başta Sultan Fatih olmak üzere devletin her kademesindeki yetkili, bu konuyla yakından ilgilenmiş ve ve bu sayede ilim adamları arasında büyük bir rekâbet başlamış, böylece medreseler harıl harıl çalışarak güçlü il im adamları yetiştirmek amacını gütmüşlerdir. Bu sıralarda İstanbul gibi Bursa da âdetâ bir ilim merkezi halinde bulunuyordu. Ülkenin her tarafından kabiliyetli talebeler oraya akın etmekte idi. O zamanlar Bursa'nın büyük tüccar larından Yusuf bin Salih adında bir şahsın çok zeki ve yetenekli bir oğlu vardı. Ne var ki, ismi Muslihiddin olan bu çocuk ile babası arasında anlayış bakımından çok büyük farklar bulunuyor du. Babada tüccar kafası, oğlunda ilim, irfan ve kültür kafası vardı. Aralarında bu konularda anlaşmazlıklar çıkıyordu.
Osmanlı Padişahı I. Mahmud Han üzgündü:-Belgrad'ın anahtarı ceddimiz Kanuni hazretlerine bir Cuma ve Kadir gecesi teslim edilmiş...Şeyhülislam doğruladı:-Beli Sultanım!.. 26 Ramazan 1521 gecesi, hem Kadir, hem de Cumaya rastlamış. İki asır boyunca Müslümanca yaşayan Belgrad, ne yazık ki 20 yıldır Avusturya' nın işgalindeydi. Buna en çok Osmanlı Padişahı üzülüyordu. Şeyhülislam Mehmed Efendi ilave etti:-Yüzlerce Camiyi kilise yapmışlar Devletlim. -Bizi kahreden de bu ya!-Vezirleriniz, Paşalarınız, Akıncı beyleriniz ellerinden geleni esirgemezler.-Biliriz Hocam biliriz!.. Velâkin elde geleni her kişi yapar.. Elden gelenden fazlasını ise ancak er kişi yapar. İşte o erler bize lazım.
Büyük Ali Efendi Harput'ta yetişen büyük velilerdendir. 1784 (H. 1198) senesinde Harput'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ali Efendi, Zahriye Medresesinde ders gördü. Sonra Malatya, Antep ve İstanbul'a giderek ilim öğrendi ve icâzet aldı. Ayrıca hocası Abdurrahmân Efendiden Şâzili tarkikatında da icâzet alarak kemâle geldi. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Harput'a döndü. Ömeriye Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. 1874 (H. 1291) târihinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Ahmed Tenûhi hazretleri Hanefi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 231 (m. 845) senesinde Irak'ta Enbâr'da doğdu. 318 (m. 930) yılında Bağdâd'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
Leys bin Hâlid el-Bağdâdi hazretleri Kırâat-i seb'a imamlarından Kisâi'nin meşhur iki râvisinden biridir. Kıraat ilmini, kırâat-i seb'a imamlarından olan Ali bin Hamza el-Kisâi'den öğrendi ve onun önde gelen talebeleri arasında yer aldı. 240 (m. 854)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:
"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.
Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."