Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.978.967

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rehberimiz Bize Sabrın Meyvesi Tatlı Olur Dedi

Ahmed Cüzeyrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1483 (H. 887)’te Cizre’de doğdu. 1580 (H. 987)’de orada vefat etti. İlk tahsilinden sonra Diyarbakır, İmâdiye ve Hakkâri'de ilim tahsîl etti. Doğu Anadolu'nun pekçok şehir ve kasabalarını gezip gördü. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi. Ahmed Cüzeyrî hazretleri ilâhî bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir. Bir şiirinde bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Kanuni Sultan Süleyman, kendi devrinde bütün cihanın padişahı idi. 1525 yılında, Alman İmparatoru Şarlken ile harbeden ve ona esir düşen Fransa kralı 1. Fransua'yı, bir mektup göndererek kurtarmış ve kendine müttefik yapmıştı. Böylelikle, Osmanlı İmparatorluğuna karşı kurulması planlanan Birleşik Avrupa İttifakını da bozmuş oluyordu. Fransua 31 Mart 1547'de ölmüş, yerine 2. Henri geçmişti. O da, Almanya, İspanya, Hollanda, Güney İtalya ve diğer bazı Avrupa ülkelerine hakim olan Şarlken ile ister istemez mücadele etmek zorundaydı. Karada olduğu gibi denizlerde de İspanyollar ve Andrea Doria ile bir türlü başa çıkamıyordu. Henri, selefi Fransua gibi Kanuni Sultan Süleyman'a müracaat etti ve yardım ricasında bulunmak üzere, Gabriel d'Aramon adındaki elçisini kalabalık bir maiyetle İstanbul'a gönderdi.

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabir Ziyareti âhiret Gününü Hatırlatır

Ebû Hakim Nehrevâni hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 480 (m. 1087)'de doğdu. 556 (m. 1161)'de vefât etti. Çok hadis-i şerif ezberledi ve talebelerine nakletti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Şeyh Abdullah el-Acemi rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Haleb civârında ikâmet ederdi. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde vefât etti. Menkıbelerinden bâzıları şöyle nakledilmiştir:

ölmeden Önce Gelen Zamanında Gelmiştir!

Vehbi Tülek

Han­belî Fı­kıh â­li­mi Ha­sen Bin Hâ­mid

Vehbi Tülek

Ha­sen bin Hâ­mid el-Bağ­dâ­di, Bağ­dad'da ye­ti­şen Han­be­li âlim­le­rin­den­dir. Bağ­dad­lı olup, bir­çok âlim­den çe­şit­li ilim­ler al­dı. İl­min­den çok kim­se­ler is­ti­fâ­de et­ti. Dev­let ida­re­ci­le­ri­ne ve hal­ka ders ve­rir ve her mes'ele­de ken­di­si­nin fet­va­sı­na baş­vu­ru­lur­du...

Gariplerin Sığınağı İbn-i Üstad-ül-a'zam

Vehbi Tülek

Farza Ve Harama Önem Vermemek Küfürdür

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Farz Namazı Özürsüz Kazaya Kalanlar

Vehbi Tülek

Cömertlik, Imândan Bir Şubedir

Vehbi Tülek

Hac Mevsimi Yaşanan Ibretlik Bir Hadise

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

A'meş Ve Hanımı

Latif Bir Şikayet

Üç Kandil

Bizi Hatirlayin!

Latif Bir Şikayet

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek