Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.906.321

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fatih’in Ruhaniyeti

Benim Dahi Muradim Odur

Selman Reis

Fani Dünya

Allah Haramdan Kaçani Korur

Sarayda İftar

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Veli, bu şekilde hem talebelerini yetiştiriyor, hem de belli saatlerde câmide insanlara vâz ve nasihat ediyordu. Herkes Hacı Bayram-ı Veli'nin vâzlarına koşuyor, bâzı kerâmetlerini görünce, ona daha çok bağlanıyorlardı. Bu şekilde Hacı Bayram'ın etrafında pekçok kimsenin toplandığını gören bâzı hasetçiler, Pâdişâh İkinci Murâd Hana; "Sultânım! Ankara'da Hacı Bayram isminde biri, bir yol tutturarak halkı başına toplamış. Aleyhinizde bâzı sözler söyleyip saltanatınıza kasdedermiş. Bir isyân çıkarmasından korkarız!" diyerek iftirâlarda bulundular. Bunun üzerine sultan, durumun tetkik edilmesi için iki kişi vazifelendirip; "O kimseyi hemen gidip huzûrumuza getirin. Emrimize baş kaldırıp isyân ederse, zincire vurarak getirin!" emrini verdi.

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yusuf Bin Ömer

Yusuf bin Ömer hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 832 [m. 1429]'de vefât etti. En büyük eseri olan (Mudmerât) fıkıh kitabından bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Efendi

Vehbi Tülek

Seyyid Mahmud Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Azerbaycan'da Urmiye şehrinde doğdu. Babası Nakşibendi meşâyıhından Seyyid Ahmed Efendi'dir. Babasından zâhiri ve bâtıni ilimleri tahsil ederek irşâd izni aldı. Babasının vefatından sonra Diyarbakır'a gelip halkı irşad etti. Sultan IV. Murad, Revan Seferi sırasında şeyhi ziyaret ederek duasını aldı ve sefere beraberinde götürdü. Mahmud Efendi 1048 (m.1638)'de Diyarbakır'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

El Helâl Kârda, Gönül Ise Hakîkî Yârdadır

Vehbi Tülek

Eyyûbzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Eyyûbzâde Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra çeşitli medre­selerde müderrislik yaptı. İlmi faaliyetleri yanında güzel sanat­larla da ilgilenen Eyyûbzâde, sülüs ve ne­sih yazı icazeti aldı. 1128 (m. 1716) vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Anadolu Velîlerinden Hüseyin Basretî

Vehbi Tülek

Abdüssamed Palembangî

Vehbi Tülek

Mümin Öldükten Sonra Da Kerâmet Gösterebilir

Vehbi Tülek

Yemek Adabı Ve Davete Icabet...

Vehbi Tülek

Yüz Bin Söz, Bir Pul Kadar Etmez!

Vehbi Tülek

Bütün Varlıkların, Her Bakımdan En Üstünü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hz. Şeyh Ebû Hafs Ömer'den rivayet edilmiştir: Bir yiğit daima: «Ya Kadimü'l-İhsân İhsânüke'l-Kadim» diye dua edermiş. Salih bir zat da O'na, neden daima bu dua ile meşgul olup, başka zikir ve dua etmediğinin sebebini sorar, Yiğit ise şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Ayyaşin Sonu

Sakin Kalyona Binme

B0r Çuval Toprak

Değişen Sizin Kalbiniz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek