Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.091.077

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tövbe Etmeyen Kendine Zulmetmiş Olur

Nâmıkî Câmî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1049 (H.441) senesinde Horasan'da doğdu. 1142 (H.536) senesinde vefât etti. Yirmi iki yaşında iken tövbe etmek nasîb oldu. O yaşa kadar arkadaşları ile içerdi. Sonra tövbe edip dağa gitti. Nice yıllar orada kalıp, ibâdet ve tâat ile meşgûl oldu. Nihayet şehre dönüp talebe yetiştirdi. Oğullarından Zâhirüddîn Îsâ, babasının elinde 600 bin kişinin tövbe ederek doğru yolu bulduklarını bildirmiştir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Silada

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

Girit savaşları yirmi yıldan beri sürüp gidiyordu. Osmanlı devletinin duraklama devrin de, Venedik hakimiyetindeki bu adaya, anlamsız bir sefer düzenlenmiş ve çok pahalıya mal olmuştu. On binlerce Türk evladının hayatına mal olan bu savaşlar, Kandiye kalesinde düğüm lenip kalmıştı. Bu, gayet müstahkem ve denizde de yardım alabilen kaleyi düşürebilirsek, savaşlar fiilen sona erecek, bu suretle adanın fethi tamamlanmış olacaktı. Fakat Osmanlı orduları Avusturya savaşları ile meşgul oldukları için Girit'e yardım yapılamıyor, asker ve cephane gönderilemiyordu.

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Koğacızâde Mehmed Efendi

Koğacızâde Mehmed Efendi Halveti şeyhlerindendir. Hayatı hakkında yeterli bilgi yoktur. Fatih'in Sofular semtinde bulunan Ekmel Tekkesi diye anılan Halveti tekkesinde yirmi yıl irşad faaliyetinde bulunduktan sonra 1026'da (m. 1617) vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzetî

Vehbi Tülek

Vişnezâde İzzeti rahmetullahi alayh, Osmanlı âlimlerindendir. 1023 (m. 1625)'de Bulgaristan'daki Filibe'de doğdu. Sultan Dördüncü Murâd zamanında İstanbul'a geldi. İstanbul kadısı, Anadolu kadıaskeri, sonra da Rumeli kadıaskeri oldu. 1092 (m. 1681) senesinde İstanbul'da vefât etti. Oturduğu semte Vişnezâde adı verildi. Bir dersinde, İmâm-ı Azam hazretlerinin faziletlerinden bahsederken, şunları anlattı:

Sükût, Seni Özür Dileme Zahmetinden Kurtarır

Vehbi Tülek

Hayânın Çokluğu Fazilete Işarettir

Vehbi Tülek

Cerrahzâde Muslihiddin Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve meşhur velilerdendir. 1495 (H.901)'de Edirne'de doğdu. Molla Lütfullah'tan ilim tahsil edip müderris oldu. Sonra, Abdürrahim el-Müeyyedi'nin sohbetine kavuşup ondan feyz aldı. Sonra talebe yetiştirmek üzere Edirne'deki Şeyh Şücâeddin Dergâhında vazifelendirildi. Birçok talebe yetiştirdi. 1575 (H.983) senesinde Edirne'de vefat etti.

Muhammed Bisâtî

Vehbi Tülek

Hevâ Ağacının Dalları!..

Vehbi Tülek

Destîna Hâtun

Vehbi Tülek

Yarın Sabah Bak Neler Olacak

Vehbi Tülek

Ebû İmrân Hazretleri

Vehbi Tülek

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Kadin Akli

İmanı Ona Kafidir

Arafatta Görüşürüz

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Allah Diyen Genç

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek