Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.891

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah Ne Derse Öyle Olur

Çanakkale harbinin devam ettiği günlerde bir Ramazan arefesiydi. Cephe kumandanı Vehip Paşa 9. Tümenin genç imamını çağırarak mahzun bir şekilde istemeye istemeye şöyle dedi: - Hafız! Yarın Ramazan Bayramı. Asker toplu olarak bayram namazı kılmak istiyor. Ne dediysem, vazgeçiremedim. Ancak böyle bir şey pek tehlikeli, yani düşmanın arayıp bulamayacağı toplu bir imha fırsatı olur. Münasip bir dille bunu etrafa sen anlatıver!...

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Yunan Subayinin İntikami

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

II. Selim, Kıbrıs'ın fethini tamamladıktan sonra he­men, Venedikliler devrindeki şiddetli baskı idaresinin iz­lerini silmiş; araziye bağlı esaret demek olan feodalite sistemini kaldırmış ve yerli gayr-i müslimlere meşru da­irede tam bir din hürriyeti tanımıştır. Ada, Kıbrıs Eyaleti haline getirilip Tarsus, Alâiye ve İçel buraya bağlandıktan sonra, ilk Osmanlı valisi zamanında yapılan bir nüfus sayımına göre, 120.000 erkek nüfusu bulunan Kıbrıs halkı arasında hak ve adaletin tesisi için gönderi­len 23 Zilhicce 979/1572 tarihli şu ferman, Osmanlı Devleti ve Kıbrıs münasebetleri açısından tarih içinde parlayan altın bir sayfadır. Belgenin asıl metnini ve sonra da sadeleştirilmiş şeklini beraber okuyalım: Fermanın Asıl Metni:

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdestte Itibar Edilmeyen Şüphe

Ömer Hulûsi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Gümüşhane’de doğdu. İstanbul’a giderek medrese tahsilini tamamladı. Kütahyalı Ahmed Efendiden tasavvuf terbiyesi alarak icâzet verildi. Meclis-i Tedkikat-ı Şer‘iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye âzalığı, Bâb-ı Fetvâ’ya reisliği yaptı. 1291 (m. 1875)’de vefat etti. Hazırlanmasında hizmeti geçen Mecelle’de şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Abdullah bin Muhammed bin Asker hazretleri, hadis âlimidir. 672 (m. 1273) senesinde Suriye'de doğdu. 739 (m. 1338) senesinde Dımeşk'ta vefât etti. Kendi eliyle eserler yazdı. Bir şiirinde özetle şöyle demektedir: "Hayâtımın güzelliklerine, onlardan ayrılırken veda ettim. Şimdi gözlerim ağlamakta, kalbim yanmaktadır. Hayâtımın günleri heder olup gitti. Ancak geriye hayâller kaldı."

Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Kötü Arkadaşları Terk Et Sâlihlerle Birlikte Ol!

Vehbi Tülek

Mustafa Sefercelânî

Vehbi Tülek

Mustafa Sefercelâni hazretleri kelâm ve mantık âlimidir. Şam'da doğdu. 1179 (m. 1765)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde, Hazreti Ali'nin, oğlu Hüseyin'e (radıyallahü anhüma) nasihatini nakletti:

Kıyâmet Yaklaştıkça Fitneler Çoğalır!

Vehbi Tülek

Cihat Sevabına Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Muhammed İbâdî

Vehbi Tülek

Abdülkadir Necib Efendi

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Mahmûd Bin Ahmed Mahbûbî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Yüz Vermedin!

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Ahde Vefa

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sonunda Orta Yolu Buldular

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek