Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.204.488

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beyti Sevmek Her Mümine Farzdır

Osman Selahaddin Sanduklu Efendi Osmanlı âlim ve şeyhlerindendir. 1821’de İstanbul’da doğdu. Zamanın büyük âlim ve şeyhlerinden ders gördü. Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhi oldu. 1866’da kurulan Meclis-i Meşâyih Reisliğine getirildi. Çok kitap yazdı. Bunlardan “Tezkiye-i Ehl-i beyt” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Bilindiği gibi, şehzâdeler, hususi hocalar tarafından sarayda yetiştirilirdi. Bu hocalara padişahlar tarafından o kadar geniş salâhiyetler verilirdi ki, gerekirse hoca, şehzâdeyi dövebilirdi.Gecelerden birinde Molla Gürani merhum, istikbâlin Fâtih'i Şehzade Mehmed'e mûtad dersini verdikten sonra odasına çekilmişti. Gece namazına kalktığında, şehzâdenin lambasının yandığını görünce, acaba rahatsız mıdır diye şehzâdenin odasına kadar gider, kapısını çalar. Şehzâde kapıyı açınca hoca sorar:" Hayırdır inşâallah, neden uyumadın?Şehzâde Fâtih cevap verir:" Müzâkere ediyordum efendim!

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

“müfti’s-sekaleyn” Ne Demektir Ve Kimdir?

Vehbi Tülek

16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

İlyas Reis

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nasr Bin Abdürrezzâk

Nasr bin Abdürrezzâk hazretleri, Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin torunudur. Hanbeli mezhebinde ilk Kâdı'l-kudâttır. 1169 (H.564) senesinde doğdu. 1236 (H.633) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Birmâvî

Vehbi Tülek

Muhammed Birmâvi hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 763'te (m. 1362) Mısır'da Birmâ kasabasında doğdu. Daha sonra Kahire'ye yerleşti. Orada zamanın büyük âlimlerinden ders aldı. Burada birçok talebe ye­tiştirdi. Sonra Kudüs'e giden Birmâvi bir müddet sonra orada 831'de (m. 1428) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ameli, Kimseyi Kurtaramaz

Vehbi Tülek

Dünya Dönüp Gitmekte âhiret Ise Gelmektedir

Vehbi Tülek

Celâleddin ibn-i Nübâte hazretleri meşhur vaiz ve hatiplerdendir. 335 (m. 946)'da Meyyâfârikin'de (Diyarbakır-Silvan) doğdu. Medrese tahsilinden sonra burada vaizlik yaptı. Eyyûbi hükümdarı Melik Kâmil, onu Mısır'a davet ederek vaazlar verdirdi. İbn-i Nübâte 374 (m. 984)'de Meyyâfârikin'de vefat etti. Bir vaazında buyurdu ki:

Alâeddin Ali Fenâri

Vehbi Tülek

Zâhidin Dünyası Gurbet Asıl Vatanı âhirettir

Vehbi Tülek

Ey Oğlum! İhlas Üzere Ol

Vehbi Tülek

Hadîs âlimlerinden Yûnus Bin Meysere

Vehbi Tülek

Eshâbımı Ve Akrabâmı Incitenler Azaptadır

Vehbi Tülek

Muhammed Biserî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sultan II. Mahmud Han zamanında yaşlı bir kadıncağız duymuş ki, Hazreti Hızır her gün yatsı namazında, Yeni Câmi'de görülürmüş. Kendisi de zâten Hızır Aleyhisselâm'ı görmeyi öteden beri çok istermiş. Duyduğu söz üstüne ertesi gün kocasına durumu bildirip, ondan izin alarak yatsı namazına Yeni Câmi'ye gitmiş. Namaz çıkışında, avluda bir kenara çekilmiş ve başlamış çıkanlara dikkatli dikkatli bakmaya. O pür dikkat çıkanları tâkip ederken, karşısından bir yaşlı amca çıkagelmiş.- Neye bakarsın hâtun?-Dediler ki, bu câmide her gece Hızır Aleyhisselâm görünürmüş. Onu görmeye geldim.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Evliyalar Ölmez İmiş

Örümcek Ağı

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

A'meş Ve Hanımı

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek