Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.606.967

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Sığınağı Mübarek Zat

Ebû İshâk Sicistânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 874 (H.260) senesinde İran’da Sicistân’da doğdu. 962 (H.351) de Bağdat'ta vefât etti. Zamanın büyük âlimlerinden Şafii fıkhı ve hadis ilimleri tahsil etti. Çok talebe yetiştirdi. Malı mülkü çok olup zengindi. Fakat dünyâ malına hiç kıymet vermezdi. Elindekileri hep ihtiyâç sâhiplerine verirdi. Bu hususla ilgili olarak şöyle nakledilir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İki Milyon Sterline Banko

1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanıyla birlikte Osmanlı İmparatorluğu artık bir Avrupa devleti kabul edilmişti. Bu tarihten itibaren gençler Avrupa ülkelerine tahsil yapmaya gönderilmeye aşlandı. Fakat oralara gidenler, Avrupa'nın teknolojisinden daha ziyade kültürünü alıp ülkemize getirdiler. Bu tarihten itibaren devlet kademelerinde görev alanlar, hep bu kültürle yetişmiş olanlardı. Bunlardan biri de Mısır Hidivi İsmail Paşanın kardeşi Mustafa Fazıl Paşa idi. Osmanlı Devletine, Mısır'da ve İstanbul'da uzun yıllar hizmet etmiş olan bu zat, oldukça zengindi. 1867 yılında bir görev için Paris'e gidiyordu. İstanbul'dan gemiyle, kumarhaneleriyle ünlü Monte Carlo'ya kadar geldi. Buradan trenle yoluna devam edecekti. Burada birkaç gün kaldı. Bir gün, Avrupa sosyetesinin uğrak yeri olan ünlü Casino'da oturmuş, gazetesini okuyordu.

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sakın, Dünya Için Kederlenme

Şerifizâde Seyyid Mehmed Efendi Anadolu'da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. 960 (m. 1553)'de Isparta Eğirdir'de doğdu. 1040 (m. 1630)'da İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

Halilefendizâde Mehmed Said Efendi 90. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilininden sonra müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislâmlığa getirilen Mehmed Said Efendi, 1168'de (m. 1755) Bursa'da vefat etti. Buyurdu ki:

Fâtih'in, Kapısından Giremediği Dergâh!

Vehbi Tülek

İşte Allah’tan Korkmak Böyle Olur!

Vehbi Tülek

Rebî bin Haysem hazretleri Tâbiîn devrinde Kûfe’de yetişen büyük âlim ve velîlerdendir. Kûfe’de doğdu. 687 (H.68) senesinde Horasan’da Tûs şehrinde vefat etti. Abdullah ibni Mes’ud, Ebû Eyyûb el-Ensârî ve birçok Eshâb-ı kirâmdan “radıyallahü anhüm” hadîs-i şerîf rivâyetinde bulundu. Rebî bin Haysem kimseye bedduâ etmezdi. O, her şeyi Rabbinden bilir, O’ndan gelene sabreder, tevekkülünü bozmazdı.

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Onlar Birbirlerini, Allah Rızâsı Için Severler

Vehbi Tülek

Necîbüddîn-i Şîrâzî

Vehbi Tülek

Bu Dükkânı Hemen Boşalt

Vehbi Tülek

Her Şey Allahü Teâlânın Kudreti Ile Var Oluyor

Vehbi Tülek

Muhabbet, Öyle Ince Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gerçek Zehir

Gerçek Zehir

Vaktiyle bir kasabada, kayınvalidesiyle birlikte yaşayan bir gelin vardı. İkisinin de kişiliği tamamen farklıydı. Sık sık kavga edip tartışırlardı. Evde huzur kalmamış, bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından, annesi ile karısı arasında kalan koca için de, ev cehennem haline gelmişti.Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğruca babasının eski bir arkadaşı olan yaşlı bir aktara gitti ve derdini anlattı. İlim ve marifet sahibi olan yaşlı aktar, ona bitkilerden yaptığı bir karışım hazırladı ve üç ay boyunca hergün azar azar, kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyledi. Zehir az az verilecek, böylece kaynanayı gelininin öldürdüğü belli olmayacaktı. Yaşlı aktar gelin hanıma, kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için, kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Kum Ve Kaya

Arkadaşlarımı Korumak Için

Firkateyne Bininiz

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek