Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.328.293

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’a Kavuşmak Için Salih Amel Işlemelidir

Kâdı Beydâvî hazretleri meşhur tefsir âlimidir. İran’da Şîrâz’ın Beydâ kasabasında doğdu, 685’te [m. 1286] Tebriz’de vefat etti. Şâfii mezhebinde derin âlim idi. (Envârüttenzîl) adındaki tefsiri çok kıymetli olup, bütün âlimlerce kuvvetli senet olmuştur. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Terzi Sûfî Baba

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han birgün, zaman zaman Sadrazamlığını yapmış olan Fuad Paşa'ya, o zamanın devlet adamlarından Âli Paşa ile Rüşdü Paşa'nın kendisinden ne farkları olduğunu sorduğunda:

"Efendimiz, yeni yapılmış bir köprü tasavvur buyurunuz. Üçümüz de köprünün başına gelmiş bulunalım. Bendeniz hemen Besmele çeker ve biperva köprüyü geçerim. Âli Paşa Besmele çeker ve köprüyü defa larca muayene ettikten sonra geçer. Rüşdü Paşa kulunuz da, Besmele çeker, sonra bir tabur insanı bu köprüden geçirir, sağlam olduğuna kanaat getirdikten sonra geçer."

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yiğitbaşı Ahmed Efendi

Yiğitbaşı Ahmed Efendi "rahmetullahi aleyh" Halvetiyye tarikatı Ahmediyye şubesinin kurucusudur. 839'da (m. 1435) Manisa'nın Gölmarmara kasabasında doğ­du. Zahiri ilimleri tahsil ettikten sonra, Uşak'ın Kabaklı köyünde Halveti şeyhi Alâeddin Uşşâki'ye talebe oldu ve hocasının vefatından sonra onun yerine geçti. Ahmediyye tarikatı sonraları Ramazâniyye, Sinâniyye, Uşşâkıyye ve Mısriyye adıyla dört kola ayrılmıştır. 910 (m. 1504)'de vefat etti. "Kenzü'l-hakâyık" isminde, Allahü tealanın sıfatlarıyla ilgili bir eser yazmıştır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nimete Şükredenin Nimetleri Artar

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Nasrabâdi hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran'da Nişâbûr'da doğdu. Ömrünün sonuna doğru hacca gitti. 367 (m. 977)'de orada vefât etti. Kendisi anlatıyor:

İbn-i Sâlim Kilâ'î

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Hanefiyye

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hanefiyye, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) oğludur. Annesi Havle binti Câfer bin Kays-ı Hanefiyye olduğu için, İbn-i Hanefiyye denilir. 641 (H.21) senesinde doğdu. 700 (H.81) senesinde Medine'de vefât etti. Kendisine "Muhammed Hanif", "Muhammed Hanefiyye" ve "Muhammed-ül-Ekber" de denilir.

sen Ölüm Meleğisin!

Vehbi Tülek

Katı Bir Kalp, Allah'tan Uzaktır

Vehbi Tülek

Âtıfzâde Hüsâmeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Evliyanın Rûhundan Feyiz Alabilmek Kolay Değildir!

Vehbi Tülek

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Yirmi Saniyede

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

At Hirsizi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek