Misâfirini Uğurlarken Kendini Kâhire'de Bulan Zat!
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.288.527
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Nûreddîn Şevnî hazretleri büyük velîlerdendir. Mısır'ın bir kasabası olan Şevnî'de doğup 1537 (H.944) senesinde Kâhire'de vefât etti. Çok kerametleri görüldü:
Kanuni Sultan Süleyman Han, Rodos seferine çıkmadan önce adanın savunma durumu hakkında esaslı istihbarat almıştı. Çünkü buradaki Osmanlı casusları çok iyi çalışıyor, aralıksız rapor gönderiyordu.
Osmanlı casuslarının başında, Saint Jean tarikatı Şövalyeleri'nin hizmetine girmiş, onların güvenini kazanmış bir doktor bulunuyordu. Kuşatma başladıktan sonra Osmanlı topçuları pek çok hassas noktayı havaya uçurdular. Şövalyeler ise u isabetli atışlar karşısında şüpheye düşerek araştırmaya giriştiler. Nihayet, doktoru ışıklarla işaret verirken yakalayıp öldürdüler.Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya'ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlılara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisinde Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti.
Abdülkâdir Kâni, Irak'ta yetişen velilerdendir. "Âlimlerin Hocası" adıyla şöhret buldu. 1863 (H.1280) târihinde Kânikeve'de doğdu. 1919 (H.1338) târihinde Biyâre'de vefât etti. Hocası Şeyh Ömer Rızâüddin hazretlerinin kabri yanına defnedildi.
Abdülkâdir Kâni, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Muhammed Derûri hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimlerindendir. "İbn-i Sâig" diye meşhûr olmuştur. Şeyhülislâm Muid Ahmed Efendi'yle sohbet edip, Kudüs kadılığına tayin edildi. 1066 (m. 1656)'da Kudüs'de vefât etti. İmâm-ı A'zam Ebû Hanife hazretlerinin faziletlerini anlatırken buyurdu ki:
Müferric bin Muvaffak hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 560 (m. 1250)'de doğdu. 648 (m. 1345)'de vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Bu mübarek zat, Habeşli bir köle idi. Efendisi onu sattı. Uzun zaman gittiği yerde yemedi, içmedi. Yeni efendisi kendisini mecnun (deli) zannedip çok dövdü. O buna hiç karşılık vermedi ve bu dövmeye hiç aldırış etmedi. Onu bağlayıp gittiler. Döndüklerinde, bağlarını çözülü olarak bir yanda onu, bir yanda ipleri gördüler. Sonra onun Allahü teâlânın sevgili kullarından olduğunu anlayan yeni sahibi onu azâd etti.
Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.