Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.642.092

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Nîmeti Değil, O Nîmeti Vereni Görmek Şükürdür

Ahmed Semerkandî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. On dördüncü asrın sonlarında vefât etti. Zâhirî ilimlerde Zeynüddîn-i Hafî'nin derslerinde yetişip, kalb ilimlerinde ve tasavvuf yolunda da Hâce Alâüddîn-i Attâr hazretlerinin sohbetlerine devâm etmekle ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Kanuni Sultan süleyman Han'ın Macaristan seferi sırasında Anadolu'da isyanlar çıktı. Bunların en mühimlerinden bir de Kalenderoğlu isyanı olup, Anadolu'nun bir çok şehirlerini ele geçirdiğini öğrenen Kanuni, Veziriazam İbrahim Paşa'yı isyanı bastırmak için Anadolu'ya gönderdi. İbrahim Paşa, uzun mücadeleler neticesinde isyanı bastırdıktan sonra bütün beyleri ve valileri huzuruna çağırdı. İlk olarak Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa'ya sert bir şekilde şöyle dedi:-Yarı çıplak, serseri, haneberduş takımının önünden nasıl kaçtınız?Behram Paşa bu suale korkusundan bir cevap veremedi. Veziriazam diğer beylere de sordu, fakat hepsi suçu birbirlerinin üzerine atıyorlardı. Veziriazam çok hiddetlendi. Artık cellada teslim edileceklerini anlayınca, vaziyeti kurtarmak için, içlerinden Adana Valisi ve eski veziriazamlardan Pirizade Mehmed bey, Veziriazam İbrahim Paşa'ya:-Eskiden dedelerimiz harbe girecekleri zaman Allahü Teâlâdan yardım diledikten sonra tecrübeli ihtiyarlarla müşavere etmek geleneğine uyarlardı. Biz ise ne onu yaptık, ne de bunu. Gurur ve kendimize olan aşırı güvenimiz, başımıza bu musibetleri getirdi. Cezamızı çekmek için işte kılıcım ve işte başım...deyince, Veziriazam , bu asil ve hakikat olan sözler karşısında susup hiçbir şey yapmadı. Eski veziriazamın bu konuşmasını haber alan Kanuni, Pirizade'yi çağırıp ona ihsanlarda bulundu.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde başından geçen bir vakayı şöyle anlatır:"İstanbul'dan bazı mektupları hamil olduğum halde ulak olarak hareket ettim ve Gebze, İznik, Eskişehir üzerinden Akşehir'e yaklaştım. Sarplık içinde menzil beygirlerinin ağır yürüyüşü yüzünden o gece dağda kaldık. Sabah namazı için abdest alırken, alaca karanlıkta dağın içinden, cenk kıyafetleriyle heybetli bir süvari çıkageldi. Ama atı ve kendisi bitap... Hemen hakir (Evliya Çelebi):-Bu iyiye alamet değildir, düşüncesiyle endişelenmekle beraber, korku belası onu yanıma davet ettim. Bütün zebun görünüşüne rağmen yeri sarsan adımlarla yaklaştıysa da, kahvaltı soframıza oturmak istemedi. Ama ben:-Elbette bir lokmamızı yemelisin, deyince razı oldu. Sofra başına geçince, hemen sö zü açıp:-Dünya-Ahiret kardeşim ol...Devletten düşmüş bir yiğide benzersin. Atların dahi ze bun olmuş. Nerelisin? Adın nedir? Dediğimde şöyle cevap verdi:

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Mecdüddin Abdüsselâm Harrâni hazretleri Tefsir, kıraat, hadis ve fıkıh âlimidir. 590 (1194)'de Urfa-Harran'da doğ­du. İlk tahsilinı burada yaptıktan sonra Bağdat'a gitti ve zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil ederek Harran'a döndü, çok talebe yetiştirdi. 652'de (m. 1254) vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Din Büyüklerine Itâat Etmemenin Netîcesi!

Vehbi Tülek

Ömerî Ali Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesinde Trablusşam'da vefât etti. Evliyâ bir zât olan babasının himâye ve terbiyesinde yetişti. Kendisinde küçük yaşlarda büyüklük ve evliyâlık hâlleri görülmeye başlandı. Henüz yirmi yaşlarında babasının emri üzerine Lazkiye'ye gitti. Câmiu Kerâmât kitâbını yazan Yûsuf Nebhânî hazretleri onun hakkında; "Bu zamanda hârikulâde hâlleri bu kadar çok ve sayılamayacak derecede olan başka birini bilmiyorum" demektedir.

Kader, Tedbir Ile, Sakınmakla Değişmez

Vehbi Tülek

O Havuzdan Içen Ebediyen Susamaz

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Nişâbûri hazretleri Şafii mezhebi tefsir, kelâm ve fıkıh âlimi idi. İran'da Nişabur şehrindendir. 511 (m. 1117) senesinde vefât etti. Tefsirinde, "Kevser" sûresinin ilk âyeti hakkında şöyle buyurur:

Sünneti Özürsüz Terk Etmek Mekruhtur!

Vehbi Tülek

İnsanların Çoğu Allahü Teâlâdan Gâfildir

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi İmâm-ı Begavî

Vehbi Tülek

Namazı Vaktinde Kılmayan "veyl Kuyusu"ndadır

Vehbi Tülek

Mehmed Ruhî Dede

Vehbi Tülek

“sultânüş Şuara” Necip Fazıl Kısakürek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Abdullah El-acemî

Abayi Yakmak

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek