Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.674.748

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Hristiyan Vezir

19. Yüzyıl, Avrupa devletlerinin Osmanlı'nın iç işlerine müdahale olaylarıyla doludur. Özellikle Hristiyan Osmanlı tebaasının haklarını korumak ve güvenliğini sağlamak maskesi altında yapılan bu müdahaleler, aslında emperyalist taarruzun inkişaf safhasını teşkil eder. Ana hedef, Avrupa'nın doğusunda, Ortadoğu'da, Afrikanın kuzeyinde yeni nüfuz ve hakimiyet sahaları teşkil etmekti. Şüphesiz, bize karşı blok halinde yüklenen devletler, kendi aralarında da kıyasıya çekişmekteydiler.

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshâb-ı Kirâm Aleyhinde Konuşanın Cezası

Molla Câmî hazretleri büyük velilerdendir. Horasan’da, Cam kasabasında 817’de (m.1415) doğdu. 898’de [m. 1492] Herat’ta vefat etti. Behâeddîn Buhârî hazretlerinin halifelerinden Sa'deddîn-i Kaşgârî meclisinde kemâle geldi. Sultanlardan ve hele vezir Ali Şîr Nevâî’den çok saygı görürdü. Fatih Sultan Muhammed hazretleri ile de mektuplaşırdı. Fatihin daveti ile Konya’ya teşrîf etti ise de padişah vefat ettiğinden görüşemediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû İshak İlbîri

Vehbi Tülek

Ebû İshak İlbiri hazretleri Endülüs'te (İspanya) yaşamış olan fıkıh âlimlerindendir. Gırnata'ya (Granada) bağlı İlbire'de (Elvira) doğdu. Gırnata'da zamanın büyük âlimlerinden fıkıh dersi aldı. İcazet verilerek
talebe yetiştirmeye başladı. Bir ara Gırnata Kadılığı vazifesi verildi. 459 (m. 1067)'de Gırnata'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Elem Dikeni Batmadıkça, Murat Gülü Açılmaz!

Vehbi Tülek

Son Nefes Endişesi Ile Hep Ağlayan Zat

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Ali Bekkâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1174 (H.570) senesinde Kudüs’te doğdu. 1271 (H.670)de orada vefât etti. Bekkâ "çok ağlayan" demektir. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Uyanık Ol, Kendine Dost Ara

Vehbi Tülek

Kocahüsamzade Abdurrahman Efendi

Vehbi Tülek

Hiçbir Mümini Incitme Ve Sakın Eziyet Etme!

Vehbi Tülek

Arş’ın Gölgesindeki Yedi Sınıf Kimse

Vehbi Tülek

Tecvîd; Tilâvetin Süsü, Eda Ve Kıraatin De Zînetidir

Vehbi Tülek

“bu Hususlara Karışmak Bize Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Karşılık Beklemiyorum

SelÂmetle Gidip Gel

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Gül Yaprağı

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek