Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.448

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osman Gazi’nin Rüyasi

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Vehbi Tülek

Seni Avdan Men Etmemiş Miydim?

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Haci Mesud

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Yavuz’un Vefati

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Babazâde Efendi

Babazâde Efendi, zamânın âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra, çeþitli yerlerde müderrislik yaptı. Allahü teâlânın rızâsı için öðrendiði güzel ilimleri, yine O'nun rızâsı için tâliplerine öðretmeye baþladı. Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Ýlmi, zühd ve takvâsı, Allahü teâlânın emir ve yasaklarına uymaktaki gayreti, Resûl-i ekremin (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnet-i þerifine riâyette sebâtı ile meþhûr oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Sînâ'yı Şaşkına Çeviren Hadise!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan-ı Harkâni hazretleri evliyânın meşhurlarından olup, Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin altıncısıdır. Bâyezid-i Bistâmi'nin rûhâniyetinden istifâde ederek kemâle gelmiş, yükselmişti. On iki sene Harkân'dan Bistâm'a, hocasının kabrini ziyâret için gitti. Bu ziyârete giderken, yolda Kur'ân-ı kerimi hatmederdi. Her gittiğinde ziyâret ile ilgili vazifelerini yaptıktan sonra; "Yâ Rabbi! Bâyezid'e ihsân ettiğin sana âit ilimlerden, büyüklüğünün hakkı için, Ebü'l-Hasan kuluna da ihsân eyle!" diye yalvarırdı. Geri dönerken, hiçbir zaman Bâyezid'in türbesine arkasını dönmezdi...

Saray Vaizlerinden Ünsî Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Kendisine Dünya Ve âhiret Iyilikleri Verilen Kimse

Vehbi Tülek

Abdullah ibn-i Ebi Dâvûd hazretleri Sünen hadis kitabının sahibi Ebû Davud'un oğlu olup hadis hafızıdır. 230'da (m. 844) İran'da Sicistan'da doğdu. Nişâbur, İsfahan, Basra, Bağdat, Medine, Mekke, Mı­sır, Şam, gibi şehirlere giderek âlimlerden hadis-i şerifler topladı. 316'da (m. 929) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle anlatır:

Melekler, Kur’ân-ı Kerim Okunan Yere Toplanırlar

Vehbi Tülek

İman Etmek, Bütün Insanlara Lâzımdır

Vehbi Tülek

İyi Insan Herkesin Dert Ortağıdır

Vehbi Tülek

İlk Şeyhülislâm Molla Fenârî

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Acemî Efendi

Vehbi Tülek

Rüyada Haber Verilen Fetih Müjdesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Arafatta Görüşürüz

Üç Kandil

Gül Yaprağı

Namazini Ben Kildirayim

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek