Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.835.627

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Birinci Dünya Savaşı'nda, Çanakkale'nin düşmanlar tarafından zorlanması üzerine ittihatçıların telâşlandığı biliniyordu. Bu bakımdan hükümet bâzı tedbirler almayı tasarlıyor du. Meselâ Sultan Reşad'ı Dolmabahçe Sarayı'ndan, eski pâdişahı da (Sultan Hamid) Beylerbeyi Sarayı'ndan kaldırıp, bunların düşman eline geçmeyecek şekilde Anadolu şehirlerine götürülmesi İttihatçıların tasarıları arasındaydı. Sultan Reşad hükûmetin her dediğine boyun eğecek yumuşaklıkta bir insandı. Bu bakımdan onun rızasını almak problem olamazdı. Çetin mesele eski pâdişah Sultan Hamid'in İstanbul'dan Anadolu'ya götürülmesine rıza gösterip göstermeyeceği üzerinde toplanıyordu. Onunla bu temasın gizli yapılması gerek ti. Hattâ o kadar gizli yapılması lüzumluydu ki, bu konuda aracı kullanılması bile mahzurluydu.

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Sultanim Özür Dileriz

Vehbi Tülek

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Şek Mi, Eşek Mi?

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ziyâüddîn Nahşebî

Ziyâüddin Nahşebi hazretleri Hindistan ulemâ ve evliyâsındandır. 751 (m. 1350) yılında Bedâyûn'da vefât etmiştir. "Silk-üs-sülûk" adlı eserinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdest Için Su Bulamayan Teyemmüm Eder

Vehbi Tülek

Çelebi Şâh Mehmed Osmanlı âlimlerinden olup Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin neslindendir. Afyonkarahisar’da doğdu. Burada medrese tahsilini yaptıktan sonra İstanbul’da Sahn-ı semân Medresesinde büyük âlimlerin derslerine devam etti. Bursa ve Edirne’de müderrislik yaptıktan sonra Edirne ve sonra İstanbul kâdılığına terfi ettirildi. 1570 (H.978) senesinde İstanbul’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Yeşil Kuşların Kursaklarında

Vehbi Tülek

Size, Hazreti Ömer’i Halife Yaptım

Vehbi Tülek

Abdülkâdir ibn-i Muzaffer hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 833 (m. 1430)'de Irak'ta Hüseyniyye'de doğdu. 892 (m. 1487)'de vefât etti. Hazreti Ebû Bekir'in (radıyallahü anh) faziletleri hakkında buyurdu ki:

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Vehbi Tülek

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

Nûh Bin Ebî Meryem

Vehbi Tülek

Safranbolulu Hacı Reşid Paşa

Vehbi Tülek

Zilhiccenin Ilk On Gününün Fazileti

Vehbi Tülek

İnanmakta Azlık Çokluk Olmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Korkma!

Helvaci Çocuk

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hizir Ve Gelin

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek