Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.790.596

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seven, Sevdiğine Itâat Eder

İskilipli Bâkî Efendi Anadolu velîlerindendir. Çorum’un İskilip kazasında doğdu. İstanbul'a giderek tanınmış ilim adamlarından din ve fen ilimlerini tahsîl etti. Bu sırada gözlerine bir hastalık gelerek bir gözü kör oldu. Sonra Kastamonu’ya giderek yıllarca Şâbân-ı Velî hazretlerinin dergâhında hizmet etti. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. İcazet verilerek Çorum’a gönderildi. Burada çok talebe yeiştirdi. 1589 (H.997)’da memleketini ve talebelerini görmek için gittiği İskilip'te hastalanarak vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman'ın üç oğlu vardı. Babaları oldukça yaşlanmış ve üstelik hasta idi. Bu sebeple, ondan sonra kimin tahta çıkacağı meselesi konuşulmaya başlanmıştı. Osmanlı adetlerine göre, en büyük oğul, babasının vefatından sonra tahta çıkardı. Fakat, Kanuni Sultan Süleyman'ın babası Yavuz Sultan Selim, bu geleneğe aykırı olarak, en küçük kardeş olduğun halde, ihtilal yaparak, zorla tahta çıkmıştı. Bu yüzden, Kanuni'nin oğulları da böyle bir endişe içine girmişlerdi. En büyük kardeş olan Selim'in, Celal bey isminde bir nedimi vardı. Bir gün ona:-Halk ve asker benim için ne düşünüyor? diye sordu.Celal bey, biraz çekingen bir tavırla:-Efendim, asker, kardeşiniz Mustafa'yı, halk da diğer kardeşiniz Bayezid'i tercih ediyor. Sizin isminiz hiçbir yerde geçmiyor, dedi. Bunun üzerine Selim:-Asker Mustafa'nın, babam Bayezid'in padişahlığını istesinler. Allahü teâlâ isterse saltanat Selim'e kalacaktır. Cevabını verdi.

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Destileri Kirmasinlar

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hindistanlı Velî Ömer Hadrami

Ömer Hadrami hazretleri, Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 1593 (H.1002) senesinde Yemen'de Zafar denilen yerde dünyaya geldi. İlk tahsilini babasından aldı. Daha sonra hacca giderek Mekke-i Mükerreme'deki büyük âlimlerin sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Medine-i Münevvere'de bir müddet kaldı. Sonra Yemen'e döndü. Buradan da Hindistan'a gitti. Burada Seyyid Ebu Bekr bin Ömer haretlerine talebe oldu ve ondan icazet alıp Beycafur beldesine yerleşti ve burada talebe yetiştirmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi

Vehbi Tülek

Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi son devir Osmanlı alimlerindendir. 1275 (m. 1858)'de Üsküdar'da doğdu. Tahsilini Toptaşı Askeri Rüştiyesinde yaptıktan sonra Evkaf Nezaretinde çalıştı. 1909'da Sultan II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra emekli edildi. Tasavvuf yoluna girerek Celveti icazeti aldı. 1336 (m. 1918) yılında Üsküdar'da vefat eden Ahmed Münib Efendi, "Hukûkü'l-Veled" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Susmak, Yorulmadan Yapılan Bir Ibâdettir

Vehbi Tülek

Cennetten Cehenneme Açılan Pencere

Vehbi Tülek

Ebû Bekr el-Ensâri hazretleri hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. Ebû Bekr el-Ensâri'nin rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Gariplerin Dostu Hasan Dede

Vehbi Tülek

İnsanı Hayvandan Ayıran Ilim Ve Idrâktir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud'un Nedimi Ayaz

Vehbi Tülek

komşular Üç Kısımdır

Vehbi Tülek

Talebe, Arkadaşları Ile Sohbet Etmelidir

Vehbi Tülek

Vânî Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Allah Diyen Genç

İcÂzetin Sirri

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek