Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.900.424

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sünneti Yaymaya, Bidatleri Yok Etmeye Çalışmalıdır!

Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti. Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam ederek icazet aldı. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Mısır'ın fetholunduğu günlerdi. Bir sabah, Yavuz Sultan Selim Han, Hasan Can'a şöyle buyurdu: "Bu gece rüyâda Muhammed Bedahşi'yi gördüm. Yolculuk hazırlığında olup, bir beyaz kepenek giymiş, üstüne de bir ip kuşak bağlamıştı. Bu halde gelip, yolculuğa çıkacağını söyleyip bizimle vedâlaştı." Pâdişâh bu sözleri söyler söylemez Hasan Can gençlik atılganlığı ile hemen rüyâyı tâbire girişti ve; "Velilerin görünüşte çıkacakları yolculuk, âhiret seferi olmak gerektir. Eğer vefât etmemiş ise, yakında vefât edeceklerine işârettir." dedi. Sultan Selim Hanın bu cevâba cânı sıkıldı ve; "Rüyânın gerçekleşmesinin yormaya da bağlı olduğunu bilmez misin? Eğer Şeyhe bir hal olursa senin yorumuna bağlarız. Cezâlandırılmayı hak eyledin." dedi. Bu sözler üzerine Hasan Can rüyâyı o şekilde tâbir ettiğine çok üzüldü ve pişmanlık duydu.

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

94 - Sultan Iii. Murad Ve Polonya Kralliği

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâh Raûf Ahmed

Şâh Raûf Ahmed rahmetullahi aleyh, İmam-ı Rabbani hazretlerinin soyundan olup, Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin talebelerindendir. 1786 (H.1201) senesinde doğdu. 1837 (H.1253)de hacca giderken Yemen'de denizde şehid oldu. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh hazretleri, Gaziantep velilerinden olup, asıl ismi Ebûbekir'dir. Maraş'ta doğdu. Doğum târihi belli değildir. İlk tahsilini doğduğu yerde yaptı. Şeyh Abdülgani Nablüsi'den hadis, tefsir ve tasavvuf ilmi öğrendi ve icâzet aldı. Tahsilini tamamladıktan sonra memleketine döndü ve talebe yetiştirmeye başladı. Antep ile Maraş arasındaki bir yolculuğu sırasında 1732 (H.1145) senesinde vefât etti. Her iki şehir halkı arasında cenâzenin kendi şehirlerine defnedilmesi husûsunda ihtilaf çıktı. İşin uzamaması için bir hakem tâyin edildi. Hakem; "Cenâze hangi şehre yakınsa oraya defnedilmesi uygundur" deyince, cenâzenin her iki şehre olan uzaklığı ölçüldü. Antep'e daha yakın olduğu anlaşılınca, Antep mezarlığına defnedildi.

Saçaklı Şeyh hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Fakirlik Korkusu Olan Şeytana Itâat Eder

Vehbi Tülek

Artık O Mescidlere Gidip Gelen Kalmamıştır

Vehbi Tülek

Muammer Mezûrî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendi. İsmi Yahyâ’dır. 1736 (H. 1146)’da doğdu. Bağdat’ta, meşhur âlimlerden din ve âlet ilimlerini öğrendi. Bilhassa fıkıh bilgilerinde çok ilerledi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî, Hindistan’dan Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinden aldığı feyzlerle Irak’a dönünce onun ilimdeki üstünlüğünü, tasavvufdaki derecesini anlayıp, teslim oldu. 1834 (H.1250) de Bağdat’ta vefât etti.

İmâm-ı Yâfiî

Vehbi Tülek

Yüksek Sesle Ağlayarak Mezardakileri Incitmeyiniz

Vehbi Tülek

İnsanların En Iyisi Ve En Kötüsü Kimdir?

Vehbi Tülek

Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

“ölmek Için Temiz Bir Yer Arıyorum!”

Vehbi Tülek

Sana Eziyet Vereni, Zulmedeni Affet

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bereketi Var Mı?

Bereketi Var Mı?

Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Dört Şey Mühimdir

Allah Diyen Genç

Ahde Vefa

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek