Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.043.718

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resulullah'ın En Büyük Mucizesi, Kur'ân'dır

Ahmed Kâbilî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1624 (H.1034) senesinde Hindistan'da Serhend’de vefat etti. Büyük velî Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin sohbet ve derslerinde kemâle erdi. Nakşibendiyye, Kâdiriyye ve Çeştiyye tarîkatlarında yetişip, icâzet aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yedi-sekiz Hasan Paşa

20 Mayıs 1878 günü saat 11.00'de Çırağan Sarayında müthiş bir gürültü koptu. Rıhtıma yanaşan koca mavnadan birkaç yüz silahlı adam fırlamış, muhafızları safdışı edip zemin kata doluşmuştu. Aynı anda kara tarafındaki yıkık istinat duvarını aşan bir o kadar adam daha atlamıştı içeriye. Bunlar Rumeli göçmenleriydi. Başlarında da eli tabancalı, seyrek siyah sakallı, kırk yaşlarında bir gazeteci bulunuyordu: Ali Suavi...

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve Pelekanon Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devletinin ikinci sultânı olarak tahta geçen Orhan Gâzi, Alâaddin Paşayı vezir tâyin etti. Devlet Merkezi Yenişehir'den Bursa'ya nakledildi. Askeri, idâri faâliyetlere ağırlık verilip, iktisâdi müesseseler kuruldu. Aşiret kuvvetlerine ilâveten "yaya" denilen piyâde sınıfı orduya dâhil edildi. Orhan Gâzi, 1327'de Bursa'da gümüş akçesini darbettirdi. Tâyinlerde bulunup, Akçakoca'ya Kandıra, Kara Mürsel'e İzmit Körfezinin güneyi ve Abdurrahmân Gâziye de yeni fethedilen Aydos ve Samandra'nın idâresi verildi. Bu kumandanlar, bulundukları mevkilerde fetihlerle de vazifeliydiler.

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

anamın Elini Benim Için Öp!

Çanakkale muharebelerinin kahraman gazilerinden Mehmet Çavuş (Aşkın) hatıralarında diyor ki: "İngiliz donanması Saroz'dan top atışları ile bize son derece ağır kayıplar verdiriyordu. Her taraf toz duman içindeydi. Top mermilerinin düştüğü yerler alev alev yanıyordu. Düşman gemilerinin her ateşinden sonra ortalıkta kopmuş kol ve bacaklar, feryad edip inleyen yaralılar, dehşet verici bir manzara arz ediyordu. Buna rağmen askerimizin gayret ve cesaretinden hiçbir şey eksilmiyordu.
Böyle bir atıştan sonra, aynı birlikte silah arkadaşım Recep Eniştemi, iki ayağı kopmuş çalıların üzerinde gördüm, henüz sağ idi. Yanına kadar gidebildim. Onu o vaziyette görünce ağlamaya başladım. Henüz ruhunu teslim etmeyen eniştem:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

İbn-i Nakkaş hazretleri Şafii mezhebi fıkıh, hadis, tefsir, âlimidir. İsmi, Muhammed bin Abdülvâhid'dir. 725 (m. 1325)'de Fas'ta doğdu. 763 (m. 1361)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hanım Velîlerden Seyyidet Nefîse

Vehbi Tülek

Ey Allahın Kulları! Allahtan Korkun

Vehbi Tülek

Vankuli Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh ve lügat âlimidir. Aslen Vanlıdır. 1000 (m. 1591)'de Medine-i münevverede vefât etti. Pek kıymetli eserler yazdı. Bunlardan, Molla Hüsrev'in "Dürer-ül-hukkâm" adlı eserine yazdığı "Nakd-üd-dürer" adlı haşiyede buyuruyor ki:

Ahmed Bin Harb

Vehbi Tülek

Hiç Kimseyi Camiden Nefret Ettirmemelidir

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Abbas Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Neccâd

Vehbi Tülek

Abdülehad Nûrî

Vehbi Tülek

Azaptan Kurtulmak Için Sağlam Bir Tutamak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Padişah Ve At

Evliyalar Ölmez İmiş

İmanı Ona Kafidir

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Başka Du Bilmez Misin?

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek