Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.843.594

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Ebü'n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Es'ad Mühenî'den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn'den giydi. 1168 (H.563) senesinde Bağdad'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Hacı Bayram-ı Veli, bu şekilde hem talebelerini yetiştiriyor, hem de belli saatlerde câmide insanlara vâz ve nasihat ediyordu. Herkes Hacı Bayram-ı Veli'nin vâzlarına koşuyor, bâzı kerâmetlerini görünce, ona daha çok bağlanıyorlardı. Bu şekilde Hacı Bayram'ın etrafında pekçok kimsenin toplandığını gören bâzı hasetçiler, Pâdişâh İkinci Murâd Hana; "Sultânım! Ankara'da Hacı Bayram isminde biri, bir yol tutturarak halkı başına toplamış. Aleyhinizde bâzı sözler söyleyip saltanatınıza kasdedermiş. Bir isyân çıkarmasından korkarız!" diyerek iftirâlarda bulundular. Bunun üzerine sultan, durumun tetkik edilmesi için iki kişi vazifelendirip; "O kimseyi hemen gidip huzûrumuza getirin. Emrimize baş kaldırıp isyân ederse, zincire vurarak getirin!" emrini verdi.

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

1850'li yıllara kadar ne Harputlular Amerika ve Amerikalıları tanırdı, ne de Amerikalılar Harput'u bilir ve Harputluları tanırlardı. Görünüþte hümanist fakat bir bu kadar da emperyalist duygularla dünyayı bir örümcek aðı gibi saran misyoner teþkilâtlarından, bölgeyle ilgili araþtırmalar yapan Amerikan Board Heyeti'nden misyonerler, Harput'u Amerikalılar'a tanıtmaya baþlamıþtı.
1820'den beri Osmanlı topraklarında faaliyetlerine devam eden Amerikan Board misyonerleri, 1850 yılında yaptıkları yıllık toplantıda, Harput ve çevresinin (Muþ, Bitlis, Van) Erzurum istasyonunca yakından izlenmesi kararı çıkınca bölge incelenmeye baþlanmıþtı.

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

El Helâl Kârda, Gönül Ise Hakîkî Yârdadır

Üryânî Mehmed Dede Rumeli velîlerinin büyüklerindendir. Şimdi Romanya’da bulunan Yergöğü kasabasında doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîli ile meşgûl olan Üryânî Dede, çeşitli dallarda ilim sâhibi olduktan sonra, aşk-ı ilâhî'nin cezbesine kapılıp kendinden geçti. Dizkapağı ile göbeği arası hâriç, diğer taraflarına bir şey giymez oldu. O şekilde etrafta dolaşmaya başladı. Mısır'a kadar gitti. Kâhire’de Gülşenî dergâhına vardı. O sırada İbrâhim Gülşenî hazretleri vefât etmiş, oğlu Emîr Ahmed Hayâlî yerine kalmıştı. Emîr Ahmed Hayâlî, Üryânî Dede'yi görünce; "Hüner, insan olmaktır, hayvan gibi ot otlamak değildir" deyip, nasîhatte bulundu. O da orada kalıp, Hayâlî'nin feyiz ve himmetinden istifâde etti. Zâhir ve bâtın ilimlerinde kemâle geldi. Ahlâkı güzelleşti. İbâdet ve hâlleri düzeldi. İcazet verilerek memleketine geri gönderildi. Yergöğü'nde ikâmet edip, İbrâhim Gülşenî hazretlerinin mesnevî tarzında yazdığı Mânevî adlı eserini okuyup açıkladı. İnsanlara nasîhatlerde bulundu. 1590 (H.999) senesinde Yergöğü'nde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

allahü Teâlâ Seni Görüyor!

Vehbi Tülek

Bişr-i Hafi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Genç iken tövbekâr olmuştur. Ayakkabı giymediği için kendisine "Hafi" (yalınayak) denilmiştir. Ebû Nasr et-Temmâr şöyle anlatır:

Çocukları Ihtiyârlara Çeviren Dehşetli Gün

Vehbi Tülek

Yasaklardan Sakınmak, Emri Yapmaktan Daha Mühimdir!

Vehbi Tülek

Karamanî Lütfullah Efendi Bursa'da Emîr Sultan hazretlerinin vefatından sonra onun makamına geçmiş olan zatların üçüncüsüdür. Emîr Sultan hazretleri Buhara'dan Bursa'ya hicretleri esnasında Karaman'a uğradıkları zaman Lütfullah Efendinin pederi Abdullah Fakih’in hanesinde misafir olmuşlar ve ona, yakında salih bir evlâda nâîl olacaklarını müjdelemişlerdi. Lütfullah Efendi 894 (m. 1488)’de Bursa'da vefat etti. “Cenahü's-Sâlikîn” ismindeki eserinde buyuryor ki:

Kazan Hanlığı Ve Süyüm Bike Hatun

Vehbi Tülek

Bu Kulumu Cehenneme Atın

Vehbi Tülek

Kullarımdan Gereği Gibi Şükreden Azdır

Vehbi Tülek

Ömer Bin Abdurrahmân Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Yemek Ve Içmek Ilaç Gibidir

Vehbi Tülek

İlim Için Yola Çıkana Verilen Müjdeler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Değişen Sizin Kalbiniz

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Delik Kova

Evliyalar Ölmez İmiş

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek