Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.053.749

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

Çirağan Vak’asi

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbâdetlerin Boşa Gitmemesi Için

Ahmed bin Yahyâ Tüsteri hazretleri Büyük hadis âlimlerinden olup, Hâfız, yani yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilenlerdendir. 230'da İran'da Tüster'de doğdu. Birçok âlimden hadis-i şerif tahsil etti. 310'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülhamîd Trablûsî

Vehbi Tülek

Abdülhamid Trablûsi rahmetullahi aleyh, Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, 606 (m. 1210) senesinde Libya'da Trablus'ta doğdu. 684 (m. 1285)'te Tunus'ta vefât etti.
Bu mübarek zat, vefatına yakın, bir dersinde buyurdu ki:

Meyân Mîr Hazretleri

Vehbi Tülek

İmamzâde Buhârî

Vehbi Tülek

mamzâde Buhâri hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 491'de (m. 1098) Buha­ra'da doğdu. Ebü'l-Kâsım Gülâbâdi'ye talebe oldu ve fıkıh tahsil etti. Sonra Hâce Yûsuf-i Hemedâni'ye intisab ederek tasavvufta ilerledi. 573 (m.1177)'de vefat etti. Şir'atü'I-İsIâm adlı eseri meşhurdur. Bu eserinde "Yeme içme adabı" hakkında buyuruyor ki:

Fırka-i Nâciyyeden Ayrılanların Hâli

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Doğru Sözü Kabul Etmelidir

Vehbi Tülek

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Onların Sözleri Ilaç, Bakışları Şifâdır

Vehbi Tülek

kalburcu Şeyhi Ahmed Dede

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

A'meş Ve Hanımı

Cünnetü'l-esmâ

Arafatta Görüşürüz

Değişen Sizin Kalbiniz

Firkateyne Bininiz

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek