Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.587.989

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Hârûn Mervezî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 231 (m. 845) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim ve Sünen-i Ebû Dâvûd’da yazılıdır. Bu hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

1914'ün Kasım ayında İngiltere ve müttefikleri Osmanlı İmparatorluğuna savaş açtı. Britanya İmparatorluğu , Avustralya ve Yeni Zellanda'nın Anzak birliklerini de savaşa çağırdı. Bunun üzerine kıtanın dört bir yanına gençleri cepheye davet eden afişler asıldı.1914 yılı sonunda on binlerce Anzak, gemilere doluşup yola koyuldular. Hiç bilmedikleri bir ülkeye, hiç tanımadıkları yaşıtları ile savaşa gidiyorlardı. İşte o günlerde Osmanlı padişahı ve Halife Sultan Reşat, imparatorluğa savaş açan düşmanlara karşı dünyanın her yanındaki müslümanlara cihad çağrısı yaptı. Bu çağrı okyanuslar aşarak, Avustralya'da yaşayan iki Müslüman'a kadar ulaştı.

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Boğazkesen (rumeli) Hisari'nin Yapilmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hiçbir Mahlûka Karşı Secde Edilmez

Ebü'l-Hasen Mücaşii hazretleri Tefsir ve nahiv âlimidir. Tunus'ta Kayrevan'da doğ­du. Tahsil için önce İspanya'ya, oradan da Afganistan'da Gazne'ye kadar gitti. Sonra Bağdat'a giderek burada talebe yetiştirdi. 479'da (m. 1086) Bağdat'ta vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Unutulmamak Istiyorsan!..

Vehbi Tülek

Ahmed Ayderûsi hazretleri büyük velilerdendir. 1482 (H.887) senesi Yemen'de doğdu. 1516 (H.922) senesi Aden'de vefât etti. Âlim ve veli bir zât olan babasından okuyup icâzet, diploma aldı. Kalp ilimlerinde yükseldi. İnsanlara doğru yolu, Allahü teâlânın emir ve yasaklarını göstermekle meşgûl oldu...

Ebû Yakub Büveytî

Vehbi Tülek

Sıla Bin Eşyem Ve Amca Kızı Muaze

Vehbi Tülek

Tabiinin büyüklerinden olan Sıla bin Eşyem'in, Muaze el-Adeviyye isimli bir amca kızı vardı. O da Sıla gibi Tabiinden idi. Muaze, müminlerin annesi Aişe radıyallahü anha ile görüşmüş ve ondan çok hadis-i şerif öğrenmiştir. Muttaki, abid ve zahide bir kadındı... Sıla bin Eşyem, işte bu amcasının kızı Muaze'yi kendisine istedi.

el-vâiz Abbâs Bin Hamza

Vehbi Tülek

Muhammed Murâd Kazanî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Sıfatlarını Bilmemek Özür Değildir!

Vehbi Tülek

Resulullahın Elleriyle Nimete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Yedi Kızı Olan Fakir Bir Baba

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Korkma!

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Kum Ve Kaya

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek