Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.730.110

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Zigetvar Kalesi kuşatılıp peşpeşe iki taarruz yapılmasına rağmen kale fethedilemedi. Ordununiçinde büyük bir mânevi destek olan Bahri Dede, kalenin fethedileceğini müjdeledi ve zaferiçin çok duâ etti. Nihâyet üçüncü defâ büyük bir taarruz yapıldı. Bu taarruz sırasında şiddetliyağmur yağdığı için arâzi çamur ve bataklık hâlini almıştı. Her şeye rağmen Bahri Dede gibievliyâ bir zâttan fetih müjdesi almışlardı. Bu sebeple büyük bir azim içinde idiler. Yeniçeribölükbaşısı abdest alıp vasiyetini yazdı. Merdivenlerle kaleye tırmanıp mazgallardan birinehumbara yerleştirip fitilini ateşledi. O anda düşmanın hücûmuna uğrayan yeniçeri bölükbaşısışehit düştü. Fakat ateşlediği humbara patlayıp kalede büyük bir gedik açtı. Osmanlı askerleribu gedikten dış kaleye, daha sonra da iç kaleye girerek kaleyi fethetti. Ordu zafere ulaştı. Buseferde pâdişâh hastalanıp vefât etmişti. Ordu Bursa'ya döndükten sonra, Bahri Dede, sultanınkendine hediye ettiği bin altını sakladığı yerden çıkarıp geri iâde etti. Kısa bir müddet sonrada vefât etti.

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid'in son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey'in vasiyetnamesinden bir bölüm: "Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; "Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatli olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes'ud bir yuva kurarız ve siz de bana hergün tuzlu kahve yaparsınız." demişdim. İşte sevgili Semahatcığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes'ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemişdim. Zaten İçilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca hergün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekdi. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim. Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet'te de devam eder. Çünki, "Dünyada kimi seviyorsanız, ahırette de beraber olursunuz" sözü hadis-i şerifdir. Sizleri Alalhü Teâlâ'ya emanet ediyorum."

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Emir Sultan

Emir Sultan hazretleri, 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhâra'da kaldı. Sonra Mekke'ye gitti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçti. Emir Sultan hazretleri, Medine-i Münevvere'ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, aldığı manevi bir işaret ile Anadolu'ya gelerek Bursa'ya yerleşti. Burada Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in kızı ile evlendi. Bir dergah kurarak talipleri yetiştirdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnkâr Edenler Mahrum Kalır

Vehbi Tülek

Üstâd Abdülkâdir Bağdâdi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Bağdad'da doğup yetişti. Daha sonra İran'da İsferâin'e gidip, talebelere ders okuttu. 420 (m. 1029) senesinde İsferâin'de vefât etti. "El-Fark beyn-el-firâk" isimli eserinde buyuruyor ki:

Kıyâmeti Inkâra Kalkışan, İslâm'dan Ayrılmış Olur!

Vehbi Tülek

İlim; Cehâlete Karşı Kalbin Hayâtıdır

Vehbi Tülek

Muhammed Sekafi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Horasan'da Nişâbur'da doğdu. Evliyânın büyüklerinden Ebû Hafs Haddâd ve Hamdûn Kassâr'ın sohbetlerine katıldı. Kısa zamanda velilik bilgilerinde de yükselip kâmil, olgun bir zât oldu. 939 (H. 328) senesinde Nişâbur'da vefât etti. Kendisi anlatır:

Her Asırda, Her Kavme Peygamber Gelmiştir

Vehbi Tülek

Yemenli Büyük Velî Ebû Bekr Es-sekkâf

Vehbi Tülek

Ebü'l-yümn Tâcüddîn Kindî

Vehbi Tülek

Yahya Bin Ebû Bekr Âmirî

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Abdürrahîm El-irâkî

Vehbi Tülek

duâ Etseniz De Gözlerim Açılsa!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Evliyalar Ölmez İmiş

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Garip Karşilanan Bir Adak

Helvaci Çocuk

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek