Cüneyd-i Bağdadi ve Tûr-i Sînâ'daki râhib

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 23 Ağustos 2007

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerinin bir talebesi anlatır: Hocam Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri ile Hicâz’a gidiyorduk. Tûr-i Sînâ dağına varınca, hocam dağa çıktı. Biz de onunla birlikte çıktık. Mûsâ aleyhisselâmın durduğu makâmda durdu. Üzerimizi o makâmın heybeti kapladı. Hepimizi vecd hâli kapladı ve kendimizden geçtik. Bulunduğumuz yerin yakınında bir kilise vardı. Kilisedeki râhib bize;
-Ey ümmet-i Muhammed “sallallahü aleyhi ve sellem”! Bana cevâb veriniz, diye bağırdı.

Devamını oku...

Abdullah Mekkî ve Terzi Baba

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 22 Ağustos 2007

On dokuzuncu yüzyılda yaşayan Abdullah Mekkî Erzincânî, büyük velî Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Aslen Mekkelidir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl eden bu mübarek zat, yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd’da bulunduğu sırada büyük âlim ve velî mürşid-i kâmil Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Hocası onu; İnsanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak ve talebe yetiştirmekle vazîfelendirerek Erzincan’a gönderdi...

Devamını oku...

Beni öldüren yeğenimdir!..

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 21 Ağustos 2007

Musa aleyhisselam zamanında Benî İsrail’den bir genç, kendisinden başka mirasçısı bulunmadığı halde, malına tamah ederek zengin amcasını öldürür. Ölüsünü de gizlice başka bir köye bırakır. Ertesi günü Hazreti Musa’ya gidip, zengin şahsı bu köylülerin öldürdüğünü söyler. Onlar da kendilerinin öldürmediğini söyleyince, Cenab-ı Hak, bir inek kesip bir parçası ile ölüye vurulursa, ölü dirilip katilin kim olduğunu söyleyeceğini Hazreti Musa’ya bildirir.

Devamını oku...

Mecdüddîn Îsâ'nın Malkaralı hocası

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 20 Ağustos 2007

Mecdüddîn Îsâ, Anadolu’da yetişen evliyânın meşhurlarındandır. Saruhan Beyin Akhisar’ı fethinden sonra oraya yerleşen Taşgunoğulları namıyla bilinen bir Türk âliesine mensuptur.
Bu mübarek zat, 1447 (H.851) senesinde Akhisar’da doğdu. 1530 (H.937) de vefât etti. Türbesi Akhisar’da kendi ismiyle anılan “Şeyh Îsâ Camii” bahçesindedir. Türbesinin bulunduğu mahalleye “Şeyh Îsâ Mahallesi” adı verilmiştir...

Devamını oku...

Hadîs ve fıkıh âlimi Abdurrahman-ı Şebrîsî

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 19 Ağustos 2007

Ebü’l-Feth (Abdurrahman-ı Şebrîsî), ilimde çok yüksek bir zat idi. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başladı. Çok ilim tahsîl etti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilimlerini okudu. Bunların ilki, babasının dedesi Kâdı Nûreddîn Ebü’l-Hasan Ali’dir. İbn-i Hacer, Takıyyüddîn Ressâm, İzzeddîn Ebû Muhammed ibni Furat el-Hanefî ve daha başka âlimlerden hadîs-i şerîf okudu.

Devamını oku...

Şehid padişah Sultan İbrahim

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 18 Ağustos 2007

Onsekizinci Osmanlı Sultanı İbrahim Han’ın babası I. Ahmed Hân, annesi Mahpeyker Kösem Sultan’dır. Ağabeyi IV. Murad’dan sonra tahta geçen İbrahim Han’ın yaptığı ilk icraatlarından biri, Emir-Gûne adlı İran asıllı bir Şii’yi öldürtmek oldu. Çünkü bu adam, Osmanlı Sarayına içki, kumar, eğlence gibi kötülükleri sokmaya çalışıyordu. İşte bu adamın taraftarları Sultan İbrahim Han’a “Deli” adını taktılar. Ne yazık ki, bugün bile bazıları, Sultan İbrahim’e “Deli” diyor. Halbuki ondan yüzlerce yıl sonra yaşamış Rus Çarı Petro, gerçekten deli idi. Yaptığı hizmetlerden dolayı, milleti ona “Büyük Petro” demiştir...

Devamını oku...

Temim Kabilesinden Eksem bin Sayfî

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 17 Ağustos 2007

Muhammed aleyhisselamın İslâmiyeti cihâna yaymak için kullandığı tebliğ vasıtalarından biri de çevre ülkelerin devlet başkanlarına yazdığı mektuplar ve gönderdiği elçilerdir. Bizzat gitmeye imkân bulamadığı bölgelerin insanlarına mektuplar ve elçiler göndererek tebliğ vazifesini noksansız bir şekilde îfâ etmiştir.

Devamını oku...

Hadîs âlimi Abdülalâ Kureşî

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 16 Ağustos 2007

Abdüla’lâ Kureşî hazretleri, büyük velîlerden ve hadîs âlimlerindendir. Adı Abdüla’lâ, babasının adı Abdila’lâ’dır. İbn-i Şerâhil Kureyşi ismiyle de bilinir. Lakabı Ebû Hûmâm’dır. 804 (H.189) senesinde vefât etti...
Abdüla’lâ Kureşî hazretleri, iyi bir tahsil gördü. Hamîd-i Tavîl; Yahyâ bin Ebî İshâk, Cerirî, Yûnus bin Ubeyd, Ma’mer bin Râşid, Saîd bin Ebî Arûbe ve Dâvûd bin Ebî Hind gibi devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi.

Devamını oku...

İslâm târihçilerinden Ahmed bin Abdülcebbar

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 15 Ağustos 2007

Ahmed bin Abdülcebbar el-Utâridî, fazîletler sahibi bir kimse idi. Bağdâd’da İslâm târihçisi İbni İshâk’tan gazalar, harbler hususunda rivâyetlerde bulundu. Bağdâd’ta oturduğu zaman Abdullah bin İdris el-Odî, Ebû Bekir bin İyâs, Hafs bin Gıyâs, Muhammed bin Fudayl, Vekî’ bin Cerrâh, Ebû Muâviye, Yûnus bin Bükeyr ve Muhammed bin İshâk’tan rivâyette bulunmuştur.

Devamını oku...

Horasanlı velî Feth bin Şahref

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 14 Ağustos 2007

Feth bin Şahref, Horasan’da yaşamış olan büyük velilerdendir. Abdullah bin Ahmed bin Hanbel onun için, “Horasan toprağında Feth gibisi yetişmemiştir” buyurmuştur.
Feth bin Şahref, zühdü, takvası ile meşhurdu. Kendisine küçük günahlardan soruldu. O zaman;
“Günah kişinin yanında ne kadar küçük görülürse, Allahü teâlâ katında o derece büyük olur. Günah kişinin yanında ne kadar büyük görülürse, Allahü teâlânın katında da o derece küçük olur” buyurdu.

Devamını oku...