Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.169.596

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Duânın Belâyı Defetmesi, Kaza Ve Kaderdendir

Karahisârlı Kara Hoca Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Asıl ismi Ali'dir. Afyonkarahisar’da doğdu. 1397 (H.800)'de İznik'te vefât etti. İlk tahsîlini memleketi olan Karahisar'da yaptı. Hadîs-i şerîf, tefsîr ve fıkıh ilimlerinde yükseldi. Cemâleddîn Aksarâyî'den tasavvuf marifetlerini öğrendi. Tahsilini tamamlayıp, memleketine döndü. Osmanlı Sultanı Orhan Gâzi tarafından kendisine İznik'teki bir câmide hatîblik vazifesi verildi. Daha sonra İznik Medresesi Müderrisi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhanid Han'ı hal' için saraya gelen Hâl heyeti karşısında sultanın vakur ve soğukkanlı tutumunu hadisenin canlı şahidi kızı Ayşe Sultandan dinleyelim: 'Cevat Bey içeri girerek Milli Meclis'ten heyet geldiğini haber verdi. Babam 'Buyursunlar' dedi. Başkâtip önde olarak gelen heyet içeri girdi. Dört kişi idiler. Babamın karşısına sıra ile durup kısa birer selâm verdiler. Babam mukabele etti. Gelenler Arnavut Esat Toptani, Laz Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi ve Yahudi Karaso Efendi idi. Başta duran Esat Toptani yekten, -Millet seni azletti, dedi. Babam metin ve gür bir sesle, -Zannedersem hâl'etti demek istiyorsunuz. Pek âlâ!. Buna gösterilen sebep nedir, diye cevap verdi.

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefis, Çok Övülmesi Yüzünden Firavunlaştı

Celâleddîn Ârif Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî'nin torunu, Sultan Veled'in oğludur. 1271 (H.670) senesinde doğdu. Babası Sultan Veled'den zâhirî ve bâtınî ilimleri öğrendi. Babasının vefâtından sonra onun halîfesi, vekîli oldu. 1319 (H.719) senesinde Konya'da vefât etti. Bir sohbeti sırasında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Son Nefes Endişesi Ile Hep Ağlayan Zat

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Ali Bekkâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1174 (H.570) senesinde Kudüs’te doğdu. 1271 (H.670)de orada vefât etti. Bekkâ "çok ağlayan" demektir. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur.

Vehbi Tülek

Alâüddîn Haskefî

Vehbi Tülek

Alâüddin Haskefi hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1021 (m. 1612)'de Haskef'de doğdu, 1088 (m. 1677) de vefât etdi. (Batman'ın Hasankeyf ilçesine eskiden kısaca "Haskef" derlerdi) Şam Müftüsü idi. En büyük eseri (Dürr-ül-muhtâr) kitâbıdır. Bu kitabında buyuruyor ki;

Mecûsînin Yaptırdığı Köprünün Değeri!..

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâya Itaat, Resûlüne Itaattir!

Vehbi Tülek

Huneyn Gazisi Âmir Bin Amr

Vehbi Tülek

Verâ Ve Takvâ Denince Ebû Abdullah El-mukrî

Vehbi Tülek

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Sakın Hiç Kimseye Lânet Etme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Fani Dünya

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Abayi Yakmak

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Zalimlere Dersini Verdi!

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek