Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.820.907

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hacca Gideceğin Zaman Mutlaka Görüşelim

Sivrihisârlı Yûsuf Baba Osmanlı âlim ve evliyasındandır. İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûb, edeb ve vakar ehli bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmadan önce, hazinede fazla para yoktu. Bu sebeple tüccardan borç para istendi. Bu sefer, Osmanlı devleti için çok kazançlı oldu ve hazine ağzına kadar altınla doldu. Mısır'ın meşhur hazineleri Yavuz'un eline geçmişti. Ordu büyük bir zaferle İstanbul'a döndü. Yavuz Sultan Selim Han, kedisini karşılamaya hazırlanan İstanbul halkının büyük tezahüratın dan hoşlanmadığı için, şehre bir gece vakti girdi. Ertesi gün defterdara, borç para alınan tüccarlara, hemen borçlarının ödenmesi emrini verdi. Hemen bütün alacaklılar gezilerek borçlar ödenmeye başladı.

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Kefeni Kanlar İçindeydi

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ubeyd El-busrî

Ebû Ubeyd el-Busri hazretleri, Şam'da yetişen âlimlerin ve evliyânın meşhurlarındandır. Busr köyünden olup, oraya nisbetle Busri denilmiştir. 859 (H.245) senesinde vefât etti. Ebû Türâb Nahşebi, Ahmed bin Yahyâ Celâ, Ebû Said-i Harrâz ve daha birçok evliyâ ve âlimden ilim öğrendi ve sohbetlerinde yetişti. Tasavvufta kemâl derecelerine kavuşup, evliyânın büyüklerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Din Hırsızlarının Kitapları Insanın Îmanını Bozar

Vehbi Tülek

İsmail Necati Efendi Nakşibendi-Hâlidi şeyhlerindendir. 1255 (m. 1840)'da Safranbolu'nun Oğulveren köyünde doğdu. Tah­silini tamamladıktan sonra İstanbul'da medreseye devam edip icazet alarak müderrisliğe ta­yin edildi. Bu sırada Nakşibendi Hâlidi şeyhlerinden Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi'ye intisap eden ve seyrü sülûkünü tamamlayıp icazet alan İsmail Ne­cati Efendi, Hasan Hilmi Efendi'nin vefa­tından sonra Gümüşhânevi Dergâhı'nda irşada başladı. 1337 (m. 1919)'da İstanbul'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Biz De Kendimizi Fıkıh âlimi Sanırdık!

Vehbi Tülek

ey Anneciğim Hâlin Nicedir?..

Vehbi Tülek


Anlatıldığına göre, kendisini ibadete vermiş Bâhiye isimli bir hanım, ölmek üzere olduğunu hissedince şöyle dua etmişti:
"Ey hayatımda ve ölümümde ihtiyacımın kaynağı ve güvencimin dayanağı olan Yüce Rabbim! Ölüm sırasında beni yardımsız bırakma; kabrimde korku ve yalnızlığa terk etme!.."

Mudurnulu Osman Efendi

Vehbi Tülek

İnsan Kadar Isyankâr Bir Mahlûk Yoktur

Vehbi Tülek

Yıldız Falı, Kahve Falı El Falı Hurafedir

Vehbi Tülek

ay­rı Düş­müş ­bir Garî­bim...

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Şükrü Paşa Ve Mülazım Sadık Bey

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bereketi Var Mı?

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Ayyaşin Sonu

Ölüyü Diriltemem

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek