Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.355.042

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Ege denizinde Çeşme'nin karşısında bulunan Sakız adası, 1566'da Piyale Paşa tarafın dan fetholunmuştu. 1683 II. Viyana bozgunu bizim için tam bir felaket oldu. Orta Avrupa'da binlerce şehidin kanları pahasına alınan kaleler ve şehirler, birbiri arkasına elimizden çıkıyor du. Belgrad bile düşman eline geçmişti. Acaba bu bozgun daha ne kadar sürecekti? Denizlere de yayılacak mıydı? Barbarosların, Turgut Reislerin, Piyalelerin karşısında kaçacak delik arayan Venedikliler, şimdi Anadolu sahillerine baskınlar yapıyor, kasaba ve köyleri talan ediyorlardı.

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Yeniçağ’da Avrupa

Vehbi Tülek

Hıristiyanlığın en revaçta olduğu Ortaçağ'da, büyük tıp âlimleri, yalnız Müslümanlardı ve Avrupalılar Endülüs'e tıp tahsil etmeye gelirlerdi. Çiçek hastalığına karşı aşıyı bulanlar, Müslüman Türklerdir. O zamanki Avrupa'da insanlar, hastalıktan kırılıyordu. Fransa kralı 15. Louis 1774'de çiçekten öldü. Avrupa uzun zaman vebâ ve kolera salgınlarına uğradı.Napolyon 1798'de Akkâ Kalesi'ni muhâsara etdiği zaman, ordusunda vebâ hastalığı meydana çıkmış ve hastalığa karşı çâresiz kalınca, düşmanı olan müslüman Türklerden yardım istemek zorunda kalmıştı. O zaman yazılan bir Fransız eserinde şöyle demektedir:

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Protestanliğin Kurucusu Martin Luther Osmanli Ajanimiydi?

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmemeli

Halilzade Mekki Mehmed Efendi, Seksendokuzuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1126 (m. 1714)'de Mekke-i mükerremede doğdu. 1212 (m. 1797)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Yine Çanakkale'deyiz... Bugün de harp meydanında yaralanan bir zabitimizin hatıralarından uzanıyoruz o günlere... Vefakârlık neymiş sadakat neymiş hadi birlikte okuyalım...

Arkadaşında Kusur Aramayı Bırak, Sen Zarar Görürsün!

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...

Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...

Buhâ­ra Ve­li­le­rin­den Hâ­ce Hamî­düddîn

Vehbi Tülek

Eşrefzâde Ahmed Ziyâeddin Efendi

Vehbi Tülek

Tevrat'ı Yırtan Yahudi'nin Imanı

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Pişmân Olmamak Için!

Vehbi Tülek

Tâceddîn Mes'ûdî

Vehbi Tülek

Molla Fenârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Helvaci Çocuk

Derdi Olan Neylesin?

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek