Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.557.215

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kaderine Râzı Olan, Şerefli Derecelere Kavuşur

Şemsüddîn Bekrî hazretleri meşhur velîlerden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1523 (H.930) senesinde Mısır'da doğdu. 1585 (H.994) senesinde Kahire’de vefât etti. Büyük bir âlim ve velî olan babasının terbiyesinde yetişti. Onun vefatından sonra yerine geçerek talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akillilarin Duraği

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın vezirlerinden Mahmûd Pasa'ya yakınlığı ile tanınan Molla, Vildân anlatır: "Bir gün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendi'ye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendi'yi seversiniz" dedim. Bunun üzerine; "Evet, doğru söyledin" dedi. Ben; "Molla Abdülkerim sizin Cennet'e girmenize sebeb mi olacak ki, bu kadar çok seviyorsunuz?" deyince, Mahmûd Pasa; "Cennet'e sokacak desem de olur. Çünkü o, benim günahlardan tövbe etmeme vesile oldu. Fâtih Sultan Mehmed Han'ın kapıcıbaşısı iken, bir günâha mübtelâ olmustum. Bir sabah Abdülkerim Efendi, evimizi şereflendirdi. Bir müddet sohbetten sonra, ayağa kalktı. Hürmet ve tazimle kapıya kadar yolcu ederken, bana döndü ve; "Dünyâ ve âhiretine yarar bir sözüm var ki, iyi dinleyip kötülüklerden sakinasin" dedi. Ben de; "Buyurun" dedim. Sözüne devamla; "Elhamdülillah, ilim sahibisin ve pâdişâhın da yakınlarındansın. Çok geçmeden vezirlik makamına yükseleceğin aşikârdır. Ne yazık ki, içini ve dışını günâh pisliklerinden temizlemeye gayret etmezsin. Vezirlik makamı, akıllı kimselerin durağıdır. Osmanlı Devleti'nin yüce divânı, temiz insanların toplandığı bir yerdir. Gel kerem eyle, içini o günâh pisliklerine bulama ve dalâlet çukurlarına düsüp çabalama!" dedi. Bana bu nasihatleri verirken, hava soguk olmasına rağmen boncuk boncuk ter döktüm ve o ânda tövbe ederek bildirdiği yoldan ayrılmadım" dedi. Bunun üzerine; "Gerçekten onu sevmek yalnız size değil, bize de vâcib oldu demekten kendimi alamadım."

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

55 - Yildirim Bayezid'in Âlimlere Hürmeti

Vehbi Tülek

Tuğ O Kadar Ucuz Değil

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Peygamberlerden Sonra, Insanların En Iyisisiniz

Bendegi Mahdûm-i Cihâniyan hazretleri Çeştiyye yolunun ileri gelenlerindendir. "Kutb-i Zaman" ismiyle de tanınır. Hindistan'da 1307 (H.707) yılında doğdu, 1383 (H.785) yılında Gücerât'ın Ahmedâbâd şehrinde vefât etti. Şeyhülislâm Rükneddin Ebü'l-Feth Kuraşi'nin talebesi, Nasıruddin Mahmûd'un halifesidir. Nâsıruddin Mahmûd da Nizâmüddin Evliyâ'nın halifesiydi. Delhi'ye giderek Sultân Muhammed Tuğluk Şah zamânında ona şeyhülislâmlık makâmı ve büyük bir dergâh verildi. "Hızâne-i Celâli" isimli eseri meşhurdur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İstediği Kapıdan Cennete Girenler

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Raini hazretleri fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 902 (m. 1496) senesinde, Mekke-i mükerremede doğdu. 954 (m. 1547) senesinde Trablusgarb'da vefât etti. Mekke-i mükerremede birçok âlimden hadis-i şerif rivâyet etti. İlim öğrendiği âlimlerin hepsi ona icâzet verdiler. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı

Vehbi Tülek

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

"şeyhül-meşayıh" İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Kalp Kırmak, Allahın Lütfunu Incitmektir

Vehbi Tülek

Selîsî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Ahmed Sâlihî

Vehbi Tülek

Tâcüddîn Bin Rıfâî

Vehbi Tülek

Ma’tûk El-bâışkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Evliyalar Ölmez İmiş

Sonunda Orta Yolu Buldular

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

9 Evi Dolaşan Kelle

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek