Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.834.264

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

18 - İskender Paşa

Cihan sultanı Kanuni Süleyman Han, ikinci defa çıktığı İran seferinden de galibiyetle dönüyordu. Fakat savaş meydanlarında Osmanlı askerinin karşısından kaçan İran Şahı Tahmasb, padişah İstanbul'a avdet edince, her zaman yaptığı gibi Osmanlı sınırını geçti ve topraklarımıza saldırmaya başladı. 1551 yılında oğlu İsmail Mirza'yı kalabalık bir ordu ile Erzurum üzerine gönderdi. -Kalenin anahtarlarını Kanuni Sultan Süleyman oraya yetişmeden istiyorum, diye talimat verdi.Erzurum beylerbeyi İskender Paşa kahraman bir askerdi. Kanuni, kendisine bu vazifeyi verirken :-Baka İskender, seni böyle mühim bir sancağın muhafazasına memur eyledik. Görelim seni, yüzümüzü kara çıkarma, demişti.

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han'ın 1543'de fethettiği Estergon Kalesi, 1595'de tekrar Avusturyalıların eline geçmişti. Sultan I. Ahmed Han, tahta çıkışının ilk yıllarında, Osmanlı Devletinin ileri karakolu olan bu çok önemli kalenin tekrar fethi için, Sadrazam Lala Mehmed Paşa'yı vazifelendirdi. 21 Mayıs 1605'de Davut Paşa sahrasından hareket eden Ordu-yu Hümayun, 29 Ağustos günü kaleyi kuşattı. Sadrazam ve Serdar-ı Ekrem Lala Mehmed Paşa, bir harp divanı topladı.İlk sözü kendisi aldı:-Padişah Efendimizin Emr-i Hümayununu unutmayalım. "Ya Estergon'a girersiniz, ya Cennete" buyurmuşlardı. İmdi, tedbir ne ola?Buraları iyi tanıyan, Bosna Beylerbeyi Hüsrev Paşa:-Devletlû Vezirim...dedi, bu kal'ayı düşürmek için yardım yollarını kesmek gerektir. Bunun için etrafındaki kal'aların fethi şarttır.

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çatalcalı Ali Efendi

Çatalcalı Ali Efendi, kırküçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1041 (m. 1631) senesinde Çatalca'da doğdu. 1103 (m. 1692) senesinde Edirne'de vefât etti. Muteber fetvâ kitaplarından biri olan "Fetâvâ-i Ali Efendi" adlı eserindeki fetvâlardan bazıları şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hacı Bayram-ı Velî Ve Akbıyık Sultan

Vehbi Tülek

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han ve Fâtih Sultan Mehmed devrinde yaşayan büyük velilerdendir. Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin sohbetinde yetişti. Onun feyz ve bereketi ile kemâle erişti.

Allahü Teâlâdan Kork Ve Helâlinden Ye

Vehbi Tülek

Hayber Şehidi Amr Bin Ekvâ

Vehbi Tülek

Amr bin Ekvâ (radıyallahü anh) Eshab-ı kiramdandır. Kardeşi Seleme bin Ekvâ (radıyallahü anh) Biat-ı Rıdvan'a katılanlardandı. Hatta o mübarek sahabe, biat etmeden önce; Kelime-i şehadeti getirmesinden itibaren o biatı hakkıyla yerine getirmiştir. Kendisi şöyle der:
"Resulullah'la (sallallahü aleyhi ve sellem) birlikte yedi, Zeyd İbni Harise'yle birlikte dokuz savaşa katıldım..."

Zileli Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

O, Kalp Ilimlerini Benden Iyi Bilir

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî, Ilmimi Artır

Vehbi Tülek

Kalbe Sıkıntı Veren Iki Haslet

Vehbi Tülek

Dünyayı Seven Kişi Ölümü Sevmez

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdîrine Râzı Olmak Lâzımdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Minareden Okunan Şiir

Abdullah Bin MübÂrek

Abayi Yakmak

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek