Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.806.339

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahiplerinin Ibâdeti Kabul Olmaz

Şeyh Nablüsî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1640 (H.1050) senesinde Filistin’de Nablus’ta doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. On iki yaşında yetim kaldı. İlim tahsîline ara vermedi. Fıkıh ve usûl-i fıkıh, meânî, beyân, hadîs, tefsîr ve nahvi zamanın büyük alimlerinden okudu. Bütün bu hocaları, ona icâzet verdiler. Şeyh Ahmed-i Yekdest hazretlerinin halîfesi olan Şeyh Saîd el-Belhî'den Nakşibendiyye yolunu tâlîm eyledi. Evliyâlıkta yüksek derecelere erişti. 1664 senesinde İstanbul'a gelip, bir müddet burada kaldı ve ders okuttu. Sonra yeniden Şam'a gelerek, Sâlihiyye Medresesinde talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Evliyaullah'a pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın kendisi de hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a kurbiyetinden dolayı keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi gerçekler arasındadır. Şöyle ki: Yavuz, bir gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. Elbisesini dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi mırıldanıp durdu. Meğer Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından gazaplanmıştı. Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti. Sonunda yüksek sesle şu sözleri sarfetti: "Akibet görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama bu korumaktan ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman görürsünüz!.." Gerçekten de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki şahıs, Selim Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı karşı karşıya asıldılar

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Trabzon'da başlayan devlet idâreciliğinde, pehlivan yapılı vücûdu, devrin silâhlarını kullanmadaki mahâreti, Müslümanlara hayranlık ve rahatlık, düşmanlara korku ve dehşet verdi. İdâreciliğini Trabzon dışına da taşırarak, Osmanlı Devleti aleyhine propaganda yapan âsileri tâkip ettirdi. Trabzonluları rahat bırakmayan Gürcüler üzerine üç sefer yaptı. 1508 Kütayis Seferinde Kars, Erzurum, Artvin illeriyle on beş mahalli fethederek Osmanlı toprak larına kattı. Buralarda yaşayan Gürcülerin hepsi Müslüman oldu. Diğer taraftan Şah İsmâil in Doğu Anadolu'da artan ve Akdeniz sâhilleriyle İç Anadolu içlerine ve Rumeli'ye kadar varan propagandasına karşı, gâyet şiddetli tedbirler aldı. Şah İsmâil'in gâyesi ve propagandasının neticesini iyi tespit ettiğinden, daha köklü tedbirler alınması gerektiğini teşhis etti. Vâlilik selâhiyetiyle bütün ülkede, Şâh İsmail'in faaliyetlerinin önüne geçilemeyeceğini bildiğinden, şehzâdeler meselesinden faydalanarak, Osmanlı tahtına namzed oldu. Babası İkinci Bâyezid Han hayatta olmasına rağmen, Şehzâde Ahmed ve Korkud Osmanlı Sultanı olmak için faaliyetlerde bulunduğundan, Şehzâde Selim de harekete geçti. Uzun mücâdelelerden sonra, 24 Nisan 1512 târihinde, Osmanlı Sultanı olup, babası İkinci Bâyezid Hanı yılda iki milyon akçe tahsisatla Dimetoka'ya, büyük hürmet göstererek maiyetiyle berâber yolcu etti. Babası 26 Mayıs 1512 târihinde yolda vefât edince, cenâzesini İstanbul'a getirtti. Bâyezid Câmii yanına türbe yaptırıp, buraya defnettirdi.

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa’nin İstanbula Dönüşü

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Ebezâde Abdullah Efendi, Osmanlı Şeyhülislâmlarının ellibirincisidir. Bulgaristan'da Balçık kasabasında doğdu. 1126 (m. 1714)'de Trabzon'a giderken, bindiği gemi battı ve boğularak vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gönderilen Hediyeleri Fakirlere Dağıtan Zat!

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede Osmanlı Devleti zamânında yetişen velilerindendir. Amasya'da doğdu. İlk tahsilini memleketi olan Amasya'da gördükten sonra, Bursa'ya gelen Mehmed Efendi, Abdülmümin Efendinin sohbetlerinde bulunmaya başladı. Ona talebe olup ondan ilim ve feyiz aldı. Abdülmümin Efendinin torunu ile evlendi. Zamânın Bursa Kâdısı Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin kâdılığı ve dünyânın debdebesini bırakıp Üftâde hazretlerine talebe olmasına Eskici Mehmed Dede vesile olmuştur.

Râbi'a-i Adviyye (rahmetullahi Aleyhâ)

Vehbi Tülek

Cennet Ehlinin Ekserisi Fakirler

Vehbi Tülek

Ebû Recâ' el-Utâridi hazretleri Tabiinin büyüklerindendir. Mekke'nin fethinde imân etti. Fakat Peygamber Efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) göremedi. Sonra Basra'ya gitti. Hazreti Ömer, Hazreti Ali, İmrân bin Husayn Ebi Mûsâ, İbn-i Abbâs ve Hazreti Aişe'den (radıyallahü anhüm) hadis-i şerif rivâyet etti. 117 (m. 735)'de vefât etti.

Bir Gönül Sultanı Abbas Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Asr-ı Saadetteki Bazı Münafık Ve Casuslar!

Vehbi Tülek

Celal Bekrî

Vehbi Tülek

Geylânlı Büyük Velî Seyyid Cemâleddîn

Vehbi Tülek

Seyyid Şerif Cürcani

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse, Emirlerde Gevşeklik Göstermez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Başka Du Bilmez Misin?

Cennetlik Hanım Isteyen...

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

O Kullarına Çok Merhametlidir

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek