Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.683.121

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kâse Yoğurt

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Susmak, Konuşmaktan Çok Daha Faydalıdır

Mevlânâ Nizâmeddîn Hâmûş hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Sekizinci asrın ortalarında Buhârâ'da doğup, dokuzuncu asrın ortalarında, doksan yaşlarında orada vefât etti. Şâh-ı Nakşibend Behâüddîn-i Buhârî hazretlerinin en yüksek talebesi ve halîfesi Hâce Alâüddîn-i Attâr’ın talebesi ve Sa'düddîn Kâşgârî'nin hocasıdır... Ubeydullah-ı Ahrâr (rahmetullahi aleyh) anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şehidler Anası Afrâ Hatun

Vehbi Tülek

Hanım sahabilerin büyüklerinden olan Afrâ Hatun (radıyallahu anhâ), şecaat ve cesaret sahibi kahraman bir hanımdı. Güçlü ve kuvvetliydi. Hayatın elem ve kederine, tahammüllüydü. Acılara karşı sabırlıydı. Dünyevi sıkıntı ve çilelere aldırmazdı...

Nimetullah Geylânî

Vehbi Tülek

Evhadüddîn Kirmânî Hazretleri

Vehbi Tülek

Evhadüddin Kirmâni hazretleri, Anadolu'da yaşamış olan veli ve Şâfii mezhebi fıkıh âlimidir. İran'ın Kirman bölgesinden olduğu anlaşılmaktadır. 1237 (H.635) târihinde Konya'da vefât etti.
Evhadüddin Kirmâni de talebesi Ahi Evren ile birlikte 1205 yıllarında Anadolu'ya geldi. Muhyiddin-i Arabi, Şems-i Tebrizi, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi gibi zamânın büyükleriyle görüştü. Konya'ya yerleşti. Kendisi için kurulan dergâhta dersler verip talebe yetiştirdi. Evhadüddin Kirmâni'nin en büyük talebelerinden birisi Sadreddin Konevi'ydi.
Bu mübarek zat, vefatına yakın bir sohbetinde buyurdu ki:

Ebû Said Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Rızâma Kavuşmak Için Gayret Eden Dostlarım

Vehbi Tülek

Mütercim Âsım Efendi

Vehbi Tülek

Câfer-i Sâdık'ı Sevmeyen Adam!

Vehbi Tülek

İnsanlar, Ortaya Bir Bid'at Çıkarırlarsa

Vehbi Tülek

Meymune Binti Hâris (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

İcÂzetin Sirri

Gerçek Zehir

Gül Yaprağı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allah'ın Emaneti

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek