Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.540.090

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akçakoca Kalesi

Osmanlı devletinin kuruluş yılları. Orhan Gazinin silah arkadaşları, İzmit ve civarını ele geçirmişti. Buralara Anadolu içlerinden göç eden Türkmen boyları yerleştiriliyordu. Böylece Anadolu'nun Türkleşmesi daha geniş alanlara yayılıyordu. İzmit havalisinde ele geçirilemeyen tek kale, Karadeniz sahilindeydi. Çok sarp bir yerde kurulu olduğu için zaptedilmesi çok zordu. Fakat buranın tekfuru zaman zaman Türk köylerine saldırıp gençleri esir alıyor, kadınlara saldırıyordu. Orhan Gazi, yaşlı Akça Koca'ya burasını zaptetme emrini verdi. O sırada Akyazı'da bulunan Akça Koca, hemen harekete geçti ve gün doğmadan kaleye ulaştı. Kaledekiler henüz uykudaydılar. Hemen gazileri kale kapılarına taksim eden Akça Koca, 20 arkadaşıyla birlikte kalenin büyük kapısı önünde pusuya yatıp beklemeye başladı. Güz doğduktan sonra kaledekilerin bir kısmı tarlalara gitmek üzere kaleden çıkmaya başladılar. Açılan kale kapıları, onlar için büyük bir fırsattı. Kaleden çıkanların arkası kesilince Akça Koca, arkadaşlarına hücum emrini verdi ve kapılar kapanmadan kaleden içeri girmeyi başardılar. Hemen kılıçlarını çekip Allah Allah" nidalarıyla yeri göğü inletmeye başladılar. Herkes kaçıyor, saklanacak yer arıyordu. Akça Koca, Tekfurun konağını buldu ve adamı kıskıvrak yakaladı. Tekfur için yapılacak bir şey kalmamıştı. Gazilerden aman diledi ve kaleyi terketmek için izin istedi. Kalede herkes sevinçliydi. Çünkü tekfurun zulmünden kurtulup Osmanlı adaletine kavuşmuşlardı. Bu kaleye daha sonra, burasını fetheden Akça Koca'nın ismi verildi ve ona yurtluk olarak tahsis edildi.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Murad, pençesine al boya sürerek fermandaki imza yerine elini bastı. Bu âdet, ta Oğuz hanlarından kalma idi. Osmanlı padişahlarının imzaları olan tuğralar, eski atalar âdetinin devamıdır.Sultan Murad'ın elini bastığı ferman, Venedik kıyısındaki Rakuzalılara gönderiliyordu. Senelik vergi karşılığı Osmanlıların himayesini istemişlerdi. Zaten bütün Balkan milletleri, Osmanlı adaletine kavuşmak için can atıyorlardı. Çünki Osmanlıların girdikleri yerlerde, ancak İslam adaleti ve merhameti hüküm sürüyordu.O zamana kadar Bursa kadısı olan Çandarlı Kara Halil, ilk kadıasker (kazasker) tayin edilmişti. Ordu büyüdükçe, ülkeler fethedildikçe, ordunun din işleri ve adalet işleri fazlalaştı. Kazasker, ordunun en yükse hakimi idi.

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Verildi

Vehbi Tülek

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Kazliçeşme

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müferric Bin Muvaffak

Müferric bin Muvaffak hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 560 (m. 1250)'de doğdu. 648 (m. 1345)'de vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Bu mübarek zat, Habeşli bir köle idi. Efendisi onu sattı. Uzun zaman gittiği yerde yemedi, içmedi. Yeni efendisi kendisini mecnun (deli) zannedip çok dövdü. O buna hiç karşılık vermedi ve bu dövmeye hiç aldırış etmedi. Onu bağlayıp gittiler. Döndüklerinde, bağlarını çözülü olarak bir yanda onu, bir yanda ipleri gördüler. Sonra onun Allahü teâlânın sevgili kullarından olduğunu anlayan yeni sahibi onu azâd etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Mesrûk Tûsî

Vehbi Tülek

İbn-i Mesrûk Tûsi hazretleri, büyük velilerdendir. İran'da Tûs'ta doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298)'de vefât etti. İlim tahsili için Rey ve Horasan civârını dolaştı. Bağdât'a yerleşti. Cüneyd-i Bağdâdi, Sırri-yi Sekati, Hâris el-Muhâsibi ve diğer velilerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Veli Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

şeyh-ül-harem Abd Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Abd bin Ahmed, hadis, kelam ve Maliki fıkıh âlimidir. 966 (H. 355) senesinde Endülüs'te (İspanya) dünyaya geldi. İlim tahsili için memleketinden çıkıp, Mısır, Bağdad, Şam ve Mekke'ye gitti. Orada yerleşti ve evlendi. Mekke'nin Şeyh-ül-Harem'i oldu. Zamanının en büyük hadis âlimiydi. Hadis ve Maliki fıkhı üzerine birçok kitap yazdı. Kendisinden birçok hadis âlimi, hadisi şerifler rivayet etmişlerdir.
Bu mübarek zat, Mekke'de cömertliği ile meşhur oldu. Eline geçen her şeyi fakirlere verirdi. Dünya malına hiç ehemmiyet vermezdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Abdullah Makdisî

Vehbi Tülek

Unutma Ki Her Yaptığının Hesabını Vereceksin

Vehbi Tülek

Yalan Söylemek Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Gözü Yaşlı Mutasavvıf Ahmed Bin Abdurrahmân

Vehbi Tülek

Sâdık Talebe, Hocasını Yanına Çeker!

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Isrâf Edenleri Sevmez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sarik Ve Sakal

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Abdullah-i EnsÂrî

9 Evi Dolaşan Kelle

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek