Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.720.052

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

İmâm-ı Yâfiî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. 1298 (H.698) senesinde Yemen’in Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Yemen'de ilk tahsilinden sonra Mekke-i mükerremeye gitti. Şeyh Ali et-Tavâşî ile görüşüp ilimde ve tasavvufta yüksek derece sâhibi oldu. Tarîkat silsilesi birkaç koldan Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine ulaşır. Mekke-i mükerremeye yerleşip evlendi ve başka âlimlerin derslerini dinledi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Çeşme Faciasi

Büyük Devlet Olmak

Delik Kova

İcÂzetin Sirri

Dört Şey Mühimdir

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Kul hakkına özen gösteren Sultan Süleyman, bu konuya duyduğu titizlik nedeniyle 'Kanuni' lakabını almıştır. Budin Seferinden dönen ordu, yolların darlığı sebebiyle tarlalardan geçmek zorunda kalmıştı. Bu sırada bir köylü, elindekini padişahın atının geçtiği yere fırlatınca at ürkmüş, köylü de yakalanarak padişahın huzuruna getirilmişti. Sultan Süleyman köylüye:
-Derdin nedir de böyle yaptın? diye sorunca, köylü: -Biz fakir köylüleriz. Askerlerinizden bazıları, bizim yeni ektiğimiz tarlalardan geçtiler. Ya bu zararı ödersiniz, ya da sizi şikayet ederim. demiş. Bunun üzerine Kanuni köylüye: -Peki bizi kime şikayet edeceksiniz? diye sormuş. Köylü: -Siz Kanuni değil misiniz? Sizi kanuna şikayet ederiz. deyince Sultan Süleyman çok memnun olmuş ve hemen köylülerin zararlarını hesaplattırıp zararı ödemiş.

Vehbi Tülek

Ahmet Vefik Paşanin Bastonu

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Akbıyık Sultan, İkinci Murâd Han'ın haçlılar ve diğer din düşmanlarına karşı giriştiği cihâd hareketine de katıldı. Giriştiği seferlerde, Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin diğer talebeleri ile birlikte büyük kahramanlıklar gösterdi. Böylece Osmanlıların Rumeli deki yayılmasında önemli hizmetler gördü.Bu gazâlarda gösterdiği başarılardan birinin sonunda İkinci Murâd Han tarafından Yenişehir köylerinden bir tanesi kendisine temlik edildi (1437). Bu parayı ticarette kullanan Akbıyık Sultan kısa zamanda malının hesâbını yapamayacak kadar zenginleşti. Mal, mülk meşgûliyeti az zaman içinde, hocasının sohbetinden daha az istifâde etmesine yolaçtı. Bu sebeple birgün hocası Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, dünyâya ve onun geçici lezzetlerine bağlanmanın mahzurlarından bahsederek Akbıyık Sultan'a;

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Taşköprüzâde Halîl Efendi

Taşköprüzâde Halil Efendi rahmetullahi aleyh, Fâtih Sultan Mehmed Hân devri Osmanlı âlimlerindendir. 879 (m. 1475)'de Kastamonu'nun Küre kasabasında vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel, Resûlullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) salevat-ı şerife okumanın fazileti hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Lapsekili Halil Ve İbrahim Onbaşı...

Vehbi Tülek

Çanakkale Savaşının en kanlı sahneleri yaşanıyordu... Kocadere Köyüne büyük bir "Sargı evi" kuruldu. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Sivaslı, kimi Halepli, kimi Antepli, kimi Muşlu çok sayıda yaralı buraya getiriliyor ve burada tedavi ediliyordu. Yaralı kahraman erlerden biri de Lapseki'nin Beypaş Köyünden Halil'di. Halil'in yarası oldukça ağırdı. Zor nefes alıp vermekteydi. Alçalıp yükselen göğsüyle hayata biraz daha tutunabilmek için komutanının elbisesine sıkı sıkıya yapıştı. Nefes alıp vermesi gittikçe zorlaşıyordu. Dudaklarından tane tane ve kesik kesik dökülen kelimelerle komutanına şunları söyledi:

Es'ad Bin Ebî Nasr El-mihenî

Vehbi Tülek

O Gün, Kâfirler Için Çok Sıkıntılıdır

Vehbi Tülek

Tâcüddin ibnü'l-Vecih hazretleri kıraat âlimidir. 671 (m. 1272)'de Irak'ta Vâsıt'ta doğ­du. Burada meşhur âlimlerden istifade ettikten sonra Kahire"ye gitti; orada büyük kıraat âlimlerinin derslerine devam etti. Sonra Bağdad'a giderek talebe yetiştirdi. 740'ta (m. 1340) Bağdat'ta vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Hadis âlimi Yezid-i Rekkaşi

Vehbi Tülek

Abdullah-i Ensârî

Vehbi Tülek

Mahmûd Hulvî Efendi

Vehbi Tülek

Âriflerin Allahü Teâlâdan Dileği

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Sen Olmasaydın, Hiçbir Şeyi Yaratmazdım

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Örümcek Ağı

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Derdi Olan Neylesin?

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek