Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.157.857

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Dönemin padişahı Sultan II. Selim, Mimar Sinan'a şanına yakışır bir camii inşa etmesini buyurdu. Sinan hemen kolları sıvadı ve Selimiye camisini inşaya başladı. Temeller kazıldı, iskeleler kurulmuş. Çalışmalar sürerken Mimar Sinan bir gün elinde bir yumurtayla çıkageldi. Kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor, aklından hesap yapıyormuş gibi bir hali vardı. Sonra eğildi ve yumurtayı inşaat kumuna kırıp başladı karıştırmaya.. Görenler şaşırdı tabii. Bir müddet sonra "Bütün inşaatta bu harcı kullanacacağız" diye buyurdu. Sırf bu harç olayı için Edirne Karaağaç'ta bir çiftlik kurdurtdu. 30.000 tavuğun her gün düzenli olarak yumurtaları toplanıp kumla ve kille karıştırılıp camide kullanıldı. İnşaat hızla ilerliyordu. Ama Mimar Sinan bir gün ortadan kayboldu. Her yeri aradılar, ama Mimar Sinan'ı kimse bulamadı. Tam 8 yıl sonra Mimar Sinan çıkageldi. Caminin kaldığı yerden devam etmesini buyurdu. Sultan Selim inşaatın 8 yıl beklemesine çok sinirlendi: "Tez getirin Sinan'ı" diye emretti. Sultan Selim bu tüm saray efradı korkudan tir tir tiriyor, Selim'in gazabından korkuyorlardı. Mimar Sinan gayet sakin huzura çıktı. Selim "anlat" dedi.Mimar Sinan kendinden emin, temelin sağlam olması için zaman gerektiğini söyledi ve ekledi: "Hesaplarıma göre 8 yıl gerekiyordu" demiş. Sultan Selim, Mimar Sinan'ın dehası karşısında diyecek bişey bulamadı

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

25 Haziran 1421'de Bursa'da tahta çıkan Sultan İkinci Murâd Han 1422'de Osmanlı Devleti için büyük tehlike arz eden Bizans'ın entrikalarına son vermek ve hazret-i Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem tarafından vaad edilen mânevi müjdelere kavuşmak için İstanbul'u kuşattı. Bunun üzerine Bizans İmparatoru, Anadolu Beyliklerini Osmanlı Devleti aleyhine kışkırttı. Sultan İkinci Murâd Hanın kardeşi Küçük Mustafa isyan ederek Karaman ve Germiyan beylik kuvvetleriyle Bursa'yı kuşatınca, İstanbul'da kâfi miktarda kuvet bırakıp, Edirne'ye gitti. Edirne'den Bursa'ya geçti. Küçük Mustafa yakalanıp, cezâ landırıldı. Karaman, Eflak beyleri ve Venedikliler ile antlaşma yapıldı. Candarlı İsfendiyar Bey itâat altına alındı. İstanbul kuşatmasını hızlandıran Murâd Han İmparatorun şehri Venedik hâkimiyetine teslim edebileceği ihtimâliyle 22 Şubat 1424'te Bizanslılarla antlaşma yaptı. Bu antlaşma ile Ege ve Karadeniz kıyılarınıOsmanlılara terkeden Bizanslılar, yıllık otuz bin düka altın haraç vermeyi kabûl ettiler. Anadolu'da İzmir, Menteşe ve Teke beylikleri Osmanlı hâkimiyetine geçti. Germiyan Beyliği, Osmanlı Devletine katıldı. 1425'teSelânik'i ele geçiren Venedikliler Osmanlılara karşı Macarlar ile ittifâk kurdular. 1426'da Batı Anadolu'dan hareket eden Türk denizcileri, Venediklilere âitEğriboz, Modon ve Koron'a sefer yaptılar. Osmanlı-Venedik Harbi 1425-1430 yılları arasında devâm etti. Venediklilerin batı ve doğu devletleriyle ittifâk kurmasına rağmen, Sultan İkinci Murâd Han Şubat 1430'da Selânik'i fethetti. Venedik donanması Gelibolu'da Türk donanmasına taarruz ettiyse de müthiş bir bozguna uğradı. Temmuz 1430'da Osmanlı-Venedik Harbine son veren Lapseki Antlaşması imzâlandı. Selânik Osmanlılarda kaldı. Venedikliler yıllık vergiye bağlandı.İtalyanların hâkimiyetindeki Yanya'da ahâli despot kavgalarından bıkmıştı. Yanyalılar Selânik'te bulunan Osmanlı Sultanı İkinci Murâd Hana mürâcaat edip, Türk adâletine sığınarak hürriyet istediler. Rumeli Beylerbeyi Sinân Paşa, ahâlinin hürriyetine dâir Sultan Murâd Hanın fermânını getirince, şehrin anahtarı Osmanlılara teslim edildi. Böylece 1431'de Yanya ve çevresi de Osmanlı hâkimiyetine girmiş oldu.

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Şeyh EdebÂlî Hazretleri

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Velî Kuluna Kerâmet Ihsân Etmiştir

Ali bin Bergaş Şîrâzî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz'da doğdu. Bağdât'a giderek Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerine talebe oldu. Hocası tarafından mezun edilip, Şîrâz'a gönderildi. 1279 (H.678) târihinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Bilfiyâî

Vehbi Tülek

Zeynüddin Bilfiyâi rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 681 (m. 1282)'de Mısır'da doğdu. 749 (m. 1348)'de orada vefât etti. Derslerinde bazı dini mevzulardan şöyle bahsetti:

"pamuk Kâdı" Abdüllatîf Efendi

Vehbi Tülek

Selîm Kırımî

Vehbi Tülek

Selim Kırimi hazretleri, aslen Kırımlı olup ilim tahsilini İstanbul'da yaptı. Bir müddet kâdılık vazifesinde bulundu. Bosna niyâbetinde iken kâdılıktan ayrıldı. Tasavvufta yetişmek üzere Şeyh Muhammed adında bir zâtın Kâdiri yolunun rehberlerinden Şeyh Hüseyin Efendinin sohbetlerinde bulunup onlardan feyiz aldı. 1756 (H.1170) senesinde vefât etti. Kabri Köprülü'dedir.

Selim Kırimi hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde, tevekkül hakkında buyurdu ki:

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

Vehbi Tülek

En Güzel Nasîhatçı!..

Vehbi Tülek

Talebelerim Dünyâda Nâmerde Muhtaç Olmasın!

Vehbi Tülek

Kalplere En Çok Tesir Eden Şey Iyiliktir

Vehbi Tülek

Eşkıyâ Tehlikesi Geçene Kadar Yola Çıkmıyoruz

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanının Babası Mevlânâ Hamidüddin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Zalimlere Dersini Verdi!

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Bülbülün Zikri

Geç Gelen Kurtarıcı

SelÂmetle Gidip Gel

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek