Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.189.544

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Şeyh Hamidüddin Aksarayi, Bursa'da bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı. Somuncu Baba ekmek satmaya başlayınca, herkes peşinden koşar, ekmeğini kapışırlardı. Somuncu Baba'nın fırını, Molla Fenâri Mahallesinde, Ali Paşa Çınarı civârında olup, iki gözlü idi. Fırının bitişiğinde de, ibâdet ettiği bir odası vardı. Odanın kıble cihetinde de, nefsini terbiye etmek için kullandığı bir Çilehânesi mevcûd idi. Hamidüddin hazretleri durumunu Bursa'da kimseye bildirmedi. Hep, halk içinde Hak ile olmağa gayret etti.

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şefaati Seçtim Ve Size Haber Vermek Istedim

Cemâlüddin Muhammed bin Dübeysi hazretleri hadis hafızı ve kıraat âlimidir. 558'de (m. 1163) Irak'ta Vâ­sıt'ta doğdu. Burada hadis öğrendi ve hafızlık derecesine yükseldi. Sonra Bağ­dat'a yerleşen İbnü'd-Dübeysi kıraat okutmaya başladı. 637 (m. 1239)'da vefat etti. Şöyle nakletti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sıkıntılara Karşılık Veren Kimse Sabırlı Değildir!

Vehbi Tülek

Cemâlizade Kâsım Çelebi meşhur velilerindendir. İstanbul'da doğdu. 1519 (H.926) târihinde İstanbul'da vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Çelebi Halife'ye intisab ederek tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Sonra Hadım Ali Paşanın kendisine bir dergâh ve bir câmi yaptırmasıyla oraya geçip talebeleriyle birlikte ilim ve ibâdetle meşgûl oldu. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hasan Bin Ahmed Attar

Vehbi Tülek

Es’ad Bin Mahmûd Iclî

Vehbi Tülek

Es'ad bin Mahmûd Icli rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve meşhûr vâizlerdendir. 515 (m. 1121)'de doğdu. 600 (m. 1203)'de vefât etti. Vaazlarında buyurdu ki:

Ebü’l-hüseyin Teymî

Vehbi Tülek

Tevekkül Boş Oturmak Değildir

Vehbi Tülek

Ebû Osman Hîrî

Vehbi Tülek

Benim Kadar Hiç Kimse Eziyet Çekmedi

Vehbi Tülek

Kabir Toprağını Başına Serpen Arabî

Vehbi Tülek

Sünneti Özürsüz Terk Etmek Mekruhtur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Minareden Okunan Şiir

Minareden Okunan Şiir

Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Helvaci Çocuk

Sonunda Orta Yolu Buldular

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek