Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.444.928

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahtan Sakınan Cesur, Hâinler Ise Korkak Olur!

Bennân Hammâl hazretleri meşhur velîlerdendir. Bütün ömrünü Mısır'da geçirdi. Cüneyd-i Bağdâdî ve zamânın âlimleriyle sohbet etti. 928 (H.316) senesinde Mısır'da vefât etti. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz'un Kuvveti

YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Bu Kadar Dilenciye Para Yetiştirmek KÂbil Mi?

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dağıstanlı Hâfız Efendi

Anadolu evliyasındandır. Dağıstan'da dünyaya geldiği için Dağıstâni olarak anılmıştır. Dağıstan bölgesi, 1800'lerden itibaren Rus işgaline uğradığı için ailesi Anadolu'ya göç ederek Harput'a yerleşti. Burada küçük yaştan itibaren medresede tahsil gördü ve kıymetli din alimlerinden ders aldı.
Dağıstanlı Hâfız Efendi ölüm döşeğinde iken, vefâtından sonra kürsünün Beyzâde Efendiye verilmesi konusunda medresenin kurucularından Çötelizâdelerden Sırma Hâtuna şöyle vasiyette bulundu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kâinatın Efendisi Zamanın Güneşidir

Vehbi Tülek

Celâleddin ibn-i Hatib Dâreyyâ hazretleri siyer, hadis ve fıkıh âlimidir. 745 (m. 1344)'de doğdu. 811 (m. 1408)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Benimle Sohbet Etmek Ister Misiniz?

Vehbi Tülek

İnsanlar Uykudadır Ölünce Uyanırlar!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbas İbn-i Ârif hazretleri evliyanın büyüklerinden olup Kırâat ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 1088 (H.481) senesinde Endülüs'te (İspanya) Meriyye (Marea) şehrinde doğdu. 1142 (H.536) senesinde Fas'ta Merrakeş'te vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân ilimlerini öğrenmeye başlayan İbn-i Ârif Kırâat râvilerinin bütün husûsiyetlerine hakkıyla vâkıf oldu. Mâliki mezhebi fıkıh bilgilerinde ve târih ilminde husûsi ihtisas sâhibiydi. Zamânındaki velilerin sohbetlerinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerledi. Bir dersinde şunları anlattı:

Hamîdüddîn Nâgûrî

Vehbi Tülek

Fehîm! Ubeydullah'ı, Kardeşim Sâlih'e Götür

Vehbi Tülek

Beşikçizâde Süleymân Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Muharrem Sırrî Efendi

Vehbi Tülek

Hanefî Mezhebinin Reîsi: İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe

Vehbi Tülek

Ebû Câfer El-kaarî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cünnetü'l-esmâ

Cünnetü'l-esmâ

Mecmûatü'l-Ahzâb kitabında şöyle nakledilir: İmam Gazali hazretleri anlatıyor:
Kûfe ve Basra'da büyük bir tâûn hastalığı zuhur etti. Kûfe şehrinin ileri gelenlerinden Abdullah bin Hasan ve Ebul-Münzir, Hazret-i Ali'nin (radıyallahü anh) yanına geldiler. "Musallat olan hastalık yüzünden insanlar kırılıyor, cenazeleri defnetmekle meşgul olanlar kafi gelmiyor... Hatta vahşi hayvanlara yem olanlar var! Bize bir çare göster, himmet elini uzat. Ya Emirel-Müminin, şu sıkıntılı halimizde bize bir rehberlik yap" diye yalvardılar. Ali (radıyallahü anh) de onlara, birşeyler yazıp verdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

A'meş Ve Hanımı

Delik Kova

Evliyalar Ölmez İmiş

İcÂzetin Sirri

Cünnetü'l-esmâ

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek