Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.299.099

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Alvân Hamevî hazretleri büyük velîlerdendir. 1468 (H.873) senesinde doğdu. 1530 (H.936) senesinde Suriye’de Hama'da vefât etti. Şâfiî mezhebinden ve Şâziliyye tarîkatındandır. Memleketinde, zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Tasavvuf yolunu, Seyyid Ali bin Meymûn Magribî'den öğrendi. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Osmanlı padişahları, hastahaneler, mescitler, köprü­ler, âlimler, kadılar ve benzeri kamu yararı bulunan âmme hizmetlerini İslam hukukuçularından aldıkları fetvalara dayanarak, devlete ait bir kısım gelirleri bu tip hayır ci­hetlerine vakıf adıyla tahsis ederek yürütmüşlerdir. İslam hukukuna göre haraci arazi denen bir arazi çeşidinin gelirleri, beyt'ül-mal'il-harâc adıyla anılan bütçe faslında toplanır. Bu fonda toplanan gelirler, biraz önce saydığımız kamu hizmetlerine harcanır.

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Mübarek Beldelerin Hizmeti Ona Ve Nesline Verildi

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Issız Bir Yerde Yolunu Kaybeden Talebe!

Abdürrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 819 (m. 1416) senesinde Yemen’de Terîm’de vefât etti. Zamanında bulunan büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunarak yetişti. Kerâmetler, faziletler sahibi bir zât idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbâdetlerin Sahih Olması Için...

Vehbi Tülek

Ebû Ali Neccâd hazretleri Hadis, usûl ve Hanbeli fıkıh âlimidir. Küçük yaşta ilim tahsiline başlayan Ebû Ali Neccâd, Hanbeli mezhebinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Hadis, usûl ve Hanbeli fıkıh bilgilerinde imam ve zamanın en büyük âlimi oldu. 360 (m. 971) yılında vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Mehmed Emîn Tokâdî

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşı Iyilik, Bir Insanlık Vazîfesidir

Vehbi Tülek

Mekhûl bin Fazl Nesefî hazretleri fıkıh, kelam ve tasavvuf âlimidir. Yahyâ bin Muâz hazretlerine talebe oldu ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 318 (m. 930)’da vefat etti. İslam ahlakını insanlara öğreten “el-Lü’lüiyyât” isimli bir eseri vardır. Bu kitabında şöyle anlatır:

Mütevelli, Vakıf Sahibinin Vekîlidir

Vehbi Tülek

İnsanlar, Birtakım Sapık Yollara Ayrılmışlardı

Vehbi Tülek

Ebû Mûsâ Cezûlî

Vehbi Tülek

Nezahat Onbaşı

Vehbi Tülek

Açlık Nûr, Tokluk Ateş Şehvet Ise Odundur!

Vehbi Tülek

Büyük Müderris Behâüddîn Lütfullah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Adalet Ve Tevazu

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

İcÂzetin Sirri

Korkma!

İftiranin Neticesi

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek