Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.120.052

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlih Müslüman Ve Iyi Bir Kul Nasıl Olmalıdır?

Ebü'l-Abbâs Sayyâd hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Yemen'de doğdu. 1183 (H.579) senesinde, Zebîd şehrinde vefât etti. Tasavvuf yolunun edeb ve bilgilerini Fakîh İbrâhim el-Feşelî'den öğrenip kemâle geldi, olgunlaştı. Kerâmetleri görüldü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yalnizlik Köşkü

1909 yılı, Nisan ayının 27'nci günü, çift atlı saray arabaları Yıldız Sarayı'nın önünde sıra sıra dizilmiş, yolcularını bekliyorlardı. Akşam karanlığında koşuşturan subaylar, askerler ve içinde mum yanan fanuslu lâmbaların ışığında güçlükle fark edilen sürücülerdeki telâş ve tedirginlik, atlara da sirayet etmişti. Huysuzlanıyor, başlarını aşağı yukarı sallıyor, ayakları ile toprağı eşeliyorlardı. Sanki, felâketlerle geçecek yılların işaretlerini şimdiden veriyorlardı.
600 yılı geride bırakarak yedinci asrını süren Osmanlı İmparatorluğu tarihinde, kırılma noktası denilebilecek çok önemli bir gün yaşanıyordu. 32 yıl, 7 ay ve 27 gün süren bir saltanattan sonra 34'üncü padişah Sultan İkinci Abdülhamid Han, o gün tahttan indirilmiş, yerine kardeşi geçirilmişti.

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

75 - Ertuğrul Şehitleri

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali'yi Inciten, Beni Incitmiş Gibidir

Ebü'l-Hayr Ahmed Kazvînî hazretleri evliyânın meşhurlarından olup Şâfiî mezhebi hadîs, fıkıh, kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. 1117 (H.512) senesinde İran’da Kazvin’de doğdu. İlim öğrenmeye küçük yaşta başladı. Kazvin, Nişâbûr, Bağdât ve başka yerlere gitti. Abdurrahmân-ı Ekkâf hazretlerinin sohbetlerinde kemale gelerek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz Kılmayanın Dîni Yıkılır

Vehbi Tülek

Tekirdağlı Feyzi Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Gümüşhânevî Dergâhının son şeyhidir. 1851 (H.1267) senesinde Tekirdağ'ın Kılıçlar köyünde doğdu. İlk tahsîlini memleketinde gören Feyzi Efendi, İstanbul'a gelerek birçok âlimden ders okudu ve icâzet aldı. Bâyezîd Câmiinde ders okutmaya başladı. Sonra İstanbul Müderrisliği vazîfesi verildi. 1910 senesinde Huzûr Dersleri Muhataplığına tâyin edildi. En son huzûr dersinin yapıldığı 1919 senesine kadar bu vazîfesine devâm etti.

Yolumuzun Esası, Zaruri Olan Ile Yetinmektir

Vehbi Tülek

Sinânüddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Sinânüddin Halveti hazretleri Osmanlı Devleti zamanında yetişen âlimlerdendir. "Şeyh-ül-Harem" diye meşhûr oldu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1000 (m. 1592) senesinde Amasya'da vefât etti. "Tebyin-ül-mehârim" isminde bir eser yazdı. Bu kitabında şöyle buyurmaktadır:

Ebû Hafs-ı Haddâd

Vehbi Tülek

İlme, Gece Gündüz Bir Dost Gibi Yapış!

Vehbi Tülek

Ziyâd Bin Ebî Süfyân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

“otuz Beş Yaş” Ve Cahit Sıtkı Tarancı

Vehbi Tülek

Eskici Mehmed Dede

Vehbi Tülek

Mahrûk Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Onun Görmediği Yer

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Tüccarin Rüyasi

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek