Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.201.204

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dergâha Ayakkabıyla Girmek Isteyen Küstah İngiliz Subayı!

Hâce Mahdûm Sâbir hazretleri büyük velîlerdendir. 1196 (H.592)'da Afganistan’da Hirat'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra Hindistan’a giderek Ferîdüddîn-i Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Onun sohbetlerinde kemale gelince hocası ona icazet vererek Kalyâr'a (Gvâliyar) gönderdi.1291 (H.690) senesinde orada vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni’nin Merhameti

Ferdinand'dan sonra Avusturya kralı olan Maximillian ile Osmanlı himayesi altında olan, komşusu Erdel kralı Sigismund, sürekli birbirlerine saldırıp huzursuzluk çıkarıyorlardı. Oysa ki Erdel kralınının her hareketinde Osmanlı hükûmetine danışması ve müsaade edildiği kadar faaliyet göstermesi gerekiyordu. Avusturya kralı Erdel kralını, o da Avusturya kralını Kanuni'ye şikayet ettiler. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han, 72 yaşında olduğu halde sefere çıktı. Belgrad'a geldiklerinde, Zemun konağında Erdel Kralı Sigismund, padişahın huzuruna çıktı ve hemen önünde diz çöktü. Kanuni:-Ayağa kalk...dedi. Sigismund ayağa kalkıp:-Eski kul oğlu kulum. Ferman padişah hazretlerinindir, diye boyun büktü. Kanuni ona:-İyilik üstüne iyilik göreceksin. Asker ve cephane tedarikine çalış. Seferimizde bize katıl. Ne zaman bir ihtiyacın olursa bildir ki, çaresine bakalım...Sigismund böyle bir hareket karşısında şaşkına döndü. Çünkü padişahtan ağır bir ceza bekliyordu. Başını önüne eğip cevap veremeden huzurdan çıktı. Dışarı çıkınca adamlarına:-Padişahın muhabbeti beni sarhoş etti, konuşmaya takatim kalmadı...dedi.

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han devri, bilindiği üzere İslâmi ilimlerde olduğu kadar pozitif sahada da en hareketli ve verimli dönemini yaşamıştır. Başta Sultan Fatih olmak üzere devletin her kademesindeki yetkili, bu konuyla yakından ilgilenmiş ve ve bu sayede ilim adamları arasında büyük bir rekâbet başlamış, böylece medreseler harıl harıl çalışarak güçlü il im adamları yetiştirmek amacını gütmüşlerdir. Bu sıralarda İstanbul gibi Bursa da âdetâ bir ilim merkezi halinde bulunuyordu. Ülkenin her tarafından kabiliyetli talebeler oraya akın etmekte idi. O zamanlar Bursa'nın büyük tüccar larından Yusuf bin Salih adında bir şahsın çok zeki ve yetenekli bir oğlu vardı. Ne var ki, ismi Muslihiddin olan bu çocuk ile babası arasında anlayış bakımından çok büyük farklar bulunuyor du. Babada tüccar kafası, oğlunda ilim, irfan ve kültür kafası vardı. Aralarında bu konularda anlaşmazlıklar çıkıyordu.

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrâhim Lâkânî

İbrâhim Lâkâni hazretleri kelâm âlimi ve büyük veli olup, 1041 [m. 1632] senesinde vefât etmiştir. İlm-i kelâmda yazdığı (Cevhere-tüt-tevhid) kitabı meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eshab-ı Kiramın Üstünlüğü

Vehbi Tülek

Ebü'l-Mehâsin Mes'ûd Beyheki hazretleri tefsir ve usûl âlimlerindendir. 544 (m. 1149)'de vefât etti. Tefsirinde, Eshab-ı kiramın üstünlüğünü bildiren âyet-i kerimeleri şöyle anlatır:

Abbas Bin Ubâde (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebü'l-hayr Şihâbüddîn Menûfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hayr Şihâbüddin Menûfi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. "İbn-i Abdüsselam" ismiyle meşhurdur. 847 (m. 1443)'de Aşağı Mısır'daki Menûf şehrin­de doğdu. Zamanın meş­hur fakihlerden fıkıh tahsil etti. Mekke'de Şerefeddin Zâviyesi'nde ders verdi. Menûf ve Kahire kadılıklarında bulundu. 931 (m. 1525)'de Kahire'de vefat etti. Duânın edebleri hakkında şunları anlattı:

Müslüman Topluluktan Ayrılmak Azaptır

Vehbi Tülek

Günahlarını Hatırladığı Zaman, Içi Titreyenler!

Vehbi Tülek

Her Hastalığın Aslı Çok Yemek Yemedir

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Cerîrî

Vehbi Tülek

Ebülbekâ Eyyüb Kefevî

Vehbi Tülek

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

İftiranin Neticesi

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Allah Diyen Genç

Arkadaşlarımı Korumak Için

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek