Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.358.084

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Medine’de doğan Avn bin Abdullah hazretleri Tâbiîn devrinin büyük velilerindendir. Kûfe'ye hicret ederek orada yerleşti. 733 (H.115) senesinde vefat etti. Abdullah bin Amr, Ebî Bürde ve diğer Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehid Padişah Iii. Selim HÂn

Veliahd Selim, devam etmekte olan Osmanlı-Avusturya-Rus Harbinde cephelerden gelen acı haberlere dayanamayan amcası, Birinci Abdülhamid Hanın vefâtıyla 7 Nisan 1789 târihinde Osmanlı Sultanı oldu. İçte ve dışdaki meseleleri hâl etmek için yüksek devlet memurlarının katıldığı, 16 Mayıs 1789 târihinde büyük bir divân toplantısı yaptı.Divânda devlet meselelerinin halli için herkesin fikirlerini söylemesini istedi. Divândan sonra idâri, mâli, siyâsi ve askeri meselelerin halli için tâlimat verdi. Avusturya ve Rusya ile harplerin devâmına karar verildi. Mâliyenin düzelmesi için, sarayda bulunan altın ve gümüş eşyânın büyük bir kısmı paraya çevrilmek üzere, darphâneye gönderildi. Merkez ve eyâletlerdeki halk da Sultan Selim Hana yardımcı olmak ve saraya uymak için, altın ve gümüşlerini devlete teslim etti. Saray ve halkın yardımlarıyla cepheler takviye edildi. Fransa ve İspanya sefirleri sulh; Prusya, Kırım'ın kurtarılması için antlaşma; İsveç ise Rusya ya karşı yardım talebiyle harp teklif ettiler.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhları zaman zaman ulemâdan ileri gelenleri saraya davet ederler, ilmi mütâlaalarını dinliyerek istifâde ederlerdi. Huzurda âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tefsir leri anlatıldığı gibi müsbet ilimler, edebi konular konuşulur, ilmi müzâkereler yapılırdı. Sâdece Osmanlılarda görülen ve hangi târihte ihdâs edildiği kesinlikle belli olmayan huzûr derslerinin Osmân Gâzi ile başladığı iddia edilmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa 1759 yılında bir kânunla huzur dersleri denilen ve Ramazanın birinden onuncu gününe kadar devam eden bir ders ihdâs etmişti. Ramazandaki huzur derslerinin mevzuu dini konular olurdu. Kâdı Beydâvi Tefsiri'nin okunması genelde âdet hâline gelmişti. Huzur hocalarını şeyhülislâm seçerdi.Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında huzur dersleri Ramazanda ikindi namazından sonra haftada iki gün esasına göre Yıldız'daki Çit Kasrında yapılır ve Sultan Abdülhamid Han yüksekçe bir mindere otururdu. Karşıda ders veren ile dinleyiciler bulunurdu. Dâvet üzerine devlet ricali de derste hazır olurdu. Pâdişâh dersi anlatan ile buna sual soranların münâzaralarını dinlerdi. Her derste ders anlatan ve ona sual soranlar değişik olurdu.Huzur dersleri Osmanlı Devleti ve Hilâfetin ilgâsına kadar (3 Mart 1924) devam etti. Son huzur dersi Halife Abdülmecid Efendi zamânında ve 1923 (H. 1341) Ramazanı'nda yapılmıştır.

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

İlk Uçan Türk, HezÂrfen Ahmed Çelebi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Aşçi Yahya Baba Ve Sultan Ii. Bayezid

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Her Hayırlı Amel Zikirdir...

Abdülvehhâb Mütteki hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr velilerdendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de vefât etmiştir... Abdülvehhâb Mütteki, babasının ve annesinin vefâtından sonra küçük yaşta kendini ilme verdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Duâdaki Tesir, Kudret Silâhlarda Yoktur

Vehbi Tülek

Muhammed Seyfeddîn Fârûkî hazretleri Silsile-i aliyye adı verilen âlim ve velîlerin yirmi beşincisidir. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin torunu ve Urvetü'l-Vüskâ Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin beşinci oğludur. 1639 (H.1049) senesinde Hindistan'ın Serhend şehrinde doğdu. 1684 (H.1096) senesinde aynı yerde vefât etti. Babası Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî'nin teveccüh ve sohbetleriyle, Nakşibendiyye yolunda ilerleyip, Sultân Evrengzîb Âlemgîr Hanın dînî terbiyesi için vazifelendirilip Delhi'ye gitti. Sultan Âlemgîr Han, kendi isteğiyle ve samîmî olarak ona talebe oldu. Sultana yazdığı bir mektupta şöyle buyurdu:

İyi Amel Işleyene Müjdeler Olsun!

Vehbi Tülek

Bir Garip Mümin Nalıncı Baba

Vehbi Tülek

Sultan III. Murad Han bir gece garip bir rüya görür. Veziriazam Siyavuş Paşa ile birlikte tebdil-i kıyafet ederek çıkarlar yola... Padişah gideceği yeri iyi bilir. Seri ve kararlı adımlarla Beyazıd'a çıkar, döner Vefa'ya. Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarlarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatli bakınır. İşte tam o sıra, orta yerde yatan bir ceset gözlerine batar. "Kimdir bu?" diye sorarlar. Ahaliden biri şöyle anlatır: "Aslında iyi sanatkârdı. Azaplar Çarşısında çalışır, nalının hasını yapardı. Ancak kazandıklarını içkiye, fuhşa harcardı. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerede namlı mimli kadın varsa takardı peşine..."

Fakir Olan Borçluları Sıkıştırma!

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

Şerîfzâde Seyyid Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Korkmayın, O Bize Zarar Veremez!

Vehbi Tülek

Nezahat Onbaşı

Vehbi Tülek

Gençliğini Iyi Geçirenin, Ihtiyarlığı Da Iyi Geçer

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Minareden Okunan Şiir

Yirmi Saniyede

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

O Kullarına Çok Merhametlidir

Gerçek Zehir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek