Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.663.976

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Ruslar 24 Nisan 1877'de Osmanlı devletine harp ilan etmişlerdi. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Karadağ da Rusların yanında yer almışlardı. Osman Paşa o zaman Vidin müstahkem mevki kumandanı idi. 7 Temmuz'da Sırp kuvvetlerini bozgu na uğratarak büyük bir ün yapmıştı. Rusların büyük bir ordu ile Tuna istikametine gelmekte olduğu haberi alınınca, Plevne'ye gönderildi. 20 Temmuz günü, burasını kuşatan Rus öncü kuvvetlerini dağıttı. Fakat 10 gün sonra asıl Rus birlikleri kalabalık bir şekilde gelerek Plevne yakınlarında karargah kurdular. 40.000 asker ve 172 ağır topu bulunan bu düşman ordusuna, gece yarısı ani bir baskın yapan Osman Paşa, birkaç saat içinde bu kalabalık Rus ordusunu perişan ederek geri çekilmeye mecbur etti. Ertesi gün kaleden çıkan Osman Paşa Lofça önlerinde kalabalık bir Rus birliğini daha mağlup etti. 7 Eylül günü Ruslar, tekrar Plevne önlerine geldiler. 10 gün süren bu kuşatma, daha şiddetli muharebelere sahne oldu. Osman Paşa sık sık kaleden çıkış hareketleri yaparak Rus birliklerine ani baskınlar yapıyor ve ağır kayıplar verdiriyor du. Nihayet 17 Eylül günü Ruslar yine geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu tarihlerde Osmanlı tahtına, Sultan II. Abdülhamid henüz yeni çıkmıştı. Bir ferman göndererek Osman Paşa'ya Gazi ünvanı verdi ve rütbesini Mareşalliğe yükseltti.

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Selim Hân'ın iki oğlundan biri olan Şehzâde Murâd, Manisa'da vâli idi. Şehzâde Murâd, Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine, kendisinin sultân olup olmayacağını anlamak üzere, bir mektupla hizmetçisini Uşak'a gönderdi. Uşak'a varan haberci, doğruca Hüsâmeddin-i Uşâki'ye giderek, huzura kabûl edilmesini ricâ etti. Huzûra kabûl edilen haber ci, daha mektubu Hüsâmeddin-i Uşâki hazretlerine vermeden ve ziyâreti hakkında bir şey söylemeden, Uşâki hazretleri ona; "Git! Şehzâdeye söyle! Hemen İstanbul'a hareket etsin. Filan gün saltanat tahtına oturacaktır." dedi.

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

99 - Deli Hüseyin Paşa Ve İran Şahinin Yayi

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Tasi Taraği Topladik

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tövbe Etmek, Herkese Farz-ı Ayndır

Mehmed Bahaeddin Efendi, Nakşibendi-Halidi büyüklerindendir. Konya'nın Bozkır kazasında doğdu. Babası Muhsin Efendiden bu yolun tahsil ve sülukunü tamamladıktan sonra Konya'ya giderek ilim ve tarikatın yayılmasına hizmet etti. 1321 (m. 1903)’de vefat etti. “İkazü'n-Nâimîn ve Tenbihu'l-Mukallidîn” isimli risalesinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemin, Yalnız Allah'ın Isimleri Ile Olur

Vehbi Tülek

Karslı Davud Efendi, Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. Kars’ta doğdu. Orada Çolak Abdullah Efendi'den ilim öğrendi. Daha sonra İstanbul'a giderek tahsi­lini tamamladı. Rüûs imtihanını vererek çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra 1169 (m. 1756)’de İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde 'yemin' bahsinde şunları anlattı:

İbâdetlerin En Kolayı Az Konuşmaktır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Zamanının bir tânesi olan Ebû Bekr-i Şibli, İmâm-ı Mâlik hazretlerinin "Muvattâ"sını ezbere bilirdi. Takvâ sâhiblerinin tâcı, birçok riyâzetleri ve kerâmetleri ile evliyânın reisi, akıl âleminin meş'alesi idi. Pekçok âlimden hadis-i şerif dinlemiş ve nakletmiştir. Öğrenmek hususundaki şiddetli arzusu dinmek ve tükenmek bilmezdi.

Mevlânâ Ibn-i Ömer

Vehbi Tülek

Eshâbımın Hiçbirine Dil Uzatmayınız

Vehbi Tülek

Şemsüddîn İbn-i Câbir Hevvârî

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Kemal Ümmî Hazretleri

Vehbi Tülek

Belhî Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarayda İftar

Sarayda İftar

Padişahlardan biri bir Ramazan günü hizmetkarına tembih etti: -Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et. Akşam oldu, namaz kılındı, namazdan sonra, ilim ve irfan sahibi olan bu hizmetkar, 5-10 kişilik bir grupla çıka geldi. Padişah şaşırdı: -Bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin.. -Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Fani Dünya

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Allah Diyen Genç

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek