Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.598.238

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Süleymân Rüşdi Efendi, önce Karamullu köyünün efesi idi. Halk kendisinden çok korkardı. Daha sonra, Nâzilli'de Mehmed Zühdi Efendi'yi görüp, ona talebe oldu. Mehmed Zühdi Efendi' nin yanında kemâle eren Süleymân Rüşdi Efendi, çok yüksek mertebelere kavuştu. Efelik zamânında kullandığı bıçağını, palasını ve tüfeğini, oturduğu odanın duvarına astı. Kendisine bağlı efeleri de ona talebe oldular. Önceleri Mirzâde diye meşhûr idi. Sonra Rüşdi mahlasını aldı.

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Müslümana Dünyada Rahat Yok

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rahmetullah Efendi

Rahmetullah Efendi Hanefi fıkıh âlimidir. Hindistan'da, 1231 (m. 1816)'da Delhi'de doğdu ve orada yetişti. Osmanlı Sultanı Abdülaziz Han kendisini İstanbul'a davet etti. Hıristiyanlara bir reddiye yazmasını istedi. İstanbul'da, Arapça "İzhâr-ül-hak" ve "Beyân-ül-hak" kitaplarını yazdı. 1306 (m. 1889)'da Mekke'de vefat etdi. Beyân-ül-hak kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Sübkî

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb Tâcüddin Sübki hazretleri, Şâfii âlimlerinden olup, 771 [m. 1370] de Şâmda vefât etmiştir. Derslerinde Şafii mezhebi fıkıh bilgilerini anlatırdı. Vefatından kısa bir zaman önce bir ramazan arefesinde talebelerine şunları anlattı:

Müslüman Ya Müctehid Veya Mukalliddir

Vehbi Tülek

Onlar, Eshâb-ı Kirâmın Yolundan Gidenlerdir

Vehbi Tülek

İbrâhim Fezâri hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Mısır asıllı olup 660 (m. 1262)'de Şam'da doğdu. Zamanın büyük fıkıh âlimlerinden ders al­dı. Emeviyye Camii hatipliğine tayin edildi. Burada çok talebe yetiştirdi. 729 (m. 1329)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

İnsaflı Davranmayı Kendine Vazîfe Bil

Vehbi Tülek

Tasavvufun Hakîkatinden Gâfil Olandan Sakın!

Vehbi Tülek

Ölüm Gelinceye Kadar Ibâdet Emredilmiştir

Vehbi Tülek

Sâdık Talebe Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Yüz Kişiyi Öldüren Adamın Tövbesi!..

Vehbi Tülek

Bu Dünyâ, Kederler Ve Üzüntüler Yeridir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Sarik Ve Sakal

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Sakin Kalyona Binme

Allah’a Firar Et

Örümcek Ağı

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek