Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.728.477

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Vehhabi İsyani Ve Kavalali İbrÂhim Paşa

Kavalalı Mehmed Ali Paşanın büyük oğlu ve Mısır vâlisiydi. 1789'da Kavala'da doğdu. İstanbul'da eğitim gördü. 1805'te Mısır vâlisi olan babasının yanına gitti. 1807'de Mısır defterdarlığına tâyin edildi. Mısır ordusunun yeniden teşkilâtlanmasında büyük rol oynadı. Arabistan Yarımadasındaki âsi Vehhâbilerin faaliyetlerinin durdurulması için, vazifelendirildi. Güçlü ve düzenli ordusunun başında harekete geçen İbrâhim Paşa, 26 Eylül 1818'de Vehhâbilerin merkezi Der'iyye'yi fethetti. Vehhâbi emiri İbn-i Suûd ile dört oğlunu ve âsi liderleri esir edip, İstanbul'a gönderdi. Âsilerin hepsi idâm edildi. Vehhâbilerin, Muhammed aleyhisselâmın kabr-i şerifi Ravza-i mutahheradan çaldıkları kıymetli eserlerin bir kısmını buldurup, İstanbul'a gönderdi. Vehhâbilerin zulmüne son verdi. Ahâliye ve âlimlere iyi davrandı. Bu hizmeti karşılığında kendisine Paşa rütbesi verildi.

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

İstanbul'un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Zâhirde Halk Ile Bâtında Hak Ile Bulunmalı

Seyyid Murâd-ı Münzâvî hazretleri İstanbul'da medfûn bulunan en büyük üç evliyâdan biridir. 1644 (H.1054) senesinde Buhârâ'da doğdu. Henüz üç yaşında iken ayakları felç oldu. Fakat ayakları sağlam olanlardan daha çok dünyâyı dolaştı. Tahsîl yaşına gelince Keşmîr'e gitti. Sonra Kâbe-i muazzamayı ve Resûlullah efendimizin kabr-i şerîfini ziyâret etti. Sonra Hindistan'a gitti. Silsile-i aliyye büyüklerinden olan Muhammed Ma'sûm Fârûkî hazretlerine talebe oldu. Sohbetleri ve bereketli nazarları ile kemâle geldi. İcâzet aldı. Sonra Bağdât'a, Kâhire'ye, Şam'a gitti. Nihayet İstanbul'u teşrif etti. Eyyûb Sultan hazretlerinin kabri civârında ikâmet etti. Bir ara Bursa'ya gitti. Bir müddet Bursa'da ikâmetten sonra, tekrar İstanbul'a döndü. Beş defa hacca gitti. 1719 (H.1132) senesinde İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Merkez Efendi'den Altın Nasihatler

Vehbi Tülek

Merkez Efendi Osmanlılar zamânında İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. İsmi Mûsâ olup, Merkez Muslihuddin lakabıyla meşhûr oldu. 1463 (H.868) senesinde Saruhanlı'da doğdu. 1551 (H.959) senesinde İstanbul'da vefât etti. Önce kendi memleketinde, sonra Bursa ve İstanbul'daki medreselerde tahsil yaparak; tefsir, hadis, fıkıh ve tıb ilminde yetişti. Şeyhulislâm Ebüssü'ûd Efendi'nin hürmet ve muhabbetini kazandı. Bu sırada Sünbül Sinân hazretlerinin şöhretini işitti. Her gün Sünbül Sinân'ın dergâhına gelip, ondan ders almaya ve hizmete başladı...

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Eshâbım, Ümmetim Için Sığınaktır

Vehbi Tülek

Fikâri Efendi, Kanuni Sultan Süleymân devri tefsir âlimlerinden olup 957 (m. 1550) senesinde vefât etti. Eshâb-ı kiramın fazileti hakkında şunları nakleder:

İbrâhim Medenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Safranbolulu Hacı Reşid Paşa

Vehbi Tülek

Kimde Allah Korkusu Varsa!..

Vehbi Tülek

Şeyh Saltuk Türkî

Vehbi Tülek

Abdülfettâh-ı Bağdâdî Akrî

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Haffâf

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Hizir Ve Gelin

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Altıyüz Dirhemlik İp

Adam Olmazsan

Bunlar Şarapti

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek