Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.158

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Ahmed Efendi görüşmediği halde Sultan Abdülhamid Han tarafından tanınmakta olduğu bilinmektedir. Erzurum Pasinler'in Tuylar köyünden bir zât, Sultan Abdülhamid Hanın ikâmet ettiği Yıldız Sarayında diğer bir arkadaşı ile birlikte nöbet tutmakta iken, Sultan bir ara balkona çıktı ve askerleri yanına çağırdı. Balkonun yanına gittiklerinde, Sultan diğer nöbetçiye hiçbir şey sormadan bir miktar para vererek hamama gitmesini söyledi. Sonra bu askerin gusletme imkânı bulamadan nöbete geldiği anlaşıldı. Erzurumluya dönerek; "Siz tarikat ehlisiniz. Hocanız kimdir?" diye sordu. Erzurumlu asker de; "Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi." cevâbını verince; "Evet o zâtla tanışıyoruz." diyerek içeri girdi. Biraz sonra da elinde bir Kur'ân-ı kerim ile geri gelerek Erzurumlu askere; "Bu Kur'ân-ı kerimi hocan olan kardeşime verirsen memnun olurum." dedi. Erzurumlu, memleketine döndüğünde Ahmed Efendinin huzûruna gitti. Ahmed Efendi onu görünce;"Emânetimi getirdin mi?" diye sordu. O zât da, Sultanın verdiği Kur'ân-ı kerimi hemen hocasına teslim etti. Bu Kur'ân-ı kerim hâlen âile kütüphânesinde muhâfaza edilmektedir.

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Osman Sâhib

Muhammed Osman Sâhib Müceddidi, Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. 1828 (H.1244) senesinde Pencab'ın Lori kasabasında doğdu. 1896 (H.1314)de Pencab Musâzey kasabasında vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

din Kardeşinden Bir Cefâ Görürsen!

Vehbi Tülek

Bekr el-Meczûb hazretleri Filistin'de yaşamış olan evliyâdandır. 1892 (H.1310) senesinde vefât etti. Tasavvufta yetişmiş kerâmet sâhibi bir veli idi. Yûsuf Nebhâni hazretleri, Şeyh Reşid Efendinin şöyle dediğini nakletmiştir:
"İnsanların pek çoğundan onun kerâmetlerini dinledim. Bir gün benim kirâda olan bir evime girdi. Evin mutfak tarafına bakıp; 'Bu ev çöker' dedi ve ayrılıp gitti. Bir hafta sonra ev işâret ettiği yerden çöktü. Evde bulunanlar, çöken duvarların arasında kaldılar. Ben bu sırada dışarıda idim. Bu arada Bekr el-Meczûb geldi. Çöken ev altında kalanlar için 'onlar sağdır' dedi ve ayrılıp gitti. İnsanlar hemen toplanıp yıkılan duvarın altında kalanları kurtarmak için enkazı açtılar. Hepsi de sağ idi ve hiç yara almadan kurtuldular."

Her Sınıfın Bir Himmeti Vardır

Vehbi Tülek

Habîb-i Acemî Hazretleri

Vehbi Tülek

Habib-i Acemi hazretleri, aslen Acem'dir (İranlıdır). 738 (H.120)'de vefât etti... Önceleri çok zengindi. Fâizle para verirdi. Sonra pişman oldu. Bir cumâ günü Hasan-ı Basri'nin evinin yolunu tuttu... Onun elini öptü ve tövbe-i nasûh eyleyerek talebelerinden oldu. Önceki yaptıklarına çok pişman oldu. Şehrin her tarafına tellâllar çıkararak;
"Her kimin Habib'e borcu varsa, bundan vazgeçti. Aldığı fâizleri de geri dağıtacaktır!" diye ilân ettirdi. Servetinin hepsini fakirlere dağıttı...

Gıybet Ve Söz Taşımak Büyük Günahtır!

Vehbi Tülek

Ey Nefsinin Kurtuluşunu Isteyen Kimse!

Vehbi Tülek

Sâlim Şebşîrî

Vehbi Tülek

gümüşlüzâde Pîr İlyâs

Vehbi Tülek

Süfyân-ı Sevrî

Vehbi Tülek

Horasanlı Velî Feth Bin Şahref

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yirmi Saniyede

Yirmi Saniyede

Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Abdullah El-acemî

İmanı Ona Kafidir

Abdullah El-acemî

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Anzakli Ömer

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek