Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.320.701

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İngilizlerin El Koyduklari Osmanli Gemileri

Osmanlı Devlet'i İngiltere'ye kırka yakın irili ufaklı gemi siparişinde bulunmuştu. Başlan gıç için o günün parasal karşılığı dört milyon Sterlin'e iki drednot ısmarlanmıştı. Biri Reşadiye olacak drednotlardan diğeri ise Sultan Osman I adıyla alınacaktı. Sultan Osman gemisi, Yunanlıların da katıldığı ihalede Osmanlı Devleti tarafından alınan Rio adlı gemiydi. Süvarisinin kimliği bile saptanmıştı: Hamidiye'nin efsanevi kahramanı Rauf Bey.Bu gemilerin alınabilmesi için yeterli bütçe olmadığından geniş çapta bir bağış kampanyası düzenlenmiş, o zamanın olanaklarıyla kahvelerde, halkın toplu olarak bulunduğu yerlerde, müsamere ve eğlencelerde sürekli olarak para toplanıyordu. Bayram gibi vesilelerle öğrencilerin ellerine kumbaralar veriliyor ve bu kumbaralarla para topluyorlardı. Önemli para yardımlarında bulunanlara "Donanma İane Madalyası" adı altında bir de madalya veriliyordu.Fakat işler umulduğu gibi gitmiyordu. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşı'na Almanya ile sürüklendiği bu günlerde İngiltere gemileri verip vermemekte tereddüt ediyordu

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Çanakkale Harbi sırasında Karagah-ı Umumi Muhafız Piyade Bölüğü Kumandanı Mülazım-ı Evvel Ruhi Bey, Mehmetçiğin ağzından şu hatırayı kaydeder: Bizim mıntıka kumandanı Süvari Kaymakamı Mahmut Bey tayyarelere pek kızar efendim. Daima ateş ettirir onlara; katiyyen üzerimize sokmaz onun zaten tabiatı böyledir. Bir tayyare geldi miydi,haydi ütün bataryaya ateş ettirir.Evet efendim; tayyare düştü. Hava hafif sisli olduğu için tabii gemiler bu sükutu (düşüşü) görmüyorlardı. Tayyareciler kendilerini denize attılar. Kendi gemilerini istikametine yüzmeye başladı. Bunu gören bataryamız düşmanın kendi gemilerine iltihak etmemesi için efendim, ateş etti ki tayyareciler geriye dönsünler. O vakit gemilerde tayyarenin burada düştüğünü anladılar. Onlar da ateş açtılar. Tayyare tahrip edildi. O vakit de bizim hiç olmazsa bir esire fevkalade ihtiyacımız vardı. Çünkü düşmanın o dakikadaki vaziyetini anlamak istiyorduk. Zira düşman Anafartalar'dan çektiği askeri Seddülbahir'e ihraç yapmak istiyor gibi göstertiyor du. Yani açıkçası bunu blöf olarak yapıyordu.

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

İki Yusuf’un Hikayesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Faydalı Ilim Kalpteki Perdeleri Kaldırır

Tennûri İbrâhim Efendi Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. Sivas'ta doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Konya'ya giderek ilim tahsil etti. Kayseri'ye gelerek Hunad Hâtun Medresesine müderris oldu. Göynük'e gitti ve Akşemseddin hazretlerine intisab etti. Akşemseddin hazretlerinden icâzet aldıktan sonra, onun izni ile, Kayseri'ye yerleşerek bir tekke kurdu. 1482 (H.887) senesinde Kayseri'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Rızası Için Yapılan Hiçbir Amel Boşa Gitmez

Vehbi Tülek

Ya’kûb bin İshâk İsferâinî hazretleri hadis ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 230 (m. 844) yılında Horasan’da Nişâbûr yakınlarında İsferâin’de doğdu. 316 (m. 928) yılında orada vefât etti. “Müsned-üs-sahîh” adlı bir eseri vardır. Rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Yemenli Fakih İbnü’l-hatîb

Vehbi Tülek

Dilin Tehlikesinden Ancak Susan Kurtulur

Vehbi Tülek

Raûfî Ahmed Efendi Halvetiyye yolunun büyüklerinden olup seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Müderrisliğe tâyin edildi. Bu sırada Halvetiyye şeyhi Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet verilip, Doğancılar'da Koca Sinan Paşa Câmii yakınında bulunan evinde talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Sürgündeki Şehzâde Cem Sultan

Vehbi Tülek

Doğru Söylüyorsan Şifâya Kavuşursun!

Vehbi Tülek

Ebü'l Abbâs-ı Serûcî

Vehbi Tülek

Fenalıkların Başı Fena Arkadaştır

Vehbi Tülek

Velîler, Lamba Gibi Aydınlatırlar

Vehbi Tülek

Ferâiz Ilmini Öğrenip, Gençlere De Öğretiniz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

İsmail Hakki Efendi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Korkma!

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allah Diyen Genç

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek