Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.551

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Vehbi Tülek

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Bir Ramazan günü, tebdil kıyafet sokağa çıkan Sultan II. Mahmud Bayezid Camiine geldi. Yanında sadece sekreteri Said Efendi vardı. Camide bir müddet kalarak namazlarını kıldılar, vaaz dinlediler. Sonra da cami içindeki bir mahfilde elbiselerini değiştirerek Padişah kıyafetini giydi. Camiden çıktıktan sonra bir köşede bekleyen seyisini çağırdı ve atına bindi. Padişah atına binip hareket edince, karşıdan bir neferin, elinde bir tepsi, üstünde iki kapaklı sahan ile karşıdan gelmekte olduğunu gördü. Biraz sonra nefer başını kaldırınca, tam önünde Padişahı gördü. Tepsiyi yere bırakamadı, padişahı da selamlayamadı. Şaşırıp kalmıştı. Durumu gören II. Mahmud, askere takıldı: "Evlat nedir bu hal? İkindi vaktinde, Ramazan gününde, sokak ortasında yemek mi yiyeceksin? Ayıp ve günah değil mi?" dedi. Asker mosmor olmuştu. Vaziyet çok müşküldü. Kekeleyerek: "Devletlim, bunu karakol zabitime iftarlık götürü yordum. Evinden hazırlamışlar, onu alıp gelmemi söyledi" diyebildi.

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Ve Sultan Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdurrahman Bûşencî

Abdurrahman Bûşenci hazretleri hadis âlimlerinden olup, Buhâri'nin Cami'üs-sahih isimli hadis kitabının râvisidir. 374 (m. 984)'de Afganistan'da Herat yakınlarındaki Bûşenc kasabasında doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Bağ­dat'ta, sonra Nişâbur'da meşhur muhaddislerinden hadis tahsil etti. 467de (m. 1075) Bû­şenc'de vefat etti. Eshab-ı kiram ile ilgili naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tövbe Etmeyen, Ince Sırları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Nasuhzâde Ali Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Tekirdağ yakınlarındaki Malkara kasabasında doğdu. Önce memleketinde ilim tahsîl etti. Zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi. Dînî ilimleri tahsîl ettikten sonra, Çelebi Halîfe'nin talebesi Bâyezîd-i Rûmî'nin hizmetinde bulundu. Bâyezîd-i Rûmî Edirne'de idi. Onun yanında, tasavvuf yolunda ilerleyerek yüksek derecelere kavuştu. Bâyezîd-i Rûmî'nin vefâtından sonra halîfesi oldu. Bilâhare memleketi olan Malkara'ya döndü...

Fatih’in Oğlu Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Hakîkî Gâyeye Mürşidin Rızâsı Ile Erilebilir

Vehbi Tülek

Hâce Alâeddîn Goncdüvânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Buhâra'da Goncdüvan köyünde doğdu. Gençliğinde Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebelerinden oldu. Şâh-ı Nakşibend vefât edince, Hâce Muhammed Pârisâ ve Ebû Nasr-ı Pârisâ hazretlerinin sohbetlerine devâm etti. Hicri dokuzuncu asrın ortalarında orada vefât etti. Hâce Ubeydullah-i Ahrâr'a nasîhat ederek buyurdu ki:

Abdülmün’îm Bâcisrâî

Vehbi Tülek

Şabî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dünyanın Geçici Süsüne Aldanma!

Vehbi Tülek

Topal Recep Paşa'nın Sonu

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Süleyman Paşa

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Nâsır Es-selâmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Kul Hakkı

Cünnetü'l-esmâ

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek