Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.258.493

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Söylemekten Hiç Çekinmeyen Zat

Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Sultan Dördüncü Murâd Han, Safevi saldırılarının önüne geçmek için ordunun başında sefere karar verip, hazırlıkları tamamladı. 18 Mart 1635'te Revan Seferine çıkan Dördüncü Murâd Han, önceden tesbit ettirdiği zorbalardan yolu üzerindekileri cezâlandırdı. 27 Temmuz 1635'te Revan önlerine ulaştı. Sefer boyunca ordunun başında bulunup, askerlerle alâkadar olan, kuvvet, heybet ve dehşetinden ürkülen Sultan Murâd Hana ordu içinde büyük bir emniyet ve hürmet hissi uyandı. 28 Temmuz 1635 gecesi başlatılan Revan kuşatmasında bütün muhârebe plânları tatbik edildi. Sultan Murâd Hanın kuşatmanın ilk gecesi yaralanan askerleri ateş hattından geriye çektirerek hastahâne çadırlarında, cerrahlar tarafından tedâvi ettirip, ilâçlarının verilmesini emretmesi ve top atışlarında bulunması askerleri coşturdu. Revan kalesini düşürmek için yapılacak umûmi taarruz öncesinde Safeviler vire ile teslim olmak istediklerini bildirdiler. 8 Ağustos 1635'te Revan kale muhâfızı Emirgûneoğlu Tahmasp Kulu Han, Sultan Murâd Hana kaleyi teslim etti. Revan Kalesi tâmir edilip, içine on iki bin asker ve yeteri kadar cephâne konularak muhâfızlığına Vezir Murtaza Paşa bırakıldı.

Vehbi Tülek

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi'nin naklettiğine göre, Tokat bahçesi, Tokat kalesi'nin zaptının bir hatırası olarak Hz. Fatih'in emriyle yapılmıştır. Genis bir ormanlığı ihtiva eden bahçe, çitle çevrili olup, içinde av hayvanları hıfz edilirdi. Tokat bahçesinde bir kösk, büyük bir havuz ve suları kubbede asılı altın bir tasa kadar fışkıran güzel bir şadırvan, bir hamam ve müteaddid avlular vardı. Bir bahçe üstadı tarafından bakılan bu yerden IV. Murad çok haz eder, çemenzarında cirid oynardı. Bahçede Sultan IV. Murad'in attığı mızrağın mesafesini gösteren iki aded dikili taş vardı. Iki taş arasındaki mesafe 120 adımdı. Seyyahlar Hünkar iskelesinden Tokat bahçesine kadar olan sahanın "yeryüzünde cenneti andıran" güzelliğini meth ederek, onun Süleyman Han'ın dehasının bir mahsülü oldugunu, suların dört kat havuzdan aktığını, fakat sonra yüzüstü bırakılarak harab olduğunu ve bilahare 1746 senesinde Sultan I. Mahmud tarafından restore edildiğini söylerler. Duvarlarda Sultan Ahmed, Sultan Murad ve Sultan Osman zamanlarinda yazılmış güzel kitabeleri havi üç levha vardı. Bu kitabelerdeki yazılardan ikisi şöyledir: Ağaçlar altun olsa inciler yaprak İnsanın gözünü doyurmaz, illa toprak ... Fikr et ey dil ki, doğduğun vakit Halk handan idi ve sen giryan Ona sa'y et ki öldüğün vakit Halk giryan ola ve sen handan

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onlar Hayattayken Kıymetlerini Bilelim

Üsküdârlı Mehmed Emin Efendi Osmanlı Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Babası Seyyid Abdülhayy Efendi, evliyânın büyüklerinden Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin kızından torunudur. 1149 (m. 1736) senesinde İstanbul'da vefât etti. "Birgivi Muhammed Efendi'nin Adâb risalesine şerh" isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ebû Bekr

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ebû Bekr Sekâfi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde doğdu. Küçük yaşta iken babası vefat etti. Amcası Ömer Muhdâr, onu tasavvuf yolunda yetiştirdi. Amcasından birçok ilim ve ism-i a'zamı öğrendi.

Ahmed Semanî Hazretleri

Vehbi Tülek

Hastalar, Seher Vaktinde Rahatlar

Vehbi Tülek

Ebû İshâk Sa'lebi hazretleri İran'daki Nişâbûr'da yetişen tefsir ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 427 (m. 1035)'de Nişâbûr'da vefât etti. "Keşf ve Beyân" adındaki büyük tefsir kitabında, Bekâra sûresi ikiyüzseksenaltıncı "Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin musibetler gibi bize ağır yük yükleme" meâlindeki âyetin tefsirinde diyor ki:

Allah, Seni Insanlardan Koruyacaktır

Vehbi Tülek

Tasavvuf, Baştan Başa Edeptir

Vehbi Tülek

şeyh-ül-harem Abd Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Yumuşak Davranmayan Hayır Yapmamış Olur

Vehbi Tülek

Kullarımdan Gereği Gibi Şükreden Azdır

Vehbi Tülek

Hacı Hıdır Efgân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Hizir Ve Gelin

"encümen-i Bîzebân"

Ölüyü Diriltemem

İftiranin Neticesi

Yüz Vermedin!

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek