Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.545.672
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
1799 senesi Eylül ayı. Fransa İmparatoru Napoléon Bonaparte, kuvvetli bir donanma ile, Osmanlı eyaleti Mısır'a çıkarma yaptı. Burada halka beyanname dağıtarak, onları Osmanlı zulmünden (!) kurtarmak için geldiğini, yakında bağımsızlıklarına kavuşacaklarını vadederek kendi tarafına çekmeğe çalışıyordu. Burada fazla bir mukavemetle karşılaşmadı. Çünkü Yeniçeri ocağı lağvedilmiş, yeni kurulan Nizam-ı Cedid ocağı ise hem mevcudu çok az, hem de talimsiz olduğu için Fransızlara karşı başarı sağlayamamıştı.Napoléon, Mısır'dan sonra, mukaddes saydıkları Kudüs ve civarını ele geçirmek için ordusu ile Filistin'e hareket etti. Daha sonra yerine bırakacağı General Kléber ile birlikte tarifsiz zulüm ve katliamlara başladı. Filistin'de önce Remle, sonra da Yafa Fransız askerine teslim oldu. Cezzar Ahmed Paşa henüz tarih sahnesinde şahlanmamıştı. Napoléon Akka önlerine geldiğinde müthiş mağlubiyeti tadacaktı.
Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı
Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı
Şihâbüddin ibn-i Ebi'r-Rızâ hazretleri kıraat âlimidir. 750 (m. 1349)'da Hama'da doğdu. Hama ile Şam'ın meşhur âlimlerinden kıraat tahsil etti. Sonra Halep başkadısı (kâdılkudât) oldu. 791'de (m. 1389) vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:
Ma'rûf-ı Kerhi hazretleri büyük velilerdendir. Bağdât'ın Kerh beldesinde doğdu. 815 (H.200) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Dâvûd-i Tâi hazretlerinden feyiz almış olup, Sırriyi Sekâti de, Ma'rûf-ı Kerhi'den ders ve feyiz alarak yetişti. Kerâmet ve menkıbeleri çoktur.
Hasen bin Osmân hazretleri Cezâyir-Tilmsân'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. 724 (m. 1324)'de doğdu. 790 (m. 1388)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Şeyh Sadi-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle nakleder: Bir yere konmuş kervandan birisinin bir çocuğu kayboldu. Adamcağız geceleyin kafile içinde döndü, dolaştı. Her çadırdan sordu, her tarafa koştu. Nihayet gecenin karanlığı içinde, gözünün nurunu buldu. Çocuğu aldı, getirdi. Kervan halkı ile konuşmağa başladı.
- Çocuğu nasıl oldu da, buldun?
- Önüme kim çıktı ise, kime rastgeldimse çocuğum budur diye onu tetkike başladım. İşte bu surette buldum.
Ey aziz, işte bundan dolayıdır ki, velilere rastgelmek isteyen gönül sahipleri, herkesi veli kabul ederler. Bunlar bir gönül için birçok yükleri götürür. Bir gül için birçok diken acısını çekerler.