Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.301.510

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Erkek, Hanımına Zorla Iş Gördürürse âsilerden Olur!

Seydî Halîfe Osmanlı evliyasındandır. 1533 (H.940) senesinde Amasya'da vefât etti. Küçük yaşta ilim tahsîline başladı. Din ve fen bilgilerinde mütehassıs oldu. Halvetî tarîkatının büyüklerinden Şeyh Habîb-i Karamânî hazretleri Amasya'ya gelince ona bağlandı. Kısa zamanda yüksek derecelere kavuştu. Habîb-i Karamânî hazretlerinin baş halîfesi oldu, hocasının vefâtından sonra onun yerine geçip, insanlara hak ve hakîkati anlattı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Osmanlı'nın Amerika'daki son büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey, Sâdettin Nihat Paşa (Polonyalı Bilinski)'nın oğlu (Alfred) olarak 1862'de Midilli'de doğmuştur. Babası gibi o da Müslümanlığı kabul etmiş ve Ahmet Rüstem adını almıştır.Ahmet Rüstem Bey, Beyaz Saray'ı ziyaretinde, yerde serili ayyıldızlı halıyı görmüş ve kıyâmeti koparmıştı: "Bu yere serdiğiniz ve çiğnenmesini istediğiniz halı, benim memleketimin şerefidir. Üzerinde hem dini inancımızın hem de bayrağımızın ayyıldızı var. Onun yeri, ayakların altı değil, ellerin erişemeyeceği yükseklerdir. Bu halı buradan kaldırılana kadar, sarayınıza adım atmam mümkün olmayacaktır."

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Osmanlı âlimlerinin en büyüklerinden Müftü Zenbilli Ali Cemâli Efendi, ömrünün sonlarına doğru hastalanıp gücü kuvveti kalmamıştı. Uzun zaman hasta yattı. Fetvâ yazmakta zorluk çekiyordu. Pâdişâh ve âlimler kendisine bu işte yardımcı olmak üzere birini nâib, vekil seçmesini istediler. Zenbilli Ali Efendi, verâ ve takvâsından dinin emirlerini hakkıyla gözetme sinden ötürü bu işe Behâeddinzâde'yi münâsip gördü. Şeyh Behâeddinzâde, Zenbilli Ali Efendi nin 1526 yılında vefâtına kadar bu görevde kaldı.

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

Bizans’in Korkulu Rüyasi Orhan GÂzi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Hz Peygamber'in SelÂmi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bahtiyâr Evlad Sultan Veled

Sultan Veled, Konya'da yetişen velilerin büyüklerindendir. Mevlânâ Celâleddin Muhammed Rûmi'nin ortanca oğludur. 1226 (H.623) senesinde Karaman'da dünyâya geldi.
Mevlânâ hazretleri, Sultan Veled'e küçük yaşından itibâren ilim öğretmeye başladı. Onu zâhiri ve bâtıni ilimlerde yetiştirdi. Tasavvuf yolunda mârifet, Allahü teâlânın zâtı ve sıfatlarına âit bilgiler sâhibi eyledi...
Sultan Veled gençliğinde, her ilimde pek yüksek derecelere kavuştu. Bununla ilgili olarak Mevlânâ hazretleri, oğluna buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Korsanları Helak Eden Bir Avuç Toprak

Vehbi Tülek

Ürûdek Firatî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam’da doğdu. 673 (m. 1276) senesinde orada vefât etti. Kerâmetleri ve menkıbeleri çoktur. Şöyle anlatılır:

Abdullah Bin Ebî Zeyd

Vehbi Tülek

Muhammed El-ma’ribî

Vehbi Tülek

Muhammed el-Ma'ribi hazretleri, Suriye'nin Lazkiye şehrinde yetişen velilerdendir. 1824 (H.1240) senesinde vefât etti. İlimde, amelde, velilikte, kerâmet ve fazilette zamânın meşhuru idi. İnsanlara İslâmiyeti anlatmakta çok gayretli ve tesirliydi. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Kader, Tedbir Ile, Sakınmakla Değişmez

Vehbi Tülek

Hâce Yûsuf Çeştî

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Ahmet Bin Yahya Münîrî

Vehbi Tülek

Günahınız Çok Olup Göklere Ulaşsa Da

Vehbi Tülek

İslâmı Yıkmaya Yardım Edenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Allah Diyen Genç

Korkma!

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

İcÂzetin Sirri

Üç Kandil

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek