Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.853.286

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Pamuk Kâdı, Osmanlı âlimlerindendir. İsmi, Abdüllatîf olup, "Pamuk Kâdı" diye tanınmıştır. Kastamonu’da doğdu. Zamânındaki âlimlerden okuyup ilk tahsîlini tamamladıktan sonra, çeşitli medreselerde müderrislik yaptıktan sonra, kâdılık yapması uygun bulunup, yine Edirne kadısı oldu. 1532 (H. 939) senesinde Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Zamânın pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân Han Sineçâk Yûsuf Baba hakkında anlatılanları ve tasavvuftaki yüksek derecesini işitmişti. Sine-çâk Yûsuf Baba'yla sohbet etmek ve ondan istifâde etmek üzere saraya dâvet etti. Fakat Sineçâk Yûsuf Baba, sultanlardan, devlet adam larından ve dünyâ adamlarından uzak durmayı kendine prensip edindiği için dâveti kabûl etmedi. İkinci ve üçüncü dâvetleri de kabul etmeyince, Kânûni Sultan Süleymân; "O gelmezse biz gideriz" deyip saltanat kayığına bindi ve Sütlüce İskelesine yanaştı. Sineçâk Yûsuf Baba'ya, Sultan sizi ziyârete geliyor" diye haber verdiklerinde; "Söyleyin gelmesin!" buyurdu.

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Ravza-i Mutahara Müdafii Fahreddin Paşa

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kur’ân-ı Kerîm Nazm-ı Ilâhîdir

Abdülvâhid ibn-i Âşir hazretleri kıraat ve Mâliki fıkıh âlimidir. 990 (m. 1583)'te Fas'ta doğdu. Orada ve Mısır'da tanınmış âlim­lerden ilim tahsil etti. Memleketine dönerek çok talebe yetiştirdi. 1040'ta (m. 1631) Fas'ta vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıl, Kıyâmetteki Varlıkları Anlamaz

Vehbi Tülek

Şemseddin Küfeyri hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindedirn. 757 (m. 1356)'da Şam'ın Küfeyr köyünde doğdu. 831 (m. 1428)'de Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Tövbe Makamlarının Sonu Yoktur

Vehbi Tülek

Şemsüddîn Muhammed Dımaşki

Vehbi Tülek

Şemsüddin Muhammed Dımaşki hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 715 (m. 1316)'da Şam'da doğdu. Amidi, İbn-i Cemâa ve Zehebi gibi âlimlerden ders okudu. Hadis ilmindeki yüksek derecesinden dolayı Dârü'l-hadisi'l-Bahâiyye şeyhliğine tayin edildi. 765 (m. 1364)'de Şam'da vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Dilencinin Şahitliği Kabul Edilir Mi

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşı Iyilik, Bir Insanlık Vazîfesidir

Vehbi Tülek

Ey Ömer, Bu Zât Bedir Savaşına Katıldı

Vehbi Tülek

Birbirinize Sırt Çevirmeyiniz

Vehbi Tülek

Duhaym Ibnü'l-yetîm

Vehbi Tülek

Müzhirüddîn Harezmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Ahde Vefa

Bereketi Var Mı?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Üç Kandil

Alabilirsen Al

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek