Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.691.641

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abd'den Haraç Aliyorduk

A.B.D. bandıralı ticaret gemileri, Akdeniz'de 1773'den itibaren seyretmeye başlamışlardı. Fakat bilhassa Akdeniz, tamamiyle Osmanlı Denizcileri'nin kontrolunda idi. Bu görevi, Cezâyir Beylerbeyliği'mize bağlı, filolar sürdürüyordu. İşte bu yüzden A.B.D. gemileri de, Cezâyirli görevlilerle anlaşmak mecburiyetinde idiler. Yeni kurulan A.B.D. harp gemileri ise, kendi teknelerini korumaktan uzaktılar. Durumu gözden geçiren, Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti, Cezâyir Beylerbeyimize müracaata karar verdi. Yapılan müzakereler sonunda, anlaşmaya varıldı. 21 Safer 1210 (5 Eylül 1775) tarihinde, bir Anlaşma imzalandı. Bu anlaşmaya göre; Amerika Birleşik Devletleri, her yıl Cezâyir Beylerbeyliği'mize 642000 Altın dolar ve 12000 Osmanlı Altını Vergi (Haraç) ödemeyi, kabul ve taahhüt etti. Buna mukabil Cezâyir de, Amerikan Bandıralı hiçbir ticaret teknesine dokunmamayı kabul ve taahhüt etmişti.A.B.D. tarihinde, yabancı dille (Osmanlı Türkçesi) imzalanan tek antlaşmadır. Ayrıca başka bir devlete, vergi (haraç) ödemeyi taahhüt eden de, tek antlaşmadır. Bu tarihi vesikayı, devletleri adına imza eden görevliler:George Washington (A.B.D. Cumhurbaşkanı) ve Hasan Paşa (Cezâyir Beylerbeyi ve Dayısı).

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Murâd Han döneminde yeniçeri ocağının kuruluşuna ilk adım olmak üzere târihlerde şu vak'a anlatılmaktadır: "Sultan Murâd Gâzi, Edirne'de tahta geçüp oturdu. Bir gün Kara Rüstem derlerdi, Karaman vilâyetinden bir dânişmend geldi. Halil Hayreddin Paşa ol vakitde kâdıasker idi. Kara Rüstem; Efendi! Bunca sultanlık malı niçün zâyi edersiniz, deyince, Kâdıasker; nice mal zâyi etmişiz, diye sordu. Kara Rüstem, bu gâziler ki gazâlarda esir çıkarırlar, cenâb-ı Hakk'ın emriyle beşde biri hünkârındır, dedi. Çandarlı Halil Hayreddin bunu hemen Murâd Hana nakletti. Sultan: Mâdemki Allahü teâlânın emr-i şerifidir şimden sonra alın, dedi... Bundan sonra Gâzi Evrenuz ve Lala Şâhin'e ısmarladılar ki akınlarda çıkan esirden beş başda birin pâdişâh için alalar. Bu usûl üzere hayli oğlanlar toplayıp Murâd Gâziye getürdüler. Halil Hayreddin Paşa; bunları Türk'e verelüm hem müslüman olsunlar, dedi. Kabul edilip bunlar evvelen Türk köylüsünün yanına verildiler. Hem Türkçe öğrenip ve hem de müslüman oldular. Ondan sonra saray kapısına girüp, ak börk giydirip adını yeniçeri koydular."

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kendisine Dünya Ve âhiret Iyilikleri Verilen Kimse

Abdullah ibn-i Ebi Dâvûd hazretleri Sünen hadis kitabının sahibi Ebû Davud'un oğlu olup hadis hafızıdır. 230'da (m. 844) İran'da Sicistan'da doğdu. Nişâbur, İsfahan, Basra, Bağdat, Medine, Mekke, Mı­sır, Şam, gibi şehirlere giderek âlimlerden hadis-i şerifler topladı. 316'da (m. 929) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Evtâs Gazâsı Ve Ebû Âmir

Vehbi Tülek

Eshab-ı kirâmın büyüklerinden Ebû Mûse'l-Eş'ari radıyallahü anh, bizzat kendisi anlatıyor: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) Huneyn Gazâsından döndükten sonra amcam Ebû Âmir'i bir fırka asker üzerine komutan yaparak Evtâs'a gönderdi. Ebû Âmir, birkaç bin düşmanla buraya kaçıp gelen düşman komutanlarından Düreyd İbn-i Sımme ile karşılaştı. Vuku bulan muhârebede Düreyd katlolundu. Askerlerini de hezimete uğrattı...

Osmanlı Sultanları Ile Harb Etme

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Harputlu Abdüllatif Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1257 (m. 1842)'de Harput'ta doğdu. İstanbul'da Fâtih medresesini bitirip ica­zet aldıktan sonra Beyazıt Camii dersiâmlığı ile Meclis-i Tedkikat-ı Şer'iyye üyeliğine tayin edildi. Medresetü'l-vâizin'de de kelâm dersleri okutan Abdüllatif Efendi 1334 (m. 1916)'da İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Mehmed Emîn Tokâdî

Vehbi Tülek

İşte Seni Yükselten De Bu Hâlindir

Vehbi Tülek

Ahmed Berkânî

Vehbi Tülek

Yusuf Gürani Hazretleri

Vehbi Tülek

İhtiyar Şarkıcının Halis Tövbesi

Vehbi Tülek

Ondan Başka Hiçbir Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yuhçu Baba

Yuhçu Baba

Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

A'meş Ve Hanımı

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Üç Kandil

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek