Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.528.261

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Kanuni Sultan Süleyman, 1389 yılında Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesiínde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısına gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır:Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım. Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım. Boş yerlere tarla açanlardan, ihya edenlerden vergi alınmasın. Nehir üzerlerindeki dolap ve karaca değirmenler, yeni
yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın. Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halka pazar yerine götürmelerini isterler imiş, pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin. Askerler boyunduruk hakkı diye vergi almasınlar. Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar. Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi
alınır imiş, bundan böyle alınmasın. Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar ve yerleştiği yerde, evleri önünde, sancakları altında kendi geçimleri için ürettikleri arı kovanından dahi vergi alırlar imiş. Onu dahi göresin. Başka kovanlık
olmayıp, evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın. Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin. Bu husus için şikayet ettirmeyesin.

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mehmed Emîn Tokâdî

Mehmed Emin Tokâdi hazretleri İstanbul evliyâsının en büyüklerindendir. 1075 (m. 1664)'de Tokat'ta doğdu. İlim tahsiline memleketinde başlayıp, sonra İstanbul'a geldi. Şeyhülislâm Mirzâzâde Mehmed Efendiden ders alıp, ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye giderek Îmâm-ı Rabbani hazretlerinin oğlu Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin halifesi Ahmed Yekdest Cüryâni'ye intisab etti ve icazet alarak İstanbul'a döndü. 1158 (m. 1745)'de İstanbul'da vefât etti. Zeyrek Yokuşu civarındadır. Kendisini vesile ederek, kabri başında yapılan duâ müstecâbdır, makbûldür. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbâdetlerin Faydası, Insanın Kendisinedir

Vehbi Tülek

Ömer Ukayli hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 596 (m. 1199) senesinde vefât etti. "Minhâc-ül-fetâvâ" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Allahü Teâlânın Lanet Ettiği Kimseler!

Vehbi Tülek

Müslümanların Ayıp Ve Kusurlarını Araştırmayın

Vehbi Tülek

Kasım bin Ali Hariri hazretleri fıkıh ve nahiv âlimidir. 446 (m. 1054)'de Basra'da doğdu. İlk tahsilini Basra'da gören Hariri, Bağdat'a giderek büyük âlimlerden nahiv, fıkıh ve ferâiz tahsil etti. Basra'ya dönerek talebe yetiştirdi. 516 (m. 1122)'de orada vefat etti. Makamât isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Alâüddîn Alî Bağdâdî

Vehbi Tülek

Hakîkî Müslüman Sır Saklayıcıdır

Vehbi Tülek

Abdülazîz Debbağ

Vehbi Tülek

Ezan Ve Ikamet Okumak

Vehbi Tülek

Şair Nef'î'yi Idama Götüren Hicivleri

Vehbi Tülek

Ahmed Ziyâeddîn Ve Tövbekâr Kemancı...

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ramazan... Cuma günü... Cuma vakti... Cami... Cemaat tek tük camiye girmekte. İmam kürsüde... Girenlerin arasında... O... Hızır... Hızır aleyhisselam da genç ihtiyar arasında onlardan biri gibi gidiyor bir köşeye oturuyor. Kürsüde imam sohbete başlıyor... Hızır'ın yanına kırklarında bir adam gelip oturuyor. Cami yavaş yavaş dolmakta. Adam, bir müddet sonra uyuklar bir vaziyette sallanıyor, ha uyudu ha uyuyacak. Hızır aleyhisselam adamı dürtüklüyor: -Uyuyacaksın, der.Adam: -Uyumam, beni rahat bırak. Hızır aleyhisselam ses etmez, ancak ezan okundu okunacak, adam ha uyudu ha uyuyacak, bir daha dürtükleyerek: -Uyuyacaksın dedim, der.Adam: -Ben de sana uyumam, beni rahat bırak dedim. Rahat bırak beni. Rahat bırak yoksa, Hızır olduğunu söylerim. Buradan çıkamazsın. Bu kalabalık sakalında bir tel bırakmaz. Hızır aleyhisselam susar ve gözlerine kapar, boynunu büker Allah'a yönelerek: -Ya Rabbim! Bu nasıl iştir. Bu kulun benim kim olduğumu bildi. Bu nasıl iştir ki bendeki listede bunun ismi yok. Cevap gelir: -Sana verilen listede beni sevenlerin isimleri var. O ise benim sevdiklerimden...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Hakikati Görmek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Helvaci Çocuk

Namazini Ben Kildirayim

İcÂzetin Sirri

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek