Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.676.035

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Abdullah-ı İlâhî hazretleri Anadolu evliyâsının büyüklerindendir. Kütahya'nın Simav ilçesinde bir köyde doğdu. İlk tahsîlini Simav'da tamamladıktan sonra İstanbul'a gitti. Zeyrek Medresesinde tahsilini tamamladı. Bilahare Semerkant'a gitti. Orada Silsile-i aliyye büyüklerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde kemale geldi. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşarak icâzet aldıktan sonra Anadolu'ya gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çolak Hasan

Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-u ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Gördün Değil Mi?

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Hemen Tayin Edelim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bâyezîd Han'ın 'baba' Dediği Mübarek Zat

Sivrihisârlı Yûsuf Baba hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerinden olup İzmir'in Seferihisar da denilen Sivrihisar kasabasında doğdu. 1511 (H.917) senesinde vefât etti. Evliyânın meşhûrlarından Hâcı Bayrâm-ı Velî tarîkatına mensûptu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Issız Bir Yerde Yolunu Kaybeden Talebe!

Vehbi Tülek

Abdürrahmân es-Sekkâf hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 819 (m. 1416) senesinde Yemen’de Terîm’de vefât etti. Zamanında bulunan büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunarak yetişti. Kerâmetler, faziletler sahibi bir zât idi.

Şehid Velî Utbet-ül-gulâm

Vehbi Tülek

Sekiz Oğlu Gözünün Önünde Şehîd Oldu!

Vehbi Tülek

Hazret-i Muaviye'nin (radıyallahü anh) vefatından sonra Yezid'in birçok kimsenin muhalefetine rağmen veliahd olup başa geçmesi neticesinde yönetimden razı olmayan fakat Şam'da ne olup bittiğini öğrenmek isteyen bazı Müslümanlar vardı. Bunlar eshabın ileri gelenlerinin çocukları idi. "Gasilü'l Melâike" diye bilinen Abdullah bin Hanzala hazretleri, kalabalık bir hey'et oluşturup Şam'a Yezid bin Muaviye'yi ziyarete gittiler...

teveccüh Ve Himmet Efendim

Vehbi Tülek

İrem Bağları Ve Şeddad Bin Âd

Vehbi Tülek

İftirâda Bulunanlar Mahcup Oldular

Vehbi Tülek

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Vehbi Tülek

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

Müsâfeha Ederken Muhabbet Geçer

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Firkateyne Bininiz

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Gül Yaprağı

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek