Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.534
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri bir gün Ahmed Hanı ziyârete gitmişti. Pâdişâh; "Efendim! Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin, kıyâmet günü talebelerine ve pekçok günahkâr mümine şefâat edeceği hakkında rivâyetler var. Bu rivâyetlerin doğruluğu hakkında ne buyurursunuz? diye suâl eyledi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hemen cevap vermedi. Bir müddet murâkabe hâlinde kaldıktan sonra; "Bu söz doğrudur." buyurdu. Sonra Padişâh; "Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?" diye sorunca, Mahmûd Hüdâyi ellerini kaldırarak: "Yâ Rabbi! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakirlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve ölecek lerini bilip haber versinler." diye duâ eyledi. (Âlimler ve evliyâ bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup kimselerin hiç denizde boğulmadıklarını ve pekçok kimsenin de vefât günlerine yakın, öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler.)
Yıldırım Bayezid Han'ın 25 Eylül 1396'da Niğbolu'da kazandığı büyük meydan savaşı, Avrupa'da derin yankılar yandırmıştı. Savaş alanında on binlerce Macar askerinin öldüğünü ağlayarak seyrettikten sonra, Haçlı ordusunu yüz üstü bırakıp kaçan Macar Kralı ve Haçlı ordusu başkumandanı Sigismund, Budin'e vardığı zaman:-Hristiyan dünyasının böyle büyük bir felaket gördüğünü tarih yazmamıştır, diyerek sarayına kapanmıştı. Halbuki Sigismund, bu sefere çıkmadan önce, Budin'de yüze yakın Prens ve kumandanın katıldığı büyük bir toplantıda, sağ elini kıymetli taşlarla süslü kılıcına atarak:-Hristiyanlığın gerçek zaferi demek bugünmüş! Kosova mağlubiyeti, bu ittifakın kurulmasına vesile olduğu için şükredelim. Bu orduların kurulmasına ön ayak olan Fransa kralı Şarl hazretlerine minnet hislerimizi sunalım. Bugün ütün Avrupa, Türkler üzerinde kazanılacak büyük zaferin bayramını yapıyor. Demişti.
Ebu Mansur Abbadi hazretleri hadis âlimi, vaiz ve hatiblerdendir. 491'de (m. 1098) Türkistan'da Merv yakınlarında doğdu. Merv'de hadis dersi aldı ve daha sonra hadis rivayet etti. Selçuklu Sultanı Sencer'in elçisi olarak Bağdat'a gitti. Elçilik göreviyle gittiği Hûzistan'da 547'de (m. 1152) vefat etti. Cenazesi Bağdat'a getirilerek defnedildi. Sohbetlerinde, büyüklerden naklederek buyurdu ki:
Safiyüddin Ahmed bin Alvân hazretleri Yemen'deki evliyanın meşhurlarındandır. Taizz yakınlarında Akâka'da doğdu. 665 (m. 1267) yılında vefât etti. Buyurdu ki:
Ali bin Hind el-Fârisi hazretleri Fars'da (İran) yetişen âlim ve velilerin büyüklerindendir. Dördüncü hicri asrın ilk yarısında yaşadı. Cüneyd-i Bağdadi gibi büyük âlimler ile görüşüp sohbetlerinde bulundu ve kendilerinden feyz aldı. Evliyâlık yolunda çok yüksek makamlara kavuştu. Kerâmet sahibi bir zât idi.
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."