Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.644.662

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Hazreti Câkîr! İmdâdımıza Yetiş!

Muhammed Câkîr hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Irak’ta Samerrâ’da yaşardı. Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 550 (m. 1155) senesinde orada vefât etti. Zamanında bulunan evliyâ içinde bir tane olup, onların temel direklerinden biri idi. Çok yüksek derecelerin sahibi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Murad Han’in Şefkati

Murâd Han, ince rûhlu, hassas, lütûfkâr âdil, merhametli olup sözüne sâdık, cesur ve tedbir sâhibi, kumanda kâbiliyeti yüksek bir devlet adamıydı. On iki yaşında şehzâde iken başlayan muhârebe hayâtı, vefâtına kadar devâm etti.İlmi sohbetleri sever, âlimleri himâye eder ve onların ihtiyâçlarını karşılardı. Haftanın iki gününü ilim meclisinde sohbetle geçirirdi. Kendisinin de ilmi ve ibâdeti çok; zühd, verâ ve takvâsı pek fazlaydı. Oğlunu ve kızlarını evlendirdikten sonra, bir gün veziri Çandarlı İbrâhim Paşaya dönmüş; "Koca Çandarlı! Bu dünyâda arzûlanan nedir ki? Oğul evermek, kız çıkarmak... Bunları Allahü teâlânın izniyle yerine getirdik. Geriye imân ile gitmek kaldı." demişti.

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Numune Mektebi Ve Mehmed Reşad Han

1900'lü yılların başındayız... Devlet idaresine tamamen hakim olan İttihatçılar istedikleri kabineyi iş başına getiriyorlar, istemediklerini ise baskı ve tehditle görevden uzaklaştırıyorlardı. Sultan Abdülhamid tarafdarı diyerek pek çok kişiyi idam ettirdiler. Memlekette can, mal ve namus emniyeti kalmadı. Devlet düşmanlığı, küfr ve dinden dönme moda olmağa yüz tuttu. Her vilayette zalimler, asiler ve zorbalar türedi. Bunun neticesi olarak Arnavutluk'ta isyan hareketleri başladı. Sultan Reşad 16 Haziran 1911'de Kosova'ya gitti. Yüz bin Arnavud ile cuma namazı kıldı. Huzur'u temin etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Şeyh Ahmed Efendi, Osmanlılar zamânında Bursa'da yetişen evliyâdan olup Emir Sultan hazretlerinin yoluna mensûbdur. Doğum târihi bilinmemektedir. 1529 (H.935) senesinde Bursa'da vefât etti. Kabri, Bursa'da Emir Sultan Câmii bahçesinin sağ tarafındadır.

Ahmed Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Sükût, Seni Özür Dileme Zahmetinden Kurtarır

Vehbi Tülek

İsmail Cebertî

Vehbi Tülek

İsmail Ceberti hazretleri Yemen'de yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. 722'de (1322) Yemen'in Zebid şehrin­de doğdu. İlim tahsilini tamamladıktan son­ra zamanın büyük evliyasından Ebû Bekir Ehdel'e intisab ederek icazet aldı ve talebe yetiştirmeye başladı. 806'da (m. 1403) Zebid'de vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Alî Bin Abdullah Semhûdî

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Abdürrahîm El-irâkî

Vehbi Tülek

Karamânî Abdüllatif Efendi

Vehbi Tülek

Kur’an Için Inen Huzur Bulutu

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -2-

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Yolunda Gidenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Hakikati Görmek

Arafatta Görüşürüz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek