Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.658.693

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günâhları Küçük Görmekten Daha Zararlı Bir Şey Yoktur!

Zağbî Abdullah Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Beyrut ve Trablus'ta yaşadı. 1900 (H.1318) senesinde vefât etti. Seyyid olup nesebi Seyyid Abdülkâdir Geylânî hazretlerine dayanır. Tasavvufta da onun yolu olan Kâdirî tarîkatında yetişip kemâle erdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Garip Bir Koşu

1912 yılında Avrupa'dan meşhur bir şampiyon koşucunun geldiği ve Türkiye'de kendisi ile boy ölçüşecek yarışçı aradığı haber alınmıştı. Düşünülüp danışıldı ve nihayet Anadolu hisarı tulumbacılarından (itfaiye erlerinden) "Kıvırcık Ahmed" namıyla anılan biri bulundu. Mukavemet yarışı Fenerbahçe'de yapılacaktı... Meraklıların doldurduğu geniş çayırın kenarında, İngiliz atlet bacağında şortuyla bekliyordu. Kıvırcık Ahmed'e : -Haydi, dediler. Soyun!-Ne soyunacağım? Denize mi gireceğiz?-Sen de üzerindeki elbiseyi çıkarıp, onun gibi çıkacaksın!-Ama ben onun gibi soyunmam , utanırım!...-Etme Ahmed, ayıp olacak.-Bırak beyim, ben evde yalnız başıma gusulhaneye girsem, yine de peştamal kullanırım.

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Fatih'in İstanbul'u kuşattığı günlerde Bizans'ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han'ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:"18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih'in bu parlak zekası karşısında İstanbul''un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı.

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

82 - Edirne Nasil Kaybedildi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nizâmeddîn Ebül-müeyyed

Nizâmeddin Ebü'l-Müeyyed, Hindistan evliyâsının büyüklerindendir. Kuzey Hindistan Türk sultanlarından Şemseddin İltutmuş (vefâtı 1236 [H.633]) zamânında çok meşhûr oldu. Nizâmeddin Evliyâ, çocukluğunda onun sohbetine kavuştu. Kabri, Nevşehir'in Gülşehir ilçesinde olan Cemâl Gülevi, bu mübârek zâtın evlâdındandır. Vefatından kısa bir zaman önce, kendisine sual soran bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Hâl, âlim Için Bir Fitnedir

Vehbi Tülek

İmâm-ı Yezid bin Ebi Habib hazretleri Tabiinin büyük âlimlerindendir. 53 (m. 673)'de doğup, 128 (m. 745)'de Mısır'da vefât etti. Emevi halifesi ve büyük İslâm âlimlerinden Ömer bin Abdülaziz onu Mısır'da fetvâ vermek için vazifelendirdi. Buyurdu ki;

Dili Çöl Güneşinde Çatlamayan Zemzemin Lezzetini Bilemez!

Vehbi Tülek

Ey Insan! Kime Tâbi Isen Onun Kulu Olursun!

Vehbi Tülek

Kefevî Ebû Bekr Efendi Kanunî Sultan Süleymân zamanında Kırım’da yetişmiş âlim ve velîlerdendir. Önce memleketi Kefe’deki âlimlerden dînî ilimleri tahsil etti. Tasavvuf ilimlerini de, Mısır’da Şeyh Şahin Mısrî ve Seyyid Ebü’l-Vefâ Kâdiri’den öğrendi. 970 (m. 1562) senesinde, Kefe’de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Haram Işleyerek Farz Yapılmaz

Vehbi Tülek

Kâdı Bedrüddîn Şiblî

Vehbi Tülek

Mal Sevgisinin Zararı Zehirden Çoktur!

Vehbi Tülek

Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin

Vehbi Tülek

Türbedar Ahmed Amiş Efendi

Vehbi Tülek

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Sarik Ve Sakal

Korkma!

Alabilirsen Al

A'meş Ve Hanımı

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek