Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.146.695

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah’tan Başkası Için Kurban Kesilmez

Mehmed Atâullah Efendi seksenbeşinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 1142 (m. 1729) senesinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşından itibâren babasından ve zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. Müderrislik ve kadılık vazîfelerinde bulundu. 1197 (m. 1783) senesinde Sultan Birinci Abdülhamîd Hân tarafından şeyhülislâmlık makamına tayin edildi. 1199 (m. 1785) senesinde hacca gitmek üzere yola çıkıp Gelibolu’ya geldiği zaman, orada vefât etti. Cenâzesi İstanbul’a getirilip defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Diş Kirasi Rekoru

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saadet, Huzur Isteyen Onun Gibi Olmalıdır

Ebû Zekeriyyâ Şâvi hazretleri fıkıh, kelâm, tefsir ve nahiv âlimidir. 1030 (m. 1621)'de Fas'ta Milyân'da doğdu. 1096 (m. 1685)'de hacca giderken gemide vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, "Edeb" hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Mensur Sem’ânî

Vehbi Tülek

Muhammed bin Mensur Sem'âni, Irak'ta yaşamış olan Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1073 (H.466) senesinde dünyaya geldi ve 1116 (H.510) senesinde vefat etti. Bilhassa Bağdad'da birçok âlimden ders aldı. Fıkıh, hadis ve edebiyat sahalarında söz sahibi oldu. Çok güzel yazı yazar ve şiirler söylerdi. Edebi ilimleri öğrendikten sonra fıkıh ve hadis üzerine çalıştı. Vaaz verirken o kadar fasih ve beliğ konuşurdu ki, dinleyenler hayran kalır, kimse itiraz edemezdi.

İnsanın, Günâhlarını Unutması Gurûrdandır

Vehbi Tülek

kötürüm Bir Oğlum Var!..

Vehbi Tülek

Abdullah Kassâr hazretleri, hicri onuncu asrın sonlarında Horasan'da yaşamış velilerdendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Kendisi bizzat şahit olduğu hadiseyi şöyle anlatmıştır:

Bîçâre Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

el-vâiz Abbâs Bin Hamza

Vehbi Tülek

Muhtaçların Sığınağı...

Vehbi Tülek

Ebü’l-beyân Ibn-ül-havrânî

Vehbi Tülek

"şeyhül-meşayıh" İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

İlim Amelden, Îmân Ise Ilimden Öncedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Ölüyü Diriltemem

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

A'meş Ve Hanımı

Adalet Ve Tevazu

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek