Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.632.188

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Âlimleri çok seven Fâtih Sultan Mehmed Han, Anadolu'ya gelen Alâeddin Ali hazretlerini Bursa'daki Manastır Medresesine müderris tâyin etti. Sonra da, Sultan İkinci Murâd Medrese sinde vazifelendirdi. Ardından Bursa kâdısı, en sonra da kâdıasker yaptı. On yıl bu yüksek mevkide kalarak, ilmin ve âlimlerin şerefini korudu. Pekçok âlim, onun yüksek himmetiyle, lâyık oldukları şerefli hizmetlerin zirvesine ulaştı. Bir süre sonra kâdıaskerlik vazifesinden ayrıldı ve emekli oldu.

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Etin Okkasi Sekiz Akçe

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han bir divan toplantısında sadrazama:"Yaptığım tetkiklere göre etin okkası sekiz akçeye satılır, fakat yine de et bulunmaz imiş, sebebi nedir?" diye sorunca sadrazam:"Hünkarım, et ve ekmek zaman-ı devletinizde pek çoktur. Fiyat artışı yoktur. Var diyen size yala söylemiştir" dedi. Divanda hazır bulunan Hocazade Mesut Efendi:"Devletli vezir, asıl yalanı imdi siz söylediniz" dedikten sonra, Padişaha dönerek:"Şevketlim, hâlâ narha takyit yoktur. Şehirde bir okka et bulunmaz. Bulunursa sekiz akçedir. Hatta semiz etler gizlice 10-12 akçeye satılır. Fukara muzdariptir. Fukarası muzdarip olan bir memlekette bolluktan bahsetmek abestir" dedi. Bu sözleri üzerine sadrazam onu susturmak istedi ise de Hocazade:"Burada da mı sus dersiniz? Bu, huzur-u hümayundur. Hak ne ise onu söylemek gerekir. Bunda yalan ve hatır için söz, din ve devlet için söz, din ve devlete hıyanettir" dedi.

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

53 - Osmanli Esnaf Ahlaki

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mevlânâ Ziyâüddîn Bernî

Mevlânâ Ziyâüddin Berni hazretleri Hindistan'da yetişen meşhûr evliyâdan olup, Hâce Nizâmüddin-i Evliyânın talebesidir. 8. asrın sonlarında vefât etti. "Hasretnâme" isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Görünmeyen His Organları Beştir

Vehbi Tülek

Torun Sâlih Efendi Kayseri evliyâsındandır. 1799 (H.1214) târihinde Kayseri'de doğdu. Âlim ve zâhid bir zât olan dedesi Mûsâ Efendi, kendisine "Torun" diye hitâb ettiği için adı halk arasında "Torun Efendi" diye meşhur oldu. Kayseri'de medrese tahsilini tamamladı. Câmi-i Kebir'de müderrislik vazifesine getirildi. 1885 (H.1302) yılında Kayseri'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ulûm-i Nakliyye Ve Ulûm-i Akliyye

Vehbi Tülek

Allah Rızası Için Yapılan Hiçbir Amel Boşa Gitmez

Vehbi Tülek

Ya’kûb bin İshâk İsferâinî hazretleri hadis ve Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 230 (m. 844) yılında Horasan’da Nişâbûr yakınlarında İsferâin’de doğdu. 316 (m. 928) yılında orada vefât etti. “Müsned-üs-sahîh” adlı bir eseri vardır. Rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Seyyid Muhammed Mîrgânî

Vehbi Tülek

Peygamberlerin Gıpta Ettiği Kimseler

Vehbi Tülek

Ey Allahın Kulları Kardeş Olunuz

Vehbi Tülek

Müşriklerin Kalpleri, Itikadları Pistir!

Vehbi Tülek

derdinizi Hasırpûş Dede'ye Anlatınız!

Vehbi Tülek

Hemedan'dan Sivas'a Muzaffer Burûcerdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Abdullah El-acemî

Cünnetü'l-esmâ

İftiranin Neticesi

Dört Şey Mühimdir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek