Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.987.513

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâyı, Akıllı Kimse Daha Çok Tanır

Ebü'l-Hasan bin Ebü'l-Havârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 780 (H.164)'de Kûfe’de doğdu. 844 (H.230) senesinde Şam'da vefât etti. Ebû Süleymân Dârânî'nin ve zamânının meşhur âlimlerinin sohbetlerinde bulundu. Ayrıca Hanbelî mezhebinin imâmı Ahmed bin Hanbel hazretleriyle görüşüp, sohbet etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Dahi Muradim Odur

Yavuz, devlet işlerinde hata edenleri hiç affetmezdi ve bu sebeple de bir çok vezirinin boynunu vurdurmuştu. "Dilerim Allah'dan Yavuz'a vezir olasın" sözü de bu devirde beddua idi. Buna rağmen kadirşinas bir kişiydi. Fikrini açık söyleyenlerin görüşü, kendi görüşüne aykırı olsa da, kızıp söylenerek dinler ve hak sözü kabul ederdi.

Kendisinin şiddet ve gazabından korkan, her an ölüm tehlikesi gçiren Piri Paşa bir gün:

"Padişahım, eninde sonunda bir bahane ile beni de idam ettireceksin. Heman, bir gün evvel halas etsen daha iyi olmaz mı?" sözleriye korkusunu beirtince, bu sözlere bir hayli gülen Yavuz:

"Benim dahi muradım odur, lakin senin yerini tutacak bir adam bulamadım. Yoksa seni muradına kavuşturmak gayet kolaydır" cevabını verdi.

Vehbi Tülek

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tecvîd Ilmi, Hem Nazarî Hem Tatbîkîdir

Hişâm bin Ammâr hazretleri Kırâat-i seb'adan olan İbn Amir kıraatinin iki râvisinden biridir. 153 (770)'de Şam'da doğdu. Kıraati, İbn Âmir'in meşhur talebesi Yahya bin Haris'in yetiştirdiği Eyyûb bin Temim'den tahsil etti. 245 (m. 859)'da Şam'da vefat etti. Şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Debbağzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Debbağzâde Hacı Mustafa Efendi, Rize'de doğdu. İlim tahsiline küçük yaşta başlayan Debbağzâde Mustafa Efendi daha sonra İstanbul'a geldi. Zamânının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil edip derin âlim olduktan sonra Fâtih Câmiinde ders okuttu. Mısır kâdılığına tâyin edildi. Mısır ve sonra Medine-i münevvere kâdılığına getirildi. Sevgili Peygamberimizin kabr-i şeriflerini ziyâret edip, mübârek beldenin ahâlisine hizmette kusûr etmedi. Daha sonra İstanbul'a gelen Debbağzâde Hacı Mustafa Efendi, müderris iken vefat etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Hibetullah Ibn-i Bârizî

Vehbi Tülek

Çok Istiğfar Eden Kimseye Ne Mutlu

Vehbi Tülek

Celâleddin Kazvini hazretleri fıkıh, hadis ve edebiyat âlimidir. 666 (m. 1268)'de Musul'da doğdu. 739 (m. 1338)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hadis âlimi Abdullah Bin Avn

Vehbi Tülek

Mustafa Hulusi Efendi

Vehbi Tülek

Nûreddîn Efendi

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey, Verâ Gibi Olamaz

Vehbi Tülek

Büyük Şair Hafız-ı Şirazi

Vehbi Tülek

Lânet Etmek Için Gönderilmedim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Alabilirsen Al

Adam Olmazsan

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Latif Bir Şikayet

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek