Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.540.700
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.
Penç kalesi, Süleymân Şah zamânında mücâhid gâziler tarafından alınmak istendi. Kaleyi top ve tüfekle günlerce muhâsara altında tuttular. Bu sırada yirmiden fazla gâzi, orduya azık getirmek için, Penç Kalesinin ilerisindeki Lince vilâyeti taraflarına giderlerken, yolda bol miktârda ganimet ele geçirdiler. Gaziler bu ganimetin verdiği sevinç içinde yollarına devam ederlerken, karşılarına yedi yüz kadar düşman askeri çıktı. Gâzilerin sayısı az olduğu için onlara teslim oldular. Düşman askerleri bunları alıp, Lince'ye yedi gün mesâfe uzaklıkta ve deniz kenarında bulunan Papa Suntüres Kalesine hapsettiler. Bu kalenin tâmire ihtiyâcı vardı. Bu yüzden esir müslümanları tâmir için gündüz çalıştırırlar, gece hapsederlerdi. Bu esirlerin içinde, Ahmed Zâza isminde bir zât vardı. Bu zât şöyle anlatır:
Abbas bin Ahmed el-Ezdi, Hicaz'da yaşamış olan evliyanın büyüklerindendir. Kıymetli nasihatleri vardır. Kendisinden kötü âlimler sorulduğunda buyurdu ki:
"Ümmetlerin her biri, Rahmânın yolu üzerine oturmuş kötü âlimler yüzünden helâk olurlar. Onlar habis amelleri ile Allahü teâlânın yolunu kesmiş, insanlara engel olmuş olurlar."
Alâeddin Arabi Efendi, Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. Fıkıh, hadis, tefsir âlimi ve büyük velilerdendir. Haleb'de doğduğundan, "Arabi" denilmiştir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1495 (H.901) senesinde İstanbul'da vefât etti...
Seyyid Cemâleddin hazretleri, İran'da, Hazar Denizinin güneybatı sâhili boyunca uzanan Geylân bölgesinde yetişen büyük velilerdendir. 1360 (H.762) senesinde Geylân bölgesinde bulunan İsâr köyünde vefât etti. Kabri oradadır. Kıymetli nasihatleri vardır. Bir sohbetinde buyurdu ki:
Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.