Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.993.793

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyanın Kızmasında Da Merhamet Vardır

Eğribozlu Ahmed Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Yunanistan’da Eğriboz (Agribos) adasında doğdu. İzmir'de vefât etti. Nakşibendiyye yolu büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. Kısa zamanda ilerleyip tasavvuf yolunda yükseldi. Mevlânâ Hâlid hazretleri vefât ettikten sonra İzmir'e gelip yerleşti. Nice yıllar âlimler, talebeler ve halk sohbetlerinde bulunarak ondan feyiz aldı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rodos’un Fethi

Kânûni, Belgrad'ı fethettikten sonra, Avrupalıların kendi içişleriyle uğraşmalarından da istifâde ederek, Rodos'u fethetmeye karar verdi.Kânûni'nin bu niyetini öğrenen şövalyelerin başı Vilye dö Lil Adam, hazırlık yaparak, şövalyeleri topladı ve yiyecek stoku yaptı.Seferin serdârlığına İkinci Vezir Mustafa Paşa tâyin edildi. 300 harp ve 400 nakliye gemisinden meydana gelen donanmanın sevk ve idâresi ise, Barbaros Hayreddin Paşanın yanında yetişen meşhur amirâl Kurdoğlu Muslihiddin Reis'e verildi. 4 Haziran 1522'de İstanbul'dan donanmayla harekete geçen Mustafa Paşa, 24 Haziran'da Rodos'a geldi. Kânûni Sultan Süleymân ise, 16 Haziran'da kapıkulu ve eyâlet askerleriyle birlikte İstanbul dan kara yoluyla harekete geçti.

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Cem Sultan meselesinin hallinden sonra, İkinci Bâyezid Han, Akdeniz'i bir Türk gölü hâline getirmek için bâzı kalelerin bir an önce fethedilmesini istiyordu. Bunun için de önce İnebahtı (Leponto)Kalesinin fethedilmesi gerekiyordu. İnebahtı'nın fethi için İstanbul ve Gelibolu'da sefer hazırlıklarına başlandı. Nihâyet Sultân İkinci Bâyezid Han karadan, Kaptan-ı deryâ Küçük Dâvûd Paşa da, 300 parçadan meydana gelen Osmanlı donanması ile 1499 yılı baharında Gelibolu'dan hareket etti. Devrin meşhur denizcilerinden Kemâl, Burak, Kara Hasan ve Herek reisler de bu donanmaya katılmışlardı. Ancak buralara sâhib olan Venedikliler de boş durmuyordu. Bütün Avrupa devletlerinden yardım alarak 160 parçadan meydana gelen kuvvetli bir filo meydana getirmişlerdi.

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Örnek Şahsiyeti

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tehlikenin Başı Haram Yemektir

Seydişehirli Abdullah Efendi Nakşibendi şeyhlerindendir. Konya-Bozkır'ın Karacahisar köyünde 1806 (H.1222) senesinde doğdu. Müderris olan babası Yeğen Mehmed Efendiden ilim tahsil etti. Sonra Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Mehmed Kudsî Efendiye intisab etti. Bu büyük zâtın yanında ilim ve edep öğrenen Abdullah Efendi, hocasının işâreti üzerine Seydişehir'e yerleşerek, buradaki medresede talebe yetiştirmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kutb-i Medar Bedîüddin Mankpûrî

Vehbi Tülek

Kutb-i Medar Bediüddin Mankpûri hazretleri Hindistan'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden olup, Medâriyye tarikatının kurucusudur. 715'te (1315) Halep'te doğdu. Bayezid-i Bistami yolunun büyüklerinden Şeyh Tayfûrüddin'den hilâfet aldı. Bu yolun silsilesi Hazret-i Ebû Bekr'e (radıyallahü anh) ulaşır. Hin­distan'a giderek Mankpûr'da talebe yetiştirdi. 840'ta (m. 1436) orada vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

İbrâhim-i Havvâs Ve Hidâyete Eren Rahîb

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Alâeddîn-i Attâr

Vehbi Tülek

Alâeddin-i Attâr, Buhârâ'da yetişen en büyük velilerdendir. "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin on altıncısıdır. 1400 (H.802) senesinde Buhârâ'nın Cağanyân nâhiyesinde vefât etti.
Alâeddin-i Attâr'ın babası, Buhârâ'nın zengin eşrâfından idi. Vefât edince, oğullarına çok fazla mal kaldı. Fakat Alâeddin hiç mirâs kabûl etmeyip, Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin-i Buhâri'ye talebe olmayı tercih etti.

Allahü Teâlâyı, Akıllı Kimse Daha Çok Tanır

Vehbi Tülek

Siraceddin Mısrî

Vehbi Tülek

Hiçbir Şey, Verâ Gibi Olamaz

Vehbi Tülek

Doğu Türkistanlı Lider İsa Yusuf Alptekin

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Hüseyin-i Meczub

Vehbi Tülek

Asım El-ahvel

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Yuhçu Baba

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek