Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.218
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Memlûk seferi sırasında acil ihtiyaç sebebiyle bir bezirgandan 60.000 altın borç alınmıştı. Seferden sonra, alınan ganimetlerden bu borçların ödenmesine başlandı. Ordu defterdarı borcunu ödemek üzere bu bezirganı çağırdı. Ona vatanseverliğinden dolayı teşekkür ettikten sonra, ayrıca bir isteği olup olmadığını sordu. Adam şöyle dedi.-Devletin sayesinde mal ve param haddinden fazladır. Bu ölümlü dünyada, oğlumdan başka kimsem de yoktur. Verdiğim 60.000 altını istemem. Bunun yerine oğluma günde iki akça ile cebecilik verilsin. (Cebecilik, Osmanlı ordusunda Ordu donatım sınıfıdır.) defterdar, bezirganın isteğini padişaha iletince, Yavuz Sultan Selim büyük bir öfke ile bağırdı:-Bana böyle kanuna uymaz teklif getirdiğin için, seni ve teklif sahibini katlederdim. Fakat bütün dünya, "Mekke ve Medine fatihi olan Sultan Selim, bir bezirganın malına tama ettiği için, bezirganı ve defterdarını öldürttü" derler. Tez, bezirganın parasını verin ve bir daha bana kanuna uymaz işler getirmeyin.
Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.
Hayât bin Kays el-Harrâni, Urfa'ya bağlı Harrân kazasında yetişen evliyânın büyüklerinden, âriflerin ileri gelenlerindendir. Yüksek hâllerin ve kerâmetlerin sâhibi olup, ehliyeti, ihlâsı, iffeti yanında, dinine çok bağlı bir zât idi. Cömertliğiyle meşhûrdur. 1185 (H.581) yılında orada vefât etti. Harrân'ın dışına defnedildi..
Kûhistan Hükümdarı İskender bin Kâbus"un "Kâbusnâme"si çok meşhurdur. Tarih boyunca pek çok padişah, sultan ve devlet adamı tarafından birçok dillere çevrilmiştir. Bu eser, birçok edebi, tarihi ve ahlâki eserlere kaynak teşkil eder. İskender bin Kâbus "Kâbusnâme"de özetle diyor ki:
Abdurrahmân el-Fereci hazretleri Fas evliyasındandır. 909 (m. 1504)'da Fas'ın (Atlantik sahilinde Tit köyünde doğdu. Şâzeliyye'nin Cezûliyye kolu şeyhi Ebû Hafs Ömer'e intisab etti. İcazet aldıktan sonra Miknâs'a giderek talebe yetiştirdi. 976 (m. 1569)'da orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Hazreti Hâlid bin Velid, Müslüman olduktan sonra, ilk olarak Mûte Gazâsında bulundu. İslâm askeri Mûte'ye hareket ederken, Peygamber efendimiz buyurdu ki:
- Cihâda çıkacak olan şu insanlara Hz. Zeyd bin Hârise'yi kumandan tâyin ettim. Eğer o şehid olursa, yerine Ca'fer bin Ebi Tâlib geçsin. O da şehid olursa, yerine Abdullah bin Revâha geçsin. Eğer o da şehid olursa, aranızda münâsip gördüğünüz birini seçip, ona tâbi olursunuz.