Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir
Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.291.575
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.
Bir Kurban Bayramı arefesinde, Şâir Fitnat Hanım kurbanlık almak için Bayezid Meydanında dolaşıyormuş. Şâir Haşmet de oradaymış. Abdest-namazla pek alâkası olmayan bu şâir, fırsat buldukça Fitnat Hanım'a takılır, onun iğneli sözlerine muhatap olurmuş. Fitnat Hanım'a orada ne aradığını sormuş, o da kurbanlık koç alacağını söylemiş. Şâir Haşmet: "Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?" diye yine takılmış. Fitnat Hanım da sözünü esirgemeden cevap vermiş: "Olmaz, bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim
İstanbul'da uzun seneler kalmış olan ve hatıralarını kaleme alan İtalyan asıllı Avusturyalı general Kont Marsigli, 1737'de yazdığı eserin de Osmanlı tüccarlarını şöyle anlatıyor:"Osmanlı devletinde yaşayan tüccarlar, gayet mahir ve bilgili dir. Devlet, ticaretle uğraşanlara her türlü kolaylığı gösterir. Osmanlı nın prensibi, mümkün olduğu kadar ticaret malı girip çıkmasıdır. Zira mal ne kadar gelip giderse, devletin geliri de o derecede artmakta, halk da o kadar zenginleşmektedir. Osmanlı hükûmetleri ağır ticari vergilerden kaçınmışlardı. Ağır verginin, hem malın dolaşmasını engel lediği, hem de kaçakçılığı doğurduğu, devletin ve halkın kazancını azalttığı fikrindedir.Hükûmet kaçak mala hazine adına el koyar. Hiçbir tüccar, beyan etmediği, vergisini ödemediği malı kaçırmaya cesaret edemez. Zira ticaret müsaadesi elinden alınır.
Esba' bin Ferec hazretleri Hadis âlimidir. Hadis ilminde hafız (yüzbinden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilen) idi. Kâhire yakınlarındaki Fustât kasabasında 150 (m. 767) senesinde doğdu, 225 (m. 840) senesinde vefât etti. Mısır'daki âlimlerden hadis-i şerif işitti ve ilim öğrendi. Mâlik bin Enes'ten hadis-i şerif dinlemek için Medine'ye gittiğinde, onu vefât etmiş buldu. Orada Eşheb'le sohbet etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Ebü'l-Kâsım el-Mukri, evliyânın büyüklerindendir. Horasan âlimlerinden idi. Yüksek haller sahibi şerefli, himmet sahibi, zamanının bir tanesi idi. 378 yılında Nişâbûr'da vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:
Zâhid-i Iraki hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 504 (m. 1110)'da Bağdad civarında doğdu. 594 (m. 1198)'de Kâdisiyye'de vefât etti. Bir dersinde, "Ehl-i Sünnet vel-Cemaat" itikadında olmak için, nelere inanmak lazım geldiğini şöyle anlattı:
Eskiden, yoldan geçen birisi, bahçesinde acâyip hareketler yapan bir adama sorar:-Niye öyle tepinip duruyorsun?-Keçe tepiyorum. Sıkıştırıp pazarda satacağım. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Başındaki çıngırak ne?-Çevredeki bahçelerin ekin ve meyvelerine kuşların gelmemesi için, çıngırakla ses çıkarıyorum. Sâhipleri de bana bunun için biraz ücret ödüyor. Ne yapalım, fâni dünya işte; üç-beş kuruş kazanıyoruz!..-Peki, sırtındaki yük nedir?