Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.122.325

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Dilediğini Siler Dilediğini Değiştirmez

Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır. Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde şunları analttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

İstanbul kuşatılmış, fakat bir türlü alınamıyordu. Fatih, hocası Akşemseddin'e, dua etmesi için ricada bulunuyordu. Bir gece Akşemseddin hazretleri çadırına kapandı, sabaha kadar dua etti ve sabahleyin de padişaha, Edirnekapı tarafından büyük bir hücum başlatılma sını tavsiye etti. Hemen hücuma geçen asker, öğleye kadar surlara çıkmayı başardı ve öğle den sonra İstanbul fetholundu. Bu hadiseden sonra Akşemseddin hazretlerinin büyüklüğünü daha iyi anlayan Fatih, hemen onun yanına geldi ve kendisini de dervişliğe kabul etmesini istedi. Fakat Akşemseddin hazretleri bunu reddetti. Fatih bunun sebebini sorunca:"Dervişlikte bir hal vardır ki, onun tadını tadan, dünya işlerinden ve saltanattan el çeker. Halbuki sizin böyle yapmanız, memleketin perişan olmasına sebep olur. O zaman siz de, ben de günaha girmiş oluruz. Padişaha lazım olan şey, güzel ahlak ve adaletperver olmaktır." Cevabını verdi.

Din Adamlarindan Devlete Zarar Gelmez

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hasan Zarîfî Efendi

Hasan Zarifi Efendi, 1477 (H.882) senesinde Rumeli'de Siroz şehrinde doğdu. 1576 (H.984) da İstanbul'da Boğazkesen Hisarında vefât etti. Yaşadığı devir, Sultan Selim ile oğlu Sultan Murâd Han devriydi. Halveti büyüklerinden Zeynüddin-i Hâfi hazretlerinin yolunu devâm ettiren Pir İbrâhim Gülşeni'nin sohbetlerine kavuştu...

Hasan Zarifi Efendi vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ebü'l-Vefâ hazretleri, on sekizinci yüzyıl Irak velilerinden olup, Osman et-Tavili hazretlerinin ikinci oğludur. 1837 (H.1253) senesinde doğdu. 1868 (H.1285) senesinde vefât etti...

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Ali Efe Ile Küçük Efe

Vehbi Tülek

Gürcistan'dan Tûs'a... Abdullah-ı Gürcistânî

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Gürcistâni, on dördüncü yüzyılda yaşayan meşhûr velilerdendir. Gürcistan'da doğdu. Bir savaşta cihâd ederken şehid düştü. Kabri Tûs şehrindedir. Şeyh Rükneddin Alâüddevle Semnâni hazretlerinin talebesidir...

Avrupa'yı Sarsan Bahadır Abdurrahman El Gafikî

Vehbi Tülek

Dede Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Yırtıcı Hayvanlar Için Yapılan Misafir Odası

Vehbi Tülek

Ahmedü Bamba Hazretleri

Vehbi Tülek

Abdullah Sa’bî

Vehbi Tülek

Rebî' Bin Heysem

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Tüccarin Rüyasi

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek