Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.842.953

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zâhiri Halk, Bâtını Ise Hak Ile Olanlar

Ebü'n-Necîb Sühreverdî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1097 (H.490) senesinde İran'ın Sühreverd kasabasında doğdu. İlim öğrenmek için gençliğinde Bağdad'a gitti. Fıkıh ilmini Es'ad Mühenî'den, hadîs ilmini Ali bin Neyhan'dan tahsil etti. Tarîkat hırkasını Kâdı Vecihüddîn'den giydi. 1168 (H.563) senesinde Bağdad'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanli Zarf

I. Dünya Savaşında Irak Cephesinde savaşan 6. Ordunun Kumandanı Halil Paşa, hatıralarında şöyle bir hadiseyi nakleder:27 Mart 1916 günü Irak'ta Felahiye muharebesinde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu 51. Tümen 9. Alay Emir subayı iken, bu muharebede kendi alayındaki bir bölüğe kumanda eden Üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini anlayınca sükûnet ile son görevini yapmaya başladı ve konuşamadığı için, cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine kurşun kalemle önce "kıble ne taraftadır?" diye yazarak sordu. Milli şeref ve fazileti bulunan ak yüzünü ve pak alnını, görevini başaranlara mahsus güzellikle huzur-u Peygamberiye çevirdi ve kalbindeki şehadeti diliyle anlatmaya takati olmadığından, kana boyanan o zarfın ortasına okunaklı bir şekilde kelime-i şehadeti yazdı. Sonra bu büyük asker, bölüğüne son sözü söylemek isteyerek aynı zarfın üç yerine; "bölük intikamımı alsın" cümlesini yazarak, ikisini imzaladı, üçüncüsünü ise imzalayamadan son nefesini verdi. Muzaffer Efendinin bu yüce davranışı, yani bir Türk subayının örnek maneviyatı olan o kanlı zarf, Askeri Müzeye gönderildi ve Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olarak kaldı.

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Devir, "Yavuzu kahhar" diye anılan öfkeli hünkar Yavuz Sultan Selim devri... Öfkeli, ancak keyfe keder hükmetmek yok, zulmetmek yok; her şey kitabına uymalı ki, Zembilli Ali Cemali Efendi'nin ya da İbni Kemal Hoca'nın ihtarına maruz kalmasın. Zira, özellikle Zembilli Hoca, "Hükümden ayrılırsan halline (padişahlıktan azledilmek) fetva veririm" diye gürleyen insandır. Hoca, dünyevi kudret ve kuvvetlerden değil, sadece Allah'tan korkan bir gönül ve hukuk adamıdır. Öyle olduğu için de Zembilli Hoca'nın karşısında tir tir titremektedir. Aslında korktuğu şey hukuktur, onun dışına çıkma endişesidir. Mercidabık Seferi pahalıya patladığın dan, hazinenin paraya ihtiyacı olur. Yavuz Defterdarından (Maliye Bakanı) para bulmasını iser. Defterdar bir formül teklif eder:

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sırât'ı Şimşek Gibi Geçenler

İzzeddin İbn-i Cemâa hazretleri Şafii fıkıh alimidir. 694 (m. 1294)'de Şam'da doğdu. Küçük yaşta Kur'an-ı kerimi ezberledi. Babası Kahire'de kâdılkudât olunca tahsilini orada sürdürdü. Kahire'deki Sâlihiyye Medresesi'nde müderris oldu. Sonra Mısır kâdılkudâtlığına getirildi. Daha sonra Mekke'ye yerleşti ve 767 (m. 1366)'da orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlmi Ile Amel Eden Bilmediğini Öğrenir

Vehbi Tülek

Sunullahzade Ebû Said Efendi Osmanlı eviyasındandır. 1514 (H. 920) senesinde Âzerbaycan'da Tebriz'de doğdu. Horasan' a giderek Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin halifelerinin sohbet ve derslerinde bulundu. Âzerbaycan'a gidip, talebe yetiştirmeye başladı. Şah İsmâil buraları ele geçirince Bitlis'e gitti. Kânûni Sultan Süleymân'ın İran seferinde bulundu. Pâdişâhtan izzet ve ikrâm gördü ve birlikte İstanbul'a geldi. 1572 (H.980) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kâdı Beydâvi hazretlerinin tefsirini Türkçeye tercüme etmiştir. Bu eserinde şöyle anlatır:

Beni Zikredenlerle Beraberim

Vehbi Tülek

Ölümden Önce Olan Her Şeye Dünyâ Denir

Vehbi Tülek

Nureddinzade Muslihüddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Rumeli’de (bugün Bulgaristan’da) Filibe’de doğdu. Sofya’ya giderek Bâli Efendi'nin ders ve sohbetlerinde kemale erdi ve halifelerinden oldu. 981 (m. 1573)’de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Anadolu Velîlerinden Muhammed Kadri Hazîn

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed Antâkî

Vehbi Tülek

Seksen Seneye Bedel Gece

Vehbi Tülek

Takıyyeddin Kefevî

Vehbi Tülek

Kâsım Bin Abdullah El-basrî

Vehbi Tülek

Elem Dikeni Batmadıkça, Murat Gülü Açılmaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Sonunda Orta Yolu Buldular

Abdullah El-acemî

Allah'ın Emaneti

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek