Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.311

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Kirimli Ahmet

Kanije Kahramani Tiryaki Hasan Paşa

Anzakli Ömer

Yuhçu Baba

Abayi Yakmak

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kiliç Ali Paşa Hamami

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

Vehbi Tülek

48 - Alaeddin Ali Hazretleri Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Cezzar Ahmed Paşa Ve Napoeon Bonapart

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Tahsin Bey, Birinci Dünya Savaşı öncesi İstanbul'da Beyoğlu Mutasarrıfı'dır. Rus Çarı'nın Büyükelçisi, Boğaz'daki elçiliğin önüne dikilen lamba direğinin kaldırılması için haber gönderir. Tahsin Bey merâmını anlatmak için kalkıp elçiliğe gider. İçeri girer. Bahçe merdivenlerinden yukarı çıkarken, Büyükelçi de bahçeye inmektedir. Tahsin Bey'i görünce, yanındaki bahçıvana sorar:-Kim bu adam? Bahçıvan anlatınca, Büyükelçi:-Atın bu adamı dışarıya! diye bağırır. Bir diyecekleri varsa, buraya sadrazamları gelsin!Aradan zaman geçer. Rusya'da ihtilâl olur. İstanbul'u, komünistlerden kaçan Beyaz Ruslar doldurur. Prensesi, kontu, generali ve daha niceleri... Sürünürler. Kadınlar, şimdikiler gibi, İstanbul'da sefâhet âlemlerinin sembolü olurlar.Tahsin Bey çocuklarına Fransızca hocası arar. İlticâcı Ruslar, ucuza ders verirler. Ucuz ücretle bir hoca bulunur. Bulunur amma, Tahsin Bey hocayı görünce hüzünlenir. Zira bulunan hoca, bir süre evvel kendisini kapıdan kovan eski Rus Büyükelçisi'dir. Oturduğu koltukla övünmek, ya da koltuğu kendisine vermiş olanla gururlanmak, ne korkunç şeydir...Kısacası, ne oldum deyip, ne olacağını hiç düşünmemek ne kötü bir hâldir

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

84 - Zenbilli Ali Cemali Efendi

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

69 - Hasan Can'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Ben Kendi İşimi Yapayim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Ali

İbnü's-Sâati (Saatçioğlu) hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Lübnan'da Ba'lebek'te doğdu. Asıl adı Ahmed bin Ali olup, 694 [m. 1294]'de vefat etti. (Mecma'ul-bahreyn) kitabı meşhurdur. Bu kitapta diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fudayl Bin İyâd'ın Talebesinin Vefatı

Vehbi Tülek

Fudayl bin İyâd hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 726 (H.107) senesi Horasan'da doğdu. 803 (H.187) senesi Mekke-i mükerremede vefât etti.
Kabr-i şerifi Mekke'de Cennet-ül-Muallâ'da hazret-i Hadice vâlidemizin kabri civârındadır...
Fudayl bin İyâd hazretleri, tövbe edenlerin önde gelenlerinden emsâli az bulunan bir zâttı.

Hâcegi Emkenegi

Vehbi Tülek

Abdesti, Şartlarına Uygun Olarak Al

Vehbi Tülek

Şeyh Yavsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şeyhulislâm Ebüssü'ûd Efendinin babasıdır. İsmi, Mustafa Muhyiddîn-i İskilibî'dir. Çorum’un İskilip kazasında doğdu. Devrinin meşhur âlimlerinden dinî ilimleri tahsil ettikten sonra Şeyh İbrâhim Kayserî'nin sohbetlerinde bulundu. İlim ve edeb öğrendi. İcâzet aldı. Hacca giderken, Amasya'da Şehzâde Bâyezîd ile görüştü. Bu görüşmede ona; "Hacdan dönüşte sizi pâdişâhlık tahtına oturmuş buluruz" buyurdu ve öyle oldu.

Saatlerini Boşa Geçirenler Kıyamette Pişman Olacak!

Vehbi Tülek

Resulullahın Elleriyle Nimete Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Kalp Veya Gönül Diye Bir Kuvvet Vardır

Vehbi Tülek

Müslüman Temiz Toprağa Benzer

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsî Efendi

Vehbi Tülek

Sıkıntılı Zamanlarda Âyet-el-kürsî Oku!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

At Hirsizi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Arafatta Görüşürüz

Arkadaşlarımı Korumak Için

Allah Diyen Genç

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek