Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.586.102
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
16'ncı yüzyıl Türk-İslâm âleminin en büyük âlimi kabul edilen Kemalpaşazâde Ahmed Efendi hakkında tarihler, yazımıza başlık yaptığımız lakabı kullanırlar. Mânâsı, "İnsanların ve cinlerin müftüsü" demektir. Kendilerine bu lakabın verilmesiyle alâkalı olarak Evliyâ Çelebi merhum, Edirne medreselerini yazdığı bahiste, şu ibretli hikâyeyi anlatıyor. Seyahatnâmeden kısmen sâdeleştirerek veriyoruz:"Medrese-i Kemâlpaşazâde: Bu medresede bir hücreyi ecinni zabt edüp içine hiç kimse giremediği için, nice sene kapısı örtük kalıp boş ve âtıl beklerdi. Nihâyet hicri 888 (m. 1483) târihinde, Sultan Bâyezid-i Veli asrında, Kemâlpaşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken Edirne'ye gelip, kendisine kalacak bir yer ararken yolu bu medreseye uğrar. Medresenin dersiâmından bir hücre talep ettiğinde aralarında şu konuşma geçer:
Osmanlı padişahları içinde en küçük yaşta tahta çıkan, IV. Mehmed'dir. 7 yaşında padişah olmuştu. Fakat reşid oluncaya kadar devletin idaresine annesi Valide Turhan Sultan vekalet edecekti. Hayırseverliği ve cömertliği, şefkati, zerafeti ve akıllığı ile sarayda ve devlet erkanı arasında sevgi ve hürmet gören bir hanım olan Valide Turhan Sultan, sadarete tecrübe li, dirayetli ve namuslu bir devlet adamını getirip, devletin idaresini ona bırakmak istiyordu. Kendisine Köprülü Mehmed Paşa'yı tavsiye ettiler. O da, icraatına hiç müdahale edilmemesi ve kendisi çekilinceye kadar vazifeden azledilmemesi şartıyla sadrazamlık vazifesini kabul etti. İlk iş olarak, Anadolu'da isyanlar çıkaran zorbaları yakalatarak idam ettirdi. İstanbul' da huzur ve sükûnu sağladı. 1657 senesinde, Erdel'de (Romanya) çıkan isyanı bastırmak için sefere çıktı. Yerine vekaleten bakmak üzere Ankebut Ahmed Paşa'yı bıraktı. İsyanı bastıran Köprülü, istanbul'a dönmeden önce Osmanlı Devleti için stratejik önemi olan Sebeş, Logoş ve Yanova kalelerini de zaptetti. Bu harekât bir sene kadar devam etti.
Ahmed bin Abdülvâhid hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 564 (m. 1168)'de Şam'da doğdu. 623 (m. 1226)'de vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Safiyyüddîn Erdebilî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1252 (H.650) senesinde Azerbaycan’da Erdebil'de doğdu. Geylân taraflarına giderek Şeyh Zâhid Geylânî’ye talebe oldu. Tasavvufta yüksek derecelere kavuştuktan sonra, hocası ona icazet verdi. Zâhid İbrâhim Geylânî vefât edince, halîfesi olan Safiyyüddîn Erdebilî, memleketi olan Erdebil'e yerleşti. Pekçok talebe yetiştirdi. Âzerbaycan, Kafkasya ve Anadolu'da meşhûr oldu. (H.735) senesinde Erdebil'de vefât etti.
Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.
Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.