Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.054.965

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Molla Kârazî hazretleri, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî'nin halîfelerinden Şeyh Muhammed Hânî'nin talebesidir. İsmi, "Ahmed" olup, "Kârazî" nisbeleriyle bilinir. Diyarbakır'a bağlı Kâraz'da doğdu ve orada vefât etti. Önce Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerinden Şeyh Hâlid-i Cezerî'nin sohbetlerinde bulundu. Hâlid-i Cezerî vefât edince Şam'a giderek Muhammed Hânî'ye talebe oldu. Kısa zaman içinde tasavvuf yolunda ilerleyip kemâle, olgunluğa ulaştı. Muhammed Hânî hazretleri ona hilafet verdi. Diyarbakır taraflarına gönderdi. Orada yirminci yüzyıl başlarında vefat etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Dinimiz, bülûğa ermeden önce çocuklara dini ve dünyevi bilgilerin verilmesini emretmektedir. Ecdadımız buna çok dikkat ederdi. Bunun en güzel örneğini, Sultan II. Mahmud Hân'ın, ülkenin her tarafına gönderdiği bir ferman teşkil eder. Bu fermanda şöyle deniyor: "Dini vecibeleri öğretmek ve seçeceği mesleğin bilgilerine sahip kılmak babaların çocuklarına karşı ilk vazifesidir. Ne yazık ki, bir zamandan beri birçok ana ve baba bunu unutarak, çocuklarını daha beş-altı yaşında kazanç hırsı ile sanat sahiplerinin yanına çırak olarak veriyorlar veya başıboş bırakıyorlar. Çocukluk çağında câhil kalanlar ise, bülûğ çağlarında hem kendileri için, hem de memleket için dert oluyorlar. Bu, iki dünyada cezâyı gerektiren bir ihmaldir. Sizlere emrediyorum ki, bu ferman elinize değdiği anda, bölgenizde 6 yaşını bitirmiş ne kadar çocuk varsa bunları tesbit ediniz! Mevcut mahalle mektepleri yetmiyorsa bina ve hoca bularak mektepsiz çocuk bırakmayınız! Mektep çağında olduğu hâlde bu çocukları yanlarına alıp çalıştıranların şiddetle cezalandırılacaklarını ilân ediniz! Anasız ve babasız olanlarla, okumaya gücü yetmeyenlerin tahsilini devletin temin edeceğini ilân ediniz!.." Bu ferman, 1854'de Sultan Abdülmecid Hân ve 1873'de Sultan Abdülaziz Hân tarafından da tekrarlanmıştır

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Silada

Vehbi Tülek

1915 senesi Kasım ayının soğuk bir akşam vakti. Afyon ile Uşak arasındaki Işıklar istasyonunda duran trenden üç asker indi. Bunlardan biri, geçen kış Kafkas cephesinde savaşmış bir süvari onbaşısı, biri Çanakkale'de omzundan yaralanmış bir topçu çavuşu, diğeri de Mısır cephesinde döğüşmüş bir piyade neferi idi. Bunlar iki yıl evvel aynı köy den çıkıp da her biri memleketin birer ucunda harp etmiş üç hemşehri, aynı günlerde yaralanıp, garip bir tesadüf eseri İstanbul'da askeri hastanede, hatta aynı koğuşta buluşmuşlardı. Bir aydan fazla süren tedavilerinden sonra 60 gün tebdili hava verilmiş ve memleketlerine doğru yola çıkmışlardı. Bunlardan Ahmet ile Osman çavuş birbirlerine akraba idi. Emin onbaşı da onlara komşuydu.

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ya Hayır Söyle Ya Da Sus

Şu'be bin Haccâc hazretleri Tabiinin büyüklerinden, meşhur tefsir ve hadis âlimidir. 82 (m. 701) senesinde Vâsıt'ta doğdu. 160 (m. 777)'de Basra'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bir kısmı şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâlim Bile Olsa, Kardeşine Yardım Et

Vehbi Tülek

Burhâneddin bin Muzaffer hazretleri hadis âlimlerindendir. 546 (m. 1151)'da doğdu. 620 (m. 1223)'de Musul'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Yâ Rabbî! Bunları Affet! Câhilliklerine Bağışla!

Vehbi Tülek

Abdurrahîm Magribî

Vehbi Tülek

Abdurrahim Magribi hazretleri, evliyânın meşhûrlarındandır. Hem Seyyid, hem şerif (Hazreti Hüseyn'in ve Hazreti Hasan'ın soyundan) olup, Fas'ta doğdu. 592 (m. 1196)'da Mısır'da vefât etti. Sohbetlerinde evliyanın hikmetli sözlerinden naklederdi. Buyurdu ki:

Ahmed Bin Harb

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Yeryüzündeki Dostları

Vehbi Tülek

Kâdı, Denizde Yüzen Kimse Gibidir

Vehbi Tülek

İbn-i Kurkûl (ibrâhim Bin Yûsuf Hamzî)

Vehbi Tülek

Yüzü Ak Olarak Can Vermelidir

Vehbi Tülek

Kalp Ile Hâlis Niyet Etmedikçe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bülbülün Zikri

Bülbülün Zikri

İbrahim aleyhisselamı ateşe attıkları zaman bütün melekler, vahşi hayvanlar ve kuşlar ağlaştılar ve etrafında toplanıp, İbrahim aleyhisselama bir yardım yapabilmenin çaresini aradılar. Bunların arasında zayıf bir bülbül vardı. "Madem elimden birşey gelmiyor, öyleyse ben de İbrahim aleyhisselam ile beraber yanayım" diye kendini ateşe atacağı sırada Hak teâlâ, Cebrail aleyhisselama emredip buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Minareden Okunan Şiir

Ayyaşin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

İsmail Hakki Efendi

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek