Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.136.837

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Faydalı Zenginlik Ve En Güzel Fakirlik Nedir?

Seyyid Ticânî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1737 (H.1150) senesinde Cezâyir'de Ayn-ı Mâdî denilen yerde doğdu. 1815 (H.1230)'de Fas'ta vefât etti. Mısır'a giderek Şeyh Mahmûd-i Kürdî’ye talebe oldu. Sonra Fas’a giderek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

Venediklilerin Zulmüne Karşilik Osmanli Devletinin Vergi Adaleti

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Merhameti

Vehbi Tülek

Ferdinand'dan sonra Avusturya kralı olan Maximillian ile Osmanlı himayesi altında olan, komşusu Erdel kralı Sigismund, sürekli birbirlerine saldırıp huzursuzluk çıkarıyorlardı. Oysa ki Erdel kralınının her hareketinde Osmanlı hükûmetine danışması ve müsaade edildiği kadar faaliyet göstermesi gerekiyordu. Avusturya kralı Erdel kralını, o da Avusturya kralını Kanuni'ye şikayet ettiler. Bunun üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han, 72 yaşında olduğu halde sefere çıktı. Belgrad'a geldiklerinde, Zemun konağında Erdel Kralı Sigismund, padişahın huzuruna çıktı ve hemen önünde diz çöktü. Kanuni:-Ayağa kalk...dedi. Sigismund ayağa kalkıp:-Eski kul oğlu kulum. Ferman padişah hazretlerinindir, diye boyun büktü. Kanuni ona:-İyilik üstüne iyilik göreceksin. Asker ve cephane tedarikine çalış. Seferimizde bize katıl. Ne zaman bir ihtiyacın olursa bildir ki, çaresine bakalım...Sigismund böyle bir hareket karşısında şaşkına döndü. Çünkü padişahtan ağır bir ceza bekliyordu. Başını önüne eğip cevap veremeden huzurdan çıktı. Dışarı çıkınca adamlarına:-Padişahın muhabbeti beni sarhoş etti, konuşmaya takatim kalmadı...dedi.

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Garip Bir Koşu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çelebi Hüsâmeddîn

Mevlânâ Celâleddin Rûmi hazretlerinin, Çelebi Hüsâmeddin'e karşı itibârı fevkalâde çok idi. Çelebi Hüsâmeddin, Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi...
Bir gün Çelebi Hüsâmeddin dostlarıyla birlikte bağa gitmişti. Orada dostlarına nasihat ederken bir kimse gelip;
-Efendim! Mevlânâ hazretlerinin türbesinin üzerindeki alem düştü. Bir türlü yerine konulamadı, dedi.
Bunu işiten Çelebi Hüsâmeddin çok üzüldü. Yüzlerinin rengi bembeyaz oldu. Onun fevkalâde üzüldüğünü gören dostları, bunun sebebini sordular. O da;

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"allahü Teâlâya âşık Olanlar, Allah Kelâmını Dinlesinler!

Vehbi Tülek

Muhammed Bahşî Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1628 (H.1038) senesinde Haleb köylerinden Bekfâlûn'da doğdu. Şam'da meşhur âlimlerden ilim öğrendi. Ârif-i billah Şeyh Eyyûb el-Halvetî'nin hizmetlerinde bulunup, Halvetiyye yolunda yetişti. Haleb'e gidip orada yerleşti. 1675 senesinde Edirne'ye giderek bir müddet kaldı. Sonra İstanbul'a gitti. Vezîri âzam Fâzıl Mustafa Paşa'nın, Muhammed Bahşî'ye karşı husûsî muhabbeti vardı. İlminden daha çok kişinin istifâdesi için onu Haleb'de bulunan Halvetî İhlâsiyye Tekkesinin meşîhatine, şeyhliğine tâyin etti. Hac için Mekke’ye gittiğinde geri dönmeyen Bahşî hazretleri, 1687 (H. 1098)’de orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Mezrûk Bin Hasen Yemenî

Vehbi Tülek

Hazreti Ali: "benden Istediğinizi Sorunuz!

Vehbi Tülek

Şehâbeddin Sivâsî hazretleri tefsir âlimi ve Zeyniyye tarikatı şeyhlerindendir. Sivas’ta doğdu. Burada ilim tahsilinden sonra İzmir’in Ayasuluk (Selçuk) ilçesine giderek Zeynüddin Hâfî’nin halifesi Ayasuluklu Şeyh Mehmed Efendiye intisab etti. Zeyniyye icazeti alarak talebe yetiştirdi. 860 (m. 1456)’da orada vefat etti. "Uyûnü’t-tefâsîr” adlı eseriyle tanınır. Bu kitabında şöyle buyuruyor:

Taşköprüzâde Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

hükümdar Bağda Bardak Masada!..

Vehbi Tülek

Askerine Ve Cephânesine Güvenen Hezîmeti Yaşar!

Vehbi Tülek

fakir Babası İbn-i Münîr

Vehbi Tülek

Sâlih Rüyâlar Görmekle Meşhur Olan Zat

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Şücâeddîn Karamânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Garip Karşilanan Bir Adak

SelÂmetle Gidip Gel

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek