Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.341.666

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Fatih, Bosna'yı fethettiği zaman, Osmanlı kanunlarına göre bölge halkına dini serbestlik verdi. 1478 senesinde buradaki Latin papazlarına gönderdiği fermanda şöyle buyuruyor:"Nişan-ı Hümayunum sudur ki; Ben ki Sultan Mehmed Han'ım; üst ve alt tabakalardaki bütün ahali tarafından şu şekilde biline ki, bu fermanı taşıyan Bosna rahip lerine lütufta bulunup şu hususları buyurdum;Mevzubahis rahiplere ve kiliselere hiçkimse tarafından mani olunmayıp rahatsızlık verilmeyecektir. Bunlardan, gerek ihtiyatsızca memleketimde duranlara ve gereksu kaçanlara emn-ü eman olsun ki, memleketimize gelip korkusuzca sakin olsunlar ve kiliselerde yerleş sinler, ne ben, ne vezirlerim, ne de halkım tarafından hiç kimse bunlara herhangi bir şekilde karışıp incitmeyecektir. Kendilerine, canlarına, mallarına, kiliselerine ve dışarıdan memleketimize getire cekleri kimselere, yeri ve göğü yaratan Allah hakkı için, Peygamberi miz Muhammed Mustafa (sallallahü aleyhi ve sellem) hakkı için, yedi mushaf hakkı için, yüz yirmi dört bin Peygamber hakkı için ve kuşandı ğım kılıç için en ağır yemin ile yemin ederim ki, yukarıda belirtilen hususlara mevzu olan rahipler, benim hizmetime ve benim emrime itaatkar olduğu müddetçe hiç kimse tarafından muhalefet edilmeyecektir."

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Ebubekir Kâni Efendi, 18. Yüzyılın tanınmış edebiyatçılarındandı. Bilhassa hiciv eserleri ile meşhur olmuştu. Divan'ı, Hasbıhal isimli hiciv eseri ve Münşeat adlı mektupları edebiyatımızda mühim bir yer tutar. Bu mektuplar arasında, bir kediyi konuşturarak yazdığı Hirername önemlidir. Kâni Efendi, Eflak Voyvodası İskerletzade Konstantin Efendi'nin özel katipliğini yapmak üzere Bükreş'e tayin edilmişti. Burada, Voyvo danın yeğenine de Türkçe öğretmenliği yapmıştı. Daha sonra Limni Adasına gönderilmiş, bir süre sonra da İstanbul'a dönmüştü. Bükreş'teki ikameti sırasında ona muhalif olanlar, Efendi'nin tanassur ettiğini, yani Hristiyan olduğunu söylemeye başladılar. Bu söylenti kulaktan kulağa geçerken şekil değiştirerek, onun bir Romen kızına gönlünü kaptırdığı, onu elde etmek veya nikahına almak için din değiştirdiği şeklinde yayıldı. O sırada 70 yaşında bulunan Kâni Efendi, dedikoduculara, iki asırdır dilimize bir atasözü olarak yerleşen tarihi cevabını verdi:"Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani"

İki Defa Tahta Çikan Padişah I. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Ebü'l-Fadl Serahsi, evliyanın büyüklerindendir. Hicri dördüncü asırda İran'ın Serahs şehrinde dünyaya geldi. Kendi zamanındakiler içinde vera ve takvada en ileri olanlardandı.
Ebü'l-Fadl Serahsi hazretleri; Ebu Said Ebülhayr gibi birçok evliyanın hocası idi. Herkesin kendisine hürmet ettiği, herkese karşı merhametli, çok cömert, latif, tatlı bir zat olup, kıymetli sözleri ve kerametleri ile meşhur olmuştu.
Bu mübarek zat, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan en meşhuru Ebu Said Miheni'dir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlimler, Peygamberlerin Vârisleri, Dînin Direkleridir

Vehbi Tülek

Ömer Rûşeni Osmanlı âlimlerinden ve Anadolu'da yetişen velilerdendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsili için Bursa'ya geldi. Orada zâhiri ilimleri tahsil ettikten sonra, içinde tasavvuf yoluna girme arzusu çoğalıp, Karaman'a gitti. Seyyid Yahyâ Şirvâni hazretlerinin büyük kardeşi Alâeddin Ali Aydıni'nin talebeleri arasına girdi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvâni hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda yükselerek hocasının önde gelen talebelerinden ve halifelerinden oldu. Çok talebe yetiştirdi. İlim ve feyiz kaynağı oldu. Talebelerinin en yükseklerinden birisi, Halvetiyye yolunun kollarından olan "Gülşeniyye" kolunun kurucusu olan ve Gülşeni diye tanınan İbrâhim bin Muhammed hazretleridir. 1487 (H.892) senesinde Tebriz'de vefât etti.

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Doğru Din âlimlerine Mürşid Denir

Vehbi Tülek

Ali bin Süleymân Merdâvi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimlerindendir. 817 (m. 1414)'de Filistin'de Nablus'a bağlı Merdâ beldesinde doğdu. Şeyhülislâm Ebû Ömer Medresesi'nde tahsil gördü. Şam'da Hanbeli kadılığı yaptı. 885 (m. 1480)'de Şam'da vefat etti. Buyurdu ki:

Adil Bir Müslüman’ın Sözüne Inanılır

Vehbi Tülek

Bize Tövbeyi Nasip Eyle Yâ Rabbî

Vehbi Tülek

Hem Dünya Hem âhiret Için Iyilik Istemelidir

Vehbi Tülek

Talebe, Murâdına Ermek Için Çalışır

Vehbi Tülek

Habib Karamânî

Vehbi Tülek

Akıllılık, Daha Üstün Olan Bir Akla Uymaktır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

İftiranin Neticesi

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Hakikati Görmek

Sarayda İftar

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek