Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.134.150

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bizim Maksadimiz

Abdullah Paşa ile olan mücadelesinin bir anda Padişah ile savaşa dönüşmesi ile karşı karşıya gelen Mehmed Ali Paşa'nın sadrazam olmak veya saltanatı ele geçirmek gibi niyetleri olduğu ileri sürülmekte ise de doğru değildi. Nitekim Paşa, böyle bir maksat gütmediği ni ve güdemeyeceğini bir İngiliz diplomatına şu sözleriyle anlatmıştı:"Siz bir yabancısınız. Bir Müslüman gibi düşünmesini bilmezsiniz. Osmanlı Devleti nin parçalanmasından benim için doğacak mesuliyeti biliyor musunuz? Müslümanlar nefret ile benden uzaklaşacaklardır. İlk uzaklaşacaklardan biri de iki oğlum olacaktır. Ben daima padişahımızın hizmetkarı olarak kalmak istiyorum. Oğlum İbrahim eğer Boğaziçi'ne varma ya muvaffak olursa, padişahın ayaklarına kapanarak affını ve Mısır'a dönmek için müsaadelerini isteyecektir."

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebü'l-münzir Esed Bin Amr

Ebü'l-Münzir Esed bin Amr hazretleri İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin talebelerindendir. Kûfe'de doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin derslerine devam etti, en büyük 10 talebesinden biri oldu. Hârûn Reşid çok iti­bar ettiği Esed'i kendi kızıyla evlendirdi, Ebü Yûsuf'tan sonra Bağdat Kadısı tayin et­ti ve beraberinde hacca götürdü. Esed bin Amr hazretleri 190'da (m.806) vefat etti. Şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimizin Bazı Mucizeleri

Vehbi Tülek

Debbağzâde Mehmed Efendi, Kırkbeşinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. 1114 (m. 1702) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Aile Efradına Yapılan Harcama Sadakadır

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

İbn-i Hafif hazretleri, zâhir ve bâtın ilminde zamânının en meşhûr âlimi ve büyük velisi idi. Dünyaya hiç değer vermezdi. Çok cömertti. Bütün malını dağıttı... Kendisi şöyle anlatır:

Allahü Teâlâyı Unutan Bir Kalp Hastadır!

Vehbi Tülek

Nûreddîn Şevnî

Vehbi Tülek

Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendi

Vehbi Tülek

Cepheden Cepheye... Abdülezel Paşa

Vehbi Tülek

Kara Sevdaya Tutulan Yahudi

Vehbi Tülek

Zekâtını Vermeyenin Şehadeti Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Şikayet

SelÂmetle Gidip Gel

Padişah Ve At

Tüccarin Rüyasi

Abdullah-i EnsÂrî

Evliyalar Ölmez İmiş

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek