Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.144.021

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Birçok deniz zaferleri kazanmış olan büyük denizci Piyâle Paşa, 1526 Mohaç Seferi dönüşünde saray hizmetine alınarak Enderunda yetiştirildi. Kapıcıbaşı ve Gelibolu Sancak beyliği vazifelerinde bulunduktan sonra Bahriye Beylerbeyliğine yükseltilerek, kırk yaşların da Kaptân-ı deryâ oldu. Bu devirde donanma-yı hümâyûn ve Cezâyir donanması yılın on iki ayında Akdeniz'de seyredip, kuş uçurtmuyordu. Osmanlılar, Avrupa'da büyük devletler arasındaki dengenin bozulmaması için, Fransa Kralı İkinci Fransuva'nın annesinin yalvaran yardım taleplerini karşılamak üzere, Piyâle Paşa kumandasında büyük bir donanma gönderdi. PiyâlePaşa, 1555'te İstanbul'dan hareket etti. Turgut Reis'in de katıldığı donanma yardımda ve fetihlerde bulunarak, geri döndü. 1556-1557 deniz mevsiminde tekrar Akdeniz'e açılan Piyâle Paşa, bâzı limanları fethettikten sonra İstanbul'a döndü.1558 sefer mevsiminde Akdeniz'e açılan Piyâle Paşaya Turgut Reis'in de katılmasıyla donanma-yı hümâyun Balear Adalarının hemen hemen her yerini Osmanlı hâkimiyetine aldı. Her seferde olduğu gibi, bu seferde de İspanyol donanması, donanma-yı hümâyûnun karşısına çıkmaya cesâret edemedi.

Vehbi Tülek

79 - Zannedersem Ben, Hatem-ül-müluk Olacağim

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Rivayet olunur ki, Sultan II. Mahmud, tebdil gezdiği bir Ramazan gününde Üsküdar'da mücerred bir kunduracının, boş örse çekiç vurarak her hamlede "Tıkandı da tıkandı" dediğine şahit olmuş. Merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış: Bir gece rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Bazılarından şarıl şarıl sular akıyor, bazılarından sızıyor, bir tanesi de tıp tıp damlıyordu. O sırada bir pir-i nurani belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. "-Şu şarıl şarıl akanlar, padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir." deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kurusaydı! Filvaki çöp kırıldı ve artık eski damlalar da damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi, kazancım bitti. İflas ettim, bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile "tıkandı da tıkandı" zikriyle boş örsü dövüyorum.

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Göncüzâde Kâsım Efendi

Göncüzâde Kâsım Efendi 1761 (H.1175) yılında Kayseri'de doğdu. 1842 (H.1258) yılında yine orada vefât etti. Hunad Câmi-i şerifi içindeki husûsi kabrine defnedildi.
Tahsilini tamamladıktan sonra Kayseri'de ilim öğretmeye başlayınca, ders halkası bir anda yüzlerce talebe ile doldu. Şöhreti kısa bir süre içinde bütün Anadolu şehirlerine yayıldı. Âlimler arasında "Kâsım Allâme" unvânıyla şöhret kazandı. Derslerinde Hanefi fıkhına ağırlık verir ve namazın ehemmiyetinden sık sık bahsederdi. Vefatından kısa bir zaman önceki vaazında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Ebü'l-Yüsr ibn-i Gars hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 833 (m. 1430)'da doğdu. 894 (m. 1489)'de Kahire'de vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Bid'atlerin Hepsi Dalâlettir!

Vehbi Tülek

En Hayırlı Arkadaş Güzel Ahlaktır

Vehbi Tülek

Mus'ab bin Ahmed Kalânisi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta doğdu. Zamânındaki büyük velilerin sohbetlerinde bulundu. Cüneyd-i Bağdâdi ve Ruveym bin Ahmed hazretlerinin sohbet arkadaşıydı. 883 (H.270) senesi hac için gittiği Mekke-i mükerreme dönüşü vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Fakirleri Sev Ve Onlarla Bulun

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Velî Kulları Vâsıtasıyla Imdat Eder

Vehbi Tülek

Müslümanları Büyük Sıkıntıdan Kurtarmıştı

Vehbi Tülek

Harap Olmuş Bir Ev Gibi

Vehbi Tülek

Kabir Ziyareti âhiret Gününü Hatırlatır

Vehbi Tülek

Nefsini Tanıyan Rabbini Tanır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Kânûni Sultan Süleymân'ın vezir-i âzamı olan Rüstem Paşanın terzibaşısının kardeşinin oğlu olan Ali Efendi, Tırhala'dan getirilerek amcasının yanında yetiştirildi. Rüstem Paşa, 1548' de İran Seferinden dönerken Ankara yakınlarına gelince, Bayramiyye yolu büyüklerinden Hüsâm Efendiyi berâberindekilerle birlikte ziyârete gitti. Sohbet esnâsında orada bulunan larla tek tek tanışan Hüsâm Efendi, Terzibaşının yeğeni olan genç Ali Efendiye gelince onun ne işle meşgûl olduğunu sordu. Terzilik mesleğiyle uğraştığı söylenince, terzilerin piri olarak kabûl edilen İdris aleyhisselâma nisbetle ona İdris lakabını verdi. Ali Efendiyi hizmetine ve talebeliğe kabûl etti. Bir müddet Hüsâm Efendinin hizmetinde ve sohbetinde bulunan Ali Efendi, tasavvuf yolunda ilerledi. Daha sonra İstanbul'a gelen Ali Efendi, ticâretle meşgûl oldu. İlk zamanlar ticâret sebebiyle Belgrad, Filibe, Sofya, Edirne, Gelibolu gibi memleketlere gitti. Gittiği yerler deki âlim ve evliyâ zâtların sohbetlerinde bulunup tasavvuf yolunda yükseldi. Defâlarca hac vazifesini yapmak için Hicaz'a gitti. Oradan Yemen'e gitti. Son zamanlarında ticâreti bırakıp İstanbul Fâtih Çarşamba'da Mehmed Ağa Câmii yakınındaki evinde ikâmet etti. Ticâreti, emrinde bulunan kimseler yürüttüler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Arafatta Görüşürüz

Her Şeyi Göze Almıştı!

Fani Dünya

Abayi Yakmak

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek