Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.220.808

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Asil Kahraman Bunlardir

Sultan Murad’in Dehasi

Pişman Oldular!

Allah’a Firar Et

At Hirsizi

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Herkes Yediğini Gönderir

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud'a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisin den bu hediyeyi kabul etmesi onu çok memnun edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Evliyanın büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi'nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin evliyasından Abdülmecid Sivasi'ye gönderdi ve o da kabul etti. Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi'e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu: "Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin" dedi. Aziz Mahmud Hüdayi'ye de "Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti" dediler. Şu cevabı verdi: "Onun için hiç bir mahzuru yoktur. Çünkü o öyle büyük bir ummandır ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir."

İki Cihanda Yüzün Ak Olsun

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şemsüddîn İbn-i Câbir Hevvârî

Şemsüddin İbn-i Câbir Hevvâri hazretleri siyer âlimidir. 698'de (m. 1299) Endülüs'te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. Medresede okurken Ahmed Ruayni ile tanıştı ve ahiret kardeşi oldu. Gittikleri her şehirde aynı hocalardan ders alan İbn-i Câbir ile Ruayni Mısır, Hicaz, Şam gibi yerlere gittiler. Nihayet Urfa'nın Birecik kasabasına yerleşerek burada 30 sene ilim öğrettiler. 780 (m.1378)'de orada vefat etti. "El-Hulletü's-siyerâ" isimli kitabında Resûlullah efendimizin "sallallahü aleyhi ve selem" hayatını anlattır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlemlere Rahmet Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Cemâleddin Abdürrahim Esnevi hazretleri Mısır'da yetişen İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. 704 (m. 1305)'nde Mısır'da Esna şehrinde doğdu. 772 (m. 1370)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Bir Allah Adamını Üzmenin Acı Sonu!

Vehbi Tülek

Sâlih Insanların Kabri!..

Vehbi Tülek

Refi' bin Mihran hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. 93 (m. 711) senesinde vefât etti... Güzel ve çok fâideli hoş sözleri vardır. Tâbiin arasında seçkin bir yeri vardı. Aralarında, Kureyşlilerin de bulunduğu toplulukta, Abdullah ibn-i Abbas hazretleri onu yanına oturtur "İşte ilim, insanın şerefini böyle kat kat artırır" buyururdu...

Ebû Abdillâh Ibn-i Asker

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Hiç Kimseye Lanet Etme

Vehbi Tülek

Meyyit, Selam Vereni Tanır

Vehbi Tülek

Ben Şefâat Etmeyi Seçtim

Vehbi Tülek

“mâlik Bin Dînâr Bu Kuluna Kefildir”

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Adalet Ve Tevazu

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Allah Diyen Genç

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek