Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.751.421

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimdeki Hıyânet, Maldaki Hıyânetten Daha Kötüdür!

Ebû Saîd Lü'lüi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 752 (H.135) senesinde Basra'da doğdu. 813 (H.198)de orada vefât etti. Mâlik bin Enes, Şu'be, Süfyan bin Uyeyne ve Süfyân-ı Sevrî'den hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Hadîs ilminde çok derin bilgiye sâhib oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Yüz Karasi

1897 Osmanlı-Yunan harbi esnasında, Manisa havalisinden üç asker kıtalarında firar edip, omuzlarında devletin verdiği silahlarla dağa çıkmışlardı. Bunlardan biri, Yaya köyünde oturan eski bir şakinin, Bakırlı Şaban Efenin tek evladıydı. Çakırcalı'dan ve Kara Ali'den evvel dağlardan dolaşan o idi. Otuz sene devlet kuvvetlerine karşı durdu. Bazen iki arkadaşıyla, yüz kişilik jandarma müfrezesini tarümar ettiği oldu. Bazen tek başına o dağdan bu dağa geçtiği duyulurdu. Köylüler onu hürmetli ve korkulu bir muhabbetle se verlerdi. Çünkü zengin ve kuvvetlilere karşı biaman, zayıf ve fakirlere karşı himayekardı. Bakırlı Şaban Efe tövbe ettiği zaman elli yaşındaydı. Ancak bu yaşta evlendi ve bir oğlu dünyaya geldi. Tam yirmi yıl unutmuş ve unutulmuş bir halde uslu uslu köyünde yaşadı ve bir kahvenin çınarı altında gah nargile çekti, gah uyukladı.

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

İspanyol ordusu 1518 sonbaharında, levendleriyle birlikte Oruç Reis'i Tlemsen kalesinde ablukaya almışlardı. Düşman devamlı takviye alıyordu. Cezayir umumi valisi Marki de Gomares de bizzat Tlemsen'e gelmiş ve savaşın idaresini eline almıştı. Oruç Reis bir defa huruç hareketi yapmış ve bu hareketinde 700 düşman askeri öldürmüş, 100 tanesini de esir almıştı.

Ancak kuşatma uzadıkça yiyecek ve cephaneleri tükenmiş, Oruç'un yanında sadece kırk levend kalmıştı. Gerisi şehid olmuşlardı. Bununla beraber bu kırk kahraman, başlarında Oruç Reis ile birlikte bir gece yarısı İspanyol askerlerinin ağır uykulu bir gaflet anında kaleden çıkıp muhasara hatlarını yarmayı başardılar. Fakat biraz sonra bunu farkeden İspanyollar, onları takibe başladılar.

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah Yâfiî

Büyük âlim Abdullah Yâfii hazretleri, kendisi anlatır:
"Bir zamanlar ilmi bırakmak ve hep ibâdetle meşgûl olmak istedim. Bu düşüncem, üzüntü hâlini aldı. Bu sırada, o zamana kadar okumadığım bir kitaptan bir yer açtım. Şu beyitler ile karşılaştım:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Şehriyâr Hemedânî

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Şehriyâr hazretleri, 1209 (H. 606) yılında İran'da, Hemedan şehrinde dünyâya geldi. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerimi ezberledi. Sesi ve kırâati çok güzeldi. Büyük tasavvuf âlimi Şeyh Şihâbüddin-i Sühreverdi hazretlerinin ders ve sohbetlerine katıldı...

Zorla Alınan Hediye Sahih Değildir

Vehbi Tülek

Buhârâ Çarşısındaki Nûr Yüzlü Zât

Vehbi Tülek

Şeyh Evliyâ-i Kebir, Abdülhâlık-ı Goncdüvâni hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'da yaşadı. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Önceleri Buhârâlı bir âlimden ilim tahsil ediyordu. Bir gün, Buhârâ çarşısında nûr yüzlü bir zât gördü. Elinde bir paket olduğu hâlde yürüyordu. Gönlü bu zâta meyletti.

Nişâbur'dan Doğan Güneş Ebû Amr Bin Nüceyd

Vehbi Tülek

Namazın Ahkâm Ve Erkânına Riâyet Etmek

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Gözleri Uyur Kalbi Uyumazdı

Vehbi Tülek

Fenârizade Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Meşhur Olmaktan Korkup Şehri Terk Eden Zat!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ömer

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Korkma!

Anzakli Ömer

İftiranin Neticesi

Keramete İnanmayan Âlim

Sarayda İftar

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek