Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.649.836
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Kanuni Sultan Süleyman Han Zigetvar kalesini kuşatmıştı. O sırada 74 yaşına basmıştı. Kalenin bir an evvel alınmasını istiyordu. 33 gün geçtiği halde halen fetih gerçekleşmedi. Bu duruma çok üzülen padişah, zaten hasta halinde buralara kadar geldiği için yataklara düştü. Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa'ya bir yazı göndererek şöyle yazdı:"Bu ocak hâlâ yanmakta devam edecek midir? Zafer davulları hâlâ sesini işittirmeyecek midir?"Bu yazıyı alan Sokollu, bütün gücüyle kaleye hücum etti. 6/7 Eylül 1566 gecesi Kanuni Sultan Süleyman Han vefat etti. Aynı gün öğleden sonra da kale fethedildi. Sokollu son derece ihtiyatlı ve tecrübeli bir devlet adamıydı. Padişahın vefat haberi asker arasında yayılırsa, bir kargaşalık çıkacağından endişe ediyordu. Bu yüzden, soğukkanlı bir şekilde o gün, silahtar Cafer Ağa'yı padişahın otağına oturttu. Cafer Ağa'nın el yazısı da padişahınkine çok benzediğinden, Sokollu, Cafer Ağa'ya yazılar yazdırıp ilgili yerlere emirler gönderiyordu.
1600 senelerine kadar, küçük devlet memurları ve serveti ne olursa olsun halk, surların içinde kalan İstanbul'da ata binemezlerdi. "Hilye-i Peygamberi" adlı eseri yazmış olan Hâkâni Mehmed Efendi bu kitabını bitirdiği 1598 senesinde yetmiş yaşını geçmiş bulunuyordu. Vazifesi Babı âli kaleminde, evi de Edirnekapı'da idi. Padişah III. Mehmed Han, Hâkâni Mehmed Efendi'ye, bu eserine karşılık ne gibi bir mükafat istediğini sordu. Mehmed Efendi:
"Artık ihtiyar oldum. Her gün Edirnekapı'ya kadar yayan gidip gelmeğe kudretim kalmadı, müsaade buyurulursa hayvan ile gidip gelmek istiyorum" dedi.
Padişah, bu kadar kıymetli bir eser meydana getirmesine rağmen Mehmed Efendi'nin hatırı için kanunu bozmadı. Ona Bâbıâli civarında bir ev aldılar ve arzusunu bu şekilde yerine getirdiler.
İbn-i Karadâğî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi Ömer bin Muhammed Emîn’dir. 1885 (H.1303) senesinde Irak’ta Süleymâniye’de doğdu. Önce babasından sonra da başka âlimlerden okudu. Amcası Şeyh Muhammed Necîb Karadâğî’nin derslerine de devâm etti. Süleymâniye’de Molla Hüseyin Peskendî ve Molla Abdullah’a devâm edip icâzet aldı. Harap hâle düşen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin dergâhını tâmir ettirip burada uzun zaman ilim öğretip talebe yetiştirdi. 1936 (H.1355) târihinde Süleymâniye’de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Behâüddin bin Şeyh Lütfullah hazretleri Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin önde gelen talebelerinden ve halifelerinden olan Lütfullah Efendi'nin oğludur. 895 (m. 1490) senesinde Edirne'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...
Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...
Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak: