Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.735.084

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlimde Cimrilik Yapana Üç Belâ Verilir!

Buceyremî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Mısır'ın Buceyrem köyünde doğdu. Devrin âlimlerinden ilim öğrendi. Halvetî tarîkatı büyüklerinden Sonraları Hayfa'nın Tantura köyüne yerleşti ve burada talebe yetiştirdi. On üçüncü hicrî asrın ortalarında vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Yeğen Mehmed Paşa, çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra, 1737 senesinde Nemçe (Avusturya) seferini yapmakla görevlendirildi. Yeğen Mehmed Paşa bu sırada Sultan Birinci Mahmûd Hânın vezir-i âzamı idi.Yeğen Mehmed Paşa, İstanbul'dan hareket etmeden önce, Aksaray civârında oturmakta olan kızının evini Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine tahsis edip, oraya dâvet etti. Mehmed Emin Tokâdi de kabûl edip, orayı teşrif etti. Burada ikâmet ettiği sırada Yeğen Mehmed Paşa sık sık ziyâretine gidip, sohbetinde bulunurdu. Huzûruna girerken pâdişâhın huzûruna girer gibi edeb ve hürmet gösterirdi. Mehmed Emin Efendi, ona latife yollu takılırdı. Fakat o dâimâ edeb ve hürmetle huzûrunda dururdu. Yeğen Mehmed Paşa, çıkacağı Avusturya seferi ile ilgili yaptığı hazırlıkları anlatıp duâ istedi. Mehmed Emin Efendi de, gözyaşı dökerek zafere kavuşması için duâ etti.

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Girit harpleri iki seneden fazla bir zamandır devam ediyor. Ordunun başında, ciğerlerin den rahatsız Fazıl Ahmet Paşa var. Tecrübesiz, ama yılmak bilmeyen bir azim sahibi... Kandiye kalesini iki sene üç ay yirmi gün yaz demeden kış demeden kuşattı. Kışın sabahtan akşama kadar diz kapağına kadar çamur içinde asker arasında dolaşır, onların sırtlarını okşar, maneviyatlarını yükseltirdi. Akşam olunca yorgun argın çadırına döndüğün de bütün yorgun luğunu dindiren ihtiyar biriyle karşılaşırdı. Bu, ciğerparesinin rahatsızlığını bilen ana yüreğinin verdiği merhametle yaralarına merhem olmak için gelen ihtiyar anacığından başkası değildi. Gün görmüş, kahır çekmiş, saçları ağarmış Saliha hanım, hep oğlu ile beraberdi. Fazıl Ahmet Paşa, her akşam anacığının dizlerine kapanıp ağlar; "Ah anacığım! Bugün de kale teslim olmadı" derdi. Saliha hanım yiğit oğlunun omzunu okşar; "Bugün olmazsa inşaallah yarın olacak. Sen Kandiye fatihi olarak İstanbul'a döneceksin, ben de fatihin anası olarak hacca gidip, sevgili Peygamberimizin toprağına yüz süreceğim" derdi. Nihayet o gün geldi. 5 Eylül 1669'da Kandiye teslim oldu. Bu muhasarada Osmanlı ordusu, 56 yer üstünden, 45 yer altından hücum yapmış, 3500 kadar lağım patlatmıştı. Şehid sayısı ise 30.000'i bulmuştu.

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Ruh Ve Ceset

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onların Kalpleri Rahmânî Nûrdan Yoksundur

Ebû Hâmid İsferâyini hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 344'te (m. 955) İran'da İsferâyin'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada Şafii âlimlerinden fıkıh okudu. Abdullah bin Mü­barek Mescidi'nde ders vermeye başladı ve birçok talebe yetiştirdi. 406'da (m. 1016) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yahya Bin Ebû Bekr Âmirî

Vehbi Tülek

Yahya bin Ebû Bekr Âmiri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 816'da (m. 1413) Yemen'de doğdu. Kendi devrinde Yemen'in önde gelen âlimlerindendi. 893 (m. 1488)'de Haraz'da vefat etti. İslamiyette süt kardeşlik hakkında buyurdu ki:

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et!

Vehbi Tülek

Molla Fenârî

Vehbi Tülek

Molla Fenâri (Muhammed bin Hamza) zamanının en güçlü ve büyük âlimlerindendi. Faziletli, sağlam karakterli, yüksek ahlâklı üstün bir insandı. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı "Fenâri" nisbetiyle meşhur oldu. Osmanlı Devletinin ilk şeyh-ul-islâmı ve büyük veliledendir...
Bu mübarek zat, uzun zaman Bursa'da kalan ve "Somuncu Baba" diye tanınan Hâmid-i Aksarâyi'den de ilim ve feyz aldı. Büyük bir veli ve yüksek âlimlerden olan Somuncu Baba, önceleri Bursa'da yaptırdığı fırında pişirdiği ekmekleri satarak geçinirdi. O sırada Molla Fenâri de Bursa'da kadılık yapıyordu. Somuncu Baba'nın ilimdeki ve velilikteki üstünlüğünü bilenlerdendi...

Abdurrahman Süheylî

Vehbi Tülek

Kıldan Ince, Kılıçtan Keskin

Vehbi Tülek

Karslı Davud Efendi

Vehbi Tülek

Endülüslü âlim Selam Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Uyanık Ol, Kendine Dost Ara

Vehbi Tülek

Allahü Teala Zaman Ve Mekândan Münezzehtir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

At Hirsizi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Minareden Okunan Şiir

Hizir Ve Gelin

Tüccarin Rüyasi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek