Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.059

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Sultan Orhan Gâzi, âlimleri, evliyâyı görüp gözeten bir büyük bey idi. O mübârek kimse, bir gün Alâüddin-i Esved hazretlerini ziyârete gitti. Bu sırada Alâüddin-i Esved hazretleri nâfile namaz kılmakta idi. Orhan Gâzi, avluda bekledi. Bu sırada farz namaz vakti geldi. Orhan Gâzi ve orada bulunan Alâüddin-i Esved'in talebeleri namaz için hazırlandılar. Namazın sünnetini kıldılar. İkâmet okununca, talebeler arasında bulunan Çandarlı Kara Halil imâmete geçti. Hazır olan cemâate namaz kıldırdı. Alâüddin-i Esved de odasından çıkıp geldi. Bir müddet sohbet ettiler. Orhan Gâzi edeple dinledikten sonra başını kaldırıp; "Seferde ve hazerde, ahâli arasında vâki olacak hâdiselerde hükmedip, hak ile bâtılı ayırmak, şer'i, dini hükümleri beyân etmek için bir hoca efendi, âlim lâzımdır. Talebenizden birini benimle sefere gitmek için tâyin etseniz." deyip, arzu ve isteğini arzetti.

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Fatih Devrinde Müslümanlarin Ahlaki

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölmeden Müslüman Olan Yahudi Genci

Tevrat, Musa aleyhisselama inince büyük Peygamber çok sevindi ve şükrünü dile getirdi. Cenab-ı Hak: -İnsanların kalbine baktım. En mütevazı olarak seni gördüm. Bu sebeple seni Peygamber yaptım ve benimle konuşma devletine erdirdim, buyurdu ve ilave etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ Yahyâ bin Abdülhamid hazretleri, Meşhûr hadis âlimlerindendir. 228 (m. 843) senesinde Samarrâ'da vefât etti. Rivayet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

kız Evlât Hasenattır

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâk Sâhibi Olmak Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Muhammed Fezâri hazretleri İslâm âlimlerinden ve büyük velilerden olup "Ebû İshâk" künyesiyle meşhur olmuştur. Kûfe'de doğdu. Şam'a gelerek, o beldenin âlimlerinden ilim tahsil etti. Tâbiinden İmâm-ı Mâlik, Süfyân-ı Sevri gibi büyüklerle görüşüp, onlardan ilim öğrendi ve hadis-i şerif rivâyet etti. İmâm-ı Evzâi hazretlerinin sohbetlerinde bulundu. halife Hârûn Reşid, insanlara İslâmiyeti anlatması için onu Bağdât'a dâvet etti. Daha sonra Adana'da Misis kasabasına giderek oraya yerleşti. 802 (H.186) senesinde orada vefât etti.

Ebü'l-hasan-ı Harkânî

Vehbi Tülek

Günahına Tövbe Etmek, Herkese Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

devecibaşı Ahmed Sârbân

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Ve terzi Baba

Vehbi Tülek

Yâ Alî! Müminin Üç Alâmeti Olur

Vehbi Tülek

Ömründen Bereket Ve Hayır Kalkar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Gerçek Zehir

Sarayda İftar

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yuhçu Baba

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek