Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.507.641

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi, babası Sultan Abdülhamid'in son günlerini ve vefatını şöyle anlattı:"- Ölümü, normal bir ölümdü. Zaten yetmiş altı yaşına gelmiş, saltanatı günlerinde de çok tehlikeli olaylar geçirmiş, su'i-kastten kurtulmuş, hele sürgünde yaşadığı yıllarda memleketin ve milletin savaslarla uğradığı toprak ve insan kaybından büyük üzüntü duymuş, her gün yeni bir felâket işittikçe içi içine sığmaz olmuştu!.. İttihatçıların tedbirsizliği yüzünden, koca Rumeli'den İstanbul'a doğru atılmamızı, Arnavutluğun, Trakya'nın bir bölümünün kaybı, Afrika'daki Trablusgarb olayı, Mekke ve Medine gibi Müslümanlığın ocağı olan mukaddes yerlerin kaybı, münbit Mezopotamya'nın elden çıkışı, Suriye'nin karışıklığı babamı son derece üzmekteydi...

İlim Yolundan Sakin Ayrilma

Vehbi Tülek

Topal Koyun

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Bizim Maksadimiz

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Eshab-ı Kiramın Üstünlüğü

Ebü'l-Mehâsin Mes'ûd Beyheki hazretleri tefsir ve usûl âlimlerindendir. 544 (m. 1149)'de vefât etti. Tefsirinde, Eshab-ı kiramın üstünlüğünü bildiren âyet-i kerimeleri şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddîn Îcî

Vehbi Tülek

Kâdı Adûdüddin Îci hazretleri Şâfii mezhebi fıkıh ve kelam âlimidir. 1300 (H. 700) senesinde İran'da Şirâz'ın Îc kasabasında doğdu. Devrin meşhur Âlimlerinden Kâdı Beydâvi hazretlerinin talebelerinden Zeyneddin Hinki'den ilim öğrendi. Sadeddin Teftâzâni gibi alimlerin de hocasıydı. 1355 (H.756) senesinde vefat etti. (Mevâkıf) kitabında buyuruyor ki:

Bu Iki Ciğerpareniz Için Adakta Bulunun!

Vehbi Tülek

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

Bandırmalı Hamid Efendi "rahmetullahi aleyh" Celveti tarikati şeyhlerinden olup, İstanbul Üsküdar'daki Bandırmalızâde Tekkesi'nin kurucusudur. 1139 (m. 1726)'da Üsküdar'da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Harama Helal Diyenin Imanı Gider

Vehbi Tülek

Bu Alçak Dünyâ, Salih Kullara Zindandır

Vehbi Tülek

Allahım, Takvâyı Bunlara Azık Et!

Vehbi Tülek

Namazlardan Sonra Duâyı Sessiz Etmeli

Vehbi Tülek

Ebû Bürde Abdullâh Eş'arî

Vehbi Tülek

"deli Birâder" Mehmed Bin Durmuş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Bizi Hatirlayin!

Kabahat Kilincin Midir?

Ahde Vefa

Sakin Kalyona Binme

Evliyalar Ölmez İmiş

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek