Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.362.993

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Beyân Etmek Zorunda Kalacağın Işi Yapma!

Şeyh Ayderûsî hazretleri büyük velîlerdendir. 1585 (H.993) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. Orada birçok evliyânın meclisinde bulundu. Sonra Hindistan'a hicret edip Şeyh Abdülkâdir hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Ondan da istifâde edip icâzet aldı 1631 (H.1041) senesinde Hindistan'da Devletâbâd’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Ünsi Hasan Efendi dâimâ ibâdetle meşgûl olur, inzivâ hâli yaşar, devlet adamlarıyla görüşmek istemezdi. 1711 senesi Veziriâzam olan Baltacı Mehmed Paşa bir müddet sonra Moskova seferine tâyin edilmişti. Sefere çıkmazdan önce duâ için nice kere Şeyh Ünsi Efendiyi dâvet etti. Ünsi Efendi özürler bildirip, dâvetine gitmedi. Vezir Mehmed Paşa; "O halde biz onun yanına gideriz. kapısı açık olsun." diye haber gönderdi. O gece tebdil-i kıyâfet edip yatsıdan sonra dergâha geldi. Vezir tevâzu gösterip Ünsi Hasan Efendinin ellerinden öptü. Huzûrunda edeb ile oturdu. Sonra da; "Efendim! Benim babam da Halveti tarikatının önde gelen büyüklerindendir. Bana duâ ediniz. Kerem ve himmet ediniz. Ömrümde sefer nedir, asker idâresi ve sevki nedir bilmem. Sizin duâ ve yardımlarınıza muhtâcım. Yoksa ben bu işin ehli ve erbâbı değilim. Bu işin hakkından dahi gelemem." dedi. Bunun üzerine Ünsi Hasan Efendi ona; "Moskof kâfirlerinin mağlub olacağını, aman dileyeceğini, hor ve hakir olacağını, sulh isteyeceğini, başından sonuna olacak şeyleri açıkça bildirdi. Baltacı Mehmed Paşa üç saat kadar orada kalıp, sonra edeb ile ayrıldı. Ertesi gün evde bulunan hanımlar, Hasan Efendinin veziriâzama olan sözlerini etrâfa söylediler. Hakikaten bir zaman sonra dedikleri meydana çıktı.

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi, babası Sultan Abdülhamid'in son günlerini ve vefatını şöyle anlattı:"- Ölümü, normal bir ölümdü. Zaten yetmiş altı yaşına gelmiş, saltanatı günlerinde de çok tehlikeli olaylar geçirmiş, su'i-kastten kurtulmuş, hele sürgünde yaşadığı yıllarda memleketin ve milletin savaslarla uğradığı toprak ve insan kaybından büyük üzüntü duymuş, her gün yeni bir felâket işittikçe içi içine sığmaz olmuştu!.. İttihatçıların tedbirsizliği yüzünden, koca Rumeli'den İstanbul'a doğru atılmamızı, Arnavutluğun, Trakya'nın bir bölümünün kaybı, Afrika'daki Trablusgarb olayı, Mekke ve Medine gibi Müslümanlığın ocağı olan mukaddes yerlerin kaybı, münbit Mezopotamya'nın elden çıkışı, Suriye'nin karışıklığı babamı son derece üzmekteydi...

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Çocuk Eğitimine DÂir Ferman

Vehbi Tülek

Ateş Pahasi

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Endülüs’ten Kudüs’e... Ebû Abdullah El-kureşî

Ebû Abdullah el-Kureşi hazretleri, 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Bu mübarek zat cüzzam hastası olduğu gibi, vefâtına yakın gözleri de görmez olmuştu. Ancak, hikmet-i Hüdâ, hanımının yanına girince cüzzam hastalığından kurtulduğu gibi, gözleri de açılıyordu...
? Afiyet ve hastalık elbisesi!..
Bir gün gözleri açılmış, vücûdu cüzzam hastalığından kurtulmuş bir hâlde, gümüş gibi bembeyaz bir tenle dostlarının yanına girdi. Onlar Abdullah el-Kureşi'nin bu hâline çok şaşırdılar. Sonra; "Bu hâl ne?" diye sormaktan kendilerini alamadılar. Bunun üzerine Abdullah el-Kureşi;
-Allahü teâlâ bana önce âfiyet, sonra da, beni imtihân için, hastalık elbisesini giydirdi. Şimdi ise gördüğünüz gibi, yine âfiyet elbisesini giymiş bulunuyorum, diye izâh etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“hat Üstâdı” Hamid Aytaç

Vehbi Tülek

Hattat Hamid Aytaç, 1893'te Diyarbakır'da doğmuştur. Hattat Amidi yani Diyarbakırlı Seyyid Adem Efendi torunlarından Zülfikar Ağa'nın oğludur. İlk öğrenimini sibyan mektebinde Diyarbakır meb'usu hoca Mustafa Akif Efendi'den yapmıştır. Yazı aşkı da bu hocanın eğitiminden doğmuştur. Rüşdiye mektebinde Hoca Vahid Efendi'den rik'a ve jandarma kolağalarından (ön yüzbaşı) Ahmed Hilmi Efendi'den sülüs yazıyı öğrenmiştir. Ayrıca Kavas-ı Sagir imamı Said Efendi'den ve akrabasından hüsn-i hat hocası Abdü's-selam efendilerden de öğrenimini sürdürmüştür...

İhlâs Ve Kalbiselim Sahibi Olmak

Vehbi Tülek

Yolculukta Namaz Oruç Ve Kurban

Vehbi Tülek

Ebû Sa'id Mehmed Efendi Yirmidokuzuncu Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1003 (m. 1594) senesinde İstanbul'da doğdu. 1072 (m. 1662) senesinde İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Dertlere Deva Tesbih!..

Vehbi Tülek

Biz Kuluz, Başıboş Değiliz

Vehbi Tülek

Hevâ Ağacının Dalları!..

Vehbi Tülek

Ebû Yahyâ Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Eshâbı Ile Şakalaşırdı

Vehbi Tülek

Böyle Yapan, Göz Ağrısı Çekmez!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Korkma!

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Korkma!

Sünnet Akçesi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek