Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.838.572

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri, bir gün tebdil-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanı kapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır. Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebi ile aralarında şu konuşma geçer:" Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!.." Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?.." Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Sultan I. Abdülhamid Han, 1787 senesinde Vasıf Efendi'yi Büüykelçi olarak İspanya'ya gönderdi. Bu hadise, Vasıf Efendi tarafın dan "Sefaretname-i Vasıf Efendi" adıyla kitap haline getirildi.Madrid halkı Osmanlı Büyükelçisinin kral sarayına gideceği günü büyük bir merak ve heyecanla bekliyordu. Çünki ilk defa bir Osmanlı göreceklerdi. Güzergah üzerindeki bütün evlerin balkonları ve pencereleri adam almıyordu. Bir pencere 50 altına kiralanmıştı.Nihayet Vasıf Efendi göründü. Halk büyük bir tezahürata başladı. Bu muazzam kalabalık arasından güçlükle saraya ulaştı. Kral onu ayakta bekliyordu. Bu devirde yeryüzünde en geniş topraklara sahip devlet İspanya idi. Brezilya hariç bütün Orta ve Güney Amerika ile bugün Amerika Birleşik Devletlerinin eyaleti olan bir çok memleket o zaman İspanya kralının hakimiyeti altındaydı.

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Macar Subayinin Kizi

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Onlar, Faydasız Işlerden Kaçınır

Burhânüddin Abdullah Ebri hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. İran'da Tebriz'de doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra kadılık yaptı. Sonra kâdılkudâtlık makamına getirildi. 743'te (m. 1342) Tebriz'de vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömert Olan Cömertleri Görür

Vehbi Tülek

Tâvûs-ul-Haremeyn hazretleri Mekke'de yaşamış evliyadandır. Gençliğinde, zengin birinin Habeşi kölesi idi. "Ebü'l-Hayr Habeşi" diye meşhur olmuştur. Efendisi onu âzâd edince, oradan ayrıldı. Mekke'ye yerleşip, altmış sene orada ikâmet etti. 383 (m. 993) yılında Güney İran'da Ebrikûh'ta vefât edip, oraya defnedildi.

Haydi Ibâdet Edenler Kalksın!

Vehbi Tülek

Haydi Ibâdet Edenler Kalksın!

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi, Anadolu velîlerindendir. Tokat-Zile’de doğdu. Tahsîl ve terbiyesini Zile'deki âlimlerden aldıktan sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiye intisab ederek evliyâlık yolunda ilerledi. Mustafa Çelebi'nin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. 1673 (H.1083) senesinde orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hakem Bin Nâfi' El-behrânî

Vehbi Tülek

Ümmetimin En Önce Unutacağı Ferâiz Ilmidir

Vehbi Tülek

Muhtaç Olanlara Yardım Edebilirsin

Vehbi Tülek

Sizi Ne Güldürdü Yâ Resûlallah?

Vehbi Tülek

Sâdıklarla Berâber Olmak Emrolunmuştur

Vehbi Tülek

Akıl, Nimetlerin En Büyüğüdür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek