Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.634.858

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Sultan Abdülaziz'i taşıyan Sultaniye vapuru, 29 Haziran 1867 Cumartesi günü Toulon limanına girince, adeta yer yerinden oynadı. Limandaki Fransız savaş gemi erinde bulunan ve sahilin çeşitli kesimlerine konulan toplar sürekli ateşleniyor, III. Napoléon'un seçkin misafiri, kulakları sağır edici gümbürtülerle istikbal ediliyordu. O gün kaç top mermisinin havaya savrulduğu bilinmiyor. Ama büyükçe bir meydan muharebesindeki sarfiyat ölçüsünde olduğu tahmin ediliyor. Vapur ağır ağır ilerliyor, salvo ların ardı arkası kesilmiyordu.

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Rivayet olunur ki, Sultan II. Mahmud, tebdil gezdiği bir Ramazan gününde Üsküdar'da mücerred bir kunduracının, boş örse çekiç vurarak her hamlede "Tıkandı da tıkandı" dediğine şahit olmuş. Merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış: Bir gece rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Bazılarından şarıl şarıl sular akıyor, bazılarından sızıyor, bir tanesi de tıp tıp damlıyordu. O sırada bir pir-i nurani belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. "-Şu şarıl şarıl akanlar, padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir." deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kurusaydı! Filvaki çöp kırıldı ve artık eski damlalar da damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi, kazancım bitti. İflas ettim, bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile "tıkandı da tıkandı" zikriyle boş örsü dövüyorum.

Reşid Paşa’nin Osmanli Ekonomisini Yikmasi

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Rüstem Paşa Ve Şeyh Burhaneddin

Vehbi Tülek

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyüklere Saygı Küçüklere Şefkat

Ebû Abdullah Hemedâni hazretleri Tebe-i tabiinden büyük bir hadis ve fıkıh âlimidir. 100 (m. 718)'de İran'da Hemedân'da doğup, 168 (m. 785)'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsan Kadar Isyankâr Bir Mahlûk Yoktur

Vehbi Tülek

Halil bin Aybek hazretleri fıkıh, nahiv ve tarih âlimidir. Türkmen asıllıdır. 696 (m. 1296)'da Filistin'de bulunan Safd beldesinde doğdu. 764 (m. 1362)'de vefât etti. Âlimlerin hâl tercümelerini ihtivâ eden "El-Vâfi bil-vefeyât" isimli eseriyle meşhûr oldu. Bu eserinden bir menkıbe:

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

Hakem Bin Nâfi' El-behrânî

Vehbi Tülek

Hakem bin Nâfi' el-Behrâni hazretleri Hadis alimidir. 138'de (m. 755) Suriye'de Humus'ta doğdu. Zamanın büyük alimlerinden ha­dis okudu. Kendisinden Ahmed bin Hanbel, İmam-ı Buhâri, Dârimi, gibi büyük muhaddisler rivayette bulundular. Ri­vayetleri Kütüb-i Sitte'de yer aldı. 222 (m. 837)'de Humus'ta vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Büyük Mutasavvıf Tâhâ-i Hakkârî

Vehbi Tülek

Sana Ne Ile Geleyim Yâ Resûlallah?

Vehbi Tülek

Gönlünden Dünyâ Sevgisini Silip At Ki

Vehbi Tülek

Kıyâmet Için Ne Hazırlık Yaptın?

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Salih Kulları Çoktur

Vehbi Tülek

Hacı Emin Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Zalimlere Dersini Verdi!

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

"encümen-i Bîzebân"

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek