Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.372.029

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Oğul! Sorulmayan Şeye Cevap Verme!

Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyâsından olup Sultan Birinci Ahmed Hanın hocasıdır. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyiz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Oğluna şu vasiyeti yaptı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zenbilli Ali Efendi

Yavuz Sultan Selim Hanın tahta çıkmasından sonra da müderrislik vazifesine devâm eden Zenbilli Ali Efendi, hak severliği ve doğruluğu ile dikkati çekmiştir. Pâdişâhın her hareketinde, İslâmiyete uymasında yardımcı olmuştur. 1516 (H. 922)'de yapılan Mısır Seferi için fetvâ vermiştir.Zühdü, takvâsı, istikâmeti ve doğruluğu ile meşhur olan Zenbilli Ali Efendi, dine uymayan her çeşit hükme ve karara şiddetle karşı çıkardı. Celâlli olmasıyla tanınan Yavuz Sultan Selim Hanın, şiddetli hareketlerini bile teskine muvaffak olurdu. Bir defâsında Yavuz Sultan Selim Han, Topkapı Sarayı hazine görevlilerinden 150 kişinin sorumsuz davranışların dan dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu karârı duyunca derhal divân-ı hümâyûna koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum Pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûra girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesinden sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra Pâdişâha;

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûreddîn Alî Halebî

Nûreddin Ali Halebi hazretleri Şafii âlimidir. 975'te (m. 1567) Kahire'de doğdu. Şemseddin Remli'nin derslerine devam etti. Şafii fıkhı ve siyer ilminde icazet aldı. 1044 (m. 1634)'de vefat etti. Siretü'l-Halebiyye isimli siyer kitabında şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hafîdzâde Sâdık Efendi

Vehbi Tülek

Hafidzâde Sâdık Efendi, 1230 [m. 1815] senesinde vefât etti. (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbı meşhûrdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Sen, Resûlullahın Dert Ortağı Idin

Vehbi Tülek

Evliyânın Ruhları Feyizlerin Kaynağıdır

Vehbi Tülek

Mücellâ Mahzûmi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Suriye'de Urşuf'ta doğdu. 550 (m. 1155) yılında Mısır'da vefât etti. Kabir ziyareti hakkında şunları söyledi:

Hazreti Hasan (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bin Seneye Bedel Bir Ömür

Vehbi Tülek

Zâtî Efendi

Vehbi Tülek

İmanın Hakikatine Ermek

Vehbi Tülek

Habîb-i Râî Hazretleri

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Eshâbı Ile Şakalaşırdı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Şikayet

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

B0r Çuval Toprak

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

A'meş Ve Hanımı

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek