Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.282.181

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Büyük Günaha Da Küçük Günaha Da Tövbe Farzdır

Amr bin Osman hazretleri büyük velîlerdendir. Aslen Yemenlidir. 908 (H.296) senesinde Bağdat'ta vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin talebesi, Hallâc-ı Mansûr hazretlerinin hocasıdır. Harem-i şerîfte uzun yıllar îtikâfa çekilmişti. Sohbetlerde daha çok hadîs-i şerîf okurdu. Çoğunlukla İmâm-ı Buhârî hazretlerinden naklen hadîs-i şerîf rivâyet ederdi. Başkalarından naklettiği de olurdu. Kendisinden birçok âlim, edep, erkân, yol, usûl öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Osmanlı'nın son devir edebiyatçılarından olan, fakat derbeder ve serseri bir hayat sürdüğü için şiirlerini yayınlatamayan, bu yüzden de edebiyat sahasında pek tanınmayan Adana'lı Ziya Bey, Afyon Evkaf Müdürü iken, bir gün İstanbul'a geldi ve Sirkeci'de, cebi ve midesi boş bir şekilde dolaşmaya başladı. Açlık canına tak etmiş olacak ki, aç karnına düşünmektense, yok karnına başına geleceklere katlanmaya hazır olarak bir ciğer kebapçısına girdi. Kendisine esaslı bir ciğer ziyafeti çektikten sonra kebapçıya seslendi:-Bak usta, cebimde tek kuruş yok. Bu durumda herhalde döveceksin beni. Hadi elini çabuk tut, hesabımı gör de gideyim.-Yağma yok, dedi kebapçı, seni dövmekten ne kazancım olacak. Ama mutafağa geç, üç gün boyunca bulaşıkları yıka da ödeşelim.Adam dediğini yapacak. Kurtuluş yok. Ziya Bey bunu anlayınca hemen kalemini çıkardı ve bir kağıt parçası bularak yazdığı şu beyti, garson yamağına verip, o civardaki otellerden birinde kalan bir arkadaşına gönderdi:Dağladı aşçı diliyle, ciğerim yâresiniCiğerim pâresi, gel ver ciğerin pâresiniAz sonra para geldi ve Ziya Bey de bulaşık yıkamaktan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

1514 senesi sonbaharında Oruç Reis, dört gemiyle Kuzey Afrika'da Becaye kalesi önlerinde, dokuz gemiden müteşekkil İspanyol filosuyla karşılaştı. Oruç Reis, gemilerden birini batırdı, ikisini zaptetti. Diğer altı İspanyol gemisi de Becaye limanına girdi ve kale etekleri altına sığındı. Oruç Reis karaya top çıkardı ve kaleyi döğmeye başladı. Fakat gerek kaleden, gerekse İspanyol gemilerinden atılan güllelerle ikiyüz levend şehid oldu. Buna rağmen levendler yılmadılar. Vuruşmanın sekizinci günü kalede, içeri girilebilecek bir gedik açıldı. Oruç Reis, levendlerini gayrete getirmek için gedikten içeri daldı. Fakat bir top güllesi ile sol kolu pek ağır şekilde yaralandı. Bu yüzden hemen muhasarayı kaldırdılar ve geri çekildiler. Becaye alınamamıştı. Tabibler, Oruç Reis'in kolunu, kangren olduğu için dirsek hizasında kestiler, sonra da kesilen yeri mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırdılar.

Oruç Reis ve kardeşi Hızır, iki sene sonra onbir gemiyle Becaye'yi tekrar kuşattılar. Oruç Reis tek koluyla kılıç sallarken levendlerine şöyle haykırıyordu:"Ben bu kal'a önünde bir kolumu bıraktım. Birin daha değil, kellemi dahi bıraksam n'ola!"Muhasaranın beşinci günü Becaye nihayet fethedildi.

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid’in Vefati

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sirâcüddîn Ömer Gaznevî

Sirâcüddin Ömer Gaznevi hazretleri fıkıh âlimidir. 704 (m. 1304)'de Afganistan'da Gazne'de dünyaya geldi. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Mekke'de ve Kahire'de Hanefi fıkhı tahsil etti. İlimdeki yüksek derecesinden dolayı Mısır Hanefi Kâdılkudâtlığına (şeyhülislamlığına) getirildi. 773 (m. 1372) 'de Kahire'de vefat etti. Kabr-i nebeviyi ziyaret hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müşriklerin Kalpleri, Itikadları Pistir!

Vehbi Tülek

Muhammed Askalâni hazretleri hadîs ve fıkıh âlimidir. 763 (m. 1362) senesinde Filistin’de Askalân’ın Berme köyünde doğdu. Zamanındaki birçok âlimler ile görüşüp kendilerinden ilim öğrendi. Sonra Şam, daha sonra Kâhire’ye gitti. Oradaki âlimlerden ilim tahsil edip icâzet aldı. Nihayet Kudüs’e gidip Selâhiyye Medresesi’nde ders vermeye başladı. 831 (m. 1428) senesinde Kudüs’de vefât etti. Birçok eser yazdı. Yazdığı eserlerden En-Nebzet-ül-elifiyye fil-usûl-il-fıkhıyye’de buyuruyor ki:

İbâdetlerin Faydası, Insanın Kendisinedir

Vehbi Tülek

Kadın Velîlerden... Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Fâtıma-i Nişâbûriyye, evliyânın büyüklerinden Bâyezid-i Bistâmi hazretlerinin medh ve iltifâtlarına kavuşan mübarek bir hanımdır. Bâyezid-i Bistâmi hazretleri onun hakkında şöyle buyurdu:
"Ömrümde veli bir hâtun tanıdım. O da Fâtıma-i Nişâbûriyye'dir. Kendisine herhangi bir konuda haber vermek istesem, ona açıkça belli olur ve o şeyi kendisi bana bildirirdi."
Zünnûn-i Mısri hazretleri de kendisini bilir ve çok hürmet ederdi. Ona birçok meselelerde haber göndererek suâl sormuş, danışmıştır.

Bir Orduya Yeten Pilav!..

Vehbi Tülek

Kabristanda Namaz Kılmak Nehyolundu

Vehbi Tülek

Şefkatli Babanın Sözünü Iyi Dinle

Vehbi Tülek

Ümmü Varaka (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Peygamberlerin Evveli Âdem Aleyhisselâmdır

Vehbi Tülek

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Onun Görmediği Yer

Onun Görmediği Yer

Üsküdarlı Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, üstadı Üftade Hazretleri'nin hizmetinde talebe iken, birçok talebe arkadaşlarının arasında, üstadının yanında ayrı bir yeri vardı. Üftade Hazretleri, talebeleri arasında en çok onunla ilgilenir, bir çok iltifatlar eder ve onun yetişmesine ayrı bir ihtimam gösterirdi. Üstadın o talebesi ile fazla meşgul olmasını diğer talebeler çekemezler ve çok kıskanırlardı.-Biz de talebeyiz o da talebe! Onun bizden ne farkı var? diye hayıflanıyorlardı. Talebelerin bu halini sezen Üftade Hazretleri, onları imtihan etmek istedi. Hepsini huzuruna çağırarak ellerine birer bıçak ve birer de tavuk verip:-Bunu gidip kimsenin görmediği yerde kesip geleceksiniz. Tek şartım, keserken hiç kimsenin sizi görmemesi ve yalnız olmanızdır. Kim daha çabuk gelirse, benim en çok takdirimi o talebem kazanmış olur, buyurdular.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Bereketi Var Mı?

Abdullah-i EnsÂrî

Arafatta Görüşürüz

Karşılık Beklemiyorum

"encümen-i Bîzebân"

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek