Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.428.994

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kiminle Dost Olmam Uygun Olur Efendim?

Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran'da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Merv'de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Vaaz ve nasîhatleriyle şöhret bulmuştur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

1300'lü yılların başı: Yer Bursa. Tahtta Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid, Kadılık postunda ise, Molla Şemsüddin Fenari oturuyor. Padişah bir konuda şahitlik ekmek üzere mahkemede, Kadı huzurunda... Evvela hüviyet tespiti. Ardından Emir Sultan'ın gürül gürül sesi: "Hünkarum: Teri cemaat baisi cerh idüğün şuyu bulmağilen... şehadetün caiz değildir." Yani: "Namazlarını cemaatle kılmadığın söylentisi çıktığı için şahitliğini kabul etmiyorum." Osmanzade Taib'in "Hadikatüsselatin" isimli eserine göre: "Hünkar, sarayı hümayünları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkatı hamsede cemaate müdavemet buyurdular." Evet ya: Padişah sarayının avlusuna bir cami yaptırdı ve beş vakit namazını burada cemaatle kılmaya başladı. Ancak ondan sonra şahitliği kabul edilmiş olmalı. "Bağımsız yargı", meğer ne anlama geliyormuş? Yıl 1393...

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, Mısır seferine çıkmadan önce, hazinede fazla para yoktu. Bu sebeple tüccardan borç para istendi. Bu sefer, Osmanlı devleti için çok kazançlı oldu ve hazine ağzına kadar altınla doldu. Mısır'ın meşhur hazineleri Yavuz'un eline geçmişti. Ordu büyük bir zaferle İstanbul'a döndü. Yavuz Sultan Selim Han, kedisini karşılamaya hazırlanan İstanbul halkının büyük tezahüratın dan hoşlanmadığı için, şehre bir gece vakti girdi. Ertesi gün defterdara, borç para alınan tüccarlara, hemen borçlarının ödenmesi emrini verdi. Hemen bütün alacaklılar gezilerek borçlar ödenmeye başladı.

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

100 - Çehrin Seferi

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kudürî Ahmed Bin Muhammed

Kudûri hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. İsmi, Ahmed bin Muhammed el-Bağdâdi olup, 362 (m. 973)'de Bağdad'da doğdu. 428 (m. 1037) senesinde orada vefat etti. Muhtasar-ı Kudûri diye tanınan meşhûr fıkıh kitabında "Misafir namazı" bahsinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hasan Tayyibî

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hasan Tayyibi hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 743 [m. 1342] de vefat etti. Mişkât şerhi meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Onların, Açlıktan Yüzleri Sararmıştı

Vehbi Tülek

Rahmiye Tayyar Hanım

Vehbi Tülek

1920'li yıllar... Fransız askerleri güneydoğuyu işgal etmiş ve halka zulmediyordu. Bunun üzerine halk silahlanarak düşmana karşı kurtuluş mücadelesine başladılar... Cenup Cephesi'nde 9. Tümen kuruluşunda bir gönüllü müfreze vardı. Bunun komutanı genç bir kadındı. Osmaniye'nin Kaypak nahiyesi Râziyeler köyünden Rahmiye Hanım, Fransızların işkence ve tazyiklerine tahammül edemeyerek Hüseyin Ağa'nın Milli Kuvvetlerine gönüllü olarak iltihak etmiş ve Hasanbeyli civarında 89. Tümenle icra edilen taarruza müfrezesiyle bilfiil iştirak etmiştir...

Şeyhîzâde Damad Efendi

Vehbi Tülek

İnsana, Bir Musîbet Gelince Hislenmemesi Mümkün Mü?

Vehbi Tülek

Şehit Oğlu Şehit Binbaşı İzzet Bey

Vehbi Tülek

Korku Ve Ümit, âhiret Inancından Doğar

Vehbi Tülek

işte Rüyâda Gördüğüm Zat!

Vehbi Tülek

İstişâre Eden Pişman Olmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Onun Görmediği Yer

Bizi Hatirlayin!

Sarik Ve Sakal

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Delik Kova

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek