Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.595.822

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beni Eve Götürün Artık Ömrümüz Bitmiştir

Hüsâmeddîn Çelebi Mevlânâ Celâleddîn Muhammed Rûmî hazretlerinin en önde gelen talebesi olup, onun halîfesi, vekîlidir. Konya’da doğdu. Mevlânâ, Çelebi Hüsâmeddîn'i pek ziyâde severdi. Mevlânâ hazretleri derse gelmediği zamanlar talebelere ders verirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Abdurrahman Harputi hazretleri, küçük yaşta ilim tahsili için gittiği Diyarbakır'da tahsili sırasında, bütün derslerden geri kalması üzerine, arkadaşları onunla alay ederlerdi. Bu durumu hocası öğrenince, onun daha çok rencide olmaması için, yanına çağırarak; "Şimdiye kadar okudukların ve öğrendiğin bilgi sana kâfidir. Köylerde çok rahat imamlık yapabilirsin. Var git oralarda kısmetini ara." dedi. Bunun üzerine medrese tahsilini bırakarak, şehirden ayrıldı. Yolda bir hanın önünden akmakta olan bir çayın kenarında oturup düşünür ken, çayın içerisindeki taşların, suyun şiddetli akıntısından yusyuvarlak olduklarını ve pırıl pırıl parladıklarını gören genç Abdurrahmân, üzüntü ve kırık bir kalb ile; "Yâ Rabbi! Beni sen yarattın. Bu dersleri anlayamamam da senin kudretin iledir. Senin emrinde akan sular, şu taşları nasıl yusyuvarlak yapıyor ve parlatıyorsa, sen de benim zihnime kuvvet ihsân et de, rızâna kavuşturacak ilim deryâsın dan biraz nasib alayım." diye Allahü teâlâya yalvardı.

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Yeşil Sarikli Gazi

Vehbi Tülek

Gavs-ül-Memdûh'un akrabâlarından Ali Efendi birkaç arkadaşıyla hacca gitmişti. Dönüşte Lazkiye civârına geldiklerinde yiyecekleri bitti. Lazkiye'ye giderek orayı idâre eden Osmanlı paşasına durumu anlattılar ve yardım talebinde bulundular. Onların Tillolu olduğunu öğrenince, Gavs-ül-Memdûh hazretlerini sordu. Yeğeni olduğunu söyledi. Paşa buna çok sevindi ve hocalarının evsâfını sordu. O da tek tek anlattı. Anlattıkça paşa tasdik ediyordu. Buna oldukça şaşırdı. Acabâ paşa, hocamı nereden tanıyordu? Dayanamayıp sordu. Paşa da cevap olarak şöyle anlattı:

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Git Zavalli Oyuncak

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbadetlere Bir Şey Ilave Etmek Bidattir

Ebü'l-Kâsım Kayrevâni hazretleri, Mâliki fıkıh âlimidir. "İbn-i Nâci" adıyla meşhur oldu. 760 (1359)'da Tunus'ta Kayrevan'da doğdu. İlim tahsili için Mısır ve Fas'a gitti. Memleketine dönderek talebe yetiştirdi. 839'da (1435) Kayrevan'da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasr Bin Abdürrezzâk

Vehbi Tülek

Nasr bin Abdürrezzâk hazretleri, Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin torunudur. Hanbeli mezhebinde ilk Kâdı'l-kudâttır. 1169 (H.564) senesinde doğdu. 1236 (H.633) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Bir Mümine Hıyânet Etmekten Çok Sakın!

Vehbi Tülek

Ebü'l-abbâs Degûlî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbâs Degûli hazretleri hadis ve fıkıh âlimlerindendir. Horasan'ın Serahs şehrinde doğdu. Horasan, Irak ve Hicaz'da birçok âlim­den hadis, fıkıh ve nahiv ilimleri tahsil ederek "Horasan âlimlerinin şeyhi" unvanını aldı. 325 (m. 937)'de orada vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Abdullah Bin Muhammed Bağdadî

Vehbi Tülek

Büyük âlim Ve Velî Senâullah-i Sebnehlî

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilen Mallar Artar

Vehbi Tülek

Nefsine, Onu Bildiğin Gibi Muâmele Et

Vehbi Tülek

Duanın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Dünyaya Kıymet Vermeyenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Abdullah Bin MübÂrek

Kum Ve Kaya

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Üç Kandil

Onun Görmediği Yer

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek