Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.692.297

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Talebe, Maksaddan Uzaklaştıran Şeylerden Uzak Durmalıdır

Muhammed bin Ahmed el-Mukrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ahmed bin Hanbel'in oğlu Abdullah'ın talebesidir. Evliyânın meşhurlarından Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüştür. 976 (H.366) senesinde Nişâbûr'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

93 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının en şiddetli günlerinde, Akçaabat sokaklarında bağıran tellalın söyledikleri sözler halkın yüreğine hançer gibi saplanıyordu:-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskof gavuru onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven kara Moskofa karşı silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin!O sırada Moskoflar kıt'alar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Akçaabat o tarihlerde ne kadar yerdi ki zaten! Kasabayı kır gezintisine çıkar gibi işgal edeceklerdi! Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyor:-Olamaz!...İmkansız!... bir kasaba. Çoluk-çocuk, kadın! Bunların yarısı kadar da ihtiyar. Korkak herifler. Nasıl yüz çevirirsiniz?

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Örnek Bir Müslüman Barbaros Hayreddin Paşa

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bedreddin Mahmud Aynî

Bedreddin Mahmud Ayni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 760 [m. 1359] da Antep'te doğdu, 855 [m. 1451] de Kâhire'de vefat etti. En meşhur eseri olan "Hidâye Şerhi"nde diyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lârî

Vehbi Tülek

Radıyyüddin Lâri (rahmetullahi aleyh), Abdurrahmân-ı Câmi hazretlerinin önde gelen talebelerinden olup, 912'de (m. 1506) Afganistan'da Herat'ta vefat etti. Hocasının yazdığı Nefehâtü'l-üns kitabını şerh ederkek Tekmile-i Nefehâtü'l-üns adını verdi. Bu kitabında şöyle nakleder:

Mezârlarından Yüzü Kara Olarak Kalkarlar

Vehbi Tülek

Şafiî Mezhebinde Guslün Farzları

Vehbi Tülek

Muhammed bin Nasr Mervezi hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 202 (817) yılında Bağdat'ta doğdu. İlim tahsili için Bağdat, Basra, Şam, Medine ve Kahire'ye gitti. Kahire'de Şafii âlimlerinden fıkıh tahsil etti. Daha sonra Semerkant'a yerleşti ve talebe yetiştirdi. 294 (m. 906)'da burada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Saîd Bin El-müseyyeb

Vehbi Tülek

nasıl Olsa Öleceksin!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hanbel

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerîme Hürmet Göstermek Nasıl Olur?

Vehbi Tülek

Allahü Teala Seni Ateşten Korusun

Vehbi Tülek

Şeyh Abdülhalim Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Delik Kova

Sarayda İftar

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek