Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.760.732

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Nesîb Efendi Osmanlı şeyhülislâmlarındandır. 1842 (H.1258) senesinde Üsküp'te doğdu. İlk tahsîlini Liphova'da yaptı. Orada Rufâî tarîkati Gülşeniye koluna mensup meşhur velîlerden Şerefüddîn Şuayb Efendiye intisab ederek icâzet aldı. 1863'te İstanbul'a giderek Fâtih medresesinden mezun oldu. Çeşitli devlet kademelerinde çalıştı. 1911'de şeyhülislâmlığa getirildi. 1912'de İttihât ve Terakkî Partisinin baskısı sonucu görevinden ayrıldı. 11 Mart 1914'te (H.1332) vefât etti. Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin eserlerinden yaptığı bâzı tercümeleri Müntehebât adıyla neşretti. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilar Karşisinda

Avrupa Hristiyan dünyası, kendi aralarında devamlı savaşsalar da Osmanlılara karşı daima tek vücut halinde birleşmişlerdi.

I.Viyana kuşatması sırasında, şehri savunan Haçlı ordusunun subaylarından bir Alman ile bir Portekizli, bir mesele yüzünden akşam münakaşa etmişler ve sabahleyin de birbirlerini, surlar üzerine çıkarak düello yapmaya davet etmişlerdi. Sabah olunca, herkesin huzurunda surlara çıktılar ve tam kılıçlarını çektikleri sırada, Osmanlı topçu ateşi başladı ve surların o kısmında açılan gedikten içeriye Osmanlı askeri hücum etti. Bu topçu ateşi sırasında Alman subayının sağ, Portekizlinin de sol kolu kopmuştu. Bu iki düşman, içeri hücum eden Osmanlı askerine karşı yanyana geldiler ve adeta tek vücut gibi bitiştiler. Biri sol, diğeri de sağ eline aldıkları kılıçlarıyla Osmanlı askerine karşı çarpışmaya başladılar. Nihayet şehid düşen Osmanlı askeri arasında kendileri de düşüp kaldılar.

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Vesikalarla Konuşmasi

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

II. Abdülhamid'e önceden muhalefet ve hatta hakaret eden Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi çok önemli simalar, sonradan hatasını anlayıp Pişmanlıklarını ifade eden şiirler yazmışlardır. Işte Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, " Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Istimdat" isimli 15 kıtalık şiirinin beş kıtası:

Vermeyince Ma’bud

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Mimar Sinandan Mektup...

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanları Yanından Uzaklaştırdı!

Ali Kazvâni hazretleri, Osmanlı devrinde Suriye'de yaşayan velilerdendir. 1483 (H.888) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 1548 (H.955) senesinde hac farizasını yerine getirdikten sonra, Peygamber efendimizi ziyâret için Medine'ye giderken, Mekke-i mükerreme ile Tâif arasında vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Allahın Kulları! Allahtan Korkun

Vehbi Tülek

Vankuli Mehmed Efendi Osmanlı fıkıh ve lügat âlimidir. Aslen Vanlıdır. 1000 (m. 1591)'de Medine-i münevverede vefât etti. Pek kıymetli eserler yazdı. Bunlardan, Molla Hüsrev'in "Dürer-ül-hukkâm" adlı eserine yazdığı "Nakd-üd-dürer" adlı haşiyede buyuruyor ki:

Resûlullahın Sünnetine Uymadıktan Sonra

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi Tecvîde Uyarak Okumak

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed Dımeşki hazretleri fıkıh ve hadis âlimidir. 715 (m. 1315)'de doğdu. 765 (m. 1364)'de Şam'da vefât etti. Çok hadis-i şerif topladı. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki;

Hüseyin Cûzekânî

Vehbi Tülek

gümüşlüzâde Pîr İlyâs

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Zübeydî

Vehbi Tülek

Basra Fukahâsından Câbir Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Yalancı Peygamber Esved-i Ansî'nin Katli

Vehbi Tülek

Âmine-i Remliyye

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Korkma!

Abdullah El-acemî

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Padişah Ve At

Sünnet Akçesi

Ahde Vefa

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek