Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.407.520

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-i Kavvâm Hazretleri

Vehbi Tülek

İbn-i Kavvâm hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 1188 (H.584) senesinde Irak'ta Meşhed-i Sıffin'de doğdu. Limni şehrine giderek orada ilim öğrendi. 1259 (H.658) senesinde Haleb'e yakın olan Alem köyünde vefât etti. Vasıyeti gereği, on iki sene sonra Şam'da Kâsiyûn Dağındaki kabristana nakledilip oraya defnedildi...
İbn-i Kavvâm hazretleri sohbetlerinde ekseri fıkıh ahkamını öğretirdi. Vefatından önceki son dersinde buyurdu ki:

Tevâzudan Daha Iyi Bir Şey Görmedim

Vehbi Tülek

Bu Sevgide Siyah Beyaz Ayrımı Yoktur

Vehbi Tülek

Eyyûb Sabri Paşa, Sultan İkinci Abdülhamid Han devri devlet adamlarından ve âlimlerindendir. 1890 (H. 1308) târihinde İstanbul'da vefât etti. Bayramiye yolu büyüklerinden, hocası İdris-i Muhtefi'nin (rahmetullahi aleyh) Kasımpaşa'da Kulaksız Câmii karşısındaki kabrinin ayak ucuna defnedildi. Bir kısmı henüz basılmayan çok kıymetli eserler yazdı. Bunlardan Mir'ât-ül-Haremeyn ismindeki eserinde şöyle nakleder:

sen Buna Zaten Lâyıksın!..

Vehbi Tülek

Her Müslüman’a Ilim Tahsili Farzdır

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Ebû Yâkûb Nehrecûrî

Vehbi Tülek

İbrâhim Bin Mûsâ Ebnâsî

Vehbi Tülek

Dağıstanlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Osman Bin Merzûk

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Tüccarin Rüyasi

Abdullah Bin MübÂrek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Yirmi Saniyede

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek