Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.211.200

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yanliş Gelen Telgraf

Süleyman Nazif Bağdat Valisi'dir. Bir gün III. Ordu Kumandanı Hafız İsmail Hakkı Paşa'dan bir telgraf alır. Telgrafı okuyunca birden rengi atar. Şaşkınlığından kolları iki yana yığılır kalır. Etrafındakiler telaşlanıp çok kötü bir haber olduğunu sanırlar. O sırada Nazif gayet alaycı bir şekilde mırıldanır:-Acayip, böyle emir olur mu?Telgrafta şu cümleler yazılıdır: "Onbin okka şeker ile bin okka çayın yirmidört saat içinde tedarik edilerek sevki..."Süleyman Nazif hemen bir kağıt ve hokka ister. Bir cümle de o yazar ve telgrafı getiren zata uzatır:-Götür bunu hemen Paşa'ya tellesinler.Cevabi telgrafta şunlar yazılıdır: "Çin İmparatoruna yazmış olduğunuz telgrafın yanlışlıkla vilayetimize gelmiş olduğu ma'ruzdur

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

Üçüncü Murâd Hanın yerine geçen Üçüncü Mehmed Han ve ondan sonra tahta çıkan Birinci Ahmed Han da Şeyh Hüdâyi hazretlerine büyük bir saygı ile bağlı idiler.

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler.

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Celal Bekrî

Celal Bekri hazretleri Şafii fıkıh âlimlerindendir. 807'de (m. 1405) Mısır'da Dehrût'ta doğdu. Kahire'ye giderek, zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh ve ha­dis okudu. Kahire'de kadı nâibliği yaptı. 891 (m. 1486) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Filistinli âlim Makdîsî

Vehbi Tülek

Buyurdu ki: "Şehvet, sultânları köle yapar. (Çünkü, kişi sevdiğinin kölesidir.) Sabır da köleyi sultan yapar. (Çünkü
köle, sabretmek sûretiyle muradına kavuşur...)"


Makdisi hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 819 (m. 1416) senesinde, Filistin'de doğdu. 888 (m. 1483) senesi Safer ayının onbirinde Kâhire'de vefât etti...

Ey Insanoğlu! Gençliğinle Gururlanma

Vehbi Tülek

Bizler De Yakında Sizlere Kavuşacağız

Vehbi Tülek

Malkaralı Yahyâ Efendi Osmanlı döneminde, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Tekirdağ-Malkara'da doğdu. 1013 (m. 1604)'de Mekke-i mükerremeden İstanbul'a deniz yoluyla dönerken, haçlı korsanları tarafından şehid edildi. Cenâzesi denize bırakıldı. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdurrahman Halis Efendi

Vehbi Tülek

Aza Kanâat Etmiyor, Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

Abbas El-bahrânî

Vehbi Tülek

Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Seferî Veya Misâfir Olmak Ne Demektir?

Vehbi Tülek

ÿbir Seyyidi Üzmenin Cezâsı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Kul Hakkı

İmanı Ona Kafidir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Yüz Vermedin!

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek