Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.165.008

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâyı Ziyâret Edenlerin Kalpleri Temizlenir

Muhammed İbnü’l-Hac Billifıki hazretleri Mâliki fıkıh alimidir. Endülüs'te (İspanya) Meriye (Almeria) yakınlarındaki Billifîk'te (Velpika) doğdu. Medrese tahsilinden sonra Kalşâne (Calsena) Mervele (Marbella), Mâleka (Malaga) ve İstibûne (Estevona) kadılıkları yaptı. 771 (m. 1370)’de Meriye'de vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Çaldiran MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abîde Selmânî

Abide Selmâni hazretleri, Tâbiinin büyüklerinden olup, Kûfe'de yetişen meşhur fıkıh âlimlerindendir. Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) ve­fatından iki yıl önce, Mekkenin fethi sırala­rında Müslüman oldu; fakat Resûlullah efendimiz ile görüşemediği için eshabdan olamadı. Halife Ömer (radıyallahü anh) zama­nında Kûfe'ye yerleşti. Kûfe'nin meşhur dört fakihinden biridir. Bunlar; Abi­de, Haris, Alkame ve Şüreyh'dir. 72 (691) yılın­da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîme Tazim Hakkında

Vehbi Tülek

Abdullah bin Dâvûd Hureybi hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 126 (m. 744)'de Kûfe'de doğdu. Şam'a giderek Ebû Amr bin Alâ'dan kıraat ilmi tahsil etti. Evzâi, İbn Cüreyc ve Süfyân-ı Sevri gibi âlimlerden hadis öğrendi. Şam'da kıraat dersi vererek çok talebe yetiştirdi. 213 (m. 828)'de vefat etti. Kur'ân-ı kerime tazim hakkında buyurdu ki:

Melekler, O Namazı Göğe Çıkarır

Vehbi Tülek

Garip Göçmen Abdullah Dağıstanî

Vehbi Tülek

Abdullah Dağıstani'nin doğduğu günlerde Dağıstan, Rus işgal ordularının korkunç zulümleri altındaydı. Köyün manevi lideri olan dayısı ve ünlü bir hekim olan babası, Türkiye'ye hicret etmeği düşünmeğe başlamışlardı. Bu hicretin manevi açıdan o zaman uygun olup olmadığı konusunda Abdullah'ın fikrini sormuşlar, o da "Türkiye'ye göçelim" diye fikrini beyan etmişti. Hemen yola koyuldular ve Ruslar, Türkiye tarafına geçinceye kadar, hiçbirini fark edemediler, sağ salim Türkiye'ye ulaştılar. Daha sonra Şam'a yerleşen Abdullah Dağıstani orada vefat etmiştir.

Bedreddin Mahmud Aynî

Vehbi Tülek

Kardeşim Ağır Hasta Ya Resûlallah

Vehbi Tülek

Seksen Seneye Bedel Gece

Vehbi Tülek

Nasr Bin Abdürrezzâk

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Takdîri Yerini Bulacaktır

Vehbi Tülek

Her Sıkıntıdan Sonra Ferahlık Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Adalet Ve Tevazu

Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

İftiranin Neticesi

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek