Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.552.514

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Macar Subayinin Kizi

Sultan II. Murad devri. 1441 senesinde Macaristan üzerine yapılan bir akında, Akıncı birliklerimiz pusuya düşürüldü ve bir çok asker ile birlikte Akıncı kumandanlarından Rüstem bey de esir edildi. Rüstem bey, gayet yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve kendi hizmetine aldı. Konağında ona bir oda verdi ve bütün şahsi işlerini ona havale etti. Gayet dindar olan Rüstem Bey, şartlar ne olursa olsun beş vakit namazını bırakmaz ve vakti girince hemen kılardı. Her işin üstesinden kolayca gelmesi ve kıvrak zekası sayesinde ibadetine kimse karışmıyordu.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

Bir İspanyol, 1552-1556 yıllarında Türkiye'de geçirdiği dört yılını anlatır. Aynı zamanda bir hekim olan bu seyyah, Cenova'dan Napoli'ye giderken Türk gemicilerine esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra, tıp bilgisini göstererek Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın hekimleri arasına girmeyi başarmış. Adı Petro. Seyahatnamesinde, dört yılını yaşadığı Kanuni devrinin yaşantısını gözler önüne serer. Biraz da imrenerek.İşte seyahatnameden birkaç kesit: "İstanbul öyle işlek bir şehir ki, buraya günde İspanya'nın Valladolid şehrinin nüfusu kadar yabancı girip çıkar.""Türklerin bıraktığı hayır eserleri, bizde bırakılandan çoktur. Türk zenginleri, bizimkilerden daha cömert davranırlar.""Türkler sadece insanlara değil, hayvanlara bile iyilik yapmayı sevap sayarlar. Bir-iki düzine ciğer satın alıp, kedi ve köpekleri doyuranlara çok rastlanır."

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Sarikamiş'i Bilir Misiniz?

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Son Devir âlimlerinden Ahmed Davudoğlu

Zamanımızın ilim adamlarından olan Ahmed Davudoğlu, Bulgarca ve Arapça bilirdi. İslamiyeti içeriden yıkmaya yönelik, dinde reformculuk ve mezhepsizlik fitnesine karşıydı. Bu fikirleri ortaya atan Cemaleddin-i Efgani, Abduh ve onların yolunda giden günümüz mezhepsizlerine ilmi cevaplar vermiştir. Böyle kimselerin yeterli dini tahsil görmediklerini, etrafın propagandalarına aldandıklarını yazılarında belirtmiştir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlyÂs (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Hârûn (aleyhisselâm)'ın neslindendir. Beni İsrâil'e gönderilen peygamberlerdendir. Allâh Teâlâ buyurur: "Şüphe yok ki İlyâs da peygamberlerdendir." (es-Sâffât, 123) İsrâiloğulları Filistin'i ele geçirince, kabilelerden biri Ba'lbek'e yerleşmişti. Başlarında zâlim bir hükümdar vardı. Rivâyete göre, şehrin ismi önceleri Bek idi. Ancak bu zâlim kral, Ba'l adında bir put yaptırdı ve halkı bu puta tapmaya zorladı. Ve Ba'l ile Bek ismi birleşerek, bu şehre Ba'lbek denildi. İşte Hazret-i İlyâs, tevhidden uzaklaşıp şirke düşenleri Hakk'a dâvet etmek üzere, bu beldeye peygamber olarak gönderildi.

Bir Şefkat Timsali Pertevniyal Sultan

Vehbi Tülek

Arabzâde Ârif Efendi

Vehbi Tülek

Arabzâde Ârif Efendi, doksanyedinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1151 (m. 1738) senesinde İstanbul'da doğdu. 1241 (m. 1825) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Ben Kulumun Zannettiği Gibiyim

Vehbi Tülek

Bugün Sana Sevap Yoktur

Vehbi Tülek

El-mürşidî Ve İbn-i Batuta...

Vehbi Tülek

Abdülganî Meydânî

Vehbi Tülek

İtimat Edilecek Kimse Bulmak Zorlaşacak

Vehbi Tülek

Babazâde Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Kadin Akli

9 Evi Dolaşan Kelle

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Delik Kova

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek