Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.664.267

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâya Tevekkül Etmek Farzdır!

Muhammed Basrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Basra'da doğdu. 909 (H.297) senesinde aynı yerde vefât etti. Uzun müddet büyük velî Sehl bin Abdullah-ı Tüsterî'nin hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevî derecelere kavuştu. Ondan icazet alarak talebe yetiştirdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Adam

Ayasofya Câmii'nin yanında kendi adına bir medresesi bulunan Câfer Ağa, ahbaplarını evine dâvet etmek için uşağını birine yollamış...Uşak adamın evine varmış, kapıyı sür'atle çalarak. "Kalk, kalk; hemen toparlan... Ağa seni istiyor!" şeklinde kaba davranışlarda bulunmuş, Adam:" Ağanın bana gönderecek bir adamı yok muydu ki, senin gibi bir eşeği yolladı? deyince, uşak cevabı yapıştırmış:" Câfer Ağa diğer adamlarını öteki "adamlara" gönderdi. Beni de "sana" yolladı!

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Molla Hayali Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İznik Medresesi müderrisi Molla Tâceddin vefât ettiğinde, Fâtih Sultan Mehmed çok üzülmüştü. Mahmûd Paşaya; "Yerine, onun gibi yüksek bir âlim bulunup tâyin edilsin." emrini verdi. O mecliste, Mahmûd Paşanın hatırına Molla Hayâli geldi. Durumu pâdişâha arz edip, onun hakkında bilgi verdi. Sultan Fâtih de; "Molla Hayâli, o kimse değil midir ki, Şerh-i Akâid'e yazdığı hâşiyesiyle, ismini duyurmuştur?" diye sorduğunda, vezir; "Evet pâdişâhım, o kimsedir." cevâbını verdi. Bunun üzerine Pâdişâhın; "O kimse, bu medreseye lâyıktır." demesi üzerine, 130 akçe maaş ile, bu medresedeki müderrislik vazifesini Molla Hayâli'ye vermeyi kararlaştırdılar. Bunun üzerine, Filibe'den İstanbul'a gelen Molla Hayâli, Pâdişâh ile konuştu.

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muslihuddîn Efendi

Nûreddinzâde Muslihuddin Efendi, Osmanlı âlimlerinden ve büyük velilerdendir. 1502 (H.908) senesinde Filibe'ye bağlı Anbarlı köyünde doğdu. Tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Sonra İstanbul'a gelip, Küçük Ayasofya Dergâhına yerleştirildi. Vaaz ve sohbetlerinin yanında, hadis-i şerif ve tefsir okutmakla da meşgûl oldu. Bir kısım âlimler ona talebe olup feyz aldılar. Vezir-i âzam Sokullu Mehmed Paşa onun talebeleri arasındaydı. Osmanlı pâdişâhı Kânûni Sultan Süleymân da ona muhabbet edip, sohbet meclislerinde bulundu. Bâzan da saraya dâvet edip, sohbetleriyle şereflenirdi.
Nûreddinzâde, 1573 (H.981) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri, İstanbul'da Edirnekapı dışında, Sırt Tekkesi bahçesindedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Talebenin Riâyet Etmesi Gerekenler

Vehbi Tülek

Burhâneddin Buhâri hazretleri usûl ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 551 (m. 1156)'de doğdu. 616 (m. 1219) yılında Buhârâ'da vefât etti. Bir dersinde talebelerine buyurdu ki:

Büyük Cihangir Timur Han

Vehbi Tülek

İmânı Zayıf Olanlar Şeytana Aldanırlar

Vehbi Tülek

Mûsâ bin Ahmed Tübbâi hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Yemen'de, Kevni'a adı verilen bir köyde otururdu. 621 (m. 1224)'de vefât etti. Ölüm hâlleri hakkında şunları anlattı:

Ravda-i Mutahharayı Ziyâret Hakkında

Vehbi Tülek

Hâce Mevdût Çeştî

Vehbi Tülek

Hamîdüddîn Nâgûrî

Vehbi Tülek

İbn-i Âbidînzâde Alâüddîn Muhammed

Vehbi Tülek

Mehmed Emîn Efendi

Vehbi Tülek

nakîbü'l-eşrâf Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

SelÂmetle Gidip Gel

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdullah El-acemî

İcÂzetin Sirri

A'meş Ve Hanımı

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek