Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.267.683

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhakkak Ki Münâfıklar, Cehennemin Dibindedirler

Fakîh Cebertî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir. Yemen’in Zebîd şehrinde doğdu. 1388 (H.791) senesinde orada vefât etti. Zamânında bulunan birçok âlim ve velî ile görüşüp, onların sohbetlerinde kemâle erdi. Zamânındaki âlim ve velîlerin önde gelenlerinden oldu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Temizlik

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Derya Üzre Cami

Vehbi Tülek

Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, bir gün zamanın padişahı III. Murad Han'ın huzuruna çıkarak, kendi adına bir cami yaptırmak için müsaade lerini istedi. Fakat şair ruhlu ve aynı zamanda nüktedan olan padişah:

"Sen ki deryaların serdarısın. Muktedir isen camiini derya üzre inşa et! Sana karada bir karış yer yoktur" diye ferman buyurdu.

Kılıç Ali Paşa bu fermanı gayet soğukkanlı karşıladı ve:

"Hünkarımız doğru derler. Bizim evimiz de, mekanımız da deryalar dır. O halde mabedimizin de derya üzre inşası münasibdir" deyip müsaade isteyerek huzurdan çıktı. Fakat deniz üzerine cami nasıl yapıla caktı? Hemen o devrin en büyük mimarı Koca Sinan'ın yanına vardı ve durumu ona anlatarak, bu eseri de kendisinin inşa etmesini istedi ve bunun için de, Tophane açıklarında bu inşaatın yapılabileceğini söyledi.

Mimar Sinan'ın, inşaat yerini görüp beğenmesiyle hemen harekete geçildi. Kılıç Ali Paşa, kadırgalarla Anadolu sahillerinden iri kayaları taşıtarak Tophane açıklarında denizi doldurtmaya başladı. Böylece birkaç gün içinde burada küçük bir ada meydana geldi. Burada sahile kadar da ahşap bir köprü inşa edildi. Sonra da Mimar Sinan inşaata başladı. Eserini tamamlayınca o yüce mimar:

"Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır" dedi.

Sonraki asırlarda, sahil ile caminin bulunduğu ada arası doldurula rak cami denizden içeride kalmıştır.

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Benim Gözüm Göreceklerini Gördü

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahtan Tövbe Eden Günahsız Gibidir

Kuddûsi Abdurrahman Efendi Halveti şeyhlerindendir. Manisa’da doğdu. İstanbul’a giderek Şeyh Abdülehad Nûrî hazretlerinin sohbetlerine katıldı. İcazet verilerek halifelerinden oldu ve Manisa’ya gönderildi, burada taliplerini yetiştirdi. 1080 (m. 1669)’da orada vefat etti. “Tuhfetü'l-Mülûk” ismindeki eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resûlullahı Vesile Ederek Istemek

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Rûyâni hazretleri Şafii mezhebi usûl ve fürû âlimidir. İran'daki Rûyân şehrinde doğan Ebû Nasr hazretleri, 505 (m. 1117) yılında vefât etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) vesile ederek Allahü tealadan bir şey istemek hakkında buyurdu ki:

Katı Kalbin Ilacı Vardır

Vehbi Tülek

Nasipli Talebe Bedreddîn Serhendî

Vehbi Tülek

Bedreddin Serhendi hazretleri, 1593 (H.1002) senesinde Serhend'de dünyaya geldi. Hocası İmam-ı Rabbâni hazretlerinin kendisine yazdığı mektuplar, "Mektûbat" kitabında yer almaktadır...
Bu mübarek zat, zeki ve çok akıllı idi. Kısa zamanda keşf ve kerâmetler sâhibi oldu. Hocasının daha ilk teveccühlerinde, kalbi zikretmeye başladı. Kelâmda en büyük kitâb olan Şerh-i Mevâkıf'ı, Beydâvi Tefsirini ve Mir Hâşiyesi ile berâber, Akâid-i Adudiyye'yi, İmâm-ı Rabbâni'nin huzûrunda okudu. On beş yaşında iken İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin huzûrunda tasavvuf yoluna girdi.

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdülkerim El Irâkî

Vehbi Tülek

Çocukları Sevindirene Verilen Köşkler

Vehbi Tülek

Tefsîr Ve Kelâm âlimi Muhammed Bin Eslem

Vehbi Tülek

Ali Bin Sehl İsfehanî

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Pişmân Olmamak Için!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Şikayet

Şikayet

Bir köylü, mübarek bir zatın yanına geldi ve şikayete başladı:"Ne olur bana yardım edin, yoksa çıldıracağım. İki göz bir evde yaşıyoruz. Ben, karım, çocuklarım. Herkesin siniri tepesinde. Birbirimize bağırıp duruyoruz. Ev sanki bir cehenneme döndü. Bize geniş bir ev lazım, ama yapmaya gücümüz yok.""Sana söyleyeceğim şeyi yapacağına söz verir misin?" diye sordu mübarek zat."Yemin ederim, ne söylerseniz yapacağım.""Pekâla. Kaç hayvanın var?""Bir inek, dört keçi ve altı tavuk.""Onların hepsini evinize al. Bir hafta sonra yanıma yine gel."O köylü çok şaşırmıştı, ama itaat edeceğine söz vermişti bir kere. Böylece, hayvanları da ahırdan evin içine aldı. Bir hafta sonra geldiğinde perişan haldeydi. Acı ve kederle inliyordu. "Mahvolmuş durumdayız. Pislik! Koku! Gürültü! Hepimizin aklının kaçırmasına ramak kaldı!""Şimdi git ve hayvanları evden çıkar" dedi mübarek zat. Adam eve kadar hiç durmadan koştu. Ertesi gün o zatın yanına geldiğinde gözleri mutluluktan parlıyordu:"Hayat ne kadar güzel. Biz evde, hayvanlar ahırda. Evimiz, öyle sessiz, öyle temiz ve öyle geniş ki, sanki bir cennet!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ayyaşin Sonu

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek