Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.189.547

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adam larının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı.

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Baron de Tott, Sultan III. Mustafa zamanında askeri danışman olarak görev yapmış bir subay. 1755 yılında geldiği İstanbul'u dünyanın merkezi olarak görür. Aslen Macar asıllı olan Tott'un Türkiye'de geçirdiği yıllarını kaleme aldığı Fransızca seyahatnamesi çok beğenilmiş, defalarca basılmıştır. Seyahatnamesi için Tott şöyle der: "Ben Türklerin arasında 23 yıl yaşamış olmak sıfatıyla bu millet hakkında daha doğru şeyler yazabileceğime inanmış bulunuyorum." Baron de Tott'un İstanbul'da bulunduğu 1759 yılında, padişah III. Mustafa'nın ilk çocuğu doğar. Bu doğum, o vakte kadar hiçbir şehzade ve sultan için düzenlenmemiş biçimde şenliklerle kutlanır. Çünkü III. Mustafa'dan önceki iki padişahın çocuğu olmamıştır. Tott, sultanın doğumunu bakın nasıl anlatıyor:

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

Doğum

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Kuzey Afrika’yi İspanyollardan Kurtaran Osmanlilar

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müstekîmzâde Süleymân Sadeddîn Efendi

Müstekimzâde Süleymân Sadeddin Efendi, İstanbul'un büyük evliyasından Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin talebelerinden, âlim ve veli bir zattır. 1131 (m. 1719)'da İstanbul'da doğdu. Mehmed Emin Tokâdi, Ahmed-i Yekdest hazretlerinin, o da Muhammed Ma'sûm-i Fârûki hazretlerinin halifesi idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bol Yalancı Şahitli Bir Dâvâ

Vehbi Tülek

Abdülhamid Nûbâni hazretleri Kudüs âlimlerindendir. On dokuzuncu yüzyılın sonları ve yirminci yüzyılın başlarında yaşamıştır. Kudüs'ün kuzeyinde Mezâri köyünde meşhur bir âiledendir. Yûsuf Nebhâni hazretleri 1887 senesinde Lazkiye'de Cezâ Mahkemesi reisi iken bizzat onun kerâmetlerine şâhid olmuştur. Aşağıdaki hadiseyi Yûsuf Nebhâni anlatmıştır:

Kadızade Hacı Salih Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Abbâs Ahmed Sebtî

Vehbi Tülek

Ebû Abbâs Sebti hazretleri Fas'ta yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. 1130 (H.524) senesinde Sebte'de doğup, 1204 (H.601) târihinde Merrâkeş'te vefât etti...

Çalışabilenin Zekât Istemesi Haramdır

Vehbi Tülek

Ca'fer Bin Muhammed Faryâbi

Vehbi Tülek

Sünnete Uygun Okunan Ezan

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Kendi Ayıplarını Görendir

Vehbi Tülek

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Vehbi Tülek

Ahiretini Ihmâl Eden Kimselerin Vay Hâline!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Bizi Hatirlayin!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek