Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.847
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Tarihimiz ihtişamlı zaferler kadar facialarla da dolu. Zaferlerimizle övündüğümüz kadar, yaşadığımız hezimetlerden de dersler çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız sürece tarih bizim için ne ölçüde anlamlı olabilir?Facialardan söz ederken, Sarıkamış'ı özellikle dikkate almamız gerekir. Orada, hiç de uzak olmayan bir zamanda 100.000'e yakın yiğidimizi karlara gömdük. Üstelik tek kurşun atamadan... Üstelik sadece bir hayalperestin kişisel ihtirası uğruna...İhtiras... Bu kavramı iyi düşünmeliyiz. Kimi kendi ebediyyetini bu ateşle yakıp kül ederken, kimileri de koca memleketi harabeye döndürebiliyor.Almanlar, Türkiye'ye giden trenlerin üzerine "Enverland'a (Enver'in Ülkesi'ne) gider" yazmaktadırlar. Kibir ve ihtiras demiştik ya! Paşa'nın şu ifadelerine bakın: "Beni Napolyon'a benzetmişlerdi. Kabul etmem. Çünkü ben ikinci adam olamam."
Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 târihinde Manisa'dan İstanbul'a gelip, sultan ilân edildi. İlk icrââtı, devlet ve saltanatın emniyetini kuvvetlendirip, tâyinlerde bulunmak oldu. Ulemâdan Sadeddin Efendiyi hocalığına, Ferhad Paşayı Sadrâzamlığa, Halil Paşayı da Kaptan-ı deryalığa tâyin etti. 1593'ten beri devam eden Avusturya harpleri esnasında, papa Sekizinci Clément'in teşvik ve propagandalarıyla, ahâlisi Hıristiyan olan Osmanlı Devletine tâbi Erdel, Eflâk ve Boğdan Voyvodalıkları Türklere karşı isyân ettiler. Sadrâzam Ferhâd Paşa, Eflak Seferi için Serdâr-ı ekrem tâyin edildi. 14 Mayıs 1595'te Eflak ve Boğdan'ın imtiyazlı prenslik statüsü kaldırılıp vilâyet hâline getirilerek, vâliler tâyin edildi.
Ebû Said Ebü'l-Hayr hazretlerinin babası verâ sâhibi dindar bir zât idi. 967 (H.357) senesinde Horasan bölgesinde Serahs ile Ebyurd arasında yer alan Meyhene (Mihene) şehrinde doğdu. 1049 (H.440) senesinde aynı yerde vefât etti.
Ebû Said Miheni tasavvufta çok yüksek mertebeye ulaştı. Zamanındaki bütün evliyânın sultânı, baş tâcı oldu. Bütün Müslümanların matlûbu, sevdiği idi. Tasavvuf yolunun bütün inceliklerine vâkıf olup, ayrıca; fıkıh, tefsir, hadis ve başka ilimlerde de çok yüksek âlim idi.
Ebu Salih el-Müezzin hazretleri hadis hafızı, yani yüz binden fazla hadis-i şerifi ravileriyle birlikte ezbere bilen âlimlerdendir. 388'de (m. 998) İran'da Nişâbur'da doğdu. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra İsfahan, Bağdat, Şam, Mekke gibi ilim merkezlerinde büyük âlimlerden hadis öğrendi. Ayrıca Ebû Ali Dekkâk'tan tasavvuf terbiyesi aldı. Nişâbur'da 470'te (m. 1078) vefat etti. Namazın ehemmiyeti ile ilgili naklettiği bazı hadis-i şerifler:
Seyyid Muslihuddin Efendi, evliyanın büyüklerinden Merkez Efendinin talebelerindendir. Kütahya'da doğdu. Hocasının terbiyesinde yetişip kemâle erdikten sonra hocası ona kızını verip damat yaptı ve taşrada bir zâviyede irşâd vazifesi verdi. 1575 (H.983)'de vefât etti. Türbesi, İstanbul'da Merkez Efendinin türbesinin yanındadır.