Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.503.048

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlihlerle Sohbet, Ebedî Saâdetin Anahtarıdır

Câfer-i Huldî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde aynı yerde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebelerinin en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zor Şehzade

Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Murad, pençesine al boya sürerek fermandaki imza yerine elini bastı. Bu âdet, ta Oğuz hanlarından kalma idi. Osmanlı padişahlarının imzaları olan tuğralar, eski atalar âdetinin devamıdır.Sultan Murad'ın elini bastığı ferman, Venedik kıyısındaki Rakuzalılara gönderiliyordu. Senelik vergi karşılığı Osmanlıların himayesini istemişlerdi. Zaten bütün Balkan milletleri, Osmanlı adaletine kavuşmak için can atıyorlardı. Çünki Osmanlıların girdikleri yerlerde, ancak İslam adaleti ve merhameti hüküm sürüyordu.O zamana kadar Bursa kadısı olan Çandarlı Kara Halil, ilk kadıasker (kazasker) tayin edilmişti. Ordu büyüdükçe, ülkeler fethedildikçe, ordunun din işleri ve adalet işleri fazlalaştı. Kazasker, ordunun en yükse hakimi idi.

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Fetih Sabahi

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kullarımı Nasıl Buldunuz

Esba bin Ferec hazretleri hadis ve Mâliki fıkıh âlimi olup hadis ilminde hafız (yüz binden fazla hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere bilen) idi. 150 (m. 767)'de doğdu, 225 (m. 840)'da vefât etti. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şâh Velî Ayntabi

Vehbi Tülek

Şâh Veli Ayntabi hazretleri büyük velilerdendir. Gaziantep'in Oğuzeli ilçesine bağlı Ağaçhöyük köyünde doğdu. Halveti şeyhi Yâkûb Efendinin sohbetlerine katıldı ve talebesi oldu. Kısa zamanda hocasından icâzet aldı. 1591 (H.1000) senesinde vefât etti. Kendi adıyla anılan câminin bahçesine defnedildi. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Mustafa Mânevî Efendi

Vehbi Tülek

Kalbini Yanlış Ve Bozuk Inanışlardan Temizle!

Vehbi Tülek

Mehmed Nûri Efendi Anadolu'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. 1853 (H.1270) senesinde doğdu. Tahsil çağına gelip, ilköğrenimini tamamladıktan sonra, İbrâhim Paşa Medresesinde tahsiline devâm etti. Tahsil hayâtını tamamladıktan sonra icâzet alarak ders vermeye başladı. Bir süre sonra Harput müftülüğüne tâyin edildi. Meşrûtiyetin ilânından sonra iki dönem Harput-Elaziz mebusu oldu.

Gazze'den Doğan Güneş İmâm-ı Şâfiî

Vehbi Tülek

Abdullah Bin El-eşec El-kindî

Vehbi Tülek

Üzerinde Dört Satır Yazı Bulunan Taş

Vehbi Tülek

Kalp Vardır Ölüdür, Kalp Vardır Gâfildir

Vehbi Tülek

On Şey Kötülüklerin Anası Durumundadır

Vehbi Tülek

Bana Duâ Ediniz, Size Icâbet Edeyim

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hakikati Görmek

Değişen Sizin Kalbiniz

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek