Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.145.657

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aziziye Müdafaasi

24 Nisan 1877'de Ruslar, Osmanlı Devletine savaş ilan etmişler, batıda Tuna boyundan ve doğuda Kars cihetinden saldırıya geçmişlerdi. Doğu cephesinde ordumuzun başkumandan lığını Gazi Ahmed Muhtar Paşa yapıyordu. Kabiliyetli ve cesur bir asker olan Ahmed Muhtar Paşa, Kars'ı alan Rus ordusu karşısında askerini muhafaza ederek programlı bir şekilde Erzurum'a çekilmişti. Bu çekilme sırasında yaptığı Halyaz, Zivin, Gedikler ve Yahniler meydan savaşlarında zafer kazanmış, hatta Sultan İkinci Abdülhamid Han tarafından taltif görerek "Gazi" ünvanını almıştı. Askerimiz kuvvet ve teçhizat yönüyle üstün Rus ordusu karşısında, silah ve yiyecek bakımından iyi şartlarda olmaması sebebiyle Erzurum'a kadar çekilmeye mecbur kalmıştı.

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-u ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Temizlik Îmânın Şartıdır

Abdurrahmân İbn-i Hubeyş hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 504'te (m. 1110) Endülüs'te (İspanya) Meriye'de (Almeria) doğdu. Memleketinde hadis ve fıkıh okudu. Kurtuba'ya (Cordoba), sonra Mürsiye'ye (Murcia) giderek talebe yetiştirdi. 584'te (m. 1188) Mürsiye'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eşrefoğlu Rûmî (eşrefzâde)

Vehbi Tülek

Eşrefoğlu Rûmi, Anadolu'da yaşayan büyük velilerdendir. Şiirleri ile meşhur oldu. İsmi Abdullah olup, babasınınki Eşref'tir. Babasının ismi ile şöhret buldu. Babası, Mısır'dan İznik'e göç etti.
Eşrefoğlu Rûmi İznik'te doğdu. 1484 (H. 889) senesinde vefât etti. Türbesi İznik'tedir. Eşrefzâde-i Rûmi diye de bilinir.

Emin Kimse Pek Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Anadolu Velîlerinden Harputlu İshak Efendi

Vehbi Tülek

Harputlu İshak Efendi, ilk tahsilini Harput'ta yaptıktan sonra, ilim öğrenmek için İstanbul'a gitti. Fâtih Câmii etrâfındaki "Sahn-ı Semân Medreseleri"nde ders gördü. İstanbul'da uzun bir tahsil hayâtından sonra icâzet, diploma aldı ve Harput'a döndü. Harput Meydan Câmii Medresesinde ders verdi ve çok sayıda talebe yetiştirdi. Talebeleri üzerine çok titreyen Harputlu İshak Efendi; "Talebe, solmayan güle ve konuşan bülbüle benzer" buyururdu...

sultan Mehmed'e Yaraşır Bir Er Ol!..

Vehbi Tülek

Ebedî Saadete Kavuşmak Için

Vehbi Tülek

Adalet, Mülkünde Olanı Kullanmaktır

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Tevâzu Edeni Yükseltir

Vehbi Tülek

Kelâm Ilmi Hakkında Konuşmanın Tehlikesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Dört Şey Mühimdir

Sarayda İftar

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Allah Diyen Genç

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek