Her Işin Intizamı Doğruluk Iledir
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.547.929
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Emînüddîn bin Neccâr hazretleri Şafiî mezhebi âlimlerindendir. 845 (m. 1441)’de Mısır’da doğdu. 929 (m. 1522)’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
1912 senesinde İstanbul'a gelen İngiliz kadın yazarlardan Grace Elliot, bir prenses ile görüşmek için temaslara başladı. Fatma Hanım isimli bir kadınla tanışmıştı. Onun vasıtasıyla, 3 sene önce tahttan indirilmiş olan Sultan II. Abdülhamid Han'ın ikinci kızı, 36 yaşındaki Naime Sultan'dan randevu alabildi. Birlikte, onun Ortaköy'deki Sahil sarayına gittiler. Grace Elliot, Naime Sultan tarafından kabulünü şöyle anlatır:"Bahçe kapısında 5 ağa tarafından karşılandık. Sarayın cephe kapısına kadar bizi getirdi ler. Burada başka beş ağa bizi selamlayıp içeri soktu. Harem kısmına geçtik. Divanhane denilen büyük kabul salonunda Sultan'ın cariyeleri, altışarlı gruplar halinde dimdik duruyorlar dı. Her grubun başında yaşlı bir cariye vardı. Görevleri ayrıydı. Hepsi 24 cariye idi ve mücev herler içindeydiler. Sonradan bu mücevherlerin kendi malları olduğunu ve hizmetlerine karşılık kazandıklarını öğrendim.
Kanuni Sultan Süleyman Han Zigetvar kalesini kuşatmıştı. O sırada 74 yaşına basmıştı. Kalenin bir an evvel alınmasını istiyordu. 33 gün geçtiği halde halen fetih gerçekleşmedi. Bu duruma çok üzülen padişah, zaten hasta halinde buralara kadar geldiği için yataklara düştü. Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa'ya bir yazı göndererek şöyle yazdı:"Bu ocak hâlâ yanmakta devam edecek midir? Zafer davulları hâlâ sesini işittirmeyecek midir?"Bu yazıyı alan Sokollu, bütün gücüyle kaleye hücum etti. 6/7 Eylül 1566 gecesi Kanuni Sultan Süleyman Han vefat etti. Aynı gün öğleden sonra da kale fethedildi. Sokollu son derece ihtiyatlı ve tecrübeli bir devlet adamıydı. Padişahın vefat haberi asker arasında yayılırsa, bir kargaşalık çıkacağından endişe ediyordu. Bu yüzden, soğukkanlı bir şekilde o gün, silahtar Cafer Ağa'yı padişahın otağına oturttu. Cafer Ağa'nın el yazısı da padişahınkine çok benzediğinden, Sokollu, Cafer Ağa'ya yazılar yazdırıp ilgili yerlere emirler gönderiyordu.
Ahmed bin Ali Mûsulî hazretleri hadis âlimidir. 210 (m. 825) senesinde Musul’da doğdu. Çok sayıda âlimden ilim tahsil eden Ahmed bin Ali, zamanının değerli âlimlerinden idi. Onbeş yaşında iken Bağdâd’a gitti. Orada Ahmed bin Hatim’den hadîs-i şerîf dinledi. Birçok insanlar gelip ilim öğrenirlerdi. 307 (m. 919) yılında Musul’da vefât etti.
Seyyid Yahyâ Bin Sâbit hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Seyyid Ahmed Rufai hazretlerinin dedesidir. 460 (m. 1068)'de Basra'da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Sehl bin Abdullah Tüsteri hazretleri 815 (H.200) yılında Horasan'ın Tüster şehrinde doğdu. 896 (H.283) senesinde Basra'da vefât etti. Hikmet dolu nasihatlerinden ve sözleri vardır. Buyurdu ki:
Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.