Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.600.311

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Ebedî Olan Şeyler Için Endişe Etmelisin

Nasîruddîn Mahmûd Delhî hazretleri Çeştiyye yolunun büyük velîlerindendir. Hindistan'da Uttar Pradeş eyâletindeki Bane Banki'de doğdu. Dehli'ye gitti ve Nizâmüddîn Evliyâ hazretlerinin talebeleri arasına katıldı. 1356 (H.757) senesinde Delhi’de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

GÂzi Hüsrev Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üstünlük Ve Saadet Emir Ve Yasaklar Içindedir

Ümmîzâde Hasan Hilmi Efendi Osmanlı evliyasındandır. 1825(H.1240) senesinde Kastamonu’nun Azdavay ilçesinde doğdu. İlim tahsîli için İstanbul'a gitti. Mahmûd Paşa Medresesinde fıkıh, tefsîr, hadîs ve diğer ilimleri okudu. Abdülfettâh-ı Akrî hazretlerinin sohbetinde bulundu. Abdülfettâh-ı Akrî hazretlerinin vefâtı üzerine, icazet verdiği Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî'ye bağlandı. Gümüşhânevî hazretleri ihtiyarlığı ve zayıflığı sebebiyle dergâhını ona teslim etti. Hasan Hilmi Efendi hocasının vekili olarak irşâd hizmetlerini yürütüp, Nakşibendiyye yolunun gereklerini yerine getirdi.1911 (H.1329) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Abdullah Ve Hazreti Âmine Tevhîd Inancındaydı

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Rûmi hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. 1583 (H.992) senesinde Bosna'da doğdu. Orada ilim tahsiline başladıktan sonra İstanbul'a geldi. Tahsilini tamamlayıp Bursa'ya gitti. Hâcı Bayram-ı Veli halifelerinden Bıçakçı Ömer Dede'nin halifesi olan Hasan Kabaduz Efendinin sohbetlerinde kemâle gelip olgunlaştı. Bursa'dan ayrılıp Mısır'a, sonra 1636 (H.1046) senesinde hac vazifesini yapmak için, Hicaz'a gitti. Hac dönüşünde, Şam'da Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin türbesi yanında inzivâya çekildi. Günlerce ibâdetle meşgûl oldu. Sonra Konya'ya geldi. Sadreddin-i Konevi ve Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi gibi büyüklerin kabirlerini ziyâret edip, rûhâniyetlerinden isifâde etti. Konya'da yerleşip, talebe yetiştirdi. 1644 (H.1054) Konya'da vefât etti.

Hiçbir Kimse, Istişâreyle Helak Olmamıştır!

Vehbi Tülek

Huneyn Gazisi Âmir Bin Amr

Vehbi Tülek

Huneyn Gazâsında İslâm ordusu önce mağlûb olacak gibi bir duruma düştü. Sonra tekrâr toparlandılar. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem", "Yâ Rabbi! Va'dettiğin yardımı ve zaferi ihsân eyle" diye duâ etti... Bundan sonra, Rabbâni yardım ve Sübhâni meded yetişti. Beyâz melekler atlara binmiş oldukları hâlde muhârebeye katıldılar...

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için

Vehbi Tülek

Eshâbım Hakkında Allah'tan Korkunuz!

Vehbi Tülek

Muhammed El-hükmî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sizin Için Kolaylık Istiyor

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Karşısındakinin Anlayışına Göre Konuşur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Garip Karşilanan Bir Adak

Garip Karşilanan Bir Adak

Meşhur evlilyadan olan Abdullah Kalanisi hazretleri bir defasında gemi ile yolculuk ederken şiddetli bir fırtınaya yakalandı. Gemide bulunan yolcu ve mürettebat dua ettiler ve birer adakta bulundular. Abdullah Kalanisi'nin de bir adakta bulunması için kendisine işaret ettiler. Abdullah Kalanisi, kendisine adakta bulunması için işaret edenler: -Ben şu fani dünyadan alakamı kestim. Beni böyle işlere karıştırmayın, dediyse de dinlemediler ve adakta bulunması için ısrar ettiler. Onların bu kadar ısrarları karşısındfa Abdullah Kalanisi: -Eğer Allah beni buradan sağ salim kurtarırsa ben fil eti yemeyeceğim, diye onlara göre garip bir adakta bulunur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Bana Delil Getir

B0r Çuval Toprak

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Kadin Akli

Abdullah Bin MübÂrek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek