Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.657

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Babası Üçüncü Murâd Hanın vefatından on bir gün sonra 17 Ocak 1595 târihinde Manisa'dan İstanbul'a gelip, sultan ilân edildi. İlk icrââtı, devlet ve saltanatın emniyetini kuvvetlendirip, tâyinlerde bulunmak oldu. Ulemâdan Sadeddin Efendiyi hocalığına, Ferhad Paşayı Sadrâzamlığa, Halil Paşayı da Kaptan-ı deryalığa tâyin etti. 1593'ten beri devam eden Avusturya harpleri esnasında, papa Sekizinci Clément'in teşvik ve propagandalarıyla, ahâlisi Hıristiyan olan Osmanlı Devletine tâbi Erdel, Eflâk ve Boğdan Voyvodalıkları Türklere karşı isyân ettiler. Sadrâzam Ferhâd Paşa, Eflak Seferi için Serdâr-ı ekrem tâyin edildi. 14 Mayıs 1595'te Eflak ve Boğdan'ın imtiyazlı prenslik statüsü kaldırılıp vilâyet hâline getirilerek, vâliler tâyin edildi.

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Gargarofça kasabasından Koca Şâban adlı bir sipâhi, Terzi Sûfi nâmında sâlih bir kimse ile berâber Zigetvar seferine katıldı. Sirem sancakbeyi, Bâli Beyin yanında karakol hizmetinde idiler. Çevreyi kontrol ettikten sonra, sahrada uyuya kaldılar. Bir müddet sonra uyanan Terzi Sûfi, Şâban Beyi uyandırıp; "Gel Şâban Bey, hücûma katılalım. İnşâallah hisar fetholunur." dedi. O da latife edip; "Düşte görmüşsen hayrola." dedi. Terzi Sûfi de; "İnşâallah olur. Ak abalı dervişler gelip, hisarı ateşe verip içeri girerler, hayır alâmetidir." dedi. Abdest alıp yola koyuldular. Kaleye yaklaştıklarında, sevinç çığlıkları atan askerler; "Muslihuddin Efendi geldi. Kalenin fethini haber verdi." diyorlardı. Onlar yürüyüşe devâm ettiler. İşte bu sırada, hisarın alevler içinde yandığını gördüler. Hep berâber hücûm edip, fetihten ümitsiz iken, o gün kaleyi ele geçirdiler.

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

MÂdemki Allahü TeÂlÂnin Emridir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hocazâde Ahmed Hilmi Efendi

Hocazâde Ahmed Hilmi Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Erzincan'ın Eğin (Kemaliye) kazasında doğdu. İstanbul'da yüksek tahsilini bitirdikten sonra "Ma­arif Nezâreti teftiş heyeti âzası" oldu. Bu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdadi hazretlerinin halifelerinden Abdülfettâh-ı Akri'nin talebesi İzmirli Osman Nûri Efendi'ye intisab ederek Nakşibendi yolunda kemale erdi. 1332 (m. 1914)'de vefat etti­. "Hadikatü'l-evliyâ Silsile-i Sâdât-ı Turuk-ı Aliyye" adlı eserinde Nakşibendi büyüklerini anlatır. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeni Olan Her Şey Eskir, Gençler Ise Ihtiyarlar

Vehbi Tülek

Mahmûd bin Abdürrahmân hazretleri Osmanlılar zamânında Anadolu'da yaşayan evliyânın büyüklerindendir. Gavs-ül-Memdûh ismi ile şöhret buldu. 1760 (H.1174) senesinde Tillo'da doğdu. İsmâil Fakirullah hazretlerinin torunlarından olup İbrâhim Hakkı Erzurûmi'nin talebesidir. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Öfkelenince Hemen Abdest Almalıdır.

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı Nasûh Çelebi Belgrâdî

Vehbi Tülek

Akli ve nakli ilimleri tahsil etmek için İstanbul'a gelen Nasûh Çelebi, zamânının meşhûr âlimlerinden istifâde etti. Bu arada tanıştığı, Nakşibendiyye yolunun mensublarından İskender Efendinin sohbetlerine devâm etti. O mübârek zâtın ilim ve feyzinden istifâde etti. Yıllarca hizmetinde bulunup, kalbini tasfiye ve nefsini tezkiye eyledi. Ahlâkı güzelleşti. Yüksek makamlara kavuşup kemâle geldi. Serhat boylarında, insanlara doğru yolu göstermek, Allahü teâlânın rızâsı için cihâd eden İslâm ordusuna yardım etmek vazifesi ile Belgrat'a gönderildi...

Dünyâ, Zâlim Ve Hîlekârdır

Vehbi Tülek

Karahisârî Abdürrahîm Efendi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerim Okumak Çok Büyük Bir Nimettir

Vehbi Tülek

Nasûhî Üsküdârî

Vehbi Tülek

bid'at Ehli Ile Oturmayınız!

Vehbi Tülek

Nil'in Suları Azalmış Ve Kıtlık Başlamıştı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Yuhçu Baba

Abdullah El-acemî

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Onun Görmediği Yer

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek