Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.354.223

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sadece Emredileni Yaptik

I. Dünya Savaşında Irak cephesinde görevli bir batarya kumandanı şöyle bir hatıra sını nakleder:"Harbin son seneleriydi. Bağdat cephesindeki üstün İngiliz kuvvetleri ordumuzu geri çekilmeye mecbur etmiş, Fırat nehri boyunca kuzeye doğru ilerliyordu. Çekilmemiz bir bozgun şeklinde olmayıp harbin gereğiydi. Bir aralık ordumuzun artçı birlikleri, düşman kuvvetleriyle Şatt-ül-Edhem denilen yerde muharebeye tutuştu. Sabahtan öğleye kadar bütün silahların ateşleriyle, çölün kızgınlıklarında her taraf alev alev yanıyordu. Bütün hınç ve güçleriyle saldıran düşman kuvvetleri, bir an önce mukavemetimizi kırmak istiyorlardı.

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Fransiz Donanmasinin Osmanlilara Rehin Edilmesi

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Birinci Dünya Savaşı'nda, Çanakkale'nin düşmanlar tarafından zorlanması üzerine ittihatçıların telâşlandığı biliniyordu. Bu bakımdan hükümet bâzı tedbirler almayı tasarlıyor du. Meselâ Sultan Reşad'ı Dolmabahçe Sarayı'ndan, eski pâdişahı da (Sultan Hamid) Beylerbeyi Sarayı'ndan kaldırıp, bunların düşman eline geçmeyecek şekilde Anadolu şehirlerine götürülmesi İttihatçıların tasarıları arasındaydı. Sultan Reşad hükûmetin her dediğine boyun eğecek yumuşaklıkta bir insandı. Bu bakımdan onun rızasını almak problem olamazdı. Çetin mesele eski pâdişah Sultan Hamid'in İstanbul'dan Anadolu'ya götürülmesine rıza gösterip göstermeyeceği üzerinde toplanıyordu. Onunla bu temasın gizli yapılması gerek ti. Hattâ o kadar gizli yapılması lüzumluydu ki, bu konuda aracı kullanılması bile mahzurluydu.

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Hukuk Her Şeyin Üstündedir

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Buhârâ Çarşısındaki Nûr Yüzlü Zât

Şeyh Evliyâ-i Kebir, Abdülhâlık-ı Goncdüvâni hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'da yaşadı. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Önceleri Buhârâlı bir âlimden ilim tahsil ediyordu. Bir gün, Buhârâ çarşısında nûr yüzlü bir zât gördü. Elinde bir paket olduğu hâlde yürüyordu. Gönlü bu zâta meyletti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aldatarak Satmak Hıyanet Olur

Vehbi Tülek

İbn-i Semûre el-Ca'di hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 547 (m. 1152)'de Yemen'de doğdu. Buradaki büyük fıkıh âlimlerinden ilim tahsil etti. Yemen'in çeşitli şehirlerinde kadılık ve müftülük yaptı. 580'de (m. 1184) Ebyen'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

allahü Teâlâ Seni Görüyor!

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmi Ve Fakihler

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb ibn-i Vehbân hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh ve kırâat âlimidir. 730 (m. 1329)'da doğdu. 768 (m. 1367)'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Vehbi Tülek

Şihabeddin Ba’levi

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Atâ Bin Yesâr

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Mûsâ Haccâvî

Vehbi Tülek

Rabbinden Bizim Için Şefaat Dile

Vehbi Tülek

Gönül Almak Altından Daha Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Kum Ve Kaya

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Alabilirsen Al

Pişman Oldular!

Helvaci Çocuk

Delik Kova

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek