Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.667.529
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-i Mısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi. Sultan Abdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.
II. Meşrutiyet Devrinde bir paşa, dostlarından biriyle satranç oynamakta; diğer müsâfirleri de, onları heyecanla seyretmektedir. Bir ara bir hamle hakkında ihtilaf doğunca, paşa müsâfirlerine sorar:" Yâhu oyunu seyrediyordunuz! Kim haklı, kim haksız söyleyiniz! der.Müsâfirler, paşanın haksız olduğunu söylemeye cesaret edemedikleri için, susmayı tercih ederler. Tam o sırada odaya giren zurafâdan (yani zarif, nâzik, nüktedân, hoş konuşmayı bilen zeki kimselerden) bir zât," Paşam, der, siz haksızsınız!" Peki ama, der paşa, siz henüz geldiniz, bir şey görmediniz ki!Adam hiç tereddüt etmeden cevap verir:" Eğer haklı olsaydınız, bu kadar insan suâliniz karşısında susmazdı!
Sultan II. Bayezid Han, sekizinci padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. (1481-1512) yılları arasında Osmanlı Devleti'ni idare etti. Babası Fatih Sultan Mehmed Han 1481 tarihinde sefere giderken Gebze yakınlarında vefatı üzerine devlet ileri gelenleri tarafından iktidara getirilmiştir. Ancak, bu olay kardeşi Konya Valisi Cem'in Saltanat iddiasına sebep olmuştur...
Bedreddîn Ayni hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 762 (m. 1360) senesinde Anteb’in Kepken Mahallesinde dünyâya geldi. Küçük yaşında ilim tahsiline başladı. Evvelâ doğduğu şehirde, sonra Besni, Kâhta, Malatya ve Haleb’de devam etti. Sonra Şam, Kudüs ve Kâhire’ye gitti. Mısır Hanefî Kâdı’l-kudâtlığına ve Evkaf Nâzırlığına tayin olundu. 855 (m. 1451) senesinde Kâhire’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Abd bin Ahmed Hirevi hazretleri, hadis, kelâm ve Mâliki fıkıh âlimidir. Endülüs'te (İspanya) 355 (m. 966) yılında doğdu. 434 (m. 1043) yılında Mekke'de vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Vaktiyle, Horasan'da Seyyidlerden biri ölür ve geride Seyyide bir hanımı ile birkaç kız çocuğu kalır. Bir müddet sonra iyice fakir duruma düşerler, bu yüzden çevrenin hakaretlerine maruz kalmamak için yurtlarından göçerler. Yolda bakımsız bir mescide sığınırlar. Dul hanım, çocuklarını burada bırakıp yiyecek bir şey bulmaya çıkar. Şehirde dindarlığı ile tanınan bir zengine gider. Durumunu anlatır, fakat adam "Seyyid olduğunuzu nereden bilelim, elinizde delil var mı?" diyerek kadını eli boş çevirir.