Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.989.653

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahı Küçük Görmek Gibi Musîbet Yoktur

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu. Tasavvufta yetişip, yükseldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Bizans imparatoru ile yaptığı Pelekanon savaşını kazanan Orhan Gâzi, İznik şehrinin kuşatmasını şiddetlendirdi. Bizanslıların İznik kumandanı, Pelekanon Muhârebesinin neticesini öğrenince, artık kendisine yardım edilemeyeceğini kestirdiğinden, Osmanlıların adâletine sığınarak teslim oldu. Kaleyi teslim alan Orhan Gâzi, ahâliden arzu edenlerin eşyâlarıyla birlikte gitmesine müsâade etti. Ayrıca Osmanlı Devletinin tebaası olarak kalıp, yalnız cizye vermek şartıyla, âdet ve ananelerini muhâfaza edebileceklerini de ilân etti. Halkın büyük çoğunluğu Osmanlı idâresini tercih etti. Muhârebe ve kuşatmada eşleri ölen kadınlar, Orhan Gâziye mürâcaat edip, sâhipsiz kaldıklarını, Müslüman olup, Osmanlılardan isteyenlerle evlenebileceklerini bildirdiler.

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Nemiz Kaldi Bizim Mülk-i Arab’da

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Alâeddin Ali Fenârî

Alâeddin Ali Fenâri hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup ilk Os­manlı Şeyhülislâmı Molla Fenâri'nin to­runudur. Bursa'da doğdu. Zamanın büyük âlimlerden ders gördü. Müderrislik ve sonra Bursa Ka­dılığına tayin edildi. II. Bayezid zamanında Rumeli Kadıaskerliğine getirildi. Zeyniyye tarikatına giren ve Şeyh Hacı Halife'ye intisap eden Fenâri 903 (m. 1497)'de vefat etti. Sadakanın fazileti hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sadık Bir Talebe Seyfüddîn Menârî

Vehbi Tülek

Seyfüddin Menâri, Şâh-ı Nakşibend hazretlerinin en çok sevdiği talebelerinden idi. O da, çok sadık idi, hocası vefât edinceye kadar sohbet ve hizmetinden ayrılmadı... Şâh-ı Nakşibend hazretleri, bu kıymetli talebesine, kendisinden sonra Alâüddin-i Attâr'a bağlanmasını işâret etti. O da hocasının vefâtından sonra, Hâce Alâüddin'in hizmetine girdi...

Kâinâta Ibret Nazarı Ile Bakan Görür!

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Debbûsî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Debbûsi rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Buhârâ ve Semerkand arasında kalan Debbûsiyye köyündendir. Zeynel Âbidin bin Ali hazretlerinin en küçük oğlu Hüseyin'in soyundandır. Bağdad'da 487 (m. 1094) senesinde vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:

Yûsuf Sinâneddîn Sîneçâk

Vehbi Tülek

Şeref; Akıl Ve Edep Iledir Soy Ile Değildir

Vehbi Tülek

Hanefî Fıkıh âlimi Burhâneddîn Zernücî

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Cemmâilî

Vehbi Tülek

Melekler, Kur’ân-ı Kerim Okunan Yere Toplanırlar

Vehbi Tülek

Bütün Dostların Mezar Kapısından Dönerler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Mazarratli Harfler Kaçtir?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Zamanın akıllı geçinenlerinden güngörmüş bir zâtın yolu bir gün bimarhâneye (ruh ve sinir hastalıkları hastahânesine) uğramış. Hastalardan birine sormuş:-Kaç yıldır buradasın?-Senesini ben de unuttum. Aslında deli falan da değilim. Nedense bir kez paçayı kaptırdık ve bir daha kurtulamıyoruz.-Peki seni ne diye burada tutuyorlar?-Doktorlardan "mazarratlı harfler"i saymalarını istiyorum; cevap veremiyorlar. Bu sefer ben onlara sayıyorum, beni urgana vuruyorlar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Kul Hakkı

Adalet Ve Tevazu

Sünnet Akçesi

Allah Diyen Genç

Abdullah El-acemî

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek