Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.526.338

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi den, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi. Ya'kûb Efendi ise, kendisini buna ehil, münâsib görmeyip mahcûb oldu ve bir tarafa gizlendi. Oğlu Yûsuf Efendinin, yerini bildirmesiyle arayıp buldular. Gelmek istemedi ise de; "Pâdişâh efendimizin emridir." dediler. Bunun üzerine mecbûren kalkıp geldi. Minbere çıkıp duâ etti. Orada bulunanlar "Âmin" dediler. Bu duâ bereketiyle öyle yağmur yağdı ki, her taraf su ile doldu. İnsanlar, onun büyük bir âlim ve yüksek bir veli olduğunu, bu hâdise ile daha iyi anladılar. O ise kendisini; âciz, aşağı, bu işe lâyık olmayan biri gördüğünden çok mahcub olmuştu. Ya'kûb Germiyâni hazretleri duâ günü, gizlendiği yeri haber verip meydana çıkmasına sebeb olduğu için, daha sonraları oğlu Yûsuf Efendiye sitem etti. Kendisini duâ etmeye, duâsının kabûl olmasına lâyık görmeyerek ve çok tevâzu göstererek; "Yağmur bolluğuna uğradık. Ben o meclise varmayacaktım. Bizi kırıklığa uğratıp, ömrümde, çekemeyeceğim mahcûbiyete müptelâ olmama sebeb oldun." Dedi.

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

1780 senesinde İsanbul'a gelen bir Fransız mühendisi, yanında bir de logaritma cetveli getirmişti. Bir aralık Bâb-ı Âli'ye gelerek zamanın hükûmtine verip:

-Memleketinizde bu cetvelden anlayan ve bununla uğraşan var mıdır? Diye sorar. Kendisi ne, Gelenbevi İsmail Efendi adında bir zatın matematikle meşgul olduğunu söylediler.Fransız mühendis, Gelenbevi'nin adresini alarak kendisini ziyaret eder. Bir kulübeden farkı olmayan İsmail Efendi'nin evinden içeri giren mühendis, karşısına çıkan bu üstü başı perişan adamın, aradığı kimse olduğunu güçlükle anlayınca, fazla konuşmağa bile tenezzül etmeden elindeki kitabı uzatır ve:-Bır haftaya kadar bu kitap hakkındaki cevabınızı bekliyorum, deyip bu harap evden çıkmak ister. Gelenbevi İsmail Efendi onu bekletmeden, cevap yerine kendisinin telif etmiş olduğu logaritma cetvelini Fransız mühendise verir. Bu cetveli gören Fransız, ahyretler içinde kalır ve:-Bu adam Avrupa'da olsaydı ağırlığınca altın ederdi, diyerek hayranlığını izhar eder.

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Yeniçeri Zorbalari Ve Iv. Mustafa Han

Vehbi Tülek

Yalnizlik Köşkü

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâh Şücâ Kirmânî

Şâh Şücâ Kirmâni hazretleri, büyük velilerdendir. Adı Şâh bin Şücâ, künyesi Ebü'l-Fevâris'tir. Kirman pâdişâhının oğlu olup zamânının büyüğü, hakikat yolunun önderi idi. Firâseti keskindi. İşi evliyâyı bulup, onunla sohbet etmekti. Ebû Türâb Nahşebi, Ebû Hafs, Ebû Ubeyd Busri ve Yahyâ bin Muâz gibi âlimlerle sohbet etmiştir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tebâreke Sûresini Okumadan Yatma!

Vehbi Tülek

Rebî bin Huseym el-Kûfî hazretleri, tâbiînin hadis âlimlerindendir. Resûlullah efendimiz “sallallahü aleyhi ve selem” hayatta iken Mekke’de doğdu fakat onu göremediği için muhadramûndan oldu. Sonra Kûfe’ye yerleşti. Orada Abdullah bin Mes‘ûd’dan “radıyallahü anh” tefsir, kıraat, hadis ve edebî ilimler öğrendi. Rivayetleri Kütüb-i Sitte’de mevcuttur. 65 (m. 685)’de vefat etti. Şöyle nakleder:

Müminlerin Sığınağı Erkam Bin Ebi'l-erkam

Vehbi Tülek

Şehid âlim İbn-ül-furâdî

Vehbi Tülek

Kadı Ebü'l-Velid İbn-ül-Furâdi, hadis, târih, edebiyat, neseb ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 351 (m. 962) yılında Kurtuba'da doğdu. 403 (m. 1012) yılında şehid edildi...

Onun Yanında Yâsîn Sûresini Okuyun

Vehbi Tülek

Zekâtı Verilmiş Mal, Istif Edilmiş Mal Değildir!

Vehbi Tülek

Muhammed Kudbeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Beni Nefsin Hîlesinden Haberdâr Et

Vehbi Tülek

Nîmete Şükür, Belâya Sabır...

Vehbi Tülek

O, Şükür Vazifesini Yerine Getirmedi!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Yirmi Saniyede

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Alabilirsen Al

Ayyaşin Sonu

Değişen Sizin Kalbiniz

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek