Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.584.483
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Çolak Hasan yeniçeri olmak istiyordu. Acemi ocağına başvurdu. Fakat Ağa , onu ocağa kabul etmedi. Hasan'ın boynu büküldü. Sonra çolak elini gizlemek için bedenine yaklaştırdı ve kendi kendine;"Artık hiçbir zaman savaşa katılmayacağım, yeniçeri olamayacağım" diyerek evine gitti. Çolak eline aka baka ağlamaya başladı. Devrin büyük âlimlerinden Hoca Sadeddin Efendi, sarayın bahçesinde gezintiye çıkmıştı. Hasan'ın ağlama sesini duydu ve sesin geldiği tarafa yürüdü. Hasan'a niçin ağladığını sordu. Hasan, çolak elini arkasına saklayarak gözyaşlarını gizlemeye çalışıyordu. Sadeddin Efendi ona; "Derdini söyle de bir çaresini bulmaya çalışalım" dedi. Hasan;"Çaresini bulamazsınız" deyince, Hoca;"Sen yine de söyle" dedi.
Kırkpınar, tarihi ve coğrafi gerçeklerle tamamen uyum içinde ve binlerce yılda hâsıl olan, milli vicdandan doğan bir anânevi kutlamadır. Zaman, Osmanlı'ya Anadolu'nun dar geldiği, gözünü Ahmet Yesevi hazretlerinin işaretiyle Avrupa'ya diktiği 1350'li yıllardır. Orhan Gazi'nin şehzadesi Sultan Süleyman, Sarı Saltuk ve Ahmet Yesevi hazretlerinin menkıbeleri, Peygamber efendimizin İstanbul'un fethiyle ilgili müjdesiyle büyümüştür. Avrupa'ya geçmek, İstanbul'u fethetmek ateşiyle yanmaktadır. Ancak, o da İstanbul'un fethinin, Trakya'nın fethinden geçtiğini iyi bilmektedir.
İmam Ebul-Vakt hazretleri, Hicri 457'de doğdu. Zamanındaki çok sayıda büyük muhaddislerden hadis dersi aldı. Hadis rivayetini çok severdi...
İmâm-ı Rabbâni hazretleri asırlar sonra onun hakkında ve onun gibiler için buyuruyor ki:
"Ebul-Vakt'in vakitleri değişmez. Halleri değişmez. Vakit onlara değil, onlar vakte hâkimdirler. Onlar zamanla değil, zaman onlarla bereketlenmiştir..."
Bu mübarek zat, bir sene hacca niyet etti. Hazırlıklarını tamamladı ancak ömrü vefâ etmedi ve o sene vefat etti.
Kâsım bin Fethi Fereci hazretleri kırâat, tefsir, hadis ve fıkıh âlimi olup şâirdir. Endülüs'te (İspanya) Ferec (Jerez de la Frontera) şehrinde, 388 (m. 998)'de doğdu. "İbn-i Reyûli" diye tanındı. 451 (m. 1059)'da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Dâbii hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Mâlik bin Dinâr, Sâbit el-Benâni gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Sekizinci asırda vefât etti. Sohbetlerinde Mâlik bin Dinâr'dan ve diğer zâtlardan nakiller yapardı Mâlik bin Dinâr'dan naklederek buyurdu ki:
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatır: ıki atlı arkadaş yola çıkmışlar. Fakat birisi âmâ imiş. Giderlerken âmâ olan şahıs, kamçısını düşürmüş. Fakat arkadaşına itimad edemediği için, yerden almasını söylememiş, inmiş atından el yordamıyla kamçıyı aramış. Derken, kendi kamçısını bulamamış ama eline ondan daha güzel yumuşak bir şey geçmiş. Bu kamçı daha güzelmiş diyerek alıp atına binmiş. Fakat o kamçı diye bulup aldığı, gecenin soğuğundan hareketsiz duran bir yılanmış. Derken biraz sonra hayli ilerlemiş olan arkadaşına yetişmiş. Arkadaşı sormuş