Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.999.758

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Belgrad'in Fethi

Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebi ile suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Hadım Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâde yi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

I.abdülhamid Hanin İleri Görüşlülüğü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vüsûlî Mehmed Efendi

Vüsûli Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve şâirlerindendir. 930 (m. 1523)'de doğdu. 998 (m. 1589)'de İstanbul'da vefât etti. İmâm-ı Tartûşi'nin "Sirâc-ı Vehhâc"ını Türkçeye tercüme etti. Bu esede buyuruluyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nin ilk devirlerindeki kadıaskeri ve kadılarından olan ve uzun bir ömür sürdüğü için "Koca Efendi" lakabı verilen Kâdı Mahmûd Efendi, Eskişehir'de doğdu. Zamanının en önde gelen âlimlerinden oldu. Orhan Gazi onun nâmını duydu, Bursa'ya davet etti ve kırk yıl civârında kadılık ve kadıaskerlik yaptıktan sonra vefât etti. Torunu, Kâdızâde-i Rûmi diye meşhûrdur. Koca Efendi, vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

HÂlid Bin SinÂn Abesî (aleyhisselÂm)

Vehbi Tülek

Önce Iman Eden Daha Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Kutbüddin Muhammed ibn-i Sultan hazretleri târih ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 870 (m. 1465)'de doğdu. 950 (m. 1543)'te Şam'da vefât etti. Tarih kitabında şöyle nakleder:

Muhammed Hansevî

Vehbi Tülek

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Vehbi Tülek

ben Zehirliyim Yâ Resûlallah!

Vehbi Tülek

İbn-i Atâullah Hazretleri

Vehbi Tülek

Müslümanları Tahkir Edip, Aşağı Görenler

Vehbi Tülek

Allah Indinde En Makbul Amel

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

9 Evi Dolaşan Kelle

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Abdullah-i EnsÂrî

Her Şeyi Göze Almıştı!

At Hirsizi

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek