Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.521.420

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yemekten Önce Elini Yıkayan Fakirlikten Kurtulur

Bâyezîd Pürânî hazretleri meşhur velîlerdendir. 1457 (H.862) senesinde Horsan’da Püran'da vefât etti. Tasavvufta üveysî idi. Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) rûhâniyetinden feyiz alırdı. Kendisi şöyle demiştir: "Her ne zaman bir zorlukla karşılaşsam veya bir sıkıntıya düşsem, Peygamber Efendimizin rûhâniyeti vâsıtasız olarak beni, sıkıntıdan kurtarır."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

1600 senelerinde Osmanlı tahtında, Sultan I. Ahmed bulunuyordu. Daha yaşı küçük olduğu için bunu fırsat bilen âsiler ve bazı eyalet valileri devlete isyan etmiş, Anadolu'da huzur ve sükun kalmamıştı. İşte bu sıralarda Padişah, Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini sık sık ziyaret edip himmet ve dularını istiyordu. Padişahın bu zata olan muhabbeti sebebiyle bir çok asker ve devlet erkanı da ona talebe olmuşlardı. Bunlardan biri de Yeniçeri Ağalarından Kayserili Halil Ağa idi. Halil Ağa, Anadolu'da isyan çıkaran Celalilerden, Canbolatoğlu üzerine gönderilen askeri birlikte vazifeliydi. Onu çok seven hocası Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, bir mektup göndere rek müridini şu sözlerle teşyi ediyordu:

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Erzurum, Rusların hücûmuna uğradı. 8 Kasım 1877'de vukû bulan bu savaş, târihte Doksanüç Harbi adıyla bilinir. Aziziye tabyalarının düşmesi üzerine Erzurum halkı yediden yetmişe silâhlanıp, düşmana karşı kahramanca bir müdâfaa yapma hazırlığı içindeydi. 8 Kasım 1877 gecesi Erzurum mahallelerinde gümbür gümbür davullar çalınarak halk cihâd için uyandırıldı. Tanyeri ağarmadan önce halk kalkıp, balta, tahra, dehre, sopa ne bulduysa eline alıp hazırlandı. Tanyeri ağarırken, Ayaz Paşa Câmii şerifi minâresinden sabah ezânı okunmaya başladı. Bu ezânı İmâm Efendi okuyordu. Ezân, ihlâs ve sadâkatle öyle okunuyordu ki, Erzurum'un dağı-taşı, deresi, tepesi, yamaçları, ağaçları sanki dile gelmiş, ezânı tekrar ediyordu. Ezân sesi dalga dalga yayılıp, ufukları aşıyordu. Bu ezân halka bambaşka bir şevk ve cesâret vermişti. Okuyanda bir başka hâl vardı. Bu arada mehter de çalınmaya başladı.

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dinimizin Emir Ve Yasaklarına Uymak

Sun'ullahzâde Said Efendi Osmanlı âlim ve velilerindendir. 1514 (H. 920) senesinde Tebriz'de doğdu. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin halifelerinin sohbet ve derslerinde bulundu. Kânûni Sultan Süleymân'ın Tebriz seferinde Pâdişâhla birlikte İstanbul'a geldi. 1572 (H. 980) senesinde İstanbul'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmândan Sonra En Kıymetli Ibâdet

Vehbi Tülek

Kadı Alâeddîn Fenârî hazretleri Osmanlı devletinde yetişen âlimlerin ve velîlerin büyüklerinden ve Şemsüddîn Fenârî'nin torunlarındandır. Bursa'da doğup büyüdü. Gençliğinde İran'a gitti. Hirat şehrindeki âlimlerden ders aldı. Sonra Semerkand ve Buhârâ'ya gidip, oradaki âlimlerden de okudu. Fâtih Sultan Mehmed Hanın ilk zamanlarında Anadolu'ya geldi. Fâtih Sultan Mehmed Han, onu Bursa'ya müderris tâyin etti. Ardından Bursa kâdısı, en sonra da kâdıasker yaptı. Sultan İkinci Bâyezîd Han pâdişâh olunca, Rumeli kâdıaskerliğine getirildi. Sonra bu vazîfeden ayrılıp, Bursa'ya döndü. Keşîş Dağı eteğinde, hâlen Kadı Yaylası denilen yerde bir ev yaptırıp, orada oturmayı âdet edinmişti. 1497 (H.903) senesinde Bursa'da vefât etti. Mollazâde'nin Hidâye Şerhi kitabına yaptığı hâşiyesi vardır. Bu kitabında şöyle nakleder:

İbn-i Hibbân

Vehbi Tülek

En Büyük Hırsız, Kendi Namazından Çalandır!

Vehbi Tülek

Büyük Ali Efendi Harput'ta yetişen büyük velilerdendir. 1784 (H. 1198) senesinde Harput'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ali Efendi, Zahriye Medresesinde ders gördü. Sonra Malatya, Antep ve İstanbul'a giderek ilim öğrendi ve icâzet aldı. Ayrıca hocası Abdurrahmân Efendiden Şâzili tarkikatında da icâzet alarak kemâle geldi. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Harput'a döndü. Ömeriye Medresesi müderrisliğine tâyin edildi. 1874 (H. 1291) târihinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Gençlik, Delilikten Bir Şubedir!

Vehbi Tülek

Gıybet, Amelleri Boşa Çıkarır

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgilerini Anlamak Çok Güçtür

Vehbi Tülek

Seyyidleri Seven Kimse...

Vehbi Tülek

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Altıyüz Dirhemlik İp

Padişah Ve At

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Delik Kova

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek