Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.464.004

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han, iki yıl süren, mühim muharebelere sahne olan, büyük zafer ve kazançlar elde edilen Suriye ve Mısır seferinden dönüşte ikindi vakti Üsküdar'a gelmiştir. Bütün beylere paşalara emir verdi ki, gece oluncaya kadar Üsküdar'da kalınacak, karşıya karanlık basınca geçilecekti. Bazı devlet ricâli gündüzden geçilmesini daha uygun bulduklarını, geceyi beklemenin niçin gerekli görüldüğünü sordular. Padişah da; "Bütün dünyada yankı uyandıran büyük bir zafer, şan ve şerefle dönüyoruz. Gündüzün İstanbul'a geçtiğimiz takdirde halk büyük bir karşılama yapacak, tezâhürâtta bulunacaktır. Bu da nefsimize bir gurûr getirebilir. Bundan Allâhü Teâlâ'ya sığınırım. Buna meydan vermemek için pâyitahta gece geçeceğiz." cevâbını verdi.

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han’in Papazlara Fermani

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahı Anmayı âdet Hâline Getirmek

Abdurrahmân bin Diyba hazretleri Yemen'de yetişen Şafii mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 866 (m. 1461)'de Zebid şehrinde doğdu. 944 (m. 1537)'de orada vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırâat âlimi Ve Hattat Müştâk Efendi

Vehbi Tülek

Müştâk Efendi Anadolu'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Muhammed Mustafa Müştak'tır. Anne tarafından soyu Seyyid Abdülkâdir Geylâni hazretlerine ulaşır...
Müştâk Efendi, 1758 (H.1172) senesinde Bitlis'te doğdu. 1831 (H.1247) senesinde bozuk itikatlı kişiler tarafından şehid edilen Müştâk Efendi, Muş Kabristanında medfundur.
Bu mübarek zat, Hakkâri beylerinden olduğu halde dünyâ malı ve rütbelerinden yüz çevirmişti. Babalarından kendilerinin idâresine giren yirmi yedi köydeki ne kadar mal varlığı ve geliri varsa, hepsini terk etmişti. Mânevi saltanat ona, dünyânın yanında üstün ve kıymetli olmuştu...

Şimdi Kabrinde Kimsesiz Olarak Kaldın

Vehbi Tülek

Dindarlık Şeref, Ilim Hazine, Çok Konuşmamak Nurdur

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğup 876 (H.263) senesinde orada vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerinin, akrabâsı olup, onun, Sırri-yi Sekati, Hâris Muhâsibi ve Bişr-i Hafi hazretlerinin sohbetlerinde bulunup tasavvufta yetişti. Hikmetli sözleri pek çoktur. Buyurdu ki:

bunu Da Benimle Ateşe Atın!

Vehbi Tülek

Bedreddîn Zerkeşî

Vehbi Tülek

O Hidâyet Yıldızlarının Işıkları Olmasaydı

Vehbi Tülek

Gıybet Beni Bu Hâle Düşürdü

Vehbi Tülek

nurlu Bir Rü­ya Ve Amr Bin Mür­re

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Abdurrahmân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Tüccarin Rüyasi

Ölüyü Diriltemem

Adalet Ve Tevazu

Ahde Vefa

Alabilirsen Al

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek