Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.581.240

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Bizans'taki saltanat mücâdelesinde taht iddiâcıları Orhan Gâzinin desteğini sağlamak istediler. Altıncı Yuannis Kantakuzen, kızı Teodora'yı Orhan Gâziye verdi. Orhan Gâzi, 5000 Osmanlı askerini Avrupa kıtasına geçirip Kantakuzen'e yardımcı gönderdi. Yardım için Trakya'ya geçen Osmanlı askeri, bölgede keşif yaparak çevreyi tanıdı. Orhan Gâzinin desteğiyle Bizans tahtına sâhip olan Altıncı Yuannis Kantakuzen, 1347'de dâmâdını Üsküdar'a dâvet ederek görüştü. Orhan Gâzi Üsküdar'da üç gün misâfir kaldı. Kantakuzen, Bizans tahtındaki yerini sağlamlaştırınca Papa'yla gizli irtibat kurdu ve Akdeniz, Ege, İstanbul ve Karadeniz'de koloni rekâbetindeki Venediklileri destekledi. Buna karşılık Orhan Gâzi de Cenevizlilere yardım etti. Ayrıca 1352'de Üsküdar ve Kadıköy ile Marmara adalarını fethettirdi. Kantakuzen aleyhine Bulgarlar ve Sırplar batıdan harekete geçince Osmanlılara karşı Papalık ile ittifak içinde olmasına rağmen, Orhan Gâziden yardım istedi. Orhan Gâzi, Bizanslılardan Gelibolu Yarımadasındaki kalelerden birinin verileceğine âit söz alınca oğlu Vezir Süleymân Paşa kumandasında on bin kişilik bir Osmanlı kuvveti gönderdi. Kantakuzen, Osmanlı askerinin yardımıyla Dimetoka'da Bulgar ve Sırplara karşı başarılı muhârebeler yaptı.

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

Vehbi Tülek

Ülkemde Bu Adama CevÂb Verecek Bir Âlim Yok Mu?

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han tahta geçtiği ilk günlerden itibâren fırsat buldukça sarayda çeşitli âlimleri toplayıp onlarla ilmi sohbetler yapıyordu. Bu toplantılara zaman zaman orada bulunan yabancı ilim adamları da iştirâk ediyordu. Yine böyle bir ilim meclisi teşkil edildiğinde, Kuzey Afrika ülkelerinden birinden gelen ve gizli ilimlerde mahâret sâhibi bir âlim de katılmıştı. O âlim, Sultânın katında Türk âlimlerini, sorduğu zor ve çözülmesi güç sorularla epeyce bunalttı. Onları cevap veremez gördükçe de yeni yeni sorular yöneltti ve üstünlük gösterisinde bulundu. Osmanlı ulemâsının böyle acz içinde kalması, cihân pâdişâhı olan Fâtih'i son derece rahatsız etti. Bütün beyleri, paşaları ve vezirleri toplayıp; "Ülkemde bu adama cevap verecek bir âlim yok mudur? Çabuk olun, araştırın ve bana derhal müsbet bir cevap getirin!" dedi.

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Vehbi Tülek

Amin Alayi

Vehbi Tülek

Hamevî'nin Osmanli Padişahlari İle Alakali Önemli Tesbiti

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Talebe, Her Işinde Üstadına Uymalıdır

Sadeddin Hamevi hazretleri büyük velilerdendir. Necmüddin-i Kübrâ hazretlerinden feyiz almıştır. Sadreddin-i Konevi hazretleri ile de sohbet etmiştir. (Mahbûbül-muhibbin) kitabı meşhurdur. 650 [m. 1252] senesinde vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebü’l-abbas El-mukrî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Abbas el-Mukri hazretleri, tefsir âlimlerindendir. Fıkıh, kırâat, nahiv ve edebiyat ilimlerinde de âlim idi. 756 (m. 1355) senesinde Kâhire'de vefât etti. Tefsirinde buyuruyor ki:

Bağdâdlı Velî Abdullah Hayderî

Vehbi Tülek

Dârendeli Ömer Rızâî Efendi

Vehbi Tülek

Dârendeli Ömer Rızâi Efendi, Bursa'da mürşid-i kâmil Seyyid Münzevi Abdullah Nasreddin hazretlerine talebe oldu. Tasavvufta ilerledi ve çok kısa zamanda kâmil ve mükemmil büyük bir veli oldu. Osmanlı devlet adamlarından İzzet Paşa ona talebe oldu. İzzet Paşa'nın daha sonraki senelerde Sadrazam olmasıyla İstanbul'a geldi ve orada talebe yetiştirmeye başladı...

Cihangirli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Allah Korkusu Olmayanla Arkadaşlık Etmekten Sakın

Vehbi Tülek

Abdülmü'min Dimyâtî

Vehbi Tülek

Gördüm Ki, Insanların Çoğu Gâfildir

Vehbi Tülek

Allah Adamlarına Itiraz Etmek

Vehbi Tülek

17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Adalet Ve Tevazu

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Tüccarin Rüyasi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek