Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.826.166

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Celvetî Abdülhay Efendi Anadolu'da yetişen evliyâdandır. Edirne'de doğdu. Babası Celvetiyye tarîkatı şeyhlerinden Saçlu İbrâhim Efendidir. Abdülhay Efendi, babasının yanında yetişti. Celvetiyye tarîkatını da öğrenerek babasından hilâfet aldı. İstanbul'da Eminönü Yeni Câmi vâizliğine getirildi. Sonra Üsküdar’da Aziz Mahmûd Hüdâî Tekkesine şeyh olarak tâyin edildi. 1705 (H.1117)’de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Preveze Deniz Zaferi

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennemin, Kendisinden Kaçtığı Mübarek Zatlar

Mevlânâ Sadreddîn hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin talebesi olan babası Behâeddîn Zekeriyyâ'dan ilim ve feyiz aldı. Ferîdüddîn Şeker Genç ve Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî gibi büyüklerin zamânına yetişmekle şereflendi. Yüksek mertebelere, üstün derecelere yükseldi. Babasından sonra yetiştirme ve terbiye makâmı kendisine verildi. Birçok âlim ve velî onun ilim ve feyizinden istifâde etti. Mîlâdî on dördüncü asrın başında, Mültan'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fakir Akrabaya Verilen Zekât

Vehbi Tülek

Nûreddin Esnevi hazretleri fıkıh, usûl ve nahiv âlimidir. Mısır'da İsnâ'da 650 (m. 1252)'de doğdu. 721 (m. 1321)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, zekât hakkında şunları anlattı:

Hadîs Ve Fıkıh âlimi İmâm-ı Nesâî

Vehbi Tülek

Cö­mert­ler Cö­mer­di Dalec Bin Ah­med

Vehbi Tülek

Da'lec bin Ah­med haz­ret­le­ri; Mek­ke'de, Bağ­dâd'da ve Si­cis­tân'da ha­dis âlim­le­ri­ne tah­sis et­ti­ği va­kıf­la­rı olan çok zen­gin bir zat idi. Ken­di­si Mek­ke'de bir ev sa­tın alıp, bir müd­det otur­du. Da­ha son­ra Bağ­dâd'a yer­leş­ti...
Ebû Bekr bin Ali bin Ab­dul­lah, bir zâ­tın şöy­le an­lat­tı­ğı­nı nak­let­miş­tir:

İnsan Aklı, Kıyametteki Varlıkları Anlayamaz

Vehbi Tülek

Düşmanından Çok Sakın Ve Dikkatli Ol

Vehbi Tülek

benim Sorularıma Kim Cevap Verir?

Vehbi Tülek

Yûsuf Bin Muhammed El-fasi

Vehbi Tülek

Çocuğunun Ismini Ne Koydun?

Vehbi Tülek

Sözlerin Büyüğü, Büyüklerin Sözüdür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Allah Nasil Misafir Edilir?

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek