Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.677.612

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Halîlullah! Büyük Bir Kıtlık Var, Duâ Buyurun

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1150 (H.544) senesinde Endülüs'te doğdu. 1202 (H.599) senesinde Kudüs'te vefât etti. Memleketinin âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Büyük velî Ebû Yezid el-Kurtubî'den feyiz aldı ve uzun müddet hizmet ve sohbetinde bulundu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Kanuni Sultan Süleyman tahta çıkalı tam 46 sene olmuştu ve yaş da 73 olmuştu. Osmanlı devletiyle yaptığı her savaşta mağlup olan Avusturya İmparatorluğu, padişahın artık ölüm döşeğinde olduğu sanarak sınırlarımıza saldırıyor, Osmanlıya bağlı hristiyan beyleri, devlete karşı kışkırtıyordu. Devrin sadrazamı Sokollu Mehmet Paşa, Avusturya elçisini çağırarak:

-İhtiyar aslanı uykudan uyandırmayın. 46 yıldır cihad meydanlarında kılıç sallayan saadetlû padişahım hâlâ dinç ve gençtir. Onu asla savaşa teşvik etmeyin. Aslanım bir kere uyanırsa bütün haçlı devletler bir araya gelseler nafiledir.

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

93 harbi diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus savaşının en şiddetli günlerinde, Akçaabat sokaklarında bağıran tellalın söyledikleri sözler halkın yüreğine hançer gibi saplanıyordu:-Ey ahali! Duyduk duymadık demeyin! Moskof gavuru onsekiz parça harp gemisi ile gelip Sargana deresi ağzına asker döktü. Dinini memleketini seven kara Moskofa karşı silaha sarılsın. Herkes eline ne geçerse alıp gelsin!O sırada Moskoflar kıt'alar halinde kasabaya doğru ilerlemeye koyulmuşlardı. Akçaabat o tarihlerde ne kadar yerdi ki zaten! Kasabayı kır gezintisine çıkar gibi işgal edeceklerdi! Fakat kasaba dışında öyle bir mukavemetle karşılaştılar ki, büyük zayiat vererek geri çekildiler. Rus kumandanı saçını başını yoluyor:-Olamaz!...İmkansız!... bir kasaba. Çoluk-çocuk, kadın! Bunların yarısı kadar da ihtiyar. Korkak herifler. Nasıl yüz çevirirsiniz?

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İman Etmek, Bütün Insanlara Lâzımdır

Seyyid Müştâk Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1758 (H.1172) senesi Bitlis'te doğdu. 1831 (H.1247) senesi Muş'ta vefât etti. Hasan Şirvâni'nin sohbetlerinde kalp gözü açıldı. Onun ileri gelen talebelerinden oldu. İcâzet ile şereflendi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Kırâat âlimi Yûsuf Bin Esbât

Vehbi Tülek

Yûsuf bin Esbât, hazretleri, Âmir bin Şüreyh, Süfyân-ı Sevri, Yâsin ez-Zeyyât gibi büyük zâtlardan hadis-i şerif rivâyet etti. Kendisinden; Ebü'l-Ahvas, Mahmûd bin Mûsâ, Müseyyib bin Vâhid ve Abdullah bin Habib el-Antaki gibi âlimler rivâyette bulundular. Hadis-i şerif ilminde "sika" yani, güvenilir bir zât olup, zamânının en üstünlerindendir...

Hiçbirimiz Ölümü Istemeyiz Ki

Vehbi Tülek

Şüphe Edilen Ve Kalbi Sıkan Şeyi Yapmamalı!

Vehbi Tülek

Ayn-ül-Kudât Hemedânî hazretleri fıkıh âlimlerindendir. İran’da Hemedân’da doğdu. Meşhed’de Ahmed Gazâlî ve Şam’da Muhammed bin Hamevî’den ilim öğrendi. 525 (m. 1131) târihinde vefât etti. Ayn-ül-Kudât, “Zübdet-ül-hakâik” isimli kitabında buyuruyor ki:

Zaruret Olmadan Dilenmek Haramdır

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Nesefî

Vehbi Tülek

Hanbelî Fıkıh âlimi Ömer Bin Hüseyn

Vehbi Tülek

Abdülgâfir Fârisî

Vehbi Tülek

Ebülleys-i Semerkandî

Vehbi Tülek

Âlemlere Rahmet Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Adalet Ve Tevazu

Salavat-ı Şerifin Bereketi

İmanı Ona Kafidir

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Altıyüz Dirhemlik İp

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek