Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.013.593

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yavrularımız Dinlerini Tam Öğrenemiyorlar

Hilmi Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu mensuplarındandır. Ankara'da doğdu. 1916 (H.1335) senesinde İzmit'te vefât etti. Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Hocasından Hâlidiyye kolundan icâzet aldı. Sonra İzmit'te Fevziye, Taşıçılarbaşı ve Yeni Cumâ câmilerinde imâm ve hatiplik yaptı. Vaazlarında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Ahmed Efendi görüşmediği halde Sultan Abdülhamid Han tarafından tanınmakta olduğu bilinmektedir. Erzurum Pasinler'in Tuylar köyünden bir zât, Sultan Abdülhamid Hanın ikâmet ettiği Yıldız Sarayında diğer bir arkadaşı ile birlikte nöbet tutmakta iken, Sultan bir ara balkona çıktı ve askerleri yanına çağırdı. Balkonun yanına gittiklerinde, Sultan diğer nöbetçiye hiçbir şey sormadan bir miktar para vererek hamama gitmesini söyledi. Sonra bu askerin gusletme imkânı bulamadan nöbete geldiği anlaşıldı. Erzurumluya dönerek; "Siz tarikat ehlisiniz. Hocanız kimdir?" diye sordu. Erzurumlu asker de; "Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi." cevâbını verince; "Evet o zâtla tanışıyoruz." diyerek içeri girdi. Biraz sonra da elinde bir Kur'ân-ı kerim ile geri gelerek Erzurumlu askere; "Bu Kur'ân-ı kerimi hocan olan kardeşime verirsen memnun olurum." dedi. Erzurumlu, memleketine döndüğünde Ahmed Efendinin huzûruna gitti. Ahmed Efendi onu görünce;"Emânetimi getirdin mi?" diye sordu. O zât da, Sultanın verdiği Kur'ân-ı kerimi hemen hocasına teslim etti. Bu Kur'ân-ı kerim hâlen âile kütüphânesinde muhâfaza edilmektedir.

Vehbi Tülek

Bir Saltanat Ki

Vehbi Tülek

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Edebâli hazretlerinin kendi parasıyla yaptırıp talebelerine ders verdiği Bilecik'teki zâviyesini ziyâretlerinden birinde, Osman Bey bir rüyâ gördü. Rüyâsını hocası Edebâli hazretlerine anlattı. Osman Beyin rüyâsında, Edebâli hazretlerinin koltuk altından çıkan bir nûr, gelip Osman Beyin göğsüne girdi. O nûrun girmesiyle, Osman Beyin karnından bir ağaç peydâ oldu. Birden dallanıp budaklandı. Dalları çok yükseklere ulaştı. Altındaki nice dağlar ve nehirleri gölgeledi. Onun gölgesindeki dağ ve nehirlerden birçok insan gelip istifâde etmeye başladığı sırada, Osman Bey uyandı. Edebâli hazretleri, Osman Beyin böyle bir rüyâ görmesine çok sevindi. Onun yapacağı büyük hizmetlerde, kendisi nin de nasibi olmasına çok şükretti. Osman Beyin bu güzel rüyâsını şöyle tâbir etti: "Oğul sen, Ertuğrul Gâzi oğlu Osman, babandan sonra "Bey" olacaksın, kızım Mâl Hâtunla evleneceksin. Benden çıkıp sana gelen nûr budur. Sizin asil ve temiz soyunuzdan nice pâdişâhlar gelecek. Onlar, nice devletleri bir çatı altında toplayacaklar. Allahü teâlâ, nice insanın huzur ve saâdete kavuşmasına, din-i İslâmla şereflenmesine senin neslini vesile edecek." dedi. Osman Beyi tebrik etti. gözünün nûru kızını, bu mübârek insana nikâh etti. Osman Beyin, Mâl Hâtunla izdivâcından Orhan Bey dünyâya geldi.Edebâli hazretleri, dâmâdı tarafından kurulan Osmanlı Devletine mânevi güç verdi. Sultan Osman Gâzinin hürmet ettiği, her hususta istişâre edip danıştığı en yakın yardımcılarından oldu.

Nadir Şah Ve I. Mahmûd Han

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Yeğen Mehmed Paşa Ve Hocasinin Duasi

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

İrlanda'dan Osmanli'ya Şükran

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Velîler, Gelen Her Türlü Eziyete Tahammül Eder!

Ahmed bin Muhammed Havâfi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Nişâbûr'a bağlı kasabalardan Havâf'ta doğdu. 500 (m. 1106) senesinde İran'ın Tûs şehrinde 92 yaşında vefât etti. Zamanındaki âlimlerden ilim öğrendi. Sonra İmâm-ül-Haremeyn el-Cüveyni hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Aynı zamanda evliyâlık yolunda yüksek makamlara kavuştu. Birçok talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sık Ziyaret Bıkkınlığa Sebep Olabilir

Vehbi Tülek

Mustafâ İbn-i Azzûz hazretleri Mağrib evliyasındandır. Cezayir'in Biskra şehrinde doğdu. Babası, Halvetiyye-Hifniyye'nin kollarından Rahmâniyye tarikatı şey­hi idi. Onun yanında yetişip hilâfet aldı. Tunus'a giderek Nefta'da bir zaviye açıp irşad faaliyetine başlayan İbn-i Azzûz 1282 (m. 1866)'da Nefta'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Estergon Muhafızı Kara Ali Bey

Vehbi Tülek

Nihânî Çelebi

Vehbi Tülek

Nihâni Çelebi hazretleri, Osmanlı Hanefi mezhebi âlimlerinden ve şâirdir. "Nihâni" mahlasıyla yazmış olduğu şiirleri meşhûrdur. Doğum târihi bilinmeyen Nihâni Çelebi, 926 (m. 1520)'de Mekke-i mükerremede vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

İslâmiyetten Kıl Ucu Kadar Ayrılan Bile

Vehbi Tülek

İmâm-ı Busayrî Hazretleri

Vehbi Tülek

sen Beni Öldüremezsin

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimiz Anıldığı Zaman

Vehbi Tülek

Her âyetin Hakkını Vererek Okumalı

Vehbi Tülek

Resûlullahı Canından Çok Sevmedikçe

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Hayat Kurtaran Yalan

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Cünnetü'l-esmâ

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek