Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.401.265

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultani Zafere Zorlayan Müderris

1590'lı yıllarda Avusturyalılar'la aramız açılır. Hatta Estergon, Kili ve İbrail kaleleri düşmanın eline geçer. Avrupa'da zor günler yaşanır. Sultan III. Mehmed Han bizzat başında kendisinin bulunacağı bir sefere çıkmak ister, ancak etrafındakiler:
"Aman Sultanım Allah esirgesin" derler, "Eğer zat-ı şahanelerinizin başına bir hal gelecek olursa devletimiz ipi kopmuş tesbih gibi dağılır. Al-i Osman'a yazık olur". Saadettin Efendi ise Sultana cesaret verir. "Asker sizi başında görmeli!" der. Zira Kanuni'den bu yana sefere çıkan sultan yoktur ve saraydan yönetilen ordular sıradan rakipler karşısında bile bocalar. Hoca Saadettin "Bu son fırsat" diye çizer altını "Eğer cihad ruhunu kaybedersek, bir daha iflah olmayız!" Sadece Hoca Saadettin değil, omuzunda yük hissedenlerin alayı öyle düşünürler. Mesela Anadolu'nun üç güneşinden (Şems-i Tebrizi, Akşemseddin, Kara Şems) biri olarak tanınan Şemseddin Sivasi hazretleri, o yaşına rağmen kılıç kuşanır, katılır saflara. Görünüşte bir garip ihtiyardır, ama ruh kazandırır orduya. Himmeti ona keza. Sultan Mehmed'in hocasına itiraz etmesi düşünülemez, nitekim 100,000 kişilik bir ordu kurar, çıkar yola.

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad Hân devrinde, bir gün sadrâzam askere mûtad ulûfesini dağıttıktan sonra, padişahın huzuruna girmiş ve durumu şöyle rapor etmişti:"Devletlû Hünkârım, asâkir-i hümâyuna ulûfesini dağıttık. Ancak bir miktar akçe arttı. Ferman buyurursanız, ihtiyat akçesi olarak hazine-i hâssaya koyup saklayalım..." Sadrâzam, paranın artması haberine padişahın sevineceğini umuyordu. Fakat yanıldığını anlamakta gecikmedi. Sultan Murad Hân bu durumdan memnun olmamıştı. Zira o güne kadar ulûfe dağıtıldıktan sonra geriye para kalmazdı. Şimdi kaldıysa bunun bir sebebi olmalıydı. Bu yüzden sadrâzama şu sözleri söyledi:"Lala, her zaman ulûfe dağıtırken geriye akçe kalmaz iken, bu sefer fazla gelmesinin sebebi ne ola ki? Herhal Defterdârım bize yaranmak, gözümüze girmek için halktan fazla akçe toplamış, hazinede her zamankinden fazla akçe cem' eylemiş. Padişah'a yaranmak için halka zulmeden, tebaanın malını zorla elinden alan bir Defterdâr bize gerekmez..."Bu sözlerden sonra, Sultan Murad Hân Defterdârı'nı derhal vazifeden aldı. Zira 'Zulm ile âbâd olanın, kahr ile berbâd olacağı' hakikatine gönülden inanıyor, halkına elinden geldiğince adâlet ile muâmele etmeye çalışıyordu

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

malları Verip, Hâlleri Aldık

Câmi Ahmed Dede, İstanbul'da yetişen büyük velilerdendir. On yedinci asırda yaşamıştır. Doğum târihi belli değildir. Babasının vefâtından sonra Mevlevi şeyhlerinden Subûhi Dede'nin sohbetlerine devâm etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İslamiyete Uymak, Bütün Dinlere Uymak Olur

Vehbi Tülek

Behçet Efendi Anadolu'da yetişen velîlerdendir. 1727 (H.1140) senesinde Konya'da doğdu. 1822 (H.1238) senesinde İstanbul’da vefât etti. Babası ve dedesinin yanında küçük yaşta tahsîle başladı. Sonra Karamanlı Abdullah Efendi ve meşhûr âlim Abdüssamed Efendinin derslerinden icâzet aldı. Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî'nin mânevî işâreti ile Bursa'ya giderek hem Kâdiriyye, hem de Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden olan Seyyid Burhâneddîn Mehmed Efendinin talebesi oldu. Ondan Nakşibendiyye, Kâdiriyye, Sühreverdiyye, Çeştiyye tarîkatlarında icâzet aldı. Derviş Paşanın teklifi ile Sultan 2. Mahmûd Han tarafından İstanbul’a davet edilerek Selîmiye Câmii Nakşibendiyye dergâhına şeyh tâyin edildi. Burada tefsîr, hadîs, Mesnevî-i Şerîf ve İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin Mektubât'ını okuturdu. Sohbetlerine devlet adamları, âlimler katılırdı. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Ebû Beşr El-basrî

Vehbi Tülek

Budin Beylerbeyi Aslan Paşa

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman'ın Budin Beylerbeyiliğine tayin ettiği Aslan Paşa, emir almadan, arada anlaşmalar olmasına rağmen Avusturya'ya ait Paloto Kalesine hücum etti fakat mağlup oldu. Bu hareket üzerine Avusturya Kralı Maximillian da Osmanlı toprağı olan Macaristan'a girdi ve Vesperm ile Tato kalelerini zapt edip, oralarda yaşayan yüzlerce Macar ve Türk ahaliyi katletti...

Bütün Bilgilerin Kaynağı Eshâb-ı Kirâmdır

Vehbi Tülek

Din Kardeşinin Yaptığı Nasîhati Kabul Et

Vehbi Tülek

İbn-i Atâullah Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Kiyâl Herrâsî

Vehbi Tülek

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Vehbi Tülek

Sâlih Bin Beşîr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İftiranin Neticesi

İftiranin Neticesi

Bir zaman Hasan Ünsi Efendiyi sevmeyen birisi gelip, devlet adamlarından Mustafa Paşa'ya onun aleyhinde sözler söyledi. Cezâlandırılmasını istedi. Paşa bu sözler üzerine; "Peki onu nefy edelim. Bir yere sürelim." dedi. O gece Paşa yatmak için başını yastığa koydu. Lâkin yastığı alevli bir ateş sardı. Paşa birden bire geriye çekilip ayak ucunda durdu ve korkuyla bakmaya başladı. Etrafına seslendi. Ev halkı koşup geldi. "Ne oldu?" dediklerinde; "Başımı yastığa koyunca, yastığı bir ateş kapladı. Ondan korktum!" cevâbını verdi. Bunun üzerine evdekiler; "Paşa hazretleri ateş falan yok. Okuyun da yatın." dediler. O da; "Okumadan yattığım yoktur. Mutlakâ okur, öyle yatarım." dedi. Paşa tekrar yatağa girip başını yastığa koyduğunda yine aynı ateşli alevi gördü. Hemen sıçrayıp; "Söndürün, söndürün!" diye bağırmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Helvaci Çocuk

Sarayda İftar

Üç Kandil

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

İmanı Ona Kafidir

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek