Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.380.609

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hızır Aleyhisselâmın Mânevî Evlâdı

Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri Silsile-i aliyye denilen büyük velilerdendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. Buhârâ’nın Goncdüvân kasabasında doğdu. 575 (m. 1179) târihinde burada vefât etti. Buhârâ'ya giderek ilim tahsil etti. 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amin Alayi

Osmanlı Devletinde 4-7 yaş arasındaki çocuklara "elif-ba" ve ahlak bilgilerinin öğretildiği ilk mektebe başlatılırken yapılan merasim. Bu merasimin bir kandil günü olmasına bilhassa dikkat edilirdi. Bu mümkün olmazsa, pazartesi veya perşembe günleri yapılırdı.Merasime bir gün önceden evin temizliğiyle başlanırdı. Ayrıca ailenin mensupları Kapalıçarşı'ya giderek, okula başlayacak çocuğa ve mahalledeki fakirlerin çocuklarına gerekli eşyaları alırlardı. Bundan başka aile yadigarı rahle de cilaya verilirdi.Amin alayı yapılacağı gün, sabah namazından sonra çocuğa yeni elbiseleri giydirilir, hazırlık tamamlanınca ailece Eyüb Sultan'a gidilir ve burada dua edilirdi. Eve dönüldükten kısa bir süre sonra, okul çocukları ile ilahiciler gelirdi. Her okulun ayrı bir ilahicisi vardı. Semtte, amin alayı bir seyir vesilesiydi. O gün sokaklarda bir bayram havası ve görülmedik bir kalabalık olurdu.

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, Belgrad'dan Bağdat'a gitmek üzere yola çıkan fakir bir kimsenin, yeme-içme dahil beş kuruş harcamadan, huzur içinde yolculuk yapabildiğini yazmaktadır. İşte gerçek seyahat hürriyeti budur. Seyahat hürriyeti olup, adamın cebinde gezecek parası yoksa, bu nasıl seyahat etsin? Vakıf kervansarayların kapıları akşama kadar açık durur, ortalık karardıktan sonra kapılar kapanır, vakıf sahibinin vazifelendirdiği kapıcılar, kapının arkasında yatarlardı. Gece bir yolcu geldiğinde, kapıları açıp yolcuyu içeri alırlar; vakıftan, hayvan sahibinin hayvanına yem, kendilerine de yemek çıkarırlardı. Gece içeri gireni bir daha dışarı bırakmazlardı.

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

105 - Baltaci Mehmed Paşa Ve Rus Çari Deli Petro

Vehbi Tülek

86 - Hoşa Giden Tabir

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebu Davud Sicistâni

Ebu Davud Sicistâni hazretleri meşhur altı hadis kitabından biri olan Sünen-i Ebi Davud'un sahibidir. 202 (m. 817)'de İran'da Sicistan'da doğup, 275 (m. 889)'da Basra'da vefat etmiştir. Beşyüzbin hadis-i şerif yazdı. Bunlardan seçtiği 4800 hadis-i şerif ile meşhur Sünen kitabı meydana geldi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbn-ül-hüzhib

Vehbi Tülek

İbn-ül-Hüzhib hazretleri, Ahmed İbni Hanbel'in "Müsned" kitabının râvilerindendir. 355 (m. 966)'de Bağdad'da doğdu. 444 (m. 1052)'de vefât etti. Bildirdiği bir hadis-i şerifte Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdular ki:

Fâsık Kimsenin Yüzüne Gülme

Vehbi Tülek

Resûlullahın Bayraktarı Mus'ab Bin Umeyr

Vehbi Tülek

Mus'ab bin Umeyr, Eshab-ı kirâmın ileri gelenlerindendir. Mekke'de o günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Muhammed aleyhisselâmın insanları İslâm'a davet ettiğini öğrendi. Vakit kaybetmeden hemen Peygamber efendimize giderek iman etti. Müslüman olduğunu ailesi duyunca kendisine çok eziyet ettiler...
Habeşistan'a hicret eden ilk kafileye katılıncaya kadar ailesi tarafından hapiste tutulan Hazreti Mus'ab, hicret imkânı çıkınca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için hicret etti. Bir süre orada kaldıktan sonra Resûlullah efendimizin yanına döndü...

"seydî Halîfe" Ali El-halvetî

Vehbi Tülek

İnsanlara Karşı Güzel Ahlâklı Ol

Vehbi Tülek

Resûle Uymamak Allah'a Isyândır!

Vehbi Tülek

Ölülerinizi Iyilikle Yâd Ediniz

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Hamevî

Vehbi Tülek

Suriyeli Velî Ali Kazvânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Korkma!

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sünnet Akçesi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Bunlar Şarapti

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek