Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.836.159

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Sinirlarini Atlas Okyanusuna Kadar Genişleten Padişah

Osmanlı Devletinin zirvede olduğu bir devirde sultan olan Üçüncü Murâd Han, dünyâ siyâsetinde faal bir rol oynadı. Osmanlı hâkimiyeti en geniş sâhasına ulaştırıldı. Akdeniz'de denizci bir kavim olan Venedikliler ve kara Avrupa'sında Avusturya ile antlaşmalar yenilendi. Lehistan (Polonya) ile Osmanlı Devletinin kuzey siyâsetini belirleyen antlaşma, 30 Temmuz 1577'de imzâlandı. Rus Çarlığının yayılma siyâsetine karşı, Lehistan ile Kırım Hanlığının münâsebetleri tanzim edildi. Şii ideolojisinin temsilcisi İran Safevi Devletinin Osmanlı ülkesindeki yıkıcı ve bölücü faaliyetlerine karşı 1578'den itibâren her türlü tedbire başvuruldu. Ahâlisi sünni olan Şirvan ve Dağıstanlıları Safevi taarruzlarına karşı korumak ve hudûdu emniyet altına almak için 5 Nisan 1578'de başlatılan harekât 21 Mart 1590 târihinde imzâlanan İstanbul Antlaşması ile tamamlandı. Antlaşmaya göre;

1. Tebriz şehri ile Âzerbaycan'ın Tebriz mıntıkası, Karabağ, Gence, Kars, Tiflis, Şehrizûr, Nihâvend, Lûristan tarafları Osmanlılara kalacaktı.

Şiiler hazret-i Ebû Bekir, Ömer ve Osman (radıyallahü anhüm) ile hazret-i Âişe'ye iftirâ ve küfür etmeyeceklerdi. İran'daki Ehl-i sünnet Müslümanlara kötü muâmele yapılması Şah tarafından yasaklanacaktı.

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

Ahmed Reşid Beyin hatıralarında naklettiği, Sultan II. Abdülhamid'e ait bir vak'a:Padişah, kendisine bağlılıklarından, sadakatlerinden emin olduklarının mütalaaları na ve itirazlarına değer verir, onları dikkat ve alaka ile dinlerdi. Makul bulduklarını yerine getirmekten adeta haz duyar, onları takdir ve taltif ederdi. Bunlardan biri de Hazine Kahyası Şevki Bey idi.

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Babanzâde Ahmed Naim Efendi

Babanzâde Ahmed Naim Efendi son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1290 [m. 1872] da İstanbul'da doğdu, 14 Ağustos 1352 [m. 1934]de orada vefat etti. Galatasaray Lisesi ve Mülkiye Mektebini (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi. İstanbul Üniversitesinde yirmi iki sene profesörlük ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Balıkesir Milletvekilliği yaptı. En meşhur eserleri: Ahlâk-ı islâmiyye esâsları, Buhâri tercümesi, Hadis-i erba'in tercümesidir. Bu kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İzin Verin, Aişe'nin Evine Gideyim

Vehbi Tülek

Ali bin Harb hazretleri hadis ve siyer âlimidir. 175 (m. 791)'de Azerbaycan'da doğdu. 265 (m. 878)'de Musul'da vefât etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:

Bu Ümmetin En Üstünleri

Vehbi Tülek

Ameli, Kimseyi Kurtaramaz

Vehbi Tülek

Muhammed bin İbrâhîm Sûsî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Filistin’de Remle kasabasında doğdu. 386 (m. 996)’da Şam’da vefât etti. Üstâd-ı Ammû, Ahmed-i Küfânî ve başka zâtlarla görüşüp sohbet etti.

Yedi Ciltlik Kitap Ve Hindistan Hükümdarı

Vehbi Tülek

Ömer Bin Hüseyin Hırakî

Vehbi Tülek

Selâhaddîn Uşâkî

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Ahmed Nâmıkî Câmî

Vehbi Tülek

nakîbü'l-eşrâf Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Hakikati Görmek

Korkma!

Bülbülün Zikri

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek