Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.319.312

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; "Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana izâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dininizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir gayr-i müslimden devletçe haraç isteniyor? Bu nasıl iştir. Bu şekilde hareket dininizde var mıdır?" dedi. Yahyâ Efendi bunları duyunca; "Hayır. Dinimizde ölmüş bir gayr-i müslim vatandaştan haraç alınmaz. Sonra çok fakir kazandığıyla güç geçinen kimseden ve çok yaşlı olanlardan da haraç alınmaz. Bunlar affolunmuşlardır. Sultânımız ona muhtaç değildir." dedi. O zaman papaz; "Efendi şunu iyi bil ki, bizden ölen kimsenin bile haracını isteyip, her yıl alırlar. Bunu ben size soruyorum. İslâm dini bunun alınmasını istiyor mu? Ne olur bunu Sultan Süleymân Hana arzedin, haber verin, sorun?" dedi.

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

76 - İstanbul'un Manevi Fatihi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Kanuniyi Kabul Etmeyen Derviş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazret-i Hadîce'nin Fazileti Pek Çoktur

Şemsüddin Muhammed İbn-i Nâsırüddin hazretleri hadis hafızı ve siyer âlimidir. 777'de (m. 1375) Şam'da doğdu. İlim tahsili için Mek­ke, Medine ve Halep'e gitti. Dönüşünde çok talebe yetiştirdi. İbn-i Hacer Askalâni hazretleri bunlardandır. İbn-i Nâsırüddin 842'de vefat etti. Siyer kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî Ve Bir Vezirin Oğlu

Vehbi Tülek

Tâbiinin ve bu devirdeki evliyânın en büyüklerinden olan Hasan-ı Basri hazretleri, bir gün arkadaşlarıyla birlikte yolda giderken vezirlerden birinin oğlu ile karşılaşır. Delikanlı, yağız atının üzerine kurulmuş, beraberinde de hizmetçileri, bütün ihtişamıyla yoluna devam etmektedir. Hasan-ı Basri hazretleri yolun ortasında durarak gence şöyle seslenir:

İşlerinde Orta Yolu Tut!..

Vehbi Tülek

Cömert Olan Cömertleri Görür

Vehbi Tülek

Tâvûs-ul-Haremeyn hazretleri Mekke'de yaşamış evliyadandır. Gençliğinde, zengin birinin Habeşi kölesi idi. "Ebü'l-Hayr Habeşi" diye meşhur olmuştur. Efendisi onu âzâd edince, oradan ayrıldı. Mekke'ye yerleşip, altmış sene orada ikâmet etti. 383 (m. 993) yılında Güney İran'da Ebrikûh'ta vefât edip, oraya defnedildi.

Fakîhzade Lütfullah Efendi

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Şeyh Behrâm

Vehbi Tülek

Müslim Bin Yesâr

Vehbi Tülek

evet Ben Şehit Oldum Baba!..

Vehbi Tülek

sultânü'ş-şuarâ Bâkî Efendi

Vehbi Tülek

Nasr Bin Abdürrezzâk

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah-i EnsÂrî

Karşılık Beklemiyorum

Değişen Sizin Kalbiniz

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek