Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.430.265

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kiminle Dost Olmam Uygun Olur Efendim?

Kutbüddîn Mervezî hazretleri tasavvuf âlimlerindendir. 1098 (H.491)'de Afganistan’da Merv şehrinde doğdu. 1152 (H. 547) senesinde İran'da, Asker Mükrem denilen yerde vefât etti. Sonradan Bağdâd'a nakledildi. Merv'de zamânının meşhûr âlimlerinden ilim öğrendi, hadîs-i şerîf dinleyip rivâyet etti. Vaaz ve nasîhatleriyle şöhret bulmuştur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Sene 1495. Sultan II. Bayezdi han zamanı. Macarlar Osmanlı hudut köylerine saldırı yor ve zararlar veriyorlardı. Bölgede bulunan akıncı beyi Turhanoğlu Ali Bey, Yakup Paşa'ya gelerek:-Böyle eli kolu bağlı ne zamana kadar bekleyeceğiz? Diye sordu. Yakup Paşa:-Mevsim kış ve İstanbul'dan da sabretmemizi istiyorlar, diye cevap verdi. Bu cevap üzerine Ali Bey biraz öfkeli ve haddi aşarak:-Paşa, Macar kafiri hudutlarımıza saldırır durur, köylerimizi yakar. Sen ise ses çıkar mazsın. Yoksa düşmandan korkar mısın? Dedi. Bu söz üzerine Yakup Paşa, okla vurulmuş gibi yerinden sıçrayıp, gözleri yaşlı olarak Ali Beye:-Ben mi korkarım Turhan oğlum? Senden yaşlıyım. Fakat seninle birlikte çok akınlar da bulunduk. Bizden on kat daha büyük ordulara saldırdık. Ben Allahü Teâlâ'dan başka kim seden korkmam. Ama şu anda ne bir akıncı beyi, ne de bir sancak beyiyim. Devlet bize vezir lik verdi. Paşa yaptı. Devletin menfaatleri, kışı onları oyalamakla geçirmemizi emrdiyor. Hele bahar olsun, yine düşman üzerine uçarız.

Silahdar Ali Paşa’nin Venedik Muharebesi

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Fatihin Hocasi Molla GürÂnî

Vehbi Tülek

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

rahmete Kavuşmuş Bahtiyar Kimse...

Malik bin Dinar, evliyânın büyüklerindendir. Hasan-ı Basri hazretlerinin talebesidir. Basra'da doğdu. 748 (H.131) târihinde vefât etti. Bu mübarek zat, kendisinin bizzat yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatıyor:
Basra'da küçük bir grubun bir cenaze taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan çok kimse yoktu. Cenazeye neden az iştirak olduğunu sordum. Dediler ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Resulullah'ın Mübârek âzâ-i Şerîfeleri

Vehbi Tülek

Halil Si'ridi hazretleri Osmanlı tefsir, fıkıh, hadis ve tasavvuf âlimidir. "Molla Halil" ismiyle meşhur oldu. 1750 (H.1164) senesinde Bitlis-Hizân'da doğdu. 1843 (H.1259) senesinde Siirt'te vefât etti. Babası, onu Erzurumlu İbrâhim Hakkı hazretlerinin huzûruna götürdü. Onun duâ ve teveccühlerine mazhar oldu. Sonra Kelpik'e, Van'ın Müküs kasabasına ve Cizre'ye giderek tahsilini tamamladı. Nihayet Siirt'e geldi ve bir medresede ders vermeye başladı. Otuz sene ders verdi. Molla Halil Si'ridi'nin yazdığı kıymetli eserlerden "Hasâisi veş-Şemâil-il-Ahmediyye" kitabında şöyle anlatılır:

Muhammed Bin Yûsuf Firyâbî

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yusuf-i Hemedani

Vehbi Tülek

Büyük mutasavvıf Yusuf-i Hemedani hazretleri, tasavvufu Ebu Ali Fârmedi hazretlerinden öğrenip, onun sohbetinde yetişerek kemale ulaştı. Yüzlerce talebesi vardı. Abdullah-i Berki, Ahmed Yesevi ve Abdülhâlık-ı Goncdüvani gibi büyük veliler yetiştirdi... Bir taraftan doğru din bilgilerini öğretmeye çalışır, insanlarla uğraşmaktan, onları yetiştirmek için çalışmaktan hiç sıkılmazdı. Diğer taraftan, ağrılara ve yaralara ilaç yaparak herkesin derdine deva bulmaya çalışırdı...

Hacı Halîfe! Kutbu Görmek Ister Misin?

Vehbi Tülek

Ergün Çelebi

Vehbi Tülek

Şâh Abdürrahim Dehlevî

Vehbi Tülek

Yolda Melekler Sizin Etrafınızı Sarmışlardı

Vehbi Tülek

Ey Hristiyanlar! İnsâf Ediniz

Vehbi Tülek

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar'ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi. Büyük zâtların sohbetlerinde çok bulunurdu. Tarikat âdâbından nasibini almış, edeb sâhibi bir zât idi. Bir gün kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimselerin kendisini aradıkları haberini aldı ve dostlarından birisinin evinde saklandı. Gece Allahü teâlâya, kendisini bu belâ ve musibetten muhâfaza buyurması için yalvarırken, çevresinde bulunan veli zâtlardan yardım ve duâ istemek hatırına geldi. Evinin çevresinde oturan velileri bir bir hatırına getirdi. O anda hatırına, bu belâdan, Abdülehad Nûri Efendinin vâsıtasıyla kurtulabileceği düşüncesi geldi. Bunun üzerine bütün kalbiyle Abdülehad Nûri Efendiye yönelip; "Abdülehad Efendi hürmetine beni bu belâdan kurtar." diye Allahü teâlâya yalvardı. O arada uyuya kaldı. Rüyâsında Abdülehad Nûri Efendiyi gördü. Ona; "Mehmed Ağa, korkma! Zorbaların defterinden senin ismin kaybolmuştur. Gönlün hoş olsun. Rahat bir hâlde evinde dostların ile sohbet eyle." dedi. Uyanır uyanmaz Mehmed Ağa, Abdülehad Nûri Efendinin dergâhındaki talebelere yedirmek üzere, Allah için yedi kurban adadı. Bir iki hafta evinde dostları ile sohbette bulundu. Çarşı, pazarda dolaştığı hâlde, kötü bir haber almadı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

İsmail Hakki Efendi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Karşılık Beklemiyorum

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek