Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.086.118

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

İmparator Ölü Gibi Donup Kaldi

Vehbi Tülek

Fatih'in İstanbul'u kuşattığı günlerde Bizans'ta elçi olarak bulunan Venedikli asilzade Barbaro, Fatih Sultan Mehmed Han'ın parlak dehasının bir eserini daha şöyle nakleder:"18 Mayıs günü Bizanslılar uyandıkları zaman şaşkınlıktan dona kaldılar. Çünkü surların önünde büyük bir kule duruyordu. Osmanlılar o gece 4 saat içinde ahşap bir kule inşa ederek surların önüne getirmişlerdi. Yüksekliği surlardan yukarıda idi. Bu kule öyle mükemmeldi ki, nasıl yapıldığını kimse anlayamadı. Bütün Hristiyan dünyası birleşse bunu yapamazdı.İmparator hazretleri bütün erkanı ile birlikte surların üzerine geldiğinde bu şayan-ı hayret şeyi görünce korku ve dehşetten ölü gibi donup kaldı. İşte o zaman, Fatih'in bu parlak zekası karşısında İstanbul''un eninde sonunda onun eline geçeceğini anlamıştı.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nûri Bin Hüseyin Efendi

Nûri bin Hüseyin Efendi, İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Lakabı "Şemseddin"dir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâninin onbeşinci bâtından torunudur. 1801 (H.1216) senesinde İstanbul'da doğdu. 1866 (H.1282) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kıymetli nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülganî Meydani

Vehbi Tülek

Abdülgani Meydani hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 1222 (m. 1807)'de Şam'ın Meydan semtinde doğdu. Büyük âlim Muhammed Emin İbn-i Âbidin hazretlerinin talebesidir. İlk tahsilinden sonra onun derslerine devam ederek fıkıhta ve tasavvufta yetişip Nakşibendi-Hâlidi yolunda kemale erdi. 1298 (m. 1881)'de Şam'da vefat etti. Şöyle anlatır:

Velîler, Cömertlik Ve Güzel Huy Üzere Yaratıldılar

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınânî

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 551'de (1156) Buhara'da Mergınân'da doğdu. Ba­bası Sadrüşşehid Tâceddin Ahmed, de­desi Burhâneddin el-Kebir, devirlerinin önde gelen âlimlerindendir. 616'da (1219) Mergınân'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Muhyiddîn-i Dûstî

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü, En Önce Ben Şefaat Edeceğim

Vehbi Tülek

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Salihi

Vehbi Tülek

Ey âdemoğlu! Âhireti Sanki Unutmuş Gibisin

Vehbi Tülek

haydi Oğul Haydi Git Ya Gâzi Ol, Ya Şehit!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bizi Hatirlayin!

Bizi Hatirlayin!

Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Onun Görmediği Yer

Abdullah Bin MübÂrek

Geç Gelen Kurtarıcı

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek