Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.652
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1525 senesinden itibaren, Akdeniz'deki İngiliz ticaret gemileri, Osmanlı limanlarındaki seyr-ü sefer ve ticareti, Osmanlı Devletinin Fransız gemilerine tanımış olduğu haklardan faydalanmak için Fransız bayrağı çekerek ve Fransa'ya vergi ödeyerek sürdürmekteydiler. Dolayısıyla kâraları da azalmaktaydı. Bu sebeple, Fransızlar gibi müstakil imtiyaz elde edebil mek için Osmanlı Devleti nezdinde pek çok teşebüslerde bulundular. 1553'de Anthony Jenkinson ve 1579'da Edward Osborne, Richard Staper ve William Harborne adındaki tüccarlar imtiyaz alabildiler. Bu münferid imtiyazlar 1580'den itibaren Sultan III. Murad tarafından bütün İngiliz tüccarlarına teşmil edildi.
Kanuni Sultan Süleyman Han'ın 1543'de fethettiği Estergon Kalesi, 1595'de tekrar Avusturyalıların eline geçmişti. Sultan I. Ahmed Han, tahta çıkışının ilk yıllarında, Osmanlı Devletinin ileri karakolu olan bu çok önemli kalenin tekrar fethi için, Sadrazam Lala Mehmed Paşa'yı vazifelendirdi. 21 Mayıs 1605'de Davut Paşa sahrasından hareket eden Ordu-yu Hümayun, 29 Ağustos günü kaleyi kuşattı. Sadrazam ve Serdar-ı Ekrem Lala Mehmed Paşa, bir harp divanı topladı.İlk sözü kendisi aldı:-Padişah Efendimizin Emr-i Hümayununu unutmayalım. "Ya Estergon'a girersiniz, ya Cennete" buyurmuşlardı. İmdi, tedbir ne ola?Buraları iyi tanıyan, Bosna Beylerbeyi Hüsrev Paşa:-Devletlû Vezirim...dedi, bu kal'ayı düşürmek için yardım yollarını kesmek gerektir. Bunun için etrafındaki kal'aların fethi şarttır.
Abdurrahmân İbnü'l-Kâsım hazretleri İmam-ı Mâlik'in önde gelen talebelerindendir. 128 (m. 746)'da Filistin'in Remle şehrinde doğdu. Ailesi Remle'den Kahire'ye göç etti. Burada ilim tahsil ettikten sonra Medine'ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu ve onun vefatına kadar yirmi yıl derslerine devam etti. İbnü'l-Kâsım 191 (m. 806)'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Ahmed bin Ebü'l-Fadl hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Medine'de doğdu. 1535 (H.942) senesi Bedir'de vefât etti. Evliyânın büyüklerinden, Aliyyül Havas hazretlerinin sohbetlerinde evliyâlık makamlarına kavuştu. Abdülvehhâb-ı Şa'râni hazretlerinin sohbet arkadaşı ve sırdaşı idi.
Yahya bin Ebû Bekr Âmiri hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 816'da (m. 1413) Yemen'de doğdu. Kendi devrinde Yemen'in önde gelen âlimlerindendi. 893 (m. 1488)'de Haraz'da vefat etti. İslamiyette süt kardeşlik hakkında buyurdu ki:
Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.