Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.655.983

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

Unutulmaz Bir İftar Çilesi

Vehbi Tülek

İlmiye sınıfından Şemseddin Efendi o akşamüzeri köşe penceresinin önünde oturmuş iftar saatinin gelmesini bekliyordu. Birden Rumeli Kazaskeri'nin at üzerinde ve çevresinde adamları olduğu halde sokak başında belirdiğini gördü. Allah Allah, bu civarda kimin konağına gidiyordu bunlar?Şemseddin Efendi pencereye yapışmış ve gözlerini daha da açmış bakarken, şaşkınlı ğı iyice arttı. Çünkü, kafile onun evinin önünde durdu ve kapı tokmağı vurulmaya başladı. Apar topar fırlayan ve önce hareme dalan efendi, "Aman hanım! Rumeli Kazaskeri teşrif buyurdular. Ona göre sofrayı hazırlat!" dedikten sonra merdiven başında gelenleri karşıladı. Ama o da ne! Daha misafirler yerine oturmamıştı ki, Anadolu Kazaskerinin maiyeti ile birlikte çıkageldiği haber verilmez mi?

Fatih’in Adaleti

Vehbi Tülek

Padişahi İçin Maktul Düşen Vezir

Vehbi Tülek

Sultan Murad’in Dehasi

Vehbi Tülek

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Vehbi Tülek

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâda En Güzel Üç Kazanç Vardır

Muhammed bin Anân hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1415 (H. 818)'de Mısır'da doğdu. Tasavvuf yolunu Ebü'l-Abbâs Gamri'den öğrendi. 1516 (H.922) senesinde Kahire'de vefât etti. Çok kerâmetleri görüldü. Kerâmetlerinden bazılarını, talebesi Abdülvehhâb-ı Şa'râni hazretleri, Tabakât-ül-Kübrâ adlı eserine yazdı. Abdülvehhâb-ı Şa'râni hazretleri şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Abdülmecîd Sivâsî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. 1563 (H.971) senesinde Tokat'ın Zile ilçesinde doğdu. 1639 (H.1049) senesinde İstanbul'da vefât etti. Uzun müddet amcası Şemseddîn Sivâsî'nin sohbetinde kalıp feyz aldı. Zile'deki Halvetî Dergâhında vazifelendirildi. İlim ve irfandaki şöhretini duyan Sultan Üçüncü Mehmed Han tarafından İstanbul'a davet edildi. Bunun üzerine İstanbul'a geldi. İlk vaazını Ayasofya Câmii’nde verdi. III. Mehmed, I. Ahmed, I. Mustafa, Genç Osman ve IV. Murâd Han devirlerinde yaşadı. Padişah ve diğer devlet erkânı, önemli hususlarda sık sık görüşlerine başvururlardı. Sultan IV. Murâd Hâna Bağdât'ın İranlılardan geri alınacağını müjdelemiş, padişah sefere çıkarken de hazret-i Ömer'in kılıcını beline kuşatmıştı.

Âmine-i Remliyye

Vehbi Tülek

Yanınızdan Ayrılmayan Kimseler Vardır

Vehbi Tülek

Abdân bin Muhammed Mervezi hazretleri büyük hadis âlimlerindendir. 220 (m. 835)'de doğup, 293 (m. 906)'da Türkistan'da Merv şehrinde vefât etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Yusuf Bahri Efendi

Vehbi Tülek

Bidat Ehli Ebediyen Felâh Bulamaz

Vehbi Tülek

Zındıklar, Namazı Inkâr Etmektedir

Vehbi Tülek

Dünya Ve âhiret Saadeti Için

Vehbi Tülek

İhsân Etmek, Yani Hakiki Iyilik Nedir

Vehbi Tülek

İşlerinde Orta Yolu Tut!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Pişman Oldular!

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek