Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.679.989

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akıllı Kimse, Emirlerde Gevşeklik Göstermez!

Kutbüddîn-i İsfehbezî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu. 1321 (H.721) senesinde orada vefât etti. Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî'nin üç büyük talebesinden biridir. İlim öğrenmek için Şam'a ve başka yerlere gidip oralarda bulunan âlimlerden ilim öğrendi. Kendisinden de birçok kimse istifâde etti. Çok kerametleri görüldü. Yemen âlimlerinden birisi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kariştirinca Soğuyan Hoşaf

Sultan II. Mahhud devrinde iki defa Şeyhülislamlık makamına gelen Dürrizade Seyyid Abdullah Efendi, İstanbul'un namlı zenginlerindendi. Üsküdar Doğancılar'da inşa ettirdiği Paşa Kapısı diye anılan saray yavrusu muhteşem konakta yaşamaktaydı. Sultan II. Mahmud, bir yaz Ramazan akşamı bu konağa, âdeta bir iftar baskını düzenle di. Yanında nazırları, önde gelen devlet adamları ve maiyetinden oluşan hatırı sayılır bir kalabalık vardı. haber vermeden gerçekleştirdiği ziyaret ve misafirlikle Dürrizade'ye sürpriz yapmak istiyordu. Tabii, o anda konak bir panik havası sardı. Etekleri tutuşarak Efendi Hazret lerine koşan Kethüda, ellerini iki yana açarak "Ne yapacağız şimdi?" diye soruyordu. Ama hiç telaş göstermedi Dürrizade. Hareme ayrılan tablalar misafirlere verilecek, kendi yemeği de Padişaha takdim olunacaktı. Neticede bütün bu olumsuz şartlara rağmen, mükellef bir sofra kuruldu. Nitekim II. Mahmud da kethüdayı çağırarak tebrik etmiş, yemeklerin gerçekten nefis olduğunu söylemişti. Sadece bir istisna ile... O da billur kase içindeki hoşafın ılık olmasıydı. Kethüda bu tenkit üzerine, elleri göbeğinde kavuşturulmuş, başı hafifçe eğilmiş olarak cevap verdi:"Biraz karıştırılınca kendiliğinden soğur Efendimiz." Padişah, işte o zaman işin farkına varacak ve bulabildiği tek kusurun da geçersiz olduğunu görecekti. Çünkü billur zannettiği hoşaf kabı, içi oyularak kase süsü verilmiş bir buz kütlesiydi.

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Ben Yerimden Bir Adim Bile Kipirdamam

Vehbi Tülek

Eğer Padişah Biz İsek...

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Daha Büyük KerÂmet Mi Olur?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tatlı Meyve Için, Sabrın Acılığına Katlandık

Molla Cüzeyrî hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. 1480’de Cizre’de doğdu. Diyarbakır, Muş ve Hakkârî'de ilim tahsîl etti. Tahsîlini tamamlayarak Diyarbakır'da icâzet aldı. Ubeydullah-ı Ahrâr hazretlerinin talebelerinden feyiz alarak tasavvufta Ahrâriyye yolunda kemâle erdi. İlahi bir aşk ateşiyle yanmış ve şiirlerinde bunu dile getirmiştir. Bir şiirinde, bir rehbere tâbi olmayanın hâlini şöyle dile getirmiştir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Mekkî Ve terzi Baba

Vehbi Tülek

On dokuzuncu yüzyılda yaşayan Abdullah Mekki Erzincâni, büyük veli Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin halifelerindendir. Aslen Mekkelidir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsil eden bu mübarek zat, yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada büyük âlim ve veli mürşid-i kâmil Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerini tanıdı. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevi derecelere kavuştu. Hocası onu; İnsanlara İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlatmak ve talebe yetiştirmekle vazifelendirerek Erzincan'a gönderdi...

Muhammed Murâd Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Etmek Sünnettir

Vehbi Tülek

Akil ibn-i İmrân hazretleri kelâm, fıkıh ve hadis âlimidir. 1001 (m. 1592)'de Yemen'in Zafâr şehrinde doğdu. 1062 (m. 1652)'de aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Allahın Rahmetinden Mahrum Kalanlar

Vehbi Tülek

Sabır, Iyi Vasıfların En Üstünüdür

Vehbi Tülek

Kibirli Hükümdarın Hazin Sonu!..

Vehbi Tülek

İbn-i Sükkere

Vehbi Tülek

Amellerin En Efdali, Vakti Girince Kılınan Namazdır

Vehbi Tülek

Cennette Iftar Etti... Abdullah Bin Mahreme

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bizi Hatirlayin!

Bizi Hatirlayin!

Rumelili yüzbaşı İbrâhim Ağa adında bir kimse Bolu'da bir müddet vazife yaptı. Memleketine döneceği zaman Mustafa Sâfi Efendiyle vedâlaşmak için ziyâretine gitti. Vedâlaşıp giderken yüzbaşı İbrâhim Efendiye; "Yolculuğunuz sırasında sıkıntıya düşerseniz bizi hatırlayınız. Selâmetle memleketine ulaşırsın." dedi. Yüzbaşı İbrâhim Ağa bir gemiye binip yola çıktı. Denizde bir müddet yol aldıktan sonra fırtına çıkıp, bindiği gemi batmaya yüz tuttu. Yüzbaşı İbrâhim Ağa suyun dibine doğru batarken Mustafa Sâfi Efendinin kendisine vedâlaşırken söylediği sözü hatırlayıp, Allahü teâlânın izniyle Mustafa Sâfi Efendinin rûhâniyetinden yardım istedi. O anda Mustafa Sâfi Efendi gözüküp onu elinden tuttu ve sudan çıkardı. Sonra da; "Suyun üzerinde bağdaş kur otur! Korkma bir gemi gelip seni kurtaracak!" buyurmuştur. Biraz sonra bir gemi gelip onu kurtarmış ve memleketinin sâhiline götürüp bırakmıştır. Bu hâdiseden sonra Yüzbaşıİbrâhim Ağa memleketinden Bolu'ya giderek Mustafa Sâfi Efendiye talebe olmuş ve ömrü boyunca orada kalmıştır

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Abdullah Bin MübÂrek

"encümen-i Bîzebân"

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hayat Kurtaran Yalan

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek