Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.390.729

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Kemal Reis

Yüzbaşi Şevket

Ayyaşin Sonu

At Hirsizi

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Yıl 1453, mevsim bahar idi. Bizans'tan Tebriz ve Semenkand'a ulaşan haberler Osmanoğlu Mehmed Hân'ın Kral Konstantin'i yendiği ve İstanbul'u aldığını bildiriyordu. Haberciler bir şey daha ilâve ediyorlardı sözlerine: "Cihangir hükümdar, Moğol istilacılarına hiç benzemeyen ilim ve hikmet sahibi münevver bir genç... Kılıcın zaferini kelâm ve kalemin hüneri ile tartıyor..." Orta Asya hâkanları düşünüyorlardı... Bu gazanfer yarın doğuya yönelirse ne yapacaklardı?.. Tebriz hükümdarı Uzun Hasan hemen ona bir elçi göndermeyi planladı ve meşhur astronomi ve matematik âlimi, memleketin medâr-ı iftihârı mümtaz insan Ali Kuşçu 'yu yola çıkardı. Uluğ Bey'in gözde talebesi ve şarkın o asırdaki hikmet güneşi olan Ali Kuşçu'ya acaba nasıl muâmele olunacak, deneyecekler ve ona göre genç Sultân Fâtih Mehmed Hân'a karşı politika geliştireceklerdi.Ulaklar, Ali Kuşçu'nun 200 kişilik bir kafile ile Osmanlı hudutlarından giriş yaptığını Sultan Fâtih'e bildirdikleri gün, şu mealde bir ferman çıkarıldı: "Her vilâyet menzilinde kendilerine bin altın yol harçlığı verile..."

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Yıldırım Bâyezid'in Ankara Savaşı mağlubiyetinden sonra, Amasya'da bulunan Şehzâde Çelebi Mehmed, bir gün Molla Ali'yi huzûruna dâvet edip dedi ki: "Yâ Molla Ali! Meydana gelen hâdiseden ibret aldın mı? Babam Yıldırım Bâyezid'in başına gelen musibet ve belâların sebeplerini düşünebiliyor musun? Görüyorsun ki, herbirimiz bir yere ayrıldık. Kardeşim Mûsâ Çelebi, Îsâ Çelebi'nin üzerine yürüdü ve Bursa'da tahta oturdu. Kardeşim Süleymân Çelebi ise Edirne'de tahta oturdu. Düşman bizden korkarken, şimdi biz âleme maskara olduk. Özellikle Edirne'de oturan kardeşim Süleymân Çelebi'nin fitne ve fesâdından korkulur. Din ve devlete taşıdığım iyi niyet ve gayret, bu olaylar karşısında beni daha da hassas kıldı. Gel seninle tac ve taht düşüncesini terk ederek hacca gidelim!"

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Varna Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsan, Kulluk Yapması Için Yaratılmıştır!.

Kâdı Muhammed Zâhid hazretleri "Silsile-i âliyye" denilen büyük âlim ve velilerin ondokuzuncusudur. Semerkand'da doğdu. Ya'kûb-ı Çerhi hazretlerinin torunudur. Ubeydüllah-i Ahrâr'a talebe oldu. Onun vefâtından sonra halifesi oldu. 936 (m. 1529)'da Semerkand'da Vahş köyünde vefât etti. "Mesmûât" adlı eserinde, hocası Ubeydüllah-i Ahrâr hazretlerinin sohbetlerinde dinlediklerini toplamıştır. Bu eserinden bazı bölümler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Vehbi Tülek

Şerefüddin Hakkârî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1074 (H. 467) senesinde Lübnan’da Ba'lebek’te doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkârî’de vefât etti. Abdülkâdir-i Geylânî ve birçok zatın derslerinde yetişerek icazet aldı ve Hakkârî’ye giderek bir dergâh açtı, çok talebe yetiştirdi. Bunlardan Şeyh Lâhık, hocasının bir kerametini şöyle anlatır:

İlimde Cimrilik Yapana Üç Belâ Verilir!

Vehbi Tülek

Abdurrahman Aktebi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Aktebi rahmetullahi aleyh, Osmanlı âlimlerindendir. 1271 (m. 1854)'de Diyarbakır'da doğdu ve 1328 (m. 1910)'da orada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Kur’ân-ı Kerîm Mahlûk Değildir

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ El-mevsılî

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Abdullah Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Ölüme Hazırlık Yapanlar Yok Mu

Vehbi Tülek

Bâyezîd-i Bistâmî

Vehbi Tülek

Onların Gönüllerini Ahiret Düşüncesi Kaplamıştır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Abdullah El-acemî

Bana Delil Getir

Adalet Ve Tevazu

Derdi Olan Neylesin?

İsmail Hakki Efendi

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek