İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir
Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.157.628
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebü'l-Abbâs Şâvirî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir Yemen’de doğdu. 1390 (H.793) senesinde orada vefat eti. Bir dersinde şunları anlattı:
Kınalızâde Ali Çelebi, Hicri 916/1511 senesinde Isparta'da doğar. Babası Emrullah Efendi kadılık mesleğini icra eder. Ayrıca Fatih Sultan Mehmed'e de şehzadeliği döneminde hocalık yapmıştır.
Ali Çelebi ilk tahsilini doğduğu yer olan İsparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a gelir. Burada akrabalarından Kadir Efendi'nin nezaretinde tahsilini ikmale çalışır. Bu doğrultuda Mahmud Paşa, Davud Paşa ve eski Ali Paşa medreselerini bitirdikten sonra Fatih'teki üniversiteye girer. Burada dönemin tanınmış müderrislerinden Kara Salih Efendi, daha sonra da Kamil Çivizâde'nin derslerine devam eder ve 945'te onun yardımcılığını üstlenir.
Sıra Ali Çelebi'nin müderris olmasına gelince, Ebus Suud Efendi'den ses soluk çıkmaz. Çünkü tayin etme ve görevlendirme onun uhdesindedir. Ne ki, Ebus Suud Efendi, bütün kemalet ve faziletine rağmen kendisine rakip addettiği (saydığı) Çivi Zâde'nin yardımcısına müderrislik görevi vermek istemez. Bu durum Ali Çelebi'yi fazlasıyla üzer.
Ebû Muhammed er-Râsibi, Bağdat'ta yetişen evliyânın büyüklerindendir. Bağdat'ta doğdu. 977 (H.367)'de orada vefât etti. İlim tahsil etmek için bir ara Şam'a gitti. Bir müddet sonra Bağdat'a döndü ve vefâtına kadar orada kaldı.
Sohbetlerinde buyurdu ki:
Takıyyüddîn Bağdâdî hazretleri Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 668 (m. 1269) senesinde Bağdâd’da doğdu. Zamanın âlimlerinden fıkıh ilmini öğrendi. Zamanında Bağdad’da ilim husûsunda kendisine müracaat edilen en meşhûr ve başta gelen bir âlim idi. 729 (m. 1329)’da vefât etti.
Tophânelizade Mahmûd Efendi Elliüçüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Sultan İkinci Mustafa Hân'ın imamlığını yaptığı için, "İmâm-ı Şehriyâri" diye meşhûr olmuştur. İstanbul'da doğdu. 1130 (m. 1717)'de aynı yerde vefât etti. Bir fetvasında namaz hakkında buyurdu ki:
Beni İsrail zamanında salih bir kimsenin üç tane oğlu varmış. Bir gün o zat ağır hastalanır ve artık hayatından ümid kesilince büyük oğlu, küçük kardeşlerini çağırır ve:
- Ey kardeşlerim, pederimizin epeyce malı var. Fakat bugün kendisinin hizmeti ise ağırdır. İsterseniz sizler malına varis olun ve hizmetini bana bırakın, der.