Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.857.211

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdık, Iyi Bir Talebe Nasıl Olmalıdır?

Kudsî Abdüllatîf Efendi Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. 1384 (H.786) senesinde Kudüs'te doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra evliyanın büyüklerinden Zeynüddîn-i Hâfî hazretlerine talebe oldu. İcazet verilerek Bursa'ya gönderildi. Bursa'da câmi ve dergâh inşâ edip talebe yetiştirmeye başladı. Kurduğu dergâh Zeynîler Dergâhı adıyla meşhur oldu. 1452 (H.856) senesinde Bursa'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

1600 senelerinde Osmanlı tahtında, Sultan I. Ahmed bulunuyordu. Daha yaşı küçük olduğu için bunu fırsat bilen âsiler ve bazı eyalet valileri devlete isyan etmiş, Anadolu'da huzur ve sükun kalmamıştı. İşte bu sıralarda Padişah, Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini sık sık ziyaret edip himmet ve dularını istiyordu. Padişahın bu zata olan muhabbeti sebebiyle bir çok asker ve devlet erkanı da ona talebe olmuşlardı. Bunlardan biri de Yeniçeri Ağalarından Kayserili Halil Ağa idi. Halil Ağa, Anadolu'da isyan çıkaran Celalilerden, Canbolatoğlu üzerine gönderilen askeri birlikte vazifeliydi. Onu çok seven hocası Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, bir mektup göndere rek müridini şu sözlerle teşyi ediyordu:

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Zer-i Gıfârî (radıyallahü Anh)

Ebû Zer-i Gıfâri hazretleri, ilk Müslümanlardandır. Bir gün dedi ki: "Resûlullah bana, (Binalar Seldağı'na ulaştığı zaman, sen Medine'den ayrıl) diye emretmişlerdi, izin verirseniz, ben Medine'den gideyim" dedi. Hz. Osman müsaade buyurdular ve bir deve sürüsü ile, iki köle verdiler. Yetecek miktarda yiyecek ve hediyeler ile Medine-i Münevvere yakınlarındaki (Rebeze) adındaki köye gitmesini söylediler. Ailesi de Şam'dan buraya gönderildi...
Ebû Zer-i Gıfâri Rebeze'ye bir mescit yaptırdı. Vefat edinceye kadar, gelenlere İslâm dinini öğretti. Hadis-i şerifler rivâyet eyledi. Kalan ömrünü burada geçirdi ve orada da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mecusilerin Ateşinin Söndüğü Gece

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Medâini hazretleri siyer âlimlerindendir. 135 (m. 752) senesinde Basra'da doğup, 225 (m. 840) senesinde Bağdâd'da vefât etti. Kitabında şöyle nakleder:

Herkes Yahşî Biz Yaman, Herkes Buğday Biz Saman

Vehbi Tülek

Tövbe Edenin Günahı Affedilir

Vehbi Tülek

İmam-ı Vâhidi hazretleri tefsir âlimlerindendir. İran'da Sâve şehrinde doğdu. 468 (m. 1075)'de Nişâbûr'da vefât etti. İmâm-ı Vahidi hazretleri, "Vesit" ismindeki tefsirinde buyuruyor ki:

Muhammed Ibn-i Mende

Vehbi Tülek

Her Adımına Yetmiş Sevap Verilenler

Vehbi Tülek

Hakîkî Dostu, Arkadaşı Kendine Tercih Et

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimi Ahmed Zâhid

Vehbi Tülek

Sen Eşkıyadan Nasıl Kurtuldun

Vehbi Tülek

Emîrzâde Cenâbî Çelebi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Sünnet Akçesi

Anzakli Ömer

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

"encümen-i Bîzebân"

Bana Delil Getir

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek