Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.638.842

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm'de vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek derecelere kavuştu ve çok kerametleri görüldü. Talebesi Selî onun hakkında şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ev Sahibinin İşine Karişilmaz

Sultan II. Mahmud ile veziri tebdil-i kıyâfet dolaşıyorlarmış. Dağ bayır giderken, bir çobanın kulübesine rastlamışlar. Varıp kapısını çalmışlar. Çoban da misâfirlerini 'Kimsiniz?' demeden içeri almış. İçerisi bir hayli soğukmuş. Sobada da yanan bir şey yokmuş. Çoban bakmış ki misâfirleri üşüyecekler, "Bismillâh" demiş, köşedeki iskemleyi kaptığı gibi parçalamaya başlamış. Vaziyeti anlayan pâdişâh hemen müdahale etmiş:-Aman efendi, biz üşümüyoruz. Isınmak için iskemle yakılır mı?Çoban pâdişâhın sözünü duyunca, bir kızmış. Gelip pâdişâhın ensesine bir tokat patlatmış.-Bre densiz, bilmez misin ki ev sâhibinin işine karışılmaz?!

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Sarayda Bir Doğum

Vehbi Tülek

Bu Sopayi Baban Verdi

Vehbi Tülek

İkinci Murad Han'ın çok sevdiği ve saydığı Molla Yegan hacca gitmişti. Hac dönüşünde Kahire'ye uğradı ve orada tanışıp sohbet ettiği Molla Ahmed Şemseddin Gürani'yi yanına alarak Edirne'ye getirdi. Molla Yegan, İkinci Murad Han'ın huzuruna çıktığında padişah:-Bana gittiğin yerden ne armağan getirdin? Diye sorunca, Molla Yegan:-Hünkarım, size Mısır'dan Molla Gürani'yi getirdim, dedikten sonra onun ilminden ve faziletinden bahsetmesi üzerine İkinci Murad Han, dışarıda beklemekte olan Molla Gürani Hazret lerini huzura çağırıp, kendisiyle bir saat konuştuktan sonra, onun Hadis ve Fıkıh ilmindeki dehasına hayran kaldı ve onu Bursa'daki Bayezid medresesine müderris tayin etti.

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Süfyân-ı Sevrî

Tebe-i tâbiinin büyüklerindendir. 713 (H.95) senesinde Kûfe'de doğdu. 778 (H.161)'de Basra'da vefât etti. Zamânındaki büyük âlimlerden ilim ve edeb öğrendi. Hadis ve fıkıh ilminde müctehid oldu. Meşhûr âlim ve velilerden Cüneyd-i Bağdâdi, Hamdun Kassâr bunun mezhebinde idiler. Mezhebi zamanla unutuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Selçuklu Sultanı Alparslan

Vehbi Tülek

Sultan Alparslan, Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olan Horasan Valisi Çağrı Bey'in oğludur. 20 Ocak 1029'da doğdu. İyi bir tahsil gördü, sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün saldı. Babasının ölümünden sonra Horasan Valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 4 Eylül 1063'te öldüğü zaman, vasiyeti üzerine, Selçuklu tahtına Alparslan'ın ağabeyi Süleyman getirildi, fakat Türk beyleri buna itirazda bulundular ve Alparslan'ı hükümdar tanıdılar. Alparslan 27 Nisan 1064'te büyük bir törenle tahta çıktı...

Abdurrahmân Bin Me’mûn

Vehbi Tülek

Fakir Akrabaya Verilen Zekât

Vehbi Tülek

Nûreddin Esnevi hazretleri fıkıh, usûl ve nahiv âlimidir. Mısır'da İsnâ'da 650 (m. 1252)'de doğdu. 721 (m. 1321)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, zekât hakkında şunları anlattı:

Adam Başka, Adam Kılığına Giren Başkadır!

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Derviş Hacı

Vehbi Tülek

Temim Kabilesinden Eksem Bin Sayfî

Vehbi Tülek

Hoş Geldiniz, Biz O Zatın Talebeleriyiz

Vehbi Tülek

Sümeyye Hatun (radıyallahü Anhâ)

Vehbi Tülek

İnsanlara Karşı Güzel Ahlâklı Ol

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

İsmail Hakki Efendi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Gerçek Zehir

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek