Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.611.248

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

“pösteki Saymak”

Dilsiz Dili

Helvaci Çocuk

Tüccarin Rüyasi

Bizi Hatirlayin!

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih Ve Hocazade

Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-ı ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kiliç Ali Paşa Hamami

Vehbi Tülek

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mezheb Imâmlarının Sözlerini Ancak âlimler Açıklayabilir!

İmâm-ı Şa'rânî hazretleri Mısır evliyâsının büyüklerinden ve Şafîi mezhebi fıkıh âlimidir. Mısır'ın Kalkaşend kasabasında 1493 (H.898) de doğdu. 1565 (H.973) de Mısır'da vefât etti. Genç yaşında ilim tahsiline başlayarak, hadîs ve fıkıh ilimlerinde ehliyet kazandı. Tasavvuf yolunda da çalışarak, pekçok velînin feyiz ve teveccühlerine kavuştu. Bunların başlıcası, Aliyy-ül-Havvâs hazretleridir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Ebî Hazım

Vehbi Tülek

Abdülaziz bin Ebi Hazım hazretleri, Tebe-i Tabiinin büyük âlimlerindendir. 107 (m. 725) yılında doğdu. 184 (m. 800) yılında vefat etti. Zamanın fıkıh ve hadis âlimidir. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bâzıları:

Farzı, Özürsüz Yapmamak Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Nasûhî Efendi'den Şifa Için Dua Iste!

Vehbi Tülek

Üsküdarlı Nasûhi Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1648 (H.1058) senesinde İstanbul'da, Üsküdar'da doğdu. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Zamânının usulüne göre ilim tahsil etti. Sonra Halvetiyye yolunun şeyhlerinden olan Karabaş Ali Efendinin hizmetine girdi. İcâzet verilerek talebe yetiştirmekle vazifelendirildi. Çok kerametleri görüldü...

İlk Şeyhülislâm Molla Fenârî

Vehbi Tülek

“ebû Kılâbe” Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Gözlerin Görmediği Nimetlere Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Putun Içinden Gelen Ses

Vehbi Tülek

Unutulmaz Denizci Burak Reis

Vehbi Tülek

Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gerçek Zehir

Gerçek Zehir

Vaktiyle bir kasabada, kayınvalidesiyle birlikte yaşayan bir gelin vardı. İkisinin de kişiliği tamamen farklıydı. Sık sık kavga edip tartışırlardı. Evde huzur kalmamış, bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından, annesi ile karısı arasında kalan koca için de, ev cehennem haline gelmişti.Artık bir şeyler yapmak gerektiğine inanan gelin, doğruca babasının eski bir arkadaşı olan yaşlı bir aktara gitti ve derdini anlattı. İlim ve marifet sahibi olan yaşlı aktar, ona bitkilerden yaptığı bir karışım hazırladı ve üç ay boyunca hergün azar azar, kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyledi. Zehir az az verilecek, böylece kaynanayı gelininin öldürdüğü belli olmayacaktı. Yaşlı aktar gelin hanıma, kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için, kaynanasına çok iyi davranmasını, ona en güzel yemekleri yapmasını söyledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Başka Du Bilmez Misin?

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Dört Şey Mühimdir

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek