Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.086.770

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Ruhaniyeti

Hâfız İsmâil Paşa, Ömer Rızâi hazretlerinin zaman zaman ziyâretine gider ve duâlarını istirham ederlerdi. 1805 yılında Sadâret makâmına geldikleri zaman bir gün Sultan Üçüncü Selim Han; "Seksen bin asker hazır eyledim. Tuna boyuna göndermek murâdım dır." diye emir buyurdular. Bu emri alan İsmâil Paşa derhal Şeyh hazretlerine gelerek durumu bildirdi ve teveccühleri ile hayır duâlarına mazhar olmak istedi. Lâkin Ömer Rızâi hazretleri hiç bir söz beyan etmedi. O gece rüyâlarında hazret-i Ebû Eyyûb el-Ensâri hazretlerinin türbe-i şeriflerine dâvet olundu. Vardıklarında kıbleyi şerife karşı oturan iki muhterem zât gördü. Onlar da Ömer Rızâi Efendiyi gördüklerinde; "Gel yâ Şeyh Ömer! Bizleri bilir misin? Ben Fâtih Sultan Mehmed 'im bu da oğlum Bâyezid'dir. Sultan Selim oğlum Tuna cihetine asker göndermek ister. Ancak şimdi vakti değildir. Terk eylesün. Fesâda sebeb olur, haber ver." diye emir buyurdu. Ömer Rızâi hazretleri bu vakayı derhal İsmâil Paşaya yazarak haber verdi. Bunun üzerine harp ilânın dan vazgeçildi. Ancak 1806 da sadârete getirilen İbrâhim Hilmi Paşa döneminde Rusya'ya harp ilânı ile çıkan savaş ülke içinde fitne çıkarmak isteyen Nizâm-ı Cedid düşmanlarını harekete geçirdi. Kabakçı Mustafa adındaki bir âsinin liderliğinde kısa zamanda büyüyen isyan, Üçüncü Selim Han'ın tahttan indirilmesine ve nihâyet şehid edilmesine kadar vardı.

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Ömer Rızâi Efendi, aldığı manevi bir işaret üzerine Kahire'ye doğru yola çıktı. Kâhire'ye vâsıl olduklarında bir câmide vâz ü nasihatla meşgûl iken Mısır Vâlisi İzzet Mehmet Paşa'nın dikkatini çekti. Paşa, Ömer Efendinin ilim ve ihlâstaki yüksek derecesini görerek onu ilim meclislerine dâvet etti. Bunu duyan Mısır'ın en değerli âlimleri meclisine gelerek Ömer Efendinin sohbetine katıldılar.Diğer taraftan İzzet Paşa sadâret emeli ve arzusu ile de dolu idi. Nitekim o bu maksadla Ömer Efendiden duâ buyurmasını istedi. Bunun üzerine Ömer Rızâi Efendi; "Bizim elimizde bir şey yoktur. Allahü teâlâ ne dilerse o olur. Duâ edelim haklarında hayırlısı olsun." buyurdular.

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dînin Temel Direği, Fıkıh Bilgisidir

Abdürrahmân bin İbrâhim Bedrî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 624 (m. 1227) yılında Şam yakınlarında Neva kasabasında doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şafiî mezhebi fıkıh bilgilerinde mütehassıs oldu. Bâderiyye’de yerleşip, medresede ders verdi. Pekçok talebe yetiştirdi. 690 (m. 1291) yılında Bâderiyye’de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Herkes Kalbini Yoklarsa Kimi Çok Sevdiğini Anlar!

Vehbi Tülek

Hâkan Es-Sûfi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Türk asıllı olup Bağdât'a yerleşti. Zamânının büyüklerinden ders aldı. Ebû Abdullah bin Hafif'le sohbet etti. 892 (H. 279) yılında vefât etti. Câfer Huzâi eş-Şirâzi, onun kerâmet sâhibi bir zât olduğunu söylerdi. Çok talebe yetiştirdi. Talebelerinden İbn-i Fadlan er-Râzi anlatır:

İlmiyle Amel Etmeyen Kimse

Vehbi Tülek

İbrahim Bin Edhem

Vehbi Tülek

İbrahim bin Edhem'in babası Belh Padişahı idi. Kendisi Şehzade olup tahtta oturur, avlanmayı severdi. Bir gece tahtı üzerinde uyuya kalmıştı. Gece bir gürültü ile uyandı. Tavanda birisi vardı.
-Kim o? diye seslendi. Tavandaki;
-Devemi kaybettim, onu arıyorum, dedi.
-Hey şaşkın, damda deve mi aranır?
Damdaki kimse şöyle seslendi:

Âhirette Istirahatin En Güzeli âbidler Içindir

Vehbi Tülek

Mâlik Bin Dînâr'a Ders Veren Çocuk!

Vehbi Tülek

İnanmakta Azlık Çokluk Olmaz

Vehbi Tülek

Sahâbe-i Kiramın Hepsi Müctehid Idi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmi, Hakkını Vererek Okumak

Vehbi Tülek

Fakir Ve Zayıf Müminin Duâsını Almaya Bakın!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Sarayda İftar

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Allah’a Firar Et

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek