Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.145.428

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

"Büyük Maârif Meclisi a'zâsından Ziya Bey'in teşebbüsiyle hazırlanmış olan 'Okmeydanı' nda iftar' merâsimi dün gece pek parlak bir sûrette yapılmıştır. Sekiz-on mektebin talebesi o akşam, ellerinde Osmanlı sancakları olduğu halde Kasımpaşa'ya gitmişler ve mekteplilere katılan binlerce halkla beraber akşam namazını Kasımpaşa Câmii'nde kılmışlardır. Ondan sonra meş'aleler yakılarak Kasımpaşa yoluyla Okmeydanı'na varılmış ve tahminen sekiz bin kişinin iştirâkiyle, orada karavanlar içinde götürülen et, helva, sebze ve maruldan ibâret yemekle sahra iftarı yapılmıştır. İftardan sonra talebe, aralarında neşideler okumuş, marşlar söylemiştir. Okmeydanı' nda bu esnada bir polis kıt'ası ve jandarma müfrezesi hazır bulunmaktaydı.Sonra oradan hareketle yollara maytap ve havâi fişekler yakılarak avdet edilmiştir. Talebelerin geçtikleri yerler, bayraklar ve çiçeklerle süslenmiştir. Baruthâneönü'nde bahriye mızıkası tarafından istikbâl olunmuşlardır. Daha sonra Galata'da merâsime nihâyet verilmiştir."

Müdür Bey’e Habersiz İftara Gidelim

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dâvûd Bin Seyyid Hüseynî

Dâvûd bin Seyyid Hüseyni hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. 701 (m. 1301) senesinde Kudüs civarında vefât etti.

Hüseyni hazretleri vefatına yakın bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kâfirin Hakkı Için De Helâlleşmek Lâzımdır

Vehbi Tülek

Şemsüddin Raini hazretleri hadis, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 902 (m. 1496)'de, Mekke-i mükerremede doğdu. 954 (m. 1547'de Trablusgarb'da vefât etti. Bir dersinde, tövbe hakkında şunları anlattı:

Sabır, Bütün Iyi Vasıflar Için Bir Koruyucudur

Vehbi Tülek

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Vehbi Tülek

Ali bin İbrahim Dağıstani hazretleri Nakşibendi şeyhlerinden bir zat olup Dağıstan'ın Berküşat kasabasında doğdu. Medine-i Münevvere'de yerleşip Seyyid Muhammed Ürmevi'ye intisab ederek Nakşibendi yolunda sülûkunu tamamladıktan sonra icazet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 1116 (m. 1704)'de orada vefat etti. "Cami'ül-Menasik" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

Son İran Şahı Rıza Pehlevî

Vehbi Tülek

Ümmetimde, Her Yüz Senede Iyiler Bulunur

Vehbi Tülek

Mimşâd Ed-dîneverî

Vehbi Tülek

Tebliğ Ederken Bütün Sıkıntılara Katlandı

Vehbi Tülek

Ebu Muhammed Bin Humeyd

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zalimlere Dersini Verdi!

Zalimlere Dersini Verdi!

Hicretin altıncı senesinde Hz. Zeyd bin Hârise, Eshâbdan bâzılarının ticaret mallarını Şam'a götürüp satmak üzere yola çıkmıştı. Ticaret malları ile Vâdilkurâ'ya yaklaştıkları sırada, Fezâre bin Bedir kabilesinden birtakım adamlar, onların önlerini kestiler. Zeyd'i ve arkadaşlarını kılıçtan geçirdiler. Onların öldürüldüklerine kanaat getirerek, yanlarındaki bütün ticaret mallarını gasp ettiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Padişah Ve At

Abdullah Bin MübÂrek

"encümen-i Bîzebân"

Bereketi Var Mı?

A'meş Ve Hanımı

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek