Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.615.568

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Sultan Ahmed Han, birgün bâzı devlet erkânıyla gezmeye çıkmışlardı. Ormanlık bir yerde istirâhat ederlerken hizmetçiler bir koyun kesip, kızartarak Pâdişâha ikrâm ettiler. Sultan Ahmed Han besmele çekerek elini ete uzattığı an, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri beliriverdi. Pâdişâha; "Sultânım! Sakın yemeyiniz, o et zehirlidir." buyurdu. Etten bir mikdâr kesip, oradaki bir köpeğe verdiklerinde, köpeğin derhal öldüğü görüldü.

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

1913 senesinde yazılan ve Bulgarların Müslüman Türklere yaptıkları zulümleri anlatan "Türkiye Uyan" adlı kitabın 228. sahifesinde; bir çavuşun subayına mektubu şöyledir:Zâbit efendi! Kuvvetli düşman müfrezelerinin Gümülcine'ye indiğini, askerimizden bir kısmının çekildiğini ve bâzısının da esir edildiğini işittim! Geçen gün dört erle bana teslim ettiğiniz Kuruorman sırtındaki mühimmat deposunu hâlen muhâfaza ediyorum. Tabii Gümülcine'yi işgâl eden düşman buraya da gelecek! Doğrusu devletimin ve milletimin nice fedâkârlıklarla burada yığdığı bu cephaneyi, sapasağlam düşmana teslim edecek değilim! Buna ne askerlik vazifem, ne de vatan sevgim müsaade eder.

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rüzgâr, Ekseriya Geminin Istemediği Taraftan Eser

Hâce Muhammed Saîd Fârûkî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin ikinci oğludur. Babası gibi büyük âlim ve velî idi. 1596 (H. 1005) senesinde doğdu. 1660 (H.1070) senesinde vefât etti. Hâce Bâkî-billah hazretleri, İmâm-ı Rabbânî'ye yazdığı mektupların bâzılarında, bu oğullarını, şefkat ve merhamet ile anıp duâ ederdi. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, onun hakkında şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazı Inkâr Edenlerin Hâli

Vehbi Tülek

Nûreddin ibn-i Ezrak hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 809 (m. 1407)'de Yemen'de Ebyât-ı Hüseyn'de vefât etti. Bir dersinde talebelerine buyurdu ki:

Kanaat, Tükenmez Bir Hazinedir

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Mehmed Bey

Vehbi Tülek

Muhyiddin Mehmed Bey, Osmanlı devri din ve fen âlimlerinden, tasavvuf büyüklerindendir. Sultan İkinci Bâyezid Hânın kumandanlarından idi. İlme ve tasavvufa karşı aşırı istek ve arzusu olduğundan, idâreciliği bırakıp, kendisini ilme verdi. Ahmed ibni Kemâl Paşanın hizmetine girdi. Din ve fen ilimlerinde de yetişti. Medreselerde müderrislik yaptı. Bir gün rahatsızlandı. Bu hastalığı sırasında kendisine Mısır kadılığı verildi. Mısır'a gitmek üzere karadan yola çıktı. Kütahya'ya geldiği zaman hastalığı arttı ve 1543 (H.950) senesinde orada vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:

Tebe-i Tâbiînden Zâhid İsfehânî

Vehbi Tülek

Hazret-i Hadîce'nin Fazileti Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Dertlinin Hâlinden Dertli Anlar

Vehbi Tülek

İbâdetlerin Faydası, Insanın Kendisinedir

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Din Kardeşlerine Yardımcı Olmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Kul Hakkı

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Allah Haramdan Kaçani Korur

Örümcek Ağı

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek