Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.126.706

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gerçek Dostun Ayıplarını Ört, Kusurlarına Da Tahammül Et!

Ahmed Siyahî Efendi Kastamonu velîlerindendir. 1777 (H.1191) senesinde Kastamonu'da doğdu. Burada zamanın meşhur âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra hacca gitmek üzere yola çıktı. Şam'a vardığı zaman Nakşibendiyye yolunun büyüğü Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin sohbetlerine devam etti ve talebeleri arasına katıldı. Mevlânâ Hâlid hazretleri ona icâzet verip vazîfelendirince, Kastamonu'ya döndü. Ömrünün sonuna kadar talebe yetiştiren Ahmed Siyâhî, 1874 (H.1291) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Okçuluk

Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Mücâhid Bahâdır şöyle anlatır: "Fâtih Sultan Mehmed Han zamânında bir sefere katılmıştım. Bir kale muhâsara edilmişti. İslâm askerleri düşman kalesine tırmanıyor lardı. Ben de bir yerden burçlara doğru tırmanmaya başladım. Kale burcuna yaklaştığım sırada, önüme bir kaya parçası çıktı. Bu kaya parçası yüzünden yerimden oynıyamıyor dum. O sırada aklıma Emir Sultan geldi ve cânu gönülden; "Ey Emir Sultan! Bana yardım eyle! Beni bu belâdan kurtar!" diye yalvardım. Birdenbire karşımda bir nûr şelâlesi gördüm. İçinden yeşil elbiseler giyinmiş bir zât belirdi. Bana engel olan taşın üstüne geldi. Üstündeki elbisesini sarkıtıp; "Ey Gâzi! Elbiseye tutun! Sakın korkma!" dedi. Ben de; "Yâ Allah!" deyip, tutundum ve engeli aşmış olarak kendimi kalenin içinde buldum. Emir Sultan hazretlerinin elini öpüp, ayağının tozuna yüzümü sürmek istediğimde, gözümden kayboldu. Nereye gittiğini de anlayamadım."

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar Içinde En Iyi Ümmetsiniz

İbn-i Arabşah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1410 (H.813) senesinde Kuzey Kafkasya'da bulunan Astrahan'da doğdu. Küçük yaşta babasıyla birlikte Tokat'a, sonra Haleb ve Şam'a gitti. Kur'ân-ı kerîmi okudu ve diğer ilimleri tahsil etti. İbn-i Hacer Askalânî hazretlerinden hadîs-i şerîf dinledi. Kâhire'de bir müddet kâdılık yaptı. 1516 (H.922) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

“mâlik Bin Dînâr Bu Kuluna Kefildir”

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr, gençliğinde mal mülk sâhibi bir zengin idi. Hasan-ı Basri hazretlerine talebe olunca, bütün mallarını ve parasını, fakir talebelere harcadı. Derecesi çok yüksek bir veli oldu...
Bu büyük zat bir gün şunları anlattı: Hacca gitmek üzere yola çıktım. Çölde giderken ağzında bir parça ekmek olan bir karga gördüm. "Bunda bir iş var", deyip takip ettim. Bir mağara önünde durdu. İçeri girdi. Ben de öyle yaptım. İçeride elleri ayakları bağlı sırt üzerine yatmış birisi vardı. Karga getirdiği ekmekten parça parça gagasıyla onun ağzına veriyordu. Daha sonra uçup gitti. Bir daha da dönmedi. Adama "bu ne hal", dedim. O da;

Mücahede Ve Riyâzet!..

Vehbi Tülek

Ömer Ziyâeddîn Dağıstânî

Vehbi Tülek

Ömer Ziyâeddin Dağıstâni hazretleri, son devir Osmanlı âlim ve velilerindendir. 1849 (H.1266) senesinde Dağıstan'da doğdu. 1921 (H.1339) senesinde vefât etti. Kabri, İstanbul'da Süleymâniye Câmii haziresindedir. Gençliğinde Şeyh Şâmil'in ve onun oğlu Gâzi Mehmed Paşanın maiyetinde Ruslara karşı senelerce cihâd etti. Sonra İstanbul'a gidip tahsilini yaptı. Hocası Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevi hazretleridir...

Ömer Ziyâeddin Dağıstâni hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

En Emin Yol!..

Vehbi Tülek

Ey Busayrî! Kasîdeni Dinlemek Isterim

Vehbi Tülek

Belhî Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Dünyaya Verilen Insanlık Dersi!.

Vehbi Tülek

Eğitimci Ve Yazar Muallim Cevdet

Vehbi Tülek

Hârûn Reşîd’in Kâtibi Bilâl-i Ma’ribî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adalet Ve Tevazu

Adalet Ve Tevazu

Emevi halifelerinin büyüğü Ömer b. Abdülaziz Hazretleri, devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adalet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işlere tahsis ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü ise devlet ve millet işleriyle ilgili yazışmalarda kullanırdı. Halife, birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi.

Yakınlarından birisi Ömer b. Abdülaziz'e bir elma hediye göndermişti. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sahibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

- Ona de ki, elma yerini bulmuştur.

Fakat görevli itiraz edecek oldu:

- Ey müminlerin başkanı! Rasulullah Aleyhisselâm hediye kabul ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.

Halife cevap verdi:

- Evet ama, Rasulullah s.a.v.'e verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Her Şeyi Göze Almıştı!

Namazini Ben Kildirayim

B0r Çuval Toprak

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek