Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.541.336
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
1673 senesi. Osmanlı-Avusturya savaşları devam ediyor. Bir Osmanlı vilayeti olan Macaristan'ı ele geçirmek, Avusturyalıların 150 yıllık hülyası. Bu yüzden bütün savaşları bu bölgede cereyan ediyor.Eylül başlarında Avusturya kuvvetleri Temeşvar üzerine yürüyüşe geçtiler. Burası bir baskınla zaptedilirse, daha kuzeydeki Szegedin ve Szolnok ve Eğri kaleleri de kolayca düşecek ve hatta doğu tarafı müdafaasız kalan Budin bile fazla dayanamayacaktı. Temeşvar kalesine yapılacak baskın için düşman kuvvetleri Nagy Varat kalesinde toplanmaya başlamışlardı. Ayrıca 10.000 zırhlı Alman süvarisi de onlara destek verecekti. Bundan başka bir hayli top ve cephaneleri de mevcuttu.
26 Ağustos 1526...Osmanlı ordusu Mohaç ovasında...Güneş henüz doğmamış!Başlarında Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han. Muhteşem Otağ-ı Hümayun, "Hünkar Tepesi"ne kurulmuş. Burası ovanın en yüksek noktası. Osmanlı ordusunun mevcudu 100.000'i buluyor. Sağ kanada Anadolu Beylerbeyi Behram Paşa, sol kanada Vezir-i Azam Damat İbrahim Paşa kumanda ediyorlar. Öncü kuvvetlerin başında meşhur Akıncı Sultanoğlu Gazi Bali Bey, artçı kuvvetlerin başında ise Gazi Hüsrev Bey bulunuyordu. Yavuz Sultan Selim Han, bu iki cesur akıncı beyinin de öz dayılarıydı. Osmanlılarda bulunan yeni dökülmüş 300 kadar ağır top, dünyada henüz görülmemişti.200.000 kişilik düşman ordusunun 50.000'i Papalık, Lehistan, Çek, Slovak, Hırvat, askeri idiler. Macar kralı II. Layoş'un imdat istemesi üzerine yardıma gelmişlerdi. Yardıma gelmişlerdi. Onların da 100 kadar topu.
Abdülaziz Efendi, Osmanlılar devrinde on altıncı yüzyılda yetişmiş âlim ve velilerdendir. Alay müftisi olarak katıldığı Kıbrıs'ın fethinde Lefkoşa'nın alınmasında büyük tesiri olmuştur. Şehre girildikten sonra vukû bulan sokak çarpışmalarında şimdiki Selimiye Câmii yakınlarında şehid düşmüştür...
Abdülaziz Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Ahmed Şihâbüddin Kalyûbi hazretleri Şafii mezhebi âlimidir. Mısır'ın Kalyûb şehrinde dünyâya geldi. 1069 (m. 1659)'da vefât etti. "Tuhfet-ür-râgıb" kitabının son sözünde buyuruyor ki:
Vânî Mehmed Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Peygamber Efendimizin soyundan olup seyyiddir. Van'da doğdu. İlk tahsîline Van'da başladı. Gence, Karabağ ve Tebriz gibi bâzı beldelerde ilim tahsîl etti. Nûreddîn Şirvânî'den Halvetî yolunun tasavvuf bilgilerini öğrenip kemâle geldi. Erzurum'da câmilerde vaaz ederek meşhur oldu. Pâdişâh Dördüncü Mehmed Hanın emriyle İstanbul'a çağrıldı. Pâdişâh Hocası (Hünkâr Şeyhi) ve Yeni Câmi'de ilk kürsü vâizi oldu. Şehzâde Mustafa'nın da hocalığını yaptı. 1683 senesinde Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki İkinci Viyana Seferine Ordu Şeyhi olarak katıldı. Seferden sonra Bursa yakınlarındaki Kestel köyüne gönderildi. Orada büyük bir câmi ve mektep yaptırdı. 1685 (H.1096) târihinde Bursa’da Kestel’de vefât etti.
Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:
-Nereden geldin? diye sordu:
-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.
Buyurdu ki:
-Kabûl etmezsin!
-Ederim. dedim.