Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.665.585

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

23 Ağustos 1877. Tarihimize 93 harbi olarak geçen Osmanlı-Rus savaşı bütün hızıyla devam ediyor. Ruslar, Doğu Anadolu'ya girmişler, Erzurum'a doğru ilerliyorlardı.Kars'ın Alacabay bayırındaki Türk Ordu karargahındayız. Kumandan çadırının içinde, portatif bir asker karyolası, tahtadan yapılma portatif bir masa ve sandalyeler var. Masanın üzerine bir harita serilmiş, genç bir Paşa (Orgeneral), karşısındaki Mirliva'ya (Tuğgeneral):-Bu harekatı bir an önce yapmağa mecburuz! Diyordu.Bu genç Orgeneral, Ruslara karşı harp etmek için hazırlık yapan 4. Ordu Komutanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Tuğgeneral ise, ordu kurmay başkanı Hüseyin Kazım Paşa idi.

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu'nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat'taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu'na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra:-Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der:

-Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Eğri Kalesinde Şehid Olan Evliya

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Bu Ne Müfsidane Teklifdir!

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyük Sevaba Kavuşmak Için

Şemsüddin Muhammed Kevâkibi hazretleri Osmanlı Hanefi fıkıh âlimidir. 1018 (m. 1609)'da Halep'te doğdu. Medrese tahsilinden sonra Halep Müftülüğüne ta­yin edildi. Şeyhülislâm Minkârizâde Yahya Efendi onu çok methetmiştir. Kevâkibi 1096 (m. 1685)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Yeşrûtî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ali Yeşrûti hazretleri Şam'daki evliyânın büyüklerindendir. Çok kimse onun sebebiyle hak yolu bulup hidâyete kavuştu. 1897 (H.1315) senesinde (günümüzde İsrail'de bulunan) Akka'da vefât etti. Dergâhı bahçesine defnedildi...

İyi Amel Işleyene Müjdeler Olsun!

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zeyd

Vehbi Tülek

Abdullah bin Zeyd hazretleri, Tâbi'inin büyüklerindendir. Ensârdan Zeyd bin Erkam'ın "radıyallahü anh" oğludur. Babası, küçük olduğundan Uhud gazâsına götürülmemiş, diğer gazâların hepsinde hâzır bulunmuştu. 61 [m. 680] senesinde Kûfede vefât etmişti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Hasedin Böylesi Hiç Görülmedi!..

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Bekkâr Bin Kuteybe

Vehbi Tülek

Amr Bin Utbe

Vehbi Tülek

Hanım Evliyâ Râbia-i Adviyye

Vehbi Tülek

Nasr Bin İbrâhim

Vehbi Tülek

Ahmed Devrâkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek