Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.298.147

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâdece Dil Ile Istiğfar Yalancıların Tövbesidir

Şeyh Yeşrûtî hazretleri büyük velîlerdendir. Şâzilî tarîkatının önde gelenlerinden sayılır. 1897 (H.1315) senesinde Şam'da doğdu, Akka'da vefât etti. Şâzilî büyüklerinden Muhammed Zâhir Efendinin terbiyesinde yetişti. Kendisinden icâzet alıp Akka'ya gitti ve orada bir dergâh inşâ edip insanlara ilim ve edeb öğretmeye başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

42 - Birakmam Seni Santa Barba

Kanuni Sultan Süleyman, kendi devrinde bütün cihanın padişahı idi. 1525 yılında, Alman İmparatoru Şarlken ile harbeden ve ona esir düşen Fransa kralı 1. Fransua'yı, bir mektup göndererek kurtarmış ve kendine müttefik yapmıştı. Böylelikle, Osmanlı İmparatorluğuna karşı kurulması planlanan Birleşik Avrupa İttifakını da bozmuş oluyordu. Fransua 31 Mart 1547'de ölmüş, yerine 2. Henri geçmişti. O da, Almanya, İspanya, Hollanda, Güney İtalya ve diğer bazı Avrupa ülkelerine hakim olan Şarlken ile ister istemez mücadele etmek zorundaydı. Karada olduğu gibi denizlerde de İspanyollar ve Andrea Doria ile bir türlü başa çıkamıyordu. Henri, selefi Fransua gibi Kanuni Sultan Süleyman'a müracaat etti ve yardım ricasında bulunmak üzere, Gabriel d'Aramon adındaki elçisini kalabalık bir maiyetle İstanbul'a gönderdi.

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Topal Arabaci

Vehbi Tülek

Düyûn-u Umûmiye Başkâtibi Hasan Şevki Efendi o akşam, dairesindeki işlerini geç saatte ancak bitirebilmiş, neyse ki Yakacık'taki yazlığına gitmek için en son trene yetişebilmişti. Kartal istasyonuna geldiğin de etrafta kimsecikler kalmamıştı. Yatsı ezanları okunuyordu. Yakacık'a gitmek için bu saatte nereden fayton bulacaktı? Yaya gitmek en az iki saat sürerdi. Biraz ilerde zaptiye karakolu vardı. Oraya gidip vaziyeti anlattı. Hemen etraftaki kahvehane leri araştırdılar ve biraz sonra, bir ayağı topal, genç bir arabacı geldi. Hasan Şevki Efendi hemen faytona atladı ve Yakacık'a doğru yola çıktılar. Adam, gecenin bu vaktinde önüne çıkan zoraki işten pek memnun olmamışa benziyordu. Hırsını atlardan alırcasına insafsızca kamçılıyordu. Derken bir yokuşun başında atlar durdu. Daha yarım saatlik yol vardı. Şevki Efendi arabacıya yaklaştı ve:-Bırak dinlensinler, sonra hiç yürümezler... diye bağırdı.

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hakîkî Gâyeye, Rehberin Rızâsı Ile Ulaşılabilir

Hâce Abdullah-i İsfehânî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. Hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Alâeddîn-i Attâr'ın sohbetine ilk kavuştuğu zaman, hocası ona şu meâlde bir beyit okudu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kendi Çıkarlarının Arkasından Koşma

Vehbi Tülek

Burhânüddin İbrâhim er-Rakka hazretleri tefsir, hadis ve fıkıh âlimidir. 647 (m. 1249)'de Suriye'de Rakka'da doğdu. 703 (m. 1303)'de Şam'da vefât etti. Talebelerine şöyle vasiyette bulundu:

Allahü Teâlâyı Tanımanın Alâmeti

Vehbi Tülek

Pirebi Sultan

Vehbi Tülek

Pirebi Sultan, Konya velilerinden olup, Nasreddin Hoca'nın arkadaşı olduğu rivâyet edilmektedir. Kabri, Konya Sanat Enstitüsünün güneyinde kendi adıyla anılan câminin avlusundadır. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Büyük Mutasavvıf Ebû Abdullah Kureşî

Vehbi Tülek

Muhammed Cân

Vehbi Tülek

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Vehbi Tülek

Günahkârın Kabrinden Yükselen Alevler

Vehbi Tülek

Emîr Hayâlî Çelebi

Vehbi Tülek

Fukahâ-i Seb'adan Urve Bin Zübeyr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kadin Akli

Kadin Akli

Vaktiyle, bir derviş bir Ramazan akşamı iftara davetliydi. Derviş, yatsıya yakın, evine döndü ve karısından mümkünse kendisi için sofra hazırlamasını istedi. Karısı:"Sen davette değil miydin? Ne yemeği?" deyince, derviş:"Sorma" dedi. "Çok yersem, arkamdan 'Halis derviş değilmiş' diye konuşmalarından korktum, pek birşey yiyemedim." Bunun üzerine, karısı:"Tamam" dedi. "Sen şu akşam namazını kıl da, ben o arada sofrayı hazırlayayım." Derviş:"Ama" dedi, "ben akşam namazını orada kılmıştım."Karısı cevap verdi:"Sen arkamdan kötü konuşurlar diye pek yemek yiyemediğine göre, arkamdan iyi konuşsunlar diye de namazı uzatmışsındır" dedi. "Hadi, akşam namazını bir daha kılıver de, o arada sofrayı hazır edeyim."Rivayet edilir ki, hanımının bu ikazından sonra dervişin aklı başına geldi ve riya derdinden kurtulup halis bir derviş oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Salavat-ı Şerifin Bereketi

İsmail Hakki Efendi

İmanı Ona Kafidir

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Değişen Sizin Kalbiniz

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek