Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.648.868
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Kanuni Sultan Süleyman'ın son seferi Macaristan ile Avusturya sınırındaki Sigetvar üzerine oldu. Bu sefer sırasında da vefat etti. Haftalarca süren kuşatma sonunda, top ateşi altında kale duvarları delik deşik oldu ve harabeye döndü. Kaleyi savunan Avusturyalılar için artık kurtuluş yolu kalmamıştı. Bu durum karşısında Macar asıllı kale muhafızı, ölmek veya teslim olmak arasında bir tercih yapacaktı.
Cihan sultanı Kanuni Süleyman Han, ikinci defa çıktığı İran seferinden de galibiyetle dönüyordu. Fakat savaş meydanlarında Osmanlı askerinin karşısından kaçan İran Şahı Tahmasb, padişah İstanbul'a avdet edince, her zaman yaptığı gibi Osmanlı sınırını geçti ve topraklarımıza saldırmaya başladı. 1551 yılında oğlu İsmail Mirza'yı kalabalık bir ordu ile Erzurum üzerine gönderdi. -Kalenin anahtarlarını Kanuni Sultan Süleyman oraya yetişmeden istiyorum, diye talimat verdi.Erzurum beylerbeyi İskender Paşa kahraman bir askerdi. Kanuni, kendisine bu vazifeyi verirken :-Baka İskender, seni böyle mühim bir sancağın muhafazasına memur eyledik. Görelim seni, yüzümüzü kara çıkarma, demişti.
Mahmûd bin Ahmed Hasîrî hazretleri Usûl, hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Buhârâ’nın Hasîr köyünde 546 (m. 1151) yılında doğdu. Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinin meşhûrlarından olan Kâdı Hân’dan fıkıh ilmi öğrenen Hasirî, hocasının en ileri gelen talebelerinden oldu. İcazet alarak Şam’a gitti. Nûriyye Medresesi’nde ders verdi. 636 (m. 1238) yılında Şam’da vefât etti. Buyurdu ki:
Abdülkadir Kemaleddin Efendi evliyanın meşhurlarından olup Erbil'de doğdu. Tarikat bakımmdan Halveti, Kadiri, Nakşibendi'dir. 1315 (m. 1897)'de Urfa'da vefat etti. Eserlerinden biri "Hüccetü'z-Zâkirin fi'r-Reddi Ale'l-Münkirin" olup, bu kitabında şöyle buyuruyor:
İbn-i Şihâb-üz-Zührî hazretleri Tâbiîn devrinin meşhûr âlim ve velîlerindendir. İsmi Muhammed’dir. 672 (H.52) târihinde doğup, 742 (H.124) senesinde, Ürdün’de Şegbedâ köyünde vefât etmiştir. Eshâb-ı kirâmdan on kişi ile görüşmüştür. Hadis ilminde, hâfız derecesindedir. İmâm-ı Buhârî’nin Ali-yyül-Medînî'den bildirdiğine göre, Zührî, iki bin hadîs-i şerîf rivâyet etmiştir. Bunların birçoğu, Kütüb-i Sitte denilen meşhûr altı hadis kitâbında ve Muvattâ’da mevcuttur. Zührî’nin buyurdukları sözlerden bâzıları:
Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Bir zamanlar efendisinin evine her gün nehirden su taşıyan bir köle vardı. Köle boynunda taşıdığı bir sopanın iki ucuna birer kova asar, bu kovaları nehirden aldığı su ile doldurur ve eve getirirdi. Ancak kovalardan birisi birkaç yerinden delinmiş eski bir kovaydı. Dolayısıyla, nehirde ağzına kadar doldurulan suyun ancak yarısını tutabilirdi eve kadar. Diğeri ise yepyeni ve sağlam bir kovaydı. Suyu hiç sızdırmadan taşırdı. Tam iki yıl bu böylece devam etti.