Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.667.252
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
1899 Haziran ayında buğday fiyatlarında meydana gelen artış dolayısıyla ekmeğe de zam yapılması söz konusu olunca Sultan II. Abdülhamid Han duruma müdahele ederek özel kalem müdürüne şu irade-i seniyyeyi yayınlattırmıştı:"Buğday fiyatının artmasından dolayı ekmeğe beş para zam yapılması lüzumu Şehremaneti'nden (Belediye) duyurulmuştur. Bunun üzerine Padişah Hazretleri derhal emir vererek bir komisyon kurdurmuş ve ekmek fiyatlarının artmasını önleyecek tedbirlerin alınmasını irade buyurmuştur."Bu minval üzere kurulan komisyon meseleyi görüşüp, tedbir almıştı. Padişah, o kadar gaileler arasında ekmek fiyatlarıyla da ilgilenmişti.
Emir Timur, birçok zaferler kazandıktan sonra Suriye üzerine yürümüştü. Mısır-Memlük orduları onun karşısında duramayıp yenildiler. Halep, Hama ve Sam, Emir'in eline geçti. (1401) Mısır'da devletin ileri gelenleri ve kadılar, daha fazla zarar görmemek, aman istemek için Timur Han'a bir heyet göndermeğe karar verdiler. Önce, kadı İbn-i Haldun'a meseleyi sundular. O da Timur'a başvurmayı münasip gördü. İbn-i Haldun'u heyete reis ve sözcü seçtiler. Sonra İbn-i Haldun murahhas oldugu halde Şam'a, Emir Timur'un katına geldiler. Huzura çıktıklarında korku ve heyecan içindeydiler. Emir Timur onların oturmalarına izin verdi; Güler yüzle önlerinden geçti. Her birini dikkatle gözden geçirdi. İbn-i Haldun'un kılık ve kıyafetini görünce o heyet içinde mümtaz bir şahsiyet olduğunu anladı. O diğerlerinden farklıydı. Emir, onunla konuşmağa başladı. Sonra Emir, elçilere ziyafet verdi. İçlerinden bazıları kibarlık gösterip verilen etten yememişti. İbn-i Haldun yiyenlerdendi.
Hasen bin Mensûr Fergâni hazretleri Hanefi mezhebi âlimlerindendir. "Kâdı Hân" ismi ile meşhûr oldu. Horasan'da Fergana'da doğdu. 592 (m. 1196)'da vefât etti. "Fetâvâ-i Kâdı Hân" ve "Hâniyye" isminde bir fetvâ kitabı meşhûrdur. Kâdı Hân, "Fetâvâ"sının "Hazar ve İbâha" kısmında diyor ki:
Pir Cemâleddin, Amasya velilerinden olup Pir Hüsâmeddin-i Halveti hazretlerinin oğludur. Türbesi Amasya'da Çilehâne Camii'nin içinde olup Aşağı Pirler diye bilinir. Türbesinin bulunduğu câmi ve bu câmiye açılan çilehâne odaları 1412'de Osmanlı emirlerinden Yâkub Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Pir Cemâleddin, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Cerir bin Abdülhamid Râzi hazretleri hadis hafızı olup yüz bin hadis-i şerifi ezbere bilirdi. 110'da (728) İran'da Rey şehrinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Bağdat ve Mekke'ye gitti. Sonra Rey'e yerleşti ve orada hadis rivayetine başladı. 188 (m. 804)'de Rey'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadi Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün:
- Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
Hazreti Cüneyd:
- Sen lanetli İblissin. İlk geldiğin andan beri seni tanıyorum, buyurdu.
Şeytan:
- Ey Sultanü'l Muhakkikin! Sizin kadar yüksek dereceye ulaşan başka bir büyük zat tanımıyorum. Yirmi senedir size hiçbir isteğimi yaptırmaya muvaffak olamadım, dedi.
- Defol mel'un! Şimdi de beni kendini beğenme hastalığına düşürerek mahvetmek mi istiyorsun! Yirmi senede yapamadığını yirmi saniyede mi yapacaksın? Yıkıl karşımdan! diye bağırdı.