Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.170.831

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsan Aklı Noksan Olduğu Için Doğru Yolu Bulamaz

Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır. Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu. Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi. 1496'da İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi’nin Duasi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazın Farz Olduğuna Inanmak Îmânın Şartıdır

Muhammed bin Ahmed Semerkandî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. Türkistan’ın Semerkand şehrinde doğdu. 539 (m. 1144) yılında Buhârâ’da vefât etti. Sadr-ül-İslâm Pezdevî’nin derslerine devam ederek icazet aldı. Yetiştirdiği en büyük talebelerinden birisi, kendi kızı Fâtıma idi. O, “Fâtıma-i fakîhe” diye meşhûr olmuştu. Tuhfet-ül-fukahâ isimli kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Bize Kâfidir

Vehbi Tülek

Kemâlüddin Nusaybi hazretleri Şafii fıkıh, usûl ve hadis âlimidir. 582 (m. 1186)'da Nusaybin'de doğdu. Nusaybin'de kadılık yaptı. Sonra Haleb'e gitti. 652 (m. 1254) târihinde Haleb'de vefât etti. Hilye kitabında şöyle der:

Hadis Ve Fıkıh âlimi Kays Bin Âsım

Vehbi Tülek

Lâzım Olmayanı Alırsan Lâzım Olanı Satarsın

Vehbi Tülek

Ebû Musa Sadefi hazretleri Şafii fıkıh ve kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. 170 (m. 786) senesinde doğup, 264 (m. 877) senesinde Mısır'da Sadef kasabasında vefât etti. İmâm-ı Şafii hazretlerinin talebelerindendir. Onun yanından ayrılmazdı. Kendisinden çok hadis-i şerif rivâyet etti. İmâm-ı Şafii hazretlerinin kıymetli sözlerini bildirmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

Hanım Evliyâ Râbia-i Adviyye

Vehbi Tülek

Bir Kimsenin Imanı Son Nefesinde Belli Olur

Vehbi Tülek

Tâc-ül-islâm Sem’ânî

Vehbi Tülek

“imâm Efendi” Osman Bedreddin

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Sadreddîn-i Konevî

Vehbi Tülek

Şerefüddîn Mûsâ Haccâvî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bereketi Var Mı?

Örümcek Ağı

Ahde Vefa

Abayi Yakmak

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek