Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.827.702

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Hidâyetine Vesile Olana Ne Mutlu

Zeynüddîn Deştûtî hazretleri büyük velilerdendir. Mısır'ın Cezîre bölgesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak zamânının büyük âlimlerinin huzûrunda yetişti ve kemâle geldi. Güzel hâlleri ve kerâmetleri çoktu. Memlûk sultanlarından Sultan Kayıtbay, Zeynüddîn Deştûtî hazretlerini çok sever, hürmet ve edebde kusûr etmezdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatima Sultan’in Rüyasi

Yıldırım Bayezid Han, Rumeli'de sefere çıkmıştır. O yıl Edirne'de konaklar. Ailesi Bursa' dadır. Bâyezid'in Hundi Fatıma adında hâya ve takva sahibi bir kerimesi vardır. Bu kızcağız bir gece rüyasında Efendimiz'i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. Ama kız cağız edebinden kimseye bir şey söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasını şereflendirir ve "Eğer" buyururlar, "Ahirette şefaatime kavuşmak istiyorsan dinle beni!"
Hundi Fatıma Sultan'ın talibi çoktur. Adı büyük paşalarla, namlı beyler sıradadır. Görünüşte Emir Sultan gibi fakir ve garip biri onlarla aşık atamaz. Ancak Hundi Sultan kararlıdır. Bedeli ne olursa olsun Emir Sultan'la evlenecektir. Ama sırrını kimselere açamaz. Hem Emir Sultan'ın Efendimizin emrinden haberi var mıdır acaba? Çok geçmez. Bir gün Emir Sultan dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Açıktan açığa "olmaz!" demez; ama öyle demeye getirir: "Söyleyin ona" der, "kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı!" Emir Sultan sakindir, "Öyleyse!" der, "göndersin develeri!"

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Devletin İki Kanadi

Vehbi Tülek

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hân, "Mısır'ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay'ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.Kurtbay, Yavuz'un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu:"Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır. Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik'ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberi'yi bizim devlet adamlarımız:"Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz'in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid'attır, kullanmak câiz olmaz" diye reddetmişlerdi. O zaman Berberi bu fikre çok kızmış ve:"Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır"diye bağırmıştı. Zaman Berberi'yi haklı çıkardı.Kurtbay'ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:"Kuvvet ve kudret Allah'ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab'a ve Sünnet'e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz'in "Silaha, aynı silahla mukâbele edin", meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz'den bu yana 900 sene geçti. O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri...

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Selim Ve Kabakçi Mustafa

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Salevat-ı Şerifeyi Söylemek Ve Yazmak

Gazzizâde Abdüllatif Efendi Bursa'da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi ve yeri bilinmemektedir. 1247 (m. 1831) senesinde Bursa'da vefât etti. Resûlullah efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) salevat-ı şerife söylemek ve yazmanın fazileti hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim Amelden, Îmân Ise Ilimden Öncedir

Vehbi Tülek

Cüneyd-i Geylâni, Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin hocalarından olup, 451 (m. 1059)'da İran'da Geylân'da doğdu. 546 (m. 1151)'de Bağdad'da vefât etti. Cenâze namazını Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri kıldırdı. İlim ve fazileti hakkında buyurdu ki:

Yûsuf Ayyâd

Vehbi Tülek

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Mev­lâ­nâ Ah­med Ber­ki, Af­ga­nis­tan'da ilim öğ­ret­mek­le meş­gûl idi. Bir gün, ta­nı­dık­la­rın­dan ve hem­şeh­ri­le­rin­den bir tüc­car Hin­dis­tan'a git­miş ev­li­yâ­nın en bü­yük­le­rin­den İmâm-ı Rab­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin soh­bet­le­ri­ni din­le­miş­ti. Dö­nü­şün­de de İmâm-ı Rab­bâ­ni haz­ret­le­ri­nin in­san­la­rı hak yo­la sevk eden kıy­met­li mek­tup­la­rın­dan ge­tir­miş­ti...

İlm-i Meknûn sır Ilmi

Vehbi Tülek

Tefsîr Ve Kelâm âlimi Muhammed Bin Eslem

Vehbi Tülek

Müstekîmzâde Süleymân Sadeddîn Efendi

Vehbi Tülek

Edirne Evliyasından Abdülkerim Gülşenî

Vehbi Tülek

Zikrin Hayırlısı Hafi Rızkın Hayırlısı Kâfi

Vehbi Tülek

Hazreti Ali'yi Görünce Iman Eden Papaz!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hayat Kurtaran Yalan

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Minareden Okunan Şiir

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek