Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.391.036

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akibet Görürsün Hele Ferhat

Evliyaullah'a pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın kendisi de hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a kurbiyetinden dolayı keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi gerçekler arasındadır. Şöyle ki: Yavuz, bir gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. Elbisesini dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi mırıldanıp durdu. Meğer Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından gazaplanmıştı. Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti. Sonunda yüksek sesle şu sözleri sarfetti: "Akibet görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama bu korumaktan ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman görürsünüz!.." Gerçekten de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki şahıs, Selim Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı karşı karşıya asıldılar

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmazdı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Beykoz, Tokat Bahçesi

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

74 - Böyle Vaaz Dinlemedik

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Burhaneddin Mergınânî

Burhaneddin Mergınâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimlerindendir. 551'de (1156) Buhara'da Mergınân'da doğdu. Ba­bası Sadrüşşehid Tâceddin Ahmed, de­desi Burhâneddin el-Kebir, devirlerinin önde gelen âlimlerindendir. 616'da (1219) Mergınân'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimden Sonra Fıkıh Öğrenmek Lazımdır

Vehbi Tülek

Şemseddîn Bisâtî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 760 (m. 1359) senesinde Mısır’da Bisât kasabasında doğdu. Kahire’ye yerleşti. İlim öğrenmeye orada devam etti. Meşhur âlimlerden oldu. Mısır Kâdı’l-kudâtlığına getirildi. 842 (m. 1439) senesinde Kahire’de vefat etti. Fetvalarında buyurdu ki:

Adı hakîm Olan Mecûsî

Vehbi Tülek

Abbas Bin UbÂde (radiyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Abbas bin Ubâde, Peygamber efendimizin davetini duyunca, Müslüman olmak için koşarak gelen Medineli ilk 12 kişiden biridir. Birinci Akabe biatında Müslüman olan altı Medineli, ikinci sene yanlarına altı arkadaş daha alıp, oniki kişi olarak Mekkeye geldiler.Peygamberimizle gece Akabede görüşmek üzere söz aldılar. Gece olunca buluştular ve aralarında anlaştılar.

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Vehbi Tülek

Kalbi Temiz Olan Dine Uyar

Vehbi Tülek

Ferec Bin Abdullah

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Âsım Bin Ebî Avf'ın Sonu

Vehbi Tülek

Ebû Türâb Ve Tövbekâr Genç -2-

Vehbi Tülek

Elemlerin, Kederlerin Yok Olması Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Değişen Sizin Kalbiniz

Minareden Okunan Şiir

Allah'ın Emaneti

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek