Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.144.029

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ, Mihnet Ve Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yekdest Ahmed Efendi, Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. Irak’ta Cüryân'da doğdu. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ticâret için Cüryân'dan Hindistan'a gidiyordu. Yolda çoluk-çocuğunun tâûn hastalığından vefât ettiklerini haber aldı. Bu acı haberin etkisinde iken kervan eşkıyâ baskınına uğradı. Şakîler kervandakilerin bütün mallarını aldılar. Onun da mallarını aldıktan sonra sol elini bileğinden kestiler. Kendisine bu sebeple "Yekdest", tek elli denildi... Bütün bu sıkıntılara rağmen Rabbini zikrediyor ve sabrediyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Sultan İbrahim'in sadrazamlarından olan Sultanzade Mehmet Paşa, padişaha son derece itaatkar olması ile ün salmıştı. Daha önceki sadrazamlarından bu kadar itaat görmeyen padişah, bir gün bu sadrazama sordu:

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Canli Kuzu

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Kubadoğlu Süleyman Bey

Vehbi Tülek

Selim Dahi Evliyanin Dişinda Değildir

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Bayezid Ve Baba Yusuf Sivrihisari

Vehbi Tülek

Zamaninin Ebu Hanifesi: Molla Hüsrev

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İltifat Bekleyen Cömert Değildir

Ebü'l-Muzaffer İsferâini hazretleri tefsir, kelâm ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Horasan'da İsferâin şehrinde doğdu. 471 (m. 1078)'de Tûs'ta vefât etti. Çok güzel şiirler de yazan İsferâini, bir şiirinin tercümesinde kendi nefsine şöyle demektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ekmeğinin Lezzetine Doyulmayan Fırıncı

Vehbi Tülek

Somuncu Baba, Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında Anadolu'da yetişen âlim ve velîlerin büyüklerindendir. İsmi Hamîdüddîn’dir. Hâcı Bayram-ı Velî’nin hocasıdır. 1349 (H.750) senesinde Kayseri'de doğdu. İlk tahsilini babasından aldı. Sonra Şam'a giderek bir müddet ilim tahsilinde bulunduktan sonra, Tebrîz yakınlarında Hoy kasabasında bulunan Hâce Alâeddîn-i Erdebîlî hazretlerinin huzuruna gitti. Üstün derecelere kavuştu. Hocası ona icazet verdi. Kayseri'ye dönerek talebe yetiştirdi. Sonra Tebriz'e, oradan da Bursa'ya yerleşti. Orada bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı.

Ebân Bin Osman Bin Affân

Vehbi Tülek

Dinlerin En Hayırlısı Ve Ümmetlerin En Üstünü

Vehbi Tülek

Ebû İshak Gülâbâdi, evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'nın Gülâbâd Mahallesinde doğdu. 380 (m. 990) senesinde Buhârâ'da vefât etti. Hadis, fıkıh ve tasavvuf ilimlerinde âlimdir. Fıkıh ilmini Muhammed bin Fadl'dan, tasavvuf ilmini de Hallâc-ı Mensûr'un talebesi Fâris bin İsâ'dan almıştır. Gülâbâdi hazretleri, Tearrüf adlı eserinin mukaddimesinde şöyle buyurmaktadır:

Tövbe Eden, Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Allah'tan, Onun Talebem Olmasını Istedim

Vehbi Tülek

Zâhirde Halk Ile Bâtında Hak Ile Bulunmalı

Vehbi Tülek

Kim Yolculuğa Çıkar Da, Düşmandan Korkarsa!

Vehbi Tülek

Hanım Sahâbî Ümmü Zer

Vehbi Tülek

Onlar, Resûlullahın Vefakâr Iki Dostudur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Her Şeyi Göze Almıştı!

Abdullah Bin MübÂrek

Hayat Kurtaran Yalan

Abdullah El-acemî

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek