Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.000.443

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Mezhepten Birine Uymamak Câiz Değildir

Leblebicioğlu Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerindendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu, 1909 (H.1327) senesinde aynı yerde vefât etti. Memleketindeki çeşitli âlimlerden okuyarak tahsîlini tamamladı. İskilipli Arapzâde Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Tasavvufa karşı alâka duydu. Nakşibendiyye yolunun Hâlidiyye koluna intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Konağinda

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

Milletin Efendisi Kimdir?

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Vehbi Tülek

Ravza-i Murad’da Açan Gül

Vehbi Tülek

İngiliz Tüccarlar Fesad Çikariyorlar

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Murâd Efendi

Muhammed Murâd Efendi, İstanbul'da yetişen âlim ve velilerdendir. 1788 (H.1203) senesinde doğdu. 1847 (H.1264) senesinde vefat etti. Kabri, Fatih-Çarşamba'daki tekkesinin yanında kurduğu Dâr-ül-Mesnevi bahçesindedir...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Zühdi Efendi, son devir Osmanlı âlimlerindendir. 1814'te Kastamonu'da doğdu. Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Kastamonu'daki halifesi Şeyh Ahmed Siyahi hazretlerine intisab ederek ondan icazet aldı. Kastamonu'da yüzlerce talibe Nakşibendi yolunu öğretti. 1912'de Kastamonu'da vefat etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Muhammed Kalkaşendî

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın En Faziletlileri

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ferec Bağdâdi hazretleri fıkıh, hadis ve kelam âlimlerindendir. 477 (m. 1084)'de doğdu. 573 (m. 1177)'de Bağdad'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hazreti Âmine (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Yâ Rabbî! Bize Senden Utanmayı Ihsân Eyle

Vehbi Tülek

Ayn-ül-kudât Hemedânî

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Kulları Üzerindeki Hakkı

Vehbi Tülek

Onun Yanındakilere Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Abdülaziz Buhârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek