Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.634.292

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Küçük Zabit

Çanakkale Savaşına yedek subay olarak katılan Nejad Süreyya beyin bir arkadaşına cepheden yazdığı mektup:"Neden saklayayım? Doğrusu askerlik hayatımın ilk aylarında epeyce zahmet çek tim. Hele ilk haftalarda öyle sandım ki, harbe girmeden evvel öleceğim. Çünkü, hatır ve hayalimde askerlik nedir, zabit olmak, harbe girmek nasıl bir şeydir? Nasıl silah atılır? Bir gülleye, bir kurşun yağmuruna nasıl karşı durulur? Bütün bunlara dair hatır ve hayalimde bir şey yok iken, sarışın, kibar, nazlı İstanbul çocuğu, günün birinde pek farkına varmayarak asker oluvermişim.Cepheye göndermeden evvel sıkı bir talimden geçtik. Sabahleyin şafakla beraber kalkmalar, kızgın güneş altında, toz toprak içinde saatlerce mesafeler kat etmeler, bayırlar tırmanmalar, yokuş aşağı yuvarlanırcasına koşmalar, taşlık, gübrelik veya çamur demenden yüzükoyun yere uzanmalar, silah elde sabahtan akşama kadar bin türlü yoru cu hareketler, daha şimdi hatırıma gelmeyen bir sürü müzic vazifeler.

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Sen Kandiye Fatihi Olarak İstanbul’a Döneceksin

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvetleri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Pirizade Mehmed Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Aldiğimiz Fiyata

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Saadet, Huzur Isteyen Onun Gibi Olmalıdır

Ebû Zekeriyyâ Şâvi hazretleri fıkıh, kelâm, tefsir ve nahiv âlimidir. 1030 (m. 1621)'de Fas'ta Milyân'da doğdu. 1096 (m. 1685)'de hacca giderken gemide vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde, "Edeb" hakkında şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hesap Görenler Olarak Biz Kâfiyiz

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid İbrâhim hazretleri Osmanlı âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 848 (m. 1438)'de Amasya'da Yenice köyünde dünyâya geldi. 935 (m. 1528)'de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kim Velî Kulumu Hakîr Görürse

Vehbi Tülek

Ârif Zâtlar Insanın Rûhunu Terbiye Eder

Vehbi Tülek

Dizdarzâde Ahmed Efendi Celveti tarikati büyüklerinden olup, Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebelerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul'da medrese tahsili yaptı, daha sonra müderris oldu. 1596'da müderrislikten ayrılıp tasavvufa yöneldi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerinin talebeleri arasına girdi. Kısa müddet içinde mânevi kemâlâta kavuştu ve hocasından hilâfet aldı. Önce İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip yerleşti. On beş sene boyunca, Edirne'de yaptırdığı câmide vaaz verip medresede de talebe yetiştirdi. 1623 yılında vefât etti. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Eshâb-ı Kirâm Aleyhinde Konuşanın Cezası

Vehbi Tülek

Kâsım Bin Abdullah El-basrî

Vehbi Tülek

Ebû Süleymân Dârânî

Vehbi Tülek

Akıl, Nasıl Kulluk Yapılacağını Bulamaz

Vehbi Tülek

Abdülazîz Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Büyük Müderris Ebû İshâk-ı Şîrâzî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Padişah Ve At

Padişah Ve At

Padişahın yakınlarından bir beyin çok güzel bir atı vardı. Bir gün o ata binip padişahın alayına katıldı. Padişahın gözü, ansızın o ata takıldı. Böyle bir at kendi sürüsünde yoktu. Atın çalımı, rengi padişahın gözünü aldı, attan gözünü ayıramıyordu. Çevikliği, güzelliğiyle beraber atta padişahı çeken bir şey vardı. Önce önemsemek istemedi ama, gönlü atı istiyordu.
Padişah geziden dönünce, vezirine durumu açtı. Yolda bir at gördüğünü, derhal gidip o atı, sahibinden alıp, getirmelerini emretti. Padişahın adamları, hızla atın sahibi beyin yanına geldiler. Padişahın atı çok beğendiğini, ne fiyat isterse hemen vereceklerini bildirdiler. Bey, beyninden vurulmuşa döndü. O güzelim, canı gibi sevdiği atını padişah istiyordu ha! Ne yapacağını, ne söyleyeceğini şaşırdı. Padişahın adamlarını oyalamak için onlara yemek ikram etti. Onlar yemeklerini yerken İmadülmülk aklına geldi. Hemen durumu ona danışmalı, ondan akıl almalıydı. Çünkü o, zamanın en bilgini, en akıllısı, en güzel ahlaklısıydı. Kaç kere vezirliği bırakıp, ibadet için uzlete çekilmişse de padişah ona yalvararak izin vermemişti. Atın sahibi üzüntülü bir halde zamanın şeyhülislamının yanına koştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Firkateyne Bininiz

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Bizi Hatirlayin!

Helvaci Çocuk

Karşılık Beklemiyorum

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek