Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.212.341

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Bizim Talebelerimiz Bu Kadardir

Vehbi Tülek

Ne Diye Akçe Versin

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Han, Sadrazamlarından, tecrübeli devlet adamı Fuad Paşa ile birçok meseleyi istişare ederdi. Bir defasında, o günlerde İstanbul'da bulunan Mısır Hidivi İsmail Paşa ile hususi bir iş yapmak için görüşecekti. Bu meseleyi Fuad Paşa ile istişare etti. Fuad Paşa bunu mahzurlu buluyordu. Fakat Sultan Abdülaziz'in bu işe fazla istekli olduğunu gördüğün den, "Devletlû Hünkarımız nasıl arzu buyuruyorlarsa öyle olsun" dedi. Fakat aradan birkaç saat geçince Padişah, Fuad Paşa'nın kendisine niçin net bir cevap vermediğini düşündü. O gece bir adamını, Kanlıca'da bulunan yalısına gönderdi ve Fuad Paşa'dan, bu mesele hakkında ki görüşünün ne olduğunu yazılı olarak bildirmesini istedi. Fuad Paşa bir kağıda şu satırları yazarak padişaha gönderdi:

"Efendimiz, bendenizde iki Fuad vardır. Birincisi Padişahımızın tebeasından 'Vatandaş Fuad'dır. Vazifesi, Padişaha itaattir. Efendimizin her arzusu ve emri başının üstündedir, her fermanını fikir beyan etmeden kabul eder. İkincisi ise 'Sadrazam Fuad'dır. Onun vazifesi ise, padişahımızın isteklerine karşı gelmek değil, o işin devlete, millete ve padişahımızın şahsına, faidesi veya zararı nedir diye düşünmek, bilgi ve tecrübesine istinaden o iş hakkında fikirlerini beyan etmek, sonra da verilen vazifeyi bihakkın yerine getirmekdir.Padişah Efendimiz bu meseleyi iki Fuad'dan hangisine sual buyururlarsa o, vazifesi ile mütenasib cevab verecekdir."

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Asil Ruh

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

Belgraddan Bağdada

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâris El-muhâsibî

Hâris el-Muhâsibi hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Nefsini çok hesâba çekmesi sebebiyle "Muhâsibi" denilmiştir. 857 (H.243)'de Bağdât'ta vefât etti. Bu mübarek zatın da hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

aklında Eksiklik Olmayan Yoktur!

Vehbi Tülek

Açıkbaş Mahmûd Efendi Bursa evliyasındandır. Meczûb olup, başı açık gezdiği için "Açıkbaş" lakabıyla anılmıştır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Diyarbakır'da doğdu. 1660 (H.1077) senesinde Bursa'da vefât etti...

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Şiblî

Vehbi Tülek

Zamanının bir tânesi olan Ebû Bekr-i Şibli, İmâm-ı Mâlik hazretlerinin "Muvattâ"sını ezbere bilirdi. Takvâ sâhiblerinin tâcı, birçok riyâzetleri ve kerâmetleri ile evliyânın reisi, akıl âleminin meş'alesi idi. Pekçok âlimden hadis-i şerif dinlemiş ve nakletmiştir. Öğrenmek hususundaki şiddetli arzusu dinmek ve tükenmek bilmezdi.

Namazın Hakîkatini Anlayamayanlar

Vehbi Tülek

Merhametli Ve Sabırlı Kimselerin Fazileti

Vehbi Tülek

Hasen Bin Ali Berbehârî

Vehbi Tülek

Günahlar Birer Derttir Devası Ise Istiğfardır

Vehbi Tülek

İlmihâl Bilgilerini Öğrenmek Her Müslümana Farzdır

Vehbi Tülek

Dünyayı Seven Kişi Ölümü Sevmez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Abdullah Bin MübÂrek

Korkma!

Sarik Ve Sakal

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Helvaci Çocuk

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek