Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.105.999

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İnanilmaz Arttirma

Sultan IV. Murad Hân, kızını Melek Ahmed Paşa'yla evlendirir. Sultan hanım ve eşi Melek Ahmed Paşa; Boğaziçi'nde Kuzguncuk'ta otururlar. Her yıl tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyâyı, her Ramazan kendi kapu halkına haraç-mezad satmak!... Bu garip mezad'ın iştirakçileri de pek sevinirlerdi. Aldıkları eşyaya karşı vereceklerini, seve seve edâyâ çalışırlardı. Belli günde, münâdi mezadçı bağırır:-Bir altın sahan!... Haydi bir kapaklı, altın sahan..Yok mu tâlibi?-Kaça?...Kaça?...-Bir yetim okutmaya. Hadi bir yetim okutmak isteyen yok mu? İki yetim... Üç yetim... Arttırma başlar. En fazla tâlibine "Altın sahan" verilirdi. Münâdi, "Murassa" mücevherli bir kılıç gösterir. Gözler kamaşır. Böyle böyle yetimler okutulur, dullar korunur, garibler gözetilir; Yasinler, Hatimler indirilir... Dünya ve Âhıret seâdeti yaşanılırdı.

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Osmanlilarin Rumeli’ye Geçmeleri

Vehbi Tülek

Medine Ve Bağdad Demiryolu Projesi

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

Küçük Kiyamet

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cennetten Gelen Kandilin Nuru

İsmail bin Ebi Üveys hazretleri hadis hafızıdır. 139'da (m. 756) Medine'de doğdu. Dayısı Mâlik bin Enes gibi âlimlerden hadis ri­vayet etti. 226'da (m. 841) vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Behâeddîn Zekeriyyâ

Vehbi Tülek

Hindistan'da yetişen Allah adamlarından Hâce Behâeddin (Muhammed bin Kutbüddin) iyilik, lütuf, ikrâm ve ihsân sâhibi, eli açık, cömert bir zât idi. Misâfiri çok sever, çok ikrâmlarda bulunurdu. Onun zenginliği, fakirlerden ve zenginlerden bâzıları arasında çeşitli dedikodulara yol açtı...

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Bekkâr Bin Kuteybe

Vehbi Tülek

Bütün Kötülüklerden Sana Sığınırız Allahım

Vehbi Tülek

Ebû İshak İbrâhim Masmûdi hazretleri Cezayir'deki Tilmsân'da yetişen âlim ve velilerin büyüklerindendir. 805 (m. 1402) senesinde vefât etti. Bir vaazında cemaatte şöyle seslendi:

Vekî Bağdâdî

Vehbi Tülek

Söz Dinlemenin Mükafatını Gördü!

Vehbi Tülek

İhlâs, Hiçbir Amelini Beğenmemektir

Vehbi Tülek

Hazret-i Hadîce'nin Fazileti Pek Çoktur

Vehbi Tülek

Hiç Itiraz Etmeyen Talebe Ahmed Bin Ebü'l-havârî

Vehbi Tülek

İlim Öğrenmekte Gaye, İslâm Dînini Yaşatmak Olmalıdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Üç Kandil

Üç Kandil

Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Alabilirsen Al

Abdullah-i EnsÂrî

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek