Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.987

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kahraman Osmanli Hanimi: Emine BÂnû

Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.

Vehbi Tülek

Fetih Vaktidir

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

27 Mart 1916 tarihinde, Irak Cephesi Felâhiye Muhârebesi'nde boğazından ağır yaralanan 18. Kolordu, 51. Tümen, 9. Alay emir subayı İstanbullu üsteğmen Muzaffer, hayatının son dakikalarına geldiğini görünce, sükûnetle son görevini yapmaya başlamış ve konuşamadığından cebinden çıkardığı bir mektup zarfının üzerine, kurşun kalemle önce: Kıble ne yöndedir?" diye yazıp o tarafa dönerek, kalbindeki şehâdeti dille söyleyeme diğinden, kana boyanan zarfın ortasına, okunaklı bir şekilde kelime-i şehâdet-i yazdıktan sonra, zarfın üç yerine; "Bölük cihada devam etsin! Benim kanım da yerde kalmasın!" cümlesini yazmış, ikisini imzalayıp üçüncüyü imzalayamadan son nefesini vermiştir.
Muzaffer efendinin bu yüce davranışı, yâni bir Türk subayının hareketi olan o kanlı zarf, Askeri Müze'ye gönderilerek, Türk çocuklarına ve gelecek nesillere cevher değerinde bir miras olmuştur. 6. Ordu Komutanı Halil (11 Temmuz 1916)

Bir Çanakkale Şehidinin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Dilekçesi Sirtinda

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah-ı İlâhî

Abdullah-ı İlâhi rahmetullahi aleyh, Şah-ı Nakşibend Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin yolunu Buhârâ'da Ubeydullah-i Ahrâr'dan alarak Anadolu'ya ilk olarak getirip yayan evliyânın büyüklerindendir. Kütahya'nın Simav kasabası civârında bir köyde doğdu. 1491 (H.897) yılında Rumeli'nde Vardar Yenicesi'nde vefat ederek oraya defnedildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kelâm Ilmi Hakkında Konuşmanın Tehlikesi

Vehbi Tülek

Hasen bin Mensûr Fergâni hazretleri Hanefi mezhebi âlimlerindendir. "Kâdı Hân" ismi ile meşhûr oldu. Horasan'da Fergana'da doğdu. 592 (m. 1196)'da vefât etti. "Fetâvâ-i Kâdı Hân" ve "Hâniyye" isminde bir fetvâ kitabı meşhûrdur. Kâdı Hân, "Fetâvâ"sının "Hazar ve İbâha" kısmında diyor ki:

Kim Kanâat Ederse Geçimi Iyi Olur

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Sohbetiyle Bereketlen!

Vehbi Tülek

Tokatlı Maksûd Dede Halveti yolu büyüklerindendir. Tokat'ta doğdu. 1562 (H.970) târihinde şimdi Yunanistan'da bulunan Serez'de vefât etti. Sünbül Sinân hazretlerinin sohbetlerinde kemâle gelip, olgunlaştı. Ümmi idi, lâkin gönlü mânevi ilimlerle dolmuştu. Hocası onu Rumeli'ye Serez'e gönderdi. Bir talebesine şöyle nasihat etti:

O Benim Bir Ihsanımdır

Vehbi Tülek

Dostlar, Dünya Ve Ahiret Sermayesidir

Vehbi Tülek

Gönül Şehri Daima Mâmur Olmak Ister

Vehbi Tülek

Baba Resûl

Vehbi Tülek

bir Zaman Bize Muhabbeti Vardı

Vehbi Tülek

Evliyânın Kızmasında Da Merhamet Vardır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Sünnet Akçesi

Sakin Kalyona Binme

O Kullarına Çok Merhametlidir

Değişen Sizin Kalbiniz

Helvaci Çocuk

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek