Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.466.607

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Herkesin Fetvâsıyla Amel Etmemelidir!

İmâm-ı Birgivî hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1521 (H.929) senesinde Balıkesir'de doğdu. İstanbul'da bulunan meşhûr Semâniyye Medresesi müderrislerinden ders aldı. Parlak bir başarı ile icâzet imtihânını vererek, bir müddet İstanbul medreselerinde müderrislik yaptı. Bu vazîfesi sırasında Bayrâmiyye tarîkatının şeyhlerinden olan Abdürrahmân Karamânî'ye talebe olup, onun sohbetlerinde bulunarak tasavvufta yetişti. İzmir'in Birgi kasabasına yerleşerek talebe yetiştirdi. 1573 (H.981)de orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

Astaze

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Bir Kurban Bayramı arefesinde, Şâir Fitnat Hanım kurbanlık almak için Bayezid Meydanında dolaşıyormuş. Şâir Haşmet de oradaymış. Abdest-namazla pek alâkası olmayan bu şâir, fırsat buldukça Fitnat Hanım'a takılır, onun iğneli sözlerine muhatap olurmuş. Fitnat Hanım'a orada ne aradığını sormuş, o da kurbanlık koç alacağını söylemiş. Şâir Haşmet: "Bu bayram kulunuzu kurban etseniz olmaz mı?" diye yine takılmış. Fitnat Hanım da sözünü esirgemeden cevap vermiş: "Olmaz, bu bayram boynuzsuz bir koç kurban edeceğim

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

İngiliz Düşmani Şeyhülislam

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Gazi Osman Paşa Ve Romanya Prensi

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adı hakîm Olan Mecûsî

Ebu Müslim Buhâri hazretleri, Horasan Hükümdarının kumandanı idi. Onunla birlikte Merv şehrine geldiler. Oranın halkına şöyle bir soru sordu:
- Şehrinizde hiç "hakim" var mıdır ki, ehl-i hikmet ola? Halk da;
- Vardır, fakat Mecûsi'dir, dediler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dâvûd Paşa'yı Idamdan Kurtaran Fetva!

Vehbi Tülek

Molla Vildân hazretleri Osmanlı kadıaskeri olup, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 893 (m. 1488) senesinde vefât etti. Molla Vildân'ın, Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında Dâvûd Paşa ile ilgili bir fetvâsı meşhûrdur. Fetvâya sebep olan hâdise ve neticesi, "Şakâyık-ı Nu'mâniyye"de şöyle anlatılır:

Saadete Kavuşmak Isteyen Kimse

Vehbi Tülek

İnsanın, Günâhlarını Unutması Gurûrdandır

Vehbi Tülek

İbn-i Îsâ hazretleri Osmanlı evliyasındandır. 902'de (m. 1496) Akhisar'da doğdu. İbrahim Tennûri'nin oğlu Şeyh Kasım Efendi'nin talebesi olan babası Mecdüddin Îsâ'dan hilâfet alarak Akhisar'daki tekkede onun makamına geçerek talebe yetiştirdi. 967 (m.1559)'da Akhisar'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ey Oğul! Kimseyi Hakir Görme

Vehbi Tülek

Ebü'l-cevza Rabaî

Vehbi Tülek

İbn-i Ayderûsî

Vehbi Tülek

Doğru Ile Yanlışı Ayıran Biricik Ölçü, İslâmiyettir

Vehbi Tülek

Ali Venâi

Vehbi Tülek

Harputlu Hacı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Allah Diyen Genç

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Bize Teveccüh Edin

Sarayda İftar

Abayi Yakmak

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek