Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.341.666

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kullara Verilen En Kıymetli Şey

Atâ bin Ebî Rebâh hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Yemen'in Cened bölgesinde 647 (H.27) senesinde doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefat etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamanında Mekke-i mükerremenin müftüsü ve en büyük hadîs-i şerif âlimiydi. İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Usâme bin Zeyd, Câbir bin Abdullah, Zeyd bin Erkam, Akîl bin Ebî Tâlip, Ömer bin Ebî Tâlip (radıyallahü anhüm) gibi büyüklerden hadîs-i şerîf dinledi. Kendisinden de birçok âlim hadîs-i şerîf rivayet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Kânûni Sultan Süleymân Hân 1566 (H.974) senesinde vefât edince, cenâze namazını Ebüssü'ûd Efendi kıldırdı. Kılınan cenâze namazından sonra Kânûni'nin hayatta iken yaptırdığı Süleymâniye Câmii bahçesindeki türbesine gelindi. Cenâze kabre konuldu. Bu sırada bir çekmece getirilip kabre konulmak istendi. Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendi müdâhale etti. Çekmecenin niçin konulduğunu, dinimizde kıymetli bir şeyin cenâzeyle gömülmesinin mümkün olmadığını söyledi. Sultan Süleymân Hanın, vefâtın dan bir gün önce vasiyet edip bu çekmecenin kendisi ile gömülmesini istediğini bildirdiler. Ebüssü'ûd Efendi, mutlaka içindekilerin görülmesi gerektiğini, kıymetli bir şey varsa gömülemeyeceğini söyledi. Çekmece Ebüssü'ûd Efendiye verilirken, elden kayıp düştü ve içindekiler döküldü. Kâğıtların her birinde bir fetvâ ve altında şeyhülislâmın imzâsı vardı. Ebüssü'ûd Efendi, yazıların altında kendi imzâsını görünce; "Ey Süleymân! Sen kendini kurtardın ama, biz ne yapacağız?" diyerek ağlamaya başladı. Kânûni Sultan Süleymân Han, yapacağı her işi şeyhülislâma sormuş ve aldığı fetvâya göre hareket etmişti. Delil olarak da, aldığı fetvâların yanında gömülmesini vasiyet etmişti.

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi muhâsara edildi. Muhâsaranın başlamasından üç ay geçmesine rağmen bir netice alınamadı. Zaman zaman asker arasında, Sultan Süleymân'ın Kânunnâmesinde; "Yeniçerilerin üç aydan fazla muhâsara üzerinde kalmayacağının" yazılı olduğu konuşulmaya başlandı. Bu sırada bir ikindi vakti sefer kumandanının çadırına bir derviş geldi. Komutan ona çok hürmet etti. Sohbetin sonunda derviş; "Bu gece mânâ âleminde Mevlânâ Celâleddin Rûmi hazretlerinin bütün halifeleri talebeleri ile gelip kalenin hizâsında murâkabe hâli üzere oturduklarını gördüm. İnşâallahü teâlâ yarın ikindi vakti kalenin alınma ihtimâli vardır." dedi ve askerin kaleye gireceği yeri gösterip, oradan ayrıldı. Komutan bu haber üzerine rahatladı. Bu hâdiseyi gören Sâkıb Dede'de bambaşka haller oldu.

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Vehbi Tülek

Böylesini Hiçbir İngiliz Yapamaz

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Büyüklük, Allahü Teâlâya Mahsustur

Tâcüddin-i İskenderi hazretleri Mâliki mezhebi âlimlerinin ve Şâzili tarikatının büyüklerindendir. 1309 (H. 709) senesinde Mısır'da vefât etti. Yâkût-i Arşi'den ilim öğrenip feyiz ve bereketlerinden istifâde etti. Tasavvufta Ebü'l-Abbâs Mürsi hazretlerinin sohbetlerinde kemâle erdi. Tefsir, hadis, fıkıh, nahiv, usûl ve benzeri ilimlerde söz sâhibi olan âlimlerden oldu. En meşhûr talebesi Ebü'l-Hasan-ı Sübki'dir. Hikem-i Atâiyye, Letâif-ül-Minen kitapları ile İbn-i Teymiyye'ye yazdığı reddiye çok meşhûrdur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

doğduğumdan Beri Yolcuyum!

Vehbi Tülek

Büyük veli Ahmed bin Ebü'l-Havâri hazretleri başından geçen ibret verici bir hâdiseyi şöyle nakletmiştir: Bir gün çöle gitmiştim. Araplar develerini koşturuyorlardı. Onlar bu işle meşgûl olurken köylü bir Arap köşeye çekilmiş Allahü teâlâyı zikrediyor ve kendi hâlinde oturuyordu. Dikkatimi çekti yanına gittim. Selâm verdim selâmımı aldı. Biraz konuştuktan sonra bana; "Allahü teâlâyı zikretmek en lezzetli şey ve şifâ verici bir iştir. Şaşıyorum, insanlar nasıl boyun büküp, yalvarmazlar! Halbuki ölüm onların peşinde, onları tâkib ediyor. İnsanlar ise tehlike ve musibetler içinde. Buna rağmen boş şeylerle meşguller" dedi.
"İnsanlar hangi musibetler ve hangi tehlikeler içinde?" diye sordum:

Muhyiddîn Acemî

Vehbi Tülek

Yetmiş Iki Sıddîk Sevabı Alan Genç

Vehbi Tülek

Zeynüddin Sübki hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 659 (m. 1261)'de Mısır'da Sübk-il-abid denilen yerde doğdu. 735 (m. 1334)'de Mısır'da Mahılle denilen yerde vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerde, Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

tövbe, Cennete Götürür!..

Vehbi Tülek

Rehber, Talebesinin Her Derdine Derman Olur

Vehbi Tülek

Rızkı, Ummadığı Yerden Gelenler

Vehbi Tülek

“yeter Ki Mübarek Yüzünüzü Göreyim!”

Vehbi Tülek

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Her Iyi Söz Bir Sadakadır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Derdi Olan Neylesin?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah'ın Emaneti

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

İsmail Hakki Efendi

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek