Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.630.008

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hanımına Bedduâ Ettiğine Pişman Olan Zat!

Ebû Muhammed el-Ayderûs hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1408 (H.811) senesinde Yemen’de Terim şehrine doğdu. Terim şehrinde 1460 (H.865) yılında vefât etti. Babası ve dedesinden ilim ve tasavvuf yolunu öğrendi. Onların vefatlarından sonra Şeyh Ömer onu yetiştirdi ve onu kızı ile evlendirdi. Onun vefatında sonra dergâhına şeyh oldu. Çok kerametleri görüldü: Fakîh Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Bir gün cihân pâdişâhı Sultan Mehmed bin Sultan İbrâhim Hanın çuhadarlarından Kara Mehmed isminde birinin dizlerine sızı inip, kötürüm oldu. Pâdişâh, hekim başısı Sâlim Efendiye;

"Şu çuhadarımız iyi olmalıdır." diye tenbih etti. Sâlim Efendi bu ferman üzerine çuhadar efendi ye çeşitli ilaçlar tatbik etti ise de fayda vermedi. Saray hekimleri ve şehirdeki diğer tabibler ona faydalı ilaç bulamadılar. Pâdişâh bir gün çuhadarının yattığı odayı teşrif ettiler, hâlini sordular ve;

Vehbi Tülek

Bin Yil Yaşasak Yine Cihan Bu

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Ii. Adülhamid’in Verdiği Senet

Vehbi Tülek

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

6 - Turgut Reis'in Esaret Yillari

Vehbi Tülek

Bir Salkim Üzüm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

al­lahım, A­mir Bin ­tu­feyli He­lak Ey­le!

Meş­hur ha­dis ve fı­kıh âli­mi İmâm-ı Bey­he­ki, si­yer âli­mi ve mu­had­dis İbn-i İs­hak'tan şöy­le nak­le­der: Amir Oğul­la­rı­nın he­ye­ti Re­su­lul­lah (sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem) Efen­di­mi­ze gel­di­ği za­man, iç­le­rin­de Amir bin Tu­feyl ile Er­bed bin Kays, Hâ­lid bin Ca­fer ve Hay­yan bin Mâ­lik de var­dı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Emevi Halifelerinden Süleyman Bin Abdülmelik

Vehbi Tülek

Emevi halifelerinden Süleyman bin Abdülmelik'in Eyyûb adındaki oğlu vefât etmişti. Cenâzenin bulunduğu yere kendisi, yanında Ömer bin Abdülaziz, Said bin Ukbe, Recâ bin Hayve olduğu halde girdi. Gözleri iyice dolmuştu:
"İnsana, böyle bir musibet gelince, hislenmemesi, içinin galeyâna gelip, kabarmaması mümkün değil. Böyle bir durum karşısında, insanların bir kısmı, Allahü teâlâya karşı tam bir teslimiyet gösterip, mükafatını ondan bekleme olgunluğunu gösterir. Bir kısmı sabır ve tahammül etme gücüne sâhib olur. Bunların ikisi de, sağlam ve metin kimselerdir. Bir kısmı da vardır ki, sabır ve tahammül gösteremezler. Bunlar zayıf kimselerdir. Fakat, şu anda ben, kalbimde bir hislenme, acı bir coşma görüyorum. Eğer içime bir serinlik vermezsem, ciğerimin, üzüntü ve kederden parça parça olacağından korkuyorum" dedi.

Böyle Yapan, Göz Ağrısı Çekmez!

Vehbi Tülek

Cennetten Ümitli Ol Cehennemden Kork

Vehbi Tülek

Seyyid Mehmed Nûri Efendi İstanbulda yetişen evliyânın büyüklerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni'nin onbeşinci bâtından torunudur. 1216 (m. 1801)'de İstanbul'da doğdu. 1282 (m. 1866)'de aynı yerde vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

İstişâre Eden Pişman Olmaz

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerîmden Gâfil Olma

Vehbi Tülek

Kıyâmet Günü Vardır Ve O Gün Gökler Yarılır!

Vehbi Tülek

Temiz Kalpten Çıkan Nasihatler Tesir Eder

Vehbi Tülek

İbni Sîrîn

Vehbi Tülek

Mezârlarından Yüzü Kara Olarak Kalkarlar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Sarayda İftar

Hizir Ve Gelin

Helvaci Çocuk

Adalet Ve Tevazu

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek