Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.321.075

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sırat Hem Dünyada Hem De Ahirette Vardır

İsmail Rusûhî Efendi Osmanlı evliyasındandır. Ankara'da doğdu. İlk tahsilini orada yaptı. Bayrâmiyye yoluna girip feyz aldı. Konya’ya giderek Mevlevî şeyhi olan Çelebi Bostan Efendi’nin talebesi oldu. Sonra İstanbul’da Galata'daki Mevlevî dergâhına şeyh tayin edildi. 1630 (H.1040) senesinde İstanbul'da vefat etti. Vefatına yakın şöyle dedi: "Yazdığımız eserlerle yaptığımız hizmetler, bu yolda kalpleri zayıf olanların itikatlarını kuvvetlendirmiş ve muhaliflere karşı bir müdafaa olmuştur. İşimiz tamamlandı." Bu sözleri ile vefatlarının yakın oluşunu işaret etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

I. Balkan Harbi sırasında Osmanlı ordusu, İttihatçıların orduya siyaseti sokmaları ve subayları fırkalara ayırmaları neticesinde yenilerek devamlı geri çekiliyordu. Nihayet Edirne düşman eline geçince Osmanlı birlikleri Çatalca önlerinde savunmaya geçtiler. Yunanlılar deniz yoluna, Bulgarlar demir yoluna hakim olmuşlar, Osmanlı birliklerinin anavatanla ilişkisi kesilmişti. Oldukça zor durumda kalınmıştı.

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han, Portekiz donanmasının taarruzlarına karşı imdat isteyen Hind müslümanlarına bir donanma göndererek yardımda bulundu. Bu donanma Portekizlileri bu denizlerden kovaladıktan sonra Mısır'a dönerken, bu donanmada bir filoya kumanda eden Hayreddin Mehmed Reis, bu donanmanın kumandanı Süleyman Paşa tarafından iki gemiyle doğu denizlerini keşfe gönderildi. Osmanlı denizcileri ilk olarak Siyam (Tayland)'a geldiler ve kral tarafından çok iyi karşılandılar. Kral onların Siyam'da istekdileri kadar kalabileklerini ve misafirleri olduğunu söyledi. Tam 15 yıl burada kaldılar ve onlara yılda 12.000 altın ücret verildi. Bu zaman zarfında başkent Ayuthia'da (bugünkü başkent Bangkok'a yakın) 7 cami açtı lar. Yalnız başkentte 30.000 aile, onların örnek ahlakı sebebiyle müslüman olmakla şereflendi. Bugün Tayland'daki 2,5 milyon müslümanın menşei bunlardır.

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Bizim Silah Fabrikamiz Yok

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sağlam Din âlimleriyle Birlikte Bulun!

İbn-i Vefâ hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi Ali, babasınınki Muhammed'dir. 1358 (H.759) senesinde Kâhire'de doğdu. 1404 (H.807) de Ravda'da vefât etti. Babası vefât etmeden önce, oğlu İbn-i Vefâ'yı Şemseddin Muhammed Zeylei'ye bıraktı. Bu zât, İbn-i Vefâ'yı terbiye etti. Fıkıh ilmi öğrenmelerini sağladı. İbn-i Vefâ on yedi yaşına geldiğinde, babasının yerine irşâd makâmına oturdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Küfre Düşmekten Çok Korkmalı, Az Konuşmalı

Vehbi Tülek

Molla Abdürraûf hazretleri Osmanlı âlimlerinin meşhûrlarından olup, büyük âlim Molla Arâb hazretlerinin oğludur. 932 (m. 1525)'de Bursa'da doğdu. 1009 (m. 1600)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Âyet Aynı Ancak Okuyan, Aynı Kişi Değil!

Vehbi Tülek

Hatmi, Bir Kişinin Okuması Lazımdır

Vehbi Tülek

Nûreddin Ali el-Uri hazretleri kıraat âlimidir. İbnü'l-Kâsıh adıyla meşhur oldu. 716'da (m. 1316) Bağ­dat'ta doğdu. Zamanın meşhur kıraat âlimlerinin dersle­rine devam ederek aşereyi tahsil etti ve icazet aldı. Çok talebe yetiştirdi. 801'de (m. 1399) vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:

Mazlumun Duâsından Sakınınız

Vehbi Tülek

Mustafa Kuddûsî Efendi

Vehbi Tülek

Toprak, Peygamberlerin Cesedlerini Çürütmez!

Vehbi Tülek

Yolda Melekler Sizin Etrafınızı Sarmışlardı

Vehbi Tülek

Bahrü’l-ulûm Lüknevî

Vehbi Tülek

Allah Adamlarının Anıldığı Yere Rahmet-i Ilâhî Yağar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Bize Teveccüh Edin

Pişman Oldular!

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek