Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.638.808

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendisine Eziyet Edenleri Bile Affeden Zat!

Seyyid Abdullah Haddâdî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Evlâd-ı Resûl olup, seyyiddir. 1634 (H. 1044) senesinde Yemen'in Terîm şehrinde doğdu. 1720 (H. 1132) senesinde Terîm'de vefât etti. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. Zamânının büyük âlimlerinin derslerini dinledi. Onlardan icazet alarak talebe yetiştirdi. Tasavvufta da yüksek derecelere kavuştu ve çok kerametleri görüldü. Talebesi Selî onun hakkında şöyle bildirdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhları zaman zaman ulemâdan ileri gelenleri saraya davet ederler, ilmi mütâlaalarını dinliyerek istifâde ederlerdi. Huzurda âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tefsir leri anlatıldığı gibi müsbet ilimler, edebi konular konuşulur, ilmi müzâkereler yapılırdı. Sâdece Osmanlılarda görülen ve hangi târihte ihdâs edildiği kesinlikle belli olmayan huzûr derslerinin Osmân Gâzi ile başladığı iddia edilmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa 1759 yılında bir kânunla huzur dersleri denilen ve Ramazanın birinden onuncu gününe kadar devam eden bir ders ihdâs etmişti. Ramazandaki huzur derslerinin mevzuu dini konular olurdu. Kâdı Beydâvi Tefsiri'nin okunması genelde âdet hâline gelmişti. Huzur hocalarını şeyhülislâm seçerdi.Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında huzur dersleri Ramazanda ikindi namazından sonra haftada iki gün esasına göre Yıldız'daki Çit Kasrında yapılır ve Sultan Abdülhamid Han yüksekçe bir mindere otururdu. Karşıda ders veren ile dinleyiciler bulunurdu. Dâvet üzerine devlet ricali de derste hazır olurdu. Pâdişâh dersi anlatan ile buna sual soranların münâzaralarını dinlerdi. Her derste ders anlatan ve ona sual soranlar değişik olurdu.Huzur dersleri Osmanlı Devleti ve Hilâfetin ilgâsına kadar (3 Mart 1924) devam etti. Son huzur dersi Halife Abdülmecid Efendi zamânında ve 1923 (H. 1341) Ramazanı'nda yapılmıştır.

Ii. Abdülhamid Han'in İmzasi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Bu Devletin Dediği Yapilir

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“kolumu Kesiver Kumandanım!..”

Çanakkale muharebelerinde kumandanlık etmiş, yaralanmış emekli bir subay hatırarında şöyle anlatıyor: Çanakkale Harbi'nin devam ettiği günlerden birindeyiz... O gün akşama kadar devam eden savaş, üstünlüklerine rağmen yine zaferimiz ile neticelenmek üzereydi. Gözetleme yerinde muharebenin son safhasını heyecanla takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah Allah..." nidaları ufku titretiyor, top seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyor gibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Tevekkülü Emretti

Vehbi Tülek

Müeyyedzâde Abdürrahman Efendi Fatih Sultan Mehmed, İkinci Bâyezid ve Yavuz Sultan Selim zamanında yaşamış, tefsir, kelam ve fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. Aslen Amasyalıdır. 860 (m. 1456)'da doğdu. 922 (m. 1516)'da vefat etti. "Kelam ilmine dair risale" isimli eserinde buyuruyor ki:

Yaratılanların En Üstünü Peygamberimizdir

Vehbi Tülek

En Kötü Hastalık, Düşük Ahlaktır

Vehbi Tülek

Necîbüddîn Mütevekkil hazretleri Hindistan ulemâ ve evliyâsının büyüklerindendir. Ferîdüddîn-i Şeker-Genc hazretlerinin kardeşi ve halîfesi idi. On üçüncü asrın son yarısında Delhî'de vefât etti. Bir bayram günü, dervişler onun evinde toplandılar. O gün evinde hiçbir şeyi yoktu. Dama çıkıp, ibâdetle meşgûl oldu. Kalbi ile de; "Böyle bayram günü geçiyor, çocuklarımın yemeği yok. Misâfirler geliyor, bir ikrâm görmeden geri dönüyor" dedi.

Kâinâta Ibret Nazarıyla Bakmak

Vehbi Tülek

Abdülcelîl Çelebi

Vehbi Tülek

merhaba Ey Derviş Oğlu Derviş!

Vehbi Tülek

Nûreddîn Mahmûd Bâkânî

Vehbi Tülek

Dertlilerin Sığınağı Bennân El Hammâl

Vehbi Tülek

Ömer Nesefî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) bir gün evinde bir yastığa dayanmış oturuyordu. İçeriye Selman-i Farisi girdi. Hazret-i Ömer (radıyallahü anhümâ) , oturması için yastığığ ona uzattı. Selman-i Farisi (radıyallahü anh):
-Resulullah Efendimiz (sallallahü ne kadar dogru söylüyor, dedi. Hazret-i Ömer:
-Ya Eba Abdurrahman ! Nedir o?
-Bir gün Resulallah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin huzuruna çıktım. O dayanmakta oldugu yastığı bana uzattı ve " Selman, evine gelen Müslüman kardeşinin altına ikram olarak bir minder uzatan müslümanı Allahü Teala mutlaka affeder" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

İmanı Ona Kafidir

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Minareden Okunan Şiir

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek