Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.307.022

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Keder, âhiret Ise Mükâfat Yeridir

Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs'te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer'i, hazret-i Osman'ı ve Abdullah bin Mes'ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer'den ve Selmân-ı Fârisî'den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Selim Ve Mevlana Celaleddin-i Rûmî

Kânûni Sultan Süleymân Hanın oğlu Şehzâde Bâyezid saltanat iddiâsı ile ayaklanmıştı. Kânûni, diğer oğlu Selim'i, onun üzerine gönderdi. Şehzâde Selim kuvvet leri ile Konya'ya geldi. O öncelikle Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin kabrini ziyâret etmek istedi. Yanında bulunanlarla birlikte türbeye girdi. Her zamanki yürüyüşü ile serbest bir şekilde kabre doğru ilerlerken, türbedâr Mahmûd Dede önünü kesti ve; "Mânâ âleminin sultanları olan böyle mübârek zâtların huzûrunda mütevâzi ve boynu bükük olmalıdır." diyerek ziyâret usûlünü hatırlattı. Bunun üzerine şehzâde ve yanındaki askeri erkân hatâlarını anladılar. Orada bulunan mihrabda Allah rızâsı için namaz kıldılar.

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

18. asır sonlarından itibaren Osmanlı sultanları, gerek cuma selâmlığında gerekse diğer hususi zamanlarda halkın arasına çıktıklarında, halktan herhangi bir dileği olanlar, yazdırdıkları arzuhalleri havaya doğru kaldırır ve yüksek sesle, "Pâdişâhım çok yaşa!" derlerdi. Bunun üzerine hükümdârın yakınlarından biri o arzuhâli alır, saraya varıldığında alâkalı mercie vererek icâbının yapılmasını temin ederdi.Sultan II. Mahmud merhum bir bayram günü vükelâ ve maiyyetiyle birlikte Divanyolu'nda at sırtında ilerliyordu. Kalabalığın arasından bir adamın bütün enerjisini sesine toplayarak bağırdığı duyuldu:" Pâdişâhım çok yaşa!.. Pâdişâhım çok yaşa!..

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Babiali Baskini

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Saîd El-hudrî (radıyallahü Anh)

Ebû Said el-Hudri hazretleri, Eshâb-ı kirâmın fakihlerindendir. Babası, Medine'de İslâm'ın tebliği başladığında Müslüman olmuş, bu vesileyle Ebû Said de Müslüman bir aileden dünyaya gelmiştir...
Ebû Said el-Hudri bin yüz yetmiş hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan kırk üç tanesi Buhâri ve Müslim'de yirmi altısı yalnız Buhâri'de, elli ikisi yalnız Müslim'de, diğerleri öteki hadis kitaplarında bulunmaktadır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âlimin Konuşması Karanlıkları Yok Eder

Vehbi Tülek

Muhammed Bercülâni hazretleri Hanbeli mezhebi âlimlerindendir. 238 (m. 852)'de Bağdâd'da vefât etti. Onun en meşhûr eseri "Kitâb-üz-Zühd ve'r-Rekâik"dir. Bu kitabında "Âlimlerin Üstünlüğü" bahsinde buyuruyor ki:

“ölmek Için Temiz Bir Yer Arıyorum!”

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Çelebi hazeretleri, Osmanlı şeyhulislâmlarının onikincisidir. Ispartalı (Hâmidli) Mehmed Efendi'nin oğludur. Bu sebeple "Abdülkâdir-i Hâmidi" diye de bilinir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Isparta'da doğdu. 955 (m. 1548) senesinde, Bursa'da 70 yaşını geçmiş olarak vefât etti. Kendi yaptırdığı mescid ve medresenin bahçesinde Mûsâ Baba kabrinin yanına defnedildi. Vefatından kısa bir zaman önce bir dersinde buyurdu ki:

Şehkubâd Şirvânî

Vehbi Tülek

Ebedî Saadetine Vesile Olana Çok Hizmet Et

Vehbi Tülek

Molla Ali Efendi

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için, Helâl Yiyiniz

Vehbi Tülek

Şeytan, Aranızdaki Boşluklarda Dolaşır

Vehbi Tülek

Ahmed Müstegânimî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Ahde Vefa

Hakikati Görmek

Adalet Ve Tevazu

Bunlar Şarapti

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek