Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.175.574

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gariplerin Yol Arkadaşı Olmaktan Çekinme

Celvetî Abdülkerim Efendi Osmanlı dönemi şeyhlerinden fazilet ve irfan sahibi bir zat olup İstanbulludur. Pederi; Aziz Mahmud Hüdai'nin halifelerinden Karahisar-ı Şarkîli Şeyh Veliyyiddin Efendidir. Abdülkerim Efendi resmî ilimleri pederi ile zamanının büyük âlimlerinden tahsil ettikten sonra Lâleli yakınındaki Ahmedağa Camii vaizliğinde bulunarak halkın irşadı ve eser yazmakla vakit geçirdi. 1100 (m. 1688) senesinde vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdir. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Durumu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Ramazan Ayını GörmekEskiden Ramazanın birinci gününün tahakkukuna çok ehemmiyet verilirdi. Bunun için de ayı gözle seçilmeyecek derecede bir hilal halinde iken mutlaka görmek şarttır. Her ne kadar takvimlerde yazılı ise de astronomik hesaplarla tâyini cihetini atalarımız hatalı bulmuşlardır.Bu Ramazan ayının rü'yet meselesiyle Istanbul Kadılığı meşgul olurdu. Ramazan olmayı melhuz olan akşam Istanbul Kadısı ile maiyetindeki memurlar Şeyhülislâm dairesinde toplanırlardı. O akşam için Kadı'nın, dairesinde dâvetli ricale ve büyük rütbeli ilmiye memurlarına mükemmel bir ziyafet çekmesi mutaddır.(gelenektir)

41 - Çekirge Suyu

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Şahidlerle İsbati Da Kafidir

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdülkahir Bağdadi

Abdülkahir Bağdadi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 350'de (m. 961) Bağdat'ta doğdu. Bağdat'ta tahsiline başladı. Daha sonra İran'da İsferâin'e gitti ve Ebû İshak el-İsferâini'nin derslerine devam etti. 429 (m. 1037) yılında orada vefat etti. Vefatına yakın günlerde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nigâr Hanım

Vehbi Tülek

Nigâr Hanım'ın annesi Emina Rifati Hanım, Keçecizade Fuat Paşa'nın mühürdarı İzmirli Nuri Bey'in kızıdır. Şaire Nigar Hanım'ın tanımıyla "bir ehl-i seyfü kalem" olan Adolf Farkaş, Müslüman olduktan sonra Osman Nihali ismini alır. Osman Paşa, kimilerine göre sekiz dil bilen, müzisyen ve ressamdır. Nigâr Hanım'la babası arasında çok güçlü bir sevgi bağı vardı ve Nigâr Hanım'ın kültürünü, dünyasını da belirleyen babası olmuştur.
Osman Paşa'nın en yakın arkadaşlarından, Nigâr Hanım üzerinde de etkisi olmuş kişilerden birisi Recaizade Mahmut Ekrem'dir.

Muhammed Bin Sûka

Vehbi Tülek

Ebû Ömer Dûrî

Vehbi Tülek

Ebû Ömer Dûri hazretleri kıraat âlimi olup, kıraat-i seb'a imamlarından Ebû Amr ile Kisâi'nin iki râvisinden biridir. 150 (m. 767)'de Bağdat'ta doğ­du. Daha sonra Sâmerrâ'ya göç etti ve orada 248 (m. 862)'de vefat etti. Buyurdu ki:

Teyemmüme Başlarken Niyet Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

Yemenli Mutasavvıf Hettâr Cenedî

Vehbi Tülek

İftihârüddin Tâhir Buharî

Vehbi Tülek

Yâ Resûlallah! Ecelimin Yaklaştığını Zannediyorum

Vehbi Tülek

Dünyâ Son Durak Ve Geçici Bir Yerdir

Vehbi Tülek

Maksadı Ahiret Olan Perişan Olmaz!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Değişen Sizin Kalbiniz

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allah’a Firar Et

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek