Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.258.262

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Sözü Söylemekten Hiç Çekinmeyen Zat

Şerîf el-Gamârî hazretleri büyük velîlerdendir. 1450 (H.854) senesinde Afrika'nın Gamâre bölgesinde doğdu. İlim tahsîli için Fas'a gitti. Ebû Zeyd Abdurrahmân el-Hamîdî'den din ilimlerini ve bilhassa Mâlikî mezhebi fıkhını öğrendi. Şâzilî şeyhi Ebü'l-Abbas Debbûsî'ye intisab ederek Şâzilî icazeti aldı. İkinci Bâyezîd Han devrinde Anadolu'ya geldi. Altı sene Bursa'da kaldı. Daima hakkı söyler, insanların kınamasından hiç çekinmezdi. "Yanıma gelen Sultan Bâyezîd Han da olsa İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım" derdi. Bursa'dan Şam’a gitti. 1511 (H.917) senesinde orada vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Süleymân Rüşdi Efendi, önce Karamullu köyünün efesi idi. Halk kendisinden çok korkardı. Daha sonra, Nâzilli'de Mehmed Zühdi Efendi'yi görüp, ona talebe oldu. Mehmed Zühdi Efendi' nin yanında kemâle eren Süleymân Rüşdi Efendi, çok yüksek mertebelere kavuştu. Efelik zamânında kullandığı bıçağını, palasını ve tüfeğini, oturduğu odanın duvarına astı. Kendisine bağlı efeleri de ona talebe oldular. Önceleri Mirzâde diye meşhûr idi. Sonra Rüşdi mahlasını aldı.

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

Hazin Göç

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyada Kim Seviliyorsa Kıyamette Onunla Olacaktır

Zekeriyyâ bin Yahyâ Dabbî hazretleri Şâfiî fıkıh ve hadis âlimidir. 220 (m. 835)’de Basra’da doğdu. Ebû Dâvûd Sicistânî gibi âlimlerden hadis dinledi. Şâfiî âlimlerinden Müzenî ile Rebî bin Süleyman Murâdî’nin derslerine devam edip bir Şâfiî âlimi olarak yetişti. 307 (m. 920)’de Basra’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Helâl Kazanıp Helâl Yere Sarf Ediniz!

Vehbi Tülek

Bahâeddin et-Tavili hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1836 (H.1252) senesinde Irak'ta Tavila'da doğdu. Babası Osman et-Tavili hazretleri onun yetişmesi için husûsi gayret gösterdi. Nakşibendiyye yüksek yolu usûlüne göre yetişerek, bâzı ilimleri o çevrede bulunan Mahmud Deşi gibi âlimlerden öğrendi. Zâhiri ilimlerde derin bir âlim, tasavvuf yolunda yüksek bir veli oldu. Babası ona hilâfet verip talebe yetiştirmekle vazifelendirdi. 1881 (H.1298) senesinde Tavila'da vefât etti. Talebelerinden Abdürrahim Mevlevi, hocasının sohbetlerini "Mir'ât-ül-Kâmil" adıyla toplamıştır. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Ebü'l-mugîre

Vehbi Tülek

eshabım Hakkında Konuşan Bu Mudur?

Vehbi Tülek


Eshâb-ı kiramın büyüklerinden Ebû Mûsâ el-Eş'ari buyurdu ki: Ben Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" hazretlerinin huzûr-ı şeriflerinde idim. Medine-i münevvere bağlarından bir bağda idik. Bir şahıs geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Hazret-i Resûl-i ekrem bana buyurdu ki: (Var, kapıyı aç. Cennet ile onu müjdele!) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ebû Bekir'dir. Resûlullahın buyurduğu şey ile müjde verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...
Ondan sonra bir şahıs dahâ geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" buyurdu ki: (Var kapıyı aç ve Cennet ile ona müjde ver.) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ömer'dir. Ona, Resûlullah hazretlerinin buyurdukları şeyi haber verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...

Azerbaycan Velîlerinden Seyyid Yahyâ Şirvânî

Vehbi Tülek

Ey Hayır Ehli, Hayra Koş

Vehbi Tülek

Ahmed İbni Kemal Paşa

Vehbi Tülek

Şeytan, Aranızdaki Boşluklarda Dolaşır

Vehbi Tülek

Hasan-ı Basrî

Vehbi Tülek

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Namazini Ben Kildirayim

Namazini Ben Kildirayim

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi. Bir süre sonra, bir gece rüyâsında Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Tâhâ sûresini tefsir eyle!" diye buyurdukta; "Yüksek huzûrunuzda, Kur'ân-ı kerimi tefsir etmeye gücüm olmadığı gibi, gözlerim de görmüyor." demişti. Peygamberlerin tabibi olan Resûlullah efendimiz mübârek hırkasından bir parça pamuk çıkarıp, mübârek tükrüğü ile ıslattıktan sonra gözleri üzerine koydu. Molla Fenâri uyanıp, pamuğu gözlerinin üstünde buldu, kaldırınca, görmeye başladı. Allahü teâlâya hamd ve şükretti. Pamuk ipliklerini saklayıp, öldüğü zaman gözleri üzerine konmasını vasiyet etti. Tam bu günlerde, vezirin gözleri görmez oldu. Vezir bir süre sonra vefât etti ve cenâze namazını Molla Fenâri kıldırdı. Gözlerinin açılmasının bir şükrânesi olarak, 1429 (H.833) senesinde Şam yolu ile ikinci defâ hacca gitti. Bu esnâda Mısır'a ve Kudüs-i şerife de uğradı. Bir çok âlim ile sohbet edip onlardan istifâde etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Korkma!

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Gül Yaprağı

Namazini Ben Kildirayim

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek