Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.874.390

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kiliç Ali Paşa Hamami

Kılıç Ali Paşa, Tophane'de yaptırmakta olduğu cami inşaatını ara sıra kontrol ederdi. Bir gün yine inşaata gelmiş, işçilerin çalışmasını kontrol ediyordu. Bir ara gözü bir ameleye takıldı. Güzel yüzlü, saf bir Anadolu çocuğu olan bu amele, sırtına kocaman bir taş almış, iskelenin basamaklarından yukarıya kadar çıkıyor, oraya varınca taşı yere koyacağına tekrar iskeleden aşağı iniyordu. Burada taşı yere koyuyor, sonra tekrar sırtına alıp yukarı çıkıp, tekrar aşağı iniyordu. Bu durumu farkeden Kılıç Ali Paşa, bu genç amelenin yanına vardı ve niçin böyle yaptığın sordu. Kılıç Ali Paşa'yı tanımayan bu genç:

"Efendi Baba, ben burada ameleyim, ücretle çalışıyorum. Üstelik bu inşaat mübarek bir cami inşaatıdır. Ben ise bu gece elimde olmayarak kirlenmişim. Şu vaziyete gusletmem icabetmektedir. Halbuki buralarda bir hamam yok, mesai de başladı. Bırakıp uzak bir yerdeki hamama gitsem, iş geri kalacak ve alacağım ücret bana helal olmayacak. Böyle kirli bir vaziyette de bu taşın cami duvarına konmasına da gönlüm razı olmuyor. Bu yüzden çok müşkül durumdayım" dedi.

Bir amelenin bu samimiyet ve sadakati Kılıç Ali Paşa'yı duygulandır dı . Kendisini tanıttı ve amelenin eline bir miktar para vererek başka bir semttteki bir hamama gönderdi. Sonra caminin mimarı Koca Sinan'ın yanına giderek:

"Mimarım, muradım odur ki, acele olarak hamam inşa oluna. Bırak cami inşaatımız biraz geri dursun. Evvel hamamı inşa ile Ümmet-i Muhammed'in istifadelerine, Allah rızası için bilâ ücret hizmete âmâde kılaım. Sonra camiyi tamamlarız" dedi ve hemen hamam inşasına başlandı. Hamamın bitirilmesinden sonra da cami inşaatı tamamlandı.

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Mohaç'ta Macaristan ordusunu tamâmen imhâ edip, bölgeyi Osmanlı Devleti sınırları içine katan Kânûni Sultan Süleyman Han, savaştan sonra Budapeşte'ye gelip Macaristan'ın yeni statüsünü tespit etmişti. Buna göre Macaristan, Osmanlı Devletine bağlı bir krallık olarak bilinen ve Mohaç Muhârebesine katılmayan Transilvanya (Erdel) Voyvodası Zapolya'ya verilecekti. Nitekim Kânûni Sultan Süleymân Han, 16 Ekim 1526'da Macaristan tâcını Zapolya' ya veren târihi fermanını imzâladı ve Budapeşte'de Macaristan tahtına geçirdi. Ancak Zapolya Osmanlılar sâyesinde Macar Kralı seçilmesine rağmen kral olduktan sonra Osmanlı lara fazla yaklaşmaktan çekindi. 1527 baharında toplanan Regensburg İmparatorluk Meclisin de Osmanlılara karşı yardım dahi istemişti. Ancak bu sırada Alman İmparatoru Şarlken'in tahriki ve desteğiyle Avusturya Arşidükü Ferdinand büyük bir ordunun başında olarak harekete geçti. Tokaj'da Zapolya'nın kuvvetlerini yenerek 20 Ağustos 1527'de Budin'e girdi. Lehistan kralına sığınmak zorunda kalan Zopolya tekrar Osmanlılardan yardım istemeye mecbur kaldı. Zapolya yardım isteğinde bulunmasa dahi Osmanlıların bu duruma müsâade edebileceği düşünülemezdi. Ancak onun yardım talebi, Osmanlıların daha fazla işine yaramış ve durum Zapolya'nın müdâfaası şekline dönmüştür. 10 Mayıs 1529'da 200.000 kişilik bir ordu ile sefere çıkan Kânûni, 7 Eylül'de Budin'e girdi. Zopolya'yı Macar tahtına oturttu. Şehirde altı gün kadar kaldıktan sonra Ferdinand ile karşılaşmak niyetiyle Viyana'ya doğru yürüme kararı aldı. Avusturya-Macar sınırındaki Ovar kasabasını alan Osmanlı ordusu, Viyana önlerinde toplanmaya başladı. Bu arada Ferdinand ise kuvvet toplamak için Avusturya içlerine çekilmişti.

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Muaveneti Milliye

Vehbi Tülek

Millî Şehid KemÂl Bey

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Kirk Yillik KÂni

Vehbi Tülek

Çaldiran Savaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kendi Görüşüne Göre Tefsir Yapanlar

Şemseddin Muhammed Haskefi hazretleri Şafii mezhebi âlimlerindendir. 819 (m. 1416)'da Batman'a bağlı Hasankeyf'de doğdu. (Hasankeyf'e eskiden kısaca Haskef denirdi) Kudüs, Kâhire ve Haleb şehirlerinde birçok âlimden ilim tahsil etti. 859 (m. 1455)'de Kudüs'te vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Karasenirli Ali Hâfız

Vehbi Tülek

Bayburtlu Ali Hâfız, insanlara doğru yolu göstermek için önce Amasya'nın İlyas köyüne, sonra da Karasenir köyüne yerleşti. Burada otuz sene kadar imâmlık yaptı. Bu yüzden Amasya civârında "Karasenirli Ali Hâfız" olarak tanındı. Ömrünün sonlarına doğru Şamlar türbesinin yanındaki câmide imamlık yaptı...
Ali Hâfız, gözü yaşlı bir zat idi. İnsanlara olan aşırı merhametinden dolayı çok ağlardı. Âhirette kurtulmaları için hep duâ ederdi. Sohbetlerinde Ehl-i sünnet büyüklerinden nakiller yapardı. Kur'ân-ı kerimi çok güzel okurdu. Talebeleri ile baba-oğul gibi idi. "Evlâdım benim ile sizin aranızdaki fark, benim yaşlı, sizin genç olmanızdır" derdi.

Kötülük Edene De Iyilik Yapanlar

Vehbi Tülek

Büyük Velî Şakîk-i Belhî

Vehbi Tülek

Şakik-i Belhi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İbrâhim Edhem hazretlerinin talebesi, Hâtim-i Esâm hazretlerinin hocasıdır. Dünyâya gönül bağlamayıp, haramlardan ve şüphelilerden şiddetle kaçardı. Ticâretle uğraşırdı. 790 (H.174) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

İmanla Vefat Eden Herkes Şefaate Kavuşacaktır

Vehbi Tülek

Tevekkül Etmek Müminin Sıfatıdır

Vehbi Tülek

Günah Işleyerek Kendini Zelîl Etme!

Vehbi Tülek

Merkebin Yükü Nedir Bir Sor Bakalım

Vehbi Tülek

Ebû Osman Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Kalplerin Pasını Istiğfar Temizler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Adam Olmazsan

Sarayda İftar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek