Allah, Sizin Için Kolaylık Diler
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.587.409
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ömer bin Muhammed el-Ezdî hazretleri Mâlikî mezhebindeki fıkıh ve hadîs âlimlerindendir. 289 (m. 902) senesinde Bağdâd’da doğdu. 328 (m. 940)’da vefât etti. Şöyle nakletmiştir:
Sultan 1. Ahmed (1590-1617), kalbi hayatının derinliði olan oldukça müttaki bir Osmanlı Padiþahıdır. Bahti mahlasıyla Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) sevgisini ve baðlılıðını ifade eden çok içli þiirleri vardır:Nola tacım gibi baþımda götürsem daimKadem-i resmini ol bazret-i þab-i Resül'ün.Ýþte bu ince ruhlu Osmanlı sultanının vefat etmeden bir gün önce huzurunda bulunan mabeynci Mustafa, Ahmed Han'ın odada muhatabını göremediði kimselere karþı dört defa; "Ve aleyküm selam" dediðine þahit oldu. Mabeynci, bir mânâ veremediði bu garip davranıþ ların sebebini Sultanına sorduðunda, Sultan Ahmed Han þu cevabı verdi:"O anda Hazreti Ebu Bekir-i Sıddık, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali efendilerimiz geldiler ve bana; 'Sen, dünya ve ahiretin sultanlıðını kendine toplamıþsın. Yarın Resulullah (sav) Efendimiz'in yanında olacaksın', buyurdular."Gerçekten de bu Hak dostu, denildiði gibi ertesi gün vefat ederek sevdiklerine kavuþtu.
YAVUZ SULTAN SELİM,1515 yılında Dulkadiroğlu Alâüddevle'yi mağlup etmişti. Mısır Sultanı, Anadolu'daki bu fethi protesto için Yavuz'a bir elçi gönderdi. Elçi Yavuz'a:
"-Hutbelerde sultanımızın adı okunan memleketleri iade ediniz." dedi.
Takıyyüddin Muhammed el-Mısri hazretleri kıraat ve hadis âlimidir. 682'de (m. 1283) Kahire'de doğdu. Zamanın büyük âlimlerinden kıraat ilmi tahsil etti ve çok talebe yetiştirdi. 745'te (m. 1344) Kahire'de vefat etti. Buyurdu ki:
Nişancızâde Mehmed Efendi Osmanlı târihçisi ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1555 (H.962)'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şeyhülislâm Hoca Sa'deddin Efendiden icâzet aldı. Müderrislik ve çeşitli şehirlerde kâdılık yaptı. 1621'de Edirne kâdılığına tâyin oldu. Ancak vazifesine giderken yolda vefât etti. En meşhur eseri olan Mir'ât-ı Kâinât, Cild 1, Sayfa: 637'de şöyle yazmaktadır:
Karamâni Kemaleddin Efendi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Aslen Karaman'lıdır. 920 [m. 1514] vefât etti. Vikâye hâşiyesinde buyuruyor ki:
Asırlar önce ak sakallı, nurani simalı bir adam varmış. Zühd ve takvâ sahibi olan bu zat, kendi hâlinde sâkin bir hayat yaşarmış. Halkın sevip saydığı bu muhterem zâtın ilginç bir âdeti varmış. Kendisine ölüm haberi verildiğinde, hemen çoğunlukla:Yuh olsun, dermiş. Halk bunun sebebini bir türlü anlayamaz, bu muhterem kişinin bazı kimselerin ölümünden sonra, "Yuh olsun" demesinin sırrını bir türlü çözemezmiş. Ama hiç kimse, bununla ne demek istediğini sormaya cesaret edemezmiş. Mutlaka bir hikmeti olduğu nu düşünürler, böyle faziletli bir ihtiyarın mânâsız bir davranış yapmayacağına inanırlarmış.