Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.580

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Sultan İkinci Mahmûd Han devrinde Özbekistan'dan kalkıp hacca gitmek üzere yola çıkan bir grup Türkistanlı, Halifeyi görmek ve izin almak için İstanbul'a gelmişlerdi. Çünkü eskiden beri hacca gidecek olanlar, sultandan izin almak maksadıyla İstanbul'a gelirler, Cumâ selâmlığında Halifeyi görürler duâsını alırlardı. Bu bir nevi izin almak idi. Türkistan'dan gelen Özbekler de ilk Cumâ selâmlığında Halifeyi görmek üzere Sultan tepesinde çadırlarını kurup yerleşmişlerdi. Sultan İkinci Mahmûd Han maiyyetiyle oradan geçerken, çadırlarının şeklinden onların yabancı olduğunu anlayarak kim olduklarını merâk etti ve bir adamını göndererek durumu öğrendi. Sonra da atını sürerek yanlarına gitti. Durumlarını anladıktan sonra; "Halife emretse burada kalır mısınız?" deyince, hepsi birden; "Hay hay emr ü fermân Pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir." dediler. Bunun üzerine Sultan İkinci Mahmûd Han; "Öyle ise ben halifeyim, emr ediyorum. Hacdan sonra dönünüz, burada kalınız. Size münâsip bir dergâh yapıla ve siz de gelecek hemşehri hacılarınızın hizmetini ifâ edesiniz!" diyerek onların el etek öpmesine meydan vermeden atını sürüp gitti. Hac dönüşüne kadar, bir dergâh ve iki odalı bir ev yapıldı. O günden itibâren "Özbekler Tekkesi" diye anılan bu dergâh yapıldı ve Türkistanlı hacıların hizmetlerinde kullanıldı.

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Şanlı Plevne müdafaası tarihimizin en büyük destanlarından biridir. Osmanlı askeri, kendisinden defalarca kalabalık Rus ve Romen ordularına karşı, soğuğa ve açlığa rağmen uzun zaman kahramanca savaşarak bir destan yazdı.Uzun süren kuşatma, dışarıdan ikmal gelmesini engellediğin den, bir müddet sonra bütün yiyecek stokları tükendi. Soğuğa ve müthiş düşman ateşine aldırış etmeyen Türk askeri, açlıkla pençeleşi yordu. Askere günde 100 gram tayın verilebiliyordu. Bu da bitince, mısır koçanları suda haşlanıp ezildikten sonra yemek olarak verilmeye başlandı. Rus ve Romen askerleri, Osmanlı siperlerine 10-15 metre kadar yaklaşmışlardı. Askerlerimizin yiyceklerinin tükendiğinin farkındaydı lar. Bu yüzden askerimize laf atmaya başlamışlardı.

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Osman Gazi Ve Kumral Ebdal

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Çalışıp Kazanma Zahmeti Çekmeyende Hayır Yoktur

Şeyh-i Yemenî hazretleri Yemen evliyâsının büyüklerindendir. Hadramût'un Terîm şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037) senesinde Yemen'in Veht köyünde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden çeşitli ilimleri tahsîl etti. Hindistan'a giderek Ahmedâbâd şehrinde Şeyhülislâm Şeyh bin Abdullah Ayderûs'a talebe oldu. Şeyh bin Abdullah Ayderûs ona icâzet verdi. Yemen'in Veht köyüne yerleşerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Emîn Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi, Doğu Anadolu'da yetişen evliyânın meşhurlarından olup seyyiddir. 1854 (H.1270) senesinde Yukarı Doğubâyezid'de doğdu. 1914 (H.1332)de yine orada vefât etti. Seyyid Mehmed Emin Efendi devamlı olarak Mektubat-ı İmam-ı Rabbani'yi okurdu. Vefatından kısa bir zaman önce şu mektubu okumuştu:

Allahü Tealanın Salih Kulları Çoktur

Vehbi Tülek

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Kerhi hazretleri Hanefi mezhebinin ilk fıkıh âlimlerindendir. 260 (m. 874) yılında Kerh'te doğdu. İmam-ı Azam hazretlerinin halifelerinden Muhammed Şeybâni'nin talebesi Mûsâ bin Nasr'dan Hanefi fıkhını tahsil etti. 340 (m. 952)'de vefat etti. Şöyle buyurdu:

Şefâat Istemekte Ve Türbeye Adakta Niyet

Vehbi Tülek

Ahmed Gaznevî

Vehbi Tülek

şeyh-ül Umran Umran Sülüst

Vehbi Tülek

İlim, Müminin En Samîmi Dostudur

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ali

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Başka Du Bilmez Misin?

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Her Şeyi Göze Almıştı!

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek