Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.490.252

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kim Salât Okursa, Yetmiş Melek De Ona Salât Okur

Câbir bin Zeyd hazretleri Tâbiînin büyüklerdendir. Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Abdullah İbn-i Abbâs, Abdullah İbn-i Ömer, Abdullah İbn-i Amr, Abdullah İbn-i Zübeyr, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbîden hadîs-i şerîf dinledi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ben Nasil Biri İki Eyledimse

Sultan Abdüllmecid zamanında 1853-1856 Kırım harbi sırasında Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kumandasındaki Osmanlı ordusu Tuna boylarına sevk edilmişti.

Bu orduda buluna Koca Halil ismindeki bir topçu neferi, rus tabyalarını döğmüş ve onları geri çekilmeye mecbur etmişti. Fakat düşman ateşi esnasında bir şarapnel parçası karnına isabet etti ve bağırsakları dışarı fırladı. Bir eliyle bağırsaklarını karnına tepmeye çalışırken bir eliyle de koynunda asılı bir tüfek mermisini çıkararak siper arkadaşı ve hemşehrisi Mehmed'e vererek:-Hemşerim, gördüğün bu kurşun, geçen Moskof harbinde babamı şehid etmiş. Ben o zamanları çocuktum. Babam bu kurşunu bana yadigar olarak göndermiş. Şimdi sen bu kurşunu ve benim kanımla boyanan şu gülle parçasını al ve sağ salim köye dönebilirsen, bunları oğluma ver ve de ki; "Baban dedi ki, Allah yolunda, vatan uğrunda ben basıl biri iki ettiysem, o da ikiyi üç etsin"Artık gücü tükenen Koca Halil yere yıkıldı ve Kelime-i Şehadeti söyleyerek şehid oldu.

Vehbi Tülek

Barbaroszade Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Koca Cafer Paşa

Vehbi Tülek

Kirim Savaşi

Vehbi Tülek

1800'lü yıllarda dünyâda iki büyük İslâm devleti vardı. Biri Osmanlı Devleti, diğeri ise, Hindistan'daki Gürgâniye Hükümdârlığıydı. İslâmiyetin büyük düşmanı olan İngilizler ise, devamlı bu iki devleti nasıl yok edebileceklerini plânlamakla meşgûldüler. Önce Gürgâniye Devletini parçalamaya karar verdiler. Böylece hem Asya'daki Müslümanları başsız bırakacaklar, hem de Hindistan'ın hazinelerine ve ticâretine hâkim olacaklardı. Fakat Osmanlı Devletinin buna mâni olmasından korkuyorlardı. Bunun için Osmanlı Devletiyle Rusya arasında savaş çıkarmaya çalıştılar. Sıcak denizlere inme hayâliyle yanıp tutuşan Rusya'yı devamlı tahrik ettikleri gibi, sadrâzam Mustafa Reşid Paşayı da kandırarak Rusya ya karşı düşmanca tavır takınmasını temin ettiler. İngilizlerin asıl maksadını anlayamayan Rus Çarı Birinci Nikola, bu devlet ile Osmanlı toprakları hakkında görüşmeye karar verdi. 9 Ocak 1853'te Sen-Petersburg'un kışlık sarayında verilen bir baloda, İngiliz elçisine Osmanlı Devletinin topraklarını paylaşmayı teklif etti. Ancak İngiltere bu teklifi red ettiği gibi, durumu Bâbıâli'ye de bildirdi. Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti hakkında tek başına tedbirler almaya kalkıştı. İstanbul'a prens Mençikof'u elçi olarak gönderip, Fransa'nın Kudüs'te daha önceleri Katolikler adına sağladığı imtiyazların Ortodokslar için de tatbik edilmesini Ortodoks tebeânın himâyesinin Rusya'ya verilmesini istedi. Fakat Mustafa Reşid Paşa, bu teklifleri reddedip meselenin diplomatik yollardan çözümünü önledi. Bunun üzerine Avusturya İmparatorluğu ile Prusya Krallığı, İstanbul ve Petersburg'a kendi hakemliklerinde bir konferans toplanıp savaşın önlenmesini teklif ettiler. Rusya bu teklifi kabul ettiği halde Mustafa Reşid Paşa İngilizlerin tahriki ile reddetti. Böylece iki devlet arasında münâsebetler tamâmen kesildi. Rusya harb ilân etmeden Eflak ve Boğdan'ı işgâl etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, 4 Ekim 1853'te Rusya'ya harp ilân etti.

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

13 - Orhan Gazi Ve Nilüfer Hatun

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Yunan Askeri Hakiminin İtiraflari

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Molla Muslihüddin Kastalani

Osmanlı âlimlerinden olan Molla Muslihüddin Kastalani rahmetullahi aleyh, Kestel'de doğdu. Bursa, Mudurnu, Dimetoka ve İstanbul'da müderrislik yaptı. Daha sonra Kadıasker oldu. 1496'da İstanbul'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdülkadir Efendi "kara Müftü"

Vehbi Tülek

Kara Müftü adıyla tanınan Abdülkadir Efendi rahmetullahi aleyh, Çorum'da yaşamış olan İslam âlimlerinden olup Nakşibendi şeyhlerindendir. 40 sene Çorum'da fetva makamında bulundu ve 1201 (m. 1787) tarihinde vefat etti. "Velediye Risalesi" üzerine bir şerh yazmıştır. Bu eserinde buyurdu ki:

Ebü’l-hasen Atıyye El-avfî

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Rumi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Rumi hazretleri Zeyniye tarikatı mensuplarından olup, Yıldırım Bayezid devri ulema ve şeyhlerindendir. 1460 yılında Mudurnu'da vefat etmiştir. Bir talebesinin annesi gelerek, oğlundan şikayetçi oldu. Fahreddin-i Rumi, bu talebesine şu nasihatleri yaptı:

Susmak, Konuşmaktan Çok Daha Faydalıdır

Vehbi Tülek

al­lahım, A­mir Bin ­tu­feyli He­lak Ey­le!

Vehbi Tülek

Ebüssüûd El-bâzinî

Vehbi Tülek

İbn-i Ârif Hazretleri

Vehbi Tülek

Toprak, Peygamberlerin Cesetlerini Çürütmez!

Vehbi Tülek

Zulmetten Nûra... Bir Acem Kraliçesi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Geç Gelen Kurtarıcı

Geç Gelen Kurtarıcı

Vaktiyle, Şam çarşısında, bezzazlık yapan bir adam vardı. Müşterileri çoktu. Dükkanda işlerinin çokluğunu bahane ederek, namazlarını hep son vaktine bırakırdı. Dükkanın yakınındaki camide, vaktin çıkması az zaman kala namazlarını yetiştirirdi. Caminin imamı onu bu hususta devamlı ikaz ederdi, fakat o yine bildiğini yapardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Allah Nasil Misafir Edilir?

Abayi Yakmak

Hayat Kurtaran Yalan

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Latif Bir Şikayet

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek