Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.441.479

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi'den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

6 Aralık 1909 târihinde kabul edilen "Dersaadet Otobüs ve Omnibüs Osmanlı Anonim Şirketi Şartnâmesi" şu maddelerden ibâretti: · Otomobil, otobüs, omnibüs ve emsâlinin modeli, taşıyacağı yolcuların miktarı belediyenin izniyle olacaktır · Arabaların miktarı belediye tarafından tâyin ve gazetelerle ilân edileceği gibi, numaraları üstlerine yazılacaktır.· Sırf kadınlar için ayrı olarak kâfi miktarda arabalar bulunacaktır.· Sokaklarda beklemek yasak olup her yerde dâire mârifetiyle gösterilen yerlerde (duraklarda) bir müddet durabileceklerdir.· Bilâ-mezuniyet arabaların tatili sebebiyle ahâlinin bizâr edilmesine meydan verilmeyecektir ve târifeden fazla ücret alınmayacaktır. Eşya nakliyesi için ayrıca târife yapılacaktır.· Geceleri yolculardan fazla ücret talep olunmayacaktır.· Köprülerden geçmek için her arabadan köprü ücreti alınacaktır.· Askerlerden yarı ücret alınıp, belediye çavuşları vazifede ücretsiz binecektir.· Arabaların gerek temizleme ve gerek metanetine ve gerek trenlerin yolunda hareket eylemelerine, zayıf ve sakat atlar koşulmamasına dikkat olunacak. Şehir içinde buharlı her nev'i arabaların sür'ati normal sür'atten fazla olmayacaktır.· Makinistler ve arabacılar ehliyetli olacağı gibi, güzel ahlâklarına dâir belediyenin tasdiki olacaktır· Talep olunan Ruhsatnâme'nin i'ta olunduğu günden itibâren beher araba için senevi târifesi mûcibince 20 kişilik ve fazlası için 1000 kuruş ve 1'den 19'a kadar olanlardan 600 kuruş belediyeye i'ta kılınacağı gibi hâsılat-ı gayr-ı safiyenin umumunda %5 her ay nihâyetinde bilhesap belediye menfa'atine terk ve te'diye edilecektir. Arabalar konforlu olacaktır.· Hususi olarak kiralanan arabalar dahi, diğerleri gibi bu şartlara tâbi olacaktır.

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

İdris Baba Ve Hasan Paşanin Hirkasi

Vehbi Tülek

Kamaları Sökülmeyen Tek Batarya

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ya Faydalı Konuşunuz Yâhut Da Susunuz

Cemâlüddin Muhammed İdrisi hazretleri hadis âlimidir. 568 (m. 1173)'de Mısır'da Said şehrinde doğdu. Devrinin büyük âlimlerinden fıkıh ve hadis ilmi tahsil etti. Kahire'de Ömeriyye Medresesi'nde mü­derrislik yaptı. 649 (m. 1251) senesinde orada vefat etti. Envâru ulüvvi'l-ecrâm isimli bir eseri vardır. Bu kitabında şunları nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şeyh Hâlid Cezerî

Vehbi Tülek

Şeyh Hâlid hazretleri, Cizre'de doğdu. 1839 (H.1255) senesinde vefât etti. Türbesi Şirnas'ın Basret köyünün karşısındaki kabristandadır. İlim tahsiline Cizre'de başladı. Sonra, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin sohbetinde kemâle erdi. İnsanları irşad için icâzet aldı. Memleketine zâhir ve bâtın ilminde yetişmiş kıymetli bir âlim olarak döndü. Bir müddet Cizre'de insanlara dini öğretmekle, vaaz ve nasihatle meşgul oldu.

Ebû Bekir Bin Hâmid

Vehbi Tülek

Mısır Evliyâsından Ali Bin Şihâb

Vehbi Tülek

Ali bin Şihâb Mısır evliyâsındandır. Doğum târihi belli değildir. 1486 (H.891) senesinde vefât etti. Nesebi dördüncü dedede Tilmsan Sultânı Ebû Abdullah'a, sonra da Seyyid Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Büyük âlim İmâm-ı Şa'râni hazretlerinin dedesidir. Seyyid idi ancak, Resûlullah efendimizin soyundan olduğunu açıklamazdı. "Neseble öğünmek doğru değildir. Kişi, iyi amel sâhibi olmalıdır. Önceleri bir köle olan Selmân-ı Fârisi ve Bilâl-i Habeşi (radıyallahü anhümâ) Resûlullah'ın emrine girince, O'nun sohbetinde şanları ne kadar üstün oldu" buyurdu...

Abdullah Cevaliki

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Hadîs âlimi Muhammed Zerkânî

Vehbi Tülek

Cehennemliklerin Beş Duâsı!..

Vehbi Tülek

Beni Zikredenlerle Beraberim

Vehbi Tülek

vücûd Gidince Hastalık Da Gider

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Fıkıh âlimi Cübeyr Bin Nüfeyr

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Değişen Sizin Kalbiniz

Değişen Sizin Kalbiniz

Bir padişah, bir iki vezirini ve diğer erkandan birkaçını yanına alarak payitahta yakın köylerde bir gezintiye çıkmıştı Payitahttan ayrılıp bir kaç saatlik bir yol katettikten sonra yolları üzerindeki bir nar bahçesinin kenarında oturdular. Bahçede çalışan bir ihtiyar onları fark edince hemen bahçeye davet etti ve hemen gidip bahçe içindeki kulübeden kalaylı, tertemiz bir tas getirdi. En yakındaki ağaçtan iki nar kopardı ve sıktı. Padişah nar şerbetini içti ve çok beğendi. Bütün vücuduna bir zindelik ve ferahlık yayılmıştı. İhtiyar çiftçi padişahın beraberindeki herkese sırayla nar şerbeti ikram etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Abdullah Bin MübÂrek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

İcÂzetin Sirri

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek