Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.511.179

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kemal Reis

Tarihçi Ali'nin yazışına göre Kemal Reis Eğriboz Azepler Reisi iken Dip Frengistan'a gitmiş ve bütün sahillerdeki kaleleri vurmuş, gittikçe gemisi çoğalıp levent mellahlarına başbuğ olmuştur. Frenk kıyılarının hakimleri onun korkusundan şaşkına dönmüşler. Bir gece Malta adasına varmış ve bir yol bulup adadaki Beyin oğlunu esir almış, onu bir çok kumaş yükleriyle birlikte önce Gelibolu'da Arnavut Sinan Beye ve onun tavsiyesi ile İstanbul'a saraya getirmiştir. Osmanlı Devleti'ndeki şöhreti bu hadise ile başlamış görünüyor. Kemal Reis Gırnata'da Beni Ahmer hükümdarlarının sonuncusu olan Mevlâ Hasan'ın Osmanlı devletinden imdat istemesi üzerine donanma ile İspanya sularına gitmiş, nümayişler ve vurgunlar yaparak oralara korku salmıştı.

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

Şair Padişah Ii. Selim

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

12 Şubat 1821..Ilık bir kış sabahı güney Yunanistan'da Rumlar, idaresi altında yaşadıkları Osmanlı Hükûmetine tekrar isyan ettiler. Başlarında piskoposları vardı. Müslüman-Türklerin çoğunlukta olduğu Patras kalesini kuşattılar. İsyan ateşi kısa zamanda bütün Mora'ya yayıldı. Medeni (!) Avrupa'nın yolladığı silah ve cepaneler ortaya döküldü. O gün ve ertesi günlerde Müslüman aileler toptan katledildi. Şehidlerin gömülmesine dahi müsaade edilmedi. Yeni doğan bebekler dahi bu katliamdan kurtulamadıYunanistan'a 400 yıl önce gelen Müslüman-Türk aileleri, asırlarca Rumları himaye etmişlerdi. Fakat bu büyüklüğün karşılığını canlarını vererek ödediler.

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Çocuk Padişahin Çocuk Arkadaşi

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Rabbine Kavuşmak Isteyen Kimse Amel-i Sâlih Işlesin!

Ebü’l-Ferec Nehrevânî hazretleri kıraat, tefsir, fıkıh ve hadîs âlimidir. 305 (m. 917)’de Bağdat ile Vâsıt arasındaki Nehrevan’da doğdu. Bağdat’ta ilim tahsilinden sonra kadı nâibliği yaptı. 390 (m. 1000)’de Nehrevan’da vefat etti. “el-Celîsü’s-sâlihu’l-kâfî ve’l-enîsü’n-nâsıhu’ş-şâfî” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâmın Hepsi âlim Ve âdil Idi

Vehbi Tülek

Ali Âkif Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. 1822 yılında Antep'te doğdu. İlim tahsiline Şeyh Câmii medresesinde başladı. 1850'li yıllarda Kilisli Baytazzâde Abdullah Efendinin talebesi oldu, otuz yıl sohbetleriyle bereketlendi. Hocasının vefâtından sonra uzun müddet halka İslâmiyetin emir ve yasaklarını anlattı. 1905 yılında Antep'te vefât etti.

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Vehbi Tülek

İbâdetlerin En Kolayı Az Konuşmaktır

Vehbi Tülek

Abdülvehhâb bin Bezguş hazretleri kırâat, hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 543 (m. 1148) senesinde Bağdâd’da doğdu. Buradaki birçok âlimden ilim öğrenip, hadîs-i şerîf rivâyet etti. 612 (m. 1216) senesinde vefât etti. Ebû Ümâme’den (radıyallahü anh) rivâyet ettiği hadîs-i şerîf şöyledir:

Muhammed Itrîs Hazretleri

Vehbi Tülek

Saadet Güneşi Seyyid Fehim-i Arvâsî

Vehbi Tülek

Hızır'ı Bir Görsem Derdin Fakat Bilsem Demezdin!

Vehbi Tülek

beni En Hayırlıyla Baş Başa Bırak!..

Vehbi Tülek

Burhaneddin Mergınânî

Vehbi Tülek

Fâni Kimselerin Çocuklarısınız

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Latif Bir Şikayet

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Sarayda İftar

Allah Diyen Genç

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek