Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.274.912

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalbinde Zenginlik Sevgisi Taşıyanlar Helâk Olurlar.

Ali Müzeyyen hazretleri büyük velîlerdendir. Bağdât'ta doğdu. Sonra Mekke-i mükerremede yerleşti ve 939 (H.328) senesinde orada vefât etti. Büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. Tasavvufta yüksek hâller sâhibi idi. Câfer Huldî şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Herkes Yediğini Gönderir

Yavuz Sultan Selim zamanında, İran şahı kıymetli mücevherlerle süslü bir sandık hediye gönderiyor Sultan Selim'e.

Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor. Fakat bir de pis bir koku yayılıyor.
Dehşet bir koku, herkes burnunu tıkıyor.
Neyse en alttaki bohçadan insan pisliği çıkıyor.
Yani Osmanlıya acayip bir hakaret!

Vehbi Tülek

Iii. Mustafa Han’in Polonya’ya Yardimi

Vehbi Tülek

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:

"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:

"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Olmak

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî

Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi hazretleri Hindistan'ın büyük tefsir, hadis, kelâm, tasavvuf ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 1702 (H.1114)'de Delhi'de doğdu. İslami ilimlerde tahsilini tamamladıktan sonra Mazhâr-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu ve büyük derecelere kavuştu. 1762 (H.1176)'da Delhi şehrinde vefât etti. Şâh Veliyyullah-ı Dehlevi buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Tealaya Imandan Sonra

Vehbi Tülek

İbn-i Ahmed Mâşâde hazretleri İran'da İsfehan'da yetişen fıkıh âlimlerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 571 (m. 1175)'de vefât etti. Mâşâde hazretleri bir dersinde buyurdu ki:

Açıktan Işlenen Günah Herkese Zarar Verir

Vehbi Tülek

Şam'dan Yayılan Nur Abdullah-ı Herâtî

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Herâti, Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi hazretlerinin yetiştirdiği velilerdendir. İsmi Abdullah'tır. Herâtlı olduğu için "Herâti" veya "Hirevi" nisbeleriyle meşhûr olmuştur. Doğum ve vefât târihleri kesin olarak bilinmemektedir. Şam'da vefât etti. Kabri Kâsiyun Dağı eteğinde Mevlânâ Halid-i Bağdâdi hazretlerinin türbesi yanındaki kabristandadır.

İslâm Düşmanlarının Duâları Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

​ehl-i Sünnet Itikatını Bilmemek

Vehbi Tülek

Onun Konuşması Ancak Vahiydir

Vehbi Tülek

Ahî Çelebi

Vehbi Tülek

Başkaları, Bu Ihsana Layık Değildir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

İsmail Hakki Efendi

Abdullah-i EnsÂrî

Latif Bir Şikayet

Tüccarin Rüyasi

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek