Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.025.074

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Bir gün Yavuz Sultan Selim'e bâzı kimseler gelerek Amasya'da Gümüşlüoğlu Şeyh Mehmed'in, Sultan Korkut sağdır diye propaganda yaptığını ve başına adamlar topladığı nı bildirdiler. Bunun üzerine Pâdişâh şeyhi getirtip İstanbul'da hapsettirdi. Şeyh Mehmed Efendi doğru sözlü, ihlâslı ve muhterem bir zâttı. Bunu bilen Veziriâzam Piri Paşa derhal Pâdişâhın yanına gelerek Şeyh Mehmed hakkındaki sözlerin asılsız olduğunu ve bunu tahkik için mûtemed birisinin memur edilmesini arzetti. Bunun üzerine Sultan Selim Han da; "Ehl-i vukûftan birisini bana gönder." diye tenbihledi.

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Sultan IV. Mehmed Han, Köprülü Mehmed Paşa'yı büyük yetkilerle iş başına getirdiği zaman Anadolu'nun durumu çok fena idi. İstanbul'daki Yeniçeri ve Sipahi ayaklanmalarına valilerin isyanları da katılmış, fermanlar dinlenmez olmuş, neticede Anadolu'da emniyet ve asayiş namına bir şey kalmamıştı. Halk köyleri boşaltıp kasaba ve şehirlere göç ediyordu. Padişahtan geniş yetkiler alarak işe başlayan Köprülü Mehmed Paşa Kapıkulu askerleri arasında isyana karışanları temizledi. Daha sonra Erdel kralının isyanı üzerine bizzat ordunun başında sefere çıktı. Bu arada sipahilerden bazıları kaçarak Halep valisi Abaza Hasan Paşanın yanına sığındılar.

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

İlim Ve Sanata Kiymet Veren Padişah

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Hergün Bin Akçe Dağitirdi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Berzencî

Muhammed bin Abdürresul Berzenci hazretleri Kuzey Irak'ta yaşamış olan Şâfii âlimlerindendir. Berzenc aşiretinden olup 1040 (m. 1630) tarihinde Şehrizor'da doğ­du. İlk tahsi­lini memleketinde yaptıktan sonra Hemedan, Bağ­dat, Şam, Mardin, İstanbul, Halep ve Mı­sır'da meş­hur âlimlerden ders aldı. 1103 (m. 1691)'de Medine'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Şühûdî Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Şühûdi Efendi, Bulgaristan'da Hasköy'de doğdu. Edirne'nin Babaeski kasabasında Ali Paşa Câmiinde imâm-hatiplik yaptı. 1612 (H.1021) senesinde Babaeski'de vefât etti.

Mehmed Şühûdi Efendi, vefatından kısa bir zaman önce, talebelerine İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin, Kâ'be-i mu'azzamanın hakikatini anlatan şu mektûbunu okudu:

Yediklerinin Helalden Olmasına Dikkat At

Vehbi Tülek

Ahîzâde Hüseyin Efendi

Vehbi Tülek

Ahizâde Hüseyin Efendi 36. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 980'de (m. 1572) doğdu. İlk tahsilinden sonra Ho­ca Sâdeddin Efendi'ye intisab ederek talebesi oldu. Müderrislik, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği görevle­rinde bulundu. 1632'de Şeyhülislâmlığa getirildi. 1043 (m. 1634)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Üzülme, Saltanat Sana Nasip Olacaktır

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Yusuf-i Hemedani

Vehbi Tülek

Abdüssamed Bağdâdî

Vehbi Tülek

Kutub İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Ebû Bekr Eş-şelî

Vehbi Tülek

Dünyâlık Için Gazâya Gidene Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Sarik Ve Sakal

Bize Teveccüh Edin

İftiranin Neticesi

Allah Haramdan Kaçani Korur

A'meş Ve Hanımı

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek