Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.775.278

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"kıyamet Için Fazla Bir Şey Hazırlamadım!

İbn-i Şerâhil Kureyşi hazretleri evliyânın büyüklerinden olup hadîs âlimidir. 804 (H.189) senesinde Mekke’de vefât etti. Devrinin büyük âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf bildirdi. Bu rivâyetleri Kütüb-i sitte denilen meşhur altı hadîs kitaplarında yer aldı. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

1513 yılı baharında Batı Akdeniz sularında pervasızca dolaşan bir korsan gemisi. Güvertede orta yaşlı, kırmızı sakallı, yüzü deniz rüzgarlarıyla sertleşmiş, tecrübeli bir kaptan. Adı, Oruç, fakat leventleri ona Baba Oruç diyorlar. Muavinleri, Kazdağlı Salih ve ihtiyar Süleyman Reisler. Bir hafta kadar İtalya sahillerinde dolaştıkları halde bir tüccar gemisine tesadüf edemediler. Üsleri olan Cerbe adasında eli boş dönmek itibarlarını sarsacak. Sonra, Tunus sultanına vergi de verecekler.

Vehbi Tülek

Hirka-i SaÂdet Töreni

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Hân, Selânik'e giderken fırtına sebebi ile gemi Limni'ye sığınmak zorunda kaldığı zaman, uzaktan gördüğü türbenin kime âid olduğunu sordu. Yanındakilerden birisi türbenin Niyâzi-i Mısri'ye âid olduğunu söyledi ve onun başından geçenleri anlattı. Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kabrini ziyâret etmek için türbeye gitti. Türbede, Niyâzi-i Mısri'nin rûhâniyetine hitâben; "Ey Niyâzi-iMısri, kıymetini takdir edemeyen kimselere bedduâ eylemişsin. Sonra gelen bizlerin bunda bir kabahati yok. Bizlere, feyzli nazarının geldiği âşikâr olmadıkça, türbenden dışarı çıkmam" diye yalvardı ve Kur'ân-ı kerim okuyarak rûhuna hediye eyledi.SultanAbdülmecid Hân, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin feyz dolu nazarlarına kavuşunca dışarı çıktı ve türbenin tâmir edilmesi için emir verdi.

54 - Taziya Muska

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Orhan GÂzi Ve AlÂeddîn Esved

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Burhâneddîn Bâûnî

Burhâneddin Bâûni hazretleri, Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 777 (m. 1375) senesinde Şam'da doğdu. 870 (m. 1465) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hadis Ve Fıkıh âlimi Abdullah El-makdisî

Vehbi Tülek

Buyurdu ki: "Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur. Günâhların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir."

Abdullah bin Abdülgani el-Makdisi, evliyânın büyüklerinden, hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 1185 (H.581) senesi şevvâl ayında doğdu. 1232 (H.629) senesinin ramazan ayında Şam'da vefât etti... Kıymetli sohbetleri ve nasihatleri vardır. Buyurdu ki:

Sırâtı Geçerken Kendisine Nûrdan Işık Verilen Kullar

Vehbi Tülek

Allah'ın Sevdiği Bir Kulu Vâsıta Yapmak!

Vehbi Tülek

Abdülhakîm-i Siyalkûtî, hazretleri Hindistan'ın büyük âlimlerinden olup bütün ilimlerde imâm idi. 1657 (H.1067) senesinde Hindistan'ın Siyalkût şehrinde vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretleri ile Mevlânâ Kemâleddîn-i Kişmîrî'nin derslerinde bulundu. Fıkıh, kelâm ve daha birçok naklî ilimlerde yüksek derecelere kavuştu. Bir sohbet esnâsında Abdülhakîm-i Siyalkûtî hazretlerine talebelerinden biri kabir ziyâreti hakkında bir soru sorunca buyurdu ki:

İnsanın Rûhu, Hakîkatin Karargâhıdır

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

çıplak Âşık Ebdal Murad

Vehbi Tülek

Bir Orduya Yeten Pilav!..

Vehbi Tülek

Fı­kıh Ve Kır­âat â­li­mi Ab­dul­lah Harrânî

Vehbi Tülek

Muhammed Bedahşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Hakikati Görmek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Padişah Ve At

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek