Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.590.390

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Resûlullahın Kahkaha Ile Güldüğü Görülmemiştir!

Hârûn Mervezî hazretleri hadîs âlimlerindendir. Türkistan’da Merv şehrinde doğdu. 231 (m. 845) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler, Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim ve Sünen-i Ebû Dâvûd’da yazılıdır. Bu hadîs-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Hacı Bayram-ı Veli hazretleri Edirne'den ayrılırken kendisinden nasihat isteyen Sultan Murâd Hana şöyle dedi:"Tebean içinde herkesin yerini tanı, ileri gelenlere ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster. Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. Hiç kimseyi küçümseme ve hafife alma. İnsanlığında kusûr etme, sırrını hiç kimse ye açma, iyice yakınlık peydâ etmedikçe, kimsenin arkadaşlığına güvenme. Cimri ve alçak insanlarla ahbablık kurma. Kötü olduğunu bildiğin hiçbir şeye ülfet etme. Seninle başkaları arasında bir toplantı akdedilir veya insanlarla aranızda bâzı beseleler görüşülürse, yâhut onlar bu meselelerde senin bildiğin hilafını iddiâ ederlerse, onlara hemen muhâlefet etme. Sana bir şey sorulursa, ona herkesin bildiği şekilde cevap ver. Sonra bu meselede şu veya bu şekilde görüş ve delillerin de bulunduğunu söyle. Senin bu türlü açıklamalarını dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenlerin değerini tanımış olur. Sana bu görüş kimindir? diye sorarlarsa, fakihlerin bir kısmınındır, de. Onlar, verdiği cevâbı benimserler ve onu sürekli olarak yaparlarsa, senin kadrini daha iyi bilir ve mevkiine daha çok hürmet ederler."Seni ziyârete gelenlere ilimden bir şey öğret, böylece faydalansınlar. Herkes, öğrettiğin şeyi belleyip tatbik etsin. Onlara umûmi şeyleri öğret, ince meseleleri açma. Onlara güven ver, ahbablık kur. Zirâ dostluk, ilme devâmı sağlar. Bâzan da onlara yemek ikrâm et. İhtiyaçlarını temin et. Onların değer ve itibârlarını iyi tanı ve kusurlarını görme. Halka yumuşak muâmele et, müsâmaha göster. Hiçbir kimesye karşı bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran."

Vehbi Tülek

Tek Başina Bir Ordu: Ebussuud Efendi

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Kara Çebeş ve Menküb'ün fethinde sahte ricat taktiğinin uygulandığı görülmektedir. Kara Çebeş fethinde Orhan Gazi, kaleye bir konak mesafede askeri üç bölüğe ayırdı. Kendi komutasındaki bir bölüğü hisarın önüne yerleştirdi. Gece olunca diğer bir bölük hisarın arkasında mevzi aldı. Üçüncü bölük ise bir dere içine girdi. Kuşatma harekâtı başladıktan bir kaç gün sonra Osmanlı birlikleri geri çekilme görüntüsü veren geri harekâta başladılar. Bizanslılar, Türklerin kaçtıkları zannına kapıldıkları gibi, kale önünde yakaladıkları bir Türk askerinden de düşmanlarının kaçtığı şeklinde yanlış istihbarat aldılar. Bunun üzerine kaleden çıktılar ve pusuya düştüler. Bu suretle Kara Çebeş'in fethi mümkün oldu36. 1475-76 tarihinde Kırım'da bulunan Menkub şehri Ahmed Paşa tarafından muhasara edilmişti. Kalenin savaş yoluyla alınamayacağını gören Ahmed Paşa, burada bir miktar asker bırakarak geri çekildi. Bir kaç gün sonra buradaki askerler de çekildiler ve pusuya yattılar. Muhasara öncesinde kaleye dışarıdan bir çok insan girmişti ve uzun süren muhasarada erzak vs. sıkıntısı başlamıştı. Osmanlı askerinin geri çekildiğini görünce hemen hisardan dışarı çıkmaya başladılar. Bunun üzerine harekete geçen Osmanlı askerleri hücuma geçerek hisarın kapısını ele geçirdiler ve şehri fethettiler

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

SehzÂdelerin Sünnet Dügünü

Vehbi Tülek

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şerefüddîn Yahyâ Acîsî

Şerefüddin Yahyâ Acisi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 777 (m. 1375) senesinde Mısır'da Acise'de doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra ilim öğrenmek için memleketinden ayrılıp başka beldelere gitti. Tahsilini tamamladıktan sonra Kahire'de Şeyhuniyye Medresesi'nde ders vermeye başladı. 862 (m. 1457) senesinde Kâhire'de vefât etti. Nâdirattan olan haberleri, bilhassa Eshâb-ı Kirâm ile alâkalı kıssaları çok iyi biliyordu. Bu hususta şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalp Inanınca, Dil De Buna Uygun Söyler

Vehbi Tülek

Dârekî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Abdülazîz’dir. Dârekî nisbetiyle meşhûr oldu. 286 (m. 899)’da İran’da İsfehân’ın Dârek köyünde doğdu. 375 (m. 985) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Yaşadığı devirde Şafiî âlimlerinin imâmı, en büyüğü idi. Rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “İnsanlar, (Lâ ilahe illallah, Muhammedün Resûlullah) deyinceye ve bizim kabûl ettiklerimizi beğeninceye ve kestiklerimizi yiyinceye ve namazlarımızı kılıncaya kadar onlarla harp etmeye emrolundum. Böyle yaparlarsa, onların kanlarına ve mallarına haksız yere dokunmak bize haram kılındı. Artık onların hesabı, Allahü teâlâya âittir.”

Haset, Ibâdetlerin Sevabını Giderir

Vehbi Tülek

Allahü Teala Bir Kulu Seviyorsa

Vehbi Tülek

Üçbaşlı Nûreddin Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. Sakarya'nın Karasu ilçesinin Üçbaş köyünde doğdu. Zamanının âlimlerinden akli ve nakli ilimleri tahsil ettikten sonra, Manisa, İznik, Edirne ve Amasya'da müderrislik ve Amasya müftülüğü vazifesini yürüten Nûreddin Efendi buradan emekli oldu ve İstanbul'a yerleşti. 940 (m. 1533)'de İstanbul'da vefât etti.

Bozuk Fırkalar Birbirlerini Küfürle Suçlamışlardır

Vehbi Tülek

Resulullah'ın Mübarek Kabrini Ziyaret Etmek

Vehbi Tülek

Ölümü Hatırlamak, Haram Işlemeye Cesareti Azaltır!

Vehbi Tülek

Bütün Kötülüklerden Sana Sığınırız Allahım

Vehbi Tülek

Resûlullahın Kabrini Ziyâret Ederken

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Ebû Bekr-i Kisâî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

SelÂmetle Gidip Gel

Adam Olmazsan

Şikayet

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek