Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.506.986

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Fatih Sultan Mehmed Han birgün veziri Mahmut Paşa ile tebdili kıyafet geziyordu. Pazar yerinde bir yeniçeri aşçısının her tarafa azar savurduğunu işitti ve sebebini merak ederek Mahmut Paşayı, bunun sebebini anlaması için aşçının yanına gönderdi. Mahmut Paşa adama yaklaşarak herkesi azarlamasının sebebini sordu. Adam anlatmaya başladı:-Sabahtan akşama kadar gezdim, dolaştım, bir okka et bulamadım ve yemek pişi remedim. Nasıl geri döneceğimi düşünerek hırsımdan, hiddetimden uluorta azar ediyorum. Ne yazık ki memleket işerine bakan yok. Muhtesip kendi safasında. Bu yüzden her ne ararsan bulunmuyor. Bu işi bana verselerdi dünyayı gıda maddeleriyle doldururdum. Herkes de ne aradığını bulurdu. Fakat elden ne gelir?

Vehbi Tülek

Osmanli Ramazanlari

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

107 - Koca Yusuf Paşa Ve Şebeş Zaferi

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

İnebahti Deniz MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bizans Imparatorunu Hayran Bırakan Iman

Abdullah bin Huzâfe es-Sehmi ve seksen kadar arkadaşı Bizanslılara esir düşmüştür... Onlara bizzat imparator tarafından dinlerinden dönmesi için çok baskı yapılır. Bilhassa Abdullah bin Huzâfe'ye... Ancak o, böyle bir dönekliği kesinlikle reddeder. Tâgiye (imparator), İslâm dininden dönüp Hıristiyanlığı kabul etmezse kazanda yakacağını söyler. O yine dönmeye yanaşmaz...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İyi Kimselere Yaklaş Kötülerden Uzaklaş!

Vehbi Tülek

Seyyid Âdem Bennûrî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'da Serhend'in Bennûr kasabasında doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden olan Hâce Hıdır'dan feyiz aldı. Sonra Hâce Hıdır'ın işâreti ile İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin huzurlarına kavuştu. Birkaç ay gibi kısa bir müddette, eşsiz derecelere ulaştı. İmâm-ı Rabbânî, Seyyid Âdem-i Bennûrî'ye icâzet verip, insanlara doğru yolu göstermek vazîfesi ile Bennûr'a gönderdi. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Rüşd Ve Hidâyet, Onun Vasıtasıyla Gelmektedir

Vehbi Tülek

Tâat; Kalp Ile, Beden Ile Ve Mal Ile Yapılır

Vehbi Tülek

Muslihiddîn Efendi Osmanlı devletinde yetişen velîlerdendir. Seyyid olup soyu Peygamber sallallahü aleyhi ve selem efendimize ulaşır. Kütahya’da doğdu. Hocası Merkez Efendi ile aynı köydendir. 1575 (H.983) senesinde vefât etti. Türbesi, İstanbul'da Merkez Efendinin türbesinin yanındadır. Zâhirî ilimlerde ve tasavvuf ilminde yetişip kemâle erdi. Sonra Merkez Efendiye talebe oldu ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. İcâzet aldıktan sonra hocası ona kızını verip damat yaptı ve taşrada bir zâviyede irşâd vazîfesi verdi.

Kişinin Kıymeti Himmetine Göredir

Vehbi Tülek

kendinizi Ölmüş Kabul Edin!

Vehbi Tülek

Ruhlar, Beş Kısma Ayrılır

Vehbi Tülek

Kurtuluşun Alâmeti!..

Vehbi Tülek

İhtiyar Mücahid Ve Pehlivan Büteyrak

Vehbi Tülek

Nefis, Çok Övülmesi Yüzünden Firavunlaştı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Bizi Hatirlayin!

Gül Yaprağı

Tüccarin Rüyasi

Hakikati Görmek

İsmail Hakki Efendi

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek