Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.222.612

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Bir Ağaç Ise, Tövbe Onun Köküdür

Şeyh Yâkûbî hazretleri büyük velîlerdendir. 1222 (H.619) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Evliyânın göz bebeği Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin sohbetleriyle yetişip kemâle geldi. Bağdât'ın kuzeydoğusundaki dergâhında sohbetleriyle insanlara doğru yolu gösterdi. Kendisinden kerâmetler, üstün hâller görülmeye başlandı. Sâlih bin Yâkûb el-Ukûbî şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Osmanlı'nın, temellerindeki en sağlam harçların başında, "Peygamber Sevgisi" gelmiştir. Osmanlı, Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) ve O'nun kutsal beldesine karşı, derin muhabbet, hürmet ve sadâkâtini büyük bir hassasiyetle muhafaza etmiş ve devletinin en muhkem kâidelerinden biri hâline getirmiştir. Bu ruh, yedi iklim üç kıta demeden, asırlar boyunca Osmanlı'yı arkasından sürüklemiştir. İlâ-yı Kelimetullâh dâvâsı uğrunda fütuhatta bulunurken; Osmanlı'nın baş hedefleri arasında hiç kuşkusuz rızâyı bâriyi kazanmak kadar Peygamberimizin hoşnutluğuna mazhar olmak da vardı. Osmanlı Sultanları, hayatları boyunca gazâ meydanlarında hep bu ulvi gâyeyi gözetmiş ve bunun efsunuyla hârikalar sergilemişler dir. Hâl böyleyken, Peygamberimize hürmet ve muhabbet, soylu ceddimizin en mümeyyiz vasfı ve şiârı olma husûsiyetini kazanmıştır. Söz konusu asil duygularını her zaman ve mekân da açığa vurmayı; hattâ devlet çapında bir ciddiyet ve duyarlılığa bürümeyi meziyet bilmişler dir. Tarih, bunu izah eden birbirinden muhteşem misâllerle doludur.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Bu Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız Adası zaferinden sonraydı. Muhammed Nasûhi Efendi borçlarını ödemekle meşgûl olduğu sırada Mezomorto Hüseyin Paşa konağına dâvet etti. Nasûhi Efendi, Paşanın konağına varınca, Paşa saygıyla ayağa kalkıp kendisine ikrâmda bulundu. Muhammed Nasûhi Efendi, Paşanın bu hareketine hayret etti. Kendi kendine; "Bu ne haldir? Bakalım sonu ne olacak." dedi. Çünkü Mezomorto Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine daha önce yakınlık göstermezdi. Bugünlerde ilgilenmesi onun dikkatini çekti. Hüseyin Paşa, Nasûhi hazretlerine hitâben; "Efendi hazretleri! Bize niçin yabancı gibi bakıyorsun. Sakız önündeki muhârebede bize zaferi müjdeleyen siz değil miydiniz?" dedi. Çünkü Sakız muhârebesi sırasında Nasûhi Efendi, MezomortoHüseyin Paşanın bulunduğu kalyona kerâmet olarak gelmiş, zaferi müjdeledikten sonra kaybolmuştu. Sakız muhârebesi sırasında bu müjdeyi veren kimsenin Nasûhi hazretleri olduğunu bilen Hüseyin Paşa, o gece, onu konağında misâfir edip izzet ve ikrâmlarda bulundu. Ertesi sabah dergâh inşâası sebebiyle olan bütün borçlarını ödediği gibi, dergâhının çeşitli ihtiyaçlarını da temin etti. Böylece Nasûhi Efendinin kimseye borcu kalmadı.Tamâmen Nasûhi Efendinin mülkü olan dergâhta, Cumâ namazı kılınmaya başladı. 1704 (H.1116) senesinde Veziriâzam Dâmâd Hasan Paşa bu dergâha imâm, hatib, müezzin, kayyım tâyin ettirdi. Diğer ihtiyaçları için de günlük yüz elli akçe tahsisat ayırttı. Ayrıca Hadice Sultan ve Vâlide Atik Sultan vakıflarından bu dergâhın ihtiyaçları için gelir tahsis edildi. Dergâhta bulunan dervişlerin her türlü ihtiyaçları temin edildiği gibi, dergâha her gün gelen misâfirler ağırlandı.

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Özlediğimiz Düğün

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’e Feminist Teşekkür

Vehbi Tülek

Bu Fakir Cellad Olmak İçin Gelmedik

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

En­dü­lüs­lü â­lim İbn­-i Reyûlî

İbn-i Re­yû­li, kü­çük yaş­ta ilim öğ­ren­me­ye baş­la­dı. Te­mel din ve Ara­bi ilim­le­ri ba­ba­sın­dan öğ­ren­dik­ten son­ra, En­dü­lüs'ün çe­şit­li şe­hir­le­ri­ni zi­ya­ret ede­rek, âlim­le­rin ilim­le­rin­den is­ti­fâ­de et­ti. Da­ha son­ra Tu­nus, Mı­sır ve Hi­caz âlim­le­ri­nin ders­le­rin­de bu­lun­du. Hac es­na­sın­da İs­lâm âle­mi­nin dört­bir ta­ra­fın­dan ge­len âlim­ler ile gö­rüş­tü. On­lar­dan ilim öğ­ren­di. Bir­çok kim­se­den ha­dis-i şe­rif işit­ti. Ta­lib­le­ri­ne ders ver­di

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bütün Varlıkların, Her Bakımdan En Üstünü

Vehbi Tülek

Velîd bin Müslim Dımaşkî hazretleri hadis âlimlerindendir. 119 (737)’de Şam’da doğdu. Evzâî, Süfyân-ı Sevrî ve Mâlik bin Enes gibi muhaddislerden hadis tahsil eden Velîd, hayatının son yıllarında hacca gitti. Dönüşte Medine-Şam yolu üzerindeki Vâdilkurâ’ya bağlı Zülmerve’de 195’te (m. 810) vefat etti. Buyurdu ki:

Haram Yiyenin Duâsı Kabul Olmaz

Vehbi Tülek

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Vehbi Tülek

Ali bin İbrahim Dağıstani hazretleri Nakşibendi şeyhlerinden bir zat olup Dağıstan'ın Berküşat kasabasında doğdu. Medine-i Münevvere'de yerleşip Seyyid Muhammed Ürmevi'ye intisab ederek Nakşibendi yolunda sülûkunu tamamladıktan sonra icazet aldı ve çok talebe yetiştirdi. 1116 (m. 1704)'de orada vefat etti. "Cami'ül-Menasik" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî

Vehbi Tülek

Nasihati Terk Edenin Dînine Zarar Gelir

Vehbi Tülek

kılıç Kınında Iken Kesmez

Vehbi Tülek

Harem-i Şerîf Imâmı Ebü'l-hüseyin Şirvânî

Vehbi Tülek

Mümin, Cennette Istediği Irmaktan Içer

Vehbi Tülek

O Hidâyet Yıldızlarının Işıkları Olmasaydı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Zamanın Şam valisi bir gün, Emeviyye Câmii'ne girdi. O sırada içerde Şam'ın büyük âlimi Şeyh Said el-Halebi, cemaate ders anlatıyordu. İbrahim Paşa gelip Şeyh Said'in yanına oturdu. Ayaklarını uzatmış olan Şeyh, valinin gelmesine rağmen hiç aldırış etmedi. Bu vaziyet valiyi çok kızdırdı ve hemen câmiden ayrıldı.Vali köşküne geldiğinde, dalkavuklar etrafını çevirerek onu şeyhe karşı kışkırtırlar. Onların sözlerinin tesirinde kalan vali, Şeyh'in hemen yakalanıp kendisine getirilmesini emreder. Fakat askerleri gönderdikten biraz sonra da, yaptığı bu işten pişman olur. Çünkü bu hareketinin, başına birçok gâileler açacağını düşünür ve o kararından vaz geçer. Kendi kendine, onu yakalatmak yerine, ona hediyeler göndermeyi düşünür.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Allah Haramdan Kaçani Korur

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek