Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.506.737

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Kaşik Tuz

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

FÂtih’in İlme Ve UlemÂya Verdiği Kiymet

Vehbi Tülek

Çelebi Mehmed Ve Molla Ali

Vehbi Tülek

Bizler AsÂkir-i OsmÂni’yiz

Vehbi Tülek

Bir Yabancinin Hac Düşünceleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali Bin Ahmed Adevî

Ali bin Ahmed Adevi hazretleri, Mâliki fıkıh âlimlerindendir. 1112 (m. 1700)'de Mısır'ın Said bölgesinde doğdu. Daha sonra Kahire'ye giderek büyük âlimlerin derslerine katıldı. Başta Ezher olmak üzere Kahire'deki birçok medresede ders verdi. 1189'da (m. 1775) Kahire'de vefat etti. Bir
dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyenin Kalbi Bozuktur!

Vehbi Tülek

Seyyid Hüsâmeddin Uşşâki hazretleri Osmanlı evliyasının büyüklerinden olup Uşşâkiye tarikatının kurucusudur. 1475 (H.880) senesinde Buhârâ'da doğdu. İlk tahsilini orada tamamladı. Bir gece, rüyâsında ona; "Anadolu şehirlerinden Uşak'ta oturan Seyyid Ahmed-i Semerkandi hazretlerine varıp teslim ol!" denildi. Uşak'a giderek Seyyid Emir Semerkandi hazretlerine intisab edip, evliyâlığın yüksek derecelerine ulaştı ve hilâfetnâme verildi. Hocasının vefatından sonra Sultan Üçüncü Murâd Hânın ricâsını kabûl edip, İstanbul'da kalmaya karar verdi.

Ermeni’nin Imanına Sebep Olan Zat

Vehbi Tülek

malım Yok Diye Gam Çekme!

Vehbi Tülek


Alâeddin Halveti hazretleri Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşamış olan evliyadandır. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Lârende'de (Karaman) vefât etti. Târihi kesin belli değildir...

İyi Anlamalıdır Ki, Ilim Üstâddan Öğrenilir

Vehbi Tülek

Gece Evi Yakacaktın Bir Daha Uyanık Ol!

Vehbi Tülek

Hastalığınızı Tedâvi Ediniz!

Vehbi Tülek

Açlık Zâhidlerin, Zikir âriflerin Gıdâsıdır

Vehbi Tülek

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

İyilik Yapınca Sevinenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Sarik Ve Sakal

Allah Haramdan Kaçani Korur

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek