Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.602.488
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Osmanlı Devleti zamanında Bursa'da yaşlı bir hanımın saati kaybolmuştu. Kadıncağız ertesi gün, doğru vilâyet konağına koştu. Vâli Ahmed Vefik Paşa'nın huzûruna çıktı. 'Vâli paşam, dedi. Benim baba yâdigârı bir saatim kayboldu. İşittim ki sizin sihirli bir gözlüğünüz varmış, onu gözünüze takınca bütün kayıp şeyleri görüp bulurmuşsunuz. Ne olur benim saatimi de bulun!' dedi.Vefik Paşa, hükûmete ve hükûmet adamına karşı duyulan bu saf ve temiz inancı sarsmak istemedi. Kadıncağıza saati iyice târif ettirdi. Sonra:'Peki hanım teyze. Sen şimdi git, yarın gel. Ben inşaallah bu gece saatini bulurum.' dedi. Sonra çarşıya bir adam gönderip târif edilene en yakın bir saat satın aldırdı. Ertesi gün gelen yaşlı kadına bunu teslim ederken:'Al saatini teyze. Yalnız saatine mukayyet ol. Bir daha kaybedersen bizim gözlük de artık işe yaramaz!' yollu tenbihte bulunmayı da ihmal etmedi.
Sultan Abdülaziz Han, 30 Mayıs 1876 günü, birkaç tane insafsız ve muhteris devlet adamının şahsi hesapları uğruna tahtan indirildi. Bunların başında "Kinim Dinimdir" diyen Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Hüseyin Avni Paşa buluyordu. Bununla da kalmayan ihtilalciler, Padişahı ve hanımı Nesrin Kadınefendiyi bir sandala bindirerek Dolmabahçe Sarayından Topkapı Sarayına naklettiler. Bu esnada Hüseyin Avni Paşa, mücevher sakladığını zannederek, onları almak gayesiyle Nesrin Kadınefendinin şalını, Padişahın gözü önünde çekip alarak hakaret etti. Kadınefendi, omuzları açık bir şekilde getirilmesi sebebi ile ve uğradığı hakaretin tesiriyle hastalandı. Daha sonra Sultan Abdülaziz'in 4 Haziran günü şehid edilmesi üzerine şoka girerek 11 Haziran'da vefat etti.
Nasr bin Abdürrezzâk hazretleri, Hanbeli mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin torunudur. Hanbeli mezhebinde ilk Kâdı'l-kudâttır. 1169 (H.564) senesinde doğdu. 1236 (H.633) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
İbrâhim Zâhid-i Geylânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Âzerbaycan'da Geylân’da Siyâverû isimli köyde doğdu. Zâhirî ilimlerde tahsîlini tamamlamak üzere İran’da Şîrâz'a gitti. Orada zâhirî ilimleri ikmâl ettikten sonra, Sa'dî-i Şîrâzî hazretlerinin huzûruna vardı. Onun sohbetleri bereketi ile üstün derecelere kavuştu. Sonra Sâ'dî-i Şîrâzî hazretleri onu Lâhicân'da Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî’ye gönderdi. Onun sohbetlerine de devam ederek kemâle geldi. Evliyânın büyüklerinden oldu. 1305 (H.705) senesinde Geylân’da Lenger-i Künân denilen yerde vefât etti. Bir talebesine buyurdu ki:
Geredeli Abdullah Efendi, Osmanlı velilerindendir. Bolu'nun Gerede ilçesinde doğdu. Bolu'da Mustafa Sâfi Efendi'nin derslerinde ve sohbetlerinde kemâle erdi. Hocasının vefâtından sonra yerine geçti. Talebeleriyle birlikte, 1853 senesinde yapılan Rusya seferine katıldı. Silistre Müdafaası'nda bulundu. Bu savaşta Tuna boylarında şehid oldu. Buyurdu ki: