Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.253.144

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Hakîkî Saâdete Kavuşması Için

Kınalızâde Ali Çelebi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup tefsîr, hadîs, fıkıh âlimidir. 1516 (H.916) senesinde Isparta'da doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek, Mahmûd Paşa Medresesinde, sonra da Sahn-ı semân Medresesinde meşhur âlimlerden ders aldı. Çeşitli medreselerde müderrislik, Anadolu ve Rumeli'nin çeşitli şehirlerinde kâdı ve kâdıasker olarak vazîfe yaptı. 1571 (H.979) senesinde Edirne'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinin en önemlilerinden Ahlâk-ı Alâî’de İslâm ahlâkını esaslı bir şekilde yazmıştır. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Amcazade Hüseyin Paşa

Hüseyin Paşa, Sultan İkinci Mustafa'nın Zenta sefer-i hümâyûnuna katıldıktan sonra, 18 Eylül 1697'de sadrâzamlığa getirildi. Hüseyin Paşa ilk olarak 1683 yılından beri müttefik Avrupa devletlerine karşı devâm eden harbe son vermek istedi. Bu sûretle Almanya, Venedik ve Polonya ile sulh yaparak Karlofça Antlaşmasını imzâladı.On altı sene süren muhârebe tabii olarak memleketin iktisâdi bünyesini bozmuştu. Osmanlı mâliyesi buhranlı zamanlar geçirdiği gibi, artan vergiler de halkı zor durumda bırakmıştı. Amcazâde Hüseyin Paşa, halkın kalkınması ve çalışma sâhasına atılması için savaş sebebiyle alınan bâzı vergileri kaldırdı ve bakâya kalanları da affetti. Bu hal çiftçilere rahat bir nefes aldırttığı gibi sanâyinin gelişmesine de yol açtı. Amcazâde'nin ehemmiyetle tâkib ettiği işlerden birisi de Yörük ve Kürd aşiretlerinin iskânı oldu. Antalya, Alâiye, Manavgat, Urfa ve Malatya taraflarına yapılacak bu iskân hareketiyle, bölgede zirâi faâliyet büyük ölçüde artacaktı.

Vehbi Tülek

Size İtaat Ettik Ve Uyduk

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Biliyorsunuz hayatı muhteşem zaferlerle dolu olan Yavuz, genç yaşında küçücük bir çıbana boyun eğer. Son nefesini verirken Hasan Can yanındadır. Yavuz sorar:-Hasan bu ne hal?-Şimdi Allah ile olacak zamandır sultanım.-Ah be Hasan. Sen bunca zamandır, bizi kimle bilirdin? Yavuz'un konuşmaya mecâli yoktur. Mushaf-ı şerifi işaret eder. Hasan Can o berrak sesiyle Yasin-i Şerif'e başlar. Yine volkanlar coşar, sular akar. Sultanın yüzünde huzurun izleri hâlelenir. Sonra latif bir tebessüm yayılır. Koca sultan ayan beyan güler, belki de ilk kez böyle güler... "Nasıl bre?" Mısır seferine çıkacakları gün kayıkla Üsküdar'a geçerler. Nedendir bilinmez Sultan, yoldaşına takılır. "Hasan Can kahvaltı yaptın mı?"

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Senin Gibi Bir Kumandanin Kilici Alinmaz

Vehbi Tülek

İstanbul’un Sulari

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Zor Şehzade

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cömertliğin En Yüksek Derecesi

Matar Bâzerâyi hazretleri Irak'ta yetişen evliyânın büyüklerindendir. Necef'te doğdu. 550 (m. 1155)'de vefât etti. Seyyid Ebü'l-Vefâ hazretlerinin talebelerindendi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dünyaya Düşkün Din Adamı, Hakîkatte Dünya Adamıdır!

Vehbi Tülek

İbn-i Karadâğî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi Ömer bin Muhammed Emîn’dir. 1885 (H.1303) senesinde Irak’ta Süleymâniye’de doğdu. Önce babasından sonra da başka âlimlerden okudu. Amcası Şeyh Muhammed Necîb Karadâğî’nin derslerine de devâm etti. Süleymâniye’de Molla Hüseyin Peskendî ve Molla Abdullah’a devâm edip icâzet aldı. Harap hâle düşen Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin dergâhını tâmir ettirip burada uzun zaman ilim öğretip talebe yetiştirdi. 1936 (H.1355) târihinde Süleymâniye’de vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hicazda Kabir Yıkanlar!..

Vehbi Tülek

Hanîf İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Hanif İbrahim Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı âli­mlerinin meşhurlarındandır. Tah­silini İstanbul'da yaptıktan sonra Süleymaniye Med­resesi'ne müderris tayin edildi. Sonra da Bursa Ka­dısı olan Hanif İbrahim Efendi buradan emekli olarak İstanbul'a döndü ve bir süre sonra 1189 (m. 1775) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Bütün Hastalıkların Başı Fazla Yemektir

Vehbi Tülek

Abdurrahman Nesib Dede

Vehbi Tülek

Namaz, Ihlâsla Kılınırsa Çok Kıymetli Olur

Vehbi Tülek

İbrâhim Medenî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dikkat Ediniz! Dünya Tatlı Bir Yeşilliktir

Vehbi Tülek

Sıratı Kolay Geçmek Istersen

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Abdullah El-acemî

Firkateyne Bininiz

Allah Diyen Genç

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Fani Dünya

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek