Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.540.378

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Geçim Darlığı Çekiyorsan Istigfâra Devam Etmelisin

Karamânî İshak Çelebi Osmanlı alimlerindendir. O zamanki Karaman iline bağlı Aksaray'da doğdu. İlk tahsîlini Aksaray'da yaptı. Konya'ya giderek, Kâdızâde, Molla Muslihuddîn Kastalânî ve Kestelli gibi zâtlardan ilim öğrendi. Tasavvufta Halvetiyye yolu büyüklerinden Molla Yahyâ Şirvânî'nin halîfelerinden Habîb Ömer-i Karamânî'ye bağlandı. İcâzet aldıktan sona İstanbul'a geldi. Pîrî Mehmed Paşa Dergâhında talebe yetiştirmekle meşgûl oldu. 1526 (H.933) senesinde vazîfe yaptığı İstanbul'da Koruklu Dergâhında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İsterseniz Geri Dönebilirsiniz

Sultan İkinci Bâyezid Hanın pâdişâhlığı sırasında İstanbul'da büyük bir zelzele olmuş, yüzlerce kişi ölmüş, vebâ salgını baş göstermişti. Çelebi Halife'nin büyüklüğünü kabûl eden Sultan İkinci Bâyezid Han onu sık sık ziyâret ederek, duâsını almaya çalışırdı. Ona ve talebelerine iltifât ve ihsânlarda bulunurdu. Hattâ ilim ve fazileti ile duâsının kabûl olduğuna inandığı Çelebi Halife'yi kırk talebesi ile birlikte Medine-i münevvereye gönderdi. İstanbul'a isâbet eden, yüzlerce kişinin ölümüne sebeb olan vebâ musibetinin kalkması için, Peygamber efendimizin kabrini ziyâret edip duâ ile şefâat dilemelerini istedi. Çelebi Halife talebeleriyle birlikte hac ibâdetini yerine getirmek ve Peygamber efendimizin kabr-i şerifini ziyâret etmek üzere İstanbul'dan ayrıldılar. Onların yola çıkmasından hemen sonra İstanbul'daki vebâ salgını son buldu.Vebâ salgınının Allahü teâlânın izniyle âniden durması başta pâdişâh olmak üzere bütün devlet adamlarında ve halkta büyük sevince yol açtı. Sultan İkinci Bâyezid Han, Çelebi Halife'ye haber gönderip; "Gitmenize lüzûm kalmamıştır. İsterseniz geri dönebilirsiniz." dedi. Fakat gönlü mukaddes topraklara ulaşmak aşkıyla dolu olan Çelebi Halife; "Mâdem ki bu hayırlı yolculuğa niyet ettik. Hac vazifemizi ifâ ile, iki cihânın efendisini ziyâret edip, Devlet-i Aliyye-i Osmâniye'nin selâmeti için duâ ve niyazda bulunalım. Allahü teâlânın sultanımıza hayırlı uzun ömürler ihsân etmesi için yalvaralım." dedi. Sultandan müsâde alarak yoluna devâm etti.

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Osmanli Devleti Ve Endülüs

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Haci Mesud

Vehbi Tülek

Boynuzsuz Koç

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

Bunu Böyle Bilesiniz

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dünyâ Nimetleri, Şekerle Kaplanmış Zehir Gibidir!

Ubeydullah bin Bâki-Billah hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin hocası olan Muhammed Bâki-billah'ın büyük oğludur. Küçük yaşta babası vefât edince İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin teveccühleri ile yetişti ve önde gelen talebelerinden oldu. On sekizinci yüzyılın sonlarında vefât etti. Kabri Delhi'dedir. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim Öğretmenin Fazileti Büyüktür

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hâşimi hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 345 (m. 957)'de doğdu. 428 (m. 1037)'de Bağdad'da vefât etti. Birçok kitap yazdı. Kitâb-ül-i'tikâd adlı eserinden bazı bölümler:

Fı­kıh Ve Kır­âat â­li­mi Ab­dul­lah Harrânî

Vehbi Tülek

İçinden Misk Kokusu Gelen Kabir

Vehbi Tülek

Seyyid Hüseyin Murâdi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 1138 (m. 1725)'de Şam'da doğdu. 1188 (m. 1774)'de aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Abdülkâdir Çelebi

Vehbi Tülek

Dinimizde Hayânın Yeri Çok Mühimdir

Vehbi Tülek

Amasyalı Pîr İlyâs Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Insanlara Anlatan âlimler Dört Sınıftır

Vehbi Tülek

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Abbas Bin Ubâde (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sünnet Akçesi

Sünnet Akçesi

Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:

"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:

"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Değişen Sizin Kalbiniz

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Cünnetü'l-esmâ

"encümen-i Bîzebân"

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek