Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.378
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Kanuni Sultan Süleyman ve annesi Valide Hafsa Sultan, Sadrazam İbrahim Paşayı çok severlerdi. Bu yüzden Kanuni, annesi Hafsa Sultanın da arzusu üzerine kızkardeşini ona verdi ve bu suretle İbrahim Paşa, saraya damat oldu. Bu düğün merasiminin o zamana kadar eşi benzeri görülmemişti. Bu göz kamaştırıcı düğüne padişah başta olmak üzere bütün devlet ileri gelenleri ve yabancı elçiler de davetliydi. Daha sonra aylarca bu düğün konuşuldu.
Ahmed Vefik Paşa, Osmanlı devletinin bunalımlı ve en zor günlerinde "Başvekil" ünvanıyla Sultan II. Abdülhamid'in yardımcısı oldu. Meşhur 93 harbini sona erdiren Edirne Antlaşması imzalanalı henüz 4 gün olmuştu. Başvekilin yeni görevine başlamasından 9 gün sonra, Sultan Abdülhamid'in iradesiyle Meclis-i Mebusan tatil edildi. 20 gün sonra Ruslar, planladıkları barış şartlarını kabul ettirmek için Ayastefanos'u (Yeşilköy) işgal etti.
Eshab-ı kirâmdan Hazreti İkrime, Ebû Bekir (radıyallahu anh) devrinde Yermük savaşına katıldı. Bu savaşta oğlu ile birlikte Hicri 15 (m. 636) yılında şehid oldu. Vücudunda 70'ten fazla kılıç ve mızrak yarası vardı...
Abdullah bin İbrâhim Mirgani hazretleri Hicaz evliyasındandır. Mekke'de doğdu. Soyu, baba tarafından seyyid, anne tarafından şeriftir. Mekke'de Seyyid Yûsuf el-Mehdeli adlı Üveysi bir şeyhe intisap ettikten sonra Tâif'e giderek taliplerini yetiştirdi. 1208'de (1793) orada vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Hibetullâh Muhammed el-Hatîb hazretleri tefsir ve Şafii fıkıh âlimidir. 1244 (1828) yılında Şam'da doğdu. Tahsil hayatına babasından ders alarak başladı. Sonra da Nuriyye Medresesi'nde ve Emeviyye Camii'nde sürdürdü. İcazet alarak çok talebe yetiştirdi. 1311 (m. 1893)’de Şam'da vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.