Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.753.670

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hocalık Ve Talebelik Takvâ Ile Olur

Debbağ Ebû Zeyd Üseydî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus'un Kayravân şehrinde doğdu, 1300 (H. 699) senesinde yine orada vefât etti. Zamanındaki âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Abdüsselâm el-Murtâtî'ye talebe olup, ondan tasavvuf ilmini öğrendi. Tasavvufî mârifetlere kavuşup evliyâlık derecesine ulaştı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Seydi Ali Reis

Seydi Ali Reis, Galata'da doğdu. Doğum tarihi belli değildir. İstanbul'un fethinden sonra Sinop'a yerleşen denizci bir ailenin oğluydu. XVI. yüzyılın güçlü denizcilerinden olan Seydi Ali Reis gençliğinde iyi bir öğrenim gördü. Denizcilik üzerine bilgileri küçük yaşta edinmişti. Arapça ve Farsça öğrenmiş, metematiğe, astronomiye ve fiziğe karşı büyük bir merak sarmıştı.Dedesi ve babası tersane kethüdasıydı. 1522 yılında Rodos seferine katılan Seydi Ali Reis, Barbaros Hayreddin Paşa'nın emrinde bir çok deniz seferine çıktı ve Batı Akdeniz bölgesini çok iyi öğrendi.

Vehbi Tülek

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Medeniyet Merkezi İstanbul

Vehbi Tülek

FÂsiklardan Uzaklaş

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

26 - Şehitler Hakki İçin

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ömrünü Faydalı Şeyler Için Harca

Emir Osman Efendi İstanbul velilerindendir. 1513 (H. 919) senesinde Sivas'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmek için İstanbul'a geldi. Sahn-ı semân medreselerinde ilim tahsil etti. Kırklareli'nin Vize kazasında Şeyh Alâüddin Ali Efendinin, sonra İstanbul'da Nûreddinzâde'nin sohbetlerinde yetişti. İcazet alarak Kasımpaşa'daki dergâhında talebe yetiştirdi. 1594 (H. 1003) senesinde İstanbul'da vefât etti. Nasihat isteyen bir talebesine şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

koca Yeryüzü Bize Dar Geldi

Vehbi Tülek

Peygamber Efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) vefatından birkaç ay sonra, Hazreti Ali'nin (radıyallahü anh) hanımı, Hasan ve Hüseyin'in annesi olan kızı Fatıma da babasına kavuştu. Hazreti Ali, Beni Hanefiyye'den bir kız istedi. Ca'fer bin Kays el-Hanefiyye'nin kızı Havle'yle evlendi ve ondan bir oğlu oldu. Adını Muhammed koydu. Ancak halk onu, kardeşleri, Fatıma'nın oğulları olan Hasan ve Hüseyin'den ayırdetmek için "Muhammed bin Hanefiyye" diye çağırmaya başladılar...
Muhammed bin Hanefiyye, Ebu Bekir'in (radıyallahü anh) halifeliğinin sonlarında doğmuştu. Babası Ali ibni Ebi Talib'in gözetiminde büyüyüp yetişmiş ve onun tedrisinden mezun olmuştu.

İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Yûsuf Firebrî

Vehbi Tülek

Muhammed bin Yûsuf Firebri hazretleri Buhâri'nin Câmiü's-Sahih adlı eserinin en önemli râvisidir. 231 (m. 845)'de Buhârâ civarında Firebr köyünde doğdu. Müslim ve Tirmizi gibi muhaddislerin hocası olan Ali bin Haşrem Mervezi'den hadis tahsil etti. 320 (m. 932)'de vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Kişinin "bilmiyorum" Demesi, Ilimdendir

Vehbi Tülek

Şehidler Anası Afrâ Hatun

Vehbi Tülek

Sabır Mehmed Dede

Vehbi Tülek

nefsim Bana Acımıyor!..

Vehbi Tülek

Süleyman (aleyh0sselÂm)

Vehbi Tülek

Maşallah Deyince Nazar Değmez

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Altıyüz Dirhemlik İp

Adalet Ve Tevazu

Allah Diyen Genç

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek