İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.654.440
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Osmanlı paşalarından Mesih Paşa, Hamid ilinin (Isparta'nın) beyiydi. Muhammed Çelebi Sultanın ziyâretine gider, hürmet gösterirdi. Vezir olması için duâ ve himmet etme si için yalvarıp yakarırdı. "Eğer vezir olursam, sizi ve talebelerinizi gazâya götürürüm." diye söz vermişti. Hayreddin Halife adında bir halifesi, talebesi vardı. Ona; "Var rüyâya yatıp istihâre eyle. Bakalım Mesih Paşa vezir olur mu?" dedi. Hayreddin Halife istihâreye yatıp gördü ki: Hocası Şeyh Muhammed Çelebi Sultan bir kuşak getirdi. Onu Mesih Paşa nın başına sarması için kendisine verdi. Fakat Hayreddin Halife onu bir türlü saramadı. Bunun üzerine şeyh hazretleri kendisi alıp sardı.Sabahleyin Hayreddin Halife gördüğü rüyâyı anlatmak üzere huzûruna gitti.
Sultan IV. Murad Han, kendi zamanındaki Şeyhlere çok hürmet gösterir ve onlara yardım ederdi. Mesela, Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Doğâni Ahmed Dede'ye hürmet etmiştir. Onu sık sık saraya davet etmek suretiyle kendisinden Mesnevi sohbeti dinlemiş ve semâ yapmalarına müsaade etmiştir. Galata Mevlevihânesi şeyhi Âdem Dede de, yine IV. Murad'ın saraya davet edip Mesnevi sohbetlerini dinlediği ve semâ yaptırdığı mevlevilerdendir.Antalya Mevlevihânesi postnişini Zincirkıran Muhammed Çelebi İstanbul'a geldiğinde IV. Murad'ın ihsanlarına nail olmuştur. Daha sonra Beşiktaş Mevlevihânesi postnişini olacak olan Çengi Yusuf Dede, IV. Murad döneminde "Gılmânân-ı Hâssa"ya alınmış mevlevilerdendir.
Tâbiinin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 722 (H.104) senesinde Şam'da vefât etti.
Abdullah bin Zeyd, Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik ve Tâbiinden büyük âlim Katâde'den (r.anhüm) ders alıp ilimde yükseldi. Hadis-i şerif ilminde sika, sağlam, güvenilir bir zât oldu. Bir hadis-i şerifi öğrenmek için uzun süre seyâhat ederdi.
Hadis-i şeriflerin toplanıp, yazılması için uğraşırdı. Vefâtından evvel, kitaplarının Tâbiinin büyüklerinden, fıkıh âlimi ve evliyâdan Ebû Eyyûb-i Sahtiyâni'ye verilmesini vasiyet etti. Bir deve yüküne yakın kitâbı Ebû Eyyûb-i Sahtiyâni'ye verildi.
Dün bahsettiğimiz gibi, İsmihan Sultan da kocası gibi hayırda yarışan biridir ve hemen Mekke ve Medine halkına bol bol ihsanlarda bulunur... İsmihan Sultan'ın rüyasının üzerinden az bir zaman geçmiştir ki, kocası Melek Ahmed Paşa da bir rüya görür...
Ecezâde Muhyiddin Efendi Osmanlılar zamanında yetişen İslâm âlimlerindendir. Mevlânâ Hatibzâde'den okudu. Daha başka âlimlerin derslerinde de bulunarak, mükemmel bir şekilde yetişti. İlim tahsilini tamamladıktan sonra, İznik Medresesi'ne müderris oldu. Bir müddet müderrislik yaptıktan sonra, Trabzon kadılığına tayin olundu. 924 (m. 1518) senesinde vefât etti. Buyurdu ki:
Emir Sultan, âlim ve ilim menbaı olan Buhârâ'da yetişti. Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvere'de ilim tahsil etti. Medine-i münevvereye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetindeyken, bir rüyâ gördü. Rüyâsında Peygamber efendimiz ile hazret-i Ali yanyana oturmuşlardı. Yanlarına vardı ve diz çöküp oturdu. Hazret-i Ali ona; "Ey oğlum! Sana cenâb-ı Hak tarafından ceddin Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) sünnetini, takvâ yoluyla öğretmen için Rûm iline gitmen işâret olundu. Önünde giden nûrdan üç kandil belirecek, o kandiller nerede gözünden kaybolursa orada kalacaksın. Mezârın da orada olacak" dedi. Emir Sultan uykudan uyanınca; "Demek ki takdir-i ilâhi böyle" diyerek yola çıktı. Hazret-i Ali'nin dediği gibi, üç kandil ona kılavuzluk etti. Bursa'ya geldiği zaman, önündeki nûrdan üç kandil, pınar başında üç servi civârında fakirler için tahsis edilmiş eski bir kilisenin yanında kayboldular. Böylece Emir Sultan Bursa'ya yerleşti.