İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.653.494
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Osmanlı padişahları içinde seferler dışında Avrupa seyahati yapan tek hükümdar Sultan Abdülaziz Han'dır. Bundan başka Sultan II. Mahmud Han'ın da Rumeli seyahati vardır. Bu seyahatinde, Prusya Büyükelçisi Mareşal Von Moltke'de ona refakat etmişti. 1871'de kurulacak olan alman İmparatorluğunun Başvekili olan Von Moltke intibalarını şöyle anlatır:"5 Mayıs 1837 günü Şumnu'ya geldik. Yolun iki tarafında şehrin ileri gelenleri selama duruyorlar, sağda Müslümanlar, solda Hristiyan lar...Müslümanlar, ellerini karınlarına kavuşturmuşdik duruyorlar, fakat Hristiyanlar, hatta yüksek rütbeli papazlar ve piskoposlar yerlere kapanıyorlar ve padişah önlerinden geçinceye kadar kıpırdamıyorlar...
Osmanlı saray ve konak haremlerinde misafirlere bir törenle kahve ikram edilirdi. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulurdu. Ardından üç hizmetçi kahve ikramına başlarlardı. Kahvenin soğumaması için güğüm, ortasında kor ateş bulunan stile oturtulur ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınırdı. Stil takımları tombak, gümüş veya pirinçten yapılmıştır. Kahve ikramında ayrıca yuvarlak stil örtüsü kullanılırdı. Atlas veya kadifeden yapılan bu örtü sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemelidir. Stil takımı ve örtüsünün zenginliği ailenin varlık derecesini yansıtırdı.
İçinde kahve fincanı ve zarflar bulunan tepsiyi taşıyan hizmetçi, stil örtüsünü kenardan iki eli ile önlük gibi önünde tutar, ikinci hizmetçi stil takımını taşırdı. Üçüncü kız tepsiden porselen fincanı alır, stildeki güğümden kahveyi doldurur, fincanı altın,tombak, gümüş veya porselen zarfa yerleştirir, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek misafirlere ikram ederdi. Tiryakiler kahve ile birlikte nargile veya uzun çubuklarda tütün içerlerdi.
Ahmed bin Muhammed Vâsıti hazretleri Hanbeli mezhebi hadis âlimlerindendir. Hadis ilminde hafız, yani yüz bin hadis-i şerif ezberlemiş idi. 626 (m. 1229)'da Irak'ta Vâsıt'ta doğdu. 698 (m. 1299)'da Bağdad'da vefât etti. Rivayet ettiği bazı hadis-i şerifler:
Şemseddin Bakari hazretleri "rahmetullahi aleyh" Osmanlı devrinde Mısır'da yaşamış olan Şafii fıkıh âlimlerindendir. Mısır'ın Dâr'ül-Bakar köyünde doğdu. Tahsilini Kahire'de yaptı ve çok talebe yetiştirdi. 1111 (m. 1699)'da Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Muhammed bin Nasr Mervezi hazretleri Şafii fıkıh ve hadis âlimidir. 202 (817) yılında Bağdat'ta doğdu. İlim tahsili için Bağdat, Basra, Şam, Medine ve Kahire'ye gitti. Kahire'de Şafii âlimlerinden fıkıh tahsil etti. Daha sonra Semerkant'a yerleşti ve talebe yetiştirdi. 294 (m. 906)'da burada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Ma'rûf-ı Kerhi Hazretlerinin bir dayısı şehrin vâlisi idi. Vâli, bir gün şehrin kenar mahallelerini dolaşıyordu. Ma'rûf'u bir kenarda oturmuş ekmek yerken gördü. Önünde de bir köpek vardı. Bir lokma kendi yiyor, bir lokma da köpeğin ağzına veriyordu.
Dayısı,
- Köpekle birlikte yemeğe utanmıyor musun dedi.