Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.287.024

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs, Her Işini Allah Rızâsı Için Yapmaktır

Molla Sincârî hazretleri büyük velîlerdendir. Kuzey Irak’ta Sincâr'da doğdu, on ikinci asrın sonlarında, seksen yaşlarında iken orada vefât etti. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On üç yaşında Bağdat'a gitti. Orada büyük âlimlerden fıkıh, tefsîr, kelâm, hadîs ve tasavvuf ilimlerini öğrendi. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

1913 senesinde yazılan ve Bulgarların Müslüman Türklere yaptıkları zulümleri anlatan "Türkiye Uyan" adlı kitabın 228. sahifesinde; bir çavuşun subayına mektubu şöyledir:Zâbit efendi! Kuvvetli düşman müfrezelerinin Gümülcine'ye indiğini, askerimizden bir kısmının çekildiğini ve bâzısının da esir edildiğini işittim! Geçen gün dört erle bana teslim ettiğiniz Kuruorman sırtındaki mühimmat deposunu hâlen muhâfaza ediyorum. Tabii Gümülcine'yi işgâl eden düşman buraya da gelecek! Doğrusu devletimin ve milletimin nice fedâkârlıklarla burada yığdığı bu cephaneyi, sapasağlam düşmana teslim edecek değilim! Buna ne askerlik vazifem, ne de vatan sevgim müsaade eder.

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Fatih Ve Papazlar

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

29 - Bir Ecdad Yadigarini Terkederken

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrahim Anberî

İbrahim Anberi hazretleri meşhur hadis âlimlerindendir. İran'da Tûs şehrinde doğdu. Ahmed bin Hanbel ve Ali bin Hucr gibi zatlardan hadis okudu. 285 (m. 898)'de Tus'da vefat etti. Şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bayram Gecesi, Melekler Yerlerinde Duramazlar!

Vehbi Tülek

Zekîyüddîn Abdülazîm Münzirî hazretleri hadîs âlimidir.  581 (m. 1185) senesinde Mısır’ın Fustat şehrinde doğdu. 656 (m. 1258) senesinde vefât etti. Mısır’ın bütün bölgelerini dolaştı. İskenderiyye’ye ve Şam’a gitti. Orada birçok zâtla görüşüp ilim öğrendi. “Et-Tergîb vet-Terhîb” adlı eserinde rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden biri şöyledir:

Dav'ü's-sabâh (Âcibe Bağdadiyye)

Vehbi Tülek

Onun Için Ne Hazırladın

Vehbi Tülek

Ya'kub ibn-i Şeybe hazretleri hadis hafızıdır. 182'de (798) Basra'da doğdu. Yahya bin Main ve Ahmed bin Hanbel gibi muhaddislerden ders aldı. Tah­silini tamamladıktan sonra Bağdat'a yer­leşip burada ve Sâmerrâ'da hadis okutan İbn-i Şeybe 262'de (m. 875) Bağdat'­ta vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

oğullarımın Üçü De Birer Cevher Idi

Vehbi Tülek

Nefsin Hîle Ve Tuzaklarına Karşı Çok Uyanık Olmalı

Vehbi Tülek

Kim Amel Ederek Tövbesini Düzeltirse

Vehbi Tülek

İlmi Kendisine Fayda Vermeyen âlimler!

Vehbi Tülek

Şeyhîzâde Damad Efendi

Vehbi Tülek

Muhammed Dehlevî Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Sakin Kalyona Binme

Minareden Okunan Şiir

Cünnetü'l-esmâ

SelÂmetle Gidip Gel

Hayat Kurtaran Yalan

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek