Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.564.579

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rızkı Azalan Tövbe Ve Istigfâr Etsin!

Ahmed Hansevî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Pakistan'da Pencab’ın Hansi kasabasında doğdu. Delhi’ye giderek Ferîdüddîn Genc-i Şeker hazretlerine intisab etti. Tasavvufta yüksek derecelere kavuşup icazet verilerek memleketine gönderildi. On üçüncü asrın başlarında Hansi kasabasında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Bütün Osmanlı Padişahları çok dindardılar. İkinci Murad'da dedeleri gibi âlimlere pek saygılı idi. En kıymetli hocalardan ders almıştı. Çocukluğundan beri onlarla beraberdi. Onların her dediğini can kulağıyla dinler ve yapardı. Bu yüzden büyüyünce büyük bir padişah olmuştu. Kendisini ziyadesiyle seven tebaası, O'na Koca Murad demekten hoşlanırdı.

Vehbi Tülek

Bu Asker Sağ Oldukça Bu Kale Size Verilmez

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Eski Ramazan iftarlarının bize mahsus güzel âdetlerinden biri de "diş kirası"dır. Misafirler, hane sahibine veda ederken bir miktar para veya hediye verilerek uğurlanırlar. Diş kirası denilen bu hediyenin zarif gerekçesi, ağzınızı iftar sahibinin damak zevkine kiralamış olmanızdır. Tabii işin doğrusu, Ramazan ayının cömertlik ve hayır duygularını şahlandırması dır.Sultan Abdülaziz'in sadrazamlarından Yusuf Kamil Paşa, cömertliği ile ünlüydü. 1868 yılı Ramazan ayının 8. gününe rastlayan 3 Ocak günü, bugün Edebiyat ve Fen fakültelerinin bulunduğu yerdeki konağında verdiği iftar yemeğine, Sultan Abdülaziz teşrif ettiler. Sadece kuş sütünün eksik olduğu ziyafetten sonra, diş kirası olarak, altın bir tepsiye tepeleme yığılmış kağıt tomarları padişaha takdim olundu. Bunlar, Kamil Paşanın sahip olduğu bütün mam ve emlakin senet ve tapularıydı. Ancak bu diş kirası tekliften öteye geçmedi. Çünkü Sultan Abdülaziz, "Bunlar makbulüm oldu. Yine size veriyorum. Her hali niz ve ef'âl ü akvaliniz mahzuziyetimi mucib olmaktadır" sözleriyle tepsiyi ve içindekileri iade etti.

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Geyikli Baba Ve Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dilini Tutan Kimseye Cennet Kapıları Açılır

Hilâl bin Muhammed Haffâr hazretleri hadîs âlimidir. İran asıllı olup, 322 (m. 934) yılında Bağdad’da doğdu. 414 (m. 1023) yılında aynı yerde vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim tahsil edip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Bağdad’da, yıllarca hadîs ilminde en sağlam âlim, müsned kabul edildi. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...

Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...

Kâ'b Bin Eşref

Vehbi Tülek

Zâhirî Ilimler Ve Bâtınî Ilimler Peygamberlerin Mirasıdır

Vehbi Tülek

Muhammed bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1562 (H.970) senesinde Yemen'de doğdu. Âlim bir zât olan babasından birçok ilimleri öğrendi. Zamânının evliyâsının sohbetlerinde bulundu. İlimde ve fazîlette yüksek dereceye ulaştı. Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinde bulunan dedesi Şeyh bin Abdullah, onu yanına çağırınca Hindistan'a gitti. Orada çok talebe yetiştirdi. 1621 (H.1030) senesinde Hindistan'ın Ahmedâbâd şehrinin Bendersûret nâhiyesinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Ebü’l-kâsım Bürzûlî

Vehbi Tülek

Dilini Yersiz Sözlerden Koru

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Kanâat Edeni Zengin Kılar

Vehbi Tülek

Hizmetçine Yedirdiğin Senin Için Sadakadır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Beydâvî

Vehbi Tülek

"kandiye Kahramanı" Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

İcÂzetin Sirri

Değişen Sizin Kalbiniz

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

A'meş Ve Hanımı

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek