Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.796.447

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İstikâmet Üzere Olmak Kerâmetten Üstündür!

Hazret-i Vahdet Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. Adı Abdülehad’dır. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Amcası Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin sohbetinde bulunarak zâhirî ilimlerde ve tasavvufta pek yüksek derecelere kavuştu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han, Avrupa'da büyük devletler arasındaki denge nin bozulmaması için, Fransa Kralı İkinci Fransuva'nın annesinin yalvaran yardım taleplerini karşılamak üzere, Barbaros'un vefatı üzerine Kaptanı Deryalığa getirilen Piyâle Paşa kumandasında büyük bir donanma gönderdi. Piyâle Paşa, 1555'te İstanbul'dan hareket etti. Turgut Reis'in de katıldığı donanma yardımda ve fetihlerde bulunarak, geri döndü. 1556-1557 deniz mevsiminde tekrar Akdeniz'e açılan Piyâle Paşa, bâzı limanları fethettikten sonra İstanbul'a döndü.

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Benden Bunlari İstemeyiniz

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Demek Yolda Kaldiniz

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tütünsüz Baba

Tütünsüz Baba, Edirne evliyasından olup, asıl ismi Ahmed Rıdvâni'dir. İkinci Bâyezid Han devrinde Başdefterdar olarak görev yapmıştır. 1499'da vefât eden Tütünsüz Baba'nın bugün harab halde olan türbesi, Mevlânâ Kara Rüstem Gâzi Câmii yanındadır. Tekkesi günümüze ulaşmamıştır.

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ehl-i Sünnet Îtikatını Öğrenmek Farz-ı Ayndır

Vehbi Tülek

Bahri Efendi Osmanlı âlim ve evliyasının büyüklerindendir. Samsun’un Vezirköprü ilçesinde doğdu. Tahsil hayâtına Samsun Sıbyan Mektebinde başladı. Sonra Amasya’ya giderek, buradaki medresede ilim öğrendi. İlim tahsiline devam etmek için İstanbul’a gitti. Bundan sonra Kâhire’de Şeyh Murtaza’dan ilim öğrenmek için Mısır’a gitti. Ondan yüksek ilimleri tahsil edip mezun oldu ve hocası onu insanlara doğru yolu anlatmak için memleketine gönderdi...

Seydîzâde Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Sen Bizim Dînimizi Bırakmışsın Öyle Mi

Vehbi Tülek

Kutbüddin Muhammed Haydari hazretleri târih ve Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 821 (m. 1428) senesinde Şam'da Beyt-ül-makdis'te doğdu. İkiyüz âlimden ders okuyup icâzet aldı. Kâhire'ye gitti ve orada talebe yetiştirdi. 894 (m. 1489)'de orada vefât etti. Buyurdu ki:

Allahü Teâlânın Sıfatları Ezelîdir

Vehbi Tülek

İtikat, Kalp Ve Beden Bilgileri

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbâı Abdullah Bin Hıdır

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Recâ Bin Hayve

Vehbi Tülek

Resûlullah'ın Ve Dört Halîfenin Sünnetleri

Vehbi Tülek

Kâsım Aynî Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Cennetlik Hanım Isteyen...

Padişah Ve At

Latif Bir Şikayet

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek