İbretli bir hayat... Abdullah bin Sa'd

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 04 Ocak 2008

Abdullah bin Sa’d, Eshab-ı kiramın büyüklerinden ve “Afrikiye” diye anılan, Kuzeybatı Afrika’nın fatihi, büyük komutan ve validir. Tam ismi, Abdullah bin Sa’d bin Ebi Serh bin Haris bin Hubeyb el-Kureşi el-Amiri olup, künyesi “Ebu Yahya”dır...
Abdullah bin Sa’d, Osman bin Affan’ın (radıyallahü anh) sütkardeşidir. Resulullah efendimizle (sallallahü aleyhi ve sellem) Medine’ye hicret etti. Ayrıca, vahiy katibiydi. Fakat ne hazindir ki Mekke’ye geri döndü ve müşriklerin arasına karıştı...

Devamını oku...

Bir bâtınî lideri Şeyh Bedreddîn

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 03 Ocak 2008

Şeyh Bedreddîn, ilim öğrenmek istiyordu. Bu gayeyle önce Bursa, sonra Konya ve Kâhire’ye gitti. Orada büyük âlim Seyyid Şerîf Cürcânî ve Aydınlı Hacı Paşa ile berâber Mübârekşâh Mantıkî’den din ilimleri, felsefe ve mantık okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Tebriz’e giderek, Tîmûr Hanın huzûrunda yapılan ilmî sohbetlere iştirak etti. Daha sonra Kazvin’e giden Şeyh Bedreddîn, burada doğru yoldan ayrılarak sapık Bâtınîlik fırkasına girdi. Dönüşünde Memlûk Sultânı Melik Zâhir Berkuk’un oğlu Ferec’e hoca tâyin edildi. Bir müddet sonra da Anadolu’ya döndü...

Devamını oku...

Mağarada yağmur duası yapan köle!

Meşhurların Son Sözleri

Çarşamba, 02 Ocak 2008

Büyük velilerden Abdullah ibni Mübarek hazretleri, bizzat kendi yaşadığı bir hadiseyi şöyle anlatır: Bir zamanlar Mekke’de birkaç yıl kıtlık oldu... Halk yağmur duasına çıktı, fakat gökyüzünde bir bulut bile görülemedi. Issız bir yerlere çekilerek orada Allahü teâlâya dua etmeye niyetlendim ve yakındaki dağlardan birinde bulunan mağaraya gittim. Tam duaya başladığım anda içeriye koyu esmer renkli bir genç girdi. İki rek’at namaz kıldı ve ardından da secdeye kapanarak şöyle dua etmeye başladı:

Devamını oku...

Macar subayının kızı nasıl iman etti?

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 01 Ocak 2008

Bir savaşta Macarlara esir düşen Rüstem Bey, dindar, yakışıklı ve zeki bir gençti. Macar kumandanı ondan hoşlandı ve hizmetine aldı. Rüstem Bey, beş vakit namazını bırakmazdı. Her işin üstesinden kolayca geldiği için kimse ibadetine karışmıyordu... Macar subayının genç ve güzel kızı, Rüstem Beye âşık olmuştu. Fakat bu hislerini kimseye söyleyemiyordu. Rüstem Beyi uzaktan takip ediyor, bilhassa namaz kılarken gizlice onu seyreder ve gözyaşları içinde; “Allahım, bana da bu Osmanlı gibi ibadet etmeyi nasip eyle!” diye yalvarıyordu...

Devamını oku...

Mâlik bin Dînâr'ın kefil olduğu genç

Meşhurların Son Sözleri

Pazartesi, 31 Aralık 2007

Evliyânın büyüklerinden Mâlik bin Dînâr hazretleri, gençliğinde mal mülk sâhibi, zengin ve yiğit bir zat idi. Hasan-ı Basrî hazretlerine talebe olunca, bütün mallarını ve parasını, fakir talebelere harcadı. Kalbinden Allahü teâlânın aşkından başka her şeyin sevgisini çıkardı. Uzun zaman Basra’da Hasan-ı Basrî hazretlerinin sohbetlerini dinledi. Bir ara hocasıyla birlikte Şam’a gittiler. Şam’da bütün vakit namazlarını Câmi-i Kebîrde cemâatle birlikte kıldı. Bu vesîle ile o beldenin hikmet sâhibi kişileri ile tanışıp sohbet etti. Sonra câmi odalarından birine çekilip, ibâdetle meşgûl oldu...

Devamını oku...

Yahûdî âlimi Mahyerîk

Meşhurların Son Sözleri

Pazar, 30 Aralık 2007

Uhud Savaşı Hicretin üçüncü yılında (M. 625) Medîne’ye bir saat uzaklıkta Uhud Dağının eteklerinde yapıldı. Müşrikler, civar kabilelerden gelen askerlerin de katılmasıyla Mekke’de 3000 kişilik büyük bir ordu hazırladı. Bunların 700’ü zırhlı, 200’ü atlı idi. 3000 de develeri vardı. Ordunun başına Ebû Süfyan geçti. İslâm ordusu, 1000 kişi civarındaydı. 100’ü zırhlı olup, iki at vardı. Bunlardan birine Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, diğerine de Ebû Bürde biniyordu...

Devamını oku...

Bizans Kayserinin Ammân Vâlisi Ferve

Meşhurların Son Sözleri

Cumartesi, 29 Aralık 2007

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi selem) Dıhyetü’l-Kelbî’yi (radıyallahü anh) bir mektupla Bizans Kayserine gönderdi. Bu mübarek sahabe, orada yaşadıklarını ve duyduklarını şöyle anlatır:
“Mektup okunduğu zaman, oradakiler Kayser’in yanından çıktılar. Huzura ben alındım. Kayser, onların dinî işlerini düzenleyen piskoposu çağırdı. Diğerleri onu mektuptan haberdar etmişlerdi. Bunu Kayser’in kendisi de söyledi ve mektubu ona okuttu. Piskopos ona şunları söyledi:

Devamını oku...

Resûlullah'ın sana selâmı var

Meşhurların Son Sözleri

Cuma, 28 Aralık 2007

İmâm-ı Muhammed Bâkır, Peygamber efendimizin Eshâb-ı kirâmını görenlerin zamanında yetişen en büyük velîlerden ve “Oniki İmâm”ın beşincisidir. Hazret-i Hüseyin’in torunu ve İmâm-ı Zeynelâbidîn hazretlerinin oğlu İmâm-ı Câfer-i Sâdık hazretlerinin babasıdır... Allahü teâlâya her gece şöyle yalvararak ağlardı:

Devamını oku...

Şehit denizci İlyas Reis

Meşhurların Son Sözleri

Perşembe, 27 Aralık 2007

Büyük Türk denizcisi İlyas Reis ve leventleri Rodosluların tuzağına düşmüşlerdi! Durum vahimdi. Çünkü bir levende yüz düşman düşüyordu. İlyas Reis, gözlerini düşman gemilerinden ayırmadan ilk emrini verdi:
-Amiral Gemisine “dirise edeceğiz” arkadaşlar!
İlk top atışı Rodoslulardan geldi. Bu, Türklerin teslim olmaları için bir ihtardı. Bir cevap alamayınca diğer gemiler de ateşe başladılar. Türk çektirisinden hâlâ ses çıkmıyordu. Leventler, sakin ve sessiz, etrafına düşen gülleler arasından kıvrıla kıvrıla ilerliyordu. Sonunda İlyas Reis’in gür sesi duyuldu:
-Hedef Amiral Gemisi! Ateeeş!..

Devamını oku...

Beş asır ateşe taptı son nefeste iman etti

Meşhurların Son Sözleri

Salı, 25 Aralık 2007

Musa aleyhisselâm, bir gün yolda giderken, iki büklüm olmuş, belinde zünnar bağlı ve ateşe tapan bir ihtiyar görür. Yanına yaklaşarak sorar:
- Ey pîr! Ne kadar zamandan beri bu ateşe taparsın? Yaşlı adam şöyle cevap verir:
- Beş asra yakındır bu ateşe taparım. Musa aleyhisselam üzülerek şöyle sorar:
- Ateşe tapmaktan yüz çevirip tövbe etmeyi hiç düşünmedin mi? Gel, Melik-i Cebbar olan Hak teâlâya inan ve yalnız O’na ibadet et!

Devamını oku...