Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.997.647

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sen, Zamanımızın Zahidisin Ey Dâvûd

Ebû Süleymân Dâvûd-i Tâî hazretleri fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. Habîb-i Acemî’nin halifesi idi. İmâm-ı a’zamın yirmi sene derslerine devam etti. Fıkh ilminde talebelerin içinde en önde gelenler arasına girdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Benim Milletimin Ocaği Yaniyor

Bir Ramazan gecesi herkes uykuda iken Yıldız Sarayı yanmaya başladı. O tarihlerde İstanbul'u işgal etmiş bulunan İngiliz donanması itfaiyesi sevk edilerek yangın söndürülmeye çalışlıyordu. Devlet ileri gelenlerinden ve belediye zabıta ve itfaiyesinden hiç kimse geleme mişti. Çünkü saray tamamen İngiliz ablukası altındaydı. Sadece Harbiye Nazırı Şevket Turgut Paşa buraya ulaşmayı başardı. Padişahın Cihannüma köşkünde olduğunu öğrendi ve hemen oraya koştu. Zat-ı Şahane, sırtında gecelik entarisi ve üzerinde pardesüsü olduğu halde köşkün önünde ayakta duruyordu. Telaşlı değildi. Köşkün bekçibaşısı hüngür hüngür ağlıyordu. Hünkar:-Benim milletimin ocağı yanıyor, ben onu düşünüyorum... kendi evim yanmış, ne ehemmiyeti var, dedi.

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Mimar Koca Mehmed Ağa

Vehbi Tülek

Sultanahmed Camii mimarı Mehmed Ağa, 1563'de Rumeli'den İstanbul'a geldiğinde çocuk yaştaydı. 5 sene orta tahsilinden sonra Hâssa Mimâri Mektebinde 21 sene mimarlık eğitimi gördü. Çeşitli vazifelerde bulunduktan sonra Sultan III. Murad Han tarafından, Rumeli, Mısır, Arabistan, Kırım ve Macaristan'a, buradaki mimari eserleri incelemek maksadıyla gönderildi. Daha sonra Suyolları Nâzırı oldu. I. Ahmed Han padişah olunca onu Hâssa Sermimarlığı makamına getirdi. Mehmed Ağa, 23 Eylül 1611'de İstanbul'dan hareket ederek, 4 Mart 1612'de Mekke-i Mükerreme'ye vasıl oldu. Şimdi ilk büyük icraatını gerçekleştiriyordu; Meşhur "Altın Oluk"u, Kâbe'ye yerleştir dikten sonra, 82 kilo saf altınla işlenmiş örtü ile Kâbe-i Muazzamayı kapladı ve oradan Medine-i Münevvere'ye geçti. Sultan Ahmed Han, Şeb-çerağ yani Gece Aydınlatan isimli meşhur elması Ravza-i Mutahhara'ya takılmak için göndermişti. Bu meşhur elmas kalın bir altın bir muhafaza içine alınmış, etrafı da 227 küçük elmasla işlenmiş ti. Mehmed Ağa bu elmas askıyı, büyük bir merasimle Peyagamber Efendimizin başucuna astı. Ayrıca Hazret-i Fâtıma validemizin kabrini de baştan başa yeniledi. Daha sonra İstanbul'a döndü.

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Türk Adaleti

Vehbi Tülek

Osmanli Kadinlari Avrupada Hiç Taninmaz

Vehbi Tülek

Amcazade Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahîzâde Hüseyin Efendi

Ahizâde Hüseyin Efendi rahmetullahi aleyh, Osmanlı şeyhülislâmlarının yirmisekizincisidir. 980 (m. 1572) senesinde İstanbul'da doğdu. 1043 (m. 1633) senesinde deniz yolu ile hacca giderken, yolda vefât etti ve deniz kenarına defnedildi. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âhiret Kazancının Sermayesi...

Vehbi Tülek

Câfer bin Ahmed es-Serrâc, Bağdât velilerinden olup, on birinci yüzyılda yetişen hadis, fıkıh âlimidir. 1026 (H.417) senesinde Bağdat'ta doğdu, 1106 (H.500) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Kabri, Bâb-ı Ebrûz denilen yerdedir.

Hasan Vahşavî

Vehbi Tülek

Diken Batması Bile Günaha Kefârettir

Vehbi Tülek

Ebû İshâk Sebii hazretleri Tabiin'in büyüklerindendir. 33 (m. 653)'de doğup, 127 (m. 744)'de Irak'ta Kûfe'de vefât etti. Rivâyet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Hocaların Hocası Ebü’l-fadl Serahsi

Vehbi Tülek

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

İlim Yolu Öyle Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Celâl Tehâniserî

Vehbi Tülek

Kıldan Ince, Kılıçtan Keskin

Vehbi Tülek

O, Alevli Bir Ateşe Girecek

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Ayyaşin Sonu

Başka Du Bilmez Misin?

Sarayda İftar

Örümcek Ağı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek