Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.548.789

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Kanuni Sultan Süleyman vefat etmiş, onun yerine Sultan II. Selim tahta çıkmıştı. Onun hükümdar oluşunu kutlamak için, dünyanın her tarafından elçi heyetleri geldi. Bu arada İran'dan da kalabalık bir heyet geldi. Eskiden beri gösterişe ve olduğundan fazla görünmeye meraklı olan İranlılar, bu sefer 700 kişi ve 1700 yüklü hayvan ile gelmişlerdi. Padişaha bir çok hediyeler getiren bu heyetin başında Şahkulu Sultan Han adında çok nüktedan bir adam bulunuyordu. Sultan Selim, onu ağırlayacak olan kimsenin de ondan aşağı kalır birisi olmamasına dikkat edilmesini istedi ve Şemsi Paşa'yı bu işe memur ettiler. Bundan başka, bu kadar şatafatlı bir heyete karşı Osmanlı devletinin büyüklüğünü ve kudretini de göstermek istiyordu. Onun için büyük bir askeri kıta, elçi heyetini Edirne'ye girerken karşıladı.

Vehbi Tülek

88 - Tekmeyle İade Edilen Altin

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

SÂlih Reis

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Bir KurÂn-i Kerim, Bir SelÂm-i Şahane Ve Hilafetin Gücü

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ço­cuk­la­rı­mı Ha­li­fe­nin ­ka­pı­sı­na Bı­ra­ka­ca­ğım

Haz­ret-i Ömer (ra­dı­yal­la­hü anh) ha­li­fe­li­ği za­ma­nın­da yok­sul ai­le­le­ri ve yaş­lı ka­dın­la­rı do­la­şır, ih­ti­yaç­la­rı­nı giz­li­ce gö­rür­dü. Ken­di­si ise sa­de bir ha­yat ya­şar ve za­ru­ri ih­ti­yaç­la­rı dı­şın­da ha­zi­ne­den pa­ra al­maz­dı. Ku­ru ar­pa ek­me­ği yer, ka­lın ku­maş­lar­dan el­bi­se gi­yer­di...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seferî Veya Misâfir Olmak Ne Demektir?

Vehbi Tülek

Sarıgörez Nûreddin Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Balıkesir’de doğdu. Bursa’da Molla Yegân, Hızır Bey ve Sinan Paşa’dan ilim tahsil ettikten sonra Bursa, Edirne ve İstanbul’da müderrislik yaparak birçok talebe yetiştirdi. Sonra Anadolu, ardından Rumeli kadıaskerliğine getirildi. 928’de (m. 1522) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Allahü Teâlâ Kanâat Edeni Zengin Kılar

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti Eden Ibret Alarak Döner

Vehbi Tülek

Takıyyüddin Zer'i hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 841'de (m. 1438) Şam'da doğdu. Medrese tahsilini orada yaptıktan sonra gittiği Kahire'de İbn-i Hacer Askalâni ve birçok âlimden hadis ve fıkıh dersleri aldı. Tekrar Şam'a dönerek talebe yetiştirdi. 928 (m.1522)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

ben âşık Bir Garibim

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kiramın En Üstünleri Hakkında

Vehbi Tülek

Bilmediğinizi, Ehil Olanlara Sorun

Vehbi Tülek

Sadık Dost, Hüzün Ve Sevinçte Ortak Olandır

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Cahş (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Bir Âhiret Sultanı Alâeddîn Bin Esad

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Allah Diyen Genç

Hakikati Görmek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek