Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.613.745

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

KÂnunî'nin Bir Fermani

Kânuni Sultan Süleyman Hân, 1389 yılında, Kosova Savaşı ile fethedilen Arnavutluğa bağlı, Belgrad Bölgesi'nde yaşayan halkın haklarının korunması için, 1558 yılında Belgrad Kadısı'na gönderdiği "İnsan Hakları Fermanı"nda şöyle buyurmaktadır: 1-Devlet askerleri (Sipahiler), biçilmeyip el ile yolunan ottan zorla vergi alırlar imiş, kaldırdım!2-Askerler, ev yakınında bulunan bağ, bahçe ve bostanlardan yemeklik için üretim yapanlardan para almak isterler imiş, almasınlar, yasakladım!3-Boş yerlere tarla açanlardan, ihyâ edenlerden vergi alınmasın!4-Nehirdeki dolap ve karaca değirmenler, yeni yapılmış olsalar dahi fazla vergi alınmasın!5-Askerler, tarla ürünlerini satmak için, halkın pazar yerine götürmelerini isterler imiş. Pazara götürülmesin, teklif dahi edilmesin!6-Askerler 'boyunduruk hakkı' diye vergi almasınlar!7-Askerler savaşa gitseler, geride kalan mallarını köy halkından güvenilir adamlar korusunlar!8-Yeni evlenen yeniçerilerden 'gerdek hakkı' diye vergi alınır imiş, bundan böyle alınmasın!9-Savaş esnasında bile askerler eve girip arı kovanlarına dokunmasınlar! 10-Evleri yanında ve sancakları altında olan kovandan dahi vergi aldırmayasın!
Kovan hakkı bahanesi ile askerler savaş esnasında bile bu bahaneyle evlere girmekten men eylensin! Bu husus için şikâyet ettirmeyesin!

Vehbi Tülek

Bu Yüzden Kara Çaldim

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhları zaman zaman ulemâdan ileri gelenleri saraya davet ederler, ilmi mütâlaalarını dinliyerek istifâde ederlerdi. Huzurda âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tefsir leri anlatıldığı gibi müsbet ilimler, edebi konular konuşulur, ilmi müzâkereler yapılırdı. Sâdece Osmanlılarda görülen ve hangi târihte ihdâs edildiği kesinlikle belli olmayan huzûr derslerinin Osmân Gâzi ile başladığı iddia edilmektedir. Sultan Üçüncü Mustafa 1759 yılında bir kânunla huzur dersleri denilen ve Ramazanın birinden onuncu gününe kadar devam eden bir ders ihdâs etmişti. Ramazandaki huzur derslerinin mevzuu dini konular olurdu. Kâdı Beydâvi Tefsiri'nin okunması genelde âdet hâline gelmişti. Huzur hocalarını şeyhülislâm seçerdi.Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânında huzur dersleri Ramazanda ikindi namazından sonra haftada iki gün esasına göre Yıldız'daki Çit Kasrında yapılır ve Sultan Abdülhamid Han yüksekçe bir mindere otururdu. Karşıda ders veren ile dinleyiciler bulunurdu. Dâvet üzerine devlet ricali de derste hazır olurdu. Pâdişâh dersi anlatan ile buna sual soranların münâzaralarını dinlerdi. Her derste ders anlatan ve ona sual soranlar değişik olurdu.Huzur dersleri Osmanlı Devleti ve Hilâfetin ilgâsına kadar (3 Mart 1924) devam etti. Son huzur dersi Halife Abdülmecid Efendi zamânında ve 1923 (H. 1341) Ramazanı'nda yapılmıştır.

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Vehbi Tülek

Rodos’ta Casus Osmanli Kadinlari

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

V. MurÂd Han

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Onlar Benim Kullarim Değildir

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Dâvûd Paşa'yı Idamdan Kurtaran Fetva!

Molla Vildân hazretleri Osmanlı kadıaskeri olup, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. 893 (m. 1488) senesinde vefât etti. Molla Vildân'ın, Fâtih Sultan Mehmed Hân zamanında Dâvûd Paşa ile ilgili bir fetvâsı meşhûrdur. Fetvâya sebep olan hâdise ve neticesi, "Şakâyık-ı Nu'mâniyye"de şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Öyle Kimseler Görülünce Allahü Teala Hatırlanır

Vehbi Tülek

Kavukcibâşi Şemsüddin Efendi hadis, fıkıh ve tasavvuf âlimidir. Kavuk imalatı ile uğraşırdı. 1224'te (m. 1809) Trabluşşam'da doğdu. Orada medrese tahsilinden sonra Abdüsselâm bin Meşiş hazretlerine intisab ederek tasavvufta yüksek derecelere kavuştu. 1305'te (m. 1888)'de hac için gittiği Mekke'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir sohbetinde buyurdu ki:

İbn’ül-medînî

Vehbi Tülek

Her Şey Allahü Teâlânın Kudreti Ile Olmaktadır

Vehbi Tülek

Afifüddin Nâşiri hazretleri Yemen'de yetişen Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 804 (m. 1401)'de doğdu. 848 (m. 1445)'de İbbe şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

İhlâs Elde Edilmedikçe, Kurtuluşa Erişilemez

Vehbi Tülek

Hemedan Güneşi Abdullah Bin Abdân

Vehbi Tülek

Allah’tan Korkarak Günah Işlemeyenin Hâli

Vehbi Tülek

Şehid âlim İbn-ül-furâdî

Vehbi Tülek

Gücünüz Yettiği Kadar, Allah'tan Korkunuz

Vehbi Tülek

Kimseyi Günahından Dolayı Ayıplama

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kabahat Kilincin Midir?

Kabahat Kilincin Midir?

Sultan III. Mustafa zamanındaki evliyanın büyüklerinden olan Abdülehad Nuri Efendi, Süleymâniye Câmiinde vâz ettiği bir gün, kürsüye bir kâğıt kondu. Vâzdan sonra, bu şekilde konan kâğıtları okurlardı. Kâğıdı okuyunca; "Sizin gavs olduğunuz söyleniyor. Gavs olan, Allahü teâlânın izni ile istediğini yaparmış. Eğer gavs iseniz, beni bu mecliste öldürün bakalım." yazıyordu. Abdülehad Efendi bu yazıyı okuyunca; "Taassub insanı nelere götürürmüş. Sübhânallah, biz âciz ve fakir bir kuluz. Halk bizi gavs ve kutb bilir. Hak teâlâ onları tasdik eyleye. Kutb olanlar nefis ehli olanlar gibi, ben bunu yapamaz mıyım diye elinden geleni yapmaya kalkışmaz. Onlara sıkıntı ve cefâ verilse bile onlar affederler. Onun için yüksek mertebelere eriştiler. Fakat evliyâ, kınından çekilmiş bir kılıçtır. Bir kimse kendini kılıca vursa, kabahat kılıcın mıdır, yoksa kendini kılıca vuranın mı?" buyurduklarında, câminin içinde; "Aman, eyvah, eyvah." diye bir çığlık koptu. O kâğıdı yazan kişi o anda vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Derdi Olan Neylesin?

İftiranin Neticesi

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Gerçek Zehir

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek