Çalışabilecek Kimsenin Dilenmesi Câiz Değildir
Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti...
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.394.635
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Muhammed Bahrak hazretleri velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1465 (H.869) senesinde Yemen’de Hadramût'ta doğdu. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti...
18 Mart 1915 günü. İngiliz donanması en büyük savaş gemileriyle Çanakkale boğazını geçmek için zorluyor, yoğun topçu ateşi ile boğazın iki tarafındaki Osmanlı tabyalarını hallaç pamuğu gibi atıyordu.O gün Boğaz tabyaları arasında en çok iş gören ve en çok hasara uğrayan Rumeli Mecidiyesi Bataryası oldu. Sabahtan beri muharebenin en şiddetli anlarında dahi iki sahil arasında gidip gelmekten çekinmemiş olan Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa, tabyanın feci durumunu haber aldığı zaman yine motora atlayıp Çimenlik İskelesi'nden karşı sahile hareket etti. Cephaneliği berhava olan tabyanın durumu hazindi.
Sultan Murad Hüdavendigar'ın Edirne'yi fethi, Osmanlılara Balkan fetihlerinin yolunu açtı. Lala Şahin Paşa, Bulgaristan'a girerek Filibe'yi, komutanlarından Evrenos Bey ise Serez'i aldılar (1363). Yeni fethedilen yerlere Türkler yerleştirildi. Edirne ve Filibe'nin fethi üzerine Hristiyan dünyası büyük bir telaşa kapıldı. Çünkü 550 sene önce Müslümanlar, Cebelitarık boğazını geçip İspanya'ya girerek kısa zamanda bütün yarımadayı fethetmişlerdi. Aynı şekilde Balkan yarımadasının da Osmanlıların eline geçmesi yakındı. Osmanlıları derhal Balkanlardan atmak için yeni bir haçlı seferi düzenlenlendi.
Muhammed İbnü’l-Hac Billifıki hazretleri Mâliki fıkıh alimidir. Endülüs'te (İspanya) Meriye (Almeria) yakınlarındaki Billifîk'te (Velpika) doğdu. Medrese tahsilinden sonra Kalşâne (Calsena) Mervele (Marbella), Mâleka (Malaga) ve İstibûne (Estevona) kadılıkları yaptı. 771 (m. 1370)’de Meriye'de vefat etti.
Ebû İshâk hazretleri, tasavvufta Çeştiyye yolunun büyüklerindendir Çeşt'te otururdu. Bu yüzden yoluna "Çeştiyye" denildi. 940 (H.329) yılında vefât etti. Kabr-i şerifi, bugün İsrail sınırları içinde bulunan Akka'dadır...
Harputlu Hacı Yusuf Efendi Osmanlı âlim ve evliyasının büyüklerindendir. 1822 (H.1238) senesinde, Bingöl ili Kiğı ilçesinin Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde doğdu. Tahsîlini Erzurum'da yaptı. Zamânının usûlüne göre ilim öğrenip zâhirî ilimlerde derece sâhibi oldu ve bâzı eserler yazdı. Tasavvufa yönelip, Harput'a giderek arkadaşı Mahmûd-i Sâmînî ile birlikte Şeyh Ali Sebtî hazretlerinin ilim meclislerine ve sohbetlerine devâm etti. Hocası tarafından icazet verilerek köyüne gönderildi. 1908 (H.1326) senesinde Zermek (Yeldeğirmeni) köyünde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.
Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.