Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.672.875

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hırs Sâhibi Her Zengin Fakirdir

Ebû Abdullah Hadramî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'de Hadramut’ta doğdu. 1253 (H.651) senesi Yemen'de Tihâme taraflarında, Dıhhî köyünde vefât etti.

Ebû Abdullah Hadramî birçok âlimden ilim tahsîl edip hadîs, fıkıh ilimlerinde büyük bir âlim oldu. Bunun yanında Allahü teâlânın sevgili kullarıyla görüşüp tasavvuf yolunda ilerledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Elçi Hazretleri Merak Etmesinler

Kırım harbi arefesinde Rusya, fevkalade elçi olarak Prens Mençikof'u İstanbul'a gönder di. Elçi, protkol icabı Sadrazamdan sonra Hariciye nazırını da ziyaret etmesi icabederken Mençikof, sadrazamı ziyaret ettikten sonra Hariciye nazırı Fuad Paşa'yı görmeden elçilik binası na gitti. Bunun üzerine Hariciye Nazırı Fuad Paşa bunu şahsına hakaret kabul ederek istifasını verdi.

Bulanık suda balık avlamayı pek seven İngiliz elçisi, Fuad Paşa'nın dargın olmasından istifade ederek:-Efendim size olan bu hakaret nedir? Devlet müşkilat içindeyken sizin gibi kıymetli bir şahsın iş başından bir kasd-ı mahsusa ile uzaklaştırılması iyi bir şey olmasa gerek. Sonra bbu devletin hali ne olur? Dedi.Fuad Paşa:-Elçi hazretleri, müşkülata uğrayan devlet, o makama benden daha emin ve daha erbab bulup getirmekte zorluk çekmez. Şu esnada o makama daha ehil birini getirmek lazımdır. Devlet-i Aliyye'de zor işlerin ehli olan zevat eksik değildir. Elçi hazretleri merak buyurmasın lar, benim istifamı kabul edenler, devletin halini bizden daha iyi düşünürler, cevabını verdi.

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Bir Yalanla İki Kelleyi Kurtardin

Vehbi Tülek

20 - Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Kur’an-i Ker0me Hürmet

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’un Veziri

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Bize Kâfidir

Kemâlüddin Nusaybi hazretleri Şafii fıkıh, usûl ve hadis âlimidir. 582 (m. 1186)'da Nusaybin'de doğdu. Nusaybin'de kadılık yaptı. Sonra Haleb'e gitti. 652 (m. 1254) târihinde Haleb'de vefât etti. Hilye kitabında şöyle der:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nerede Dert Varsa Deva Oraya Koşar!

Vehbi Tülek

Destine Hâtun evliyâ hanımlardan olup Mevleviye tarikatının büyüklerindendir. On yedinci yüzyılda yaşadı. Babası, Mevleviye tarikatının ileri gelenlerinden Şeyh Muhammed'dir. Babasından; tefsir, hadis ve medreselerde okutulan bütün ilimleri öğrendi ve Mesnevi'yi incelikleri ile okudu. Zamânının büyük bir kısmını, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesinde sâlihâ hanımlar için yapılan kafeste ibâdet, zikir ve murâkabe ile geçirirdi. Babasının vefâtından sonra dergâhı idâre etmek kendisine kaldı. Seksen senelik ömrünü hep Allahü teâlâ ile berâber bulunarak, âhireti düşünüp hazırlık yaparak geçirdi. Bu hâlde iken vefât etti. Hanımlara Mesnevi'den okuyarak şöyle sohbet ederdi:

Haset Eden, Dâima Gamlı Ve Kederlidir!

Vehbi Tülek

Namaz Kılamadan Cennete Giden Zat!

Vehbi Tülek

Ebû Hureyre (radıyallahu anh) Eshâb-ı kirâm arasında en çok hadis-i şerif rivâyet edenlerdendir. Yemen'in Devs kabilesindendir. Hadis-i şerif öğrenme husûsundaki gayreti çok fazlaydı. Bir defâsında hazret-i Âişe vâlidemizden; "Resûlullah'ın sözlerini ve hâllerini siz mi çok biliyorsunuz, yoksa Ebû Hureyre mi?" diye sordular. Şöyle cevap verdi:
"Ebû Hureyre bilir. Çünkü ben ev işleriyle meşgul olurdum. Yemin ederim ki, Ebû Hureyre bütün vaktini Resûlullah'ın huzûrunda geçirmiştir."
Ebû Hureyre'nin Sevgili Peygamberimizin vefâtından sonra en çok sevdiği ve meşgul olduğu iş, hadis-i şerif rivâyet edip yaymak olmuştur...

Hayrın En Iyisi Ile Şerlerin En Kötüsü

Vehbi Tülek

Büyük Mücâhid Tac'ül-mülk Böri

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirama Söven Dinden Çıkar!

Vehbi Tülek

öl Dedi Öldü diril Dedi Dirildi

Vehbi Tülek

Cennete Girer Miyim? Ya Resulallah

Vehbi Tülek

Siz Beni Ebû Şu’be Hazretlerine Götürün

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Minareden Okunan Şiir

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

O Kullarına Çok Merhametlidir

Helvaci Çocuk

Sonunda Orta Yolu Buldular

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek