Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.050

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Babiali Baskini

İttihat ve Terakki komitesi İkinci Meşrutiyetin ilanından ve 31 Mart Vak'asından sonra orduya dayanarak hükumeti ele geçirmişlerdi. Yalnız kısa bir zaman sonra asker ocağını siyasetle uğraştırmanın cezasını çekerek "Halaskar Zabitan Grubu"nun tazyikiyle yıkıldılar. Fakat tekrar orduyu elde etmek suretiyle yeniden iş başına gelmek için gizli bir faaliyete giriştiler.Nitekim Balkan Savaşının şiddetle cereyan ettiği ve düşman ordularının İstanbul kapılarına dayandığı sırada, İttihatçılar, Kamil Paşa Hükumetini devirmek ve çeşitli entrikalarla hükumeti elde etmek için çalışıyorlardı.

Vehbi Tülek

Mimar Sinan

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Han zamanında, adamın birisinin eşeği yolda çamura batmış. Oldukça sulak olan araziden eşeğini bir türlü çıkaramayan gariban köylü, öfkeyle hem eşeğe hem Padişaha sövmeye başlamış. Tam o sırada tesadüfen ordan geçmekte olan Padişah, köylünün söylediklerini duymuş. Maiyetindekiler hemen, Padişaha küfreden kişinin kellesinin vurulması gerektiğini söyleseler de Padişah onlara kulak asmamış, içinden; "Ne ister ki benden? Ben mi batırdım eşeğini çamura? Hele bir soralım" demiş.Köylüyü getirmişler padişahın huzuruna, demişler: "Anlat bakalım, nedir bu celalli halin? Ne diye küfredersin kudretli Hükümdara?".

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Sultan I. Murad Hanin Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Nagy Varat Köprüsü

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ezân Ve Ikâmet Hakkında

Muhammed bin Alâüddin hazretleri hadis ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 1000 (m. 1591)'de Mısır'da doğdu. 1077 (m. 1666)'da Kahire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâyı Unutan Bir Kalp Hastadır!

Vehbi Tülek

Hâfızüddin Muhammed Pârisâ hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Şâh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddin Buhâri hazretlerinin halifesi Muhammed Pârisâ hazretlerinin oğludur. Buhârâ'da doğdu. Babasının terbiyesi ve eğitimi altında yetişti, yüksek derecelere ulaştı. 1460 (H.865) senesinde Afganistan'da Belh şehrinde vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

İnsan Ile Küfür Arasındaki Sınır

Vehbi Tülek

Fıkıh Ve Tasavvuf Ilmi Hakîkate Kavuşturur

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Zerrûk hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velîlerdendir 1442 (H.846) senesinde Fas'ta doğdu. 1493 (H.899) senesinde Libya’da Tekrîn nâhiyesinde vefât etti. İlim öğrenmek için Mısır'a ve Medîne'ye seyahat yaptı. Kâhire'de bir müddet ikâmet etti. Çok kerâmeti görülen evliyâ ve âlim bir zât idi. Çok sayıda talebe yetiştirdi.

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

Vehbi Tülek

Halife Hârûn Reşîd'i Ağlatan Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Bana Ümmetimin Günahları Gösterildi

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimizi Vesîle Ederek Istemek

Vehbi Tülek

Fakir Olan Borçluları Sıkıştırma!

Vehbi Tülek

Beşikçizâde Süleymân Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Korkma!

Ahde Vefa

Arkadaşlarımı Korumak Için

Fani Dünya

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Sarayda İftar

Delik Kova

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek