Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.065.081

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bizi Felaketten Felakete Sürükleyen Nefsimizdir

İbn-i Mesrûk hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Bağdât'ta yaşadı. 910 (H.298) senesinde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrî-yi Sekatî, Hâris el-Muhâsibî ve diğer velîlerin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Ahmed bin Hanbel hazretlerinden hadîs-i şerîf rivayetinde bulundu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Türklerde Namus

Fransız seyyah A. de la Motraye 1727'de İstanbul'a yaptığı seyahati bir yazısında şöyle anlatır:"...Türklerin nâmuskârlığını yazmak için kendime vazife bilirim. Bir çok tanıdıklarımın başına geldiği gibi, dalgınlığımdan dolayı herkesten fazla benim başıma gelmiş bir hâl vardır: Bu dalgınlığıma rağmen Türk dükkânlarında hiç bir zaman tek bir meteliğim kaybolmamıştır; çünkü o gibi vaziyetlerde dükkâncılar peşimden koşturmuşlar ve hattâ eğer dalgınlığımın neticesini anladıktan sonra dükkâna dönmemişsem, unuttuğum şeyi iâde için Beyoğlu'ndaki ikâmetgâhıma kadar adam gönderip bir çok defâlar, beni aratmışlardır. Meselâ bir yelpazeci dükkânında Türklerin sıcaklarda kullandıkları yelpâzeler satılıyordu. Bir çoklarına baktım; düz deriden ve en harc-ı âlem olanlarından birini alıp parasını verdikten sonra çıkıp gittim.Bir gün tesâdüfen o dükkânın önünden geçerken yelpâzeci beni görür görmez çağırıp saatimi elime teslim etti.Ben bu Türk nâmuskârlığının daha yüzlerce misâlini sayabilirim: Bizzât kendi başımdan geçen vak'alar 30'dan fazla olduğu hâlde, bunların hiç birinde hiç bir zaman Türklerin nâmuskârlıktan ayrıldıklarını görmedim. Rumları bu bakımdan medh ü senâ edemiyeceğim için pek müteessirim..."

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Küçük Bir Çamur Denizi Sulandirmaz

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Vehbi Tülek

Zağanos Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

A­li Kuş­çu Ve mü­nec­cim Ku­yu­su

Ali Kuş­çu İs­lam âle­mi­nin bü­yük astro­no­mi ve ke­lam âli­mi­dir. Uluğ Be­yin hü­küm­dar­lı­ğı sı­ra­sın­da Se­mer­kant'ta ilk ve di­ni öğ­re­ni­mi­ni ta­mam­la­dı. Kü­çük yaş­ta ma­te­ma­tik ve as­tro­no­mi­ye kar­şı aşı­rı bir il­gi duy­du. Dev­ri­nin en bü­yük âlim­le­rin­den as­tro­no­mi ve ma­te­ma­tik ders­le­ri al­dı. Uluğ Be­yin öl­dü­rül­me­sin­den son­ra Se­mer­kant'tan ay­rı­lıp Teb­riz'e, bir müd­det son­ra da, Uzun Ha­san'ın el­çi­si ola­rak İs­tan­bul'a gel­di. Fa­tih Sul­tan Meh­med Han, onun de­ğer­li bir ilim ada­mı ol­du­ğu­nu an­la­dı ve on­dan Os­man­lı Dev­le­ti hiz­me­ti­ne gir­me­si­ni ri­ca et­ti. Bu tek­lif üze­ri­ne Ali Kuş­çu İs­tan­bul'da kal­dı. Uzun se­ne­ler Os­man­lı ilim ve ir­fan âle­mi­ni ay­dın­la­tan Ali Kuş­çu 16 Ara­lık 1474'te ve­fat et­ti. Ey­yüb Sul­tan Kab­ris­ta­nı­na def­ne­dil­di...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazı Vaktinde Kılmayan "veyl Kuyusu"ndadır

Vehbi Tülek

Osman Hârûni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1116 (H.510) senesinde İran'da Nişâbur'un Hârûn beldesinde doğdu. 1220 (H.617) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti.

Bu mübarek zat, Hacı Şerif Zendeni'den edep ve ilim öğrendi. İlk defâ hocasının huzûruna gelip tövbe edince, hocası ona; "Şu dört şeyi terk etmelisin: 1) Dünyâyı ve dünyâ ehlini, 2) Arzularını ve hırslarını, 3) Nefsin neyi hatırlayıp isterse onu, 4) Allahü teâlâyı zikretmek için, gece uykuyu...

İslâmiyette Üç Türlü Yemin Vardır

Vehbi Tülek

Bidatlerin Hepsi Doğru Yoldan Ayrılmaktır

Vehbi Tülek

Hâlid bin Ma'dân hazretleri Tabiinin büyüklerinden olup, hadis âlimidir. Eshâb-ı kiramdan 70 zâtla görüştü. Humus'ta ikâmet etti. 104 (m. 722)'de vefât etti. Her iki günde bir kırkbin tesbih (sübhanallahi ve bihamdihi...) okur ve bunun çok kıymetli olduğunu bildirirdi. "Her kim bu kelimeyi söylese Allahü teâlâ onun için bir melek yaratır, melek kıyâmete kadar bunu söyleyen kişi için duâ eder" buyururdu. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları...

Kur’ân-ı Kerim, Harf Ve Kelime Olarak Gönderildi

Vehbi Tülek

"ben Sana Nimetim, Sen Bana Mihnetsin"

Vehbi Tülek

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehline Muhabbet, Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Tabiinin Büyüklerinden Herem Bin Hayyân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ebû'l-Kasım Kuşeyri Hazretlerinden rivayet edilmiştir: Merhum Sultan Mahmud'un, Ulvi isminde bir adamı olup, O'nu bir iş için Bağdad'a gönderir. O kimse Bağdad'a gelince, önce Şeyh Şibli Hazretlerinin halifelerinden bir Şeyhin sohbetinde bulunmak ister. Semiz bir tavuk satın alır ve o zat ile beraber yeriz diye niyetlenir. Fakat tavuğu pişirdiği zaman, tamah ederek yalnızca yemek arzusu ile kendi odasına götürür ve şeyhin yanına gitmektense vazgeçer.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Derdi Olan Neylesin?

At Hirsizi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Bülbülün Zikri

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Şikayet

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek