Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.738.919

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Güzel Süs; Sükût, Doğruluk Ve Vakârdır

Zileli Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. İlk tahsilinden sonra Kastamonu'ya gelerek Şeyh Şâbân-ı Velî tekkesinde Mustafa Çelebi Efendiden dersler aldı. Evliyâlık yolunda ilerledi. Şeyh Mustafa Çelebinin vefâtı üzerine Şâbân-ı Velî tekkesinde irşâd makâmına oturdu. Çok talebe yetiştirdi. 1673 (H.1083) senesinde Kastamonu'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fatih’in Medreseleri

Fatih'in bilime olan hizmetlerine tanıklık eden anıtların en önemlisi, kuşkusuz camisinin etrafına yaptırdığı medreselerdir... Ancak ilk medrese eğitimi, fetihten hemen sonraki günlerde cami haline getirilen Ayasofya'da başlamış ve caminin yanındaki papaz odaları boşaltılarak öğrencilerin buralarda kalmaları sağlanmıştır. Molla Hüsrev'in başmüderrisliğe getirildiği bu ilk öğretim kurumunda, İstanbul'un ilk kadısı,Ayasofya'yı Cami olarak "tescil eden" Hızır Çelebi 'nin ilk müderrisler arasında bulunduğu görülmektedir. Bu sıralarda molla Zeyrek de müderris olarak Zeyrek camisinde derslere başlamıştır. (Türkiye Tarihi 2 s: 243) İşte İstanbul'da fetihten sonra öğretime başlayan ilk iki medrese bunlarrdır. Fatih medreselerinin yapımı bitince, Zeyrek'teki öğrenciler oraya taşınmış, Ayasofya'da ise öğretim sürdürülmüştür. Vakfiyesinde de belirtildiği üzere, Medaris-i Semaniye adı ile Fatih Camii'nin etrafında yapılmış olan bu yeni kuruluş, sekiz medrese ve her medresenin arkasında Tetimme adı verilen daha küçük sekiz medreseden oluşmaktadır. Ayrıca müderris ve öğrencilerin yararlanması için bir kitaplık, bir Darüşşifa ve bir de misafirhane bulunmakta idi. medreselerin her birinde "akli" ve "natli" bilimlerde birer müderris, Daruşşifada ise hangi ulustan olursa olsun iki hekim, bir göz hekimi, bir cerrah ve bir de eczacı görevlendirilmişti. Hekimlerin hastaları günde iki kez ziyaret etmeleri şart koşulmuştur.Fatih döneminde üzerinde durulması gereken önemli bir kuruluş da hızla geliştiği görülen bir yüksek okul niteliğindeki Enderun Okulu'dur. Bu kuruluş içinde askerlik, yöneticilik,güzel sanatlar bölümleri olduğu gibi, ayrıca bir de hastane bulunmakta idi. tanzimat dönemine kadar yaşadığı görülen Enderun Okulu'nda Galata Sarayı,Eski Saray ve Edirne Sarayı gibi sarayların orta dereceli saray okullarını bitirenler kabul edilmekte idi.

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

İtalya’da Bir Yeniçeri

Vehbi Tülek

Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.

Ali Onbaşi

Vehbi Tülek

Otlukbeli Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanli Ordusundaki Tertip Ve Düzen

Vehbi Tülek

Alçakliğin Böylesi

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

87 - Sultan Ii. Murad Ve Haci Bayram Veli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ne Kadar Kibrin Varsa, Aklın O Kadar Noksan!

Hâcı Efdal hazretleri evliyânın büyüklerindendir. İsmi, Hâcı Muhammed Efdal olup, Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerinin, kendilerinden ilim ve feyiz aldığı dört büyük hocasından ilkidir. On sekizinci (on ikinci hicri) asrın ortalarında Hindistan'da Delhi'de vefât etti. Müceddidiyye yoluna âit feyiz ve mârifetleri, Muhammed Huccetullah'tan aldı. Muhammed Huccetullah, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin İmâm-ı Muhammed Ma'sûm'dan olan torunudur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haccın, Vücub Ve Eda Şartları Vardır

Vehbi Tülek

İbn-i Taber hazretleri tefsir, hadîs ve Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. İsmi, Ahmed bin Hüseyn el-Mervezî’dir. Türkistan’da Merv’de doğdu. 376 (m. 986) yılında Buhârâ’da vefât etti. Fıkıh ilminde müctehid, tefsîr ilminde çok yüksek, hadîs ilminde hafız idi. Yüzbin hadîs-i şerîfi rivâyet edenlerle birlikte ezbere bilirdi. Ebû Kâsım Saffâr’dan fıkıh ilmini öğrendi. O Nasır bin Yahyâ’dan, o da Muhammed bin Semâa’dan, o da İmâm-ı Ebû Yûsuf’tan ve o da İmâm-ı a’zamdan öğrenmiştir. Bir dersinde şunları anlattı:

Abdullah Cevaliki

Vehbi Tülek

O, Peygamberlerin En Yükseğidir

Vehbi Tülek

Muhammed el-Hût hazretleri Şâfiî fıkıh, kelam ve hadis âlimidir. 1209’da (1794) Beyrut’ta doğdu. Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) soyundan olup seyyiddir. İskenderânî’den ilim tahsil ettikten sonra Şam’a gitti. Burada meşhur âlimlerden kelam ve tasavvuf öğrenip memleketine döndü. 1276’da (m. 1860) Beyrut’ta vefat etti. “Dürretü’l-vaz’iyye fî tevhîdi Rabbi’l-beriyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

İnsan, Sözü Ile Tartılır Işi Ile Değerlendirilir

Vehbi Tülek

Hamza Efendi

Vehbi Tülek

Şu Bedeninin, Senin Üzerinde Hakkı Vardır

Vehbi Tülek

Kâmil Bir Mümin Olmak Için

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Sâlih Ameli Terk Etmez

Vehbi Tülek

Ey Resûlüm, Sen Onları Simalarından Tanırsın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Hacı Hızıroğlu Mehmed Ağa, Üsküdar'ın ileri gelenlerinden ve sipâhilerindendi. Büyük zâtların sohbetlerinde çok bulunurdu. Tarikat âdâbından nasibini almış, edeb sâhibi bir zât idi. Bir gün kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimselerin kendisini aradıkları haberini aldı ve dostlarından birisinin evinde saklandı. Gece Allahü teâlâya, kendisini bu belâ ve musibetten muhâfaza buyurması için yalvarırken, çevresinde bulunan veli zâtlardan yardım ve duâ istemek hatırına geldi. Evinin çevresinde oturan velileri bir bir hatırına getirdi. O anda hatırına, bu belâdan, Abdülehad Nûri Efendinin vâsıtasıyla kurtulabileceği düşüncesi geldi. Bunun üzerine bütün kalbiyle Abdülehad Nûri Efendiye yönelip; "Abdülehad Efendi hürmetine beni bu belâdan kurtar." diye Allahü teâlâya yalvardı. O arada uyuya kaldı. Rüyâsında Abdülehad Nûri Efendiyi gördü. Ona; "Mehmed Ağa, korkma! Zorbaların defterinden senin ismin kaybolmuştur. Gönlün hoş olsun. Rahat bir hâlde evinde dostların ile sohbet eyle." dedi. Uyanır uyanmaz Mehmed Ağa, Abdülehad Nûri Efendinin dergâhındaki talebelere yedirmek üzere, Allah için yedi kurban adadı. Bir iki hafta evinde dostları ile sohbette bulundu. Çarşı, pazarda dolaştığı hâlde, kötü bir haber almadı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Altıyüz Dirhemlik İp

İcÂzetin Sirri

Abdullah El-acemî

Üç Kandil

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek