Allahü Teâlânın Azabı Çok Şiddetlidir!
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.567.129
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdurrahmân bin Ebî Zinâd hazretleri hadîs ve fıkıh âlimlerindendir. 100 (m. 718) senesinde doğdu. 174 (m. 790) senesinde Bağdâd’da vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han, Avrupa'da büyük devletler arasındaki denge nin bozulmaması için, Fransa Kralı İkinci Fransuva'nın annesinin yalvaran yardım taleplerini karşılamak üzere, Barbaros'un vefatı üzerine Kaptanı Deryalığa getirilen Piyâle Paşa kumandasında büyük bir donanma gönderdi. Piyâle Paşa, 1555'te İstanbul'dan hareket etti. Turgut Reis'in de katıldığı donanma yardımda ve fetihlerde bulunarak, geri döndü. 1556-1557 deniz mevsiminde tekrar Akdeniz'e açılan Piyâle Paşa, bâzı limanları fethettikten sonra İstanbul'a döndü.
Cihan Sultanı IV. Mehmed Han huzurlarına, Rus elçisini lütfen kabul buyurdular... Elçinin kirli sakalı göbeğine kadar uzanıyordu. Sırtındaki ayı postu ise yerleri süpürüyordu. Büyük bir reverans yaptı, eğildi ve:-Yeryüzünün en haşmetli Hükümdarına, Rus çarının saygı ve selamlarını sunarım!... dedi. Üstelik sırıtıyordu. Mâbeyn Çavuşu hayretle ona bakıyordu. Daha fazla eğilmesin bekledi. Fakat beklediği olmadı. Doğrulup konuşmasına devam etti:-Haşmetlû Rus çarımın ricaları şudur ki... demeğe kalmadan Çavuşun iri pençesi ensesine yapıştı:-Bre mel'un!... Padişah efendimizin huzurlarında eğilmesini dahi beceremezsin!... Senin gibilere konuşmak haramdır...diye çıkıştı. Sonra aslan pençesiyle, bu edep bilmezi yere kapaklattı.
Osman Şirvâni hazretleri, Azerbaycan'da doğdu. Doğum tarihi bilinmemektedir. Muhammed Harezmi hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Mısır'a giderek talebe yetiştirdi. 1426 (H.830) yılında Mısır'da vefât etti.
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Ebu Ali Nişâbûri hazretleri Horasan'da yetişmiş Hadis hafızlarındandır. 277'de (m. 890) İran'da Nişâbur'da doğdu. İlk gençlik yıllarında kuyumcu çırağı iken, sonra hadis tahsiline başladı. Herat, İsfahan, Kahire, Bağdat, Şam, Mekke ve Medine'de büyük âlimlerden istifade etti. 349 (m. 960)'da Nişâbur'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Câbir bin Zeyd, Tâbiinden yâni Peygamber Efendimizin Eshâb-ı kirâmını gören büyüklerden ve evliyâdandır. Hadis ve fıkıh âlimidir. İsmi, Câbir bin Zeyd el-Ezdi el-Basri'dir. Künyesi, Ebü'ş-Şa'sâ el-Cevzi'dir. Aslen Ummanlı olup, Basra'da yaşamıştır. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir.
Tâbiinin ileri gelenlerinden olan Câbir bin Zeyd hazretleri, İbn-i Abbâs, İbn-i Ömer, İbn-i Amr, İbn-i Zübeyr, Hakem bin Amr, Muâviye bin Ebi Süfyân, İkrime (radıyallahü anhüm) gibi pekçok Sahâbiden hadis-i şerif dinledi.
Mevlânâ Sadeddin Kaşgari hazretlerinin talebelerinden Şemsüddin Muhammed Ruci hazretleri anlatır:Pirimiz Mevlânâ Sadeddin Kaşgari Hazretlerinin halkalarında bir genç vardı ki, riyazet, hâl ve aşk ifadesinde en ileri derecedeydi. O da benim gibi bir güzele tutulmuştu. Böylece bâtınında biriktirdiği kıymeti bir lâhzada o tarafa devretmişti. Altından ve neceften hediyemsi bir şey alıp o güzelin geçeceği yola bırakmış ve onu geçenlerden birinin almaması için de bir kenara gizlenmişti. Fikrince sevgilisi oradan geçecek ve hediyeyi görüp alacaktı. Fakat kimden ve nasıl geldiğini bilemeyecekti. Ben vaziyeti öğrenince ona dedim ki :