Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.665.834
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Yıl bin dört yüz elli üç, mevsim bahar, ay Nisan
Geldi Bizans önüne genç Padişah Mehmed Han
İstanbul önlerinde kurdu karargahını
Ümit ve iştiyakla sürüyordu atını
Belgrad seferinden dönen Fâtih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasında biri (Bâyezid) Amasya'da, diğeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki şehzâdesinin sünnet edilmelerine karar verir. Bunun üzerine her iki şehzâde de merkeze çağrılır. Bu düğün için Fâtih, çevre hükümdarlara dâvetiyeler göndererek, onların da bu mutlu günlerinde yanlarında bulunmalarını arzu eder. Fâtih'in, ilim adamları ile halka karşı nasıl davrandığını, nasıl bir protokol uyguladığını göstermesi bakımından önemli olan bu düğünden, bütün Osmanlı kaynakları bahsederler. Âşık Paşazâde'nin verdiği malumat şöyledir:
Ömer Hulûsi Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Gümüşhane’de doğdu. İstanbul’a giderek medrese tahsilini tamamladı. Kütahyalı Ahmed Efendiden tasavvuf terbiyesi alarak icâzet verildi. Meclis-i Tedkikat-ı Şer‘iyye ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye âzalığı, Bâb-ı Fetvâ’ya reisliği yaptı. 1291 (m. 1875)’de vefat etti. Hazırlanmasında hizmeti geçen Mecelle’de şöyle yazmaktadır:
Kenzi Hasan Efendi Halveti-Sünbüli şeyhlerindendir. Ankara-Ayaş'ta doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'a giderek Sünbüli Şeyhi Mehmed Alâeddin Efendi'ye intisap etti. Sülûkünü tamamlayınca şeyhi tarafından irşadda bulunmak üzere Manisa'ya gönderildi. 1126 (m. 1714)'de orada vefat etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
Muhammed bin Osman Dimyâtî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh ve tefsîr âlimlerindendir. 852 (m. 1448) senesinde Mısır’da Dimyat’ın Atıyye kasabasında doğdu. Kaynaklarda ölüm târihi ve yeri bildirilmemektedir. Küçük yaşta iken Kâhire’ye gelip büyük âlimlerin derslerinde bulundu. Sonra talebe yetiştirdi. Buyurdu ki:
Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.