Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.833.197

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Varlığın Yaratıcısı Allahü Teâlâdır

Sıddîkî Efendi, Osmanlı âlimlerinden olup kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Bağdad'da doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinin ders ve sohbetlerinde kemale geldikten sonra Kudüs'e giderek talebe yetiştirdi. 1735 (H.1148)'de orada vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Minare Eğri Mi?

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Vehbi Tülek

17 - Korkma!

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Kenan Bey

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman zamanında başlayan Osmanlı-İran savaşları, Sultan I. Ahmed devrinde de devam ediyordu. İranlılar Tebriz'i almışlar ve Kars'ı kuşatmışlardı. 15 Haziran 1604 yılında Cağaloğlu Sinan Paşa kumandasında bir ordu Kars'ı kurtarmak için İstanbul'dan yola çıktı. Beylerbeyi Osman Bey, az bir kuvvetle Kars'ı müdafaa ediyor, yar dım gelinceye kadar kaleyi düşmana teslim etmemeye çalışıyordu. Bir gece, genç subay larından biri olan Kenan Beyi yanına çağırdı ve:-Bak yiğidim! Cenab-ı Hakk'ı ve Resûl-ü Ekrem'i memnun etmenin, şecaat göster menin zamanıdır. Bir gece gizlice kaleden dışarı çıkıp düşmanın içine dalacaksın ve kaç kişiler, erzakları, topları ne kadardır, öğrenip bize haber edeceksin. Haydi göreyim seni.. diyerek uğurladı.

Akbiyik Sultan Ve Fatih

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Ciğer PÂresi, Ciğer YÂresi

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

"gavs-ül-a'zam" Abdülkâdir Geylânî

Abdülkâdir Geylâni hazretleri, 1078 (H.471)'de İran'ın Geylân şehrinde doğdu, 1166 (H.561)'da Bağdad'da vefât etti. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengidost'tur. Hazret-i Hasan'ın oğlu Hasan-ı Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fâtıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkâdir Geylâni, hem seyyid, hem şeriftir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günah Işleyerek Kendini Zelîl Etme!

Vehbi Tülek

Seyyid Kaylavi hazretleri evliyânın meşhurlarındandır. Irak'ın Kaylaviye kasabasında yaşadı. Orada 1162 (H. 557) senesinde vefât etti. Hızır aleyhisselâm ile görüşürdü. Abdülkâdir-i Geylâni ile sohbet ederlerdi. Gavs-ı âzam Abdülkâdir Geylâni'ye çok hürmet eder, edebli davranırdı. Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:

Hazreti Ali'nin Sırdaşı Kümeyl Bin Ziyâd

Vehbi Tülek

az Iş Yap­tı Fa­kat Çok Ka­zan­dı!..

Vehbi Tülek

Be­râ bin Âzib (ra­dı­yal­la­hü anh), Re­sû­lul­lah (sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem) Efen­di­mi­zin hic­re­tin­den ön­ce Me­di­ne-i mü­nev­ve­re­de kü­çük yaş­ta iken Müs­lü­man ol­du. Ba­ba­sı Âzib de Sa­hâ­bi idi...
Be­râ bin Âzib, Re­sû­lul­la­hın ve di­ğer sa­hâ­be­nin hic­ret­le­ri­ni şöy­le an­la­tı­yor:

Mübâhları, Lüzûmu Kadar Kullanmalı

Vehbi Tülek

Ömer Muhtar

Vehbi Tülek

Mümin, Niyetini Iyi Ve Doğru Yapmalıdır

Vehbi Tülek

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Dâvûd Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

Hak Teâlânın Kudreti Her Şeyde Görülüyor

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

İmanı Ona Kafidir

Sarik Ve Sakal

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Korkma!

B0r Çuval Toprak

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek