Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.612.455

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bildiğiyle Amel Edene Bilmedikleri De Öğretilir

Dârendeli Hilmi Efendi son devir Osmanlı velîlerindendir. Malatya’nın Darende kazasında doğdu. 1916 (H.1334) yılında Maraş'ta vefat etti. İlk tahsilini Darende'de tamamlayan Hilmi Efendi, ihtisas için İstanbul'a gitti. Abdülazîz Han zamanında Fatih Medresesinde tahsil gördü. Bu arada İstanbul'da Gümüşhâneli Ziyâeddîn Efendi’nin ders ve sohbetlerine devam etti. Bu zattan Nakşibendî-Hâlidî yolu halifelik icazeti alıp, Darende'ye döndü. Sonra Maraş'a hicret ederek burada talebe yetiştirdi. Duraklı Câmii’nde vaazlar verdi. Bir vaazında insanlara şöyle nasihat etti:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'da Ahlak

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Vehbi Tülek

Böyle Soruya Böyle Cevap

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Sultan Ahmedin Rüyasi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

“reis-ül-kurrâ” İmâm-ı Âsım

İmâm-ı Âsım'ın yetiştiği Kûfe şehri, İslâmi ilimlerin okutulduğu ilim merkezlerinden biriydi. Burada, son sahabi Hz. Abdullah bin Ebi Evfâ'nın 705 yılında vefâtına kadar yüzlerce Eshâb-ı kirâm yaşadı. O yüksek ilim ve marifet sahibi insanların sohbetine kavuşup yetişen Tâbiinin büyük âlimlerinden biri de, Âsım bin Behdele hazretleriydi. Bu altın halkanın Kûfe'de yetiştirdiği büyük âlimlerin meşhûrlarından bazıları; Alkame bin Kays, Şüreyh bin el-Hâris, İbrâhim en-Nehai ve meşhûr mezheb imamımız İmâm-ı A'zam Ebû Hanife'dir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zâlimler Için Hiçbir Yardımcı Yoktur

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasen Muhammed hazretleri Tefsir âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 899 (m. 1493)'de Kâhire'de doğdu. 952 (m. 1545)'de Kâhire'de vefât etti. Tefsirinde şöyle buyuruyor:

“muhammed Bin Kutbüddîn” Behâeddîn Zekeriyyâ

Vehbi Tülek

Sakın, Dünya Için Kederlenme

Vehbi Tülek

Şerifizâde Seyyid Mehmed Efendi Anadolu'da yetişen âlimlerin büyüklerindendir. 960 (m. 1553)'de Isparta Eğirdir'de doğdu. 1040 (m. 1630)'da İstanbul'da vefât etti. Bir vaazında şöyle buyurdu:

Dağıstanlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Kur'ân-ı Kerim Okurken Riayet Edilecek Hususlar

Vehbi Tülek

Bâkî Bin Mahled

Vehbi Tülek

Zileli Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

Yular Sahibi Kadının Oğlu

Vehbi Tülek

Allahtan Başka Ilâh Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sünnet Akçesi

Sünnet Akçesi

Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:

"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:

"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Hayat Kurtaran Yalan

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bize Teveccüh Edin

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Sonunda Orta Yolu Buldular

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek