Vesîle Cennette En Yüksek Derecedir
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.650.613
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sinan eş-Şeybânî hazretleri hadîs âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 749 (H.132) senesinde vefât etti. Zamânının âlimlerinden ilim öğrendi ve hadîs-i şerîf nakletti. Bunlardan bazıları şöyledir:
Sen gittin ey Osmanlı, âlemden elem kaldı
Altın kubbelerinden geride alem kaldı
Söğüd'ün yaylasını uzattın Viyana'ya
Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı
Sultan III. Mustafa zamanında topçuluğun ve donanmanın ıslahıyla görevli olarak Osmanlı devletine gelen Macar asıllı Fransız subayı Baron de Tott, " Memoires sur les Turcs et Tartares" adlı eserinde, Kanuni Sultan Süleyman devrinde geçen ilgi çekici bir istimlak mesele sini nakleder:"Süleymaniye Camiinin yeri tesbit edildiğinde, inşaatın yapılacağı arsanın tam ortasında, evini hiçbir suretle satmak istemeyen bir yahudi vardı. Çok büyük paralar teklif edilmesine rağmen Yahudi, kararından vazgeçmiyordu.Önünde bütün dünya ordularının mağlup olduğu ve bütün imparatorların eğildiği muhteşem Süleyman'ın, o Yahudiyi idam ettirirken, evini de yerle bir etmesi beklenirdi. Ne mutlu, davalarını adaletin hükmüne bırkan ve çevresindekilerin yargılarına değer vermeyecek kadar büyük bir ruh taşıyan hükümdarlara!... İşte Sultan Süleyman da böyle bir insandı. Kanunu çağırmak için tahtından indi. Şeyhülislama yazdığı mektupta şöyle diyordu:
Ali Efendi, Sultan İkinci Murâd Hân zamanında yetişen fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 750 (m. 1349)'de Şereflikoçhisâr'da doğdu. 841 (m. 1437)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
İmâdüddin ibn-i Kesir hazretleri siyer, tefsir, hadis ve Şafii fıkıh âlimidir. 701"de (m. 1301) Busrâ'da doğdu. Küçük yaşta Şam'a giderek büyük âlimlerden ilim tahsil etti ve talebe yetiştirdi. 774 (m. 1373)'te Şam'da vefat etti. Siyer kitabında şöyle nakleder:
Ebû Müslim Havlâni hazretleri evliyânın meşhurlarından ve Tâbiinin büyüklerindendir. İsmi Abdullah bin Sevb'dir. Peygamber efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medine'ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin vefât ettiğini haber aldı. Bunun üzerine yoldan geri döndü. Daha sonra hazret-i Ebû Bekr'in halifeliği sırasında Medine'ye gitti. Ömer bin Hattâb, Muaz bin Cebel, Ebû Ubeyde bin Cerrah "radıyallahü anhüm" ve diğer tanınmış sahâbilerden hadis-i şerif rivâyet etti. 681 (H.62) senesinde Şam'da vefât etti.
Hz. Mugire, Sa'd bin Ebi Vakkâs tarafından sefir olarak gönderilmişti. İranlılar, sert konuşup, Müslümanları korkutacaklarını zannettiler. Söz sırası Mugire'ye gelince, o, büyük bir cesaretle konuşmaya başladı ve şöyle dedi: "İslâmiyetin esaslarına göre, herkes Allahü teâlâ indinde bir kul olarak eşittir. Hiç kimsenin diğerine karşı bu hususta bir imtiyazı yoktur."