Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.141.456

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Övülmesiyle Yerilmesi Arasında Fark Görmeyen Kimse Zâhiddir

İbn-i Celâ hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Şam'da doğdu. 918 (H. 306) senesinde orada vefât etti. Zamânın büyük velîlerinden Zünnûn-i Mısrî ile Ebû Türâb Nahşebî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdî, Ebü'l-Hasan-ı Nûrî hazretleri ile görüşüp istifâde etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Zaman Kiliç Ve Ok Devri İdi

Yavuz Sultan Selim Hân, "Mısır'ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay'ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.Kurtbay, Yavuz'un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu:"Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır. Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik'ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberi'yi bizim devlet adamlarımız:"Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz'in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid'attır, kullanmak câiz olmaz" diye reddetmişlerdi. O zaman Berberi bu fikre çok kızmış ve:"Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır"diye bağırmıştı. Zaman Berberi'yi haklı çıkardı.Kurtbay'ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:"Kuvvet ve kudret Allah'ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab'a ve Sünnet'e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz'in "Silaha, aynı silahla mukâbele edin", meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz'den bu yana 900 sene geçti. O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri...

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Veli pâdişâh İkinci Bayezid Han sahte tarikatlerin ayıklanarak kapatılmasını istedi. Böylece halkın yanlış inanışlara kapılıp Ehl-i sünnet itikâdından uzaklaşmasına mâni olmak üzere harekete geçti. Kurulan bir mecliste şeyhlerin imtihana tâbi tutulmasını istedi. Bu düğümü çözmek için de Ahmed Şemseddin hazretlerini Manisa'dan İstanbul'a dâvet etti.Ahmed Şemseddin hazretleri derhal bu ulvi görevi kabûl edip İstanbul'da Sultan Bâyezid-i Veli hazretlerinin huzûruna çıktı ve Osmanlı Sultânının da hazır bulunduğu imtihan heyetine reislik etti.O gün Ahmed Şemseddin hazretlerinin tuttuğu şeriat süzgecinden hak ve doğru yolda bulunan şeyhler rahatlıkla geçerken sahteleri tutuldu. Bunlar mahcup ve perişan oldular. Tekkeleri kapatıldı ve yaptıkları işten men edildiler. Ahmed Şemseddin hazretlerine, imtihan sırasında gösterdiği kemâl, dirâyet ve olgunluk sebebiyle "Yiğitbaşı" lakabı verildi. Pâdişâh çok hoşnut kaldığı ve takdir ettiği bu büyük veliyi hediyelerle taltif etti. O ise bu hediyelerin tamamını fakirlere dağıttı. İstanbul'da kalması tekliflerine rağmen, tekrar Manisa'ya döndü. Bu hâdise dilden dile, şehirden şehire yayıldı. Sohbetine kavuşmak isteyenler Manisa'ya akın ettiler ve çevresinde geniş bir sohbet halkası meydana getirdiler.

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

111 - Biz Sizi Uyanik Biliyorduk

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Peygamberlerin En Yükseğidir

Muhammed el-Hût hazretleri Şâfiî fıkıh, kelam ve hadis âlimidir. 1209’da (1794) Beyrut’ta doğdu. Hazret-i Ali’nin (radıyallahü anh) soyundan olup seyyiddir. İskenderânî’den ilim tahsil ettikten sonra Şam’a gitti. Burada meşhur âlimlerden kelam ve tasavvuf öğrenip memleketine döndü. 1276’da (m. 1860) Beyrut’ta vefat etti. “Dürretü’l-vaz’iyye fî tevhîdi Rabbi’l-beriyye” isimli eseri akaide dairdir. Bu kitabında şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhammed Küfrevi

Vehbi Tülek

Muhammed Küfrevi hazretleri Siirt ilinin Küfre köyünden bir asır önce Bitlis'e gelerek yerleşmiştir. Bitlis'in Kızıl Mescit Mahallesinde ikamet eden Muhammed Küfrevi olgunluk, fazilet timsali olmuş, ilmiyle çevresinde şöhret kazanmıştır. Daha sonra Şemdinli'ye giderek Seyyid Tâhâ-i Hakkari hazretlerinin sohbetine devam etmiştir. Seyyid Tâhâ-i Hakkari ona hilafet vererek memleketi Bitlis'e göndermiştir...

İnsanın Hakîkî Sahibi Allahü Teâlâdır

Vehbi Tülek

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Vehbi Tülek

Kerimüddin Ebdâli hazretleri Hindistan'ın büyük velilerinden olup Kâbil ile Lâhor arasında, Osmanpûr beldesindendir. 1640 (H.1050) senesinde vefât etti. İlk tahsiline memleketinde başladı. Daha sonra Lâhor'a gitti. Oradan Serhend'e giderek İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi, feyiz ve himmetlerine kavuştu. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin feyiz ve himmetleri o kadar çok ve kuvvetliydi ki, daha sohbet olmadan, sâdece huzûrunda bulunmakla Kerimüddin'in hâli değişti. İnâyetlere kavuştu. Misline rastlanamayan bereketli nazarlar (bakışlar) altında, kısa zamanda çok ilerledi. Hazret-i İmâm ona icâzet verdi. İcâzet ile şereflendikten sonra memleketine dönerek talipleri yetiştirdi...

Ebû İshak Kâzerûnî

Vehbi Tülek

Hadîs Ve Tefsîr âlimi Ebû Bekr-i Nakkâş

Vehbi Tülek

Cahillerin Sevgisine Rağbet Etme

Vehbi Tülek

Sirâcüddîn Ömer Gaznevî

Vehbi Tülek

Ahirette Herkes Kendi Derdine Düşer

Vehbi Tülek

Osmanlı Ulemâsından Yayabaşızâde Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Şikayet

Değişen Sizin Kalbiniz

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek