Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.245.241

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Hak Teâlânın Kaza Ve Kaderine Râzı Ol!

Süleymân bin Cezâ hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Doğum ve vefât târihleri belli değildir. Hicrî onuncu asırda yaşadığı bilinmektedir. Kıymetli kitaplar yazdı. 960 (m. 1522) yılında te’lîf etmiş olduğu “Eyyühel-veled (Ey oğul)” adındaki ilmihâl kitabı meşhûr olup, çok faydalıdır. Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî’nin “Eyyühel-veled” ismindeki “Ey oğul” kitabı başkadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Minare Eğri Mi?

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve Süleymaniye Camii

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; "Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana izâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dininizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir gayr-i müslimden devletçe haraç isteniyor? Bu nasıl iştir. Bu şekilde hareket dininizde var mıdır?" dedi. Yahyâ Efendi bunları duyunca; "Hayır. Dinimizde ölmüş bir gayr-i müslim vatandaştan haraç alınmaz. Sonra çok fakir kazandığıyla güç geçinen kimseden ve çok yaşlı olanlardan da haraç alınmaz. Bunlar affolunmuşlardır. Sultânımız ona muhtaç değildir." dedi. O zaman papaz; "Efendi şunu iyi bil ki, bizden ölen kimsenin bile haracını isteyip, her yıl alırlar. Bunu ben size soruyorum. İslâm dini bunun alınmasını istiyor mu? Ne olur bunu Sultan Süleymân Hana arzedin, haber verin, sorun?" dedi.

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Kurşun Yarasi

Vehbi Tülek

Şu Anda Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

DÂmÂd İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Nefsini Islah Eden, Saadete Kavuşur

Tâhir bin Abdullâh Taberî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir. 348 (m. 959)’da İran’da Taberistan’a bağlı Âmül’de doğdu. Memleketinde ve Bağdat’ta Dârekutnî ve diğer büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Bağdat’ta Bâbüttâk kadılığına getirildi. 450 (m. 1058)’de vefat etti “Ravzatü’l-müntehâ fî mevlidi’l-İmâmi’ş-Şâfi’î” isimli eserinde İmâm-ı Şâfi’î hazretlerini anlatır. Bu kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ali Bin Ebû Talha

Vehbi Tülek

Ali bin Ebû Talha hazretleri Tebe-i tâbiinin meşhur tefsir ve hadis âlimlerindendir. Aslen Cizreli olup Suriye'nin Humus şehrine yerleşti ve 143 (m. 760)'da vefat etti. "Sahifetü Ali bin Ebi Talha" diye bilinen "Tefsir sahifesi" ile tanınmıştır. Bu kitabında, "Sabır" hususunda şunları yazmaktadır:

Sâdece Dil Ile Tövbe Etmek!

Vehbi Tülek

şar­kın Hâ­fı­zı Ha­tîb-i Bağ­da­dî

Vehbi Tülek

Ha­tib-i Bağ­da­di, Şam'da ve Bağ­dad'da ye­ti­şen ha­dis âlim­le­ri­nin bü­yük­le­rin­den­dir. 392 (m. 1002) se­ne­sin­de Bağ­dad'da doğ­du. Ba­ba­sı Ebü'l-Ha­sen Ali, ilim sa­hi­bi ve Bağ­dad'ın Der­zâ-cân kö­yü­nün ha­ti­bi olup, cu­ma gün­le­ri ca­mi­de hut­be okur, na­maz kıl­dı­rır­dı. Oğ­lu­nu da­ha on iki ya­şın­da iken, Kur'ân-ı ke­ri­mi öğ­ren­me­si, ez­ber­le­me­si için, bü­yük âlim Ket­tâ­ni'ye tes­lim et­ti...

Muhabbet, Öyle Ince Bir Yoldur Ki

Vehbi Tülek

Kılıcı Kesmeyince Şaşkına Dönen Eşkıyanın Tövbesi!

Vehbi Tülek

Fâtıma-i Nişâbûriyye

Vehbi Tülek

Tokatlı Hayreddîn Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Muhammed Biserî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

İcÂzetin Sirri

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Ölüyü Diriltemem

B0r Çuval Toprak

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek