Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.307.527

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dünyâ Keder, âhiret Ise Mükâfat Yeridir

Âmir bin Abdullah hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. 674 (H.55) senesinde Kudüs'te vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan hazret-i Ömer'i, hazret-i Osman'ı ve Abdullah bin Mes'ûd (radıyallahü anhüm) gibi büyükleri gördü. Hazret-i Ömer'den ve Selmân-ı Fârisî'den (radıyallahü anhümâ) hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Yikildiktan Sonra

I. Dünya savaşının başladığı günlerdi!... Dahiliye Nazırı Talat Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa ne düşündülerse, sâbık Padişah II. Abdülhamid Hanın, harp hakkındaki bilgi ve tecrübelerine başvurmayı uygun buldular. Bu maksatla İshak Paşayı Beylerbeyi Sarayına gönderdiler. 33 sene gibi uzun bir müddet Avrupa siyasetine hakim olmuş Sultan II. Abdül hamid Han cevabında:"Bu vaziyette artık benim verebileceğim bir fikir, tavsiye edebileceğim bir tedbir kalmamıştır. Zira bu zavallı devlet, harb-i umumiye sürüklendiği gün münkariz olmuştur. Sizi bana gönderenler, harbe girmeden önce göndermeliydiler. Dünyanın karalarına ve denizlerine hakim olan devletlere karşı Almanya ve Avusturya ile birleşip ateşe atılmak, tarihin ender kaydettiği hatalardandır." Dedi.

Vehbi Tülek

Zulm İle ÂbÂd Olanin

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

67 - Acaba Namazim Bozuldu Mu?

Vehbi Tülek

26 Eylül 1699'da Girit adasının Kandiye kalesi zaptedildi. Fakat bu zafer çok güç şartlarda kazanıldı. Aylarca süren kuşatma sırasında kaleyi savunan Venedikliler, Osmanlı askerini geri püskürtmek için, o tarihlerde yeni geliştirilen ve "humbara" denilen bombalar dan binlerce kullandılar. Kaleden aşağı atılan humbaralar, askerin arasına düştüğünde büyük bir gürültü ile patlıyor ve etrafa saçılan şarapnel parçaları yüzlerce insanın yaralanmasına ve ölmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Osmanlı ordusu çok büyük kayıplar verdi.

64 - Sadik Sadrazam Sultanzade Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Fatih’in Medreseleri

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kurtuluş, Sâlihlerin Sohbetindedir

Mustafa Rızâüddin Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsının büyüklerindendir. 1679 (H.1090) senesinde Şebinkarahisar'da doğdu. 1746 (H.1159) senesinde İstanbul'da vefât etti. Küçük yaşta İstanbul'a giderek ilim tahsiline başladı. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenip, kısa zamanda yetişti. Edirne'de Arabzâde Hacı Muhammed İlmi Efendinin sohbetlerinde bulundu. Ondan Müceddidiyye yolundan icâzet aldı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dil âlimi Ferrâ

Vehbi Tülek

Ebû Zekeriyyâ, "Ferrâ" 144 (m. 761) senesinde Kûfe'de doğup, 207 (m. 822) târihinde, Mekke-i mükerremeye giderken vefât etmiştir. Kûfelilerin en büyük nahiv, lügat ve edebiyat âlimi idi. Ferrâ aynı zamanda, fıkıh ve kelâm âlimi idi. O Mu'tezile fırkasına hiç meyletmemişti...Büyük Arap dili âlimi Ebû Abbâs Sa'leb, "Eğer Ferrâ olmasaydı, Arapça olmazdı" diyerek onun Arapça'ya yapmış olduğu hizmetleri ifâde etmiştir.


Çelebi Hüsâmeddîn

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Samsûni Hasan Efendi Fâtih zamanında yaşayan fıkıh, kelâm ve usûl âlimlerindendir. Samsun'da doğdu. 891 (m. 1486)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde bid'at hakkında buyurdu ki:

Allah'tan Ancak Ilim Sahipleri Korkar

Vehbi Tülek

Talebelerimizle Her Zaman Ona Duâcıyız

Vehbi Tülek

Tasavvuf Ehlinin Kalbinde Kir Ve Kötülük Olmaz

Vehbi Tülek

Meleklerin Göklere Çıkardığı Namaz

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Bir Seyyah Ebu Yusuf El-fârisî

Vehbi Tülek

Üç Günden Fazla Dargın Durmak

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

İsmail Hakki Efendi

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kabahat Kilincin Midir?

Abdullah El-acemî

Kul Hakkı

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek