Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.669.779

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kimseye Faydası Olmayan Cansız Bir Madde Gibidir!

Muhammed bin Abdülhâlık Dîneverî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Medîne-i münevvere ve Şam arasında Vâdi-i Kurâ'da ikâmet etti. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. Dînever şehrinde vefât etti. Zamânındaki bâzı âlim ve evliyâ ile görüşüp mânevî ilimlerde yüksek dereceye ulaştı. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ii. Abdülhamid Han Ve Taşkesenli Ahmed Efendi

Ahmed Efendi görüşmediği halde Sultan Abdülhamid Han tarafından tanınmakta olduğu bilinmektedir. Erzurum Pasinler'in Tuylar köyünden bir zât, Sultan Abdülhamid Hanın ikâmet ettiği Yıldız Sarayında diğer bir arkadaşı ile birlikte nöbet tutmakta iken, Sultan bir ara balkona çıktı ve askerleri yanına çağırdı. Balkonun yanına gittiklerinde, Sultan diğer nöbetçiye hiçbir şey sormadan bir miktar para vererek hamama gitmesini söyledi. Sonra bu askerin gusletme imkânı bulamadan nöbete geldiği anlaşıldı. Erzurumluya dönerek; "Siz tarikat ehlisiniz. Hocanız kimdir?" diye sordu. Erzurumlu asker de; "Taşkesenli Şeyh Ahmed Efendi." cevâbını verince; "Evet o zâtla tanışıyoruz." diyerek içeri girdi. Biraz sonra da elinde bir Kur'ân-ı kerim ile geri gelerek Erzurumlu askere; "Bu Kur'ân-ı kerimi hocan olan kardeşime verirsen memnun olurum." dedi. Erzurumlu, memleketine döndüğünde Ahmed Efendinin huzûruna gitti. Ahmed Efendi onu görünce;"Emânetimi getirdin mi?" diye sordu. O zât da, Sultanın verdiği Kur'ân-ı kerimi hemen hocasına teslim etti. Bu Kur'ân-ı kerim hâlen âile kütüphânesinde muhâfaza edilmektedir.

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

1768'de Başlayan Osmanlı-Rus Savaşında Rusların Baltık donanması İngiltere'ye uğrayıp, İngiliz Amirali Elfinston ile bir miktar kuvvet alarak Akdeniz'e gelmiş ve Ege Denizinde harekâta girişmişti. Kapdân-ı deryâ Hüsâmeddin Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması,
Çeşme'den Çanakkale'ye dönmek için Koyun Adaları civârından geçerken kalyonlardan birinin direği kırıldı. Bunun üzerine bütün donanma bu direğin tâmiri için Toprak Adası önünde durdu (4 Temmuz 1770). Ertesi gün sabahın erken saatlerinde 18 parçadan meydana gelen Rus Donanması Koyun Adaları önünde görüldü. Otuz parçadan ibâret Osmanlı Donanması Çeşme
'nin kuzeyindeki Kayalık Burun ile Toprak Adası civârında demirlemişti.

Ermeni Tehciri

Vehbi Tülek

Ancak İstanbul Kadisi Olursun

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Dari Ekmek

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Düşmanı Dost Yapan Sıfatlar

İbn-i Dehhân hazretleri fıkıh, lügat ve ferâiz (mirâs) ilimleri âlimlerdendir. Doğum târihi bilinmemekte olup, 590 (m. 1194)'de Şam'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Garip Müslümanlara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

İbn-i Seken hazretleri hadis âlimlerindendir. 294 (m. 908)'de Bağdâd'da doğdu. 353 (m. 964)'de Mısır'da vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Sadaka, En Sevdiğin Malından Olmalı!

Vehbi Tülek

Merhamet Edene Merhamet Edilir

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Mukri hazretleri Tebe-i tabiinin büyüklerindendir. Birçok âlim ve muhaddis kendisinden hadis-i şerif rivâyet etti. 213 (m. 828) yılında Mekke'de vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Kur’ân-ı Kerimi Okurken Uyulacak Edepler Vardır

Vehbi Tülek

Ebü’l-kâsım Bürzûlî

Vehbi Tülek

benim Kurtarıcım Namazdır!

Vehbi Tülek

Silsile-i Aliyye’den Muhammed Bâkî-billah

Vehbi Tülek

Günahınız Çok Olup Göklere Ulaşsa Da

Vehbi Tülek

Şemseddin Îcî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Değişen Sizin Kalbiniz

Adalet Ve Tevazu

Minareden Okunan Şiir

At Hirsizi

Ayyaşin Sonu

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek