Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.971.725

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Tealanın Rızasına Kavuşmak Istiyorsan

Mevlânâ Ahmed Berkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Afganistan’da Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026) senesinde memleketinde vefât etti. İmâm-ı Rabânî hazretlerinin sohbetine kavuşarak talebesi olmakla şereflendi. Huzurlarında kaldığı bir hafta içinde kemâl ve evliyâlık derecelerine ulaştı. Hocasından icâzet alınca memleketine dönmesine izin verildi. İnsanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. İmâm-ı Rabbânî hazretleri de bu çok sevdiği talebesine kıymetli mektuplar göndererek istediklerini yerine getirdi. Bir mektubu şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Medeniyet Merkezi İstanbul

Bir İspanyol, 1552-1556 yıllarında Türkiye'de geçirdiği dört yılını anlatır. Aynı zamanda bir hekim olan bu seyyah, Cenova'dan Napoli'ye giderken Türk gemicilerine esir düşmüş ve İstanbul'a getirilmiş. Daha sonra, tıp bilgisini göstererek Kaptan-ı Derya Sinan Paşa'nın hekimleri arasına girmeyi başarmış. Adı Petro. Seyahatnamesinde, dört yılını yaşadığı Kanuni devrinin yaşantısını gözler önüne serer. Biraz da imrenerek.İşte seyahatnameden birkaç kesit: "İstanbul öyle işlek bir şehir ki, buraya günde İspanya'nın Valladolid şehrinin nüfusu kadar yabancı girip çıkar.""Türklerin bıraktığı hayır eserleri, bizde bırakılandan çoktur. Türk zenginleri, bizimkilerden daha cömert davranırlar.""Türkler sadece insanlara değil, hayvanlara bile iyilik yapmayı sevap sayarlar. Bir-iki düzine ciğer satın alıp, kedi ve köpekleri doyuranlara çok rastlanır."

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

Baba Yusuf Sivrihisari Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Sarayda Kadir Gecesi Alayi

Vehbi Tülek

Ramazan'ın 27. gecesi Kadir Alayı düzenlenirdi. Kadir Alayı, 19. ve 20. yüzyıllarda, Sultan II. Mahmud Hân'ın yaptırdığı Tophâne'deki Nusretiye Câmii ile Yıldız'daki Hamidiyye Câmii meydanında yapılırdı. Gece, çevresi renkli fenerler ve fânuslarla donatılan câmi meydanı, bir ışık dünyası hâline gelirdi. Hava kararmadan önce, Harem'de bulunan kadınlar ve sultanlar iki atın çektiği arabalara binerler, meydanda kendilerine ayrılan yerlerde dururlardı. Arabalardan inmezlerdi. Arabaların perdeleri inik dururdu.

Mimar Sinanin Mektubu

Vehbi Tülek

Yenişehirli Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Yakişani Yapmak

Vehbi Tülek

Ii. Selim Ve Yahya Efendi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hoca Abdullah Efendi

Hoca Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1868 yılında Harput'ta doğdu. Tahsilini Şam'da tamamlayarak Şam rüştiyesinde öğretmenlik yaptı. 1954 yılında Şam'da vefat ederek oraya defnedildi. Bir dersinde şunları anlatttı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zenginin Fakir Hanımına Zekât Verilir Mi?

Vehbi Tülek

Çelebizâde İsmâil Âsım Efendi Yetmişdördüncü Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. 1173 (m. 1760)'da İstanbul'da vefât etti. Verdiği fetvalardan bazıları şunlardır:

Dört Mezhebin Itikâdı Birbirinin Aynıdır

Vehbi Tülek

Ebü'l-hayr Şihâbüddîn Menûfî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hayr Şihâbüddin Menûfi hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. "İbn-i Abdüsselam" ismiyle meşhurdur. 847 (m. 1443)'de Aşağı Mısır'daki Menûf şehrin­de doğdu. Zamanın meş­hur fakihlerden fıkıh tahsil etti. Mekke'de Şerefeddin Zâviyesi'nde ders verdi. Menûf ve Kahire kadılıklarında bulundu. 931 (m. 1525)'de Kahire'de vefat etti. Duânın edebleri hakkında şunları anlattı:

Dilini Yersiz Sözlerden Koru

Vehbi Tülek

Yanyalı Sinân Efendi

Vehbi Tülek

Allahım, Bize Helal Ve Temiz Rızık Ihsân Et!

Vehbi Tülek

o Oynadığın Eller Kefenin Olsun!..

Vehbi Tülek

hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Muhaşşi Sinânüddîn Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Kânûni Sultan Süleymân Hân devrinde, bir ara yağmurlar yağmaz olmuş, insanlar kuraklıktan çok muzdarip olmuşlardı. İstanbul halkı, yağmur duâsına çıkılmasına karar verdi. Pâdişâh da çıktı. Okmeydanı'nda büyük bir kalabalık toplandı. Öyle ki bu toplulukta, başta pâdişâh olmak üzere, âlimler, vâliler, idâreciler, vezirler, kuvvetli-zayıf, zengin-fakir herkes vardı. Bilindiği gibi, Osmanlı sultanları yapacakları bütün mühim işlerde, mutlaka şeyhülislâma danışırlar, onun fetvâsına uygun hareket ederlerdi. Bunun için Şeyhülislâm Ebüssü'ûd Efendiden, yağmur duâsını kimin yapmasının münâsib olacağı suâl edildi. O da; "Duâyı, pâdişâh veya onun münâsib gördüğü bir zât eder." buyurdu. Bunun üzerine pâdişâh; "Ya'kûb Germiyâni duâ eylesin." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Helvaci Çocuk

Anzakli Ömer

O Kullarına Çok Merhametlidir

Allah’a Firar Et

İmanı Ona Kafidir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek