Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.421.035

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Muhabbet, Her Türlü Kiri Ve Lekeyi Temizler

Şeyhülislâm Behâeddîn Zekeriyyâ hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1169 (H.565) senesinde Hindistan'da Mültân şehrinde doğdu. 1266 (H. 665) senesinde orada vefât etti. Namazını Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ kıldırdı. Bağdât'a gelip o zamânın büyük velîlerinden Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin talebelerinden oldu. Kısa zamanda hocası tarafından icâzet verilerek memleketi olan Mültân'a gönderildi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

52 - Sigetvar Kalesi Ve Ali Dede Hazretleri

Ali Dede Bosnevi hazretleri 1566'da Sigetvar seferine katıldı. Bu sefer Kânûni Sultan Süleymân'ın son seferi oldu. Pâdişâh çok hasta idi ve kalenin günler süren kuşatmasına rağmen düşürülememesine çok üzülüyordu. Nitekim vefâtından bir gün önce Sokullu Mehmed Paşaya gönderdiği hatt-ı hümâyûnda; "Şu ocağı yanası dahi alınmaz mı?" demişti. Ertesi gün Ali Dede Bosnevi'nin, askeri duâlarla teşyi edip cesâretlendirmesi ile kale zabtedildi. Bu sırada Kânûni de vefât etmişti.

Vehbi Tülek

Nene Hatun

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Han'ın oğlu Bâyezid Amasya vâlisi idi. Şehzâde Bâyezid, Çelebi Halife Muhammed Cemâleddin Efendiye çok iltifât eder, talebele rine ve dergâhına ihsânlarda bulunur, duâlarını taleb ederdi. Fâtih Sultan Mehmed Han vefâtından önce de duâ etmesi için haber gönderip, fakirlere sadaka dağıttırmıştı. Her şehzâde gibi, şehzâde İkinci Bâyezid de, babasından sonra pâdişâh olmak, kendisine veri len onca emeğe karşılıkta bulunmak istiyordu. Çünkü her şehzâde sultan olmak için yetiş tirilir, kısmetse sultan olurdu. Çelebi Halife, herkese karşı iyi niyet ve hüsn-i zân sâhibi, ilim ve tasavvuf ehli Şehzâdeyi kırmadı. Onun için duâ ve niyazda bulundu.

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

Ecdaadimizin Vakiflari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahmed Bin Üstâd-ı Azam

Ahmed bin Üstâd-ı A'zam hazretleri on üçüncü yüzyılda Arabistan Yarımadasının güneyindeki Hadramut'un Terim kasabasında doğdu. 1306 (H.706) senesinde bir sel felâketinde boğularak şehid oldu. Kabri Terim'dedir.
Ahmed bin Üstâd-ı A'zam, vefat etmeden kısa bir zaman önce oğluna buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İbnü'l-cüneyd Huttelî

Vehbi Tülek

İbnü'l-Cüneyd Hutteli hazretleri hadis âlimi ve evliyanın meşhurlarındandır. 200 (m. 816)'da Bağ­dat'ta doğdu. Burada Yahya bin Main gibi büyük âlimlerden hadis tahsil ettikten sonra Sâmarrâ'da yerleşti ve talebe yetiştirdi. 270 (m. 884)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Sadrâzam Ohrili Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Ömrünü Faydalı Şeyler Için Harca

Vehbi Tülek

Emir Osman Efendi İstanbul velilerindendir. 1513 (H. 919) senesinde Sivas'ta doğdu. Küçük yaşta ilim öğrenmek için İstanbul'a geldi. Sahn-ı semân medreselerinde ilim tahsil etti. Kırklareli'nin Vize kazasında Şeyh Alâüddin Ali Efendinin, sonra İstanbul'da Nûreddinzâde'nin sohbetlerinde yetişti. İcazet alarak Kasımpaşa'daki dergâhında talebe yetiştirdi. 1594 (H. 1003) senesinde İstanbul'da vefât etti. Nasihat isteyen bir talebesine şunları anlattı:

Kazancı Haram Olana Gitmemeli

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Abdullah Yâfiî

Vehbi Tülek

Kul, Günah Işlemekten Nasıl Korunabilir?

Vehbi Tülek

Mest Üzerine Mesh Edilmesi Hakkında

Vehbi Tülek

Şeytan, Aranızdaki Boşluklarda Dolaşır

Vehbi Tülek

İbn-i Sînâ'yı Şaşkına Çeviren Hadise!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Fani Dünya

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Gerçek Zehir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek