Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.567.423

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mutlak Adak Ve Şarta Bağlı Adak Kesmek

Muhammed Şehîd Belhî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Afganistan’da Belh şehrinde doğdu. İlim öğrenmek için Horasan, Nişâbûr, Rey, Bağdâd, Kûfe ve daha başka yerlere seyahatler yaptı ve çeşitli kitaplar telîf etti. Buhârâ kadılığında ve daha sonra Horasan emîrinin vezirliğinde bulundu. 344 (m. 955) târihinde Rebî-ül-âhır ayında şehîd edildi. Müntekâ isimli kitabında şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Molla Fenâri hazretleri, 1419 (H.822) yılında, ilk defâ Hicaz'a gidip hac yaptı. Hacdan dönerken, Mısır Sultânı Melik Müeyyid, Mısır'da kalarak ders vermesini ricâ etti. Bir müddet kalıp, ders okuttu. Birçok ulemâ ve evliyâ ile sohbet etmiş ve çeşitli meseleleri muhâsebe ve müzâkere etmişlerdir. Bu yolculuğu esnâsında Kudüs-i şerifi de ziyâret etmişti. Çelebi Sultan Mehmed Hân dâvet edince, Bursa'ya geldi. Bu haccında Medine-i münevverede iken, orada vefât eden büyük veli Şâh-ı Nakşibend'in halifesi Muhammed Pârisâ'nın cenâze namazında bulundu.

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Düğün-bayram Alayina Gitmiyor Ya!

Vehbi Tülek

Koca Râgıp Paşa hem vezir, hem de kitap te'lifiyle uğraşan takvâ sâhibi âlim bir zât idi. Halkın arasından geldiği için, vezirliği esnasında sık sık İstanbul sokaklarında dolaşır, insanlarla konuşurmuş. Nüktedân, şakacı ve âlicenap bir mizâcı varmış. Bir gün yanında birkaç devletlü ile Bayezit'ten Aksaray'a doğru giderlerken arkadaşlarından biri ona, yolları üzerindeki Kuyucu Murad Paşa türbesinde, sözünü dudaktan esirgemeyen bir türbedâr bulunduğunu söylemiş. Paşa, biraz sonra türbeden içeri dalmış. Tabii diğerleri de... Türbedâr, sadrâzamın geldiğini görünce pek sevinmiş ve onu elinden geldiğince ağırlamış. Lâkin o gün paşanın muzipliği üzerindedir ve adamı sinirlendirip sözdeki cesâretini görmek ister. Sonra aralarında şu konuşma cereyan eder:

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Artik Göç Vakti Geldi

Vehbi Tülek

Gayret-i İslama Ne Oldu?

Vehbi Tülek

Tez Sakabaşini Getirin

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Kirimli Ahmet

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebülmeyâmin Mustafa Efendi

Ebülmeyâmin Mustafa Efendi 27. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 953'te (1546) doğdu. Medrese tahsilinden sonra çeşitli medreselerde müderrislik, Edirne ve İstanbul kadılığı, Anadolu kazaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1015 (m. 1606)'da vefat etti. Resûlullah efendimizi (sallallahü aleyhi ve sellem) vesile ederek Allahü tealadan bir şey istemek hakkında buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"gavs-ül-a'zam" Abdülkâdir Geylânî

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Geylâni hazretleri, 1078 (H.471)'de İran'ın Geylân şehrinde doğdu, 1166 (H.561)'da Bağdad'da vefât etti. Babası Ebû Sâlih bin Mûsâ Cengidost'tur. Hazret-i Hasan'ın oğlu Hasan-ı Müsennâ'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fâtıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkâdir Geylâni, hem seyyid, hem şeriftir.

Ali Bin Ebû Talha

Vehbi Tülek

Ali Bin Âsım El-vâsıtî

Vehbi Tülek

Ali bin Âsım el-Vâsıti hazretleri, hadis hafızlarındandır. 105 (m. 723) senesinde doğup, 201 (m. 816) târihinde Bağdâd'da vefât etti. Vâsıt şehrindendir. Fakat Bağdâd'da yerleşti. Rivâyet ettiği bazı hadis-i şerifler:

Beşikçizâde Süleymân Efendi

Vehbi Tülek

ben Bu Cezayı Çoktan Hak Ettim

Vehbi Tülek

İnsan, Kulluk Yapması Için Yaratılmıştır!.

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Sâlih Ameli Terk Etmez

Vehbi Tülek

Merkebin Yükü Nedir Bir Sor Bakalım

Vehbi Tülek

Milletin Kurtuluşu Ve Saadeti Ne Ile Olur?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Fani Dünya

İsmail Hakki Efendi

Garip Karşilanan Bir Adak

Zalimlere Dersini Verdi!

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek