Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.969.723

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Tealanın Rızasına Kavuşmak Istiyorsan

Mevlânâ Ahmed Berkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Afganistan’da Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026) senesinde memleketinde vefât etti. İmâm-ı Rabânî hazretlerinin sohbetine kavuşarak talebesi olmakla şereflendi. Huzurlarında kaldığı bir hafta içinde kemâl ve evliyâlık derecelerine ulaştı. Hocasından icâzet alınca memleketine dönmesine izin verildi. İnsanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. İmâm-ı Rabbânî hazretleri de bu çok sevdiği talebesine kıymetli mektuplar göndererek istediklerini yerine getirdi. Bir mektubu şöyledir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Derya Ali Baba

Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u küffâr elinden kurtarmak üzere kuşatmıştı. Fetih ordusu İstanbul surlarına dayanmış, Fâtih Sultan Mehmed Han fethin gerçekleşece ği zamânı sabırsızlıkla bekliyordu. Leşker-i duâ adı verilen duâ ordusu âlimler ve veliler, fetih için gözyaşı dökerek duâ ediyorlardı. Kır atının üstünde heybet ve celâdetle duran genç hükümdâr, orduyu şevke getirici konuşmalar yapıyordu. Etrâfa dalga dalga yayılan ordu, Feth-i mübinin gerçekleşmesi için canla başla çarpışıyordu. Şehir düşmek üzere idi. İşte tam bu kritik zamanda ordunun arasında; "Ordu susuz kalmak tehlikesiyle karşı karşıya, kuyular boş, çeşmeler akmıyor." şeklinde bir söylenti yayılmaya başladı.

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Habib Baba

Vehbi Tülek

Timur Mağlubiyet Tatmamiş Bir Hakandir

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

Ahmed İbni KemÂl Hazretlerinin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlar, Birtakım Sapık Yollara Ayrılmışlardı

Ebû İshâk İsferâyini hazretleri Eş'ari kelâm âlimidir. İran'da Nişâbur civarında İsferâyin'de doğdu. Bağdat'a giderek Ebü'l-Hasen Eş'ari'nin talebesi Ebü'l-Hasan Bâhili'den kelâm ve usûl-i fıkıh dersleri aldı. Sonra Nişâbur'a dönerek talebe yetiştirdi. Taberi, Beyheki, Kuşeyri gibi âlimler ondan ilim öğrendi. 418 (m. 1027)'de vefat etti. İmam-ı Eş'ari hazretlerinden şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bir Müminin Karnını Doyurmanın Fazileti

Vehbi Tülek

Ahmed İbnü'l-Cebbâb Ceyyâni hazretleri hadis ve Mâliki fıkıh âlimidir. 246'da (860) Endülüs'te (İspanya) Ceyyân'da (Jaen) doğdu. Endülüs'te tahsilini tamamla­dıktan sonra Mekke, Yemen ve Mısır'a giderek büyük âlimlerden fıkıh ve hadis öğrendi. Endülüs'e döndükten sonra talebe yetiştirdi. 322'de (m. 934) Kurtuba'da (Cordoba) vefat etti. Şöyle nakleder:

Hanefî Mezhebinin Reîsi: İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe

Vehbi Tülek

Namaz, Müminlerin Mîracıdır

Vehbi Tülek

Mes'ûd bin Ahmed Hârisi hazretleri Hanbeli fıkıh âlimidir. 652 (m. 1254)'de Kahire'de doğdu. Medrese tahsilinden sorna İbn-i Tolun ve Mansûriye camilerinde ders ver­di. Sonra Mı­sır kâdılkudâtlığına getirildi. 711 (m. 1312)'de Ka­hire'de vefat etti. Bir dersinde şöyle buyurdu:

Mısırlı Velî Ebû Abdullah Câvpâre

Vehbi Tülek

Mûsâ Sindî

Vehbi Tülek

Kabir Azâbını Inkâr Eden Adamın Hâli!

Vehbi Tülek

Sahurun Tamamı Berekettir

Vehbi Tülek

Şeytanın Binbir Hilesi Vardır, Aldanma Sakın!

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Derdi Olan Neylesin?

Geç Gelen Kurtarıcı

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yüz Vermedin!

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek