Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.480.564

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mezara Girmeden, Nefsin Şerrinden Emin Olmayın!

Seyyid-i Sırdân hazretleri Anadolu velîlerindendir. Asıl adı Burhâneddîn’dir. 1165 (H.561) senesinde Afganistan’da Tirmiz'de doğdu. Belh'e giderek Sultân-ül-Ulemâ Behâeddîn Veled hazretlerine talebe oldu. Bütün ilimleri öğrendi ve mânevî yüksek derecelere kavuştu. Hocası, oğlu Mevlânâ Celâleddîn'in terbiyesini ona havâle etti. Talebesi Mevlânâ Celâleddîn ile birlikte Anadolu’ya hicret ederek Konya'ya geldi sonra Konya'dan ayrılıp Kayseri'ye yerleşti ve burada 1240 (H.638) senesinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

Dilsiz Dili

Vehbi Tülek

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Bağdad sarayının geniş salonunda tek kişiden, Zülfikar Han'dan başka kimse yoktu. Geniş sedirde, ipek yastıklara yaslanmış, yıldızlı gökyüzünün derinliklerine dalmıştı. Bulunduğu yerde fenerler ve lambalar yakılmıştı. Zira, Arabistan gecelerine mahsus öyle bir mehtap vardı ki, Zülfikar Han isteseydi rahatça kitap bile okuyabilirdi. Böyle bir gecede insanın içinde neş'eden başka hiçbir şey olmamalıydı. Ama Zülfikar Han hem kederli, hem de öfkeli görünüyordu. Kendi kendine söylendi:-Olamaz, bu namertliktir. Evet, İran Şahı Tahmasb beni Bağdad valisi olarak tayin etti. Ben de hizmet diye buna "kabulümdür" dedim...Dedim ama şart koştum. Şaha o gün söylediklerimi kelimesi kelimesine hatırlıyorum: "Şahım... Müslümanlara hizmet olsun diye Bağdad valiliğini kabul ederim. Lakin siz de hak verirsiniz ki, Osmanlı'ya zarar verecek bir harekete asla iştirak etmem. Bağdad vilayetinde Osmanlı aleyhinde herhangi bir davranışa asla göz yumamam. Çünkü ben bir Türkmen aşiretine mensubum." Evet, Şah benim bu şartlarımdan belki hoşlamamıştı, ama Bağdadlılar beni Türk olduğum için sev diklerini, oraya vali olduğum takdirde şehirde bir huzursuzluk çıkmayacağını iyi biliyordu. Fakat Şah sözünde durmadı. Bağdadlılaraı Osmanlı üzerine saldırıya hazırlıyor ve saraya casuslar koyarak beni bertaraf etmeye çalışıyordu.

Donanma Sefer Çikarken

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Baltaci Mehmed Paşa Ve Ünsi Hasan Efendi

Vehbi Tülek

9 - Görülmemiş Bir Meydan Savaşi

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Han­belî Fı­kıh â­li­mi A­li Bin Beşşâr

Ali bin Mu­ham­med el-Beş­şâr, bü­yük Han­be­li âlim­le­rin­den­dir. 313 (m. 925) se­ne­sin­de ve­fât et­ti. Kab­ri, Nec­ma'ya ya­kın bir yer olan Aka­be'de­dir. Hik­met­li söz­le­ri çok­tur. Bu­yur­du ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hayatın Boyunca Iyilik Üzere Ol!

Vehbi Tülek

Cemâleddin ibn-i Akile hazretleri hadis, tefsir, kelâm âlimi ve Kadiri şeyhidir. 1070 (m. 1660)'da Mekke'de doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinden hadis, tefsir, kelâm ilmi tahsil ettikten sonra Bağdad'a giderek Şeyh Kasım el-Bağdâdi'ye intisab etti ve Kâdiri icazeti alıp Mekke'ye döndü, talipleri yetiştirdi. 1150 (m. 1737)'de burada vefat etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Mezheb Imamının Sözü Senettir

Vehbi Tülek

Zevcelerinizi Dövmeyiniz! Onlar, Sizin Köleniz Değildir

Vehbi Tülek

Yahyâ Bin Ya'mer hazretleri Tabiinin meşhûr nahv ve hadis âlimidir. Bazı rivâyetlere göre, Kur'ân-ı kerimin benzer harflerini birbirinden ayırmak için noktaladı. Basra'da kadılık yaptı. 129 (m. 746) senesinde orada vefât etti. Rivâyet ettiği hadis-i şeriflerden ba'zıları:

İhlaslı Gence Kurulan Tuzak!

Vehbi Tülek

Âlim Olan, Karşısındakinin Anlayışına Göre Konuşur

Vehbi Tülek

Aza Kanâat Etmiyor Çokla Doymuyorsun

Vehbi Tülek

Gıybet Günahından Kurtulmak Için

Vehbi Tülek

İnsanlara Allah Için Nasîhatte Bulun

Vehbi Tülek

Hazreti Osman (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Başka Du Bilmez Misin?

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Hizir Ve Gelin

Padişah Ve At

Gül Yaprağı

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek