Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.188.645

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

"ey Oğlum! Cömert Ve Güler Yüzlü Ol

Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi. İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kurşun Yarasi

Cezayirli Gazi Hasan Paşa Kaptan-ı Derya olduğu ilk zamanlarında 1768-1770 Osmanlı-Rus savaşı devam ediyordu. Rusların Akdeniz'e gönderdikleri Baltık donanması, İngiliz donanması ile takviye edilerek Osmanlı donanması ile çarpışmış, fakat bu muharebe de kesin bir netice alınamamıştı. Anadolu'nun Ege kıyılarına yakın Koyun Adaları civarın da yapılan asıl muharebe, Hasan Paşanın kalyonu ile Rus Amirali Spidirov'un gemisi arasın da oldu. Hasa Paşa, Rus gemisinin kendi kalyonuna yanaştığı bir sırada, birkaç çarmıh halatını kestirdi. Her ipe salıncak gibi, birkaç Türk levendi yapışıp, 30 kadar yiğitle birlikte Rus gemisine atladı. Düşman gemisinde yapılan kahramanca çarpışma esnasında Hasan Paşa bir kurşun yarası almışsa da, belli etmeden bir müddet daha cenk ettikten sonra kendi gemisine geçti. Bu beklenmeyen baskın ile şaşkına dönen Ruslar, telaşa kapılarak kendi cephaneliklerini ateşlediler. Ateş Osmanlı gemisine sıçrayınca her iki gemi de yanmaya başladı. Gemide kalmanın imkansız hale gelmesi üzerine Hasan Paşa, yatağanını ağzına alarak beraberindekilerle denize atladı ve bir tahta parçasına tutunup karaya doğru yüzdü. Bu sırada gönderilen bir kayığa binerek kurtulmayı başardı. Hasan Paşaya, gösterdiği bu kahramanlık sebebiyle Beylerbeyi rütbesi verildi.

Vehbi Tülek

Şehid Sultan Genç Osman

Vehbi Tülek

Çelebi Halifenin Kerameti

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Haliçteki İlk Köprü

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Yeniçeriliğin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Rumeli Hisarinin Şekli

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Doğruluk, Sözün Süsüdür

Cemâlüddin Zeylei hazretleri hadis ve Hanefi mezhebi usûl-i fıkıh âlimidir. 762 (m. 1360) senesinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Zamanda Talebenin Hizmetleri Kusurludur!

Vehbi Tülek

Ebû Said Fârûki hazretleri İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin torunlarındandır. 1782 (H.1196) senesinde Hindistan'da Râmpûr'da doğdu. Sisile-i aliyye büyüklerinden olan Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin sohbetine kavuştu. Fevkalâde izzet ve ikrâm gördü. Birkaç ay sohbetlerinde bulunduktan sonra, Müceddidiyye, Çeştiyye, Kâdiriyye yollarından icâzet verip mezun eyledi. Ebû Said Fârûki hazretleri buyurdu ki:

Şeyhülislâm Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

ay­rı Düş­müş ­bir Garî­bim...

Vehbi Tülek

Emir-ül mü'mi­nin haz­re­ti Ali "ra­dı­yal­la­hü teâ­lâ anh" âhi­re­te se­fer et­ti ve Ha­san ve Hü­se­yin "ra­dı­yal­la­hü teâ­lâ an­hü­mâ" haz­ret­le­ri mer­kad-ı şe­ri­fi­ne [me­zâ­rı­na] def­net­ti­ler... Ge­ri dö­ner­ken, yol­da bir fa­ki­re rast gel­di­ler. Ha­zin ses ile fi­gân edi­yor­du. Hâ­li­ni sor­duk­la­rın­da, ce­vâb ver­di ki:

Abdurrahman Bin Âiz

Vehbi Tülek

İlim, Amel Ve Mevhibe

Vehbi Tülek

İbn-ül-hüzhib

Vehbi Tülek

Cennetin Yüksek Derecelerine Kavuşanlar

Vehbi Tülek

Ali Bin Ahmed Adevî

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Ahmed Salihi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Zamânın sultânı Dördüncü Murâd Hana, tarikat erbâbı kötülenmiş, onların bâzı işlerinin yasaklanması istenmişti. Sultan yalnız böyle söyleyenlerin sözleriyle hareket etmeyip, zamânın tasavvuf ehli âlim ve faziletli kimselere de tarikatla ilgili hususları sorup cevap istemişti. Bunlar arasında İsmâil Ankaravi de vardı. O da üç gün içinde yirmi sayfalık bir risâle yazıp arzetti. Cevaplar, Şeyhülislâm Yahyâ Efendi ve diğer zamânın önde gelen âlimleri tarafın dan incelenip uygun görüldü ve pâdişâh tarafından da kabûl edildi. Böylece onların vesilesi ile tasavvuf ehli, sıkıntıdan kurtuldu. Aziz Mahmûd Hüdâi onun bu cevaplarını beğenip; "Allahü teâlâ, muhâliflere karşı Rusûhi'nin ayağını sağlam ve sâbit eylesin. Onların inat damarlarını kesmekte söz kılıcını keskin eylesin. Muhâlifleri susturmakta mızrağını tesirli eylesin. Zamânımızda tasavvuf ehline karşı olanlarla onun cihâdı olmasaydı, onların eli hak tâliplerine uzanır, zarar verirdi. Doğru yolda olanlarla olmayanları birbirinden ayırmak zor olurdu. Allahü teâlâ onun delillerinin oklarını en doğru hedefe isâbet ettirdi." diye medhetti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Sarayda İftar

Sonunda Orta Yolu Buldular

Tüccarin Rüyasi

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek