Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.509.191

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kendi Rızkına Râzı Olan, Kimseye Muhtaç Olmaz

İmam-ı Câfer-i Sâdık hazretleri Tâbiînin yükseklerinden ve evliyânın büyüklerinden olup "Oniki İmâm"ın altıncısıdır. 702 (H.83) senesinde Medîne-i münevverede doğdu. 765 (H.148) senesinde Mekke'de vefât etti. İlmi, Oniki İmâmdan beşincisi olan babası Muhammed Bâkır'dan öğrendi. İlim ve fazîlette zamânının bir tânesi oldu. Bütün din bilgilerinde olduğu gibi, zamânının bütün fen ilimlerinde de söz sâhibiydi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kavuk Yerine Miğfer

Osmanlı Devletinde en büyük yenileşme hareketlerini yapan Sultan II. Mahmud, bütün bu icraatları için Şeyhülislam Mehmed Tahir Efendi'den fetvalar almıştı. Bilhassa Yeniçeri ocağının kaldırılması için verdiği fetvaya çok memnun olan padişah, ona çok kıymetli bir elmas yüzük hediye etmişti.

Yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra kurulan Nizam-ı Cedid ordusunun kıyafetleri de Avrupa'dan örnek alınmıştı. Bilhassa Yeniçeri kavuğu yerine miğfer giyilmesi gerekiyordu. Bunun için de yine Şeyhülislam'ın fetvası gerekliydi. Mehmed Tahir Efendi saraya davet etdildi. Padişah, Şeyhülisamı, yüzü güneşe karşı gelecek şekilde oturttu. İkindi güneşi, Tahir Efendi'nin tam gözüne geliyor ve onu fazlasıyla rahatsız ediyordu. Bu yüzden devamlı olarak eliyle güneşe karşı gölgelik yapmaya çalışıyordu. İşte istediği fetvayı almak isteyen padişah o esnada sordu:-Efendi Hazretleri, görüyorum ki güneşe dayanamadınız, ya benim askerlerim, kafirlerle güneşe karşı nasıl harbederler, diye sorunca Şeyhülislam:-O halde kavuk yerine miğfer giyilebilir, şeklinde padişahın istediği fetvayı verdi.

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli Hazretlerinin Nasihati

Vehbi Tülek

39 - GÂzileri Boş Mu Sanirsiniz?

Vehbi Tülek

Rumeli Hisari Ve Fatih

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Git HünkÂrdan Ferman Getir...

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Dünyâ, Bizden Evvel Yaşayanların Artığıdır

Şeyh Sâlih Sıbkî hazretleri Anadolu velîlerinin meşhurlarındandır. Bitlis’te doğdu. Cizre’nin Basret köyüne gidip evliyânın büyüklerinden Şeyh Hâlid Cezirî'nin sohbetinde kemâle erdi. Hilâfetle şereflenerek icâzet aldı. Hocasının vasiyeti üzerine vefâtından sonra Basret köyünde insanları irşâd ile meşgul oldu ve bölgenin halkını irşâd etti. 1852 (H.1269) Basret’te vefât etti. Türbesi ziyâret mahallidir. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi

Vehbi Tülek

Kılıçlı Ali Efendi, Kayseri âlimlerindendir. Halk arasında "Kılıçlı Hoca" ve ilmine izâfeten "Büyük Hoca" olarak tanınır. Medresede öğrenciyken, arkadaşları arasında oynanan kılıç-kalkan oyununda, bir arkadaşını kazâen yaralaması üzerine "Kılıçlı" adıyla anıldı. 1917 (H.1336) senesinde Kayseri'ye bağlı Şıhlı köyünde vefât etti.
Kılıçlı Ali Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Allahü Teâlâ, Tevâzu Edeni Yükseltir

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Ebû İshâk İbrâhim hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 597 (m. 1200)'de Suriye'deki Ca'ber kalesinde doğdu. 687 (m. 1288)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde, zekât mevzuunda, şunları anlattı:

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Eğitimci Ve Yazar Muallim Cevdet

Vehbi Tülek

Namazı, Özürsüz Terk Etmek

Vehbi Tülek

Af­ga­nis­tan­lı Velî Ah­med Berkî

Vehbi Tülek

Kıbrıslı Hafız Ali Efendi

Vehbi Tülek

Biz, Hiçbirimiz Ölümü Istemeyiz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Derdi Olan Neylesin?

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Alabilirsen Al

Sarik Ve Sakal

Helvaci Çocuk

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek