Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.029

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

Vehbi Tülek

Tek Kollu Reis

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Fransiz Kadinlarin İftar Ve Teravih Seyri

Vehbi Tülek

III. Ahmed Han devrinde Fransa'ya büyükelçi olarak gönderilen Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi, bu ülkede kadınların hükmünün geçtiğini, çünkü itibarlarının erkeklerde yüksek olduğunu söyler. Ve ilave eder:"İstedikleri ne ise işlerler ve murat ettikleri yere giderler. En âlâ Beyzade, onların en aşağısına haddinden ziyade riayet ve hürmet eder."Çelebinin seyahatnamesinde yazdığına göre, Osmanlı elçilik heyeti, Fransa'ya ayak basışından itibaren adeta kadın kafilelerinin hücumuna maruz kaldı. Hele Ramazan ayı geldiğinde bu ilgi büsbütün arttı. Seyahatnamede bu olay şöyle rivayet edilmektedir:

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

80 - Murad-i Hüdavendigarin Duasi

Vehbi Tülek

58 - Sultan Murad'in Hayreti

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Duâsı Kabul Olan Mübarek Bir Zat Idi

Ebü'l-Ferec Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ayrıca Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, tefsîr, hadîs ve usûl-i fıkıh ilimlerinde meşhûr âlimdir. Urfa’da Harran'da doğmuş olup, 1093 (H.486) senesinde Şam'da vefât etti. Bağdat ve Şam'a giderek zamânın en büyük âlimlerinden Hanbelî fıkhının ince bilgilerini öğrenmiş ve büyük fıkıh âlimi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölü, Cuma Günü Kendini Ziyâret Edenleri Bilir!

Vehbi Tülek

Takıyyüddin ibn-i Râfi' hazretleri hadis hafızıdır. 704'te (m. 1305) Kahire'de doğdu. İlk tahsilinden sonra Mekke ve Me­dine'deki âlimlerden hadis öğrendi. Sonra Şam'a giderek talebe yetiştirdi. 774 (m. 1372)'de orada vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Esas âlim, Ilmi Ile Amel Edendir

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Meselesi Ilahî Sırlardandır!

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ömer Hımyerî hazretleri Hindistan'da yetişen velîlerin büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh, hadîs, nahiv, sarf ve tıb ilimlerinde büyük âlim idi. 1465 (H.869) senesi mart ayında Arabistan’da Hadramût'ta doğdu. Burada zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil etti. Sonra Aden’e, oradan da Hindistan'a gitti ve orada çok talebe yetiştirdi. 1524 (H.930) senesinde, Hindistân'da vefât etti. Çok kitap yazdı. “Ikd-üd-Dürer fil-Îmâni bil-Kadâi vel-Kader” isimli eserinde şöyle anlatır:

Ebû Ahmed Çeştî Hazretleri

Vehbi Tülek

dokuzuncu İmam Cevâd Takî

Vehbi Tülek

Âlimin Konuşması Karanlıkları Yok Eder

Vehbi Tülek

Dinin Temel Direği Fıkıh Bilgisidir

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Çelebi Hüsrev

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Anzakli Ömer

SelÂmetle Gidip Gel

Sarayda İftar

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Gerçek Zehir

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek