İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.655.081
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:
Yavuz Sultan Selim Hân, "Mısır'ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay'ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.Kurtbay, Yavuz'un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu:"Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır. Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik'ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberi'yi bizim devlet adamlarımız:"Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz'in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid'attır, kullanmak câiz olmaz" diye reddetmişlerdi. O zaman Berberi bu fikre çok kızmış ve:"Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır"diye bağırmıştı. Zaman Berberi'yi haklı çıkardı.Kurtbay'ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:"Kuvvet ve kudret Allah'ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab'a ve Sünnet'e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz'in "Silaha, aynı silahla mukâbele edin", meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz'den bu yana 900 sene geçti. O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri...
Yunan askerleri Bursa'ya girmiştir. Askerlerin başında Venizelos'un yedek subay olan oğlu Sofokles vardır. Osmanlının Taht şehrinde. Sanki tarih 600 sene öncesine dönmüştür. Sanki Bizans, asırların arkasından dönüp gelerek yarım kalan bir kavganın rövanşına çıkmıştır.Tutsak şehirde ezanların hıckırdığı bir Ramazan günüdür. Sofokles'in günlerden beri beklediği Atina'lı fotoğrafcı nihayet şehre gelmiştir. Sofokles fotoğrafcıyı da yanına alarak bir manga askerle birlikte Osman Gazi'nin türbesine yönelir. Türbenin yanına vardıklarında kapının kilitli olduğunu görürler. Venizelos'un askerleri, bir kale burcuna saldırırcasına türbe kapısına yüklenirler. Tahta kapı çatırdıyarak devrilir. Sofokles önde, Fotoğrafcı arkada türbeye girerler. Ne yapacağını anlamayan askerler de her an birileri çıkıverecekmiş gibi süngülü tüfeklerini türbe kapısına doğrulturlar.
Molla Mahmûd Zengenî hazretleri âlim ve evliyânın büyüklerindendir. 1717 (H.1130) târihinde Azerbaycan’da Karabağ’da doğdu. Beldesindeki birçok medresede âlet ilimlerini tahsîl etti. Tahsîlini tamamlayıp icâzet, diploma aldı. Kerkük’e dönüp evlendi ve orada tâliblere ilim öğretmeye başladı...Molla Mahmûd Zengenî hazretleri âlim ve evliyânın büyüklerindendir. 1717 (H.1130) târihinde Azerbaycan’da Karabağ’da doğdu. Beldesindeki birçok medresede âlet ilimlerini tahsîl etti. Tahsîlini tamamlayıp icâzet, diploma aldı. Kerkük’e dönüp evlendi ve orada tâliblere ilim öğretmeye başladı...
Uhud Savaşı Hicretin üçüncü yılında (M. 625) Medine'ye bir saat uzaklıkta Uhud Dağının eteklerinde yapıldı. Müşrikler, civar kabilelerden gelen askerlerin de katılmasıyla Mekke'de 3000 kişilik büyük bir ordu hazırladı. Bunların 700'ü zırhlı, 200'ü atlı idi. 3000 de develeri vardı. Ordunun başına Ebû Süfyan geçti. İslâm ordusu, 1000 kişi civarındaydı. 100'ü zırhlı olup, iki at vardı. Bunlardan birine Peygamber efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem", diğerine de Ebû Bürde biniyordu...
Hasan-ı Basri hazretleri Tâbiinin ve bu devirdeki evliyânın en büyüklerindendir. (H.21) senesinde Medine-i münevverede doğdu. Yetmiş tânesi Bedir Harbine katılmış olan yüz otuz civârında Sahâbe-i kirâmdan (radıyallahü anhüm) ilim ve feyz alıp, hadis-i şerif dinledi. Sonra Basra'ya gitti. Burada Abdullah bin Abbâs, Enes bin Mâlik, Abdurrahmân bin Semûre, radıyallahü anhüm gibi sahâbilerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Hadis, tefsir, fıkıh ilimlerinde yüksek ilim sâhibi oldu. Hasan-ı Basri hazretleri Basra'ya gelen hazret-i Ali'den zikir telkini istedi. Hazret-i Ali tasavvuf ile ilgili gizli sırları Hasan-ı Basri'ye burada anlattı. Sonra tarikattakı ilk Hilâfetnâme'yi yazıp Hasan-ı Basri'ye verdi. 728 (H.110) senesinde Basra'da vefât etti.
Akşemseddin hazretleri, Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretlerinin hocasıdır. Soyu, Hz. Ebû Bekir'e dayanır. Kendisini ilim tahsiline adamış, Hacı Bayrâm-ı Veli'den icâzet almıştır.Bir gün Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerine sordular: " Sana kırk yıldan beri hizmet eden nice dervişlerin var; onlara icâzet vermedin de, az bir zamanda Akşemseddin'e nasıl icâzet verdin?Hacı Bayrâm-ı Veli hazretleri onlara şu cevabı verdi:" O, benden ne gördü ve ne işitti ise inandı, kabul etti; hikmetini sonra kendisi buldu. Diğerleri ise hemen hikmetini sorarlar. Aradaki fark budur.