Yolumuzu Aydınlatanlar • 20.03.2011
Vehbi Tülek
Âdem-i Bennûri hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerinden olup, seyyiddir. Doğum târihi bilinmemektedir. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek huzur ve sohbetlerinde yetişip icâzet almakla şereflendikten sonra Bennûr'a gitti. Vefat edeceği sene, Peygamber efendimizin ve Beytullah'ın aşkıyla yanmakta idi. Harameyn-i şerifeyne, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvereye doğru yola çıktı...
Âdem-i Bennûri hazretleri, hacdan sonra Medine-i münevvereye gidince, Kabr-i Nebevi'yi ziyâretinde, Peygamber efendimiz onun selâmını aldı ve pek az kimseye nasib olan müsâfeha etmek şerefine kavuştu. Ziyâretten sonra, memleketine dönmek üzere ayrılmak istediği zaman, Resûlullah efendimizden saâdet müjdesi aldı. Kendisine hitâben; "Ey oğlum! Sen benim yanımda kal!" buyuruldu. Bunun üzerine orada kaldı ve 1644 (H.1054) senesinde vefat etti.
Bu mübarek zat, vefatından evvel yanındaki talebelerine nasihat olarak buyurdu ki:
"Allahü teâlânın evliyâsı, yemek, içmek ve uyku ile, başkasının hakkında konuşmakla, birisine vurmakla bu makâma kavuşmadı. Ancak mücahede (nefsin istemediği şeyleri yapmak) ve riyâzet (nefsin arzularını yapmamak) çekmekle kavuştu...