Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.831.213

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Ebû Rebâh Dücânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup kerâmet sâhibi velîlerdendir. 1809 (H.1224) senesinde, günümüzde İsrail’de bulunan Yafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu. İlk tahsilinden sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti. Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi. Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet aldı. 1877 (H. 1294) senesinde Yafa'da vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Vehbi Tülek

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Vehbi Tülek

Fatih’in Oğullarinin Sünnet Düğünü

Vehbi Tülek

1 - Aydos Kalesi

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinin kuruluş seneleri. Orhan Gazi devri. 1328 yılı sonbaharı. Orhan Gazi, silah arkadaşları Akçakoca Gazi, Kara Mürsel Gazi ve Abdurrahman Gazi gibi bahadırları, İzmit ve daha sonra oradan Üsküdar'a kadar olan toprakların fethine memur etti. Akçakoca Gazi bir avuç kahramanla İzmit'i aldıktan sonra Abdurrahman Gazi'yi Üsküdar'a kadar olan kalelerin fethi için ileri gönderdi. Bu kalelerden en muhkem olanı, bugünkü Kartal - Maltepe yakınlarındaki Aydos kalesi idi.

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Osmanli'da Ahlak

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

İlk Standart Kanunu

Vehbi Tülek

Ankara Savaşi

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Hatirasina

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Farslı Velî Yahya İstahri

Yahya İstahri hazretleri evliyanın büyüklerindendir. İran'daki Fars eyaletinin İstahr şehrinde yaşamıştır. Kabri oradadır. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Menkıbeleri o beldede uzun zaman dillerde söylenmiştir.
Yahya İstahri hazretleri, haram ve şüphelilerden son derece sakınır, zamanın çoğunu ibadetle geçirirdi. Kendisini insanlardan gizlerdi. Bu yüzden çok az kimse onun büyüklüğünü anlayabilmişti. Buna rağmen sohbetleri kalabalık olur, uzak beldelerden insanlar ondan istifade etmek için oraya koşarlardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Eğer Gavs Iseniz, Beni Bu Mecliste Öldürün

Vehbi Tülek

Abdülehad Nûrî Efendi evliyanın büyüklerindendir. 1604 (H.1013) senesinde Sivas'ta doğdu. 1651 (H.1061) senesi vefât etti. İlim tahsîline Sivas'ta başladı. Dayısı Abdülmecîd Sivâsî yeğenini himâyesine alarak tahsîl ve terbiyesiyle meşgûl oldu.

Resûlullaha hicret Teklif Eden Yemenli

Vehbi Tülek

Eshâb-ı Kirâma Dil Uzatanlar!

Vehbi Tülek

Davudzade Mehmed Efendi Halveti tarikatının büyüklerindendir. Kastamonu'nun Küre kazasında doğdu. Sultan İbrahim Han (1640-1648) zamanında İstanbul'a gelerek taliplerini yetiştirdi. “Hûda yehdi'l-Mudıllin ile'l-Hakkı ve'l-Ahkâmı ve'ş-Şerayi” isminde Arabî bir cilt tefsiri vardır. Bu eserinde şöyle buyuruyor:

anselmo Turmeda Abdullah-ı Tercümân

Vehbi Tülek

Ali Nakî (hâdî) (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Sadakanın Karşılığı Cenette Verilir

Vehbi Tülek

Mahlûkatımın Arzu Ettiklerini Veririm

Vehbi Tülek

İçinde Bulunduğumuz ânı Değerlendirmek

Vehbi Tülek

nefsim Bana Acımıyor!..

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

9 Evi Dolaşan Kelle

Anzakli Ömer

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek