Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.502.526

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sâlihlerle Sohbet, Ebedî Saâdetin Anahtarıdır

Câfer-i Huldî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959 (H.348) senesinde aynı yerde vefât etti. Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebelerinin en büyüklerindendir.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Asil Kahraman Bunlardir

Kanli Zarf

Hediye Baston

Başka Du Bilmez Misin?

Helvaci Çocuk

Sarik Ve Sakal

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Sultan Abdülaziz Hân'ın bindiği Sultaniye vapuru bütün ihtişamı ile sahillere yığılmış Fransız halkının tarassutu altında 28 Haziran 1867 sabahı Fransa'nın Tulon limanına varılmış tı. Rıhtımda dük Dö Trant, General Bevil, Marki Dö Ko, Verşer Dö Refiye ve kumandan Dreyse sıraya dizilmişler, halk da arkalarında "Vive le Sultan" alkışlarıyla rengârenk bir manzara içindeydiler. Fransız donanması alay sancaklarıyla donanmış, top atışlarıyla onu selâmlıyor lardı. Orada sultanı karşılayanlar arasında elçimiz Mustafa Fâzıl Paşa ve bilumum Türk tebaa da vardı. Zât-ı şâhâne tarafindan kabul ve iltifâta mazhar olanlar arasında Fransa'daki Türk tebaa dan sayılan Araplar, Mısır Kölemenleri, Türkistanlılar, Afganlılar, sair Müslümanlar, Ermeniler, Rumlar, Museviler ve diğer milletler hepsi bir aradaydı ve Fransa'nın pek çok yerinden kalkıp sultanlarına arz-ı ubûdiyet etmeye gelmişlerdi. Bunlar içinde resmi vazifeli olanlar fesli ve üniformalı idiler.

Vehbi Tülek

62 - İşte Gerçek Bir Gelin Alayi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Vehbi Tülek

30 - Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Büyük İslâm âlimi Mevlânâ Şemseddin Fenâri'nin ömrünün sonlarına doğru gözlerine perde geldi. Göremez oldu. Sultanın veziri olan Hacı İvâz Paşa bir konuda Molla Fenâri'ye kızmıştı. Gözleri görmez olunca, laf olsun diye; "Dilerim ki, o âmâ ihtiyârın namazını ben kıldırayım." demişti. Bu söz Molla Fenâri'nin kulağına ulaşınca; "Ol kimse câhildir. Cenâze namazını kıldırmayı beceremez. Cenâb-ı Hakk'ın kapısından ümidim şudur ki, bana hemen şifâ buyurup, onu âmâ eyleye ve ben onun namazını edâ edeyim." dedi.

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

95 - Sultan Ahmed'in Rüyasi

Vehbi Tülek

Mahkemeye Hazirim

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Vehb Bin Münebbih

Vehb bin Münebbih hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. 645 (H.24) senesinde Yemen'de doğup, 741 (H.124) yılında yine orada vefât etti. Hikmetli sözleri çoktur. Buyurdu ki:

"Ey oğul! Allahü teâlâya ibâdeti ihlâsla, sırf O'nun için yap. Kim bir iyilik yapar, Allahü teâlâ için onu gizlerse, yaptığı bu iyilik zâyi olmaz."

Emevi halifelerinden Süleymân bin Abdülmelik, Mescid-i haramda iken, ona üzerinde yazı bulunan bir taş getirdiler. Bunun üzerine, onu okuyacak birisinin çağırılmasını istedi. Vehb bin Münebbih'i getirip, okuttular. Taşta şu yazı vardı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebir, Anadolu velilerinden olup 18. asırda yaşamıştır. Hocalarından Abdülmelik Harnûti ona şöyle vasiyet etmiştir:
"Ey Ahmed! Başkalarına iltifât edip gezen, hedefine varamaz ve hakikate kavuşamaz. Şüphelerden kurtulmayanın, dünyâ düşüncelerinin ve nefsinin arzuları peşinde olanın, felâha, kurtuluşa kavuşması düşünülemez. Bir kimse kendi kusûrunu ve noksanını bilmiyorsa, onun bütün zamânı da noksan geçer."
Tasavvufta yetişip yükselen Ahmed-i Kebir, kâmil bir veli olduktan sonra irşâd faâliyetine başladı. Bu maksatla Amasya'ya gidip yerleşti. Çok kıymetli hizmetler yapmıştır. Sonra Ladik'te yerleşip orada vefat etti.
Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Fâtıma Binti Müsennâ

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Melekdâd

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Melekdâd rahmetullahi aleyh, Şafii mezhebinin fıkıh âlimlerinden olup, doğum târihi bilinmemektedir. 535 (m. 1140)'de Nişâbûr'da vefât etti. Bu mübarek zat, bir dersinde buyurdu ki:

Sükuti Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Hiçbir Iyiliği Hor Görme

Vehbi Tülek

Gönlünden Dünyâ Sevgisini Silip At Ki

Vehbi Tülek

Allaha Düşman Olanları Sevmek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Halis Efendi

Vehbi Tülek

Nurlu Dedenin Nurlu Torunu

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Abayi Yakmak

Ahde Vefa

Ölüyü Diriltemem

Abayi Yakmak

Üç Kandil

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek