Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.667.186
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Kanuni Sultan Süleyman 1522 senesi Aralık ayında Rodos adasını fethetmişti. Şövalye lerin kumandanı olan Üstad-ı Azam L'isle Adam, maiyetindeki en büyük şövalyelerle birlikte Kanuni Sultan Süleyman'ın huzuruna kabul edildi. Üstad-ı Azam, Cihan Padişahının huzuruna çıkmadan önce 24 saat Otağ-ı Hümayunun kapısında bekle tildi. Bu bekleyiş sırasında yanındaki şövalyelere:
"Bu hükümdar, gençliğine rağmen kemal ve tedbir sahibidir." Demek suretiyle Kanuni hakkındaki fikrini belirtti. Osmanlıların hanedan rengi olan al renkle döşenmiş Otağ-ı Hümayuna girince, som altından tahtta oturan genç padişahı gördü ve hemen ayaklarına kapandı. Nezaketi ile tanınan Kanuni, Üstad-ı Azama kalkmasını işaret ettikten sonra, kahramanca yaptığı müdafaadan dolayı tebriklerini bildirdi. Daha sonra padişah, kaleye girdi ve şehri gezdi.Bu günlerde Hristiyanlık aleminde Noel kutlanıyordu. Papa II. Hadrianus, Roma'da Saint Pierre kilisesinde Noel ayinini icra ederken kilisenin saçağından bir taş düştü ve Papa'nın ayaklarına doğru yuvarlandı. Kardinaller bu hadiseyi, aylardan beri kuşatması devam eden Rodos'un düşmesine yorumladılar ve bir süre sonra bu haber Roma'ya ulaştı.
Ýrlanda'nın baþkenti Dublin'e 70 mil uzaklıktaki þirin liman þehri Drogheda'da, 1997 Mayıs ayında, son derece manalı bir tören vardı. 150 sene önce Ýrlanda'yı kasıp kavuran kıtlık sırasında Osmanlı Devletinin yaptıðı nakdi ve ayni yardımın hatırasına hazırlanmıþ þükran plaketinin asılması münasebetiyle düzenlenmiþti. 1847 senesinde, 2 milyon insanın göç etmesine ve ölmesine sebep olan açlık ve kıtlık fela keti sırasında Osmanlı Sultanı Abdülmecid Han, Ýrlanda halkına 10.000 Sterlin yardımda bulunmak istediðini Ýngiltere Kraliçesi Victoria'ya bildirir. Ne var ki, Ýngiliz hakimiyeti altındaki bu adaya sadece 1.000 sterlin vermeyi layık gören kraliçe, Ýstanbul'daki Ýngiliz büyükelçisi vasıtasıyla Padiþahın bu hareketini protesto eder ve neticede yardım 1.000 sterline iner.
Şerefüddin İsmâil bin Ebi Bekr hazretleri Şafii âlimlerdendir. 754 (m. 1353)'de Yemen'de Ebyât-ı Hüseyn'de doğdu. 837 (m. 1434)'de Zebid'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Abdürrahîm Müeyyedî hazretleri Kânûnî Sultan Süleymân zamânı âlim ve velîlerindendir. Molla Sinân Paşa ve Hocazâde'nin yanında ilim öğrendi. Zâhirî ilimleri iyice öğrendikten sonra tasavvuf yoluna girdi. Büyük velî İskilipli Şeyh Muhyiddîn Efendinin hizmetinde bulundu. Yüksek hâllere ve mânevî makamlara kavuştu. 1537 (H.944) senesinde İstanbul'da vefât etti.
İmran bin Husayn hazretleri, Eshab-ı kiramdandır. Huzaa kabilesinden olup, Hayber Gazasında, kız ve erkek kardeşi ile birlikte Müslüman olmuştur. Babasından evvel iman etmiştir. Babası Husayn, Peygamber Efendimizin yanına gelince, uygunsuz davranacağını sandığı için ayağa kalkmadı. Peygamber Efendimizin dâvetini kabul edip şehadet kelimesini getirmesi üzerine, yerinden kalkıp babasının elini ayağını öptü. Sırf Allah rızasını gözeterek yapılan bu hareket karşısında Peygamber Efendimizin ağladığı da nakledilmektedir...
Büyük çoğunluğu, yüksek rütbeli Osmanlı devlet adamlarından meydana gelen Hacc kafilesi, Fahr-i Âlem, Resul-i Ekrem, Sallallahü aleyhi ve sellem Efendimizi ziyaret yolunda. Çölde günlerdir süren yorucu yolculuk bitmek üzere. Medine'ye yaklaştıkları bir gecede son defa mola verildi. Kafiledekiler kısa süre içinde yorgunluktan uykuya daldılar. Ancak biri var ki, günlerdir uyku görmeyen nemli gözleri ile ufuklara dalmış, iki cihan güneşi sevgili Peygamber Efendimizin hasretiyle yanmış, kavrulmuş, Yusuf Nâbi bu. O gece, Resulullah'a bu kadar yakın olmanın hazzı içerisinde yerinde duramayıp gezerken... O da ne! Devlet büyüklerinden birisi, ayağını Hücre-i Saadet istikametine doğru uzatmış uyumuyor mu?