Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.779.279

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Sirâc-ül-Hind hazretleri Hindistan’daki evliyânın büyüklerinden olup Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. İsmi Şah Abdülazîz Gulâm Halim-i Fârûkî Dehlevî'dir. 1746 (H.1159) senesinde Dehli'de doğdu. 1824 (H.1239) senesinde aynı yerde vefât etti. Nakşibendî yolunun büyüğü olan babasından edeb öğrendi. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında iken babasının vazîfelendirdiği hocalardan okudu. Babasının vefâtı üzerine Rahmaniyye Medresesinde ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Eski İftarlar

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Pişman Oldular!

Hayat Kurtaran Yalan

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Sultan İkinci Murâd Hân, Molla Ayas'ı şehzâdesi Mehmed'e hoca tâyin etti. Birkaç sene Fâtih Sultan Mehmed Hâna ilim öğreten Molla Ayas, Zeynüddin Hâfi hazretlerinin talebe lerinden Abdüllatif Makdisi'nin talebesi olan Tâcüddin İbrâhim Karamâni'nin hizmetine girdi. Onun kalblere şifâ, gönüllere devâ olan mübârek bakışlarını üzerinde hissetmek, bulunmaz sohbetlerinden istifâde etmek için gayret gösterdi. Sıkı riyâzetler çekti. İlâhi cezbelere, feyzlere kavuştu. Ledünni ilminde üstâd oldu. İnsanlara doğru yolu öğretmek vazifesi verildi. Bursa'ya yerleşti. Ömrünün sonuna kadar orada kaldı. Pekçok talebe yetiştirdi. Talebelerinin geçimini de kendisi karşılar, Allahü teâlânın kendisine ihsân ettiği maldan, ihtiyâç sâhiplerine bol bol ikrâmda bulunurdu. Dünyâ ve dünyâ ehlinden ayrılıp, bütün varlığı ile Allahü teâlâya yöneldi. Vakitlerini ilim öğrenmek ve öğretmek, Allahü teâlâya ibâdet etmekle geçirirdi. İnsanlara sık sık nasihatlerde bulunur, Allahü teâlânın dinini öğrenip, O'nun rızâsına kavuşmak için gayret etmelerini tenbih ederdi.

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Sultan II. Abdülhamid demiryolu inşasına ehemmiyet vermişti . Toplam 33 yıl (1876–1909) padişahlık yapan Sultan II. Abdülhamid, bir hatırasında şunları ifade eder: "Bütün kuvvetimle Anadolu Demiryollarının inşasına çalıştım. Bundaki maksadımız, Mezopotamya ve Bağdat'ı Anadolu'ya bağlamak ve Basra Körfezine kadar ulaşmaktır. Alman yardımı sayesinde, buna maksat hasıl olmuştur. "Eskiden arazide çürüyen mahsülât ve hububatımız, şimdi rahatça sevkıyat bulmakta, madenlerimiz dünya piyasasına arz edilmektedir. "Hasılı, Anadolu için hayırlı, menfaatli bir istikbal hazırlanmıştır." * * * 66 yıllık Osmanlı döneminde (1856-1922) uzunluk rakamlarıyla birlikte inşa edilen demiryollarını şöylece sıralamak mümkün: * İzmir-Aydın ve şubeleri 610 km. * İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km. * Rumeli Demiryolları: 2383 km. * Anadolu-Bağdat DY: 2424 km. * Şam-Hama: 498 km. * Yafa-Kudüs: 86 km. * Bursa-Mudanya arası: 42 km. * Ankara-Yahşihan arası: 80 km. Yekûn: 8.600 km. * * * Burada önemli bir başka nokta da şudur: Osmanlı döneminde inşa edilen demiryolu hattının ancak 4000 kilometrelik (yarısından bile az) bölümü, misak-ı milli sınırları içinde kalabilmiş, geri kalan kısmı ise elimizden çıkıp gitmiş.

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

2 - Şanli "yanya" Müdafaasi Ve Şehid Cavit Paşa

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Allah Ne Derse Öyle Olur

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanlarla Münâkaşa Ve Münâzara Yapma

Pîr-i Sânî İsmâil Rûmî hazretleri Kâdiriyye yolu büyüklerindendir. Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Bansa köyünde dünyâya geldi. İlk tahsilini Tosya’da gören İsmâil Rûmî, aklî ve naklî ilimleri öğrendi. Sonra Bağdat’a gitti. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin dergâhında şeyhlik yapan Feyzullah Efendi hazretlerinin sohbetlerinde ve hizmetinde bulundu. İcazet alarak İstanbul’a geldi. Tophane’de Kâdiriyye dergâhını inşâ edip Kâdiriyye yolunu öğretti. Sultanahmed Câmi-i Şerîfinin açılış merâsiminde Kâdiriyye yolu usûlüne göre zikir meclisini idâre etti. 1631 (H.1041) senesinde İstanbul’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ey Hristiyanlar! İnsâf Ediniz

Vehbi Tülek

Mehmed Zihni Efendi son devir Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. 1846'da İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra ulûm-i âliyye şehâdetnâmesi aldı. Galatasaray Sultânisi (Lisesi) ve Mekteb-i Mülkiyye (Siyasal Bilgiler Fakültesi) ulûm-i diniyye muallimliği, Maarif Nezâreti (Milli Eğitim Bakanlığı) Encümen-i Teftiş (Teftiş Kurulu) başkanlığı görevlerinde bulundu. Stockholm'de toplanan Şarkiyat Âlimleri Kongresi'ne davet edilerek altın madalya ile ödüllendirildi. 1913 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Çok eser yazdı. Abdullah-ı Tercümân'ın Hristiyanlığa reddiye olarak yazdığı Tuhfetü'l-erib kitabını tercüme etti. Bu eserinde buyurdu ki:

ebû Meysere Amr Bin Şurahbil

Vehbi Tülek

Muslihuddîn Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Muslihuddin Mustafa Efendi, Osmanlı âlimlerindendir. 857 (m. 1453) senesinde Kastamonu'ya bağlı Taşköprü'de doğdu. Bunun için "Taşköprülü" diye bilinir. 935 (m. 1528) senesinde İstanbul'da vefât etti. Tefsir, hadis, fıkıh, usûl ve edebi ilimlerde yüksek derece sahibi idi. Bir dersinde, Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) güzel ahlakını anlatırken buyurdu ki:

Abdullah Harrânî

Vehbi Tülek

İmam-ı A’zam Ve Fıkıh Ilminin Kolları

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Hıdır Ez-zağbî

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Salih Bin Mismar

Vehbi Tülek

Sözlerinden Istifade Edilen Kullar

Vehbi Tülek

Ebû Mes’ud Dımaşkî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah Haramdan Kaçani Korur

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Yirmi Saniyede

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek