Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.782.247

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kurtuluş, İslâm'a Uymakta Ve Bidatleri Terk Etmekte!

Sirâc-ül-Hind hazretleri Hindistan’daki evliyânın büyüklerinden olup Şah Veliyyullah Dehlevî hazretlerinin oğludur. İsmi Şah Abdülazîz Gulâm Halim-i Fârûkî Dehlevî'dir. 1746 (H.1159) senesinde Dehli'de doğdu. 1824 (H.1239) senesinde aynı yerde vefât etti. Nakşibendî yolunun büyüğü olan babasından edeb öğrendi. Küçük yaşta Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On bir yaşında iken babasının vazîfelendirdiği hocalardan okudu. Babasının vefâtı üzerine Rahmaniyye Medresesinde ders vermeye başladı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli-hollanda Münasebetleri

1787'de neredeyse boş bir hazine ile savaşa başlayan Osmanlı devlet adamları büyük meblağlar tutan savaş masrafları nedeniyle artan hazine ihtiyaçlarını karşılamanın bir yolunu bulmak için birçok toplantı yapmış fakat bunlardan bir sonuç alınamamıştı. Yine bu mesele için kethüda bey'in dairesinde bazı devlet adamları ile bir görüşme yapılmış ve burada dışarıdan borçlanma gündeme gelmişti. Ancak mesele gizli tutulmak zorundaydı. Çünkü mâli sıkıntıyı düşmanların öğrenmesi Osmanlı devletini daha zor durumda bırakabilirdi. Sonuçta mesele kaymakam tarafından Padişah'a arz olundu. Padişah sâdır olan hattı hümâyûnda konunun öncelikle Şeyhülislam'la görüşülmesini emrediyordu. Çünkü Osmanlı Devletinde dışardan borç alınması daha önce benzeri görülmemiş bir olaydı. Bunun üzerine Kaymakam Mustafa Paşa kıyafet değiştirip Şeyhülislam bulunan Mehmet Kamil Efendi'nin konağına giderek yabancı devletlerden borç alma konusunda fikrini sordu. Şeyhülislam yabancı bir ülkeden borçlanma nın mekruh olduğunu ancak kerahatine rağmen bunun mevcut şartlar altında yapılması gerek tiğini bildirmesi üzerine Hollanda'dan borç alınması tasarlandı ve Hollanda elçisiyle konu ile ilgili görüşmelere girişildi.

Vehbi Tülek

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Ne Dediler

Vehbi Tülek

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

YAVUZ SULTAN SELİM, TRABZON VALİLİĞİ DÖNEMİNDE BİR GÜN KONAĞININ BALKONUNDAN ETRAFI SEYREDİYORDU. SAHİLDEN BALIKÇILARIN ŞEN GÜRÜLTÜSÜ GELİYORDU. BU GÜRÜLTÜYÜ DİNLEMEYE BAYILIRDI; DERTLERİNDEN KURTULUR, İÇİ NEŞEYLE DOLARDI. BİRDEN GÜRÜLTÜ ACILAŞTI. ÇIĞLIKLAR KOPTU. NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN KULAK KABARTTI; FAKAT ANLAYAMADI. UZUN UZUN BAKTI AMAKALABALIK KÜMELEŞTİĞİNDEN OLANI BİTENİ GÖREMEDİ. HEMEN ATINA ATLADIĞI GİBİ ATINI SAHİLE SÜRDÜ. KALABALIĞI BİRKAÇ OMUZ DARBESİYLE YARDI:

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Yedi-sekiz Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Erdebilli Sinân Efendi

Erdebilli Sinân Efendi, Azerbaycan'da, Erdebil köylerinden Râmiye'de doğdu. Önce Erdebil'de tahsil yaptı. Sonra Tebriz'e geldi. Orada Dede Ömer Rûşeni hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Hocası onu İstanbul'a gönderdi. İstanbul'da Ayasofya Câmii yakınındaki dergahında vaazlar verdi. Zamânın ileri gelenlerine nasihat verdi. 1544 (H.951) tarihinde İstanbul'da Koşuyolu'nda vefât etti.
Sinân Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaynar Şey Yememeli, Yemeğe Üflememeli!

Vehbi Tülek

Vecihüddin Abdurrahmân hazretleri hadis ve fıkıh âlimidir. 866'da (m. 1461) Yemen'in Zebid şehrin­de doğdu. Burada ve Mekke'de meşhur âlimlerden Şafii fıkhı ve hadis tahsil etti. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 944 (m. 1537)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Hocanın Ölüm ânında Ne Işe Yaradığını Görelim!

Vehbi Tülek

Bahâeddîn Et-tavilî

Vehbi Tülek

Muhammed Bahâeddin et-Tavili hazeretleri, Irak velilerindendir. Osman et-Tavili hazretlerinin en büyük oğlu ve halifesidir. 1836 (H.1252) senesinde Tavila'da doğdu. 1881 (H.1298) senesinde aynı yerde vefât etti.
Muhammed Bahâeddin et-Tavili, vefatından kısa bir zaman önce talebelerine buyurdu ki:

Sadaka, Rabb'in Gadabını Söndürür

Vehbi Tülek

Hakîkî Dostu, Arkadaşı Kendine Tercih Et

Vehbi Tülek

Zahîrüddîn Halvetî

Vehbi Tülek

Dili Tatlı Olanın Dostu Çok Olur

Vehbi Tülek

Allah Korkusundan Ağlayanlar Yanmaz!

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Zeyd Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Sünnet Akçesi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Arafatta Görüşürüz

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Derdi Olan Neylesin?

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek