Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.766.496

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahkâr Kimse Herkesin Yanında Aşağılanır!

Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî'nin sağlığında vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî'nin talebelerinden biri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ahmedin Rüyasi

Bir gün Sultan Birinci Ahmed Han rüyâsında; "Avusturya Kralı ile güreş tuttuğunu, fakat kendisinin arka üstü yere düştüğünü" görmüştü. Zâhiren bakıldığında rüyâ çok korkunç idi. Sabahleyin, derhal huzûra getirilen âlimler ve rüyâ tâbircilerinden hiçbiri bu rüyâyı, Pâdişâhı tatmin edecek şekilde tâbir edemedi. Nihâyet Üsküdar'da bulunan Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin, bu rüyâyı tâbir edebileceğini arz ettiler. Pâdişâh Birinci Ahmed bir mektup yazarak, yakınlarından biriyle gönderdi ve tâbir edilmesini ricâ etti. Haberci, mektubu alıp süratle Üsküdar'a geçti. Aziz Mahmûd Hüdâyi'nin kapısını çaldığında, onun içerden elinde bir zarf ile kapıya çıktığını gördü. Habercinin getirdiği mektubu alırken, kendi elindeki mektubu da Pâdişâha verilmek üzere verdi ve; Sultânımızın gönderdiği mektûbun cevâbıdır." buyurdu. Mektubu şaşkınlık içinde alan haberci, derhal mektubu sultâna götürdü ve gördüklerini anlattı. Sultan Birinci Ahmed Hanın gönderdiği mektup, daha açılıp okunmadan cevâbı gönderilmişti.Sultan AhmedHan, gönderilen bu mektubu heyecanla okudu. Deniyordu ki: "Allahü teâlâ insan vücûdunda arkayı, cansız mahlûklar da ise toprağı, en kuvvetli olarak yarattı. İnsan ile toprağın birbirlerine değmesi, bu iki kuvvetin bir araya gelmesi demektir. Böylece, Pâdişâhımızın arka üstü yere yatması ile bu iki kuvvet birleşmiştir. Dolayısıyla bu rüyâdan İslâmın temsilcisi olan pâdişâhımızın, küffâra karşı zafer kazanacağı anlaşıldı." Pâdişâh bu tâbiri pek beğendi ve; "İşte gördü ğüm rüyânın tâbiri budur." dedi. Derhal Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretlerine bin altın gönderdi.

Vehbi Tülek

34 - 93 Harbinden Bir Sayfa

Vehbi Tülek

73 - Gururdan Kaçinmak...

Vehbi Tülek

Veren De Allahü TeÂlÂdir, Alan Da

Vehbi Tülek

Osmanlı pâdişâhı Sultan Selim Han Mısır'ı zaptettiği zaman, Cumâ namazını Ezher Câmiindekıldı. Cumâ namazını kıldıran hatib için yüz altın bağışladı. Bunu önceden öğrenen hatib, ogün Cumâ namazını kıldırma sırası kendisinde olan diğer hatib arkadaşından izin almıştı.Nöbetini devreden hatib, diğer arkadaşının altınlara kavuştuğunu görünce, söylenmeyebaşladı. O sırada orada bulunan Abdülvehhâb-ı Şa'râni aralarına girip, nöbetini veren hatibe;"Üzülme! Allahü teâlâ bunu sana kısmet etmemiş." dedi. O da; "Rızkımın kesilmesine buarkadaşım sebeb olduğu için kızıyorum." dedi. Abdülvehhâb hazretleri de; "O sebeb oldugörünüyorsa da, aslında sebeb o değildir. Arkadaşın ilâhi kudretin bir âletidir. Âleti kimhareket ettiriyorsa, hüküm onundur. Yoksa âletin değildir. Senin böyle söylemen, sopa iledövülüp de, sopayı vurana değil sopaya kızan adamın hâline benziyor. Hani sen her Cumâhutbelerinde; "Vallahi veren de Allahü teâlâdır, alan da. Yükselten de Allahü teâlâdır,alçaltan da..." demez miydin? Şimdi niçin bunun tersine göre hareket ediyorsun?" deyince, ohatib; "Üstâdım! Huccet ve isbâtlarınla beni susturdun." diyerek oradan ayrıldı.

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Padişah Memlekete Hainlik Etmez

Vehbi Tülek

Biz Fetva Almadan Bir Şey Yapmayiz

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Müslüman Devletlere Silah Yardimi

Vehbi Tülek

Buna Karişmak Bizim Vazifemizdir

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Adâlet, Herkese Lâzım Olan Bir Sıfattır

Muhammed bin Ahmed el-Hâlidi hazretleri Şâfii fıkıh âlimidir. "İbnü'l-Cevheri" diye meşhur oldu. 1151'de (m. 1738) Kahire'de doğdu. El-Ezher'de fıkıh tahsilini tamamladı. Mekke'de Seyyid Abdullah el-Mirgani ile görüşerek ondan faydalandı. Tahsilini tamamladıktan sonra Kahire'de Eşrefiyye Medresesi'nde müderris oldu ve çok talebe yetiştirdi. 1215'te (m. 1801) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse Ya âlim Ya Da Talebe Olur

Vehbi Tülek

Kutbül-âlem Abdülkuddûs Kenkûhi hazretleri Hindistan'da yaşamış olan Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. 860 (m. 1456)'da Kenkûh'da doğdu. Evliyanın büyüklerinden Ahmed Abdülhak Radulevi'ye intisab ederek Çeştiyye icazeti aldı ve Delhi'de otuz yıl talebe yetiştirdi. Sonra Kenkûh'a dönerek 944 (m. 1537)'de vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Osmanlı Sultanı Ii. Murad Han

Vehbi Tülek

Allah’tan Başka Ilah Yoktur

Vehbi Tülek

Mahmûd Urmevi hazretleri Kelâm, mantık, usûl ve Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. 594 (m. 1198)'de İran'da Urmiye'de doğdu. 682 (m. 1283)'de Konya'da vefât etti. "Beyân-ül-Hak" isimli eserinde buyurdu ki:

Açlık Nûr, Tokluk Ateş Şehvet Ise Odundur!

Vehbi Tülek

Her Iyi Söz Bir Sadakadır

Vehbi Tülek

Görünmeyen His Organları Beştir

Vehbi Tülek

Bir Hikmet Ehli Ahmed Bin Âşir

Vehbi Tülek

Habîb-i Acemî Hazretleri

Vehbi Tülek

İşte Seni Yükselten De Bu Hâlindir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

"encümen-i Bîzebân"

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Gerçek Zehir

Pişman Oldular!

Fani Dünya

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek