Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.573.563

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ehl-i Beytim, Ümmetim Için Birer Teminattır

Hasan bin Ahmed Semerkandî hazretleri hadîs âlimlerindendir. 409 (m. 1018) senesinde Semerkand’da doğdu. 491 (m. 1098) senesinde vefât etti. “Bahr-ül-Esânid fî sıhahil mesânid” adlı eserinde yüz bin hadîs-i şerîf topladı. Diğer bir eseri de “Cüz’ün fihi mine’l-ebdali mine’l-ümmet”dir. Bu eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

İkinci Murâd Hanın vefâtı ile Osmanlı tahtına çıkan genç pâdişâh Sultan Mehmed, İstanbul'un fethi hazırlıklarını tamamladıktan sonra şehre doğru hareket ederken, Allah adamlarının da ordusunda bulunmasını istedi. Bu dâvet üzerine Akşemseddin, Akbıyık Sultan, Molla Fenâri, Molla Gürâni, Şeyh Sinân gibi meşhûr âlim ve veliler, talebeleriyle birlikte orduya katıldılar. Yine orduya katılan Aydınoğlu, Karamanoğlu, İsfendiyaroğlu kuvvetleri gibi gönüllü birlikler, İstanbul'un fethinin, bütün Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirdiler. Bilhassa talebeleriyle birlikte orduya katılan Akşemseddin hazretleri ve diğer âlim ve evliyâ zâtlar, askerlere ayrı bir şevk ve azim veriyorlardı. Fâtih Sultan Mehmed Han, İstanbul önlerinde ordugâhını kurduktan sonra, düşmana önce İslâmı tebliğ etti. İslâmiyetin emri olan hususları bildirdi. Fakat, Bizanslılardan red cevabı alınca, şehri kuşatmaya başladı. Kuşatmanın uzaması ve bir netice elde edilememesi bâzı devlet adamlarını ümitsizliğe düşürdü. Bunlar şehrin alınamayacağını, üstelik bir Haçlı ordusunun Bizans'ın imdâdına koşacağını sanıyorlardı. Bütün bu olumsuz propagandalara karşı orduda pâdişâhı ve askeri fethe karşı gayrete getiren bir din büyüğü vardı; Akşemseddin. O, şeyhi Hacı Bayram-ı Veli'nin; "İstanbul'un fethini şu çocukla bizim köse görürler!" sözünü biliyor ve tahakkuk edeceğine kalpten inanıyordu.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Meyyitezade

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

57 - Orhan Gazi Ve Alaeddin Esved Hazretleri

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

eshabım Hakkında Konuşan Bu Mudur?


Eshâb-ı kiramın büyüklerinden Ebû Mûsâ el-Eş'ari buyurdu ki: Ben Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" hazretlerinin huzûr-ı şeriflerinde idim. Medine-i münevvere bağlarından bir bağda idik. Bir şahıs geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Hazret-i Resûl-i ekrem bana buyurdu ki: (Var, kapıyı aç. Cennet ile onu müjdele!) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ebû Bekir'dir. Resûlullahın buyurduğu şey ile müjde verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...
Ondan sonra bir şahıs dahâ geldi. Kapıyı açmayı talep etti. Resûlullah "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" buyurdu ki: (Var kapıyı aç ve Cennet ile ona müjde ver.) Ben de varıp, kapıyı açtım. Baktım ki, hazret-i Ömer'dir. Ona, Resûlullah hazretlerinin buyurdukları şeyi haber verdim. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerine hamd etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Selâmi Ali Efendi

Vehbi Tülek

Selâmi Ali Efendi, Celvetiyye yolunda yetişen velilerdendir. İlim tahsil edip yetiştikten sonra zamânının meşhur rehberlerinden Şeyh Abdullah Efendinin derslerine ve sohbetlerine devâm etti. Bu hocasından feyiz alarak tasavvufta kemâle erdi. Çamlıca'da kurduğu mahalleye onun ismi verilmiştir. 1691 (H.1103) senesinde İstanbul'da vefât etti. Türbesi Üsküdar'dadır. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Umeyr Bin Hümam (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hazret-i Âişe, Eshab-ı Kirama Fetva Verirdi

Vehbi Tülek

Leblebicizade Feyzî Efendi son devir Osmanlı din âlimlerinden ve Nakşibendiyye yolu Hâlidiyye kolu velîlerdendir. 1839 (H.1255) senesinde Çorum'da doğdu. Burada ilim tahsîl ederek İskilipli Mehmed Emin Efendiden icâzet aldı. Nakşibendî-Hâlidî tarikatine intisâb edip kendini tasavvufta da yetiştirdi. Çorum'da müderrislik ve müftülük yaptı. 1909 (H.1327) senesinde orada vefât etti. “El-Fevâidü'l-Feyziyye fî Ahvâl-i Zevcâtî'n-Nebeviyye” isimli eserinde şöyle nakleder:

Abdullah Bin Cahş (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

O Elmayı Kulumun Rûhuna Göster

Vehbi Tülek

Sırrî-yi Sekatî Ve Saraylı Talebesi

Vehbi Tülek

Ziyâüddîn Nahşebî

Vehbi Tülek

Cahil Din Adamları Fitne Çıkarırlar!

Vehbi Tülek

Din Düşmanlarının Eziyetlerine Sabredin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Adalet Ve Tevazu

Örümcek Ağı

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Ahde Vefa

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek