Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.878.508

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

O, Duâsı Kabul Olan Mübarek Bir Zat Idi

Ebü'l-Ferec Makdisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Ayrıca Hanbelî mezhebi fıkıh âlimlerinden olup, tefsîr, hadîs ve usûl-i fıkıh ilimlerinde meşhûr âlimdir. Urfa’da Harran'da doğmuş olup, 1093 (H.486) senesinde Şam'da vefât etti. Bağdat ve Şam'a giderek zamânın en büyük âlimlerinden Hanbelî fıkhının ince bilgilerini öğrenmiş ve büyük fıkıh âlimi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Genç Kadiasker

Vehbi Tülek

Feramerz bir Fransız subayıdır. Türklerle nerede ve ne zaman tanışır bilemeyiz ama ecdadımıza hayran olur. Nitekim kendi rızası ile İslâm'ı seçer ve Feramuz adını alır. O devir Fransa'sında Müslüman olmak zor, Müslümanca yaşamak daha zordur. Mübârek kalkar Anadolu'ya gelir ve Sivas, Tokat civarında bir kuytuya yerleşir. Oğluna âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimizin adını koyar. Kızını Osmanlı Emirlerinden Hüsrev Bey'e verir. Feramuz bey vefat edince, oğlu Muhammed ablasının yanına sığınır. Eniştesi bu çocuğun müthiş zekasına hayran kalır. Tahsili için ne gerekiyorsa yapar. "Yeter ki sen oku" der, "gerisini düşünme!" Küçük çocuk bu teveccühün altında kalmaz, gecesini gündüzüne katar, akranlarına fark atar. Nitekim molla olur. Hem eniştesinin adıyla anılan bir molla. "Molla Hüsrev!"

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

CÂmide Nargile

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman Han’in Çekmecesi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yahyâ Efendi Ve Bir Fakir Imam...

Beşiktaşlı Yahyâ Efendi büyük velilerdendir. Yalova'da, kendisini çok seven bir imam efendi vardı. Onu sık sık ziyaret eder duasını alırdı. Yine bir gün ziyâretine gitti. Selâm verip huzûrunda oturdu. O sırada dergâh tenhâ olup, kimseler yoktu. Yahyâ Efendi ona;
-Ey temiz kardeşim, gel seninle bahçede biraz dolaşalım, buyurdu.
Berâberce çıktılar. Bir yere geldiklerinde, Yahyâ Efendi;
-Sen bize candan bağlısın. Şimdi sana Allahü teâlânın lütfuyla bir iş göstereceğim. Böylece fakirlik ateşini söndürmüş ve seni sevindirmiş olacağız, buyurdu.
Sonra yere asasını vurdu ve;
-Burasını kaz! dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Günahını Affetti

Vehbi Tülek

Ali bin Ahmed hazretleri hadis âlimlerindendir. 628 (m. 1231) yılında Kahire'de doğup, 704 (m. 1305) yılında orada vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Müslüman Tevazu Sahibi Olur

Vehbi Tülek

Bu Kitaplar Medîne'ye Gönderilecek

Vehbi Tülek

Hüseyin Paşazâde Kumul Bey İstanbul velilerindendir. İsmi, Mehmed Kumul'dur. 1726 (H.1132) senesinde vefât etti.
Tahsilini İstanbul'da yaptı. Devlet memuruydu. Bu sırada Mekke-i mükerremede Ahmed Yekdest Cüryâni hazretleriyle görüşüp, ondan tasavvuf ilmini öğrendi ve icâzet aldı. Ahmed Yekdest, İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin oğlu Muhammed Ma'sûm Fârûki hazretlerinin halifelerindendir.

Resûlullah Efendimiz Hürmetine Istemek

Vehbi Tülek

Tâbiînin Büyüklerinden Abdülmelik Bin Umeyr

Vehbi Tülek

Hoca, Talebesini Rûhânî ve Cismânî Terbiye Eder

Vehbi Tülek

Yûsuf Sinâneddîn Sîneçâk

Vehbi Tülek

Konyalı Velîlerden Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Komşunuzun Bir Şeye Ihtiyacı Varsa Verin

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Maveraünnehir alimlerinden Hâce Ubeydullah-ı Ahrar hazretlerinin sohbetinde yetişen Abdullah-ı İlâhi hazretleri, hocasından öğrendiklerini Anadolu'da yaymayı kendisine vazife edinip, insanların huzur ve saâdete kavuşmaları için gece gündüz çalıştı. Muhammed Behâeddin-i Buhâri hazretlerinin dergâhından aldığı feyzleri Anadolu'da ilk yayan veli oldu. Bir müddet sonra Anadolu kâdıaskeri Manisalızâde Muhyiddin Mehmed Çelebi (v.1483)'nin dâveti üzerine Fâtih Sultan Mehmed Hanın vefât ettiği günlerde İstanbul'a geldi (1481). Kâdıasker Mehmed Çelebi'nin gösterdiği odaları ve teklifleri kabul etmeyip, daha önce ilim tahsil ettiği Zeyrek Câmii etrâfındaki virâne hâline gelmiş boş medrese odalarını tercih etti. Orada yerleşti. Şeyh Ebü'l-Vefa Konevi gibi Allah dostları ile sohbet etti. İstanbullular onun gelişini rahmet bilip, sohbetine koştular. Az zamanda halktan ve devlet adamlarından birçok kimse, Abdullah-ı İlâhi'nin talebeleri arasında yer aldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Cünnetü'l-esmâ

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek