Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.439.876

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Özür Kabul Eden Ve Affeden Derviştir

Lâlîzade Abdülbaki Efendi, Lâli Mehmed Fenaî Efendinin oğu olup Bayramîye şeyhlerindendir. Edirne’de doğdu. Önce babasından, onun vefatından sonra da İstanbul’a giderek Şeyh Murad Nakşibendi'den sülûkünü tamamladı. 1159 (m. 1746)’da İstanbul’da vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dari Ekmek

Padişahlardan biri maiyetiyle birlikte bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

“pösteki Saymak”

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Viyana seferine çıkan Osmanlı ordusu, Budapeşte önlerine gelmiş, şehri kuşatmıştı. O gün, civarda dolaşan bir yaancı yakalandı ve doğruca Veziriazam İbrahim Paşa'nın huzuruna çıkarıldı. İbrahim Paşa adama Hırvatça sordu:-Sen kimsin?-Kralım Ferdinand'ın subayıyım efendimiz.-Demek casusluk niyetiyle geldin. Ne öğrenmek istersin?-Vazifem, ordunuz hakkında bilgi toplamaktı.Yakalanan casus, en azından hapsedilir. Ama İbrahim Paşa gülerek:-Var istediğin bilgiyi topla, dedi ve emir subayına dönüp, casusa istediği her şeyin gösterilmesini emretti. Alman subayı böylece âdeta misafir muamelesi gördü. Osmanlı ordugahını baştan başa dolaştı, askeri birlikleri inceledi. Sonra tekrar huzura çıkarıldı. İbrahim Paşa onu salıverirken:-Haydi git, dedi, gördüklerini kralına anlat!... anlat ki, karşısındaki ordunun yenilmez olduğunu anlasın ve bu savaştan vazgeçsin.

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Koca Yusuf

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Acele Tövbe Et

Vehbi Tülek

Burasi Hakikat Sultanlarinin Payitahtidir

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ona Itâat Etmememin Neticesi Azledilmiştim

Şeyh Ali Ömerî hazretleri Osmanlı evliyâsının büyüklerindendir. Hazret-i Ömer bin Hattâb'ın soyundandır. 1814 (H. 1229)’da Şam’da doğdu. 1904 (H.1322) senesi Trablusşam'da vefât etti. Sultan 2. Abdülhamid Han kendisini İstanbul’a davet edip çok iltifatlarda bulunmuştur. Çok kerametleri görüldü. Yûsuf Nebhânî hazretleri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Bin Hâmid

Vehbi Tülek

Ebû Bekir Muhammed bin Hâmid hazretleri, Horasan'da yetişen evliyânın meşhûrlarındandır. Hicri üçüncü asırda Belh şehrinde yaşamıştır. Muhammed bin Hâmid hazretleri buyurdu ki:

o Emanete Seni Lâyık Gördüm

Vehbi Tülek

Resûle Uymamak Allah'a Isyândır!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Muhammed el-Mısrî hazretleri kıraat ve tefsir âlimidir. 304 (m. 916)’da Mısır’da Asvan şehrinde doğdu. Kahire’ye giderek meşhur kıraat ve tefsir âlimlerinin derslerine devam etti ve icazet aldı. 388’de (m. 998) Kahire’de vefat etti. “el-İstiğnâ fî Ulûmi’l-Kur’ân” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Allahü Teâlâ, Kerîm Olduğu Için Affeder

Vehbi Tülek

Ahmed Sayyâd Hazretleri

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Şeyh Behrâm

Vehbi Tülek

Hadis âlimi Yezid-i Rekkaşi

Vehbi Tülek

Muhammed Bâkır Lâhorî

Vehbi Tülek

Fâtıma Binti Müsennâ

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Derdi Olan Neylesin?

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Abayi Yakmak

Başka Du Bilmez Misin?

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek