Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.531.343

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Çin Köylerini Huzur Ve Saâdete Kavuşturan Zat

Celâleddîn Tebrîzî hazretleri meşhur velîlerdendir. İran’da Tebriz taraflarında doğdu. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinden ilim öğrenip feyiz aldı. Ferîdüddîn-i Attâr hazretlerinin nazarlarından istifâde etti. Hâce Muînüddîn-i Çeştî hazretlerinin vefâtından önce Hindistan taraflarına gitti. Onun sohbetleriyle de şereflendi. Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî ve Behâüddîn Zekeriyyâ ile sohbet etti. 1345 (H. 746) yılında Bengal bölgesinde vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Vehbi Tülek

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Eğer O Topu Patlatsaydi

Vehbi Tülek

Din Ve Devlet Uğrunda Ölmeye Geldi

Vehbi Tülek

1853 senesinde Rus ordusu, Tuna kıyısındaki Silistre kalesini kuşatmıştı. Buraya yardım için memleketin her tarafından akın akın gönüllü geliyordu. Bunlar arasında Aydın'ın tanınmış efelerinden 100 kişi ile Isparta eşrafından birçokları vardı. Gelenlerden en çok dikkat çeken biri de 7 yaşında, mükemmel silahlanmış bir çocuktu. Kale kumandanı bu çocuğa hayretle bakarak:-Bu kimdir? Diye sordu. Babası selam vererek öne çıktı ve:-Oğlumdur efendim. Moskofa karşı harp açıldığını duyunca bir türlü yanımdan ayrılmadı. Din ve devlet uğrunda ölmeye geldi.Bu sahne bütün askerlerin gözlerini yaşarttı. Kumandan çocuğu okşadı. Harp başladıktan sonra bu Anadolu çocuğu babasının yanından ayrılmadı ve onunla beraber savaştı. Hatta bir hücumda babası esir düşerken onu kurtarmağa muvafak oldu.

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

60 - Yavuz'un Adaleti

Vehbi Tülek

Barbaros Hayreddin Paşa’nin Korsanlik Yillari

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Kendiliğinden Buralara Gelmez

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şamlı âlim İbn-i Sâlim

Şamlı âlim İbn-i Sâlim Halveti hazretleri ilim tahsil edecek yaşa geldiğinde, fıkıh, Arabi ilimler ve daha başka ilimleri okudu. Bu ilimlerin tahsilini tamamladıktan sonra tasavvuf bilgilerini öğrenmek için çalıştı. Şeyh Eyyûb Halveti'den feyz alarak Halvetiyye yolunda ilerledi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fakîh Bir Devlet Adamı Celâlzâde Sâlih Çelebi

Vehbi Tülek

Büyük âlim ve devlet adamı Celâlzâde Sâlih Çelebi, medrese tahsilini tamamladıktan sonra, İstanbul'da İbn-i Kemâl Paşanın derslerine devâm etti. Meşhûr hattât Şeyh Hamdullah'tan hat sanatını öğrendi. Yazısı çok güzeldi. Bir taraftan ders okuyup, bir yandan da hocası İbn-i Kemâl'in bâzı eserlerini temize çekerdi. 1520 senesinde Kânûni Sultan Süleymân'ın tahta çıkmasından sonra Celâlzâde, İbn-i Kemâl'in yanından ayrılarak, pâdişâhın hocası Hayreddin Efendiye talebe oldu. Ondan icâzet, diploma aldıktan sonra, Edirne'deki Sirâciyye Medresesine müderris tâyin edildi. Sonra çeşitli vilayetlerde kadılık yaptı...

Nefsine Yakın Olan Her Şey Dünyâdır

Vehbi Tülek

Onların Kalpleri Rahmânî Nûrdan Yoksundur

Vehbi Tülek

Ebû Hâmid İsferâyini hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 344'te (m. 955) İran'da İsferâyin'de doğdu. Medrese tahsilinden sonra Bağdat'a gitti. Burada Şafii âlimlerinden fıkıh okudu. Abdullah bin Mü­barek Mescidi'nde ders vermeye başladı ve birçok talebe yetiştirdi. 406'da (m. 1016) vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Ahmed Semanî Hazretleri

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı İbn-i Hafîf

Vehbi Tülek

Cennete En Son Girecek Kimse

Vehbi Tülek

Cömertliğin En Yüksek Derecesi

Vehbi Tülek

Seyyidî Karamânî

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Kulundan Râzı Olmasının Alâmeti

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Altıyüz Dirhemlik İp

Altıyüz Dirhemlik İp

Bağdat. Dul bir kadın. Altı öksüz çocuğu ve bir de ihtiyar ana. Kadın geçimi sağlamak üzere, hafta boyu el emeği verir, göz nuru döker iplik eğirir, pazara çıkar ve anası ile çocuklarının rızkını temin etmeye çalışırdı.

Vakti tamam olunca bu dul kadın vefat eder, çocukların bakımı ise ihtiyar kadına kalır. Kadın pazara her hafata çıkamıyor, ip eğiriyordu. Bir zaman baktıki altıyüz dirhem kadar ip eğirmişti, pazara götürmeye karar verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Örümcek Ağı

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Ayyaşin Sonu

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek