Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.635.431

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kur'ân-ı Kerimi Itinalı Ve Kusursuz Oku!

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri Tabiînin meşhûrlarından olup hadîs ve tefsîr âlimidir. Kûfeli olup, sonra Belh'e yerleşti. 720 (H.102) senesinde orada vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsîr, hadîs gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Osmanlı âlimlerinin en büyüklerinden Müftü Zenbilli Ali Cemâli Efendi, ömrünün sonlarına doğru hastalanıp gücü kuvveti kalmamıştı. Uzun zaman hasta yattı. Fetvâ yazmakta zorluk çekiyordu. Pâdişâh ve âlimler kendisine bu işte yardımcı olmak üzere birini nâib, vekil seçmesini istediler. Zenbilli Ali Efendi, verâ ve takvâsından dinin emirlerini hakkıyla gözetme sinden ötürü bu işe Behâeddinzâde'yi münâsip gördü. Şeyh Behâeddinzâde, Zenbilli Ali Efendi nin 1526 yılında vefâtına kadar bu görevde kaldı.

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Kanuni Adina Yemin Eden Çavuş

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

Türkler, kılıç kullanmakta da ustaydılar. Bu, şimşirbazlık denilen bir sporun, yani bugünkü eskrim sporunun doğmasına sebep olmuştur. Türk kılıçları, başlıca yatağan ve pala olmak üzere iki kısımdı. Yatağan, yeniçeri silahlarından olup, meşhur kıvrık Türk kılıcıydı. Pala ise daha ziyade bahriye askeri ve süvariler tarafından kullanılırdı. Pala, düz, genişliği ucuna doğru biraz artan ve bu yüzden hafifçe öne kıvrık gibi görünen bir silahtı. Türklerin gürzleri de ünlüydü. Bunlar yekpare saplı veya zincir saplı olurdu. Spor için ise somak veya mermer gürz kullanılırdı. Talim gürzleri, ikiyüz okka (256.5 kg) kadar olurdu. Bununla müsabakalardan önce çok idman yapılırdı. Gürz, sağ ve sol elde, değişik yönlerde, belli kaidelerle çevrilip sallanarak, kaldırılıp indirdilerek kullanılırdı.

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Ayni Oyun

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

33 - Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Sadrazamlik Makami Herkesin Hirsini Tahrik Eden Makamdir

Vehbi Tülek

Yoksa Hemen Geliyorum

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Resûlullah Efendimizi Vesîle Ederek Istemek

Ebû Abdullah Tlemsâni hazretleri tasavvuf büyüklerinden ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 607 (m. 1210)'da Cezayir'deki Tlemsan şehrinde doğdu. 683 (m. 1284) yılında Kâhire'de vefât etti. "Misbâh-üz-zulâm" adlı eserinin mukaddimesinde şöyle buyurmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Alaaddin Bağdâdî

Vehbi Tülek

Alaaddin Bağdâdi hazretleri Şâfii fıkıh ve tefsir âlimidir. [678] de Bağdâd'da doğdu, 741 [m. 1340] senesinde Halep'te vefât etti. (Hâzin) tefsirini yazmışdır. (Tefsir-i Hâzin)] kitâbında diyor ki:

Müdâra Ederken Güler Yüzlü Ol!

Vehbi Tülek

Nerede Dert Varsa Deva Oraya Koşar!

Vehbi Tülek

Destine Hâtun evliyâ hanımlardan olup Mevleviye tarikatının büyüklerindendir. On yedinci yüzyılda yaşadı. Babası, Mevleviye tarikatının ileri gelenlerinden Şeyh Muhammed'dir. Babasından; tefsir, hadis ve medreselerde okutulan bütün ilimleri öğrendi ve Mesnevi'yi incelikleri ile okudu. Zamânının büyük bir kısmını, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin türbesinde sâlihâ hanımlar için yapılan kafeste ibâdet, zikir ve murâkabe ile geçirirdi. Babasının vefâtından sonra dergâhı idâre etmek kendisine kaldı. Seksen senelik ömrünü hep Allahü teâlâ ile berâber bulunarak, âhireti düşünüp hazırlık yaparak geçirdi. Bu hâlde iken vefât etti. Hanımlara Mesnevi'den okuyarak şöyle sohbet ederdi:

Kâbe'nin Duvarındaki "ahidnâme"nin Hâli!..

Vehbi Tülek

İbn-i Atâullah Hazretleri

Vehbi Tülek

Fahr-ül-fârisî Hazretleri

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Sübeyhî

Vehbi Tülek

Mehmed Emin Efendi

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmiyle Meşgul Olanın Şerefi Artar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
İsmail Hakki Efendi

İsmail Hakki Efendi

İsmâil Hakkı Efendi, hocasının vefâtından sonra Konya, Seydişehir, Söğüt, İznik ve İstanbul yolu ile Bursa'ya geldi. Bu yolculuk sırasında hazret-i Mevlânâ'yı, Sadreddin Konevi'yi ve Eşrefzâde Abdullah Rûmi'yi ziyâret etti.Sultan İkinci Mustafa Hânın, dâveti üzerine, 1695 (H.1107) senesinde Edirne'ye gitti. Nemçe seferinde, orduya cihâdın sevâbını ve büyüklüğünü anlatarak, askeri coşturdu. Osmanlı Ordusu önceBelgrad'a vardı. Oradan Tuna'yı geçerek düşmanla çarpıştıktan sonra, kışın bastırması üzerine Edirne'ye geri döndü. Ertesi sene ordu yine Edirne'den ayrılarak Belgrad'a gitti. O sırada Sadrâzam Elmas Mehmed Paşa idi. İsmâil Hakkı Efendi, Elmas Paşanın hazır bulunduğu gazâların hepsine katıldı ve birkaç yerinden yara aldı. İsmâil Hakkı Efendi, ordunun zaferlerle geri dönüşünden sonra yaralı olduğu hâlde Bursa'ya döndü ve talebe yetiştirmeye, eser yazmaya devâm etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Başka Du Bilmez Misin?

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Değişen Sizin Kalbiniz

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Adam Olmazsan

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek