Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.910.217

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Akraba Ile Ilişiği Kesmek Büyük Günahtır!

Merzifonlu Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1385 (H.787) yılında doğdu. İlk tahsilini memleketindeki âlimlerden aldı. Şeyh Zeynüddîn Hafî'den ders almak üzere Mısır'a gitti. Hocası, kavuştuğu mânevî makamlara ve hâllere onu da çıkardıktan sonra icâzet verdi ve talebe yetiştirmek üzere memleketi Merzifon'a göndedi. 1465 (H.870) senesinde orada vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Muhyiddin Arabi

Yavuz Sultan Selim, 24 Ağustos, 1516 tarihinde "Mercidâbık" savaşını kazandıktan sonra Haleb'e girmiş, iki hafta sonra da oradan ayrılıp Eylül ayı sonunda Şam'a ulaşmıştı. Buradan Mısır'a geçmeden önce de 15 Aralık'a kadar Şam'da kalmıştı. Yavuz Şam'da kaldığı sıralarda, Muhyiddin Arabi Hazretleri'nin (v.638/ 1240) bir kitabında geçen "Sin Şin'a girince Mim'in kabri ortaya çıkar" şeklindeki bir ifadeyi, büyük alim Kemal Paşazade ile birlikte incelemişlerdi. Burada "Sin"in Selim'e, "Şin"ın Şam'a, "Mim"in de Muhyiddin'e işaret olduğu kanatine varılmıştı.

Vehbi Tülek

43 - Sakin Yemeyiniz, O Et Zehirlidir

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Hanin Vefati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmûd Hüdâyi hazretleri bir gün Ahmed Hanı ziyârete gitmişti. Pâdişâh; "Efendim! Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin, kıyâmet günü talebelerine ve pekçok günahkâr mümine şefâat edeceği hakkında rivâyetler var. Bu rivâyetlerin doğruluğu hakkında ne buyurursunuz? diye suâl eyledi. Aziz Mahmûd Hüdâyi hemen cevap vermedi. Bir müddet murâkabe hâlinde kaldıktan sonra; "Bu söz doğrudur." buyurdu. Sonra Padişâh; "Efendim! Acabâ zât-ı âlinizin bizlere bir vâdiniz ve müjdeniz yok mudur?" diye sorunca, Mahmûd Hüdâyi ellerini kaldırarak: "Yâ Rabbi! Kıyâmete kadar bizim yolumuza katılan, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza fâtiha okuyanlar bizimdir. Bize talebe olanlar denizde boğulmasınlar. Ömürlerinin sonlarında fakirlik görmesinler. Îmânlarını kurtararak gitsinler ve ölecek lerini bilip haber versinler." diye duâ eyledi. (Âlimler ve evliyâ bu duânın kabûl olduğunu, bu yola mensup kimselerin hiç denizde boğulmadıklarını ve pekçok kimsenin de vefât günlerine yakın, öleceklerini haber verdiklerini bildirdiler.)

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

45 - Kaleye Çekilen Bayrak Gibi

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Pişmemişler Celveti Olamazlar

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

mahşî Bin Humeyr Abdürrahmân Bin Sâbit

İslam ordusu Tebük Seferine çıkmıştı... Resûlullah efendimiz, Eshâb-ı kirâma, "Yarın kuşluk vaktinde Tebük'e ulaşacaksınız. Ben gelmeyince kimse elini suya dokunmasın!" buyurdu. Mücahidler oraya varınca gördüler ki, suyu gâyet az akan bir çeşme vardı. Suya hiç el sürmediler...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hamza Efendi

Vehbi Tülek

Hamza Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Malatya'nın Darende kazasında doğmuş ve 1694 (h.1105) senesinde orada vefat etmiştir. Çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Alışveriş bilgilerini anlatan (Bey' ve şirâ risâlesi) çok istifadelidir. Bu kitapta buyuruyor ki:

Ahmed Nahlâvî

Vehbi Tülek

Adadaki Putperest!..

Vehbi Tülek

Abdülvâhid bin Zeyd hazretleri, Tebe-i tâbiinden olup, Basra'da yaşamıştır. 805 (H. 189) senesinde vefât etmiştir. Kıymetli nasihatleri vardır...

4 Mayıs 2026 Vehbi Tülek Şeyh Sıbgî Şeyh Sıbgî Hazretleri Şâfiî Mezhebi Fıkıh âlimlerindendir. 8

Vehbi Tülek

Her Şey Onun Kudreti Ve Kuvveti Altındadır

Vehbi Tülek

Fethullah Evdehî Hazretleri

Vehbi Tülek

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Vehbi Tülek

Felaketten Ve Azaptan Kurtulmak Için!

Vehbi Tülek

Molla Hüsrev Hazretleri

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Namazini Ben Kildirayim

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek