Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.776.447

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sana Ne Oldu Ki Böyle Üzgünsün Hanım?

Ebû Müslim Havlânî hazretleri, Tâbiînin büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. Aslen Yemen'de Havlan köyündendir. 681 (H.62) senesinde Şam'da vefât etti. Peygamber Efendimiz hayatta iken Müslüman oldu. Resûlullah'ı sallallahü aleyhi ve sellem görmek için Medîne'ye gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda iken Peygamber efendimizin vefât ettiğini haber aldı. Bunun üzerine geri döndü...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Fetih Sabahi

Tavsiye Etmem Majeste

Allah Haramdan Kaçani Korur

Ahde Vefa

Delik Kova

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Oracıkta Şehit Düştü

Elian Cambell, hatıralarının bir yerinde ateşkes saatlerinden şöyle bahsetmektedir: "Ateşkes sırasında Türkler şehitlerini gömüyorlardı. Arkadaşlarımızdan birkaç kişi gönüllü olarak onlara yardım etmek istedi ve bu korkunç görevde dost ve düşman iş birliği yaptılar..."

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz Hân'ın bindiği Sultaniye vapuru bütün ihtişamı ile sahillere yığılmış Fransız halkının tarassutu altında 28 Haziran 1867 sabahı Fransa'nın Tulon limanına varılmış tı. Rıhtımda dük Dö Trant, General Bevil, Marki Dö Ko, Verşer Dö Refiye ve kumandan Dreyse sıraya dizilmişler, halk da arkalarında "Vive le Sultan" alkışlarıyla rengârenk bir manzara içindeydiler. Fransız donanması alay sancaklarıyla donanmış, top atışlarıyla onu selâmlıyor lardı. Orada sultanı karşılayanlar arasında elçimiz Mustafa Fâzıl Paşa ve bilumum Türk tebaa da vardı. Zât-ı şâhâne tarafindan kabul ve iltifâta mazhar olanlar arasında Fransa'daki Türk tebaa dan sayılan Araplar, Mısır Kölemenleri, Türkistanlılar, Afganlılar, sair Müslümanlar, Ermeniler, Rumlar, Museviler ve diğer milletler hepsi bir aradaydı ve Fransa'nın pek çok yerinden kalkıp sultanlarına arz-ı ubûdiyet etmeye gelmişlerdi. Bunlar içinde resmi vazifeli olanlar fesli ve üniformalı idiler.

Kavuk Yerine Miğfer

Vehbi Tülek

Mimar Sinan Ve İstanbul’un Suyu

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

KinalizÂde Ali Çelebi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Abdullah-ı Dehlevi hazretleri "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerin yirmisekizincisidir. Seyyid olup, 1158 (m. 1745) senesinde Hindistan'ın Pencap bölgesinde doğdu. Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretlerine talebe oldu. Onun sohbeti ve teveccühleri ile kemâle gelerek, zamanının bir tanesi oldu. Çok kerâmetleri görüldü. 1240 (m. 1824) senesinde Delhi'de vefât eyledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Acemî

Vehbi Tülek

Muhyiddin Acemi hazretleri, Osmanlı âlimlerindendir. Sultan İkinci Bâyezid devrinde yaşamıştır. Edirne'de vefât etti. Molla Gürâni'nin ders halkasında yetişenlerdendir. Seyyid Şerif Cürcâni'nin Sadr-uş-Şeri'a adlı eserin şehidlik babına yazdığı risalede buyuruyor ki:

Molla Arab Hazretleri

Vehbi Tülek

İlim, Cehâletten Irfân Derecesine Ulaştırır

Vehbi Tülek

Ahıskalı Abdullah Efendi Osmanlı âlimlerindendir. 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Mısır, Şam, Erzurum, sonra Diyarbakır'a giderek ilim tahsil etti. Tahsîlini tamamladıktan sonra İstanbul'a geldi. Burada talebe yetiştirdi ve birçok eser yazdı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Ahıskalı Abdullah Efendi sohbetlerinde şöyle buyururdu:

Sâlihleri Vesile Ederek Duâ Etmelidir

Vehbi Tülek

Şihâbüddîn Ahmed Ruaynî

Vehbi Tülek

Seçilmişlerin Ve Avâmın Tövbesi Farklıdır!

Vehbi Tülek

Bu Gelen Emîndir Onun Sözüne Uyarız

Vehbi Tülek

Ali Müttekî El-hindî

Vehbi Tülek

Ebülbekâ Eyyüb Kefevî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

A'meş Ve Hanımı

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Padişah Ve At

Keramete İnanmayan Âlim

Hakikati Görmek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek