Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.707

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Tuzlu Kahve

Hafiz Mehmed’in Oğlu

"encümen-i Bîzebân"

Kum Ve Kaya

Helvaci Çocuk

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

83 - Misir'i Fetheden Ordu

Ordu-yu Hümayun sefere gidiyordu. İlk mola Gebze yakınlarında verildi. Ordunun geçtiği yollar bağlık bahçelikti. Asmalar salkım salkım üzüm, ağaçlar elma doluydu. Yavuz Sultan Selim Han bir an düşündü: "Acaba askerim, sahibinden izinsiz üzüm veya elma koparıp yer mi?" hemen Yeniçeri Ağasını çağırdı ve: "Ağa! Fermanımızdır. Bütün askerin heybeleri yoklansın. Bir elma veya üzüm çıkan asker derhal huzura getirilsin!" diye emretti. Yeni çeri Ağası, birkaç saat içinde bütün askerin heybelerini arattırdı. Daha sonra Sultan Selim Hanın huzuruna gelerek: "Hünkarım! Bütün askerin heybelerini araştırdık. Bir tek üzüm veya elma bulamadık. Asmaları ve elma ağaçlarını da inceledik. Koparılma izine rastlamadık" dedi. Bu habere çok sevinen Sultan, elerini açarak "Yâ Rabbi, sana sonsuz hamd-ü senalar olsun. Bana haram yemeyen bir ordu nasip ettin. Eğer asker içinde bir nefer sahibinden izinsiz bir meyve koparıp yeseydi, Mısır seferinden vazgeçerdim" dedi. Sonra Yeniçeri Ağasına dönerek: "Çünkü Ağa! Haram yiyen bir ordu ile beldelerin fethi mümkün olamaz" dedi.

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

Temizlik

Vehbi Tülek

Kanûni Sultan Süleyman zamanında İstanbul'a gelen bir Alman râhibi, 1560 tarihinde yazdığı bir eserde şöyle demektedir:(İstanbul'daki temizliğe hayran oldum. Burada herkes günde beş defa yıkanır. Bütün dükkânlar tertemizdir. Sokaklarda pislik yoktur. Satıcıların elbiseleri üzerinde ufak bir leke bile bulunmaz. Ayrıca ismine (hamam) dedikleri ve içinde sıcak su bulunan binalar vardır ki, buraya gelenler, bütün bedenlerini yıkarlar. Hâlbuki bizde insanlar pistir, yıkanmasını bilmezler.) Bugün ise, müslüman diyarları denilen yerlerde seyahat eden yabancılar, neşrettikleri kitaplarda, (Bir doğu memleketine gittiğimiz zaman, evvelâ burnumuza bir kokmuş balık ve süprüntü kokusu geliyor. Her taraf pislik içindedir. Yerler tükürük ile doludur. Ötede beride toplanmış süprüntü ve ölmüş hayvan leşlerine rastlanılır. İnsan böyle bir doğu memleketinden geçerken iğreniyor ve müslümanların iddia ettikleri gibi temiz olmadıklarını anlıyor.) demektedirler.Bugün, İslâm devleti ismini taşıyan memleketlerde, imân bilgileri bozulduğu gibi, temizliğe de tam riâyet olunmamaktadır. Fakat bunda kabâhat, İslâm dininde değil, İslâm dininin esasının temizlik olduğunu unutan kimselerdedir. Fakirlik, pis olmak için bir mazeret teşkil etmez. Bir insanın yere tükürmesinin, ortalığa pislik saçmasının para ile hiçbir ilgisi yoktur. Böyle pislik yapanlar, Allahın temizlik emrini unutan bedbahtlardır. Her müslüman, dinini iyi öğrense ve buna riâyet etmiş olsa, bu pislik hemen ortadan kalkar. O zaman, başka milletler, müslüman memleketleri ziyâret ettiklerinde, tıpkı orta çağda olduğu gibi, müslümanların temizliğine hayran kalırlar.

Akka’da Durdurulmasaydim Bütün Doğu’yu Ele Geçirebilirdim

Vehbi Tülek

Bir Dirhem Bal İçin

Vehbi Tülek

Kadem-i Şerif Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

İstanbul’da Üç Gece

Vehbi Tülek

Turgut Reis Ve Cerbe Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Allah’ın Sevgili Kulu, Bana Duâ Et

Muhammed Busrî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam’da Havran beldesinde doğdu. Ebû Türâb-ı Nahşebî, Ahmed bin Yahyâ Celâ, Ebû Sa’îd-i Harraz ve daha birçok evliyâ ve âlimin sohbetlerinde bulundu. 245 (m. 859) senesinde vefât etti. Ahmed bin Yahyâ Celâ, “Altıyüz kadar şeyh ile görüştüm. Bunların en mümtazları, Zünnûn-i Mısrî, Ebû Türâb-ı Nahşebî, Ebû Abdullah Busrî ve Ebü’l-Abbâs bin Atâ idi” buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim, Köleyi Sultânlar Meclisine Yükseltir!

Vehbi Tülek

Haskefî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. İsmi, Muhammed bin Ali'dir 1021 (m. 1612) senesinde, Batman’a bağlı Hasankeyf’te doğdu. Birçok âlimden ilim tahsîl etti. Sonra Remle, Kudüs, Medîne-i münevvere ve Şam’daki âlimlerden ders alarak ilimde ilerledi ve icâzet aldı. Şam Müftüsü oldu. 1088 (m. 1676) senesinde Şam’da vefât etti. “Dürr-ül-muhtâr” isimli fıkıh kitabı çok meşhurdur. Bu kitabından seçmeler:

Ayasofya'nın Duvarındaki Levha!..

Vehbi Tülek

17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey

Vehbi Tülek

Yine Çanakkale'deyiz... 17. Alay Komutanı Yarbay Hasan Bey, askerleriyle Kilitbahir'e doğru ilerliyorlardı. Meydandaki çeşmenin önündeki bir şey, Hasan Beyin dikkatini çekmişti. Üzeri yara bere içerisinde bir köpek çeşmeye yanaşmaya çalışıyor, bu perişan hâlini görenler taş atarak onu çeşmeden uzaklaştırmak istiyorlardı...

Süfyân-ı Sevrî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Cevzî

Vehbi Tülek

Dinlerini Dünya Için Satanlar

Vehbi Tülek

Dünyada Dostla Düşmanı Ayırmazlar

Vehbi Tülek

Abdülganî Nablüsî Hazretleri

Vehbi Tülek

Mol­la Câmînin Ehl­-i Beyt Sev­gi­si

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Musa Aleyhisselam zamanında bir adam insanlara; "Benimle Kelimullah Musa konuşur. Ben, Safiyullah Musa'nın yakınlarındanım " diyerek böbürlenir, Musa aleyhisselam'ın ismini alet ederek kendine menfaat temin ederdi. Bu sözlerin üzerinden uzun bir zaman geçti. Musa Aleyhisselam'ın yanına, adamın biri, siyah bir iple yularlanmış bir domuz getirdi ve Musa Aleyhisselam'a dedi ki:
- "Ey Allah'ın Peygamberi! Filan adamı biliyor musun?" Musa Aleyhisselam:
- "Onu işitirim" diye cevap verdi. Adam:
- "O adam, işte bu domuzdur" dedi.
Musa Aleyhisselam, adama niçin böyle olduğunu sormak için, Allahü Teâlâ'dan, onu eski haline döndürmesi için niyaz etti. Bunun üzerine Allahü Teala Musa Aleyhisselam'a şöyle buyurdu:
- "Ya Musa! Adem Aleyhisselam'ın ve ondan sonra gelen peygamberlerin dualarıyla dua etsen yine de bu adam hakkındaki duanı kabul etmem. Fakat ben sana onu niçin o hale soktuğumu bildireyim. O, senin adını kullanarak, sana olan yakınlığını alet ederek menfaat elde ettiği için, dinini dünya için satıp, din ile dünyayı yediği için ben onu o hale soktum".

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Derdi Olan Neylesin?

Minareden Okunan Şiir

O Kullarına Çok Merhametlidir

A'meş Ve Hanımı

Başka Du Bilmez Misin?

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek