Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.292.298

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir

Seyyid Ali bin Şihâb hazretleri büyük velîlerdendir. Büyük âlim İmâm-ı Şa'rânî hazretlerinin dedesidir. 1486 (H.891) senesinde Mısır’da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Peki Yikilmasin

Yıl bin beş yüz on ikiydi. Yavuz Sultan Selim, vezirini, vüzerasını, emirini, ümerasını , âlimini, umerasını yanına alıp, Bursa'ya ecdadının kabirlerini ziyarete gitti. O sırada Koca Mustafa Paşa, küçük vezir sıfatıyle hünkârın yanında bulunuyordu. Ziyaret sırası, talihsiz Cem'in türbesine gelmişti. Yavuz Sultan Selim, sandukanın başında uzun düşüncelere vardı. Dedesi Fatih Sultan Mehmet, açıkça onu veliaht olarak göstermişti. Buna rağmen ortalıkta neler neler dönmüş, babası Sultan Bayezid ile amcası birbirine silah çekmiş, sonunda o güzel adam,"küffar arasında" ıstırap içinde can vermiş, belki yanında ağzına bir yudum su verecek kimse yokken ölmüştü. Sultan Selim, bu hikâyede, küçük vezirin oynadığı rolü biliyordu. O aynı oyunu kendisi tahta çıkarken de oynamak istemiş, Şehzade Ahmed'i Selim'e tercih etmişti. Bu hatıraların tazelenişi, Koca Mustafa Paşa'nın katli fermanı için yeter sebepti. Yavuz sanki şimdi, amcası Cem kabrinde daha rahat yatıyormuş gibi geldi.

Vehbi Tülek

Ağirliğinca Altin Ederdi

Vehbi Tülek

Şehid Derviş Paşa

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz'in Sadrazamlıklarını yapmış olan ünlü devlet adamları Âli Paşa ile Fuad Paşa iyi arkadaştılar. Fuad Paşa, bir sohbette, bir soru üzerine Âli Paşa ile aralarındaki farkı şöyle anlatmıştı:

"Âli Paşa ile ben muhallebiciye benzeriz. O, nefis muhallebi yapar, fakat satmasını bilemez. Ben yapmasını bilmem, lakin satmasını bilirim. O, muhallebi satmak için sokağa çıkıp da korkunç seda ve eda ile "muhallebi" deyince çocuklar korkup kaçarlar. Ben tablayı başıma koyup çacukların hoşuna gidecek bir ses tonuyla "küçük beylerim, küçük hanımlarım, güzel muhallebim, kazandibim var" diye mahalle aralarında dolaşmağa başlayınca çocuklar oyuncakçı geçiyormuş gibi hemen etrafıma dizilirler. Kadınlar pencerelerden seslenip, tablanın üstün de ne varsa alırlar.

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Abdülmecid Han Ve Misir Meselesi

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Ben Ağlamayayim Da Kim Ağlasin

Vehbi Tülek

Dünyanin En Dürüst Ve En Medenî Milleti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Üç Şey, Üç Şey Içinde Gizlendi

İbrâhim Cimmeni hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 1037 (m. 1628)'de Tunus'ta doğdu. 1134 (m. 1722)'de Cerbe'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gücünüz Yettiği Kadar, Allah'tan Korkunuz

Vehbi Tülek

Ahmed bin İbrâhim Serûcî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 1239 (H.637) senesinde Mısır'da doğdu. Mısır'daki âlimlerden ilim öğrendi. Hanefî mezhebi fıkıh bilgilerini anlatan Hidâye kitabını ezberledi. Fıkıh, hadîs ve başka ilimlerde yükseldi. Çeşitli medreselerde ders verdi. Kâhire kâdısı oldu. 1301 (H.701) senesinde Kâhire'de vefât etti.

azâbımdan Bana Sığınıyor

Vehbi Tülek

Şeytanı Feryat Ettiren âyet-i Kerime

Vehbi Tülek

Ebû Sâlih Belhî hazretleri Tâbiîn devrinin tanınmış, hadîs ve tefsîr âlimlerinden ve evliyânın meşhurlarındandır. 670 (H.50) senesinde doğup, 752 (H.135) târihinde Eriha'da vefât etti. İbn-i Abbâs, Ebû Hüreyre, Ebüdderdâ, Enes bin Mâlik, Muaz bin Cebel ve daha başka sahâbeden “radıyallahü anhüm” istifade etti. Buyurdu ki:

Ebü'l-münzir Esed Bin Amr

Vehbi Tülek

Şekmeti Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

hayâ Edilmeyen Işte Hayır Yoktur

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Ensârî

Vehbi Tülek

Günah Işleyenin Îmanı Gitmez

Vehbi Tülek

Beşikçizâde Süleymân Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Altıyüz Dirhemlik İp

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Allah Haramdan Kaçani Korur

At Hirsizi

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek