Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.599.222

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ey Insanlar, Şeytanın Izini Takip Etmeyin

Şeyh Abdullah el-Acemî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Haleb civârında Bire yakınındaki Kefertaşe köyünde ikâmet ederdi. Bağ-bahçe ile uğraşır, çiftçilik yapardı. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde doğduğu yer olan Kefertaşe köyünde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ortaçağ'dan Hukuk Dersleri

1300'lü yılların başı: Yer Bursa. Tahtta Niğbolu Kartalı Yıldırım Bayezid, Kadılık postunda ise, Molla Şemsüddin Fenari oturuyor. Padişah bir konuda şahitlik ekmek üzere mahkemede, Kadı huzurunda... Evvela hüviyet tespiti. Ardından Emir Sultan'ın gürül gürül sesi: "Hünkarum: Teri cemaat baisi cerh idüğün şuyu bulmağilen... şehadetün caiz değildir." Yani: "Namazlarını cemaatle kılmadığın söylentisi çıktığı için şahitliğini kabul etmiyorum." Osmanzade Taib'in "Hadikatüsselatin" isimli eserine göre: "Hünkar, sarayı hümayünları pişgahında bir camii şerif bina idüb evkatı hamsede cemaate müdavemet buyurdular." Evet ya: Padişah sarayının avlusuna bir cami yaptırdı ve beş vakit namazını burada cemaatle kılmaya başladı. Ancak ondan sonra şahitliği kabul edilmiş olmalı. "Bağımsız yargı", meğer ne anlama geliyormuş? Yıl 1393...

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Mâlum Sultan Abdülhamid Han, hal'inden sonra Selânik'teki Alatini köşküne hapsedildi. Bir gün Alatini Köşkü muhafız kumandanı kolağası Rasim Celaleddin Bey, sultan Abdülhamid Han'la konuşmak için izin isteyerek huzûruna gelip:

-'Zât-ı hümâyûnunuzu rahatsız ettim. beni mâzur görünüz dört düvelle harp hâlinde olduğumuzu söylemem gerekiyor.' deyince Sultan hayretle:

-'Dört düvelle mi?.. Kim bunlar Rasim Bey? Hemen Allah ordu-yı hümayuna nusret, kuvvet versin, inşaallah zafer bizimdir?' diye sordu. asim Bey başını yere eğmiş, ağlayacak gibi konuşuyordu:

"Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'la hâkanım ve maalesef yenilmek üzereyiz.' Sultan:

"Dört düvel birleşir de haberimiz olmaz mı Rasim Bey? Bu nasıl bir gaflettir! Bu devletler birleşemezler ki!..Aralarında kilise kavgası var... Yıllar yılı süren Makedonya boğuşmasını hatırlamıyor musunuz?..' diye sordu.

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Kanunî Sultan Süleyman’in BÂlî Beye Mektubu

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Sultan Iii. Mehmed Ve Karabaş Ali Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Oflu Emin Efendi

Oflu Mehmed Emin Efendi, Osmanlının son devrinde yetişmiş velilerden olup, Fâtih Câmii vâizlerindendir. Necât-ül-Mü'minin (Müminlerin Kurtuluşu) adlı meşhur ilmihal kitabının yazarıdır. 1901 yılında vefât etti. Kabri, Fâtih Sultan Mehmed Han'ın türbesinin karşısındadır...
Oflu Mehmed Emin Efendi, vefatından kısa bir zaman önce yazdığı Necât-ül-Mü'minin kitabının son sahifelerinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dinde Yapılan Her Yenilik Bid'attir

Vehbi Tülek

Ebû Ali Hüseyn İbn-i Hürrem hazretleri hadis âlimidir. 198 (m. 813)'te Afganistan'ın Herat şehrinde doğdu. İlk tahsilini memleketin­de yaptıktan sonra Irak, Şam ve Hicaz'a ilmi seyahatlerde bulundu. Memleketine döndükten sonra taliplere hadis öğretti. 301 (913)'de Herafta vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Faydasız Ilim Ilim Değildir

Vehbi Tülek

Müslüman Topluluktan Ayrılmak Azaptır

Vehbi Tülek

Sıbgatullah-ı Bervecî hazretleri tefsîr âlimi ve Hindistan evliyâsının meşhûrlarındandır. Hindistan'ın Bervec şehrinde doğdu. Hindistan'ın büyük âlimlerinden Ârif-i Billah Vecîhüddîn-i Ulvî'nin terbiyesinde yetişen Bervecî, ilâhî mârifetlerde yüksek derecelere erişti. Hocası kendisine icâzet verdi. Çok kimseler, kendisine gelip ilim ve feyiz aldılar. Sonra Hicaz'a gidip hac farîzasını îfâ eyledi. Medîne-i münevverede kalıp oraya yerleşti. 1606 (H.1015) senesinde Medîne-i münevverede vefât etti. “Tefsîr-ul-Beydâvî Hâşiyesi” isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Mirâc, Hem Beden Hem De Ruh Ile Oldu

Vehbi Tülek

Şehabeddin Ahmed Sivâsî

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanı Sa'düddîn-i Kaşgârî

Vehbi Tülek

İlim; Nefsi, Rûhu Ihyâ Eder, Diriltir

Vehbi Tülek

Gerçek Arkadaş, Kızmaz Kırılmaz Ve Küsmez

Vehbi Tülek

Kader Üzerinde Akıl Yürütenler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Arkadaşlarımı Korumak Için

A'meş Ve Hanımı

Adam Olmazsan

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek