Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.541.017
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
II. Meşrutiyet Devrinde bir paşa, dostlarından biriyle satranç oynamakta; diğer müsâfirleri de, onları heyecanla seyretmektedir. Bir ara bir hamle hakkında ihtilaf doğunca, paşa müsâfirlerine sorar:" Yâhu oyunu seyrediyordunuz! Kim haklı, kim haksız söyleyiniz! der.Müsâfirler, paşanın haksız olduğunu söylemeye cesaret edemedikleri için, susmayı tercih ederler. Tam o sırada odaya giren zurafâdan (yani zarif, nâzik, nüktedân, hoş konuşmayı bilen zeki kimselerden) bir zât," Paşam, der, siz haksızsınız!" Peki ama, der paşa, siz henüz geldiniz, bir şey görmediniz ki!Adam hiç tereddüt etmeden cevap verir:" Eğer haklı olsaydınız, bu kadar insan suâliniz karşısında susmazdı!
Kanuni Sultan Süleyman vefat etmiş, onun yerine Sultan II. Selim tahta çıkmıştı. Onun hükümdar oluşunu kutlamak için, dünyanın her tarafından elçi heyetleri geldi. Bu arada İran'dan da kalabalık bir heyet geldi. Eskiden beri gösterişe ve olduğundan fazla görünmeye meraklı olan İranlılar, bu sefer 700 kişi ve 1700 yüklü hayvan ile gelmişlerdi. Padişaha bir çok hediyeler getiren bu heyetin başında Şahkulu Sultan Han adında çok nüktedan bir adam bulunuyordu. Sultan Selim, onu ağırlayacak olan kimsenin de ondan aşağı kalır birisi olmamasına dikkat edilmesini istedi ve Şemsi Paşa'yı bu işe memur ettiler. Bundan başka, bu kadar şatafatlı bir heyete karşı Osmanlı devletinin büyüklüğünü ve kudretini de göstermek istiyordu. Onun için büyük bir askeri kıta, elçi heyetini Edirne'ye girerken karşıladı.
Ebû Mûsâ el-Medini hazretleri Şafii hadis âlimlerindendir. Hadis-i şerifleri ezberlemekte ve bilmekte, asrının en büyük âlimi olup, "Şeyhülislâm" lakabı ile tanınırdı. 501 (m. 1108)'de İran'da İsfehan'da doğdu. 581 (m. 1185)'de aynı yerde vefât etti. Buyurdu ki:
Muharrem Efendi, Zile'de yetişmiş âlim ve velilerdendir. Şemseddin Sivâsi hazretlerinin kardeşi ve Halveti büyüklerinden Abdülmecid Şirvâni'nin halifesidir. 1591'de Zile'de vefât etmiş olup kabri de bu ilçededir. Çok tanınıp okunan Molla Câmi Hâşiyesi yanında Menâkıb-ül-Eimmet-is-Selâse alâ Mezhebi Ehl-is-Sünnet-i vel-Cemâat adlı eseri vardır. Ayrıca Molla Câmi'nin Nefehât-ül-Üns'ünü de Arapçaya çevirmiştir...
Muharrem Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Ali bin Muhammed Kalsâdi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh ve hadis âlimlerindendir. 815 (m. 1412)'de Endülüs'te (İspanya) Besta (Baeza) şehrinde doğdu. 891 (m. 1486)'de Cezayir'de Becâye şehrinde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Vaktiyle, cömertliği ile nam yapmış bir şeyh vardı. Bu yüzden de daima borçluydu. Dergahına gelen hiç kimseyi boş çevirmez, dertlerine derman olur, borçlarını öderdi. Bunu yapmak için de servet sahiplerinden onbinlerce altın dinar borç almıştı.Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ne güzel buyurmuşlar:"Pazarda iki melek daima dua eder; Yâ Rabbi, sen cömertlere ihsan eyle, hasislerin malını da helak et!"Bu mübarek zatın alacaklıları, paralarını istediler, alamayınca, bir zaman sonra onu rahatsız etmeye başladılar. Hatta işi hakarete kadar götürdüler. Bu yüzden mübarek, hastalanıp yatağa düştü. Alacaklılardan dördü bunu duyunca; "Adam, bizim paramızı ödeyemeden ölecek. Hemen gidip paramızı alalım" diyerek evine geldiler.