Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.656.471

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlmin Çok Dereceleri Vardır Ve Sonu Yoktur

Dizdarzâde Ahmed Efendi Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Karaman'da doğup yetişti. İlk tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsili yaptı. Sonra Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerinin talebeleri arasına girdi ve hocasından hilâfet aldı. İzmir'e, sonra Edirne'ye gidip talebe yetiştirdi. 1623 yılında orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Rumeli Hisari Ve Fatih

Fatih Sultan Mehmet Rumeli hisarını yapmağa karar verdiği zaman, Bizans İmparatorlu ğu topraklarında yapılacak bu kale için, usulen İmparatordan müsaade istenmişti. İmparator, kalenin yapılmasını istemiyor, fakat müsaade etmese dahi yapılacağını da biliyordu. Onun için, aklınca kurnazlık yaparak padişaha bir haber gönderdi:"Kalenin yapılacağı yer Galata'ya aittir. Galata ise bizim değil, Frenklerin idaresi altında bulunuyor. Bu işe biz razı olsak bile, kalenin yapılması Frenklerle aranızın açılmasına sebep olur. Bu yüzden bu fikirden vazgeçmek lazımdır."Padişah bu cevaba şöyle bir karşılık verdi:"Bizim maksadımız, İmparatorun hatırına saygı göstermiş olmak için önce müsaade almak ve sonra bu işe başlamaktı. Madem ki yer İmparatorumuzun idaresi altında değildir, o zaman mesele kalmaz. Çünkü Frenklerin hatırına bu kadar saygı göstermek bizim için lazım değildir. İcabederse onlara kendimiz cevap verebiliriz."Bu cevaptan sonra Fatih hemen harekete geçti ve hemen kalenin planları hazırlanarak, Zağanos Paşa ile Çandarlı Halil Paşa'ya havale edildi. Gece gündüz çalışılarak dört ay gibi kısa bir sürede bitirilen koca Rumeli hisarı, o devrin en sağlam kalesi oldu.

Vehbi Tülek

Kibris’in Fethi

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Mahmud Han’in Takdiri

Vehbi Tülek

Sultan I. Mahmud Han, bütün saltanatı boyunca devam eden İran, Rus, Avusturya muharebelerini değerli kumandanları ile idare etti. Bilhassa hayatı muvaffakiyetlerle dolu Hekimoğlu Ali Paşa gibi yetişkin ve tecrübeli vezirleri, sadarette ve ordu seraskerliklerinde kullanarak muvaffak oldu. Sultan Mahmud Han hizmet edenleri takdir edip, kıymetli vezirlerini ufak tefek kusur ve hataları ve hatta mağlubiyetleri yüzünden derhal azil ve sair suretle cezalandırmaz ve hatalarını tashih için kendilerine imkan tanırdı. Bağdat Valisi Ahmet Paşa, İran seferleri dolayısıyla salahiyeti haricinde, izin almadan devlet tevcihatını istediği gibi yapması sebebiyle buradan alınarak Rakka valiliğine tayin olunmuştu. Bunun üzerine korkarak katledileceği vehmine kapılan Ahmet Paşa, Veziriazam Hekimoğlu Ali Paşa'ya mektup yazarak korkusunu bildirdi ve yardımını istedi. Ali Paşa bu mektubu Padişaha arzedince, Sultan Mahmud kendisine şunları yazdı:"Sadrazam tarafına gönderdiğin mektubun manzar-ı hümayunum olup, bazı fikir lere sahip olduğun anlaşılmıştır. Sen bu kadar zamandan beri seraskerlik ve tevcihat ile istediğini yapmış olmana rağmen, bundan sonra senden üstün başarılar ümid edilerek, bu hataların affolunmuştur."Bu ferman ile Sultan Mahmud Han, Ahmet Paşanın hizmetlerini takdir ettiğini ve ufak tefek bir kusur ile en ağır cezanın verilmeyeceğini bildirerek kendisini rahatlattı.

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

11 - Silistre Müdafaasi

Vehbi Tülek

12 - Şani Büyük Osman Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Sultanlarinin Yüksek Dereceleri

Vehbi Tülek

8 - Harp Meydanlarinin Sultani

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bir Garip Berber Derviş Hüseyin

Şeyh Derviş Hüseyin, "Ganizâde" lakabıyla meşhur velidir. Sipâhi iken, Şeyh Mustafa Köstendili hazretlerine talebe olup, onun sohbetlerinde kemâle erdi. Berberlik yapardı. Dükkanında kendi hâlinde oturur, kimse ile görüşmezdi. Kendisine yetecek kadar kazanç sağlayacağı müşteri gelirdi. O zamânın parası ile çocuklar için bir akçe, büyükler için ise bir para ücret alırdı. Fazla veren olursa, üstünü geri verir, kabûl etmezdi. Tasavvuf hallerine dalmıştı. Gece-gündüz, yaz-kış dükkanından ayrılmazdı. İki oğlan, üç kız evlâdı vardı...
Bu mübarek zat, divâne bir halde idi. Bir gün ona tıraş olmaya gelen bir zât, tam sakalının alt tarafını tıraş ederken içinden; "Bu divâne bir kimsedir. Usturayı boğazıma çalıvermesin!" diye düşündü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mahmûd Bin Ahmed Mahbûbî

Vehbi Tülek

Burhânü'ş-şeria hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Asıl adı Mahmûd bin Ahmed Mahbûbi olup, 673 [m. 1274] de Moğol istilasında yüzlerce âlim ile birlikte şehid oldu. (Vikâye) kitabı meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Dervişlik, Allah'ı Unutmamaktır

Vehbi Tülek

Maksadı Sen Olan Kimseye Ne Mutlu Allah'ım!

Vehbi Tülek

Ebü'l-Kâsım Dehhâk hazretleri tâbiinin büyüklerinden olup meşhûr tefsir âlimidir. Aslen Kûfeli olup, Medine'ye giderek Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Abbâs "radıyallahü anh" hazretlerinin sohbetlerinde yetişti. Ondan tefsir, hadis gibi birçok ilimleri öğrendi. Çok hadis-i şerif rivâyet etti. İlim tahsilini tamamladıktan sonra Belh'e yerleşerek talebe yetiştirdi. 720 (H.102) senesinde Belh'de vefât etti.

Tehlikelerden Gücünüz Yettiği Kadar Sakınınız!

Vehbi Tülek

Verdiğim Rızka Kanaat Eyle

Vehbi Tülek

Halîfe-i Kızılayak

Vehbi Tülek

Kemaleddin Nusaybinî

Vehbi Tülek

Nûreddîn Efendi

Vehbi Tülek

Şemsüddîn İbn-i Câbir Hevvârî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Kânûni Sultan Süleymân Hânın kadıaskerlerinden Mirim Kösesi diye meşhûr olan Muhammed Efendinin hizmet ve sohbetlerinde bulunup, ilmi yüksek derecelere kavuştu. Bu sırada dünyâdan ve dünyâ makamlarından yüz çevirip, tasavvuf ehlinden Sofyalı Bâli Efendinin dergâhına gidip, ona talebe oldu. Hizmetinde ve sohbetinde uzun müddet kalıp, feyz aldı. Tasavvufta yükselip, insanları Allahü teâlânın yüce dinine dâvet etmek ve Resûlullah efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem güzel ahlâkını öğretmekle meşgûl oldu. Allahü teâlâya muhabbetinden dolayı, dünyâya hiç önem vermez oldu. Onun bu durumunu anlayamayan bâzıları pâdişâha şikâyet ettiler. Pâdişâh meselenin tahkik edilmesini emretti. Tahkikat için İstanbul'a geldi. Tahkikat sonunda berâat etti ve hakkındaki ithamlardan kurtuldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Pişman Oldular!

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek