Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.384.037

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Zekât Vermek Için Nisaba Malik Olmak Lazımdır

Necmeddin Tarsûsî Hanefî fıkıh âlimleridnendir. 721 (m. 1321) Tarsus’ta doğdu. Şam’da Arapça, fıkıh ve fıkıh usulü tahsil etti; babası İmâdüddin Tarsûsî’den fıkıh okudu. Şibliyye Medresesinde müderrislik, Hanefî kadılkudâtlığı yaptı. 758 (m. 1357) senesinde Şam’da vefat etti. Çok eser yazdı. En meşhuru olan Münyetü'l-müftî haşiyesinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şehzade Iii. Selim’in Kur’ani Kerim Hatmi İçin Tertib Edilen Merasim

Tesbit edilen günden iki gün önce sarayda İncili Köşk'ün önün de bulunan alana sadrazam için bir otak, şeyhülislam için bir oba, nakibü'l-eşraf ve sadreyn efendiler (Anadolu ve Rumeli kadıaskerleri) için de obalar. Yeniçeri ağası, defterdar efendi, reisü'l- küttab efendi ve çavuşbaşı ağa için çerkeler, müteferrikalar ve diğer görevliler için de on beş kadar çadır kurulup döşenmek üzere mehterhaneden gönderilir. Matbah emini ağa tarafına da yemek hazırlaması için iki–üç gün önceden tenbih edilir. Tayin edilen günden bir gün önce adı geçen zevat belirtilen vakitte sarayda kurulu çadırlarında davetiyeleri ile hazır bulunmaları için çavuşbaşı ağa tarafından davet olunurlar. İstanbul'da bulunan vezirlerin de bu törene davet edilmeleri mu'tad dır. Davetlilerin hepsi mevsim gereği erkan samur kürk, âdi destar (sarık) ve divan bisatlı (tören eğerli) atlarıyla, ulemâ büyük merasim elbiseleri ile, selimi erbabı selimileri ile, mücevveze erbabı da alay için mücevvezelerini beraberlerinde getirmek üzere yazılır. Gedikli müteferrikalar ve çavuşların mücevveze ve erkanlarıyle mevcut olmaları tenbih olunur. Dua için ancak Ayasofya şeyhi davet edilir.

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Halk arasında "gâzi" ve bilhassa gözünü budaktan sakınmaz tavrı ve hareketleri netice sinde "deli" lakabı ile tanınmış olan Hüseyin Paşa, kuvvetli bir vücut yapısına sâhip, cesur bir vezirdi. Özellikle Revan ve Bağdat seferleri ile Girit'in fethinde gösterdiği kahramanlıklar kendisine büyük bir şöhret kazandırdı. Girit'te 12 yıl geceli gündüzlü cephede kalmış ve bütün parasını adanın imârına harcamıştı. Bu sebeple halk arasında ziyâdesiyle sayılıp seviliyordu. Bilhassa Girit Rumları arasında İslâmiyetin yayılmasına gayret etmiş ve onun gösterdiği adâlete hayran kalan Hıristiyanlar, kitleler halinde İslâma girmişlerdir. Bu, Arnavutluk ve Bosna-Hersek'tekinden sonra Balkan kavimleri arasında üçüncü toplu İslâmlaşma hareketidir. Bâzı kiliseleri câmiye çevirtip, Hanya ve Kandiye başta olmak üzere pekçok yerde câmi yaptırdı.

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

LÂ İlÂhe İllallah

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hâlinin Onda Dokuzu Susmak Olsun

Ebü’l-Hasen Magribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 854 (m. 1450) senesinde Endülüs’te (İspanya) İşbiliyye’de (Sevilla) doğdu. Endülüs’te ve Fas’ta zamanın âlimlerinden okudu. Fas’ta ilimle meşgûl oldu. Ders okutup talebe yetiştirdi. Bir müddet kadılık yaptı. Daha sonra tasavvuf büyüklerinden İbn-i Arefe el-Kayrevânî ve Ebi’l-Abbâs Ahmed et-Tûzî Debbâsî’nin sohbetlerinde yetişti. Mısır’a gitti. Hac vazîfesini yaptıktan sonra, Şam’a geldi. Orada çok kimseleri irşâd etti. Hak yolu gösterdi. Sonra Bursa’ya gidip, bir zaman kaldı. Tekrar Şam’a dönerek, irşâd vazîfesine devam etti. İslâmiyete uymakta çok titiz davranırdı. Buyurdu ki: “Yanıma gelen Sultan Bâyezîd de olsa, İslâmiyetin bildirdiği şekilde davranırım.”

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Tasavvuf Büyükleri, Dîne Uyan âlimlerdir

Vehbi Tülek

Cemâleddin Mehmed Efendi Osmanlı âlim ve velilerdendir. Amasya'da doğdu. Burada bir müddet ilim tahsil ettikten sonra Aksaray'a giderek Alâeddin Halveti hazretlerinin sohbet ve hizmetiyle şereflendi. Fâtih Sultan Mehmed Han onu İstanbul'a dâvet edince, Kocamustafapaşa dergâhında yıllarca talebe yetiştirdi. Yetiştirdiği âlim ve velilerin başında Sünbül Sinan Efendi gelmektedir. Başka bir halifesi de Kastamonulu Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerinin hocası Hayreddin-i Tokâdi idi. 1493 (H. 899) senesinde hac yolculuğu esnâsında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

İnsanlar Dert Ile Imtihân Edilir

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Yahyâ Kurtubî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. 150 (m. 767)’de Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. İlim tahsili için Medine’ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu, daha sonra Endülüs’e dönüp burada Mâlikî mezhebinin yayılmasına çalıştı. Kurtuba müftüsü iken 234 (m. 849)’da vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Yusufzade Hasan Hocaefendi

Vehbi Tülek

Fasîh Dede Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Kardeşleriniz Arasında Sulh Yapınız

Vehbi Tülek

Âlim Ol, Fakat Ilminle Amel Et

Vehbi Tülek

Muhammed Küfrevi

Vehbi Tülek

Ali Bin Heytî'ye Cevap Veren Ölü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Ölüyü Diriltemem

Gül Yaprağı

Kadin Akli

O Kullarına Çok Merhametlidir

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek