Benden Sonrası Için Size Iki Şey Bırakıyorum
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.438.413
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ali bin Sâlih hazretleri Tebe-i tâbiînden büyük bir hadîs âlimidir. Doğum târihi bilinmemektedir. Kûfelidir. 151 (m. 768) târihinde vefât etti. Naklettiğ hadis-i şeriflerden bazıları:
Yavuz Sultan Selim Hân Topkapı Sarayı hazinesi görevlilerinden yüz elli kişinin sorumsuz davranışlarından dolayı idâmını emretmişti. Zenbilli Ali Efendi, bu kararı duyunca derhal Divân-ı hümâyûn'a koştu. Vezirler ayağa kalkıp saygı ile karşıladılar ve baş köşeye oturttular. Şeyhülislâmın divâna gelmesi âdet olmadığından, niçin geldiğini sordular. Pâdişâhla görüşmek istediğini söyledi. Durum pâdişâha arzedildi. Yavuz Sultan Selim Han, huzûruna girmesine izin verdi. Arz odasına girip selâm verdi. Pâdişâhın hürmet göstermesin den sonra, gösterilen yere oturdu. Sonra pâdişâha; "Fetvâ vazifesinde (şeyhulislâmlıkda) bulunanların bir işi de, pâdişâhın âhiretini korumak, onları dinen hatâ olan şeylerden sakındırmaktır. Yüz elli kişinin idâm edilmesine pâdişâh fermanı çıktığını duyduk, öldürülmeleri için, dinen bir sebep tesbit edilmiş değildir. Bunların af buyrulması ricâ olunur." sözü üzerine kızan pâdişâh; "Bu iş saltanatın gereğidir. Âlimler böyle işlere karışırsa devlet idâresi kargaşaya uğrar. Sorumsuzluklara göz yummak, beğenilecek tutum değildir. Bu işlere karışmak sizin vazifeniz değildir." dedi.
Ebezâde Abdullah Efendi Osmanlı Şeyhülislâmlarının ellibirincisidir. Rumeli’de Balçık’ta doğdu. Zamanının âlimlerinden, aklî ve naklî ilimleri tahsil etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra müderrislik, kadılık vazîfesi verildi. Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskeri oldu. Sultan Üçüncü Ahmed Hân zamanında, Şeyhülislâmlık makamına yükseltildi. 1126 (m. 1714) senesinde Trabzon’a giderken, Karadeniz’de çıkan şiddetli fırtınada bindiği gemi battı ve boğularak vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:
Ebû Hazim Abdûyî hazretleri hadis hafızlarındandır. 340 (951) yılında İran’da Nîşâbur'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra hadis tahsili için Herat ve Bağdat'a gitti. Hâkim en-Nîşâbûrî gibi hadis âlimleri kendisinden rivayette bulundu. 417 (m. 1026) yılınında Nîşâbur'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Ebû Mansûr Ezheri hazretleri nahiv ve fakih âlimidir. 282'de (m. 895) Afganistan'daki Herat'ta doğdu. Tahsilini Herat ve Bağdat'ta yaptı. Şafii fıkhının usûl ve fürûunu inceleyerek bir kitap hâline getirdi. 370 (m. 980)'da Herat'ta vefat etti. Kitabında şöyle nakleder:
Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."