Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.550.996

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bir Osman Efendi’liği Var Ki...

Moralı Osman Efendi; vakur, şerefli ve haysiyetli bir zâttı. Fakat devrinin affetmez pâdişah müşâviri Hâlet Efendi'ye boyun eğmez, kavuk sallamazdı bir türlü... Hâlet Efendi buna çok kızar; onu İstanbul'da değil, taşra hizmetlerinde süründürmek, küçük düşürmek isterdi. Osman Efendi ise ne yapılsa vakarını bozmaz, ses çıkarmaz, ne iş verilse yapardı.Birgün Hâlet Efendi, İzzet Molla ile otururken Osman Efendi'nin geldiğini söylediler. Hâlet Efendi hemen sofaya kadar koşarak Osman Efendi'yi karşıladı. Giderken de merdiven başına kadar inip uğurladı. İzzet Molla şaşkın bir tavırla:" Bu adama etmediğiniz fenâlık kalmadı, şimdi bu kadar iltifâtınıza sebep nedir? diye sorunca, Hâlet Efendi'nin cevabı enteresandır:" Evet, ona çok fenâlık ettim... Elinden memuriyetini aldım, nüfûzunu kırdım. Fakat üzerinde bir Osman Efendi'lik var ki, işte onu alamıyor ve kendisini gördükçe böyle hürmet etmek zorunda kalıyorum.

Vehbi Tülek

Kolumu Kesiver Kumandanim

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid Ve İhtiyar Kadin

Vehbi Tülek

At Binenin, Kılıç Kuşananın Şah'ım!

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti'nde, yabancı devletlere gönderilecek elçilere çok dikkat edilirdi. Devlet-i Aliyye'nin itibarını gözetecek Serdengeçtiler aranırdı. 1736'da İran Şahı Tahmasb'a da bir elçi göndermek icabetti. İmrahor Mustafa Paşa münasip görüldü. Şah tarafından kabul edilen Mustafa Paşa, görevini yerine getirdi. Sonra, âdeti olduğu için Şah biraz eğlenmek, biraz da denemek kastıyle dedi ki: -İmrahor Paşa!.. Benim bir derdim var. Acaba sen halledebilir misin?-Hayırdır İnşâallah.-Bir atım var. Fakat, çok haşarı. Üstüne bineni yere fırlatır. Şuna bin de fikrini söyle!Mustafa Paşa, sükût etti. Biraz sonra iki seyis, iki tarafından yakalamış atı getirdiler. Önüne geleni kapar, ardında kalanı teper bir hayvandı. Şah sinsi sinsi güler, at yerleri eşeler, seyisler korkuyla bekleşirlerdi. Bütün İran devlet büyükleri meraktaydı. Mustafa Paşa, gayret kemerini kuşanıp, seyislere işaret etti. Azgın hayvanı, apıl apıl getirdiler. Bir adım kala: "Bismillah..." deyip üstüne sıçradı. Sonra da seyislere: "Bırakın!" diye bağırdı. Beygir bütün marifetlerini gösterdi. Sıçradı, çifte attı, şâha kalktı. Fakat, İmrahor Paşa'yı sırtından atamadı. Sonunda kuzu gibi uslanıverdi. Osmanlı elçisi, İran Şâhı'nın önüne geldi. Attan aşağı sıçradı. Gemleri uzatırken dedi ki:"At binenin, kılıç kuşananın Şah'ım!"

Cem Sultan Ve Papa

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

KÂnunî'nin Bir Fermani

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi Osmanlı âlim ve müderrislerindendir. 1160 (m. 1747)'de Kayseri'de doğdu. İlk tah­silininden sonra Hâdim'e giderek Muhammed Hâdimi'nin medrese­sinden icazet aldı. Kayseri'ye dö­nerek kendi medresesinde talebe yetiştirdi. Sultan İkinci Mahmud, şeyhülis­lâmlık teklif ettiyse de kabul etmedi. 1253 (m. 1838)'de Kayseri'de vefat etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

allah'ım, Bana Olan Vaadini Yerine Getir!

Vehbi Tülek

Biraz sonra, tarihin en mühim, en amansız ve en büyük savaşı başlayacaktı... Muhammed aleyhisselam, Eshabıyla sabah namazını kıldılar. Sonra da Eshabına, cihad ve şehidlik hakkında hitab ettiler... Hazreti Ömer radıyallahü anh o anı şöyle anlatıyor:

Sevâbı Çok Olan Zikir Ve Salevât

Vehbi Tülek

Emir Sultan

Vehbi Tülek

Emir Sultan hazretleri, 17-18 yaşlarına geldiğinde babası vefât etti. Babasının vefâtından sonra bir müddet Buhâra'da kaldı. Sonra Mekke'ye gitti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine'ye geçti. Emir Sultan hazretleri, Medine-i Münevvere'ye yerleşmek ve ömürlerinin sonuna kadar orada kalmak niyetinde iken, aldığı manevi bir işaret ile Anadolu'ya gelerek Bursa'ya yerleşti. Burada Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid'in kızı ile evlendi. Bir dergah kurarak talipleri yetiştirdi...

Züfer Bin Hüzeyl "imâm-ı Züfer"

Vehbi Tülek

Saçaklı Şeyh

Vehbi Tülek

Firavun'un Imanı Kabul Edilmedi!

Vehbi Tülek

Geceyi Ibâdetle Gündüzü Oruçla Geçirirdi

Vehbi Tülek

koca Karınlı Müşrik Ubeyde Bin Saîd

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hüda Ve Sünnet-i Zevaid

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Garip Karşilanan Bir Adak

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Delik Kova

Vehbi Tülek