Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.410.783

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Üstün Hazine, Allahü Teâlâdan Hayâ Etmektir

Şah Medâr hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. 1436 (H.840) senesinde Hindistan'da Mekanpûr beldesinde vefât etti. Evliyânın meşhurlarından Muhammed Taygur Şâmî'nin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip kemâle erdi. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Muaveneti Milliye

Muavenet-i Milliye , Çanakkale'de yaşanan en önemli olaylardan birinin, Goliath'ın batırılışının kahramanıdır. Müttefik ordularının komutanı olan General Ian Hamilton'un "Düşman madalyayı hak etti!" diye günlüğüne not düşmesine neden olan Muavanet-i Milliye' nin başarısı, Müttefik donanmasının Mondros limanına çekilmesine neden, Türk askerleri için de moral olmuştur. Çanakkale Seferi süresince İngiliz donanmasının maruz kaldığı en büyük felaket Goliath'ın batışıdır. 13.150 tonluk ve yedi yüz elli mürettebatı olan bu muharebe gemisinden ancak yüz seksen kişi kurtulabilmiştir. Beş yüz yetmiş personeli, gemi ile beraber sulara gömülmüştü.

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud’u Kurtaran Zat

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Cağaloğlu SinÂn Paşa (çağalazâde)

Vehbi Tülek

Merinalı kaptanlardan meşhur Viskond Çağala'nın oğludur. On iki yaşındayken babası Kaptan Çağala ile Merina'dan İspanya'ya giderken Türk leventleri tarafından yakala narak (1561) Sultan Süleyman'a (Kânûni) takdim edildi. Yûsuf Sinan adı verilerek saraya alındı ve Türk-İslâm terbiyesiyle yetiştirildi. Sarayda silahtar ve kapıcıbaşı olarak görev yaptıktan sonra 1573'te Yeniçeri Ağalığına getirildi. Önce, Van ve ardından 1583'te vezirlik le Revan Beylerbeyi oldu. 1585'te Özdemiroğlu Osman Paşanın ölümü üzerine İran Serdarlı ğına getirildi. Bu sırada Tebriz ve Tiflis'i kuşatmadan kurtardı. 1586'da Bağdat Beylerbeyi olan Sinan Paşa, Temmuz 1591'de Uluç Hasan Paşanın vefâtı üzerine Kaptan-ı deryâ oldu. 1595'e kadar bu hizmette kaldıktan sonra kubbe vezirliğine getirildi.Sultan Üçüncü Mehmed Hanın Eğri Seferine üçüncü vezir olarak katıldı. Haçova Meydan Muhârebesinde ordunun sağ kol kumandanı olup yaptığı taarruzlarla yarım saatte düşmanın yirmi bin kişilik kuvvetini imhâ etti. Böylece kaybedilmiş gibi görünen muhârebe nin kazanılmasında büyük rol oynadı. Bu başarısından dolayı Hoca Sâdeddin Efendiyle Kapıağası Gazanfer Ağanın tavsiyeleriyle İbrâhim Paşanın yerine vezir-i âzam oldu. Savaştan sonra askeri yoklatarak muhârebe meydanından kaçmış olan timar ve zeamet sâhipleriyle kapıkulu ocaklarından otuz bin kişinin dirliklerini kesmesi ve Kırım'da Gâzi Giray'ı azletmesi huzursuzluklara yol açtı. Bu sebeple sadârete gelişinden kırk beş gün sonra azledildi.

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufi Sapiklari

Vehbi Tülek

Elhamdülillah Muslumaniz

Vehbi Tülek

Nalinci Baba Ve Sultan Iii. Murad

Vehbi Tülek

Bağdad’in Fethi

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şihabüddin Menînî

Şihabüddin Menini hazretleri Osmanlı hadis âlimlerindendir. 1678'de Şam köylerinden Menin'de doğdu. İlim tahsilini Şam'da tamamladı ve Nakşibendi, Kadiri ve Halveti tarikatla­rına intisap etti. Müder­rislik yaptı. 1172 (m.1759)'da Şam'da vefat etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden, Eshab-ı kiramın üstünlüğünü anlatan, bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Âdem Askalânî

Vehbi Tülek

Tebe-i tâbiinden olan Âdem Askalâni (Âdem bin Ebi İyâs) hazretleri, 132 (m. 749)'de Horasan'da Merv şehrinde doğup 221 (m. 835)'de, Abbasi halifelerinden Mu'tasım Billâh'ın halifeliği zamanında Askalân'da vefât etti...

Âdem Askalâni, Bağdâd'da yetişmiştir. Orada birçok zâttan ilim tahsil etti. Daha sonra, seyahate çıkıp, her birisi birer ilim ve irfan merkezi olan, Kûfe, Basra, Hicaz, Mısır ve Şam'a gitti. Buralarda büyük âlimler ile görüşüp onlardan ilim öğrendi ve birçok hadis-i şerif rivâyet etti. Daha sonra Askalân'a dönüp orada yerleşti. Bu sebeble kendisine Âdem-i Askalâni denir...

Haset Eden, Dâima Gamlı Ve Kederlidir!

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Mekhûl eş-Şâmi, zamânında, Şam'ın en büyük fakihi (İslâm hukûku âlimi) idi. Resûlullah efendimizin hadis-i şeriflerini öğrenmek için çok memleket dolaştı. Irak ve Medine'ye gitti. Enes bin Mâlik, Ebû Umâme, Mahmûd bin Rebi', Ubeydullah bin Muhayrız, Anbese bin Ebi Süfyân, Süleymân bin Yesâr, Tâvûs bin Keysân gibi zatlardan hadis-i şerif rivâyet etti. Hadis ilminde sika (güvenilir) bir âlimdir.

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Muhyiddîn Acemî

Vehbi Tülek

Kabir Amellerin Sandığıdır, Ölünce Her Şey Ortaya Çıkar

Vehbi Tülek

Edeb; Insanın Nefsini Bilmesi, Tanımasıdır!

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmed-i Kebîr

Vehbi Tülek

Eshâbım, Sizin En Hayırlınızdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Şikayet

Namazini Ben Kildirayim

Her Şeyi Göze Almıştı!

Ayyaşin Sonu

Alabilirsen Al

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek