Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.747.434

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Tasavvuf Ehlini Sev Ve Kitaplarını Oku!

Şerîf el-İdrisî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Hazret-i Hasan soyundan olup, şerîflerdendir. 1614 (H.1023) senesinde Mağrib (Fas) beldelerinden Miknâset-üz-Zeytün denilen yerde doğdu. 1674 (H.1085) senesinde orada vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilsiz Dili

Osmanlı sarayında bizebân da denilen sağır-dilsiz görevliler bulunur, bunlar devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürlerdi. Sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilmesi ve yayılması tehlikesi ortadan kalkardı.Bunların anlaşmak için kendilerine mahsus işâretleri ve el hareketleri vardı ki, buna 'Dilsiz dili' denirdi. Bütün saray halkı bu dili öğrenmişti. Pâdişahın huzûrunda konuşmak ayıp sayıldığı için saraylılar bu dille anlaşırlar, hattâ başka zamanlarda bile bu dille birbirlerine hikâyeler anlatırlardı. Dilsiz dili sarayda neredeyse moda olmuştu. Sağır-dilsiz görevliler Tanzimat'ın ilânından sonra kurulan meclislerde ve Heyet-i Vükelâ denilen bakanlar kurulunda da kullanıldı. Devlet adamları bunlarla anlaşabilmek için dillerini öğrenmek zorundaydılar. Bunlar son derece hassas ve zeki kimselerdi. Hâfızaları çok güçlüydü. Şâhit oldukları tarihi olayları en ince teferruâtına kadar anlatırlar, tarihi şahsiyetleri kendilerine mahsus hareketleriyle karikatürize edebilirlerdi. Sözgelişi, sağ ellerini parmakları açık tuğ gibi başlarına götürdüklerinde pâdişahı, ellerini yumup baş parmağı 'birinci' der gibi dimdik yukarı kaldırdıklarında da sadrâzamı kasdettikleri anlaşılırdı. Günümüzde de bâzı toplantılarda sağır-dilsiz görevliler hizmet etmektedir.

Vehbi Tülek

Bulgar Pehlivani

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

"Bunlar bir vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi, Gel gör şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları? Yunus Emre"Onyedinci asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi Müfti ismiyle meşhur, Hocazade Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı. Çelebi'nin bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç kimsenin hasta ziyaretine ve cenazesine asla gitmezdi. Bir gün, evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç tereddüt etmeden, konağına bir duvarcı ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini söyledi. Usta, kapıya boydan boya duvar ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi: Şimdi git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp gömsünler. Bu oda da bir daha kullanılmasın. Hikmet-i İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed Efendi vebaya yakalanarak hayata veda etti

İzzet Paşa Ve Ömer RizÂî Efendi

Vehbi Tülek

İkinci Bayezid HÂn’in Tuğlasi

Vehbi Tülek

92 - Bunlar Bizi Allah Rizasi İçin Ziyarete Gelirler

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Bu Ecel Teridir

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kulum, Gönülden Zikrederse

İbn-i Ebi Zi'b hazretleri Tâbiin'den tanınmış bir hadis âlimidir. 80 (m. 699)'da doğup, 158 (m. 774)'de vefât etti. Medine-i münevverelidir. Burada fetvâ verirdi. İmâm-ı Mâlik'in çok yakın bir arkadaşı olup, birbirlerini çok severlerdi. Eserlerinde zikrettiği hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hanbeli Fıkıh âlimi Cabir Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Cabir bin Muhammed Harezmi, küçük yaşta kıraat dersleri almaya başladı. Memleketindeki birçok âlimden Kur'ân-ı kerim kıraatini ve fıkıh ilmini öğrendikten sonra Mısır'a gitti. Kahire'de birçok âlimden ders almaya devam etti. Bilhassa burada hadis ilmine çalıştı ve çok Hadis-i şerif ezberledi. Nihayet Kahire'deki Caviliyye Medresesi Başmüderrisliğine tayin edildi. Burada uzun seneler talebe yetiştirdi. Birçok büyük âlimin hocası oldu.

el Amân Ey Fahr-i âlem El Amân...

Vehbi Tülek

Yusuf Sicistânî

Vehbi Tülek

Yusuf Sicistâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. İran'da Sicistân'da doğdu. Bağdad'da zamanın fıkıh âlimlerinden ilim öğrendi. Anadolu Selçuklu Sultanının daveti üzerine Sivas'a geldi ve burada talebe yetiştirdi. 638 [m. 1240]'da Sivas'ta vefat etti. Münyetül-müfti kitabında buyuruyor ki:

Sabırla Kavuşulan Nimet...

Vehbi Tülek

Mahmûd Hulvî Efendi

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmiyle Meşgul Olanın Şerefi Artar

Vehbi Tülek

Nûreddîn Berîfkânî

Vehbi Tülek

Allah'tan Hayâ Etmek, Müminlerin Hazinesidir

Vehbi Tülek

“otuz Beş Yaş” Ve Cahit Sıtkı Tarancı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bunlar Şarapti

Bunlar Şarapti

Kâdı Yâkûb şöyle anlatır:

Birgün Şam'da bir mescidin kenarındaydım. Orada bir köprü vardı. Hava çok sıcaktı. Abdullah el-Yuneyni, abdest almak için dereye indi. O sırada bir nasrâni, şarap yüklü katırı ile köprüden geçiyordu. Katır bir ara ürktü ve yük yere yıkıldı. Çevrede başka kimse yoktu. Abdullah el-Yuneyni, yukarı çıkıp bana; "Yükü yüklemeye yardım et!" dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek