Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.809.569

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Şeytanın Binbir Hilesi Vardır, Aldanma Sakın!

Ebû Sâlih Belhî hazretleri Tâbiîn devrinin tanınmış, hadîs ve tefsîr âlimlerindendir. 670 (H.50) senesinde doğup, 752 (H.135) târihinde Eriha'da vefât etti. İbn-i Abbâs, Ebû Hüreyre, Ebüdderdâ, Enes bin Mâlik, Muaz bin Cebel (radıyallahü anhüm) ve daha başka sahâbeden hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Allah İçin Vurmuştum

Yavuz Sultan Selim Han Hazretleri Çaldıran Zaferini kazandıktan sonra ölüler arasında dolaşıyordu. Ölülerin içinde düşman askerlerinden birisinin kellesinin hiç zedelenmeden kesildiğini görüp merak etti. Ve yanında bulunan vezirlerine emrederek: - Bu kelleyi tek vuruşta kim kesti ise onu bulun bana getirin, dedi. Paşalar hemen asker içine dağıldılar ve bu yiğit askeri aramaya başladılar. Sora sora nihayet o asker bulundu ve Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerinin huzuruna getirildi. Yavuz, o askere: -Evladım bu başı böyle sen mi kestin? diye sordu. Meselenin ne olduğunu anlayamayan asker biraz durakladıktan sonra: - Ben kestim, Sultanım, dedi.

Vehbi Tülek

Benim Peygamberim Beni Kurtarir

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Osmanoğlunun Ölüsünden Böyle Kaçarsin

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Ulu CÂmi’nin Açilişi

Vehbi Tülek

106 - Sultan I. Mahmud'un Duasi

Vehbi Tülek

Hukukun Şeyhülislamiyim

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Vasiyeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Fakih Tâcî

Fakih Tâci rahmetullahi aleyh, Lübnan'da bulunan Ba'lebek şehrinde yetişmiş olan Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1072 (m. 1661) senesinde doğdu. 1114 (m. 1702) senesinde şehid oldu. Bir dersinde, Kıyâmet hallerini şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kerâmetler Menbaı Talhâ Bin Îsâ

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Talhâ bin Îsâ, gençliğini ilim öğrenmekle geçirdi. Çok kerâmetleri görüldü. Bereketli ve hikmetli sözleri çoktur. Her fırsatta Kur'ân-ı kerim okur, geceleri devamlı ibâdet ederdi. Allahü teâlâya olan aşk ve muhabbetinin çokluğu sebebiyle, mânevi hallere ve kerâmetlere kavuştu...

İlim, âlimlerin Ihtiyaç Malzemesidir

Vehbi Tülek

Emin Kimse Pek Kıymetlidir

Vehbi Tülek

Ebû Şâme Makdisi hazretleri Hadis, fıkıh, kelâm, târih, kırâat ve nahiv âlimidir. 599 (m. 1202)'de Kudüs'te doğdu. Kendi zamanında Şam'daki büyük âlimlerden ilim tahsil etti ve icazet alarak talebe yetirtirdi. 665 (m. 1267)'de Şam'da vefât etti. El-Mekâsid-üs-seniyye kitabında buyurdu ki:

İlmi Ile Amel Eden Bilmediğini Öğrenir

Vehbi Tülek

Resûlullah’ı Sevmek Saadet Vesilesidir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Kerîm Olduğu Için Affeder

Vehbi Tülek

Dağıstanlı Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Kuyumcunun Yaşadığı Acâib Bir Hâdise!

Vehbi Tülek

Ey Oğul! Amelin Güzel Edebin Ince Olsun!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Bizi Hatirlayin!

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Cünnetü'l-esmâ

Latif Bir Şikayet

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek