Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.950.633

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Eşeklerin Yardimi

Osmanlı ordusu 1645 senesinde Yusuf Paşa kumandasında Girit adasına asker çıkarmıştı. Bu adada çok miktarda eşek bulunuyordu. Sahile çıkan Osmanlı askeri, eşekleri toplayıp bütün eşyalarını bunlara yükleyerek, kuşatma altına aldıkları Hanya kalesine taşıdılar. Kaleyi savunan Venedikli general bunu işitince:

"Çok yazık, eğer eşeklerin Osmanlılara böyle yardım ettiklerini önceden bilseydim, Osmanlılar gelmeden önce hepsini öldürtürdüm" diye üzüntüsünü belirtti.

Vehbi Tülek

Pîrî Reis

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Bedeli Çanakkale’de

Vehbi Tülek

Askerlik vazifesi yaparken vatan uğrunda şehadet mertebesine ermek veya gazi olmak her Türk için tabii bir şeydir. Ancak bu 45 şehit ve 150 gazinin durumu başkadır. Zira bunların istisnasız hepsi (1909 ve 1914 Askeri Mükellefiyet Kanunu gereğince) askerlik vazifesinden ya muaf ya da maksureli (tecilli) tutulmuş gençlerdir. Bu iki kanun sultani mektepleri talebe ve mezunları askerlik vazifesinden " maksureli" ettiği gibi, Balkan Harbi sırasında mer'i olan 1909 kanunu da üstelik bütün İstanbul halkını askerlik vazifesinden azade kılmaktadır.Bu şehit ve gazilerin hepsi 17-22 yaşındayken ve bir kısmı henüz mektebin lise ve orta kısmında, bir kısmıysa mezun ve İstanbul Darülfünunu veya Avrupa üniversite lerinde tahsildeyken, birbir leriyle yarış edercesine askerlik şubelerine koşmuşlar ve gönüllü olarak askere yazılmışlardı. Hatta içlerinden Irak Cephesi'nde şehit düşen 646 Celal İbrahim seferberliğin ilanıyla beraber geceden gidip askerlik şubesinin kapısında sabahlamış ve " 1 Numaralı Gönüllü" yazılmak şerefini elde emiştir.

103 - Sultan Ii. Mustafa Ve Ulaş Zaferi

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Osmanli Topraği Olan Misir’in İşgali

Vehbi Tülek

15 - Akdeniz'de Türk Korsanlari

Vehbi Tülek

Kinali Kuzu

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Vehbi Tülek

Viyana MuhÂsarasi Ve Murad Giray HÂn’in İhÂneti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hakiki Yardımcı Allahü Teâlâdır

Ebü'l-Hasan ibn-i Nüceyye hazretleri hadis, tefsir ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 510 (m. 1116)'da Şam'da doğdu, 599 (m. 1202)'de Kâhire'de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Güneş, Ayakkabınıza Zarar Veriyor Efendim

Vehbi Tülek

Muhammed Hâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1798 (H.1213) senesinde, Hama ve Haleb arasında bulunan Hân-ı Şeyhûn'da doğdu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin önde gelen talebelerindendi. Ona hizmette en önde yer alırdı. Bir kuşluk vakti Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin huzûruna girmek için kapının önüne geldi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin ayakkabıları kapının önündeydi. İçeri girip; "Güneş ayakkabınıza zarar veriyor" dedi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi; "Git onu gölgeye bırak" buyurdu.

Mümin, Herkese Iyilikte Bulunur

Vehbi Tülek

Muhammed Bin İshak

Vehbi Tülek

Muhammed bin İshak hazretleri siyer âlimidir. 151 [m. 768] senesinde Bağdâd'da vefat etti. (Siret-i Resûl) kitabı meşhurdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

Hızır'ı Bir Görsem Derdin Fakat Bilsem Demezdin!

Vehbi Tülek

Muhammed El-hadramî

Vehbi Tülek

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

Vehbi Tülek

Kalbin Hayâtı!..

Vehbi Tülek

Sen Bizim Dînimizi Bırakmışsın Öyle Mi

Vehbi Tülek

Fıkıh âlimi İbn’ül-hatib

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Tüccarin Rüyasi

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Adalet Ve Tevazu

Her Şeyi Göze Almıştı!

SelÂmetle Gidip Gel

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek