Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.976.048

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Müminlerin Ruhları Cennette Kâfirlerinki Ise Cehennemdedir

Cihangirli Hasan Burhaneddin Efendi İstanbul evliyasındandır. Harput köylerinden Parcıh'ta doğdu. Bursa’ya giderek evliyadan Yakub Fanî hazretlerine intisab etti. İcazet alarak İstanbul’a gönderildi. Cihangir’de bir dergâh kurup, insanları irşad etti. 1074 (m. 1663)’de orada vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Ii. Mahmud Ve Süleyman Rüşdi Efendi

Süleymân Rüşdi Efendi, önce Karamullu köyünün efesi idi. Halk kendisinden çok korkardı. Daha sonra, Nâzilli'de Mehmed Zühdi Efendi'yi görüp, ona talebe oldu. Mehmed Zühdi Efendi' nin yanında kemâle eren Süleymân Rüşdi Efendi, çok yüksek mertebelere kavuştu. Efelik zamânında kullandığı bıçağını, palasını ve tüfeğini, oturduğu odanın duvarına astı. Kendisine bağlı efeleri de ona talebe oldular. Önceleri Mirzâde diye meşhûr idi. Sonra Rüşdi mahlasını aldı.

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

Musul'un Osmanli HÂkimiyetine Girmesi

Vehbi Tülek

Borcun VÂdesi

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Casus Herşeyi Görsün

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Fat0h Sultan Mehmed Han Ve Akbiyik Sultan

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Kale’î

Abdullah Kale'i (Kaleli) hazretleri kelam, fıkıh ve usûl âlimlerindendir. 760 (m. 1359) senesinde Şam kalesinde doğdu. 833 (m. 1430) senesinde Şam'da vefat etti. Kıymetli birçok eser yazdı. Menâru Sübül-il-Hüdâ isimli eserinde şöyle anlatmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

tek Üm­met Zeyd Bin Amr

Vehbi Tülek

Ebû Hü­rey­re "ra­dı­yal­la­hü anh" şöy­le ri­vâ­yet et­miş­tir: İs­râ­ilo­ğul­la­rı, mem­le­ket­le­ri Buh­tun­na­sâr ta­ra­fın­dan is­ti­lâ edi­lip ve zul­me uğ­ra­dık­la­rı için, ül­ke­yi terk et­ti­ler. Bun­lar ara­sın­da Hâ­rûn aley­his­se­lâ­mın ev­lâd­la­rın­dan bir grup, Tev­rât'ta Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın med­he­dil­di­ği­ni ve Onun Ara­bis­tan'da hur­ma ağaç­la­rı­nın çok ol­du­ğu bir yer­de bu­lu­na­ca­ğı­nı oku­du­lar. Bu se­bep­le Şâm'dan gi­dip Me­di­ne'ye yer­leş­ti­ler. Mu­ham­med aley­his­se­lâ­mın zu­hûr et­me­si­ni ve Onu gör­mek­le şe­ref­len­me­yi ümit­le bek­le­di­ler. Fe­kat ömür­le­ri yet­me­di. Ev­lâd­la­rı­na "Ona ka­vu­şur ve gö­rür­se­niz imân edi­niz!" di­ye va­si­yet et­ti­ler...

Kâinâtın Sırları Bana Baştan Sona Açıldı

Vehbi Tülek

Ebül-hayr Fârûkî

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hayr Fârûki hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerindendir. 1856 (H.1272) senesinde Delhi'de doğdu. Dedesi, büyük âlim Abdullah-ı Dehlevi'nin halifesi Ahmed Said-i Fârûki'dir. Küçük yaşta Mekke ve Medine'ye giderek buralarda ilim tahsilini tamamladı ve tekrar Delhi'ye döndü...

Hayrünnessâc

Vehbi Tülek

Mâlikî Fıkıh âlimi Ziyâeddîn Halîl Cündî

Vehbi Tülek

“reîsü’l-ulemâ” Ebû Hafs-ı Kebîr

Vehbi Tülek

Kimse Rızkını Yiyip Bitirmeden Ölmez

Vehbi Tülek

Evliyânın Sohbetinde Öyle Bir Tesir Olur Ki!

Vehbi Tülek

Hazreti Ebû Bekr'in Habîbullah Aşkı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hayat Kurtaran Yalan

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Kadin Akli

Şikayet

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek