Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.549.089

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bidat Sahibi, Dîne Muhalefet Ve Düşmanlık Yapmaktadır!

Hasen bin Muhammed Hüseynî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Nesebi, hazret-i Hüseyn’e dayanmaktadır. 767 (m. 1365)’de Kâhire’de doğdu. 866 (m. 1461)’de vefât etti. “Nüzhet-ül-Kassâd” isimli eserinde şöyle yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Alin Terinde Bereket Vardir

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Haziran 1680'de vezir olan Fâzıl Mustafa Paşa, 1683'te Niğbolu sancağı da verilmek sûretiyle Silistre (Özü) vâlisi ve Lehistan serdarı oldu. Lâkin veziriâzam Kara Mustafa Paşanın katli üzerine bu da gözden düşerek aynı yıl serdarlıktan azlolunup, emekli edildi. Kendisine Azaz ve Kilis sancakları arpalık olarak verildi. 1684 sonlarında Sakız muhâfızlığına gönderilen Mustafa Paşa, 1686'da Boğaz muhâfızı olup, kapıkulu ocaklarının cephede isyânı ve İstanbul'a hareketleri sırasında sadâret kaymakamlığıyle İstanbul'a dâvet olundu (1687). Bu sırada pâdi şah bulunan Sultan Dördüncü Mehmed Hana karşı orduda bir isyan hareketi meydana gelmişti. Bu isyan ateşinin önüne geçilemediğinden, ordu daha İstanbul a girmeden alınan tedbirlerle Dördüncü Mehmed Han hal edilip yerine kardeşi İkinci Süleymân Han pâdişah yapıldı.

Osmanlilarda Silah Kullanma Sanati

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Ne Oldum Dememeli

Vehbi Tülek

Abdestsiz Nöbet Tutmam

Vehbi Tülek

Alman İmparatorunun İstanbul Ziyareti

Vehbi Tülek

Ii. MurÂd Han Ve İstanbul Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bana Bir Tüfek Verin

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sana Söz Getiren Senden De Götürür

İbn-ül-Hanbeli hazretleri Hanbeli âlimlerindendir. 536 (m. 1142) senesinde Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Günâhlarını Küçük Görmekten Sakın!

Vehbi Tülek

Şeyhülislâm Abdullah-i Ensârî hazretleri Hanbelî mezhebinin büyük âlimlerindendir. 396 (m. 1006) senesinde, Afganistan’da Herât’ta doğdu. 481 (m. 1185) senesinde orada vefât etti. Zamanındaki birçok âlimden ilim öğrendi. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Papazlar, Verecek Cevap Bulamadılar

Vehbi Tülek

Yaşayan Maşuktur, âşık Bir Ölüdür

Vehbi Tülek

Es'ad Gâlib Dede Mevlevî büyüklerindendir. İsmi Mehmed'dir. Es'ad ve Gâlib lakaplarıyla tanınmıştır. 1757 (H.1171) senesinde İstanbul'da doğdu. Tahsilini tamamladıktan sonra bir müddet Dîvân-ı Hümâyûn kalemlerinden birinde çalıştı. 1784 senesinde Konya'da bir müddet Mevlânâ Dergâhında kaldı. Seyyid Ebû Bekir Dede'ye talebe olup, Mevlevî yolunda yetişmek için çalıştı. Sonra İstanbul'da Yenikapı Mevlevîhânesinde tasavvuftaki çalışmalarını tamamlayıp Mevlevî yolunda yetişti. Seyyid Ali Nutkî Dede Efendiden hilâfet alıp, Galata Mevlevîhânesinde şeyh olarak vazîfelendirildi ve ömrünün sonuna kadar bu hizmeti yürüttü. Sultan Üçüncü Selîm Han ile de dost olup, saraya sık sık gidip sohbet ederlerdi. 1799 (H.1213) senesinde İstanbul'da vefât etti. Sohbetlerinde Mesnevi’den anlatırdı. Bir sohbetinde şöyle anlattı:

kavmime Hidâyet Ver Yâ Rabbî!..

Vehbi Tülek

Komşunuzun Bir Şeye Ihtiyacı Varsa Verin

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Şerîfzâde Seyyid Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

“hünkâr Şeyhi” Vânî Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Nasihat Vermek Kolay Kabul Etmek Güçtür

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arafatta Görüşürüz

Arafatta Görüşürüz

Sultan III. Mustafa zamanında İstanbul'da yaşamış olan evliyanın büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendinin meşhûr talebelerinden Karabâşi Hacı Sâdık Efendi şöyle anlattı: Hacca giderken, korkulu ve kimsesiz yerlerde, Abdülehad Efendiyi bizzat bu gözlerim ile görürdüm. Kendi kendime, ona olan fazla sevgimden dolayı onu gördüğümü, bir hayal olduğu nu düşündüm. Fakat Mekke-i mükerremeye vardığımda, tavâf ederken hocamı yanımda gördüm. Hattâ bana selâm verdi. Ben de elini öptüm. Sonra kayboldu. Ben tavâfımı bitirdiğimde, hocam Makâm-ı İbrâhim denilen yerden ayrılıyordu. Bana; "Ey Sâdık Dede! Arafat'ta görüşürüz." deyip tekrar kayboldu. Arafat'ta, hocam Abdülehad Efendi ile birlikte vakfeye durduk. Sonra bana vedâ ederek ayrıldı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

9 Evi Dolaşan Kelle

Örümcek Ağı

Anzakli Ömer

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Adam Olmazsan

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek