Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.892

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli'da Ahlak

Osmanlılarda İslam ahlâkı hakimdi. Umumi kaideler dahil, herkes, İslam ahlâkına ve örfe uymak zorundaydı. Vatanseverlik, vakar, büyüğe hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve hoşgörü, namus, temizlik, hayvan ve bitki sevgisi, his, kıymet ve idealleri başlığı altında toplanabilen ahlâk ölçülerine titizlikle riayet edilirdi. Güzel ahlâk ve bu değer ölçüleri sayesinde, Türk toprakları emniyet ve huzur içindeydi ve kardeşlik havası hakimdi. II. Abdülhamid Han zamanında Osmanlı ülkesinde bulunan Edmondo da Amicis, Constantinopoli adlı eserinde:"Paşasından sokak satıcısına kadar istisnasız her Türkte vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır. Hepsi, derece farkları olmasına rağmen, aynı terbiyeyle yetişmişlerdir. Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul'da bir başka tabakanın olduğu belli değildir... İstanbul'un Türk halkı, Avrupa'nın en nazik ve kibar cemaatidir. En ıssız sokaklarda bile, bir yabancı için küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur. Namaz kılınırken bile bir Hristiyan camiye girip, Müslüman ibadetini seyredebilir. Size bakmazlar bile, küstahça bir bakış değil, sizinle ilgilenen mütecessis bir nazar dahi göremezsiniz. Kahkaha ve kadın sesi duyamazsınız. Fuhuşla ilgili en küçük bir olaya şahit olmak imkân dışıdır. Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkânı lüzumundan fazla işgal etmek, ayıp sayılır..." demektedir.

Vehbi Tülek

Bu İtibar Sadece İlme Mi?

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Birinci Kosova savaşı ile büyük bir hezimete uğrayan haçlılar, bunun acısını çıkarmak için yedi yıl boyunca uğraşarak büyük bir ordu daha kurdular ve 1396 yılı yaz aylarında Macaristan'dan yola çıkan kalabalık haçlı ordusu 9 Eylül günü Tuna boyunda ki Niğbolu kalesi önlerine geldi. Sayıları öyle çoktu ki, ordugâhlarında, "Gök yıkılsa mızraklarımızla tutarız" sözleri işitiliyordu. Fransız, İngiliz, İskoç, Alman, Avusturya, Venedik, Ulah gibi Avrupa'nın en kuvvetli devletlerinin asilzadeleri kumandasındaki bu son derece kalabalık ordu, bu sefer Osmanlıları mağlup edip, kesin olarak Balkanlardan atacaklarından gayet emin görünüyorlardı. Niğbolu kalesi kumandanı Doğan Bey, yanındaki üç bin askerle, ikiyüz bin kişilik orduya karşı nasıl başedeceğini düşünüyor ve çareler arıyordu. Bu sırada Fransız birliklerinin kumandanı Mareşal Busiko kaleye bir elçi göndererek teslim olmalarını istedi ve,

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Elçimizin Devlet Ve Tuvalet Dersi

Vehbi Tülek

90 - Sultan Ii. Bayezid'in Mora Seferi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Önce İmam, Sonra Mahkeme

Vehbi Tülek

Broken Hill Savaşi

Vehbi Tülek

Gel Beru Topal Zorbabaşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah Bin Revâhâ (radıyallahü Anh)

Hicretin sekizinci senesi Cemaziyelevvelinde, Mûte Gazâsı vuku buldu. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) 3000 kişiden müteşekkil bir kuvvet hazırlamış onu Zeyd bin Hârise'nin kumandasına vermişti.
Resûlullah efendimiz, mescidinde öğle namazını kıldırdıktan sonra oturdu. Eshâb-ı kirâm da oturdular. Peygamber efendimiz:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Dahlân

Vehbi Tülek

Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlân, Mekke'nin müftisi ve reis-ül-ulemâsı ve Şâfi'i şeyh-ul-hutebâsı idi. 1231 [m. 1816] de Mekke'de tevellüd, 1304 [m. 1886] senesinde Medine'de vefât etti. Birçok eseri olup (Hulâsa-tül-kelâm fi beyân-i umerâ-i beled-il-harâm), (Firredd-i alel-vehhâbiyye-ti-etbâ-ı mezheb-i İbni Teymiyye) ve (Ed-Dürer-üs-seniyye firredd-i alel-vehhâbiyye) kitâblarında Vehhâbilerin, yanlış yolda olduklarını âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle göstermekdedir. "Hülâsat-ül-kelâm"da, şöyle demektedir:

İmân Ve Itikâd Hakkında...

Vehbi Tülek

Rükneddin Kirmânî

Vehbi Tülek

Rükneddin Kirmâni hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 565 [m. 1169] senesinde İran'daki Kirmân'da vefât etti. "Cevâhir-ül-fetâvâ"sı meşhûrdur. Bu kitabında buyuruyor ki:

İbn-i Münâvî

Vehbi Tülek

Kâmil Ve Mükemmil Muhammed Masûm

Vehbi Tülek

Anasına Babasına âsi Olan Melundur

Vehbi Tülek

İslam Dini Geçmiş Dinlerin Süzülmüş Kaymağı Gibidir

Vehbi Tülek

Sâlih Insanların Kabri!..

Vehbi Tülek

Mücîrüddîn Abdurrahmân Uleymi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Salavat-ı Şerifin Bereketi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Devr-i Saadet'te bir Yahûdi, bir Müslüman'a iftira ederek Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) şikâyette bulundu:
-Bu adam benim devemi çaldı. Bu deve benimdir, işte şahidlerim, diyerek iki de münâfıklardan yalancı şahid gösterdi.
Gerekli inceleme yapıldı, durum Müslüman'ın aleyhine tecelli ederek devenin Yahûdi'nin olduğuna hükmolundu ve deve Müslüman'dan alınarak Yahûdi'ye teslim edildi. Bununla kalsa iyi. Hırsızlık yaptığı için o Müslüman'ın ayrıca eli de kesilecekti. O sahabi ellerini açarak:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Yirmi Saniyede

A'meş Ve Hanımı

Evliyalar Ölmez İmiş

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek