Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.134.599

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Sabırlı Olmayan Kimseye Işlerinde Selâmet Yoktur

Hâce Şeybânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. İmâm-ı A'zam hazretlerinin en yüksek talebelerinden olan İmâm-ı Muhammed Şeybânî'nin soyundandır. Hindistan'ın Nârnûl beldesinde doğdu. Küçük yaşta ilim tahsîline başlayarak Hâce Hüseyin Nâgûrî'nin talebesi oldu. Zâhirî ve bâtınî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca başka âlimlerin de sohbetlerinde bulundu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra, Ecmîr'e yerleşti. 1521 (H.927) senesinde Nâgûr’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İsterse Sirtimdan Geçsin

Dünyada ilk demiryolu 1830'da İngiltere'de Liverpol-Mancester arasında yapılmıştır. Osmanlı Devleti'nde ise 1851'de Kâhire-İskenderun, 1856-60 Köstence-Çernova, 1856-66 İzmir-Aydın, sıra ile; Dedeağaç-Manastır, Haydarpaşa-Ankara, Mudanya-Bursa, Eskişehir-Konya, Adana-Halep-Şam-Kudüs, Adana-Bağdat, Hamidiye-Hicaz... demiryolları yapılmıştır. O zaman dünyada en uzun demiryolu 8334 km ile Osmanlı Devleti'ndeydi. Bugünkü sınırlarımız içinde 4138 km'si kalmıştır.1870'de Avrupa şehirlerini İstanbul'a bağlayacak 1274 km'lik demiryolu yapılmaya başlanır. İlk etapta 15 km'lik Yedikule-Küçükçekmece arası bitmiş ve tren çalışmaya başlamıştır. Fakat, Yedikule'nin şehre uzak olmasından Demiryolu'nu yapan şirket Sirkeci'nin ilk istasyon olmasını ister. Yolun Topkapı Sarayı içinden geçmesi gerekmektedir. Sarayda bulunan bâzı köşk ve bahçelerin yıkılması lâzımdır. Kurulan komisyon bir karar alamaz ve iş Pâdişah Sultan Abdülaziz Hân'a intikal eder. Osmanlı Pâdişahlarının bütün teknolojik gelişmeler için takındığı tavır, verdiği şu ibretli cevaptan anlaşılır: "Memleketime demiryolu yapılsın da, isterse sırtımdan geçsin, râzıyım."

Vehbi Tülek

Diş Kirasi Rekoru

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Adülhamid Suikasti

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han devri. Ricâl-i Devlet-i Aliyyeden bir beyzadenin konağında iftar daveti var. Kibar ve ricalden davet edileceklere rütbelerine, mevki ve hassasiyetlerine göre davetiyeler yazıldı ve yollandı. Bunlar, pek ziyade arifane kaleme alınırlardı. Bunların yazılarına sarfolunan emek dolayısıyle iftar davetlerinin neza ket dereceleri anlaşılabilir. İftar sofrası selamlıkta kurulmuştu. Ama bütün levazımat haremden veriliyordu. Hatta iftariye tepsisi de. Harem kileri tepsiyi saat 11.30'da tanzime başlamıştı. Evvela on iki kişilik büyük değirmi, yaldızlı sini geldi. Önce, Bursa bezinden kalem işlemeli sofra örtüsü yere yayıldı. Sonra da altı bacak denilen sofra iskemlesi açılıp sini bunun üzerine oturtuldu. Bu sininin etrafına on iki tane de tekerlek denilen yer şilteleri dizildi. Her şilte karşısına Karamürsel bezinden küçük havlularla, küçük tabaklar içinde el, ağız silmeye mahsus sabunlu el bezleri kondu.

İngiliz Elçisinin Sultan Abdülhamid’e Hayranliği

Vehbi Tülek

Bir Yüz Karasi

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Hazar Kanali Projesi

Vehbi Tülek

İngiliz Elçisi Sir Flip Küri’nin Pişmanlığı!

Vehbi Tülek

Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennemin Hembeb Vâdisi!

Atâ bin Ebû Rebâh hazretleri, Tâbiinin büyüklerindendir. Fıkıh ve hadis ilminde büyük âlimdir. 647 (H.27) senesinde Yemen'de doğdu. 732 (H.114) senesinde Mekke'de vefât etti. Mekke'de Eshâb-ı kirâmın sohbetleriyle yetişti. Zamânında Mekke-i mükerremenin en büyük hadis âlimiydi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İlim, âlimlerin Ihtiyaç Malzemesidir

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Kilâi hazretleri evliyadan olup hadis ve fıkıh âlimidir. Yemen'de Cünd şehrinde doğdu. Meşhur âlimlerin derslerine devam etti. Fıkıh ilminde üstün bir dereceye yükseldi. Âlim olduğu kadar âbid ve zâhid bir zât idi. 1067 (H.460) senesinde orada vefât etti. Buyurdu ki:

Evzâî Hazretleri

Vehbi Tülek

ser Veririz Ama Sır Vermeyiz!..

Vehbi Tülek

Yıl 1528... Muhteşem Süleyman, Alman İmparatorluğunun taht merkezi Viyana kapılarındadır. Avrupa'nın titreme, Osmanlı'nın ihtişam devrindeyiz. Viyana çevresinde yapılan muharebelerden birinde, 5 Türk askeri Almanlarca pusuya düşürülüp esir alınır. Az geçince de Viyana kumandanının önüne çıkarılır ve sorgulama başlar:
"Hangi paşanın askerlerisiniz?"
"Kaç bin askeriniz var?"
"Kaç topa sahipsiniz?.."

Ebû Bekr-i Dükkî

Vehbi Tülek

Ebü’l-hattâb El-bağdâdî

Vehbi Tülek

Beni Faydasız Ilimden Koru Ya Rabbî!

Vehbi Tülek

Dil Ve Kulak, Kalbin Anahtarıdır

Vehbi Tülek

Debbağzâde Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Bütün Emirlerde Kolaylık Vardır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Üç Kandil

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Arkadaşlarımı Korumak Için

Sonunda Orta Yolu Buldular

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

At Hirsizi

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek