Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.580.319

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalbin Hasta Olmasının Dört Alâmeti Vardır

Ebü'l-Fadl Abbâs hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. Evliyâdan Ebû Bekr Hafîd'in torunudur. 900 (H. 288) senesinde vefât etti. Zünnûn-i Mısrî ve Bâyezîd-i Bistâmî hazretleriyle sohbet etmiştir. Hadîs-i şerîf öğrenmek için memleketleri gezerdi. Evliyânın meşhûrlarından ve Şam'ın güzel kokulu çiçeği diye meşhur Ahmed bin Ebi'l-Havârî hazretlerinden hadîs-i şerîf okudu. Gündüzleri oruç tutar, geceleri çok namaz kılardı. İnsanlara doğru yolu gösterir, İslâmiyetin emirlerine sıkı sarılmaları için gayret sarfederdi. Vaaz ve nasîhatlar ederdi. Bu sebeple "El-Vâiz" lakabıyla meşhûr oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Hattat Muhammed Râsim Efendi anlatır; "Cennetmekân Üçüncü Ahmed Hânın vefâtından sonra, şöyle bir rüyâ gördüm. Geniş bir sahrada orduyu hümâyûn kurulmuştu. Bir tepe üzerinde de sultanlara mahsûs bir çadır, çadırın etrafında ise büyük bir kalabalık vardı. Kalabalıktan bir kişiye yaklaşıp; "Bu ordunun kumandanı kimdir?" diye sordum. O da; "Âhir zaman Peygamberi Muhammed aleyhisselâmdır." dedi. Cehennem'e götürülecek bâzı kimseler bu büyük çadıra götürülüyor, buradan şefâat edilirse Cehennem'den kurtuluyordu. Yine Birisine; "Peygamber efendimiz nerede bulunuyor?" diye sorduğumda; "Tepedeki büyük çadırda" dedi. Hemen çadırın yanına koştum. Çadırın kapısına vardığımda, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerini çadırın kapısında gördüm. Şefâat istiyenleri çadırın içine götürüp, getiriyordu. Çok şaşırdım. Biz bu zâtı anlayamamışız diye çok üzüldüm. O anda elleri bağlı birini çadırın kapısına doğru getirdiklerini gördüm. "Bu kimdir?" diye sorduğumda, Sultan Ahmed'dir dediler. Sonra çadıra yaklaşıp, Mehmed Emin Tokâdi hazretlerine teslim ettiler. O da önüne düşüp çadırın içine girdiler. İçeride Peygamber efendimiz kendisine iltifât buyurdu. Çadırdan çıktıklarında Mehmed Emin Tokâdi hazretleri; "Şefâat buyurulup affolundun, müjde olsun!" diye bağırdı. Dışarda sultanlara mahsus süslü bir at duruyordu. Mehmed Emin Tokâdi hazretleri, sultânı tâzim ve hürmetle çadırdan çıkarıp, bekleyen süslü ata bindirdi. Etraftakilerin tebrikleri arasında, süratle oradan uzaklaştı.

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Bir gün Sultan Ahmed Han, mürşidini ziyâret için Üsküdar'a gelmişti. Çarşıdan geçerken, Hüdâyi hazretlerinin alış-veriş ettiğini gördü. Genç Hünkâr bu esnâda attaydı. Derhal atından indi, hocasının elini öptü ve atına binmesi için ricâ etti. Bir müddetHüdâyi hazretleri at sırtında önde ve Pâdişâh da yaya olarak ardınca yürüdüler. Kısa bir süre sonra Mahmûd Hüdâyi dünyâyı titreten koca bir pâdişâhın, arkasında yaya yürümesine râzı olmadı ve; "Sultanım! Sırf hocam Muhammed Üftâde hazretlerinin duâsı ve emri yerine gelsin diye bindim. Çünkü o; "Pâdişâhlar rikâbında yürüsün." diye duâ etmişti." buyurarak atından indi. Ata tekrar Sultan Ahmed Hanı bindirdi.Sultan Ahmed Hanın bu hâdiseden sonra aşağıdaki beytleri söylediği belirtilir:

"Varımı ben Hakka verdim, gayrı vârım kalmadı. / Cümlesinden el çekip pes dü cihânım kalmadı. / Çünkü hubbullah erişti, çekti beni kendine, / Açtı gönlüm gözünü, gayri gümânım kalmadı. / Evliyânın himmeti, yaktı beni kül eyledi, / Sâfiyim, buldum safâyı dü cihânım kalmadı. / Ahmedi der, "Yâ ilâhi! Sana şükrüm çok-durur",

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Yeniçeri Ocağinin Kaldirilmasi

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahımın Bir Anlık Lezzetine Aldandım

Yâkubzâde Mehmed Efendi Halveti şeyhlerindendir. Bursa'nın Karaağaç Mahallesinde doğ­du. Aynı mahalledeki Halveti Tekkesi şey­hi Yâkub Efendi'nin oğludur. Babasının ya­nında sülûkunu tamamladı ve ondan ica­zetname aldı, vefatından sonra babasının yerine tekke şeyhi oldu ve talebe yetiştirdi. 1077 (m. 1666)'de Bursa'da vefat etti. "Tarikatnâme-i Halvetiyye" adlı bir eserinde şunları yazmaktadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr Hazretleri

Vehbi Tülek

Hamdûn Kassâr evliyânın büyüklerinden olup, veciz sözleri, tatlı ve tesirlidir. 884 (H.271)'te Nişâbûr'da vefât edip, Hire ismindeki kabristanda defnolundu.
Bu mübarek zat, buyurdu ki:
"Geçmiş büyüklerin ahlâk ve yaşayışlarını inceleyen, kendi kusurlarını anlar ve büyüklerden geri kalma sebeplerini öğrenir. Eshâb-ı kirâmın, Selef-i sâlihinin, velilerin hayat hikâyelerini okumak, iyi huylu olmaya sebeb olur."

Cennetten Ümitli Ol Cehennemden Kork

Vehbi Tülek

Harputlu Ömer Nâimî Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Ömer Nâimi Efendi, Harput'un büyük velilerindendir. Hacı Ahmed Efendinin büyük oğlu olup, 1801 (H.1216) senesinde Harput'ta doğdu. "Kaside-i Bürde Şârihi" nâmıyla meşhur oldu. İlk tahsiline babasının yanında başladı. Sonra Antep'e hicret etti. Yeniçeri isyânları sırasında Kayseri'ye gitti. Kayseri'de ilim öğrendikten sonra icâzet, diploma alarak memleketine döndü...

Meyân Mîr Hazretleri

Vehbi Tülek

Nefis, Hep Kötülük Yapmak Ister

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Âlim Manifaturacı “demir Hoca”

Vehbi Tülek

İsmail Cebertî

Vehbi Tülek

Büyük Fıkıh âlimi Mekhûl Eş-şâmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Abbasi halifelerinin beþincisi Harun Reþid, sarayının bahçesindeki bir gül fidanını çok beðenir. Yapraðı, kokusu, görünüþüyle dikkatini çeken gülü özel bakıma alması için bahçıvana emir verir.

Bahçıvan üzerine titremeye baþlar gülün. Ne var ki, sakınan göze çöp batar derler ya. Aynen öyle olur. Bir sabah bahçıvan gelip bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kadar yaprak varsa hepsini gagalayarak yere düþürmüþ. Tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Korku içinde koþar halifeye:

- Sultanım der, üzerine titrediðimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüþ, tek yaprak bırakmamıþ gülün baþında... Harun Reþid, telaþ etmeden cevap verir:

- Üzülme efendi üzülme, der. Bülbülün yaptıðı yanına kalmaz!.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Padişah Ve At

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bana Delil Getir

Adam Olmazsan

Ölüyü Diriltemem

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek