Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.616.410

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Bağdad Gibi Yüz Kaleye Değerdin

Sultan IV. Murad 1638 senesi Ekim ayında, daha önceden İran'ın işgal ettiği Bağdad kalesini muhasara etti. Bir gün Dicle kenarında iken:

"Bağdad'ı fethetmeden İmam-ı Azam hazretlerinin türbesini ziyaret etmekten utanırım" diyordu. Her akşam siperleri geziyor ve askerin moralini takviye ediyordu. Hendekler dolmuş, kale duvarları birçok yerden yıkılmış olup yürüyüş zamanı geldiği halde yapılmıyordu. Muhasaranın 37.ci günü Vezir-i Azamı huzuruna çağırıp niçin nihai hücum yürüyüşünün yapılmadığını sordu. Vezir-i Azam:

"Padişahım sabroluna. Sonunda şehir fetholunacak, yürüyüşe zaman vardır. Askeri acele ile kırdırmayalım" dedi. Padişah:

"Senin namın, dilaverliğin ve şecaatin bu mudur? Tehirin manası nedir?" diye sorunca Vezir-i Azzam:

"Ben canımı padişaha feda etmişim. Tayyar kulunuz ölmekle bir şey olmaz. Allahü Teâlâ kaleyi bize ihsan eylesin" dedi ve ertesi gün kaleye hücuma kalkışıldı. Bazı kuleler ele geçirilerek bayrak dikildi. Tayyar Mehmed Paşa, elinde kılıç, yakınındaki bir kuleye hücum eden askerleriyle birlikte savaşıyordu. Kale düşmek üzereydi. O anda bir tüfek kurşunu gelip Vezir-i Azam Tayyar Mehmed Paşa'nın alnına isabet etti ve oracıkta şehid düştü. Padişah bu hadiseyi duyunca çok üzüldü ve:

"Ah Tayyar!... Bağdad gibi yüz kaleye değerdin" dedi.

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Nesilleri HelÂk Olurdu

Vehbi Tülek

Sen Kim, Bu Evi Yapmak Kim

Vehbi Tülek

Zaman zaman tebdil-i kıyafet yaparak halkın arasına karışan Sultan II. Mahmud'un yolu, bir gün bir köye düşer. Burada tatlı dilli bir ihtiyara rastlar. Bununla ahbablığı epeyce ilerlettik ten sonra adama, İstanbul'a gelirse "Mahmud Ağa" diyerek kendisini aramasını ister. Gel zaman git zaman adam İstanbul'a gelir ve "Mahmud Ağa" isimli ahbabını ararken, saray adam ları tarafından farkedilerek alınır ve padişahın huzuruna götürülür. Birlikte yemek yerlerken, gözleri büyük bir şaşkınlıkla sarayı incelemektedir. Padişaha:

-Bu evi sen mi yaptın, yoksa babandan mı kaldı Mahmud Ağa! Diye sorar. Padişah:-Babamdan kaldı... der. Bunun üzerine adm:-Boşuna sordum. Sen kim, bu evi yapmak kim! Der.

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Fatih Ve Hocazade

Vehbi Tülek

61 - Damat İbrahim Paşa'nin Kanuni'ye Cevabi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Murad Ve Molla Fenari

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Vatikan’da Bir Osmanli Şehzadesi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Şeyh Selâhaddîn Zerkub Konevi

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, bir gün Konya'nın Kuyumcular Çarşısından geçerken, bir dükkândan gelen çekiç seslerinden çok etkilendi. Her çekicin vuruluşunda çıkan sesin, "Allah!.." dediğini müşâhede etti. Bu sesler, eşi bulunmaz bir haz ve dükkânın sâhibine karşı kalbinde büyük bir muhabbet hâsıl etti. Kapının önünden Mevlânâ hazretlerinin geçmekte olduğunu gören kuyumcu Selâhaddin ve çırakları, onu hürmetle selâmladılar...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Şeyh Abdullah el-Acemi rahmetullahi aleyh, evliyânın büyüklerindendir. Haleb civârında ikâmet ederdi. Üstün hâller ve kerâmetler sâhibi bir zâttı. 1242 (H. 640) senesinde vefât etti. Menkıbelerinden bâzıları şöyle nakledilmiştir:

Peygamber Efendimiz Üç Türlü Ilaç Kullanırdı

Vehbi Tülek

Abdülhâlık Goncdüvânî

Vehbi Tülek

Malatyalı Abdülcemil hazretleri, Hızır aleyhisselâm ile görüşüp sohbet ederlerdi. Bir gün Hızır aleyhisselâm kendisine:
-Ey Abdülcemil! Senin sâlih bir erkek evlâdın olacak. İsmini Abdülhâlık koyarsın, buyurdu.
Abdülcemil bu konuşmadan kısa bir zaman sonra Buhârâ'ya göçtü ve Goncdüvân kasabasına yerleşti. Çok geçmeden Hızır aleyhisselâmın buyurduğu gibi bir erkek evlâda sâhib oldu. İsmini Abdülhâlık koydu...

Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

İmanın Hakikatine Ermek

Vehbi Tülek

Abdullah El-harrâz

Vehbi Tülek

Halvette Şöhret Vardır, Şöhret Ise âfettir!

Vehbi Tülek

Komşuya Iyilik Etmek Hakkında

Vehbi Tülek

Dünyâya, Allahü Teâlâya Kulluk Için Geldik

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sakin Kalyona Binme

Sakin Kalyona Binme

Sultan III. Mehmed Han zamanında Halvetiye yolunun büyüklerinden Abdülehad Nuri Efendiye bağlı en samimi talebelerinden olan Hassa-ı Hümâyûndan Gürcübaşı Mûsâ Ağa şöyle anlattı: Abdülehad Efendi hiç sebep yokken ve bir münâsebet de geçmeden bana; "Mûsâ Ağa! Mısır'dan dönüşte, kalyona binmeyip, sayıkaya veya firkateyne bininiz." buyurdu. Buna çok taaccüb ettim. Çünkü, Mısır'a gitmek hiç hatırımdan geçmemişti. Fakat Abdülehad Efendinin bunu söylemekten bir murâdları olmalı deyip, merakla bekliyordum. Bu sözün mânâsını bir türlü anlayamıyordum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Allah’a Firar Et

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Her Şeyi Göze Almıştı!

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Helvaci Çocuk

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek