Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.667.484

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder

Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Prut Harbi

Rus çarlarından Birinci Petro(1682-1725), İsveç kralının Lehistan'da harp etmesinden faydalanarak, 1702 yılında ilk defâ Fin Körfezine çıkarak Petersburg (Leningrad) şehrinin bulun duğu kıyıyı, zaptetti. 1703'te bu kıyıda Deli Petro'nun adı ile Petersburg diye anılan şehir kurulmaya başlandı. Lehistan Seferini bitirdikten sonra, Rusya'ya harp ilân eden İsveç Kralı Demir baş lakaplı XII. Şarl (1697-1718), 1709'da Poltava Muhârebesinde yenilince, ric'at yolu kesil miş olduğundan maiyetiyle berâber Osmanlı topraklarına en yakın olan Bender Kalesine sığındı. XII. Şarl'ı tâkip eden Çar Petro'nun ordusu da Osmanlı sınırını geçerek tahribâtta bulundu.Gerek bu tecâvüze karşılık vermek, gerekse İsveç Kralının Bender Kalesinden İstanbul'a gönderdiği yardım dileyen mektupları ve Rusya'nın emellerine set çekmek için Sultan Ahmed Han, Rusya'ya sefer açtırdı. Veziriâzam Baltacı Mehmed Paşa, sefere Serdâr-ı ekrem (Başkumandan) tâyin edildi. Yüz bin kişilik Osmanlı ordusu, 9 Nisan 1711'de sefere çıktı. Osmanlı donanması da üç yüz altmış gemiyle Karadeniz'e açılarak, Azak Denizindeki Rus donanmasını imhâ ve Azak Kalesini zaptetmek vazifesiyle denizden sefere katıldı. Osmanlı ordusu, Prut adındaki Kıpçak boyunun adını taşıyan Prut Nehri kıyısında Rus ordusuyla karşılaştı. Çar Deli Petro kumandasındaki Rus ordusunun mevcudu altmış bin kadardı.

Vehbi Tülek

Eğri Fatihi Iii. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Napolyon Ve Sultan Iii. Selim

Vehbi Tülek

Kanaat, Ama Neden Sonra?

Vehbi Tülek

Adamın biri Sadrazam Koca Râgıp Paşa'ya bir arzuhal vermiş; fakirliğinden bahisle, ihsanda bulunmasını istemişti. Râgıp Paşa, arzuhalin altına; "el-Kanâatü kenzün, lâ yefnâ: (Kanaat tükenmez bir hazinedir)" ibaresini yazarak, adama geri verdi. Arzuhalin sahibi, âlim ve nüktedân biriydi. O da ibârenin altına; "Bâ'de'l-ekli ve'ş-şürbi ve's-süknâ: (Yeme, içme ve barınaktan sonra)" cümlesini yazıp arzuhali Râgıp Paşa'ya tekrar takdim etti.Paşa, adamın bu hakimâne ve nüktedân hâlini takdir ederek, isteğinin yerine getirilmesi için emir verdi

Osman Gazi’nin Rüyasi

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Edirne’yi Müslümanlara Tekrar İhsan Edecek

Vehbi Tülek

Üç Ahbab Çavuşlar

Vehbi Tülek

Emirsultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

70 - Bana Kanuna Uymaz İşler Getirmeyin

Vehbi Tülek

89 - Rüyanin Tabiri Budur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Evliyâyı Vesîle Ederek Duâ Etmek

Hüsâmeddin Hüseyin Efendi Fâtih Sultan Mehmed zamanında yaşamış âlimlerden olup aslen İran'ın Tebriz şehrindendir. 880 (m. 1475)'de Edirne'de vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

Abdurrahmân Ebü'l-Vefâ hazretleri, on sekizinci yüzyıl Irak velilerinden olup, Osman et-Tavili hazretlerinin ikinci oğludur. 1837 (H.1253) senesinde doğdu. 1868 (H.1285) senesinde vefât etti...

Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Erbilli Es'ad Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullaha Salevât Okumanın Fazileti

Vehbi Tülek

Ebû Sa'id Harkûşi hazretleri tefsir, hadis, fıkıh ve tasavvuf âlimidir. İran'da Nişâbûr'da doğdu. Irak'a, Şam'a, Mısır'a ve Hicaz'a gitti. Oralarda zamanın âlimlerinden ilim öğrendi. Daha sonra Nişâbûr'a döndü. 407 (m. 1016) senesinde orada vefât etti. Delâil-ün-nübüvve adlı eserindeki Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem ) salât ve selâm getirmenin fazileti bâbında şöyle naklediyor:

Münakaşayı Terk Etmenin Mükâfatı

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zekvân El-kureşî

Vehbi Tülek

Ali Gâlib Vasfî Efendi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi

Vehbi Tülek

Evliya Kınından Çekilmiş Kılıç Gibidir

Vehbi Tülek

Birbirinize Yiyecek Ikram Ediniz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Garip Karşilanan Bir Adak

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Cennetlik Hanım Isteyen...

Değişen Sizin Kalbiniz

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek