Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.947.521

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Hasetçi Kimsenin Düşmanıdır!

Kıdvet-ül-Evliyâ hazretleri Hindistan'ın büyük velîlerindendir. Radul şehrinde doğdu. Burada tahsilini tamamladıktan sonra Pânipüt şehrine giderek Celâleddîn Pânipütî'nin sohbet ve hizmetinde bulundu. Kısa zamanda icâzet almakla şereflendi. Hilâfet hırkası giyip, insanlara doğru yolu göstermek için, hocası tarafından memleketine gönderildi. 1433 (H.837) senesinde Radul şehrinde vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

30.5.1876 tarihinde hal' edilen ve yıllarca ikamet ettiği Dolmabahçe Sarayı yağma edilen Sultân Abdülaziz, görevden alındıktan sonra Hüseyin Avni Paşa'nın adamları tarafından Topkapı Sarayı'na nakledilmiştir. Burada ölüm korkusuyla büyük sıkıntılar çeken ve kendisine bakım yapılmayan Sultân Abdülaziz, yeni Padişah'a hitâben kendisinin Çırağan Sarayı'na nakli için insanı hüzne boğacak manalarda tezkireler kaleme almıştır. Bunun üzerine Çırağan Sarayı'nın üst tarafında V. Murad için yapılan dairelere getirilmiştir. Burada da ölüme terkedilmiş gibi bakımı yapılmayan Sultân Abdülaziz'in hayatından bıktığı ve hatta ölümü arzuladığı doğru olabilir. Ancak intihar ettiğine inanmak mümkün değildir.

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Belgrad'in Fethi

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman, Macar Kralı İkinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. Kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karadeniz Tuna yoluyla bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağustos, Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi.

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Terzi Sûfî Baba

Vehbi Tülek

Ermeni Zulmünün Canli Şahitleri

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ey Ahmak Nefsim! Sen Ne Inatçı, Ne Bencilsin!

Amr bin Seleme Nişâbûri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. "Ebû Hafs" künyesi ile meşhurdur. Nişâbur'da Kürdâbâd isimli köyde doğdu. Ubeydullah bin Mehdi Ebyurdi ve Ali en-Nasrabâdi'nin sohbetinde bulunup, feyz aldı. Bağdât'ta Cüneyd-i Bağdâdi hazretleri ile görüştü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ömer Büceyrî

Vehbi Tülek

Ömer Büceyri hazretleri Türkistan'da yaşamış olan hadis âlimlerindendir. Dedesine nispetle Büceyri diye anılır. 222'de (m. 837) Semerkand'da Huşûfegan köyünde doğdu. Zamanın ilim merkezlerini gezdi. Büyük âlimlerden hadis öğrendi. 311 (m. 923)'de vefat etti. Şöyle nakletmiştir:

Büyük Hadis âlimi Âmir Bin Abdullah

Vehbi Tülek

İslâmın Beşinci Şartı Hacdır

Vehbi Tülek

İsmail Şehid hazretleri Hindistan'da yaşamış olan âlim ve velilerdedir. Asıl adı Şâh Muhammed İsmâil Dehlevi olup 1193'te (m. 1779) Muzaffernagar bölgesinin Phulat belde­sinde doğdu. Şah Veliyyullah-ı Dehlevi'nin torunudur. Hindistan'ı işgal eden İngilizlere karşı savaşırken 1246 (m.1831)'de Peşâver'de şehid oldu. Buyurdu ki:

Kur'ân-ı Kerim Okurken Lâzım Olan Edepler

Vehbi Tülek

Hadîs âlimi Abdullah Harrâz

Vehbi Tülek

En Büyük Sıkıntı!..

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Herkese Tevekkülü Emretti

Vehbi Tülek

Ahirete Eli Boş Gitmemek Için

Vehbi Tülek

Baba Tâhir Uryân

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Sonunda Orta Yolu Buldular

Gül Yaprağı

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek