Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.523.298

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yâ Rabbî, Bu Suya Bereket Ihsân Et!

Kutb-i Rabbânî hazretleri Hindistan'ın meşhur velîlerindendir. İsmi, Muhammed’dir. 1363 (H.765) yılında Pânipüt şehrinde vefât etti. Şerefüddîn Ebû Ali Kalender hazretlerinin terbiyesine verildi. Yıllarca ilim öğrendi ve riyâzetler çekti. Çok kerametleri görüldü. Tayy-i zaman ve tayy-i mekân sâhibi olup zaman ve mekân elinde dürülür, Allahü teâlânın izniyle, kendisine uzaklar yakın olur, zaman uzar ve kısalırdı. Çok zaman, cumâ namazlarını Kâbe-i şerîfte kıldığı halk arasında meşhûrdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

İlk Türk uçağının uçuşu, Sultan Mehmet Reşat Hân'ın 27 Nisan 1912 tarihindeki cülus töreninde yapılmıştır. Bir Fransız okulu olan Bleriot Uçuş Okulu'ndan 1912 yılında mezun olan Yüzbaşı Feza ve Teğmen Kenan Bey, Tayyare Mektebi'nde göreve başlamışlardı. Bu iki pilotun, Fransa'dan yeni alınan Deperdessin marka iki adet çift kişilik bir uçakla deneme uçuşu yapmalarına karar verilmişti. Fakat şiddetli bir fırtına sonucu Yeşilköy'de bulunan uçakların üzerindeki sundurmalar yıkılarak, uçaklar kullanılmayacak hâle gelmişti. Bu sebeple alınan bu ilk uçaklar uçurulamamıştır.Bunun üzerine birkaç ay sonra, Fransız uçak fabrikasıyla yapılan sözleşmeyle 30 000 franka yeni bir uçak satın alınmıştı. Uçağın 27 Nisan'da yapılacak olan cülus törenindeki şenlik lere katılması isteniyordu. 26 Nisan'da pilot Gordon Bell idaresinde İstanbul'a gelen uçak, Yeşilköy'den havalanarak İstanbul üzerinde 45 dakikalık bir deneme uçuşu yaptı. Cülus törenine katılmak için gelen Mehmet Reşat Hân, törenin yapılacağı yer olan Hürriyet-i Ebediyye tepesine (Okmeydanı) ulaştığında, Gordon Bell tarafından kullanılan uçak da 13.20'de Yeşilköy'den havalanmış, 13.30'da tören alanına ulaşarak tören kıtaları üzerinde resmi geçide katılmıştırvvv

Vehbi Tülek

91 - Kanuni Sultan Süleyman Ve Şövalyeler

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

36 - Gel Kerem Eyle

Vehbi Tülek

Fâtih Sultan Mehmed Hanın vezirlerinden Mahmûd Paşaya yakınlığı ile tanınan Molla Vildân anlatır: Birgün Mahmûd Paşa, söz arasında beni çok sevdiğinden bahsetti. Ben de, onun Molla Abdülkerim Efendiye olan ilgisinden bahisle; "Siz, benden çok Abdülkerim Efendiyi seversiniz." dedim. Mahmûd Paşa da; "Evet, doğru söyledin." dedi.

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim’in Erlik Sözü

Vehbi Tülek

Huri Kizi İstiyorum

Vehbi Tülek

Çariçe Katerina Ve Osmanli Tokadi

Vehbi Tülek

Sakiz Adasinin Fethi Ve Nasuhi Efendi

Vehbi Tülek

Midilli Müdafaasi

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud’un İyilikseverliği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler

Abdullah bin Muhammed Buhâri hazretleri Şafii mezhebinde meşhûr fıkıh âlimlerindendir. 398 (m. 1007)'de Bağdâd'da vefât etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Onun Için Ecir Yoktur!

Vehbi Tülek

Ferec Gırnâti hazretleri tefsir, hadis, kelâm, fıkıh, kırâat, usûl ve nahiv âlimidir. 701 (m. 1301) senesinde Endülüs'te (İspanya) Gırnâta'da (Granada) doğdu. 782 (m. 381) senesinde orada vefât etti. Naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Merkez Efendi'den Altın Nasihatler

Vehbi Tülek

Hâce Muhammed Çeştî

Vehbi Tülek

Hâce Muhammed Çeşti hazretleri, zühd ve verâ sâhibi idi. 1020 (H.411) yılında Afganistan'da, Çeşt şehrinde vefât etti. Zâhiri ve bâtıni ilimleri Hızır aleyhisselâmdan öğrendi. Tesirli nasihatleri vardır. Vefatına yakın buyurdu ki:

Abdürrezzak Kâşî

Vehbi Tülek

Cömertlik Ve Cesâret Şerefli Maksatlardır

Vehbi Tülek

Sünnet-i Müekkede Ve Sünnet-i Hüdâ

Vehbi Tülek

Alâeddin Ali Fenâri

Vehbi Tülek

Sözlerinden Istifade Edilen Kullar

Vehbi Tülek

Kibir, Insanın Dindarlığını Bozar

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Gerçek Zehir

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Cünnetü'l-esmâ

Bize Teveccüh Edin

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek