Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.914
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Memlûklerin Safevileri desteklemesi yüzünden Osmanlılarla arası açılmıştı. Sultan Gavri, İbrâhim Gülşeni hazrelerinin karşı çıkmasına rağmen, devlet adamlarının ısrarı üzerine, Yavuz Sultan Selim üzerine yürüdü. Ancak yapılan savaşta hayâtını kaybetti. Onun yerine tahta çıkan Tomanbay, İbrâhim Gülşeni'ye gelip duâ istirhâm eyledi. Şeyh dedi ki: "Siz duâya kâbiliyet ve istidâd hâsıl eyleyin ki duâ size ulaşsın. Sultanların duâya istidâdı adâlettir. Ol dahi Allahü teâlânın kitâbı ile hüküm vermektir. Her kim Allahü teâlânın emri üzere hüküm etmez ise zâlimdir. Sultanım! Eğer makâm-ı selâmette olmak istersen, Selim'e tâbi olasın." Bu nasihatlere rağmen Tomanbay Ridâniye'de Yavuz'un karşısına çıktı. Bozguna uğradı, sonra yakalanarak idâm edildi.
Yavuz Sultan Selim Hân, "Mısır'ı fethettiğinde, cesâretini çok beğendiği Mısır ordusu başkumandanı Kurtbay'ı karşısına almış ve onunla harbin neticeleri hakkında uzun bir konuşma yapmıştı.Kurtbay, Yavuz'un muvaffak oluşunu şöyle izâh ediyordu:"Hünkârım, bizi yenen, sırf sizin yiğitliğiniz değil, ölüm saçan o dehşetli toplarınızdır. Memleketimizin elimizden çıkmasına onlar sebep oldu. Venedik'ten getirdiği topu, Mısır hükümetine satmak isteyen bir Berberi'yi bizim devlet adamlarımız:"Top, Hazret-i Peygamber Efendimiz'in kılıç ve ok kullanınız emrine aykırıdır, bid'attır, kullanmak câiz olmaz" diye reddetmişlerdi. O zaman Berberi bu fikre çok kızmış ve:"Yaşayan görecektir ki bu memleket, toplara sahip olan bir millet tarafından elinizden alınacaktır"diye bağırmıştı. Zaman Berberi'yi haklı çıkardı.Kurtbay'ın bu sözlerine Yavuz Sultan Selim Hân, şu karşılığı vermişti:"Kuvvet ve kudret Allah'ındır, bunda şüphemiz yok. Mâdem ki Kitab'a ve Sünnet'e bu kadar bağlıydınız, Resûlüllah Efendimiz'in "Silaha, aynı silahla mukâbele edin", meâlindeki emrine neden riâyet etmediniz? Resûl-i Ekrem Efendimiz'den bu yana 900 sene geçti. O zaman kılıç ve ok devri idi. Şimdi top devri...
Muhyiddin Mehmed Bey, Osmanlı devri din ve fen âlimlerinden, tasavvuf büyüklerindendir. Sultan İkinci Bâyezid Hânın kumandanlarından idi. İlme ve tasavvufa karşı aşırı istek ve arzusu olduğundan, idâreciliği bırakıp, kendisini ilme verdi. Ahmed ibni Kemâl Paşanın hizmetine girdi. Din ve fen ilimlerinde de yetişti. Medreselerde müderrislik yaptı. Bir gün rahatsızlandı. Bu hastalığı sırasında kendisine Mısır kadılığı verildi. Mısır'a gitmek üzere karadan yola çıktı. Kütahya'ya geldiği zaman hastalığı arttı ve 1543 (H.950) senesinde orada vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce kendisinden nasihat isteyen bir zata buyurdu ki:
Kemâleddîn Süyûtî hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 804 (m. 1401) senesinde Mısır’da Süyût beldesinde doğdu. Memleketinde ilim tahsil ederek orada kadılık yaptı. Sonra Kâhire’ye gitti. Meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Hepsi de ona icâzet verdi. Tûlûniyye Câmii’nde hatîblik yaptı. Halife Müstekfâ-billah’a İmâm oldu. 855 (m. 1541) senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. “Şerh-ül-Akâid-il-Adûdiyye” isimli eserinde şöyle anlatır:
Hasan Bağdâdi hazretleri Şafii âlimlerinin büyüklerindendir. 489 (m. 1096)'de Bağdad'da doğdu. 568 (m. 1173)'de Şam'da vefât etti. Güzel ahlak sahibi olmak hakkında buyurdu ki:
Yûsuf bin Hüseyin şöyle anlatır: "Mısır'a Zünnûn-i Mısri'nin yanına gittikten sonra, Rey şehrine dönüyordum. Bağdâd'a vardım. Dayım Abdullah bin Hâzır orada idi. Hacca gidecekmiş, yanına gittim:
-Nereden geldin? diye sordu:
-Mısır'dan gelip, Rey'e gidiyorum. Bir nasihat etmenizi isterim, dedim.
Buyurdu ki:
-Kabûl etmezsin!
-Ederim. dedim.