Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.629.650

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Âlimlere Mutlaka Hürmet Etmek Lâzımdır

Ömer Rûşenî hazretleri Osmanlılar devrinde yaşamış evliyânın büyüklerindendir. Aydın vilâyetinin Güzelhisar köyünde doğdu. İlim tahsîli için Bursa'ya geldi. Daha sonra Bakü'ye giderek, Seyyid Yahyâ Şirvânî hazretlerinin sohbet ve hizmetine girdi. Kısa zamanda hocasının önde gelen talebelerinden oldu. Hocasının vefâtından sonra onun yerine geçti. 1487 (H.892) senesinde İran’da Tebriz'de vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sultanim Özür Dileriz

İhtiyar Sultan Abdülhamid Han, mushaf-ı şerifi üç kere öptü başına koydu ve kendi elleri ile yaptığı zarif dolaba bıraktı. Sonra edeple eğilip seccadesini topladı. Cebinden kehribar tesbihini çıkardı, sedire ilişip cama yaklaştı. Beylerbeyi Sarayı'nın arka tarafına bakan bu kuytu odanın seyre değer bir manzarası olduğu söylenemezdi. Hem gecenin bu vakti ne görülebilirdi ki? Ama o beş yıldır bakmakta olduğu avluya aşinaydı. Çiçekler bakımsız, çınarların dalları çıplak ve ıslak olmalıydı. Oynaşan gölgeler onu hatıralara çağırdı. Evet, şaşırtacak kadar hareketli geçen saltanat yıllarından sonra, bitmek bilmeyen sürgün hayatı başlamıştı. Tahttan indirildiğinden bu yana tam sekiz sene geçmişti. Üç koca yıl Selanik'te Alatini Köşkü'nde kalmış sonra Beylerbeyi Sarayı'na yollanmıştı. Şimdi iyi yürekli annesi Tir-i Müjgân Sultan'ın yaşadığı ve öldüğü mütevazı odadaydı.

Vehbi Tülek

Traş Edilmiş Sakal Daha Gür Çikar

Vehbi Tülek

Molla Fenari'nin Yildiirim'a Mektubu

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

Hatıralarını yazdığım Fransız kadını, yüz sene evvel misafir gittiği bir eski konağı anlatıyor: "Artık, İstanbul evlerinin harem daireleri ve Türk hanımları hakkında kafi derecede fikir edinmiş oldum. Bu hafta, tamamiyle eski eski alaturka tarzda, diğeri büsbütün alafranga, üçüncüsü de ikisi arası olmak üzere, üç konağı ziyaret ettim. İlk gittiğim konak, Üsküdar'ın yüksek ve fevkalade nazaretli (manzaralı) bir mevkiinde idi. Marmara'yı, İstanbul'u, Beyoğlu'nu alabildiğine görüyordu. Kapıda, zenci bir harem ağası bizi karşıladı. Bir kat merdiven çıktık; tavanı kubbeli geniş bir salona girdik. Ne süs, ne ziyafet, ne aydınlık! Adeta gözlerimiz kamaşıyor. Bu mebzul ziya, kubbe etrafındaki beyzi menfezlerden deniz cihetindeki enli ve yüksek pencerelerden giriyor.

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Buyurun Cenaze Namazina

Vehbi Tülek

Dürüstlüğün Bedeli

Vehbi Tülek

Padişaha Nasihat

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Amerika’ya Osmanli Yardimi

Vehbi Tülek

Occhiali (kiliç Ali Paşa)

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tokatlı İshak Zencânî

İshak Zencâni hazretleri, Tokatlı âlim ve velilerindendir. On yedinci asırda yaşamıştır. Osmanlı sultanlarından Dördüncü Mehmed Han ve İkinci Süleymân Han devrini görmüştür.

İshak Zencâni hazretleri, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kalplerinizi, Allah'ı Anmakla Diriltiniz

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Antâkî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Kûfe'de doğdu. Antakya'da yaşadı. Doğum ve vefât târihleri bilinmemektedir. İlimde Yûsuf Esbât'ın, tasavvufta evliyânın büyüklerinden Süfyân-ı Sevrî hazretlerinin derslerinde yetişti. Buyurdu ki:

İbrâhim Bin Ali El-azeb

Vehbi Tülek

İbn-i Tullâye

Vehbi Tülek

İbn-i Tullâye rahmetullahi aleyh, Hanbeli âlimlerindendir. 460 (m. 1068)'de doğdu. 548 (m. 1153) yılında vefât etti. Kitabında şöyle nakleder:

Muhammed Bin Abdullah

Vehbi Tülek

İnsanların Çoğu Allahü Teâlâdan Gâfildir

Vehbi Tülek

Her Iş, Allahü Teâlânın Dilemesi Ile Olur

Vehbi Tülek

Dünyâ Ve âhirette Iyilik Sabır Ile Ele Geçer

Vehbi Tülek

Güzel Ahlâktan, Sâlih Ameller Meydana Gelir

Vehbi Tülek

İslâm Dîni, Hep Faydalı Şeyleri Emretmektedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Abdullah El-acemî

Firkateyne Bininiz

Hayat Kurtaran Yalan

Şikayet

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Vehbi Tülek