Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.651.009

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanın Kemâli, Fâni Olduğunu Anlamasıdır

Tâhir Uryân-ı Hemedânî hazretleri tanınmış velîlerdendir. İran'ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Çok kerametleri görüldü. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

73 - Gururdan Kaçinmak...

Yavuz Sultan Selim Han, iki yıl süren, mühim muharebelere sahne olan, büyük zafer ve kazançlar elde edilen Suriye ve Mısır seferinden dönüşte ikindi vakti Üsküdar'a gelmiştir. Bütün beylere paşalara emir verdi ki, gece oluncaya kadar Üsküdar'da kalınacak, karşıya karanlık basınca geçilecekti. Bazı devlet ricâli gündüzden geçilmesini daha uygun bulduklarını, geceyi beklemenin niçin gerekli görüldüğünü sordular. Padişah da; "Bütün dünyada yankı uyandıran büyük bir zafer, şan ve şerefle dönüyoruz. Gündüzün İstanbul'a geçtiğimiz takdirde halk büyük bir karşılama yapacak, tezâhürâtta bulunacaktır. Bu da nefsimize bir gurûr getirebilir. Bundan Allâhü Teâlâ'ya sığınırım. Buna meydan vermemek için pâyitahta gece geçeceğiz." cevâbını verdi.

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

Eski İftarlar

Vehbi Tülek

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Uzun yıllar mesane hastalığından ıstırap çeken Sultan Reşat Han'a ölümünden iki yıl önce, Alman profesör İsrail tarafından başarılı bir ameliyat yapılmıştı. Yıldız sarayında bitkin halde yatmakta olan Padişah, ameliyat odası haline getirilen salona götürüldü. Doktorlar ve yardımcıları salonda bekliyorlardı. Ameliyat odasına girdiklerinde Padişah, oradakilerle ayrı ayrı helalleşti. Sonra da kıbleye dönerek:"Ey Büyük Allah'ım! Eğer ben milletim ve vatanım için hayırsız ve bahtsız isem beni şu ameliyat masasının üzerinden sağ kaldırma!" diye dua etti. büyük bir cesaret ve tevekkül ile ameliyat masasına uzandı. Yapılan başarılı ameliyat sonunda sıhhatine kavuştu ve iki yıl daha yaşadı.

Kanuni’nin Mevlana’yi Ziyareti

Vehbi Tülek

Mahmud Şevket Paşa Suikasti

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

HüdÂyî Yolu

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

109 - Sultan İkinci Murad Ve Molla Ayas

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Pîr Ahmed Erzincânî

Pir Ahmed hazretleri, Erzincan'da yaşamış olan evliyadandır. 1465 (H.870) târihinde vefât etti. Kabri, doğum yeri olan Tabih köyündedir. Vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'a Ve Resûlüne Karşı Gelmen Sana Yakışmaz

Vehbi Tülek

Mürrî hazretleri Tâbiîn devrinde Basra'da yetişen meşhûr hadîs ve fıkıh âlimi ve velîlerindendir. Adı, Sâlih bin Beşîr el-Basrî'dir. Basra'da doğdu. Orada ilim öğrendi. Hadîs, fıkıh ve kırâat ilmlerinde yüksek bir âlim oldu. Tâbiînin büyüklerinden Muhammed bin Sîrîn, Bükeyr bin Abdullah, Hişâm bin Hısân, Katâde bin Diâme ve daha pek çok âlimden ilim aldı ve hadîs-i şerîf rivâyet etti. 792 (H.176) târihinde Bağdat'ta vefât etti. Hâlife Mehdî kendisini Bağdat'a dâvet edip getirtti. Halîfenin huzûruna varınca ona nasîhat olarak buyurdu ki:

İman Etmek, Şerefli Olmaya Sebeptir

Vehbi Tülek

Allahü Tealanın Her Emrinde Kolaylık Vardır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr-i Sûsi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Şam yakınlarında bulunan Remle kasabasında otururdu. 386 (m. 996)'da Şam'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Ebû İmrân Hazretleri

Vehbi Tülek

İmanın Gitmesine Sebep Olan Şeyler!

Vehbi Tülek

Biz Ona 'mübarek Ağaç' Diyorduk

Vehbi Tülek

Belâya Sabır, Iyi Ve Güzeldir

Vehbi Tülek

Zâhidin Dünyası Gurbet Asıl Vatanı âhirettir

Vehbi Tülek

Şâ­fiî Fı­kıh â­li­mi Ebû Bekr Kaffâl

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Anzakli Ömer

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

O Kullarına Çok Merhametlidir

Dört Şey Mühimdir

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek