Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.345.132

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Rütbe Ve Nimeti Çok Olan Önce Selam Verir

İsmail Sivasi Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Sivas’ta doğdu. 1638’de (h. 1048) orada vefat etti. İstanbul’da medrese tahsilini tamamladıktan sonra müderrislik yaptı. Sivas’a tayin edilerek müftülük yaptı. Burada Halveti şeyhi Abdülmecid Sivasi'den icazet aldı. Çok eser yazdı. Bunlardan "Mülteka" şerhi olan "Ferâid" fıkıh kitabı meşhurdur. Bu eserinde şöyle buyuruyor: 

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ali Onbaşi

I. Dünya savaşında, Osmanlı Ordusunun savaştığı cephelerden biri olan Galiçya'da, Ruslarla burun burunayız. Meşhur 15 Eylül 1916 taarruzuna hazırlık yapmakta olan sahra bataryalarımızdan biri, eteklerini saran bodur çalılıklar içinde yükselen çam ağaçlarıyla dolu olan Ulu Dağın tepesine bir gözcü göndermek mecburiyetinde... Gözcü, bu tepenin arkasında mevzilenmiş olan Rus askerinin durumunu, siperinden hücuma geçtiği takdirde uzanıp giden sırtın üzerindeki irili ufaklı tepelerin hangisinin arasından geçebileceğini, dalları arasında saklı bulunduğu bir çam ağacının tepesinden telefonla bildirecek. Tabii, kaderde tepenin arkasında mevzilenmiş ve her an dağın tepesinde bir Osmanlı hücumu için dikkat kesilmiş olan Rus askerinin kurşun yağmuruna hedef olmak da var. Batarya kumandanı sordu:-Bu fedakarlığı, gönüllü olarak gösterecek?-Ben hazırım kumandanım!..

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Bütün Mülkiyetler Mukaddestir

Vehbi Tülek

Din Ve Devletin Ayakta Kalmasi İçin

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti içerisinde yeniçeri isyân ve zorbalıklarının önü alınamaz bir hâle gelmişti. Tâlim ve eğitim kabûl etmiyorlar, savaşa çıkmayı da reddediyorlardı. Kendilerine harp fenlerinin öğretilmesini isteyen din ve devlet adamlarına karşı harekete geçtiler. Bunun üzerine İkinci Mahmûd Han vezirleri ve ulemâ sınıfını toplantıya çağırdı. Abdurrahmân-ı Harpûti hazretleri de bunlar arasında idi. Yeniçerilerin artan zorbalıklarından bahisle ne yapılması gerektiği soruldu. Mesele son derece nâzikti. Yeniçeriler tekrar isyân ederek devlet ileri gelenlerinin kellelerini istemeye başlamışlardı. Tamâmen bid'at yuvaları hâline gelen bektâşi tekkeleri de kendilerini tahrik ediyordu. Sonuçta ulemâ birlik içerisinde bunların öldürülmeleri câizdir diye fetvâ verdi. Savaşın başlangıcı olmak üzere sancak-ı şerifin çıkarılması kararlaştırıldı. Fakat sancağı şerifin açılması çok önemli bir olaydı. Bu işin dönüşü yoktu. Yeniçeriler ile yapılacak mücâdelenin sonu ise kestirilemiyordu. Bu sebepten karar alınmasına rağmen herkeste bir tereddüd vardı. İşte bu devlet adamlarının çekingen ve kararsız hâlleri sırasında Abdurrahmân Harpûti hazretleri söz aldı."Bu din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın istediği şeyse yeniçerileri vururuz, yok ederiz. Değilse biz de bu din ile berâber batıp gideriz, daha ne ihtimâl kaldı?" diyerek kalplerdeki şüpheleri giderdi. Herkes tek bilek tek yürek oldu. Nitekim bu inanç ve imânla harekete geçerek yeniçeri ocağını ortadan kaldırdılar ve bozulmuş bektaşi yuvalarını kapattılar

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Peki Yikilmasin

Vehbi Tülek

Sizi Sultan İlan Edelim

Vehbi Tülek

Sevdiklerine Kavuştu

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Özbekler Tekkesi Ve Sultan Ii. Mahmud Han

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Güneş, Ayakkabınıza Zarar Veriyor Efendim

Muhammed Hâni hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1798 (H.1213) senesinde, Hama ve Haleb arasında bulunan Hân-ı Şeyhûn'da doğdu. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin önde gelen talebelerindendi. Ona hizmette en önde yer alırdı. Bir kuşluk vakti Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin huzûruna girmek için kapının önüne geldi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi'nin ayakkabıları kapının önündeydi. İçeri girip; "Güneş ayakkabınıza zarar veriyor" dedi. Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdi; "Git onu gölgeye bırak" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İctihâd Makamına Lâyık Olanlar

Vehbi Tülek

Abdullah bin Ferrûh Kayrevâni hazretleri Mâliki fıkıh âlimidir. 115 (m. 733)'de Endülüs'te (İspanya) doğdu. Ailesi, kendisi çok küçük­ken Tunus'ta Kayrevan'a göç etti. Burada zamanın büyük âlimlerinden ilim tahsil ettikten sonra Medine'ye giderek İmam Mâlik'in derslerinde devam etti ve ilimde yüksek derecelere kavuştu. Oradan Kahire'ye gitti ve 176'da (m. 792) burada vefat etti. Buyurdu ki:

Senin Kapından Başka Gidecek Kapım Yok İlâhî

Vehbi Tülek

Dine Hile Yapan Ihânet Etmiş Olur

Vehbi Tülek

Hasen bin Ali Hariri hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 697 (m. 1298) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:

Felaketten Ve Azaptan Kurtulmak Için!

Vehbi Tülek

Kimseye Faydası Olmayan, Kimseden Faydalanamaz

Vehbi Tülek

Selahaddin Alâî

Vehbi Tülek

Endülüs’ten Kudüs’e... Ebû Abdullah El-kureşî

Vehbi Tülek

İlmiyle Amel Etmeyen Din Adamları!

Vehbi Tülek

Göz Beni Fitne Tuzaklarına Düşürdü

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Kum Ve Kaya

Kum Ve Kaya

Mesnevi'de şöyle bir hikaye anlatılır:Çölde yolculuk eden iki arkadaş, yolculuk esnasında bir sebepten tartışırlar, biri ötekine bir tokat aşk eder. Tokadı yiyenin canı çok yanar; ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar:
"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM BANA BİR TOKAT ATTI."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Cennetlik Hanım Isteyen...

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Allah Diyen Genç

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

9 Evi Dolaşan Kelle

Vehbi Tülek

Bereketi Var Mı?

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek