Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.683.183

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnsanların En Aşağısı Ve En Kıymetlisi Kimdir?

Muhammed bin İsmâil Mağribî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 911 (H.299) senesi Tûr-i Sinâ'da vefât etti. Büyük velîlerden Ebü'l-Hasan Ali bin Ruzeyn hazretlerinin sohbetlerinde ilim ve edeb öğrenerek yükseldi ve zamânının en büyüklerinden oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Batililari Utandiran Manzara

I.Dünya savaşından evvel Bab-ı Ali'de hukuk müşâviri olan Kont Ostrolog anlatıyor: İngilizlerin, Kut-ül Amare yenilgisini takip eden günlerde, Londra'da büyük bir harp meclisi toplandı. Doğu müsteşarı olmam dolayısıyla ben de bulundum... Başbakan Lloyd George şöyle dedi: "Efendiler, ben bir şeyi anlayamıyorum: Bizim medeni milletlerin orduları savaşta barbarlığa yaklaşıyor. Barbar saydığımız Türk orduları ise, savaşta medenileşiyor. Irak kumandanımız bildiriyor ki, Türkler esirlerimizin istirahatini fevkalâde te'min ediyorlarmış. Yaralılarımızı imkânları nisbetinde tedavi ediyor ve şefkat gösteriyorlarmış. İşte bu davranış larının sebebini bir türlü anlayamıyorum..." Daha sonra savaş bakanı söz alarak şunları söyledi:

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

İnanilmaz Arttirma

Vehbi Tülek

Sultan IV. Murad Hân, kızını Melek Ahmed Paşa'yla evlendirir. Sultan hanım ve eşi Melek Ahmed Paşa; Boğaziçi'nde Kuzguncuk'ta otururlar. Her yıl tekrarladıkları bir âdetleri vardı. Konaklarındaki fazla eşyâyı, her Ramazan kendi kapu halkına haraç-mezad satmak!... Bu garip mezad'ın iştirakçileri de pek sevinirlerdi. Aldıkları eşyaya karşı vereceklerini, seve seve edâyâ çalışırlardı. Belli günde, münâdi mezadçı bağırır:-Bir altın sahan!... Haydi bir kapaklı, altın sahan..Yok mu tâlibi?-Kaça?...Kaça?...-Bir yetim okutmaya. Hadi bir yetim okutmak isteyen yok mu? İki yetim... Üç yetim... Arttırma başlar. En fazla tâlibine "Altın sahan" verilirdi. Münâdi, "Murassa" mücevherli bir kılıç gösterir. Gözler kamaşır. Böyle böyle yetimler okutulur, dullar korunur, garibler gözetilir; Yasinler, Hatimler indirilir... Dünya ve Âhıret seâdeti yaşanılırdı.

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Osmanli'nin Ticaret Ahlaki Ve Hollanda

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Kiliç Ustaliği

Vehbi Tülek

38 - Savaş Ve Zafer İçin

Vehbi Tülek

Bu Devlet-i Aliyye Öyle Bir Devlettir Ki!

Vehbi Tülek

10. Yy.'da Bir Bati'linin İslam Hastanelerini Tasvir Eden Mektubu

Vehbi Tülek

Sabetay Sevi Ve VÂnî Muhammed Efendi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Muhammed Bin İshak

Muhammed bin İshak hazretleri hadis âlimidir. 223 [m. 832]'da doğdu, 311 [m. 923]'de İran'da Nişâpûr'da vefât etti. Yüzkırktan fazla kitâbı vardır. Naklettiği Hadis-i şeriflerden bazıları:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Buhârâ Çarşısındaki Nûr Yüzlü Zât

Vehbi Tülek

Şeyh Evliyâ-i Kebir, Abdülhâlık-ı Goncdüvâni hazretlerinin yetiştirdiği evliyânın büyüklerindendir. Buhârâ'da yaşadı. On üçüncü asrın ortalarında vefât etti. Önceleri Buhârâlı bir âlimden ilim tahsil ediyordu. Bir gün, Buhârâ çarşısında nûr yüzlü bir zât gördü. Elinde bir paket olduğu hâlde yürüyordu. Gönlü bu zâta meyletti.

Muvaffak Harezmî

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşî

Vehbi Tülek

Yâkût-i Arşi hazretleri, Ebü'l-Abbâs-ı Mürsi hazretlerinin talebelerinin büyüğü olup, Habeşistanlıdır. 1307 (H. 707) senesinde Mısır'da İskenderiyye şehrinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce, tâûndan (veba) ölen oğlu için buyurdu ki:

Nefsinizi Hayırlı Şeylerle Meşgûl Ediniz!

Vehbi Tülek

Bedreddîn Hasan Cebertî

Vehbi Tülek

Rahmet Kapıları Herkese Açık

Vehbi Tülek

Dost Sofrasında Yenilen Yemeğin Hazmı Kolay Olur

Vehbi Tülek

Beş Şey Vardır Ki Katı Kalplere Ilaç Olur

Vehbi Tülek

Siz De Bu Genç Gibi Olurdunuz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Değişen Sizin Kalbiniz

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek