Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.287.673

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İhlâs, Her Işini Allah Rızâsı Için Yapmaktır

Molla Sincârî hazretleri büyük velîlerdendir. Kuzey Irak’ta Sincâr'da doğdu, on ikinci asrın sonlarında, seksen yaşlarında iken orada vefât etti. Yedi yaşında Kur'ân-ı kerîmi ezberledi. On üç yaşında Bağdat'a gitti. Orada büyük âlimlerden fıkıh, tefsîr, kelâm, hadîs ve tasavvuf ilimlerini öğrendi. Çok kerametleri görüldü:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Deli Hüseyin Paşa

Halk arasında "gâzi" ve bilhassa gözünü budaktan sakınmaz tavrı ve hareketleri netice sinde "deli" lakabı ile tanınmış olan Hüseyin Paşa, kuvvetli bir vücut yapısına sâhip, cesur bir vezirdi. Özellikle Revan ve Bağdat seferleri ile Girit'in fethinde gösterdiği kahramanlıklar kendisine büyük bir şöhret kazandırdı. Girit'te 12 yıl geceli gündüzlü cephede kalmış ve bütün parasını adanın imârına harcamıştı. Bu sebeple halk arasında ziyâdesiyle sayılıp seviliyordu. Bilhassa Girit Rumları arasında İslâmiyetin yayılmasına gayret etmiş ve onun gösterdiği adâlete hayran kalan Hıristiyanlar, kitleler halinde İslâma girmişlerdir. Bu, Arnavutluk ve Bosna-Hersek'tekinden sonra Balkan kavimleri arasında üçüncü toplu İslâmlaşma hareketidir. Bâzı kiliseleri câmiye çevirtip, Hanya ve Kandiye başta olmak üzere pekçok yerde câmi yaptırdı.

Vehbi Tülek

Mahpeyker Valide Sultan

Vehbi Tülek

Büyüklüğün Sirri

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi Ve Mevlana

Vehbi Tülek

Çehrin Kalesi muhâsara edildi. Muhâsaranın başlamasından üç ay geçmesine rağmen bir netice alınamadı. Zaman zaman asker arasında, Sultan Süleymân'ın Kânunnâmesinde; "Yeniçerilerin üç aydan fazla muhâsara üzerinde kalmayacağının" yazılı olduğu konuşulmaya başlandı. Bu sırada bir ikindi vakti sefer kumandanının çadırına bir derviş geldi. Komutan ona çok hürmet etti. Sohbetin sonunda derviş; "Bu gece mânâ âleminde Mevlânâ Celâleddin Rûmi hazretlerinin bütün halifeleri talebeleri ile gelip kalenin hizâsında murâkabe hâli üzere oturduklarını gördüm. İnşâallahü teâlâ yarın ikindi vakti kalenin alınma ihtimâli vardır." dedi ve askerin kaleye gireceği yeri gösterip, oradan ayrıldı. Komutan bu haber üzerine rahatladı. Bu hâdiseyi gören Sâkıb Dede'de bambaşka haller oldu.

Hepsi Osmanli Padişahinin Gölgesine Siğinmişlardir

Vehbi Tülek

Surre Alayi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Fatima Sultan’in Rüyasi

Vehbi Tülek

Tunus’un Fethi

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

Patrona Halil Ve Sultan Ahmed

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mücîrüddîn Abdurrahmân Uleymi

Mücirüddin Abdurrahmân Uleymi hazretleri tefsir âlimidir. 860 (m. 1455)'te Ku­düs'te doğdu. Zamanın meşhur âlimlerinden fıkıh, hadis, kı­raat ve tefsir dersleri aldı. Remle'de ve sonra Kudüs'te kadılık yaptı. Daha sonra emekliye ayrılıp Mescid-i Aksâ'da kitap yazmak, ders ve fet­va vermekle meşgul oldu. 928 (m. 1522)'de Kudüs'te ve­fat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsanların En Cömerdi O Idi

Vehbi Tülek

Muhammed bin Hüseyn Arsâbendi hazretleri, Türkistan'da Merv'de doğdu. Hacdan dönerken, 511 (m. 1117)'de Bağdad'da vefât etti. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Hiye-i Saadetinden bahsederken şunları anlattı:

Eşrefoğlu Rûmî (eşrefzâde)

Vehbi Tülek

Ferâseti Devamlı Olan Makbûldür

Vehbi Tülek

Fenârizâde Muhyiddin Çelebi Osmanlı şeyhülislâmlarının onüçüncüsüdür. 851 (m. 1447) senesinde Bursa'da doğdu. 954 (m. 1548) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Aile Efradı Ile Sohbet, Güzel Ahlâk Ile Olur

Vehbi Tülek

Haset, Ibâdetlerin Sevabını Giderir

Vehbi Tülek

Her Hastalığın Aslı Çok Yemek Yemedir

Vehbi Tülek

Takıyyüddîn Yünûnî

Vehbi Tülek

Ebû İmrân Fasî

Vehbi Tülek

İyi Geçinmekten Daha Fazîletli Amel Yoktur

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Selâhaddin Uşâki'nin çocuğu olduktan bir süre sonra, hocası ve kayınpederi onu evden çıkararak; "Al hanımını evimden ayrıl! Bundan sonra kendi geçimini temin et." dedi. Selâhaddin Uşâki; "Peki hocam, başüstüne!" diyerek hanımı ve çocuğu ile berâber, hocasının evinden ayrıldı. Eğrikapı'dan, Fâtih Câmii civârında, Âşıkpaşa mevkiinde bulunan, Horhor çeşmesine doğru yürürken bir evin kenarında durakladı. Kış günüydü ve kar yağıyordu. Yolun karşı tarafında bulunan Tâhir Ağa onları görünce evine dâvet etmek için yanlarına birini gönderdi. Tâhir Ağa, Selâhaddin Uşâki'yi, evine götürdü. Ona; "Siz kimlerdensiniz? Kış gününde neden bu hâle düşüp sokak kenarında kimsesiz garibler gibi duruyorsunuz?" diye sordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bereketi Var Mı?

O Kullarına Çok Merhametlidir

Zalimlere Dersini Verdi!

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Kul Hakkı

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek