Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.513.031

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haberi Duymadan Ahirete Gittiler

Bir zaman Sultan İkinci Selim Han bir donanma hazırlayıp sefere çıkılmasını ferman buyurdu. Donanma hazırlandığında donanma komutanı Kaptan-ı deryâ Beşiktaş'a geldi ve Yahyâ Efendiden duâ istedi. O zaman Yahyâ Efendi hazretleri üzüntülü ve sıkıntılı bir halde;"Allahü teâlâ bir şeyin olmasını takdir ettiyse, onu hayır duâ değiştiremez. Lâkin sizden gelecek kötü bir haberi işitmememiz için gece-gündüz Rabbime duâcıyım." buyurdu ve donanma kaptanını uğurladı. Donanma o yıl düşmana karşı zafer kazanamadı. Bu haber İstanbul'a gelmeden önce Yahyâ Efendi hazretleri Hakk'ın rahmetine kavuştular. Buyurdukları gibi bu haberi duymadan âhirete gittiler.Beşiktâşi Müderris Yahyâ Efendi, ömrünün sonuna kadar Beşiktaş'taki yerinde, ibâdet ve mücâhede ile vakit geçirdi. 1569 (H.977) Zilhicce ayında, kurban bayramı gecesi vefât etti. Vefâtında seksen yaşına yaklaşmıştı.

Vehbi Tülek

Sirplara Osmanli Hoşgörüsü

Vehbi Tülek

Müftî Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Eğer Sakalimin Bir Kili Bilseydi!

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul'u almadan evvel Cenevizlilerle iyi ilişkileri geliştirmişti. İstanbul'a giren Osmanlılar, Ceneviz kolonisi olan Galata'yı da işgal etti. Bu durum karşısında Cenevizliler Osmanlı lara cephe aldı ve ilişkilerini kesti.Akdeniz ve Karadeniz ticaret yolları Venedik ve Cenevizlilerin kontrolleri altında bulunuyordu. Bundan endişe eden Fatih, Cenevizli lerin elinde bulunan Amasra üzerine sefere çıktı. Ayrıca 150 gemiden kurulu bir donanma hazırlayıp, Mahmud Paşa'ya:-Kurduğum bu donanma ile Karadeniz sahilini takibedeceksin! Emrini verdi.Mahmud Paşa Karadeniz'e açılırken, Fatih'te ordusuyla İzmit- Sapanca-Akyazı üzerinde sefere çıktı. Seferin nereye ve kim üzerine olduğunu herkes merak ediyordu. Ordu kadılarından biri:-Haşmetlû Sultanım, sefer nereye ola ki? Diye sordu.Fatih Sultan Mehmed bu soruya şu tarihi cevabı verdi:-Bana bak efendi! Zihnimden geçenleri şu gördüğün sakalımın bir teli sezecek olsa, bütün sakalımı keserdim!

Orhan Gazi Ve İznik’in Fethi

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Şeref Nişani Olacak Çamur

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Savaş İçin Planiniz Var Mi?

Vehbi Tülek

Malkoçoğlu Ve Romanya’yi Fethi

Vehbi Tülek

Mum Donanmasi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbrâhîm Harbî

İbrâhim Harbi hazretleri, aslen Merv'den olup, Bağdâd'da yerleşmiştir. Ahmed bin Hanbel'den fıkıh ilmini öğrendi. Ebû Nuaym, Fazl bin Dekkin, Affân bin Müslim, Abdullah bin Sâlih, İcli Mûsâ bin İsmâil, Ebû Havdi, Ubeydullah bin Muhammed, Amr bin Merzûk, Ahmed bin Hanbel ve diğer âlimlerden hadis-i şerif işitip, rivâyet etmiştir.
Hadis ilminde hâfız derecesinde olup, yüz bin hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezberlemiştir. Ayrıca lügat ve nahiv ilminde de âlim olup, edipliği ile meşhûrdur. Edebi ilimleri, Ebû Abbâs Sa'lebe'den öğrenmiştir. Vera, takva ve edebde, asrının seçkin âlimlerinden idi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Unutmayan, Unutulmaz!..

Vehbi Tülek

Alevi bin Muhammed, Yemen'de yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve selem) soyundandır. Evlâd-ı Resul olanlara, İslam dünyasında, her beldede değişik isimler verilmiştir. Anadolu'da Seyyid (Efendi) denilir. Türkistan'da Emir, Yemen ve güney Arabistan'da Alevi (Hazreti Ali'nin soyundan demektir), başka yerlerde Resûli, Nebevi (peygamber soyundan), Hüseyni (Hüseyin soyundan), Fâtımi (Fâtıma soyundan) ve daha birçok değişik isimler ile çağırılırlar.

Resûlullah'ın Üzülmesi, Sadece Ümmeti Içindi

Vehbi Tülek

beni Bu Zalimin Elinden Kurtar!..

Vehbi Tülek

Bir kimse zalim bir hükümdarın elinden kaçıyordu. Yakalanırsa cezalanacaktı. Oturdu, Peygamber aleyhisselama bin salevat okudu...

Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimiz buyurdu ki: Bir gün dört büyük melek geldi. Cebrail aleyhisselam dedi ki:
(Ya Resulallah, sana her gün on salevat getirenin elinden tutar, sıratı kuş gibi geçiririm.) Mikail aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, ona, Kevser havuzundan kana kana içiririm.) İsrafil aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, onun affı için başımı secdeye koyarım. Allahü teâlâ onu affetmedikçe başımı secdeden kaldırmam.) Azrail aleyhisselam dedi ki:
(Ben de, onun ruhunu, Peygamberler gibi kabzederim.) Peygamber efendimiz de;
(Bu ne büyük lütuf ve ne büyük bir ihsandır ya Rabbi) dedi.

İbrâhîm Halebî

Vehbi Tülek

Cennette Iftar Etti... Abdullah Bin Mahreme

Vehbi Tülek

Zekât, Gazâb-ı Ilâhîyi Söndürür

Vehbi Tülek

Zikreden Kimsenin Kalbi Parlar; Nûru Artar

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Mûsâ El-kûfî

Vehbi Tülek

Bir ân Sabretmenin Bile Mükâfâtını Görürsünüz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Her Şeyi Göze Almıştı!

Delik Kova

Arkadaşlarımı Korumak Için

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek