Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.614.976

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Meczup Bir Derviş Uzun Dâvûd Efendi

Uzun Dâvûd Efendi Osmanlılar zamânında Mudurnu'da yetişen evliyadandır. Bolu-Mudurnu'da doğdu. 1507 (H. 913) senesinde orada vefât etti. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî'nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb'in sohbetlerine devâm edip, tasavvufun yüksek mârifetlerine kavuştu. Meczup bir zât idi. Allahü teâlânın sevgisinden kendinden geçmiş hâldeydi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Yavuz Sultan Selim Han, şehzadeliğinde Trabzon valisiydi. Osmanlı Devletinin komşusu İran'daki Safevi hükümdarı Şah İsmail'in kendileri için büyük bir tehlike teşkil ettiği ni yakından anlamış ve bunu defalarca İstanbul'a bildirmişti. Bununla da kalmayıp, İran'ın durumunu ve şahı daha yakından görmek için kıyafet değiştirip, gezici bir derviş gibi gizlice ve tek başına, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra İran'ın başkenti Tebriz'e geldi. Şah İsmail, satranca pek meraklı ve oyunun namlı bir ustasıydı. Her gün birkaç parti saranç oynar ve sosyal durumuna bakmadan kim isterse tereddütsüz karşılaşırdı. O güne kadar kendisini mat eden çıkmamıştı. Tabii, şaha olan korkunun da bunda payı vardı.

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Tavsiye Etmem Majeste

Vehbi Tülek

İslamiyet Dersi

Vehbi Tülek

Ahmed Cevdet Paşa, Sultan Abdülaziz Hân devrinde, Bosna'dan, İstanbul'a dönerken, Tuna Nehri'nde bir vapura biner. Vapurda Fransa'nın Türkiye Büyükelçisi Mösyö Moustier'e rastlar. Onunla, dünya siyasi ahvâlini, dini, felsefi konuları samimi havada konuşurlar. Fransız Büyükelçi bir aralık, Napoleon'un yukardaki sözünü, hatırlatarak der ki:-İslâmiyeti iyice inceleten Napoleon Bonaparte: "Eğer bir dinin dindarı olsaydım Müslüman olurdum. Zirâ Müslümanlıkta ruhbâniyet yoktur." demiş. Halbuki, bir müddet İstanbul'da kalınca Ulemâ Sınıfını gördüm. Demek ki, Napoleon, buraya gelmediği için, gerçek durumu bilememiş.

Sakinan Göze Çöp Batar

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Doğru Yoldan Ayrilmamak

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Toplu Taşima Kurallari

Vehbi Tülek

Yüz Sopa

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

AlÂeddîn Ali Esved KarahisÂrî

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Günahkârın Kabrinden Yükselen Alevler

Amr bin Dînâr el-Cumahî hazretleri evliyânın meşhurlarından olup Tâbiîndendir. 666 (H.46) senesi İran beldelerinden birinde doğdu. Arap kabîlelerinden Cumah'ın himâyesine girdi. Eshâb-ı kirâmın ve Tâbiînin büyüklerinden ders aldı. Abdullah bin Abbâs, Abdullah bin Ömer, Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Amr bin Âs “radıyallahü anhüm” gibi Eshâb-ı kirâmın büyüklerinden hadîs ilmini öğrendi. Onlardan hadîs-i şerîf rivâyet etti. Mekke-i mükerreme müftisi oldu. 743 (H.126) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Haset Edenin Dünyası Azap Içinde Geçer

Vehbi Tülek

Debbağ Abdurrahmân hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1208 (H. 605) senesinde Tunus'un Kayravân şehrinde doğdu. İlk önce Kâdı Ebû Zekeriyyâ Yahyâ el-Berkî'den ilim öğrendi. Sonra başka âlimlerden aklî ve naklî ilimleri tahsîl etti. Sûfî Abdüsselâm Kayravânî'ye talebe olup, ondan tasavvuf ilmini öğrendi ve evliyâlık derecesine ulaştı. 1300 (H. 699) senesinde orada vefât etti. Buyurdu ki:

Allahü Teâlâyı Unutan Bir Kalp Hastadır!

Vehbi Tülek

Abdülazîz Nesefî

Vehbi Tülek

Abdülaziz Nesefi rahmetullahi aleyh, Hanefi mezhebi fıkıh âlimidir. Aslen Kûfelidir. 533 (m. 1138) yılında vefât etti. Kitabında buyuruyor ki:
Hanefi mezhebinde, namazın sünnetleri şunlardır:

Hüsrev Beyin Üç Şehit Oğlu

Vehbi Tülek

Uyanık Ol, Kendine Dost Ara

Vehbi Tülek

O Zatı Gördüğüne Dâir Şüphemiz Kalmadı

Vehbi Tülek

Yemenli Velî Hasan Sekkâf

Vehbi Tülek

sana Hakîkî Dost Lâzım Ise...

Vehbi Tülek

İbrâhim Karamânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Allah Nasil Misafir Edilir?

Allah Diyen Genç

Sarik Ve Sakal

Bunlar Şarapti

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek