Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.511.127

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kalp Katılığından Daha Büyük Musibet Yoktur!

Dâbiî hazretleri meşhur âlim ve velîlerdendir. Sekizinci asırda vefât etti. Mâlik bin Dînâr, Sâbit el-Benânî gibi büyüklerle aynı asırda yaşayıp onlarla sohbette bulundu. Mâlik bin Dînâr'dan naklederek buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yavuz Sultan Selîm Ve Dede Molla

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu Dede Molla isimlizâtın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar birköylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunufarketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyredenSultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunuaçık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonraişine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönülbağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar.

Vehbi Tülek

3 - İstanbul'un Fethi (manzum Hikaye)

Vehbi Tülek

Ii. Mahmûd Han Ve İsyanci Vehhabiler

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

"Kadr" olması muhtemel olan bir gece Sultan Ahmed Han da şöyle bir rüyâ gördü:Saray-ı hümâyûndaki husûsi köşkün etrâfında heybetli ve nûrâni zâtlar geziniyordu. Onların kimler olduğunu araştırınca, yakın adamlarından birisi gelerek; "Sultânım! Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretleri köşkünüzü teşrif ettiler. Peşindekiler, onun dervişleri ve talebeleri dir." dedi. Bu haberi alan Sultan büyük bir sevinçle sarayın içine girdi ve orada Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerini gördü. İkrâm ve iltifât olmak üzere ona saltanat tahtına oturmasını teklif etti. O zaman Mevlânâ hazretleri; "Arşın gölgesi altında oturanlar, bu birkaç ağaç parçasından yapılmış tahta iner mi? Bu tac ve taht sizindir." buyurdu. Bu sırada Sultan Ahmed Han, Mevlânâ hazretlerinin orada bulunuşunu fırsat bilip, ondan devlete isyân eden, azgınlık ve taşkınlık yapan celâlilerin hakkından gelebilmek için himmet ve hayır duâda bulunmalarını istedi.

102 - Şahitliği Kabul Edilmeyen Padişah

Vehbi Tülek

Ümid Bekler

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

47 - Özi Kahramanlari

Vehbi Tülek

Yara

Vehbi Tülek

Sultan Adülaziz’in Avrupa Seyahati

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kalbim Gafil Diyerek Duayı Terk Etmemelidir

Muhammed Kerderî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. “İbn-ül-Bezzâz” diye de tanınırdı. Harezm’in Kerder köyünde doğdu. İlim tahsiline memleketinde başladı. Dört sene kadar İbn-i Arabşâh’ın yanında kaldı. Fıkıh ve usûl-i fıkıh ilimlerini ondan tahsil etti. Sonra Kâhire’ye gitti. Daha sonra Bursa’ya giderek Molla Şemseddîn Fenârî ile sohbet etti. 827 (m. 1424) senesinde Mekke’de vefat etti. “Bezzâziyye” adındaki fetva kitabı çok meşhur ve muteberdir. Bu eserinde buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâma Uymanın On Şartı Vardır

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Hâherzâde hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. Buhara'da doğdu. Ebû Nasr Hâzimi, Ebû Said İsfahâni gibi âlimlerden tahsil gördü. Zama­nında Hanefiler'in Mâverâünnehir'deki en meşhur âlimi oldu. Bundan dolayı kendisine "Devrin Numân'ı" denildi. Orada bir­çok talebe yetiştirdi. 483 (m. 1090)'de Buhara'da vefat etti. Şerh-i muhtasâr-ı Kudûri isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Bu Ümmetin En Hayırlıları

Vehbi Tülek

Velî Kulların Alâmetleri

Vehbi Tülek

Ebû Nuaym İsfehâni hazretleri hadis âlimlerinden olup, İran'ın İsfehân şehrinde 336 (m. 948)'de doğup, 430 (m. 1038)'de vefât etti. Çok kitap yazdı. Bunlardan, "Hilyet-ül-evliyâ" kitabının mukaddimesinden bazı bölümler:

Sana Söz Getiren Senden De Götürür

Vehbi Tülek

Tâceddin Ibn-i Arabşah

Vehbi Tülek

Ben Unutsam Bile Ölüm Beni Unutmaz

Vehbi Tülek

Huzeyfe Bin Yemân (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Onlar, Birbirlerini Allah Için Severler

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

İftiranin Neticesi

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Bülbülün Zikri

Üç Kandil

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek