Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.341.848

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Niyetin Doğru Olmasına Çok Dikkat Etmelidir

Abdülhâdî Bedevânî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velilerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. Hocasının terbiye ve duası ile evliyalık makamlarına yükseldi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinden icazet alıp memleketi olan Bedâyûn'a döndü. 1631 (H.1041) senesinde Bedâyûn'da vefat etti. Bir defasında hocasına gönderdiği mektup karşılığında hocası İmâm-ı Rabbânî hazretleri ona şu mektubu gönderdi:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Müftî Olsa Gerektir

Ebüssü'ûd Efendi, şeyhülislâm olmasıyla ilgili bir rüyâsını şöyle anlatmıştır: "Henüz daha medresede talebe iken, bir gece rüyâmda Zeyrek Câmiine girdim. Câmi çok kalabalık idi. "Bu topluluk nedir?" dedim. "Resûl-i ekrem efendimizin divân-ı seâdetleridir, toplantılarıdır" denildi. Hürmetle bir köşede durdum. Önümde de, o devrin müftisi İbn-i Kemâl Paşa oturuyordu. Peygamber efendimiz mihrâbda bulunuyordu. Sağ ve solunda Eshâb-ı kirâm efendilerimiz edeble ayakta duruyorlardı. Resûlullah efendi mizin huzûrunda da bir zât vardı. Kıyâfetinden onu Arab zannetmiştim. Peygamber efendimiz ile dizdize denilecek bir hâlde oturuyor ve konuşuyordu. Acabâ bu zât kimdir ki, Eshâb-ı kirâm efendilerimiz ayakta oldukları hâlde, o, Resûlullah'ın huzûrunda oturuyor? diyerek hayret ettim. Konuşmalarını dinledim; Peygamber efendimiz Arabca konuşuyorlar, o zât ise Farsça söylüyordu.

Vehbi Tülek

İlk Türk Uçağinin Uçuşu

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Parlayan Kiliç

Vehbi Tülek

Venedik elçisi Antonio Giustiniani, Yavuz Sultan Selim'in huzuruna girer. Yeri öpüp itimatnamesini sunar, görüşmesini tamamlar. Ülkesine döndüğünde herkes, adeta bir ütopya medeniyetinin sultanı gibi gördüğü, hayalinde canlandırmaya çalıştığı Cihan Padişahı Sultan Selim Han 'ın nasıl birisi olduğunu sorar:-Göremedim, der Giustiniani...Merak ederler : -Odasına girdiğin, yanına kadar gitiiğin halde nasıl göremedin?Giustiniani şu müthiş itirafda bulunmak zorunda kalır:-Kılıcı öyle parlıyordu ki, yüzüne bakamadım.Venedik elçisinin bu sözlerini duyan haşmetli hünkar:-Paşalarım, der. Osmanlı 'nın kılıcı parladığı sürece düşmanların başı daima öne eğik kalır. Amma Allah korusun, bu kılıç bir kınına girerde paslanmaya başlarsa, o zaman işte bu kafalar yavaş yavaş dikilir ve bize birgün yukardan bakar.

Bodrumlu Fedai Musa

Vehbi Tülek

Hangi Dersi Müzakere Ediyorsun?

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Binbaşi Mehmed Ali Bey

Vehbi Tülek

Sultan I. Ahmed Ve Hediyesi

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahın Rahmetinden Ümitli Olmanın Alâmeti

Mehmed Es'ad Efendi Yirmialtıncı Osmanlı Şeyhülislâmı'dır. 978 (m. 1570)'de İstanbul'da doğdu. 1034 (m. 1625)'de aynı yerde vefât etti. Aziz Mahmûd Hüdâyi Efendi'ye talebe olup, ondan manevi feyiz aldı. Bir defasında dedi ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cömertlik, Imândan Bir Şubedir

Vehbi Tülek

İbnü'l-Bennâ hazretleri Hanbeli âlimlerinden olup, hadis, fıkıh, kırâat âlimlerinin büyüklerindendir. 396 (m. 1007)'de Bağdad'da doğdu. Kırâat, hadis ve fıkıh ilimlerinde çok yükseldi. Çok kitap yazdı. 471 (m. 1079)'da Bağdad'da vefât etti. O'nun bildirdiği hadis-i şerifte Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

Herkese Ihsânda Bulunmalıdır

Vehbi Tülek

Ebû Amr Bin Nüceyd

Vehbi Tülek

Ebû Amr bin Nüceyd hazretleri Nişâburludur. 976 (H.366) senesinde Mekke-i mükerremede vefât etti. Nişâbur'da doğup yaşayan İbn-i Nüceyd, küçük yaştan itibâren âlimlerin ve velilerin ilim meclislerinde ve sohbetlerinde bulundu. Cüneyd-i Bağdâdi hazretlerini görüp feyz aldı ve sohbetlerinden istifâde etti...

Hazreti Ali’nin Ilimdeki Yüksekliği

Vehbi Tülek

İşi, Sözüne Uygun Olmalıdır

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Gözünü Aldı Karşılığında Ne Verdi?

Vehbi Tülek

Resulullah Güldüğü Zaman, Duvarlar Üzerine Nur Verirdi

Vehbi Tülek

Övünmek Için Söylemiyorum Peygamberlerin Reîsiyim

Vehbi Tülek

Şeytan Akıllı Müminin Yanında Duramaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

A'meş Ve Hanımı

Gerçek Zehir

Bana Delil Getir

Dört Şey Mühimdir

Evliyalar Ölmez İmiş

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek