Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.683.363

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Bahri Dede

Kânûni Sultan Süleymân Zigetvar seferine çıkmadan önce hazırlıklarını tamamlayıp, evliyâ kabirlerini ziyâret edip zafer kazanmak için duâ etti. Ayrıca hayatta olan evliyâ ve ulemâdan da duâ istedi. Devrin meşhûr evliyâsı olan Bahri Dede'den de duâ iste mişti. Ayrıca fakirlere muhtaçlara dağıtır diye bir kese içinde bin flori altın hediye etti. Bahri Dede bu hediyeyi kabul edip bir yere sakladı. Sonra savaşa kendisinin de katılacağı nı söyledi. Ordunun hareket günü gelince o da orduyla yola çıktı. Böyle evliyâ bir zâtın aralarında bulunması pâdişâh, komutanlar ve askerler için büyük bir ümit ve moral oldu.

Vehbi Tülek

Mesir Macunu

Vehbi Tülek

Harp Hiledir: Muhasaralarda Sahte Ric'at

Vehbi Tülek

Bir Kâse Yoğurt

Vehbi Tülek

Osmanlı Devleti döneminde her paşa ve padişah için, memleketinde herkesin istifadesine açık bir hayır kurumu yapıp ahirete öyle gitme, en büyük ideal idi. Bu sebeple, fethedilen yerlerde her biri bir cami, bir külliye veya bir hastane yapıp gitti. Ecdâdımız, kendi devirlerinin kültürünün gerektirdiği müesseseleri kurdular. İnsan nerde neyi tahsil ederse etsin ama Rabbiyle her zaman irtibatlı olsun diye camisiz yer bırakmadılar.

Yavuz'un Kuvveti

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

44 - Rodos Zaferi

Vehbi Tülek

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Hükümdarlar VilÂyet Zabteder, Bahşetmez!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Aşçı Dede Hazretleri

Aşçı Dede hazretleri 1828 (H.1244) senesinde İstanbul'da Kandilli'de doğdu. Erzincan'da, Vehbi Hayyât'ın (Terzi Baba) halifesi olan Hacı Fehmi Efendi'ye talebe oldu ve yüksek derecelere kavuştu. Talebe yetiştirmek için icazet alarak İstanbul'a döndü. Bir hac seferinde Medine'de vefât ettiği ve orada defnedildiği nakledilmiştir.
Aşçı Dede hazretleri sohbetlerinde, büyük üstadı İmamı-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat kitabını okurdu. Vefatından kısa bir zaman önce şu mektubu okuyordu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yemekleri Açıkta Bırakmamalıdır!

Vehbi Tülek

Ergûn Devâdâr hazretleri Haleb Vâlisi ve Hanefi fıkıh âlimidir. Vâliliği sırasında ilimle çok meşgul oldu. Fetvâ makâmına yükseldi 731 (m. 1330) senesinde Haleb'de vefât etti. Fetvalarından bazıları:

Müslümanlar Bütün Peygamberlere Inanır

Vehbi Tülek

Gariplerin Sığınağı Nasûh Çelebi Belgrâdî

Vehbi Tülek

Akli ve nakli ilimleri tahsil etmek için İstanbul'a gelen Nasûh Çelebi, zamânının meşhûr âlimlerinden istifâde etti. Bu arada tanıştığı, Nakşibendiyye yolunun mensublarından İskender Efendinin sohbetlerine devâm etti. O mübârek zâtın ilim ve feyzinden istifâde etti. Yıllarca hizmetinde bulunup, kalbini tasfiye ve nefsini tezkiye eyledi. Ahlâkı güzelleşti. Yüksek makamlara kavuşup kemâle geldi. Serhat boylarında, insanlara doğru yolu göstermek, Allahü teâlânın rızâsı için cihâd eden İslâm ordusuna yardım etmek vazifesi ile Belgrat'a gönderildi...

Ebu Bekr-i Verrak’ın Oğlu

Vehbi Tülek

Cömertlik En Güzel Mücevherdir

Vehbi Tülek

Bu, Altından Daha Kıymetli Bir Cevaptır

Vehbi Tülek

Sünnet-i Hasene Ve Sünnet-i Seyyie

Vehbi Tülek

Nikâh Yapmak Benim Sünnetimdir

Vehbi Tülek

Kabir Ziyâreti Eden Ibret Alarak Döner

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah Bin MübÂrek

Abdullah Bin MübÂrek

Merv'de bir yıl ticâretle uğraşır, kazancının hepsini fakirlere dağıtırdı. İkinci yıl İslâmiyet'i yaymak için cihâda, düşmanla harbe giderdi. O, medresede müderris, hoca; câmide vâiz, şehirde tüccâr; harbde büyük bir kahramandı. Kılıç ve kalem sâhibi idi. Kalemiyle cihâda dâir eser yazdı, kılıcıyla da dillere destan olan kahramanlıklar gösterdi.

Abbâsiler devrinde Bizanslılarla yapılan harplerden birine katılmıştı. Abbâsi ordusu sessiz, sâkin ve aydınlık bir gecede Tarsus'un kuzeyinde karargâh kurmuştu. Tarsus'un sırtlarında İslâm ve Bizans orduları görünüyordu. İki taraf da kendilerini kuvvetli göstermek için alevleri göklere yükselen ateşler yakmışlardı. Bu ateş ocaklarından birinin etrafında tepeden tırnağa silâhlı askerler hilâl şeklinde oturmuşlar, ortalarında ise ince yapılı, nûrâni yüzlü bir zat onlara ders anlatıyordu. Kimse vaktin nasıl geçtiğinin farkına varmamıştı. Sözü kesip, duâsını yapınca istirahate çekildiler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Evliyalar Ölmez İmiş

Tüccarin Rüyasi

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Anzakli Ömer

Gerçek Zehir

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek