Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.687.899

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Borçlu Adam Evinden Çıkamaz Hâle Gelmişti!

Ebû Abdullah Merrakûşî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. 1210 (H.607) yılında Fas’ta Merrakûş’ta doğdu. 1284 (H.683) yılında Kâhire'de vefât etti. Burada meşhur âlimlerden ilim tahsîl etti. Mâlikî mezhebi fıkıh bilgilerinde âlim ve zamânın imâmı oldu. Tasavvufta ince bilgilere, yüksek derecelere kavuştu. Pekçok talebe yetiştirip, kıymetli eserler yazdı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zağanos Mehmed Paşa

Fâtihin şehzâdeliğinde lalalık yapan Zağanos Mehmed Paşa, ona Rumca ve Lâtinceyi öğretti. Sultan İkinci Murâd Hanın vefâtından sonra pâdişâh olan Fâtih Sultan Mehmed Hanın yakını, en güvendiği devlet adamı olarak vezirliğe yükseltildi. İstanbul'un fethi için genç pâdişâhı devâmlı teşvik etti. Rumeli Hisarının yapımında bizzat çalıştı.İstanbul kuşatmasında Cenevizlilerin harekâtına karşı bugünkü Beyoğlu sırtlarını tuttu. Haliç cephesi tamâmen Zağanos Paşa kumandasındaydı. Kuşatma esnâsında muhâsaranın kaldırılması gerektiğini ileri sürenlere karşı, büyük ve kahraman veli Akşemseddin, Molla Gürâni, Molla Hüsrev'le birlikte muhâsaranın fethe kadar devâm etmesini istedi. İstanbul'un fethinde büyük faydası görüldü. Fetihten sonra Galata'nın Cenevizlilerden sulhla alınmasını sağlayan anlaşmayı imzâladı.1460'ta Mora'da çıkan isyânı bastırmakla görevlendirildi. 1461'de Fâtih Sultan Mehmed Hanın Trabzon-Rum İmparatorluğuna açtığı sefere katıldı. Trabzon'un fethi üzerine buranın ilk sancakbeyi oldu. Daha sonra Gelibolu sancakbeyi ve kaptan-ı deryâlık vazifelerinde bulundu. 1469'da Balıkesir'de vefât etti. Balıkesir'de yaptırdığı pekçok eserin en önemlileri kendi adını taşıyan câmi ile çeşmesidir. Bir de hamam yaptırmıştır.Zağanos Mehmed Paşa, çalışkan, sadâkatle devletine bağlı, bilgili, hayırsever bir vezirdi. Oğlu Ahmed Çelebi, Sultan İkinci Bâyezid ile Yavuz Sultan Selim Han devirlerinde iki defâ defterdârlık vazifesi yapmıştır.

Vehbi Tülek

Akşemseddin Ve Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Kahve İkrami

Vehbi Tülek

Öyleyse Sultanimizi Üzme !

Vehbi Tülek

Yıldırım Bayezıd Niğbolu zaferinde kazanılan gânimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugün Ulucami'nin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi, bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız bir "Evim de evim" feryadı tutturur ki sormayın. Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere "olmaz" der. Önce vezirler, sonra bizzat Sultan, kadının ayağına gider, iknaya çalışırlar. Ama o direnir. Sultan Bayezid caminin yerini sevmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar, çözüm yolu arar. Kadılar "mal onun değil mi" derler, "satarsa satar, satmazsa satmaz!" Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid'in aklına damadı gelir. Emir Sultan'ı bulur meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder. "Acele etme!" der, "Bir gecede neler değişmez?"

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Büyük Fen Dahisi: Fatih Sultan Mehmed

Vehbi Tülek

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

Vehbi Tülek

Birakma Bizi Baba

Vehbi Tülek

Abd'den Haraç Aliyorduk

Vehbi Tülek

İstanbul’un İşgalinde Yapilan Hirsizliklar

Vehbi Tülek

O SÂhibine Teslim Oldu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Selâhaddîn Zerkûb

Selâhaddin Zerkûb, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Önceleri Mevlânâ'nın hocası olan Seyyid Burhâneddin Tirmizi'nin talebesi idi. Kuyumculuk yapardı... Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, bir gün Konya'nın kuyumcular çarşısından geçerken, bir kuyumcu dükkânından gelen çekiç seslerinden çok etkilendi. Her çekicin vuruluşunda çıkan seslerin, "Allah! Allah!" dediğini müşâhede etti. Bu sesler, eşi bulunmaz bir haz ve dükkânın sâhibine karşı kalbinde büyük bir muhabbet hâsıl etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mücahede Ve Riyâzet!..

Vehbi Tülek

Âdem-i Bennûri hazretleri, Hindistan'ın büyük velilerinden olup, seyyiddir. Doğum târihi bilinmemektedir. İmâm-ı Rabbâni hazretlerinin yüksek huzur ve sohbetlerinde yetişip icâzet almakla şereflendikten sonra Bennûr'a gitti. Vefat edeceği sene, Peygamber efendimizin ve Beytullah'ın aşkıyla yanmakta idi. Harameyn-i şerifeyne, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevvereye doğru yola çıktı...
Âdem-i Bennûri hazretleri, hacdan sonra Medine-i münevvereye gidince, Kabr-i Nebevi'yi ziyâretinde, Peygamber efendimiz onun selâmını aldı ve pek az kimseye nasib olan müsâfeha etmek şerefine kavuştu. Ziyâretten sonra, memleketine dönmek üzere ayrılmak istediği zaman, Resûlullah efendimizden saâdet müjdesi aldı. Kendisine hitâben; "Ey oğlum! Sen benim yanımda kal!" buyuruldu. Bunun üzerine orada kaldı ve 1644 (H.1054) senesinde vefat etti.
Bu mübarek zat, vefatından evvel yanındaki talebelerine nasihat olarak buyurdu ki:
"Allahü teâlânın evliyâsı, yemek, içmek ve uyku ile, başkasının hakkında konuşmakla, birisine vurmakla bu makâma kavuşmadı. Ancak mücahede (nefsin istemediği şeyleri yapmak) ve riyâzet (nefsin arzularını yapmamak) çekmekle kavuştu...

Muzaffer Kirmisinî

Vehbi Tülek

Veren De Allahü Teâlâdır, Alan Da

Vehbi Tülek

İmâm-ı Şa’rânî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerindendir. 898 (m. 1493)’de Mısır’da doğdu. 973 (m. 1565)’de aynı yerde vefât etti. Aliyy-ül-Havvâs hazretlerinden tasavvufu öğrenerek, büyük velîlerden oldu. Üçyüzden ziyâde eser yazdı. Zamanın kutbu olduğu bildirildi. Pekçok kerâmetleri görüldü.

Âhiret âlimleri Simalarından Bilinir

Vehbi Tülek

Onun Bir Hafta Ömrü Kaldı

Vehbi Tülek

Filistinli Velî Şihâbüddîn Remlî

Vehbi Tülek

Ebû Affân Osman El-yemenî

Vehbi Tülek

Dırar Ibni Ezver radıyallahü Anh

Vehbi Tülek

Gazze'den Doğan Güneş İmâm-ı Şâfiî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek

Abdullah-i EnsÂrî

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Adam Olmazsan

Allah Diyen Genç

Abdullah El-acemî

Sünnet Akçesi

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek