Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.542.151
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciye:
"İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?" dediğinde kahveci:
"Erenler, uzun etme hadi sen de çek" dedi. Padişah sesini bira daha yükseltip:
"Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?" diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp:
"Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız" dedi. Padişah da:
"Murad" deyince, kahveci:
"Sultanlığı da var mı?" diye sordu. Padişah:
"Evet" deyince, kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı:
"Öyleyse buyurun cenaze namazına!"
II. Abdülhamid Hân'ın en küçük oğlu Âbid Efendi'nin hâtıralarından:"Bir gün, babamın yanında bulunan adamlardan Ali Vehbi Bey'i hapsettiler, sonra İstanbul'a yolladılar... Sebebi, pederle başbaşa kalıp bir şeyler kaleme alınmasından korkulmasıydı..."Alatini Köşkü'nün bahçesinde yuvarlak, çiçekli bir tepecik vardı... Subaylar, bu tepenin etrafında çiçeklerle 'Hürriyet, adâlet, eşitlik, kardeşlik' yazmışlardı... Okuyabiliyordum ama, bu sözlerin ne demek olduğunu anlamıyordum...
Ahmed Kuseyri rahmetullahi aleyh, Antakya'da yaşamış olan evliyânın meşhûrlarındandır. Doğum târihi bilinmemektedir. 1549 (H.956) senesinde Antakya-Şenköy'de vefât etti.
Ebû Ca'fer el-Verrâk hazretleri hadis âlimi olup, Ravileriyle birlikte yüz bin hadis-i şerifi ezberden bilirdi. 272 (m. 885)'de Bağdâd'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:
Hâce Vâlâpîr hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerdendir. On yedinci asrın ilk yarısında Pâni-püt şehrinde vefât etti. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Babası meşhûr âlim ve evliyâ Abdülkuddûs hazretleridir. Onun feyzlerinden istifâde etti. Sayısız kerâmetleri görüldü. Bir sohbetinde şunları anlattı:
Musa Aleyhisselâmın ümmeti:
- Ya Musa! Rabbimizi yemeğe davet ediyoruz. Buyursun bir gün misafirimiz olsun. Nemiz varsa ikram etmeye hazırız, dediklerinde Musa Aleyhisselâm, onları azarladı. «Nasıl olur, Allahü teala (haşa) yemekten, içmekten ve mekândan münezzehtir» diyerek bir daha böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmemelerini tenbihledi. Fakat Musa Kelimullah Turu Sina'ya çıkıp, bazı münasaatta bulunmak istediğinde, Allah tarafından şöyle nida olundu:
- «Ya Musa neden kullarımın davetini bana getirip söylemiyorsun?»
Musa Aleyhisselâm: «Ya Rabbi, böyle daveti size gelip söylemekten haya ederim. Nasıl olur, Zatı Ulûhiyetiniz onların söylediklerinden beridir» dedi.
Allahü teala: «Söyle kullarıma, onların davetine Cuma akşamı geleceğim» buyurdu.