Memleketin Manevi Destekçileri Onlardır
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.321.620
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Sadreddîn-i Konevî hazretleri evliyanın büyüklerinden ve kelâm âlimlerindendir. 671 (m. 1272) senesinde vefat etti. Kabri Konya’da kendi adı ile anılan caminin bahçesindedir.
Seyyid Yahyâ Efendi şöyle anlatmıştır: "Sultan Bâyezid Hân Câmi-i şerifi avlusunda, oyma ustalarından Kefelizâde İbrâhim Halebi adında bir zâtın dükkanında, ilim-irfân sâhibi, kıymetli zâtlar toplanıp sohbet ederlerdi. Arasıra Mehmed Emin Efendi de öğle namazından sonra o dükkanı teşrif eder, dostları ile çok kıymetli sohbeti olurdu. Bir gün yine böyle hoş bir sohbet sırasında medhedilen iyi vasıflı bir kâdı (hâkim) o dükkana geldi. Kâdıasker, bu kâdıya, bir meseleden dolayı dargın olduğu için, bir makâma tâyin edilmesi gerektiği hâlde ona; "Ben kâdıasker olduğum müddetçe, sana kadılık vazifesi vermem!" diyerek yemin ettiğini ağlayarak anlattı. Dükkanda bulunanlar bu hâdiseye çok üzüldü.
Mısır'da 1882'de, Mehmet Ali Paşa soyundan beşinci kuşak İsmail Paşa, başta İngilizler olmak üzere Avrupalılardan mali ve siyasi destek görüyordu. O istedikçe, İngilizler bol bol borç para verdiler. Zaten bir zengin kolay borç veriyorsa ondan korkmalıdır. Mısır Hıdivi yani Başbakanı İsmail Paşa, bu paraları kısa sürede çarçur edip bitirdi. Paşa'da bulunan Süveyş hisselerinin yarısını, İngilizler borca karşılık kaptılar. Ancak Fransa, kendi açtıkları Süveyş'in, İngilizin yönetimine geçmesinden pek rahatsız oldu. Borç alma hızlandı. Artık alınan borç ile yeni borçlar ödenemeyince, İngilizler Mısır ekonomisinde iyileştirmek yapmak için, Mısır'a maliyeciler gönderdi. Mısır'da bir hükûmet vardı. Bu hükûmette Maliye Bakanı İngiliz, Nafia yani Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı da Fransız idi. Bu iki bakan, harcamalarda kısıtlamalar yaptırmaya başladı. 30 bin kişilik Mısır ordusu 10 bin kişiye düşürüldü. Askeri harcamalar iyice kısıldı. 2 500 subay ordudan atıldı. Birçok memurun işine son verildi. Güya Mısır'ı ekonomik sıkıntıdan kurtarmak için yapıyorlardı. Bu uygulamalar Mısır halkını çok üzdü.
Burhânüddin İbrâhim Kereki hazretleri Hanefi fıkıh âlimidir. 835 (m. 1432)'de Kahire'de doğdu. İbn-i Hacer Askalâni, İbnü'l-Hümâm, Şemseddin Sehâvi gibi birçok âlimden ders ve icazet alarak müderrislik ve İbn-i Tolun Camii'nde imamlık görevine getirildi. 922 (m. 1516)'da vefat etti. Derslerinde şöyle anlattı:
Piri Sâmi Efendi Son asırda Anadolu'da yetişmiş velilerdendir. 1848 (h. 1264) senesinde Erzincan'da doğdu. Erzincan medresesinde Arapça ve Farsça öğrendi. İlim tahsilini devâm ettirmek üzere İstanbul'a geldi. Fâtih Medresesinde akli ve nakli ilimleri öğrendi. Buradaki tahsilini tamamladıktan sonra, müderrislik icâzetnâmesi alarak Erzincan'a döndü. O günlerde Erzurum'da bulunduğu sırada PTT müdürlerinden İsmâil Efendi adında birisiyle tanıştı. Ona, Abdurrahmân-ı Tâgi'nin büyüklüğünden bahsetti. Bunun üzerine İsmâil Efendi ile birlikte "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velilerden Seyyid Sıbgatullah Hizâni hazretlerinin halifelerinden, Bitlis'in Nurşin köyünde bulunan büyük veli Abdurrahmân-ı Tâgi (Tâhi) hazretlerini ziyarete gitti. Onun büyük bir veli olduğunu görerek, talebe oldu. İki yıl sonunda kendisine icâzet verilerek Erzincan'a gönderildi.1912 (H. 1330) senesinde Erzincan'da vefât etti.
Sultan Abdülmecid zamanında adamcağızın birisinin büyük miktarda borcu varmış. Elini neye atsa ters gidiyor. Zeyrek civarında, evine yakın bir dergaha gitmiş. Namazdan sonra Şeyh efendi, bu yabancıyı yanına çağırmış ve halini sormuş. O da:
"Efendi hazretleri, gırtlağa kadar borç içindeyim, neye elimi atsam kuruyor. Ne olur himmet!" demiş. Şeyh efendi:
"Evladım, sabah namazını 40 gün Yenicami'de kıl. Camiye gidip gelirken de 1000 adet istiğfar oku. Göreceksin, kırkıncı gün ne sıkıntın kalacak ne bir şey..."