Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.512.298

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İnkâr Edenlere Cehennem Ateşini Hazırladık

Veliyyüddîn Efendi Osmanlı fıkıh âlimi, âbid ve velîlerindendir. 1659 (H.1069) senesinde; bugün Yunanistan sınırları dâhilinde bulunan Larissa (Yenişehir)'da doğdu. Zamânın meşhûr ulemâsından din ve fen bilgilerini tahsîl etti. İcâzet alarak talebe yetiştirmeye başladı. Hac için gittiği Mekke-i mükerremede Muhammed Ma'sûm-i Fârûkî hazretlerinin talebelerinden olan Ahmed-i Yekdest hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi. O büyük zâttan Nakşibendiyye yolunun âdâb ve erkânını öğrendi. İstanbul'a döndükten sonra daha çok, insanlara nasîhat edip talebe yetiştirmek, kitap yazmak ve ibâdet etmekle meşgûl oldu. Edirne ve Galata kâdılıklarında bulundu. 1738 (H.1151) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Çanakkale savaşlarına katılan bir Fransız Generalinden, memleketine döndüğünde savaş hatıralarını anlatmasını istediler. General söze; "Fransızlar böyle mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirler!.." cümlesiyle başlaması üzerine bir gazetecinin; "Neden iftihar edebilirmişiz?" sorusuna General, dünya savaş ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bir menkıbeyle cevap verdi:

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Osmanlı ordusu Niğbolu kalesini kuşatmıştı. Kalenin fethi için günlerce kanlı çarpışma lar oldu. Kale bir türlü feth edilemedi. Hücûmların en şiddetli ânında, daha önceki muhârebe de askerlerin yaralarını saran bir genç, kale kapısını ardına kadar açtı. Yıldırım Bâyezid ve askerleri kaleye girdiler. Kaledekiler, bu durum karşısında teslim olmak mecburiyetinde kaldılar. Zaferden sonra bu genci aradılar, bir türlü bulamadılar. Yıldırım Bâyezid Han, Rumeli fethinden sonra Bursa'ya gelmeyip Edirne'de konakladı.

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

7 - Genç Osman Dediğin Bir Küçük Uşak

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Osmanlilarin İndonezya Müslümanlarina Yardimi

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Vehbi Tülek

Bursa İpeği

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbn Ül-bezzâz Muhammed Kerderî

İbn ül-Bezzâz Muhammed Kerderi hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Harezm'in Kerder köyündendir. Osmanlı ülkesine geldi. Bursa'da Molla Şemseddin Fenâri ile sohbet etti. 827 (m. 1424)'de Mekke'de vefât etti... Muhammed Kerderi "Bezzâziyye" fetvâsında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddîn-i Bahtiyâr Kâkî

Vehbi Tülek

Hâce Kutbüddin-i Bahtiyâr hazretleri, çok âbid bir zat idi. Bir ân Allahü teâlâdan gâfil olmazdı. Devamlı namaz kılardı. Her gece, Resûlullah efendimize üç bin salevât-ı şerife okurdu. Zamânın sultânı dâhil, birçok kimse, kendisine her türlü maddi imkânı sağlamak için sâdece bir işâretini bekledikleri hâlde, Hâce hazretleri fakirlik içinde yaşamayı tercih ederdi. Bir şey veren olursa, onunla iktifâ ederlerdi. Zor durumda kalınca, hanımı, komşuları olan bakkalın hanımından borç ister, bununla yiyecek bir şeyler alırdı.

Rabbinize Istiğfar Edin Ki

Vehbi Tülek

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Vehbi Tülek

Dürrizâde Seyyid Ârif Efendi Seksenyedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1225 (m. 1810)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

osmanlıya Karşı Harbe Gitmeyiz!..

Vehbi Tülek

Ebû Mensûr Ve Imân E­den Ya­hu­di

Vehbi Tülek

Zekeriyyâ "aleyhisselam"

Vehbi Tülek

Yemeği Sıcak Yemenin Zararı

Vehbi Tülek

Biz, Senin Sâlih Amelleriniz

Vehbi Tülek

Horasan âlimlerinden Ebü'l-kâsım El-mukrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) bir gün evinde bir yastığa dayanmış oturuyordu. İçeriye Selman-i Farisi girdi. Hazret-i Ömer (radıyallahü anhümâ) , oturması için yastığığ ona uzattı. Selman-i Farisi (radıyallahü anh):
-Resulullah Efendimiz (sallallahü ne kadar dogru söylüyor, dedi. Hazret-i Ömer:
-Ya Eba Abdurrahman ! Nedir o?
-Bir gün Resulallah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin huzuruna çıktım. O dayanmakta oldugu yastığı bana uzattı ve " Selman, evine gelen Müslüman kardeşinin altına ikram olarak bir minder uzatan müslümanı Allahü Teala mutlaka affeder" buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Adalet Ve Tevazu

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Örümcek Ağı

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek