Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.459.403

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Seni Övdükleri Zaman Seviniyorsan Zarardasın!

Ebû Zûr'a el-Eş'ârî hazretleri Tâbiînin meşhurlarındandır. Şam'da yaşadı. Babası Sa'd bin Temim, Eshâb-ı kirâmdandır. Babasının yanında yetişti ve babasından, Ebüdderdâ, İbn-i Ömer, Câbir'den ve daha birçok Eshâb-ı kirâmdan (radıyallahü anhüm) hadîs-i şerîf rivâyet etti. 737 (H. 120) senesinde vefât etti. Bu mübarek zat buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Ferid Paşa Ve Haci Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Iv. Murad’in Tasavvuf Ehline Hürmeti

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde başından geçen bir vakayı şöyle anlatır:"İstanbul'dan bazı mektupları hamil olduğum halde ulak olarak hareket ettim ve Gebze, İznik, Eskişehir üzerinden Akşehir'e yaklaştım. Sarplık içinde menzil beygirlerinin ağır yürüyüşü yüzünden o gece dağda kaldık. Sabah namazı için abdest alırken, alaca karanlıkta dağın içinden, cenk kıyafetleriyle heybetli bir süvari çıkageldi. Ama atı ve kendisi bitap... Hemen hakir (Evliya Çelebi):-Bu iyiye alamet değildir, düşüncesiyle endişelenmekle beraber, korku belası onu yanıma davet ettim. Bütün zebun görünüşüne rağmen yeri sarsan adımlarla yaklaştıysa da, kahvaltı soframıza oturmak istemedi. Ama ben:-Elbette bir lokmamızı yemelisin, deyince razı oldu. Sofra başına geçince, hemen sö zü açıp:-Dünya-Ahiret kardeşim ol...Devletten düşmüş bir yiğide benzersin. Atların dahi ze bun olmuş. Nerelisin? Adın nedir? Dediğimde şöyle cevap verdi:

Hamdolsun İslam Askeri Muzaffer Olmuştur

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Vasif Efendi İspanya’da

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

İskender Paşa

Vehbi Tülek

HilÂfeti HÂiz Olan Türkler

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Emir Ve Yasaklardaki Uhrevî Ve Dünyevî Faydalar.

İbn-i Nakîb hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 702 (m. 1302) senesinde Mısır’da doğup büyüdü.  769 (m. 1368) senesinde Kâhire’de vefât etti.  Fıkıh, kırâat, usûl, nahiv ve edebiyat ilimlerinde mütehassıs bir âlim idi. Kıymetli eserler yazdı. Bunlardan Tehzîb-üt-tenbîh kitabında şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yakut Ve Zümrüt Eşya Kullanmak Mubahtır

Vehbi Tülek

Hüseyn bin Şuayb Sinci hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. Merv'in köylerinden Since'de doğdu. 430 (m. 1039) senesinde Merv'de vefât etti. Bağdad'da birçok âlimden ilim öğrendi. Ebû Bekr Hayri'den de; hadis-i şerif dinleyip, ders aldı. Zamanında asrının fakihi ve Horasan'ın İmâmı kabûl edildi. Buyurdu ki:

Allahü Teâlâ Için Birbirini Sevenler

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Yahyâ El-celâ

Vehbi Tülek

Ahmed bin Yahyâ el-Celâ, Şam'da yaşamış olan evliyânın büyüklerindendir. 918 (H. 306) senesi Receb ayında Şam'da vefât etti. Zamânın büyük velilerinden Zünnûn-i Mısri ile Ebû Türâb Nahşebi hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı. Cüneyd-i Bağdâdi, Ebü'l-Hasan-ı Nûri hazretleri ile görüşüp istifâde etti...

Uğursuzluğa Inanan Bizden Değildir

Vehbi Tülek

Edîb Ve Şâir Behiştî

Vehbi Tülek

Âyet Aynı Ancak Okuyan, Aynı Kişi Değil!

Vehbi Tülek

Doğru Söylemekten Daha Güzel Bir Şey Yoktur

Vehbi Tülek

Mevlânâ Seyyid İbrâhim Efendi

Vehbi Tülek

Dünya Ehlinin Ve âriflerin Edebi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ayyaşin Sonu

Ayyaşin Sonu

Herkesin birbirini tanıdığı küçük bir kasabada, bir ayyaş yaşıyordu. Bütün gününü, gecelerinin çoğunu kasabanın meyhanesinde geçiriyordu. Evini, işini, çoluk-çocuğunu çoktan unutmuştu. Bu yüzden herkes kendisinden nefret ediyordu. Kimse kendisiyle ne doğru dürüst konuşuyor, ne de selam alıp veriyordu. Bu haldeyken günün birinde vakti saati doldu ve öldü. Kendisine yaşarken duyulan hoşnutsuzluk ölümünden sonra bile sürdürüldü. O kadar ki, namazını kılacak kimse çıkmadı. Cenazesi ortada kaldı. Adamın karısı, kocasının ölüsünü bir küfeye koyup sırtına yüklendi ve gömmesi için o çevrede yaşayan ve iyilik severliği ile tanınan bir çobana götürdü. Çoban bir çukur açıp adamı gömdü. Ardından herkes "Cehennemi boylamıştır" diye dünüşünüyordu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Ahde Vefa

Sakin Kalyona Binme

Kul Hakkı

Kum Ve Kaya

Bülbülün Zikri

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek