Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.658.982

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Doktor Ve Ilâç Bulmak Takdîre Bağlıdır

İbrâhim bin Mûsâ el-Ebnâsî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup Şâfiî mezhebi fıkıh âlimidir. 1325 (H. 725) senesinde Mısır'da Ebnâs köyünde doğdu. 1400 (H.802) senesinde hacdan dönerken yolda vefât etti. Mısır'daki Şâfiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerinden olan Veliyyüddîn el-Menfelûtî ve Esnevî'den fıkıh okudu. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra ders vermeye başladı. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kanuni Sultan Süleyman Ve Pir Ali Hazretleri

Sultan Süleymân Han İran'a sefer yaptığı sırada Pir Ali hazretlerine bâzı hasetçiler iftirâ atıp; "Aksaray'da bir kimse Mehdilik dâvâsında bulunuyor." demişlerdi. Bunun üzerine Pâdişâh araştırılmasını, durumun öğrenilmesini emretti. Bâzı kimseler aleyhinde idiler. Duru mu soruşturmak üzere kurulan mecliste, Pir Ali hazretleri, aleyhinde bulunanlara bakıp celâlli bir şekilde; "Bizim aleyhimizde bulunan siz misiniz?" diye işâret etti. Aleyhinde bulunanlardan biri orada düşüp öldü. Diğeri de istifrâ etmeye başladı. Ağzından pislik geldi. Mecliste bulunanlar onun heybetinden korkup, bu hususta soruşturmadan vaz geçtiler.

Vehbi Tülek

104 - Devamli Baki Kalan İşlerle Meşgul Ol

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

31 - Mezzomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Sakız adasının düşman eline geçmesi, Osmanlı devleti ileri gelenleri arasında büyük bir teessüre sebep oldu. Padişah II. Ahmet Han, adanın düştüğünü haber alınca çok üzüldü:-Yâ Rabbi, ben ne günah işledim de bunu bana reva gördün? Diye ağlamıştı. Ayrıca sefer için Belgrad'da bulunan Veziriazam Sürmeli Ali Paşa'ya:-"Madem ki Sakız düşman elindedir, bütün Macaristan'ı fethetsen makbulüm değildir." Diye haber göndererek, derhal Sakız üzerine sefere çıkılmasını emretti. Ordu hemen İstanbul'a hareket etti. İstanbul'a geldiği zaman da:-"Ordu ahvali derunum yaktı. Teshiri muradımdır. Paşalarla görüşüp ne yapmak lazım ise bildir. Bu kış Sakız adası istirdad edilmezse, bütün gemi kaptanlarını katlederim." Diye kesin emirler verdi.

Şemseddin Sivasi Hazretleri’nin Sultan Iii. Mehmed’e Nasihati

Vehbi Tülek

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Sultan Abdülhamid’in Hal’i

Vehbi Tülek

Kanuni Sultan Süleyman’in Fransa Kralina Mektubu

Vehbi Tülek

Kosova Şehidi

Vehbi Tülek

110 - Fatih'in Sirri

Vehbi Tülek

19 - Oruç Reis

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İnsanın Îmanını Bozan Din Hırsızları!

Hayreddin Tokadî hazretleri Halvetî şeyhlerindendir. Bolu’da Konrapa’da doğdu. Bursa’da müderrislik yaptığı sırada Halvetî Şeyhi Kasım Çelebi’ye, sonra Sünbül Sinan Efendi ile birlikte Çelebi Halîfe diye bilinen Cemâl-i Halvetî’ye intisab etti. İcazet verilerek Bolu’ya gönderildi. 937 (m. 1530)’da Bolu’da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namaz, Allahü Teâlâya Münâcaat Hâlidir

Vehbi Tülek

Ebû Ca'fer Murabba hazretleri hadis ve târih âlimlerindendir. Hadis-i şerif ilminde hafız idi. Yani yüz bin hadis-i şerifi râvileriyle birlikte ezbere biliyordu. 266 (m. 899)'da vefât etti. Onun bildirdiği hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Şeytanın Sürmesi!..

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân Es-sülemî

Vehbi Tülek

Ebû Abdurrahmân es-Sülemi, Horasan'ın büyük velilerindendir. Şâfii mezhebi fıkıh, tefsir, hadis, lügat, târih âlimiydi. 942 (H.330) senesinde doğdu. 1021 (H.412) senesinde vefât etti.

Emir Ve Yasaklara Uymak Büyük Nimettir

Vehbi Tülek

Dinimizde Hayânın Yeri Çok Mühimdir

Vehbi Tülek

Kur’ânın Hatmedildiği Yere Rahmet Yağar

Vehbi Tülek

Dargın Olanla, Üç Gün Içinde Barışmalıdır

Vehbi Tülek

Hakkınızı Vermekte Size Zulmettim Mi

Vehbi Tülek

Dünyaya Verilen Insanlık Dersi!.

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yirmi Saniyede

Hakikati Görmek

Sarayda İftar

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Kul Hakkı

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek