Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.583.334

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Onun Yüzünde Hiç Ölüm Işâreti Yok!

Abdullah Herâtî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin yetiştirdiği velîlerdendir. Afganistan'ın Herât şehrinde doğdu, on dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında Şam'da vefât etti...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sadrazami Tersleyen Adam

III. Osman'ın son, III. Mustafa'nın ilk Sadrazamı Koca Ragıp Paşa ile dönemin ünlü hiciv şairi Haşmet yakın dost idiler. Bir Ramazan ayının son günü akşama doğru Vezneciler semtinden geçerken Haşmet, Sadrazamı Kuyucu Murad Paşa türbesine soktu. Orada görev li türbedarın son derece sinirli bir adam olduğunu, onu kızdırarak biraz eğlenmelerini teklif etti. Türbedar, gelen ziyaretçileri görünce heyecana kapılıp koşturdu, temennalar etti ve boynunu eğip ellerini kavuşturdu. Ragıp Paşa hafifçe kaşlarını çatarak konuştu:"Bak türbedar efendi! Burada yatan zat, devletin en yüksek kademesine çıkmış, gazi ve mücahid bir vezirdir. Ona hizmette kusur etmemeli, sandukasına, kavuğuna, sarığına ziyade ihtimam göstermelisin!"

Vehbi Tülek

Hükümdar Ne İmiş Görsünler

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Çapanoğlu Gibi Arkan Var

Vehbi Tülek

Sultan II. Mahmud devrinde hakimiyetlerine son verilen Anadolu'nun meşhur derebeyi sülalelerinden biri de Yozgat'taki Çapanoğullarıydı. Bunlardan Çapanoğlu Süleyman Bey, diğer derebeylerin aksine merhametli ve zayıfları koruyan bir beydi.

Bir gün, zayıflıktan iskeleti çıkmış bir eşek, Çapanoğlu konağının önünde mecalsiz bir halde dolaşırken, açlıktan konak kapısının ipini kemirmeğe başlar. İp sallanınca ucundaki çıngırak da çalar. Kapıda biri var zannederek kapıyı açan uşaklar, eşeğin bu haline acır ve bunda bir iş var diyerek Çapanoğlu'na haber verirler. Hayvancağızı gören Süleyman Bey, eşeğin sahibini buldurur ve adama okkalı bir sopa attırdıktan sonra:-Bu hayvana günde beş okka arpa yedirip tımarını yapacaksın ve her hafta bana getirip göstereceksin, der.

Bu esaslı bakım sonunda hayvan çok semirir ve avazı çıkıtığı kadar anırır. Eşek anırdıkça sahibi de mahzun mahzun şöyle der:

-Anır eşeğim anır, Çapanoğlu gibi arkan var.

Kanuninin Atinin Üzengisi

Vehbi Tülek

Kemal Reis

Vehbi Tülek

Osmanli Devlet Teşkilatini Yeniden Kuran Sadrazam

Vehbi Tülek

96 - Tiryaki Hasan Paşa Ve Kanije Müdafaasi

Vehbi Tülek

Huzur Dersleri

Vehbi Tülek

Midhat Paşa

Vehbi Tülek

Her Kim Bu Taşi Kaldirirsa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendi

Mustafa Feyzi Efendi, Gümüşhânevi Dergâhının son postnişinidir. Babası, çiftçilikle meşgûl olan Emrullah Ağadır. 1851 (H.1267) senesinde Tekirdağ'ın Kılıçlar köyünde doğdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hibetullah Ibn-i Bârizî

Vehbi Tülek

Hibetullah ibn-i Bârizi rahmetullahi aleyh, fıkıh, hadis ve tefsir âlimidir. 645 (m. 1247) senesinde Suriye'nin Hama şehrinde doğdu. 728 (m. 1328) senesinde vefât etti. "El-Vefâ fi ehâdis-il-Mustafâ" isimli kitabında şunları yazmaktadır:

Günahlar, Allah Ile Kul Arasında Perdedir

Vehbi Tülek

Müminin Sevgisi Allah Için Olur

Vehbi Tülek

Şeyh Zeynüddin hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 675 (m. 1276) senesinde doğdu. 734 (m. 1333) senesinde Lübnan'da Ba'lebek'te vefât etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Dili Çöl Güneşinde Çatlamayan Zemzemin Lezzetini Bilemez!

Vehbi Tülek

Ma'lülzâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Tövbeyi Geciktirmek, Daha Büyük Günahtır

Vehbi Tülek

Fıkıh Ilmi, Kurtuluşa Götürür

Vehbi Tülek

Kalb Bozulunca Vücutta Bozukluk Meydana Gelir

Vehbi Tülek

Üstünlük Ve Saadet Emir Ve Yasaklar Içindedir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Niyâzi-i Mısri, devamlı ibâdet ve tâatla meşgûl olduğu sırada, bir gece rüyâsında Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerini gördü. Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri büyük bir taht üzerinde oturmaktaydı. Etrâfına talebeleri toplanmıştı. Niyâzi-i Mısri, kendisini onların arasın da görünce, hayâsından dışarı çıkmaya yol ve fırsat aradığı bir sırada, Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri, onu yanına çağırıp, bir kese altın hediye verdi ve; "Senin nasibin diyâr-ı Rûm'dadır. Mısır'da değildir." buyurdu. Ertesi gün Niyâzi-i Mısri bu rüyâsını hocasına anlatın ca, hocası hemen ona hilâfet verdi ve duâ etti. Bunun neticesinde Niyâzi-i Mısri 1646 sene sinde Mısır'dan ayrılarak İstanbul'a gitti. İstanbul'da Sultanahmed Câmii civârında Sokullu Mehmed Paşa dergâhında ikâmet edip, uzun süre riyâzette kaldı. Kaldığı odada çok gözyaşı döktü. Halil Paşa, Niyâzi-i Mısri hazretlerinin kaldığı odanın döşemelerini yenilemek için teşebbüste bulunduğu zaman, Niyâzi-i Mısri hazretlerini rüyâsında gördü. Rüyâda "Gözlerimin yaşı ile yıkanmış olan tahtaları muhâfaza ediniz." diye emretmesi üzerine, tahtalarını muhâfaza etmek sûretiyle odayı tâmir etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Bize Teveccüh Edin

SelÂmetle Gidip Gel

Dört Şey Mühimdir

9 Evi Dolaşan Kelle

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek