Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.382.186

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Birini Seviyorsan, Onun Düşmanını Sevemezsin

Nîmetullah Nahçıvânî hazretleri Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Âzerbaycan'ın Nahçıvân şehrinde doğdu. 1514 (H.920) senesinde Konya-Akşehir’de vefât etti. Nahçıvân'da bulunan kıymetli âlimlerden dersler aldıktan sonra tasavvufa yöneldi. Aldığı mânevî işâret üzerine memleketinden ayrılıp Osmanlı ülkesine gelen Nahçıvânî, Akşehir beldesinde yerleşti. Burada talebe yetiştirdi. Fevâtih-ul-İlâhiyye vel-Mefâtih-ul-Gaybiyye isimli tefsiri meşhurdur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İlmin Kiymeti

Sultan İkinci Bâyezid Hanla bir sefere çıkmıştık. O zaman vezir, Halil Paşanın oğlu İbrâhim Paşaydı. Şanlı, değerli bir vezirdi. Bu zamanda Ahmed ibni Evrenos adında bir kumandan vardı. Kumandanlardan hiç biri onun önüne geçemez, bir mecliste ondan ileri oturamazdı. Ben ise vezirin ve bu kumandanın huzûrunda ayakta, esas vaziyette dururdum. Bir defâsında eski elbiseler giyinmiş bir âlim geldi. Bu kumandanlardan da yüksek yere oturdu ve kimse ona mâni olmadı. Buna çok hayret ettim. Arkadaşlarımdan birine kumandandan da yüksek oturan bu zâtın kim olduğunu sordum. Filibe Medresesi müderrisi âlim Molla Lütfi'dir, dedi. Ne kadar maaş alır, dedim. Otuz dirhem, dedi. Makâmı bu kadar yüksek olan bu kumandandan yukarı nasıl oturur dedim. Âlimler ilimlerinden dolayı tâzim ve takdim olunur, hürmet görürler. Geri bırakılırsa bu kumandan ve vezir buna râzı olmazlar, dedi. Düşündüm. Ben bu kumandan derecesine çıkamam, ama çalışır, gayret edersem şu âlim gibi olurum, dedim ve ilim tahsiline niyet ettim. Seferden dönünce o âlimin huzûruna gittim. SonraEdirne'deki Dârülhadis müderrisliği bu zâta verildi. Ondan Metâli Şerhi'nin hâşiyelerini (açıklama ve ilâvelerini) okudum."

Vehbi Tülek

Çal Çoban Çal

Vehbi Tülek

Rezil Olursun

Vehbi Tülek

Osmanli’nin Son Abd Büyükelçisi

Vehbi Tülek

Osmanlı'nın Amerika'daki son büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey, Sâdettin Nihat Paşa (Polonyalı Bilinski)'nın oğlu (Alfred) olarak 1862'de Midilli'de doğmuştur. Babası gibi o da Müslümanlığı kabul etmiş ve Ahmet Rüstem adını almıştır.Ahmet Rüstem Bey, Beyaz Saray'ı ziyaretinde, yerde serili ayyıldızlı halıyı görmüş ve kıyâmeti koparmıştı: "Bu yere serdiğiniz ve çiğnenmesini istediğiniz halı, benim memleketimin şerefidir. Üzerinde hem dini inancımızın hem de bayrağımızın ayyıldızı var. Onun yeri, ayakların altı değil, ellerin erişemeyeceği yükseklerdir. Bu halı buradan kaldırılana kadar, sarayınıza adım atmam mümkün olmayacaktır."

PiyÂle Paşa Ve Malta Seferi

Vehbi Tülek

49 - Şehid Musa Hulûsi Paşa

Vehbi Tülek

Toprak Taşimaya Giderüm

Vehbi Tülek

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Bendeniz Bîperva Geçerim

Vehbi Tülek

İtalya Mahkemesi

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hüseyin Diyarbekrî

Kadı Hüseyin Diyarbekri hazretleri Osmanlı fıkıh âlimlerindendir. Diyarbakır'da doğdu. Medrese tahsilini burada yaptıktan sonra Mekke kadılığına tayin edil­di. 990'da (m. 1582) Mekke'de vefat etti. Bu mübarek zat, bir dersinde şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şemseddin Şevberî

Vehbi Tülek

Şemseddin Şevberi hazretleri Şâfii fıkıh âlimidir. 977 [m. 1569] da Mısır'da Şevber kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra Kahire'ye gelerek fıkıh âlimlerinden ilim tahsil etti. 1069 [m. 1658] da Kahire'de vefât etdi. Kıymetli kitâpları vardır. Yazdığı kıymetli fıkıh kitabında buyuruyor ki:

Yüksek Huzurda Dövülen âşık!..

Vehbi Tülek

Katı Kalbin Ilacı Vardır

Vehbi Tülek

Hâcı Fehmi Efendi, Erzincan'da yetişen evliyâdan olup, Meşhûr Terzi Baba'nın halifelerindendir. 1298 (m. 1890) senesinde Mekke-i mükerremede, hac esnasında hastalandı, orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Kalb Ve Ruh, Cisim Değil, Cevherdir

Vehbi Tülek

Bir Lokma Için Alçak Dünyaya Baş Eğme!

Vehbi Tülek

“mâlik Bin Dînâr Bu Kuluna Kefildir”

Vehbi Tülek

Ebü’l-abbas El-mukrî

Vehbi Tülek

Sen Bizim Dînimizi Bırakmışsın Öyle Mi

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i EnsÂrî

Abdullah-i Ensâri hazretleri Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Kerâmetleri pek çoktur. Vâzlarında Ehl-i sünneti müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin kötülüğünü anlatırdı. Allahü teâlâya kavuşmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakiki din âlimlerine çok bağlı olmasını isterdi. Bu yolda ilerleten vâsıtaların, onlara olan tam muhabbet ve bağlılık oduğunu söylerdi. O büyüklere dil uzatanların zavallılıklarını her defâsında ifâde eder ve; "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan onları tanıyamıyor. Yâ Rabbi! Her kimi felâkete düşürmek istersen, onu dostlarının, evliyânın ve gerçek İslâm âlimlerinin üzerine atarsın." buyurmuştur.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Meşayihın Kadrini Bilmezsen

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Adalet Ve Tevazu

Yirmi Saniyede

Altıyüz Dirhemlik İp

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

O Kullarına Çok Merhametlidir

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Dinini Dünyalığa Alet Edenin Sonu

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek