Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.619.731

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allah'tan Yardım Istemeyen Kimse, Nefsine Mağlup Olur!

Bekâ bin Batû hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Irak'ta Nânbûs'ta yaşadı. 1158 (H.553) senesi civârında, orada vefât etti. Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri, Bekâ bin Batû'yu çok sever, kendisini medheder ve; "Diğer evliyâya verilen derecelerin, yüksekliklerin hepsi ölçü ile verildi. Ama Bekâ bin Batû bundan müstesnâ. Ona verilenlerin hepsi sayısız, ölçüsüz verildi" buyururdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

İtalya’da Bir Yeniçeri

Bir Osmanlı Yeniçeri'si 1683'deki Viyana Kuşatması'nın hemen ardından bir yeniçeri İtalya'ya geçip yerleşir. İl Turco olarak çağrılan Yeniçeri'mizin yerleştiği köyün adı Moena. Şimdi, kendilerini bu Türk'ün torunları olarak bilen köy halkı, o zamanlar Ausburg Dükalığı'na bağlıymış. Târih boyunca birçok kültürün izlerini taşıyor.Avusturya'nın sınır kapısına 165, Roma'ya da 700 kilometre uzaklıktaki Alp'ler üzerindeki Teronda bölgesinde bulunan bu köy, bu şirin dağ kasabası şimdi Moena sporları için modern bir turizm yeri. Bütün geliri turizmden. Yerli turstlerin dışında Avusturya ve Almany'dan gelenler çoğunlukta. Gerçek nüfusu 2600, ancak nüfus kışın 55 bin yazın da 30 bin'e ulaşıyor.

Vehbi Tülek

İbretli Dava

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Doğu Afrika Fatihi Özdemir Paşa

Vehbi Tülek

Özdemir Bey, Mısır'daki Memlûk Türk beylerindendi. Yavuz tarafından Mısır'ın Osmanlı idaresine geçmesiyle o da Osmanlı ordusuna katıldı ve vali Süleyman Paşa'nın hizmetinde Sancak Beyi (Tümgeneral) rütbesine yükseldi. Bu vazifedeyken, 1541 senesinde emrindeki kuvvetlerle güneye ilerleyerek önce Sudan, sonra Habeşistan, Eritre, Somali topraklarını fethetti. Bu ülkelerin kralları Osmanlı tâbiyetini tanıdılar. Buraların ahalisi putperest idi. İslamiyeti bu insanlara ilk tanıtan Özdemir Paşa oldu. Kısa bir zaman içinde, bazı hristiyan Habeş kabileleri dışında bu memleketlerin ahalisi tamamen Müslüman oldu.Özdemir Paşa'nın bu başarıları padişaha kadar ulaştı. Kanuni Sultan Süleyman Han, onu İstanbul'a davet ederek görüşmek istedi. Sevimli, zeki, konuşkan ve yüksek bir terbiye ve edeb sahibi olan Özdemir Paşa'yı çok sevdi ve ona Beylerbeyi (Orgeneral) rütbesini verdi. Bir süre İstanbul'da kalan Paşa, bu zaman zarfında padişah ile bir çok defa, hem de bir dost muamelesi görerek sohbet etti. Kanuni'ye, Afrika'nın stratejik önemini, buralarda Portekiz donanmasının görülmeye başladığını, eğer Osmanlı devleti olmazsa, hristiyanlığın yayılabile ceğini padişaha anlattı. Kanuni de onu "Habeşistan Beylerbeyi" tayin ederek tekrar Afrika'ya gönderdi. Böylece Afrika'da yeni bir Osmanlı eyaleti kuruluyordu.

98 - Sultan Ii. Osman Ve Hotin Kalesinin Fethi

Vehbi Tülek

İstanbul’un Fethi Ve İnsan Haklari

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

Akillilarin Duraği

Vehbi Tülek

Cezayirli Gazi Hasan Paşa

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ali Efe Ile Küçük Efe

Anadolu insanının yokluk ve çaresizlik içinde bitab düştüğü Kurtuluş Savaşı yılları... Ege'nin efe ve kızanları son bir gayretle ayağa kalkmış, kümeler halinde silahlanıp dağa çıkmışlardı... Yunan işgali altındaki Manisa ve Kırkağaç köylerinden dağa çıkanlar arasında yiğitliğiyle gönüllere taht kurmuş, namıyla dillere destan bir Ali Efe vardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şükür, Peygamberin Getirdiğine Uymaktır

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Yahyâ Kurtubî hazretleri Mâlikî fıkıh âlimidir. 150 (m. 767)’de Endülüs’te (İspanya) Kurtuba’da (Cordoba) doğdu. İlim tahsili için Medine’ye giderek İmam-ı Mâlik hazretlerine talebe oldu, daha sonra Endülüs’e dönüp burada Mâlikî mezhebinin yayılmasına çalıştı. Kurtuba müftüsü iken 234 (m. 849)’da vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:

Evtâs Gazâsı Ve Ebû Âmir

Vehbi Tülek

Mademki O Gelmiyor Biz Ona Gidelim

Vehbi Tülek

Sîneçâk Sinâneddîn Efendi Osmanlı âlim ve evliyasının büyüklerindendir. Rumeli'deki Vardar Yenicesi'ndendir. İbrâhim Gülşenî hazretlerinin sohbetinde ve hizmetinde bulunup tasavvuf yolunda ilerledi. İçine düştüğü aşk ve muhabbet sebebiyle çeşitli memleketleri dolaştı. Edirne'ye gelerek Mevlevî Dergâhına yerleşti. Burada talebe yetiştirmeye başladı...

Cihangirli Hasan Efendi

Vehbi Tülek

Kur’ân-ı Kerimden Sonra Fıkıh Öğrenmek Lazımdır

Vehbi Tülek

Sen Hiç Üzülme Yâ Resûlallah

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ Vaadini Yerine Getirdi

Vehbi Tülek

silsile-i Aliyyeden Ubeydullah-ı Ahrâr

Vehbi Tülek

Olanla Yetin, Olmayan Şeye De Râzı Ol

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

"encümen-i Bîzebân"

Sünnet Akçesi

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Yoksa Hizir Olduğunu Söylerim

Vehbi Tülek

Sarayda İftar

Vehbi Tülek