Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.934.871

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

İlim Sâhiplerinin Kıymeti Allah Katında Yüksektir!

Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733 (H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

O Kendini Tanitti

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Vehbi Tülek

İlmin Kiymeti

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Bir Avuç Bulgur

Vehbi Tülek

Osmanlı Sultânı Dördüncü Murâd Han, Bağdât seferine giderken Misâli Baba'nın bulunduğu köyün yakınında bir yerde ordusunu istirâhate çekmişti. Bu sırada çevreyi dolaşan Sultan, onun köyüne uğradı. Köyün alt tarafında küçük bir kulübe gördü. Yaklaşıp kapısını çaldı. Kulübenin kapısı açılıp, Sultanı, nûr yüzlü bir zât karşılayıp, tebessüm ederek içeri aldı. Onun velilerden olduğunu fark eden Sultan, hürmetle huzûrunda oturup, bir müddet sohbetini dinledi ve duâsını aldı. Ayrılıp giderken Sultana birkaç avuç bulgur ve bir torba da saman verdi. Sultan bunları alıp ordusuna döndü.O gün yemek zamânı kendisine Misâli Baba tarafından hediye edilen birkaç avuç bulgurun pilav yapılmasını istedi.

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

65 - Osman Fadlî Efendi'nin Duasi

Vehbi Tülek

Sirpsindigi Zaferi

Vehbi Tülek

Söndürülen Fitne Ateşi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Yanliş Gelen Telgraf

Vehbi Tülek

Sultan Bayezid Ve Arab Molla

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bütün Varlıkların, Her Bakımdan En Üstünü

Velîd bin Müslim Dımaşkî hazretleri hadis âlimlerindendir. 119 (737)’de Şam’da doğdu. Evzâî, Süfyân-ı Sevrî ve Mâlik bin Enes gibi muhaddislerden hadis tahsil eden Velîd, hayatının son yıllarında hacca gitti. Dönüşte Medine-Şam yolu üzerindeki Vâdilkurâ’ya bağlı Zülmerve’de 195’te (m. 810) vefat etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu âleme Gelen Elbette Göçecektir!

Vehbi Tülek

Mehmed Suhufî Efendi Niyazi Mısrî hazretlerinin baş halifelerinden olup Bursalıdır. 1146 (m. 1737)’de Bursa'da vefat ederek (Niyazi Mısrî Dergâhı)na defnedildi. “Zeynü'l-Â'yâd” ismindeki eserinde şöyle anlatır:

İlmiyle Amel Edenlerin Sohbetinde Bulunmalı

Vehbi Tülek

Bir Merhamet Deryası Ebû Abdullah El-basrî

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah el-Basri, büyük veli Sehl bin Abdullah-ı Tüsteri'nin talebesidir. Uzun müddet o büyük zatın hizmetinde ve sohbetinde bulundu. Tasavvuf yolunda ilerleyip yüksek mânevi derecelere kavuştu. Sehl bin Abdullah-ı Tüsteri'den sonra da başka bir zâta talebe olmadı...
Hocasının tasavvuftaki yolunu devâm ettiren Ebû Abdullah el-Basri, Sehl bin Abdullah-ı Tüsteri'nin söz ve hallerini talebelerine anlattı.

Edep, Insanın Nefsini Tanımasıdır

Vehbi Tülek

Zeynüddîn Abdürrahîm El-irâkî

Vehbi Tülek

Rükneddin Kirmânî

Vehbi Tülek

Kaza Ve Kader Bilgisini Anlamak

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Ezdâz Hulvânî

Vehbi Tülek

Ba'lebek Müftîsi Muhammed Tâcî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Arkadaşlarımı Korumak Için

Arkadaşlarımı Korumak Için

Abdülaziz Debbağ hazretleri'ninbir grup talebesi bir yere gitmek için yola çıktılar. Yanlarında eşkıyâ saldırısına karşı koyacak hiç bir şey yoktu. Geceyi tenha ve korkunç bir yerde geçirdiklerinden, içlerinden iki kişi uyumadı. Bunlar yakınlarında bir arslanın dolaştığını fark ettiler. Biri diğerine;
-Kimseyi uyandırma sonra paniğe kapılabilirler, dedi.
Sabah olunca yakınlarında ölü bir tavşana rastladılar ve yollarına devam ettiler. İşlerini görüp geri dönerken konakladıkları yerde, bir kişi uyumayıp arkadaşlarını bekledi. Hocaları Abdülaziz Debbağ'ın huzuruna geldiklerinde uyumayan talebe;
-Efendim! Müsâde ederseniz biraz uyumak istiyorum. Çünkü dün gece hiç uyumadım,dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Allah Diyen Genç

Kum Ve Kaya

Abdullah El-acemî

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek