Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.603.286
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sene 1782; I. Abdülhamid devri. İstanbul'dan Manisa taraflarına, saray hizmetlerin de çalıştırılmak üzere zeki, eli yatkın kızlar bulmak için, saray kalfası bir hanım gelir. Kırkağaç'a da uğrar. Buraya geldiğinde, küçük Emine'yi görür ve dikkatini çeker. Anne ve babasına, eğer müsaade ederlerse onu saraya götürmek istediğini ve en iyi şekilde yetiştireceklerini söyler. Onlar da, kızlarının iyi bir geleceğe sahip olacağını düşünerek buna rıza gösterirler. Emine, saray adamları ve görevli hanımla birlikte saraya gelir. Topkapı sarayında hizmete başlar. Zekası, çalışkanlığı ve ciddiyetiyle herkesin takdirini toplayarak, kısa zamanda yükselir. Bu sırada Kırım'dan gelen bir elçilik heyeti, Padişah tarafından saraya kabul edilir. Kırım ile olan ilişkilerin daha da iyileştirilmesi için bir çok hediyelerle birlikte Kırım Hanına, sarayında hizmet etmesi için bu kabiliyetli Emine de gönderilir. Kırım Hanı Kerim Giray, bu hediyeyi çok beğenir ve kendisine nikahlar. Emine halinden memnundur. Devlet işlerinde de eşi Kerim Giray'a yardımcı olmaya başlar. Han eşi olduğu için adı Emine Bânû olur.
Fatih ve II. Bayezid Han devirlerinde kazaskerlik de yapan Ali Fenari Efendi, insaflılığı ve yumuşak huyluluğu ile de tanınmıştı. Bir gün medresede ders verdiği sırada, talebelerden biri hocasının sözlerine karşı laubali bir tarzda itiraza kalkışır. Müderris ona cevap vermez, şöyle gazaplı bir şekilde kaşlarını çatmakla yetinir ve yine dersine devam eder. Dersin sonunda talebeyi çağırıp bu tutumundan dolayı takdir etmekle birlikte dersin adabını hatırlatır ve sorduğu suali de cevaplandırır. Talebe büyük bir mahcubiyetle ocasından özür diler ve bu arada:
"Bu hareketimin cezası olarak ya izin veriniz başka bir müderrisin hizmetine gireyim, yahıt da bundan sonra böyle siz ders verdiğiniz sırada artık hiç ağzımı dilimi açmayayım" der. Mevlana Fenari:
"Benim sana karşı muamelem bir hiddet neticesi değil, gayret arzusu idi. Maamafih şimdiden sonra hatırına gelen sual ve itirazı hiç tereddüd ve tekellüf etmeden söyle, asla gücenmedim" cevabını verir.
İbn-i Tolun hazretleri Hanefi Mezhebi fıkıh âlimlerindendir. Türkmen asıllıdır. Asıl adı Muhammed'dir. 880 (m. 1475)'de Şam'da doğdu. İmâm-ı Süyûti'den hadis ve diğer ilimleri tahsil edip, âlimlerin huzûrunda icâzet aldı. Ebû Ömer Medresesine müderris tayin olundu. Nahiv ve fıkıh okutup, talebe yetiştirdi. 953 (m. 1546)'da Şam'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Bayezid-i Veli olarak bilinen Sultan İkinci Bayezid Han, oğlu ve şehzadesi Birinci Selim'i (Yavuz Selim) Trabzon'dan getirttiği zaman "Çubuklu Bahçe" denen yerde kızılcık çubuğu ile sekiz defa vurmuş ve bazı nasihatlerde bulunmuştur. Bayezid-i Veli'nin oğluna sekiz defa vurması onun sekiz sene padişahlık yapacağına delâlettir demişlerdir. Ayrıca orada Şehzade'ye söylediği bazı sözleri vardır ki, apaçık padişahın bir kerametidir:
İbn-i Gazzî hazretleri tefsîr, fıkıh ve hadîs âlimidir. 904 (m. 1499) senesinde Şam’da doğdu. Orada meşhur âlimlerin derslerinde devam ederek ilim tahsil etti. Sonra Kâhire’ye gitti. Oradaki âlimlerden ilim tahsil edip icâzet aldı. Evliyânın büyüklerinden Abdülkâdir Deştûtî, Muhammed Münîr Hânekî’nin sohbetlerinde bulunup, feyizlerine kavuştu. Sonra Şam’a döndü ve ders okutmaya başladı. 984 (m. 1576) senesinde Şam’da vefât etti.
Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. Varsa söyle!"