Evlilik, Gözü Haramdan Daha Muhafaza Eder
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.666.976
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ebû Sa’îd Eşec hazretleri hadîs ve tefsîr âlimidir. Zamanının imâmı olup, “Şeyh-ül-İslâm” diye bilinirdi. 257 (m. 865)’de Kûfe’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden bazıları:
Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devri adıyla meşhur olan sulh ve sükun devri, 1730 yılında Patrona Halil isyanıyla sona ermiş, tekrar karışıklıklar başlamıştı. Bunu fırsat bilen Rusya, 1733 yılında Avusturya ile ittifak anlaşması yaptı. Anlaşma hükümlerine göre Rus ordusu aniden Osmanlı topraklarına girecek, Avusturya araya girerek, Osmanlı hükûmetini oyalayacak, bu arada onlar da hücuma geçerek iki ateş arasında bırakacaklardı.
Sultan Mehmed Han (Fâtih) Osmanlı tahtına oturup da onun âlimlere muhabbeti ve lütf-ı ihsânı ün salınca ve çevresine zamânının meşhur âlimlerini toplayınca, Hocazâde de onun yanında olmak şerefini kazanmak istedi. Ne var ki yolculuk masraflarını karşılayacak parası olmadığından bir türlü yola çıkma cesâretini bulamıyordu. Bu sırada derslerine katılan bir talebenin sekiz yüz akçesi olduğunu öğrenince, bu parayı ödünç alıp yola çıktı. Talebe de yanında ve hizmetinde idi. Oraya öyle bir zamanda vardı ki, pâdişâhın otağı İstanbul'dan Edirne'ye gidiyordu. Pâdişâh-ı âlem, bir yanında Molla Seyyid Ali, diğer yanında Molla Zeyrek olduğu halde ilmi konularda münâzara yaparak ilerliyordu. Vezir Mahmûd Paşa, Hocazâde'yi görünce; "Hoş geldin. Ben de seni Pâdişâha anlatmıştım. Gel hemen onunla görüş." diyerek önüne düşüp Pâdişâhın yanına yaklaştılar. Hocazâde hükümdârı selâmlayıp elini öptü. Mahmûd Paşa onun Hocazâde olduğunu bildirerek ilmini övdü.
Muttalib bin Abdullah bin Hantab, Tabiindendir. Doğum ve vefat tarihleri hakkında bir bilgi yoktur. Hadis sahasında önde gelen âlimlerdendir. Hazreti Muaviye'nin (radıyallahü anh) halifeliği zamanında Şam'da yaşadı. Eshab-ı kiramdan bazıları ile görüştü ve onlardan Hadis-i şerifler rivayet etti. Bunlardan bazıları:
Ebü'l-Hasen Sabbag, evliyânın büyüklerindendir. 1216 (h.613) senesinde Mısır'ın Kınâ şehrinde vefât etti. Ders verdiği medresenin bahçesine, hocası Abdurrahim el-Kınâvi hazretlerinin yanına defnedildi...
Kâdı İzzeddîn hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 694 (m. 1295) senesinde Mısır’da doğdu. Şafii mezhebinde derin bir âlim olarak yetişti. Kâdı’l-kudâtlık vazifesine tayin edildi. 767 (m. 1365) senesinde hacca gitti. O sene Mekke’de vefat etti. Derslerinde buyurdu ki:
Körükçüzâde Efendi isminde bir âlim, bir gün Süleymâniye Câmiinde vâz eder, altı gün de umûmi ders verirdi. Abdülehad Nûri Efendiye ve talebelerine gerek vâzında, gerekse derslerin de dil uzatır, aleyhinde konuşurdu. Abdülehad Efendinin halifeleri ve talebeleri, o zâtın bu sözlerini duyunca çok üzüldüler, onu hocalarına şikâyet edip, vâzına ve derslerine mâni olmasını istediler. Abdülehad Efendi de onlara; "Birkaç gün tahammül edin. Onun bizi inkârı ve düşmanlığı, bize bağlılığa dönüşecek. Bizim talebelerimiz arasına girecek. Vefâtımızdan sonra otuz sene tasavvuf yolunun doğruluğunu müdâfaa edecek." dedi.