Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.765.983

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Günahkâr Kimse Herkesin Yanında Aşağılanır!

Abdurrahmân Tafsûncî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Bağdâd'a bağlı Tafsûnc beldesinde doğdu. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin talebesidir. 1115 (H.550) senesinde hocası Abdülkâdir Geylânî'nin sağlığında vefât etti. Abdurrahmân Tafsûncî'nin talebelerinden biri anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Önce Küfrettiler Sonra Alkişladilar

II. Abdülhamid'e önceden muhalefet ve hatta hakaret eden Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi çok önemli simalar, sonradan hatasını anlayıp Pişmanlıklarını ifade eden şiirler yazmışlardır. Işte Rıza Tevfik Bölükbaşı'nın, " Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Istimdat" isimli 15 kıtalık şiirinin beş kıtası:

Vehbi Tülek

Yapmasini Değil, Satmasini Bilirim

Vehbi Tülek

25 - Senin Nasibin Diyar-i Rum'dadir

Vehbi Tülek

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

1456 yılında Fâtih, Wlad'i Eflâk prensligine tayin etmişti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanlı sarayında rehine olarak bulunmuştu. Hüküm sürdüğü memlekete Fâtih'in yardımı ile sahip olmasına ve Pâdişaha karşı dost kalacağına dair yemin etmiş bulunmasına rağmen Wlad, sözünde durmayarak Osmanlılar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktır.Fâtih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu sıralarda, Eflâk'ta bazı hadiseler olmaktaydı. Burada Türklerin "Kazıklı Voyvoda", Macarlarin "Drakula" (Şeytan), Ulahların "Çepelpuç" (Cellad) dedikleri Wlad adında zulüm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattırmaktadır. Bu çılgın adam, vahşi ve insanlık dışı birtakım zevklere sahipti. O, kazıklara vurulmuş ve işkence içinde can vermekte olan Türklerin meydana getirdigi büyük halkanın ortasında, saray halkı ile birlikte yemek yemekten zevk alırdı. Eline Türk esirleri geçince ayaklarındaki derinin yüzülmesini ve meydana çıkan kırmızı etlere tuz ekilmesini, sonra da bunları keçilere yalatmasını emrederdi. Böylece, diri diri ayaklarının derisi yüzülen esirlerin işkencesi, daha büyük olurdu. O, kendisine gönderilen Osmanlı elçilerinin sarıklarını başlarına çiviletmiştir.

7 Yaşinda Harbe Katildim

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

Yunan Subayi Ve Pir Emir Sultan

Vehbi Tülek

Şeyh Vefa Ve Sultan Bayezid

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Aşçiliktan Yetişen Vezir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölülerin Ruhları Bazen Cesetlerine Gönderilir

Dürrizâde Mustafa Efendi, yetmişikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1114 (m. 1702) senesinde İstanbul'da doğdu. 1188 (m. 1774) senesinde İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Hadraveyh

Vehbi Tülek

Ahmed bin Hadraveyh hazretleri; tasavvuf yolunun en yüksek derecesine ulaşmış, fetvâ sâhibi, tarikatta kâmil, fütüvvette ve asâlette meşhûr, vilâyette sultan, riyâzette şöhret sâhibi, tasavvuf ehli arasında makbûl bir zât idi. Önceleri Hâtem-i Es'am'ın talebesiydi. Ebû Turâb en-Nahşebi ve Ebû Hafs el-Haddâd ile sohbet etmiş, İbrâhim bin Edhem'i görmüştür. Özellikle fütüvvet; cömertlik, ikram, herkese iyilik etmek husûsundaki sözleriyle meşhûr olan Ahmed bin Hadraveyh, Belh Emirinin kızı Fâtıma ile evlenmişti.

Düşmanı Küçük Görmemeli Ve Plânlı Olmalıdır

Vehbi Tülek

Azizzâde Ali Efendi

Vehbi Tülek

Azizzâde Ali Efendi rahmetullahi aleyh, Osmanlı devletinde yetişen büyük âlimlerdendir. Kanuni Sultan Süleymân Hân devrinde 930 (m. 1523) senesinde İstanbul'da doğdu. 980 (m. 1572) senesinde Haleb Medresesinde Müderris iken vefât etti. Vefatına yakın bir dersinde buyurdu ki:

Bâbürlü Hükümdarı Evrengzib

Vehbi Tülek

Zâlim Bile Olsa, Kardeşine Yardım Et

Vehbi Tülek

Her Rûh Sahibi Ölüm Şerbetini Içecektir

Vehbi Tülek

Şerefli Ve Asîl Kimse Sözünde Durur!

Vehbi Tülek

Mısırlı Velî Ali Şevnî

Vehbi Tülek

Şehabeddin Akfehsî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
A'meş Ve Hanımı

A'meş Ve Hanımı

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlernin arkadaşlarından, o dönemin hadis ve kıraat âlimlerinden Süleyman A'meş, bir gece evinde eşiyle tartışmış ve hanımını biraz incitmişti. Buna rağmen tartışmadan hemen sonra hanımıyla tekrar konuşmak istemiş, ama hanımı kocasına kırgın olduğu için, adamın sözlerini cevapsız bırakmıştı.
Adam öfkeyle:
-Niçin bana cevap vermi yorsun? diye hanımını bağırıp, azarladı. Fakat bir cevap alamadı.
A'meş'in kızı babasına:
-Bu gece olmasa da, yarın sabah konuşur seninle, dediyse de adamın öfkesi dinmedi:
-Eğer bu gece benimle konuşmazsa, benden kesin boş olsun, dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Başka Du Bilmez Misin?

Allah Diyen Genç

Sonunda Orta Yolu Buldular

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Üç Kandil

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek