Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.728.959

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Emir Ve Yasaklara Riâyet Etmek Farzdır

Abdurrahmân-ı Zâz hazretleri Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr velilerdendir. 1040 (H. 432) senesinde İran'da Tebrîz'e bağlı Serahs kasabasında doğdu. Sonra Merv'e yerleşti. Birçok âlimden hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Şâfiî mezhebinde büyük bir âlim olarak yetişti. Merv'deki Şâfiî âlimlerinin en üstünü oldu. 1101 (H. 494) senesinde vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Abdülhamid HÂn’in Engin Merhameti

II. Abdülhamid Hân'ın en küçük oğlu Âbid Efendi'nin hâtıralarından:"Bir gün, babamın yanında bulunan adamlardan Ali Vehbi Bey'i hapsettiler, sonra İstanbul'a yolladılar... Sebebi, pederle başbaşa kalıp bir şeyler kaleme alınmasından korkulmasıydı..."Alatini Köşkü'nün bahçesinde yuvarlak, çiçekli bir tepecik vardı... Subaylar, bu tepenin etrafında çiçeklerle 'Hürriyet, adâlet, eşitlik, kardeşlik' yazmışlardı... Okuyabiliyordum ama, bu sözlerin ne demek olduğunu anlamıyordum...

Vehbi Tülek

101 - Sultan Ii. Süleyman Ve Ağriboz Zaferi

Vehbi Tülek

Bayezid Camiinde İlk Namaz

Vehbi Tülek

Verin Bana Şu Yilan Yavrusunu!”

Vehbi Tülek

Oğlu Âbid Efendi'nin kaleminden Abdülhamid Hân'ın esâret hayatı..."... Selanik'e gidişimizle alâkalı olarak, zihnimde sadece, saraydan Sirkeci'ye yahut Selanik Gar'ından Alâtini Köşkü'ne kapalı bir araba içinde hareketimize dair belli-belirsiz bir hayâl kalmış. Karanlık bir arabada babamın karşısına oturduğumu ve siyah sakalını görür gibiyim... Alâtini Köşkü'ne girişimizde, annemin kucağındaydım... Annemin beni taşımaktan yorgun düştüğünün nasılsa farkına varan bir subay, sonradan Paşa olan Emniyet Genel Müdürü Albay Gâlip Bey, kucağından almak nezâketini gösterdi ve alırken de, 'Verin bana şu yılan yavrusunu!' dedi... Bu kahraman (!) zâbit, anlaşılan tam mânâsıyla bir centilmendi!.. Bunu söyleyen, Hareket Ordusu'nun genç ve toy subaylarından biri olsaydı affederdim; lâkin bu adam, o zaman albaydı ve en az kırk yaşlarındaydı... O arada Ali Fethi Bey de (yıllar sonrasının başbakanı Fethi Okyar), 'Zavallı çocuk!' diyerek beni kucağına aldı, gözünden bir damla yaş düştü.

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Kiymeti Takdîr

Vehbi Tülek

Rumeli Fatihi Lala ŞÂhin Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli Konağinda

Vehbi Tülek

İki Milyon Sterline Banko

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Veli Dede

Veli Dede, Edirne evliyâsındandır. On altıncı yüzyılda yaşamıştır. Vefât ettiğinde, Sabuni Mahallesinde, Lari Câmii karşısındaki kendi adıyla anılan dergâhının bahçesine defnedilmiştir.

Veli Dede sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Aranızda En Hayırlınız

Vehbi Tülek

Abdurrahim ez-Züccâc hazretleri Hadis ve Hanbeli mezhebi fıkıh âlimidir. 612 (m. 1214) senesinde Bağdad'da doğdu. Hacdan dönerken, 685 (m. 1286) senesinde vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Dine Hile Yapan Ihânet Etmiş Olur

Vehbi Tülek

Bugün Öyle Ol Ki, Yarın Mahcup Olmayasın

Vehbi Tülek

Abdülehad Fârûkî hazretleri, İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin üçüncü oğlu olan Muhammed Saîd Fârûkî'nin beşinci oğludur. 1635 (H.1045) senesinde Serhend'de doğdu, 1710 (H.1122) senesinde vefât etti. Muhammed Ma'sûm Fârûkî'nin ilim meclisinde ve sohbetinde bulunarak pek yüksek derecelere kavuştu. Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi ilimlerde büyük âlim oldu. Abdülehad hazretleri sohbetleri sırasında talebelerine buyurdu ki:

Namaz Kılan Bir Mümin, Yükselir

Vehbi Tülek

Bu Gelen Emîndir Onun Sözüne Uyarız

Vehbi Tülek

Bir Mü'minin Duâsı Ile...

Vehbi Tülek

Dört Türlü Zekât Malı Vardır

Vehbi Tülek

Ahmed Bin Üstâd-ı Azam

Vehbi Tülek

Abdülfettâh-ı Bağdâdî Akrî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Bağdad'ı kıtlık kırıp geçiriyordu. En çok da hamallar açlık çekiyordu. İçinde ekmek piştiği, sokağa kadar yayılan kokudan belli olan bir evin, kapısından seslendi hamalın biri:" Allah rızâsı için birazcık ekmek... Günlerdir lokma girmedi ağzımdan.Tandırın başındaki kadın, taze bir ekmeği kızına uzattı, "Ver şu adama" dedi. Kızcağız ekmeği verdi hamala. Hamalın sevinci târif edilemezdi. Evine doğru hızlandı. Kim bilir kaç günlük açlığını giderecekti! Tam bu sırada karşıdan gelen birinin sert ikâzı durdurdu onu:" Çabuk söyle, bu ekmeği hangi evden aldın?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Fahreddin-i Acemi Ve Hurufiler

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Abdullah El-acemî

Evliyalar Ölmez İmiş

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Sünnet Akçesi

Vehbi Tülek