Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.683.852

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Kadizade Rumi (musa Paşa)

Osmanlılarda ilk önemli matematikçi ve astronom 1440'da vefat eden Bursa'lı Kadizade Rumi'dir. Musa Paşa da denen Kadızade-i Rumi, önce Bursa' da öğrenim gördü. Matematik ve astronomiyi Molla Fenari' den öğrendi. Kadızade, öğretimini Bursa'da yaptı. Kız kardeşinden başka kimseye haber vermeden Horasan'a oradan Türkistan'a giderek bilgisini artırmaya çalıştı. Timur Han'ın torunu Ulug Bey (1394-1449) zamanında Semerkand'da bulunduğu sırada, müdür Gıyaseddin Cemşid'in ölümü üzerine Semerkand rasathanesi müdürlüğüne, aynı zamanda Semerkand Medresesi baş müderrisliğine getirildi. Dört köşe olan bu medresenin dört tarafında dört sınıf vardı. Bir gün Uluğ Bey, müderrislerden birini görevden uzaklaştırdı. Kadızade, bunu protesto etmek için derslerine girmedi. Uluğ Bey, onu hastalandı sanarak ziyarete geldi. Karşısında Uluğ Bey'i gören gören Kadızade, 20. yüzyıl profesörlerine örnek olabilecek şu açıklamayı yapmış:" Biz müderrisliği, hiçbir kimseyle ilgisi olmayan bir görev zannederdik. Halbuki şimdi bunun da hüküm sahiplerinin elinde oyuncak olduğunu gördük. Öyleyse biz de dersten vazgeçtik."Bunun üzerine Uluğ Bey, görevden aldığı müderrisi eski görevine döndürdü ve bir daha bu işlere karışmayacağını açıkladı. Tarihte gerçekten büyük olan bilim adamlarının ve yöneticilerin varlığına bir örnek.

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Okmeydaninda İftar Merasimi

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Şafak sökmek üzereydi. Fakat tipi yüzünden gökyüzünün aydınlandığı anlaşılmıyordu. Sabah namazını henüz bitirmiş bulunan Budin Paşası sofadan gelen ayak seslerini işitti. Sonra kapı vuruldu. -Gel...Kanat açıldı. Ocaktaki alevler içeri giren sipahinin yüzünü aydınlattı. -Ne var oğlum?-Yahya Ağa gelmiş Paşa Baba! Seni görmeyi diler.Budin Paşasının yüzü aydınlandı. Serhadlerde bile ender görülen emsalsiz cenga ver Yahya Ağa, demek ki ölmemişti. Paşa derin bir nefes aldı. Sevinmişti... Ama Yahya Ağa onu bu vakitte niçin görmek istiyordu? -Haydi evlat, onu emen yanıma getir...Az sonra kapı açıldı. Üstünde başımda hâlâ kar tanelerini muafaza eden iri boylu, gayet yakışıklı bir babayiğit içeri girdi. Yeri titreten adımlarla ilerledi. El öptü.-Hayrola evlat, hoş geldin. Lakin ne var?

Valide Suyu

Vehbi Tülek

Osmanlilarda Mevlid Kandilleri

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülaziz İnithar Mi Etti, Şehid Mi Edildi?

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hazreti Câbir'in Dirilen Oğulları!..

Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" her kim davet etse kabûl buyururlardı. Bir gün de Câbir bin Abdüllah "radıyallahü anh" davet etti. "Falan gün gelirim" buyurdu ve denilen günde Câbir bin Abdüllah'ın evine teşrif ettiler..

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Ebu İshak İsmail Efendi 78. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1054 (m. 1645)'te İstanbul Çarşamba'da doğdu. Tahsilini tamam­ladıktan sonra İstan­bul'un çeşitli medreselerinde müderris­lik yaptı. Sonra Mekke-i Mükerreme Kadılığı görevine getirildi. Anadolu ve sonra Rumeli Kadıaskerliğine, nihayet Şeyhülislâm­lığa tayin edildi. 1137 (m. 1725) tarihinde vefat et­ti. Bir dersinde şunları anlattı:

Bütün Ibâdetlerini Kusurlu Bil

Vehbi Tülek

Hazreti Lokman'a Hikmet Verdik

Vehbi Tülek

Ahmed Savi hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 1175 (m. 1761)'de Mısır'da doğdu. 1241 (m. 1825)'de Medine-i münevverede vefât etti. Celâleyn Tefsiri üzerine yazdığı dört ciltlik haşiyesi meşhurdur. Bu kitaptan bazı kısımlar:

Âlimlerle Konuşurken Dilinize Sâhip Olunuz!

Vehbi Tülek

Azılı Müşrik Amr Bin Abdûd

Vehbi Tülek

Zâhid Kimsenin Asıl Vatanı âhirettir

Vehbi Tülek

Bugün, Dünkü Günün Yarınıdır!

Vehbi Tülek

Allah'ı Anmak Kalbin Cilasıdır

Vehbi Tülek

Bu Odalar Kime âittir Ey Allah'ın Resûlü?

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Ölüyü Diriltemem

Ölüyü Diriltemem

Trablusşam Nakib-ül-eşrâfı Şeyh Abdülfettâh Zağbi Efendi, Yûsuf Nebhâni hazretlerine şöyle anlatmıştır:

Bir defâsında bir arkadaşımız hastalanmıştı. Abdullah ibni Şeyh Hıdır ez-Zağbi'yi de yanımıza alıp ziyâretine gitmek istedik. Onu götürmekten maksadımız hastanın bereketlerinden istifâde ederek şifâya kavuşması idi. Ancak gitmek istemedi. Çok ısrar edince kabûl edip bizimle geldi. Hastanın yanına vardığımızda, şiddetli hastalığından hiç bir eser kalmadı. Ayağa kalkıp bizi karşıladı. "Hoş geldiniz." deyip konuştu. Ziyâreti yapıp yanından ayrıldık. Ayrılıp giderken yolda Şeyh Abdullah hazretleri; "Ben ölüyü diriltemem." dedi. Bu sözüyle ziyâretine gittiğimiz kişinin öleceğine işâret etmişti. Dedim ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Pişman Oldular!

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Anzakli Ömer

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Yakub-i Germiyani’nin Yağmur Duasi

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

O Kullarına Çok Merhametlidir

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek