Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.192.999

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Şeyh Alâeddîn Harezmî hazretleri büyük velîlerdendir. On üçüncü ve on dördüncü yüzyıllarda Türkistan’ın batısında Harezm’de yaşadı. Günlerce oruç tutar, geceler boyunca ibâdet ederdi. On beş sene boyunca sırtını yere koyarak uyumamıştı. Nice günler geçerdi de ağzına bir lokma koymazdı. Bir parça kurumuş ekmekle iktifâ ederdi. Hac ibâdetini yapmak üzere gittiği Mekke-i mükerremede İmâm-ı Yâfiî ile karşılaştı. İmâm-ı Yafiî şöyle naklediyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Sokollu Mehmed Paşanin Mahareti

Kanuni Sultan Süleyman Han Zigetvar kalesini kuşatmıştı. O sırada 74 yaşına basmıştı. Kalenin bir an evvel alınmasını istiyordu. 33 gün geçtiği halde halen fetih gerçekleşmedi. Bu duruma çok üzülen padişah, zaten hasta halinde buralara kadar geldiği için yataklara düştü. Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa'ya bir yazı göndererek şöyle yazdı:"Bu ocak hâlâ yanmakta devam edecek midir? Zafer davulları hâlâ sesini işittirmeyecek midir?"Bu yazıyı alan Sokollu, bütün gücüyle kaleye hücum etti. 6/7 Eylül 1566 gecesi Kanuni Sultan Süleyman Han vefat etti. Aynı gün öğleden sonra da kale fethedildi. Sokollu son derece ihtiyatlı ve tecrübeli bir devlet adamıydı. Padişahın vefat haberi asker arasında yayılırsa, bir kargaşalık çıkacağından endişe ediyordu. Bu yüzden, soğukkanlı bir şekilde o gün, silahtar Cafer Ağa'yı padişahın otağına oturttu. Cafer Ağa'nın el yazısı da padişahınkine çok benzediğinden, Sokollu, Cafer Ağa'ya yazılar yazdırıp ilgili yerlere emirler gönderiyordu.

Vehbi Tülek

Varna Zaferi

Vehbi Tülek

Galiçya Cephesinde Bir Türk Çocuğu

Vehbi Tülek

Hangimiz Kazançli Çiktik

Vehbi Tülek

1960 yılında Milli Birlik Komitesi üyesi Ahmet Er, Libya'daki Türk sefâretine 'Devlet Müşaviri' olarak tayin edilir. kendileri zaman zaman Libya'da seyahate çıkarlar. Bunlardan birinde, mihmandarı, geçtikleri kasabada yaşlı ve meşhur bir şeyhin bulunduğunu, onu ziyaret etmenin faydalı olacağını söyler. Ve giderler. Oldukça ıssız bir yerde, bir ağacın gövdesine yaslanmış olan 80 yaşlarında, beyaz sakallı ve â'ma olduğu ilk bakışta belli olan Şeyh'i görürler. Ahmet Er kendisini takdim eder. Türk olduğunu da söyleyerek elini öpmek için müsaade ister. Bunun üzerine Şeyh, Ahmet Bey'e hitâben:" Ben senin elini öpmeliyim, der.Ahmet Bey'in "Estağfirullah" demesine fırsat bırakmadan onun elini öper. Bilmukabele, muhatabı da onun elini öper. Bunu müteâkip Şeyh, Ahmet Er'e:" Hangimiz kazançlı çıktık? diye sorar. Er:" Ben kazançlı çıktım; çünkü, pir-i fâni bir Müslüman ulusunun elini öptüm, der. Şeyh, hafifçe gülümser ve şu cevabı verir:" Hayır ben kazançlıyım; çünkü sen, çölde fakir ve nâçiz bir Müslüman'ın elini öptün. Ben ise şanlı, şerefli Osmanlı'nın elini öptüm.

Al Mührü Ver Mührü

Vehbi Tülek

Ebdal Murad’in Kilici

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Âlim Sadrazam FÂzil Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Ezan Sesi

Vehbi Tülek

Yildirim Bayezid’in Mendili

Vehbi Tülek

Bu Hükümdar Kemal Ve Tedbir Sahibidir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O Havuzdan Içen Ebediyen Susamaz

Ebü'l-Kâsım Nişâbûri hazretleri Şafii mezhebi tefsir, kelâm ve fıkıh âlimi idi. İran'da Nişabur şehrindendir. 511 (m. 1117) senesinde vefât etti. Tefsirinde, "Kevser" sûresinin ilk âyeti hakkında şöyle buyurur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İnsana Gelen Feyiz Önce Ruha Gelir

Vehbi Tülek

Pîrîzâde İbrâhim Efendi Hanefî fıkıh âlimidir. Aslen İstanbullu olup, 1022’de (m. 1613) ailesinin ziyaret için bulunduğu Medine’de doğdu. Burada hadis ve fıkıh ilmi tahsil etti. Birçok âlimden icâzet aldı. Uzun yıllar Mekke müftülüğü yaptı. 1099’da (m. 1688) vefat etti. Buyurdu ki:

Debbağzâde Münib Efendi

Vehbi Tülek

Resûlullah Efendimize Gerekli Hürmet Ve Tazim

Vehbi Tülek

Ebü'l-Hasan Ali Konevî hazretleri evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimlerindendir. 1270 (H.668) senesinde Konya'da doğdu. İlk tahsilini burada yaptıktan sonra Şam'a gitti. Burada meşhur âlimlerden ilim öğrendi. İcâzet aldıktan sonra Şam'da İkbâliyye Medresesinde ders vermeye başladı. Sonra Mısır'a gidip otuz seneye yakın kaldı. Tekrar Şam'a döndü ve kâdılık mevkiine getirildi. 1328 (H.728)'de orada vefât etti.

Dua, Uyanık Kalp Ile Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Ali Bin Ebî Bekr Nâşirî

Vehbi Tülek

Derviş Muhammed Hazretleri

Vehbi Tülek

Eshâbım, Sizin En Hayırlınızdır

Vehbi Tülek

Abdurrahman Aktebi

Vehbi Tülek

Karslızâde Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Haramdan Kaçani Korur

Allah Haramdan Kaçani Korur

Timur Han'dan sonra yerine geçen oğullarından Şahruh, babası gibi alimlerle oturup kalkmaktan zevk alırdı. Şahruh'un çevresindeki ulemadan biri de Nimetullah Efendi idi. Aynı zamanda evliyadan olan Nimetullah Efendi'nin dilinden düşürmediği bir söz vardı: "Allah haramdan kaçanı korur" (Yani kişi haramdan kaçarsa Allah ona haram yedirmez, nasip etmez, demek istiyordu.) Bu sözü sık sık tekrar eder, bununla biraz da hükümdar ve adamlarını uyarmak amacı güderdi. Şahruh da bunun her zaman mümkün olmayacağını, insanın bazen bilmeden de harama el uzatabileceğini ileri sürerdi. Şahruh bir gün sarayında özellikle Nimetullah Efendi'yi ağırlamak üzere bir ziyafet düzenledi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Geç Gelen Kurtarıcı

Başka Du Bilmez Misin?

Latif Bir Şikayet

Allah’a Firar Et

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek