Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.100.218

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kıyamet Günü Kendisine Gıpta Edilecek Kimse

Şihâbüddîn Şernûbî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. Mısır'ın Şernûb kasabasında doğdu. 1538 (H.945) senesinde bir gece rüyâsında Peygamber Efendimizi gördü. Resûlullah Efendimiz ona; "Ey Şihâbüddîn! İstanbul'da Şeyh Nûreddîn'e git, ondan tasavvuf ilmini öğren. Zîrâ kendisi bu zamanda âriflerin reisidir" buyurdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Minare Eğri Mi?

Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince istanbul'un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulunan bir çocuk: "Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!" diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan'a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona: "Yavrum hangi minare eğri göster bana" dedi. Çocuk da: "İşte şu" diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı ve:"Çekin yukarı doğru!" diye çektirmeye başladı. Çocuğa da:

Vehbi Tülek

Kahraman Bir Türk Düşmani

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

46 - MurÂd Edilen Sultan Selîm'dir

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bâyezid'in hanımı Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahim Tırsi'nin hanımından; "Beyin Abdürrahim Tırsi'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezid'den sonra oğlum Korkut pâdişâh olsun." diye ricâda bulundu. O da bu dileği beyine sık sık hatırlatırdı.

Dörtyüz Kese Altin

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Abdülhamid Demiryollari

Vehbi Tülek

Hediye Baston

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han’in Şehzadeliği

Vehbi Tülek

Haci Fehmi Efendi

Vehbi Tülek

En Küçük Yaşta Tahta Çikan Padişah: Iv. Mehmed Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İbâdet, Rûhu Temiz Olanlara Tatlı Gelir

Kutbüddin Muhammed Dımaşki hazretleri hadis ve Şafii fıkıh alimidir. 1821'de (m. 1418) Şam'da doğdu. Medrese tahsilinden sonra Şam'da Şafii kadılığı, Eşrefiyye Dârül-hadisi şeyhliği yaptı. Memlûk sultanının davetiyle Mısır'a giderek şeyhülislam oldu. 894'te (m.1489) Kahire'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Felsefecileri Kerpiçle Susturan Zat!

Vehbi Tülek

Muhammed Şemseddîn-i Tebrîzî hazretleri, Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî’nin hocasıdır. Şems-i Tebrîzî lakabıyla meşhûr oldu. Tebriz'de doğdu. 1247 (H.645) târihinde Konya'da şehîd edildi. Şeyh Fahreddîn-i Irâkî ders aldı. Sonra Tebriz'den Konya'ya geldi. Mevlanâ Celâleddîn-i Rûmî ile karşılaştıklarında, Mevlanâ bütün talebelerini bırakıp onunla baş başa sohbet etmeye başladı. Fakat Mevlanâ’nın talebeleri bu durumdan rahatsız oldular ve tekrar hocalarına kavuşmak maksadıyla Şems-i Tebrîzî’yi şehîd edip bir kuyuya attılar...

Bir Gönül Sultanı Ahmed El-mukrî

Vehbi Tülek

Kalp Kırmak, Allahın Lütfunu Incitmektir

Vehbi Tülek

Hamidüddin Kalender Dehlevi hazretleri Çeştiyye tarikatı büyüklerindendir. Hindistan'da Delhi civarındaki Kilügari'de doğdu. Kü­çük yaştan itibaren Ni­zâmeddin Evliya hazretlerinin sohbetlerine katıldı. Onun vefatından sonra halifesi Çırâğ-ı Dehli'nin soh­betlerine devam etti. 757 (m. 1356)'da Delhi'de vefat etti. "Hayrü'l-mecâlis" adlı eserinde hocasının sohbetlerini nakleder. Burada buyuruyor ki:

Mudurnulu Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ölmek, Yok Olmak Değildir!

Vehbi Tülek

Abdülmecîd Şirvânî

Vehbi Tülek

Sana Saygı Gösterene Saygılı Davran

Vehbi Tülek

Ebû Abdullah Zehebî

Vehbi Tülek

Kulum Beni Nasıl Zannederse

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Abdullah El-acemî

Gül Yaprağı

Her Şeyi Göze Almıştı!

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Fani Dünya

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Başka Du Bilmez Misin?

Vehbi Tülek

Değişen Sizin Kalbiniz

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek