Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.415.459

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cehennem Azâbından Kurtulmak Için

Şeyh Abdülhay hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1582 (H.990) senesinde doğdu. İlim tahsiline başladıktan sonra, büyük âlim İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerine katıldı ve talebesi olmakla şereflendi. 1054 (m. 1644) yılında vefât etti. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin mektuplarının bulunduğu Mektûbât kitâbının ikinci cildini topladı. İmâm-ı Rabbânî hazretleri hayatta iken onunla zaman zaman mektuplaşırdı. Hocasının kendisine yazdığı nasîhat dolu bir mektupta şunlar yazılıdır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mahkemeye Hazirim

Tayyarzade Ata Bey, "Enderun Tarihi" kitabında Sultan III. Selim Han ile ilgili şöyle bir hadiseyi nakleder:

III. Selim Han gayet cesur, silahşörlükte de hüner sahibi bir kimseydi. Zaman zaman tebdil-i kıyafet ederek halkın arasına karışır, istek ve şikayetlerini öğrenirdi. Bir gün tersane kahyası kıyafetiyle akşam vakti Sultanahmed civarına çıktı. Maiyetindekiler de kalyoncu neferi gibi giyinmişlerdi. Sultanahmed Camiinden aşağı Sokollu Mehmed Paşa yokuşundaki tenha yerlerden aşağı inerlerken bir kadın feryadı işittiler. Hemen oraya yöneldiler. Yeniçeri tulumbacılarından bir zorba, bir kadının yolunu çevirmiş;-Yürü benimle! Diye zorluyordu. Kadın da;-Kardeşim! Ben ehl-i namus bir kadınım. Evim Küçükayasofya'da. Çocuğum hasta. Eczaneden ilaç aldım. İşte elimde. Evime dönüyorum. Bana ilişme. Mahalleme gel sor... diye feryad ediyordu. Tulumbacı ise sarhoş, gözü kararmış, küfürler savurarak bıçağını çekmiş, tehdide başladı. Kadın, o anda oraya yetişen, kalyoncu kıyafetindeki padişah ve maiyetini farketti ve onlara:-Aman kaptan ve kalyoncu din kardeşlerim!... beni bu herifin elinden halas edin diye yalvarmaya başladı.Bunun üzerine tulumbacı işi daha da azıttı ve yatağanına el atıp padişahın üzerine yürüdü. Fakat silahını henüz yarısına kadar çıkarmağa bile vakit bulamadan, Sultan Selim kılıcını çekerek adamı belinden ikiye böldü. Ertesi gün de Babıâli'ye şu tezkereyi gönderdi:"Sokollu Mehmed Paşa yokuşunda maktul olan tulumbacıyı ben öldürdüm. Veresesi var ise şer'an mahkemeye hazırım"

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

Osmanoğullarinin Âkibeti Ne Olacak?

Vehbi Tülek

Bosna Fatihi Mahmûd Paşa

Vehbi Tülek

1459'da Sırbistan Seferine çıkan Mahmûd Paşa, Resav, Kuruca, Ostcoviça ve Durnik kalelerini zaptetti. Daha sonra Fâtih'le birlikte İkinci Mora Seferine çıkarak Mistora'nın fethi ni gerçekleştirdi. 1460'ta yine Fâtih'in maiyetinde Amasra, Sinop ve Trabzon seferlerine iştirak ederek büyük muvaffakiyet gösterdi. 1462'de Eflak Seferinde, Midilli Fethinde ve Bosna Kralının teslim olmasında önemli hizmetlerde bulundu. Macar Kralı Hunyadi Yanuş'un Bosna' ya hücumu üzerine, 1464'te sefere çıktı. Vezir-i âzam Mahmûd Paşanın Bosna'ya gelmesiyle Macarlar kaçtı. Pekçok ganimet ve esirin ele geçmesini sağladı. Mahmûd Paşa, 1466'da kaptan-ı deryâ vazifesiyle Gelibolu sancağına tâyin edildi. 1470'te üç yüz gemi ile Eğriboz Adasının fethinde bulundu. 1472'de tekrar vezir-i âzamlık makâmına getirilen Mahmûd Paşa, 1473'te Akkoyunlu Uzun Hasan ile yapılan Otlukbeli Muhârebesinden önce, ileri harekâtta bulunmakla vazifelendirildi. Fâtih'in Otlukbeli Zaferinden sonra İstanbul'a dönmesiyle vezirlikten alınan Mahmûd Paşa, Filibe civârında imâr ettirdiği Hasköy'e yerleşti. 1474'te vefât etti.

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Selman Reis

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Zeynep Kadin

Vehbi Tülek

Hafiz Mehmed’in Oğlu

Vehbi Tülek

Yoğurtlarimiz Bile Var

Vehbi Tülek

Nusret Mayin Gemisinin Zaferi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölümü Hatırlayan Kimseye Ne Mutlu!

İsmâil Sadeddîn Efendi İstanbul Şehremini'de Abdal Yakub Dede Tekkesinin son şeyhidir. 1825 yılında doğdu. Babası, Sünbül Sinân Efendi Türbedârı Şeyh Hamdullah Efendidir. Hocası ve kayınpederi olan Şeyh Mehmed Nasreddîn el-Kadirî'nin vefâtından sonra 1855 yılında Abdal Yakub Dede Tekkesinin meşihatına tayin edildi. Vefât ettiği 1910 yılına kadar bu görevi sürdürdü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Riyadan Ve Gösterişten Kurtulanlar Ihlaslıdır

Vehbi Tülek

Divitçizâde Mehmed Efendi Celveti şeyhlerindedendir. Üsküdar'da doğdu. Medrese tahsilini tamamlayıp bir süre müderrislik yaptıktan sonra ilmiye mes­leğinden ayrılarak Aziz Mah­mud Hüdâyi'nin halifelerinden Mehmed Fenâi Efendi'ye intisap etti­. Üsküdar'da Şeyh Camii Tekkesi'ne postnişin tayin edildi. 1090 (m. 1679)'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:-

Allah, En Hayırlı Koruyucudur

Vehbi Tülek

Başkasının Ayıbını Ifşa Etmemelidir

Vehbi Tülek

Hasan Bedreddin Efendi İstanbul velilerinden olup Halvetiyye yolunun büyüklerindendir. 1512 (H.970) senesinde Harput şehrinin Perçih köyünde doğdu. Hasan Efendi tahsilini ilim ve veliler yurdu olan Harput'ta yaptı. Din ve fen ilimlerinde yüksek derecelere ulaştı. 1591 senesinde Bursa'ya hicret etti. Orada evliyanın büyüklerinden Halveti Şeyhi Yâkup Fâni hazretlerine talebe oldu. İstanbul'a gelip Eyüp semtindeki Baba Haydar Nakşibendi Dergâhına yerleşti. Burada dört sene kadar ibadet ve taatle, Allahü teâlânın beğendiği işlerle meşgul oldu. Sonra Tophane semtinde Cihangir Camii'nde ders ve vaaz vermeye başladı. Pek çok kimse onun nasihatlerinden istifade edip talebesi oldu. 1663 (H.1074) senesinde İstanbul Cihangir'de vefat etti.

Nûr Muhammed Bedâyûnî

Vehbi Tülek

Âlimlere Hizmeti Büyük Bir Kazanç Bilmelidir

Vehbi Tülek

Onlar, Gökteki Yıldızlar Gibidir

Vehbi Tülek

ebedî Olarak Yaşamak Istiyorsan!

Vehbi Tülek

Bana Nasıl Namaz Kılacağımı Öğret

Vehbi Tülek

Amelin Ve Ilmin Hâlis Olanını Iste

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abayi Yakmak

Abayi Yakmak

"Abayı yakmak." Bu tâbir mecâzen, "birine âşık olmak, tutulmak, gönül vermek" gibi mânâlar ihtivâ eder. Dervişler arasında birilerinin aşkının büyüklüğünden bahsedilecekse eskiden, "Ooo! Abası hayli yanıktır!" gibi ifadeler kullanılırmış.Eski tekke mimarimizin kompleksi içinde; bir mescid veya câmi, ortada şadırvanı olan bir avlu ve avluyu çevreleyen derviş hücreleri, büyükçe bir dershâne, mutfak, kiler, ambar v.s. bulunduğu bilinmektedir. Bilhassa kış aylarında dershânenin ocağı harlı ateşle yakılarak dervişânın burada toplanmaları sağlanır, böylece hem iktisat yapılmış, hem de uzun saatler mürşidden istifade ve istifâza etmeleri temin edilirmiş.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Kadin Akli

Helvaci Çocuk

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Firkateyne Bininiz

Sünnet Akçesi

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bize Teveccüh Edin

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek