Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.404.158

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Kâdı Ebû Bekr Bâkıllânî hazretleri büyük âlim ve velîlerdendir. Basra’da doğdu. 1013 (H.403) senesinde Bağdât'ta vefât etti. Zamânında Basra'da bulunan meşhûr âlimlerden ders aldı. Bilhassa kelâm ilminde meşhûr âlim oldu. İmâm-ı Eş'arî hazretlerinin talebeleri zincirinden olup, bu hususta kitaplar yazmıştır. Kitaplarında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

20 - Şehid Derviş Paşa

1578 yılı Ağustos ayının 9. Cumartesi günü idi. İran Şahı 30.000 kişilik kalabalık bir orduyu Osmanlı sınırına göndermişti. Hedef Erzurum'du. Sadrazam Lala Mustafa Paşa, Erzurum beylerbeyi Özdemiroğlu Osman Paşa'yı İran üzerine sefere memur etti. O da Derviş Paşa'yı düşman kuvvetleri hakkında istihbarat yapması için küçük bir öncü kuvvetle, İranlıların karargah kurduğu Çıldır civarına gönderdi. Yanında üç yüz kadar asker bulunuyordu. İran ordugahına yaklaştığı zaman, onların gayet dağınık vaziyette ve ani bir hücumla dağıtılabilecek bir durumda olduğunu gördü. Yapabileceği iki tercih vardı. Ya düşmana saldıracak, yada geri dönecekti. Bu takdirde askerin maneviyatı bozulacaktı.

Vehbi Tülek

Ezan Okuyana Ağaç

Vehbi Tülek

Osmanlilarin Namuskarliklari

Vehbi Tülek

Iii. Mehmed Han Ve Abdülmecid Sivasi Efendi

Vehbi Tülek

Üçüncü Mehmed Han, Abdülmecid Efendiyi İstanbul'a dâvet ederken, kendi el yazılarıyla şu mektubu yazmışlardı:"Fazilet ve kerâmet sâhibi Sivaslı Abdülmecid Efendi! Merhûm amcan Şemseddin Efendinin, Eğri seferinde maddi ve mânevi çok yardımlarını gördüm. Döndükten sonra İstanbul'da kalmasını istemiştim. Fakat o arzu etmeyince, ihtiyârlığı sebebiyle memleketine gitmesine izin verdim. Şimdi sizin söz, fiil ve diğer özelliklerinizle ona tam olarak benzediğinizi duydum. İstanbul'u teşrifinizi cân-ü gönülden istiyorum. Hatt-ı şerifim size ulaştığı zaman ihmal etmeyesiniz."

Çeşme Faciasi

Vehbi Tülek

Ii. Abdülhamid Han’in İslamiyete Saldiran Piyesi Fransa’da Yasaklatmasi

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Osmanli'da İlk Feminist Kadin

Vehbi Tülek

Padişahın Gezinti Teklifi!

Vehbi Tülek

Eşeklerin Yardimi

Vehbi Tülek

Osmanli Paşasinin Siyaseti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mezhepler, Müslüman Için Allahü Teâlânın Rahmetidir

Seyyid Şerefüddîn el-Ermevî hazretleri Şafiî mezhebi fıkıh âlimlerinin büyüklerindendir. 691 (m. 1292) senesinde doğdu. 757 (m. 1356) senesinde Kâhire'de vefât etti. Birçok âlimden ilim öğrendi ve hadîs-i şerif dinledi. Fıkıh, usûl ve nahiv ilminde üstün derecelere kavuşmuştu. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi

Vehbi Tülek

Seyyid Âbid Çelebi rahmetullahi aleyh Yavuz Sultan Selim Hân devri âlimlerindendir. 931 (m. 1524) senesinde Kırım'da Kefe şehrinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce bir sohbetinde buyurdu ki:

Sünnete Uygun Okunan Ezan

Vehbi Tülek

Muhammed Arîzî

Vehbi Tülek

Seyyid Muhammed Arizi, Ebü'l-Vefâ hazretlerinin babası olup, zamânının büyük velilerinden idi. Yaşadığı beldenin hâkimi, seyyidlere çok eziyet vermeye başlayınca, orayı terk ederek Beni-Nercis kabilesinin yaşadığı köye yerleşti. Bu kabilede yaşayanlar, dini yönden çok zayıf idiler. Seyyid Muhammed Arizi, akşam, yatsı ve sabah ezânlarını okuyarak, namaz kıldı. Ezân sesini duyan oradaki halkın, cenâb-ı Hakk'ın izniyle, kalbleri yumuşadı ve hepsi namaz kılmaya başladı. Oranın halkı Seyyid Muhammed Arizi hazretlerini göndermeyerek, beldelerinde yerleşmesini sağladılar.

İsrafla Cimriliğin Ortası Iktisattır

Vehbi Tülek

Osman Serûcî

Vehbi Tülek

Allahü Teala Hastaları Ziyâret Edeni Korur

Vehbi Tülek

Dirilerin Ölülere Olan Hediyesi

Vehbi Tülek

Zeyneddin Ömer Bin Verdî

Vehbi Tülek

Zû-şefer'in Kızı Tâce

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Abayi Yakmak

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Fani Dünya

Helvaci Çocuk

Delik Kova

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Vehbi Tülek