Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.678.253

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâyı Sevmek, Allahü Teâlâyı Sevmeye Yol Açar

Hâce-i İsfehânî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu ve hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanli Padişahlari Ve İslam Hukuku

Osmanlı padişahları, hastahaneler, mescitler, köprü­ler, âlimler, kadılar ve benzeri kamu yararı bulunan âmme hizmetlerini İslam hukukuçularından aldıkları fetvalara dayanarak, devlete ait bir kısım gelirleri bu tip hayır ci­hetlerine vakıf adıyla tahsis ederek yürütmüşlerdir. İslam hukukuna göre haraci arazi denen bir arazi çeşidinin gelirleri, beyt'ül-mal'il-harâc adıyla anılan bütçe faslında toplanır. Bu fonda toplanan gelirler, biraz önce saydığımız kamu hizmetlerine harcanır.

Vehbi Tülek

Ben Siftah Ettim

Vehbi Tülek

Aslan Öldü!...

Vehbi Tülek

Yediğin, Giydiğin Haram Olunca

Vehbi Tülek

Bir gün Yahyâ Efendi hazretleri Sahn-ı semân Medresesine gitmek için yola çıkmıştı. Yolda atının yularını bir papaz tuttu ve; "Ey âlim zât! Ey Yahyâ Efendi! Size bir suâlim var. Bu müşkül işi bana izâh edin. Soracağım şeyin cevâbı acabâ dininizde var mıdır? Her sene yeni defter tutulmayıp, gidiyor. Ölen kalan kim bilinmeden ölmüş bir gayr-i müslimden devletçe haraç isteniyor? Bu nasıl iştir. Bu şekilde hareket dininizde var mıdır?" dedi. Yahyâ Efendi bunları duyunca; "Hayır. Dinimizde ölmüş bir gayr-i müslim vatandaştan haraç alınmaz. Sonra çok fakir kazandığıyla güç geçinen kimseden ve çok yaşlı olanlardan da haraç alınmaz. Bunlar affolunmuşlardır. Sultânımız ona muhtaç değildir." dedi. O zaman papaz; "Efendi şunu iyi bil ki, bizden ölen kimsenin bile haracını isteyip, her yıl alırlar. Bunu ben size soruyorum. İslâm dini bunun alınmasını istiyor mu? Ne olur bunu Sultan Süleymân Hana arzedin, haber verin, sorun?" dedi.

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

Kanuni’nin Vefati Ve Celalzade

Vehbi Tülek

5 - Doğan Bey Ve Yildirim Bayezid

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Ben Gelir Borcumu Öderim

Vehbi Tülek

Şeyh Edebali’nin Nasihatleri

Vehbi Tülek

Tozkoparan İskender

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

fakir Babası İbn-i Münîr

İbn-ül-Münir hazretleri, üstübeç, zercâr (bakır sülfat) gibi maddeler ve ıtriyat (güzel kokular) yapıp satardı. O, tam bir "Fakir babası"ydı. Her gün Ba'lebek çarşısında bu hazırladıkları şeyleri satar, kazandıklarını fakirlere, muhtaçlara verirdi. Mescidleri imâr eder, dünyalık bir malı bulunmayarak vefât eden, garib ve fakir kimselerin kefenleme masraflarını karşılardı...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Müslüman Ya Müctehid Veya Mukalliddir

Vehbi Tülek

Muhammed ibn-i Arafe hazretleri Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. 716 (m. 1316)'de Tunus'ta doğdu. 803 (m. 1401)'de orada vefât etti. Derslerinde buyurdu ki:

Kalplerinizi, Allah'ı Anmakla Diriltiniz

Vehbi Tülek

Ahmed Saîd-i Farûkî

Vehbi Tülek

Ahmed Said-i Farûki hazretleri, Hindistan'da yetişen büyük velilerdendir. Nesebi İmâm-ı Rabbâni hazretlerine dayanır. 1802 (H.1217) senesi Ağustos ayında Hindistan'ın Rampûr şehrine bağlı Mustafa-âbâd beldesinde dünyâya geldi.

Âlimin Ölümü, âlemin Ölümüdür

Vehbi Tülek

İbn-i Millî Necmeddîn

Vehbi Tülek

Bir Gönül Sultanının Babası Mevlânâ Hamidüddin

Vehbi Tülek

Abdülkâdir Deştûtî

Vehbi Tülek

Seyyid Abdülazîz

Vehbi Tülek

Şerif Abdülhayy Haseni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Gül Yaprağı

Gül Yaprağı

Vaktiyle, yol üzerinde bulunan bir dergahın dervişleri, yoldan geçen herkesi misafir kabul ediyordu. Burada hiç konuşulmuyordu. Dervişler anlatmak istediklerini kalben ifade ediyorlardı. Bir gün dergahın kapısına bir yolcu geldi. Yolcu kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada, misafir geldiğini dervişler firaset yoluyla anlıyorlardı, o yüzden kapıda tokmak yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki derviş, kapıda duran yolcuya baktı. Bir selamlaşmadan sonra söz'süz konuşmaları başladı. Gelen yolcu, dergahta kalmak istiyordu. Derviş içeri girdi, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yolcuya uzattı. Bu, yeni bir misafiri kabul edemeyecek kadar doluyuz demekti. Yolcu dergahın bahçesine girdi, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı. Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. Derviş kapıyı açarak yabancıyı içeriye aldı. Suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Üç Kandil

9 Evi Dolaşan Kelle

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Tüccarin Rüyasi

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek

İmanı Ona Kafidir

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek