Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.409.118

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Allahü Teâlâ, Bizi Ve Sizi Belâlardan Korusun

Bedî'uddîn Sehârenpûrî hazretleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin önde gelen talebelerindendir. Onun zamanında Hindistan’da Sehârenpûr şehrinde yaşadı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine talebe olmadan önce memurluk yapıyordu. Serhend'e giderek onun sohbetlerinde kemale geldi ve İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye icâzet verip, memleketine gönderdi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin, Bedî'uddîn Sehârenpûrî'ye yazdığı bir mektup aşağıdadır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Asil Kahraman Bunlardir

Gazi Osman Paşa ordusunun taarruzla yenilmez bir kuvvet olduğuna kanaat getiren Ruslar, bu defa bu orduyu dört taraftan kuşatarak, açlık ve cephane darlığı ile teslim almaya karar verdiler. Plevne'deki ordunun Süleyman Paşa ve Mehmed Ali Paşa ordularıyla irtibatını kesmek suretiyle yenilebileceğine inandılar. Ruslar, bütün dünyaya karşı şeref ve namuslarını ancak, Osman Paşa'yı esir almakla kurtarabileceklerdi. Plevne önlerinde kanlı çarpışmalardan sonra Hafız Ahmed Paşa ile 53 zabit ve 2235 askerimiz Ruslara esir düştü. 2000 askerimiz de şehid olmuştu. Rusların zayiatı da 118 zabit ve 3203 askerdi. Rus generali Gorko, esir alınan Hafız Ahmed Paşa'yı yanına getirterek, ona elini uzattı ve:-Ben sizi bir kahraman olarak tanırım, dedi. Hafız Ahmed Paşa da cevap olarak, yerde kanlar içinde yatan şehidleri göstererek, yavaş ve titrek sesle:-Asıl kahraman bunlardır, dedi.

Vehbi Tülek

16 - Yavuz Ve Sina Çölü

Vehbi Tülek

Hirka-i Saadet Merasimi

Vehbi Tülek

İşte, İnsan Bunlari Görüp Gurura Kapilmamali

Vehbi Tülek

Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han, Avrupa'da büyük devletler arasındaki denge nin bozulmaması için, Fransa Kralı İkinci Fransuva'nın annesinin yalvaran yardım taleplerini karşılamak üzere, Barbaros'un vefatı üzerine Kaptanı Deryalığa getirilen Piyâle Paşa kumandasında büyük bir donanma gönderdi. Piyâle Paşa, 1555'te İstanbul'dan hareket etti. Turgut Reis'in de katıldığı donanma yardımda ve fetihlerde bulunarak, geri döndü. 1556-1557 deniz mevsiminde tekrar Akdeniz'e açılan Piyâle Paşa, bâzı limanları fethettikten sonra İstanbul'a döndü.

Kayiğa Karşi Araba

Vehbi Tülek

10 - Bir Daha Gelmemize Hacet Kalmaz

Vehbi Tülek

108 - Sarikamiş Kahramanlari

Vehbi Tülek

İskender Bey Kimdir

Vehbi Tülek

Hemhal Olmak

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Emrediyorum Paşa!

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Seyyid Yahya Efendi

Seyyid Yahya Efendi "rahmetullahi aleyh" İstanbul'daki evliyânın büyüklerinden Mehmed Emin Tokâdi hazretlerinin talebelerindendir. İstanbul'da 1711 (H.1123) yılında doğdu. 1784 (H.1198) târihinde vefât etti. Karacaahmet yakınında defnedildi. Kendisi anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Beni Öldürmek Için Geldin

Vehbi Tülek

Nûreddin Ali Halebi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimi ve meşhûr "Siyer-i Halebi" kitabının sahibidir. 975 (m. 1567)'de Mısır'da doğdu. 1044 (m. 1634)'de Kâhire'de vefât etti. "Siyer-i Halebi" kitabında şöyle anlatır:

Vekî’ Bin Cerrâh

Vehbi Tülek

Gedikzade Abdülkadir Efendi

Vehbi Tülek

Gedikzade Abdülkadir Efendi "rahmetullahi aleyh" Osmanlı hadis âlimidir. 1140'ta (m. 1727) Medine'de doğdu. Osmanlı sadrazamlarından Gedik Ahmed Paşanın torunlarındandır. Babası Medi­ne'de vazifeli bir Osmanlı subayı idi. Medi­ne'de Muhammed Hayât Sindi'den ve Tayyibi'den hadis dersi aldı. İlim öğrenmek için gittiği Kudüs'te bir müd­det kalan Gedikzâde daha sonra Nablus'a geçti ve 1187'de (m. 1773) burada vefat etti. Bir talebesine şunları anlattı:

Bir Gönül Sultanı Sa'düddîn-i Kaşgârî

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Hüseyin Bin Ahmed

Vehbi Tülek

Büyüklük, Allahü Teâlâya Mahsustur

Vehbi Tülek

Hakîm Şehîd Muhammed Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Hanefî'de Abdestin Sünnetleri

Vehbi Tülek

Eshabıma Ve Akrabama Dil Uzatmayın

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Evliyalar Ölmez İmiş

Evliyalar Ölmez İmiş

Ankara'nın Zülfazl (günümüzde Solfasol deniyor) köyünden çok temiz, çok saf bir genç, askere gidiyormuş. Babasından kalma bir kaç altını, anasından kalma birkaç mücevheri varmış. Delikanlının derdi asker dönüşü evlenmek; servetini içine koyduğu küçük sandığını emanet edeceği, güvenip, bırakacağı kimseciği de yok. Düşünüyor, tasınıyor, acaba ne yapsam, diye sızlanıyor... Derken, bir gece rüyasında Hacı Bayram'ı görmez mi? "A! be Selim cik, ne düşünüp duruyorsun getir sandığını, bana bırak!" diyor. Selim oğlan, ertesi günü, sevine sevine Ankara'ya geliyor, doğru türbedarın önüne dikiliyor, hal, keyfiyet böyle, böyle... diye meseleyi anlatıyor. Türbedar da uyanıklardanmış, gece o da haberini almışmış. Getiriyorlar sandığı, Hazretin başucuna bırakıyorlar. Sandık deyince, öyle koca bir şey sanılmasın, ancak bir çanta kadar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Sakin Kalyona Binme

Allah’a Firar Et

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Kul Hakkı

Abdullah-i EnsÂrî

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kadı Iyâd Hazretleri Ve Dürüst Genç

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek