Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.536.699

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Mesir Macunu

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacakları nı düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul'da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez EfendiyeKânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Vehbi Tülek

28 - Fazil Mustafa Paşa'nin Şehadeti

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim, Çaldıran Savaşı dönüşünde daha önceki isyân teşebbüsleri sebebi ile suçlu bulduğu Veziriâzam Dukakinoğlu Ahmed Paşayı Amasya'da idâm ettirdi ise de boşalan göreve kimseyi getirmedi. 1515 ilkbaharında Hadım Sinan Paşayı Dulkadiroğlu Alâüddevle üzerine gönderdi. Hadım Sinan Paşa, Alâüddevle'yi mağlub ettikten sonra başını keserek Yavuz Sultan Selim'e gönderdi ve bu başarısından dolayı boş bulunan veziriâzamlık makâmı kendisine verildi. Bu vazifede üç ay kalan Sinan Paşanın yerine beşinci defâ olmak üzere Hersekzâde Ahmed Paşa getirildi. Ancak Hadım Sinan Paşanın azledilmesi herhangi bir hatâ sebebiyle olmadığından kendisine karşı Pâdişâh'ın teveccühü devâm ediyordu. Nitekim çok geçmeden Diyarbekir taraflarında İranlıların bâzı hareketlerinden dolayı Pâdişah, Hersekzâde yi azlederek hapsettirdikten sonra yerine tekrar Sinân Paşayı getirdi (1516).

23 - Budin Müdafaasi

Vehbi Tülek

Avrupa'daki Osmanli Korkusu

Vehbi Tülek

Belgrad’da İki Şehid

Vehbi Tülek

Değil Bir Yabanci İçin...

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

Kismetinde Olanin Kaşiğina Çikar

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Helale Harama Riayet Etmek

İzzüddin ibn-i Ganim el-Makdisi hazretleri evliyanın meşhurlarındandır. Kudüs'te doğdu. Dedesi Ganim bin Ali el-Mak­disi'nin tedrisinde yetiştişti. Tasavvufta yüksek derecelere eriştikten sonra Kahire'ye gidrek bir zaviye kur­du. Burada çok talebe yetiştirdi. 678'de (m. 1280) Kahire'de vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kullara Kibirlenmek Yakışmaz

Vehbi Tülek

Muzafferüddin ibn-i Emşâti hazretleri Hanefi mezhebi fıkıh âlimlerindendir. 812 (m. 1409)'da Kâhire'de doğdu. 902 (m. 1496)'da aynı yerde vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Büyük âlim Ve Velî Senâullah-i Sebnehlî

Vehbi Tülek

İhlâs Sâhibi Kimselerde Riyâ Hâli Bulunmaz

Vehbi Tülek

Karabaş Ali Efendi Anadolu'da yetişen büyük velilerdendir. 1611 (H.1020) senesi Malatya'da Arapgir'de doğdu. 1685 (H.1097) senesi hac yolunda Kal'a-i Nahl denilen yerde vefât etti. Kastamonu'ya giderek Şeyh Şâbân-ı Veli hazretlerine talebe oldu. Onun sohbetlerinde yetişip velilik makamlarına yükseldi. Sonra İstanbul'a geldi ve Vâlide Atik Dergâhı şeyhi oldu. Çok talebe yetiştirdi. Ünsi Hasan Efendi ve Muhammed Nasûhi Efendi, yetiştirdiği talebelerin önde gelenlerindendir. "Tarikatnâme" isimli eserindeki nasihatlerinden bazıları şunlardır:

Allahü Teâlânın "sıfat-ı Zâtiyye"si Altıdır

Vehbi Tülek

ben âşık Bir Garibim

Vehbi Tülek

Sa'd Bin Mu'âz (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Dertlinin Hâlinden Dertli Anlar

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Zübeyr Humeydî

Vehbi Tülek

Büyük Müctehid İmâm-ı Ebû Yûsuf

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Korkma!

Korkma!

Sinop'ta medfûn bulunan ve Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi'nin talebesi olan Mahmûd Kefevi hocasının şu kerâmetini anlattı:"Gemiye binip İstanbul'a gitmek üzere yola çıktık. Ben o zaman gençtim ve bu benim ilk yolculuğumdu. Hoş bir rüzgârla dört gün gittik. Sonra şiddetli bir rüzgârla deniz kabardı. Dalgalar her taraftan vurmaya başladı. Gemide bulunanlar korku, dehşet ve ümitsizlik içinde bâzı mal ve eşyâlarını denize attılar. Bu ızdırap ve sıkıntı bana da ümitsizlik vermeye başladı. Hocam Takıyyüddin Ebû Bekr Kefevi, geminin alt katında sâkin ve telaşsız bir halde oturuyor du. Dalgaların şiddetli vuruşları gemide bulunanların ve benim korkumu iyice arttırdı. Hocam bana bakıp; "Korkma! Allahü teâlâ bizi kurtaracak ve biz Erikli Kasabasının doğu tarafındaki Hacı Baba Dergâhında kuşluk vakti oturup süt içeceğiz ve incir yiyeceğiz." buyurdu. Gemici lerin hesâbına göre seksen mil yolumuz kalmıştı. Ebû Bekr Kefevi hazretleri sükûn ve vekar içinde tatlı ve güzel sesiyle Kehf sûresini okumaya başladı. Biz rahatladık ve korkumuz kalma dı. Halbuki dalgaların vuruşları hâlâ devâm ediyordu. Nihâyet Allahü teâlâ bizi, hocam Ebû Bekr Kefevi hazretlerinin duâsı bereketiyle kurtardı. Gecenin sabahında Erikli sâhiline çıkıp doğruca Hacı Baba Dergâhına ziyârete gitti. Biz de onu tâkib ettik. Hep birlikte oturduk. Hocamız Kur'ân-ı kerim okuyor biz de dinliyorduk. O sırada dergâhın çevresinden bir kadın iki elinde birer çanak ile çıkageldi. Kapları önümüze bıraktı. Biri süt, diğeri incirle doluydu. Şeyh Ebû Bekr Kefevi tebessüm ederek bize baktı ve; "Bismillah ile yiyiniz!" buyurdu. Biz besmele ile yedik. Hocamın bu kerâmetine şâhid olduğumuz zaman, 1542 (H.949) senesiydi."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Allah Diyen Genç

Örümcek Ağı

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

"encümen-i Bîzebân"

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Helvaci Çocuk

Vehbi Tülek