Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.836.786

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Gaflet Içinde Yapılan Duâ Kabul Olmaz!

Seyyid Alizâde Yakûb Efendi Osmanlı âlimlerindendir. Bursa'da doğdu. Asrının âlimlerinden okudu. Sonra Bursa’da çeşitli medreselerde müderrislik yaptı. 931 (m. 1524) senesi hac dönüşü, Mısır’da vefât etti. İmâm-zâdenin “Şir’at-ül-İslâm” adındaki eserine, güzel bir şerh yazdı. Adını; “Mefâtîh-ül-Cinân ve mesâbîh-ül-Cenân” koydu. Sultan İkinci Bâyezîd Hân, “Şir’a” kitabını çok sevdiğinden, Yakûb Efendiye “Şir’a Şârihî” lakabını verdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

50 - Ulubatli Hasan

28 Mayıs 1453...İstanbul'un fetih gününün arefesi...Topkapı surları dışında kurulmuş Osmanlı çadırlarında meşaleler sabahlara kadar yanarken, Anadolu sipahilerinden, Azep askeri olan Ulubatlı Hasan'ın heyecanı da son raddelerine gelmişti. İstanbul'u muhasara eden Osmanlı askerinin kumandanı, Sultan I. Mehmed Han ise bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Toplar sabaha kadar aralıksız ateşe devam edeceklerdi. Kara tarafında, 100.000 kişilik bir kuvvet, ordugahın sağ tarafında, yaldızlı kapı karşısında, 50.000 kişilik diğer bir kuvvet ise sol cihette dizilmişlerdi. Padişah ise, 15.000 Yeniçeri ile merkezde idi. 70'den fazla harp gemisi de limanda idi.

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Garip Derviş

Vehbi Tülek

Osmanlı Pâdişâhı Yavuz Sultan Selim Hân, Şâh İsmâil'i Çaldıran'da mağlûb ettikten sonra, Mısır'ı fethetmek üzere yola çıktı. Şam'a geldiğinde, Mısır'ın fethinin kendisine nasib olup olamıyacağı düşüncesi zihnini kurcalıyordu. Bunu çok sevdiği Hasan Can'a anlattıktan sonra; "Bizi bu hususta ferahlatacak, Allahü teâlânın dostlarından bir veli varsa, ona niyetimizi anlatalım. Aceb ne buyuracaktır, merâk eder dururum." buyurdu. Hasan Can da; "Devletlü Sultânım! Emevi Câmiinin bir köşesinde, sabah akşam Allahü teâlâyı zikreden bir derviş var. Belki sizin meselenizi halleder." dedi. Bunun üzeri ne Sultan Selim Hân, sabahın erken saatlerinde câmiye gitti. Târif edilen bu zâtı, Allahü teâlâyı zikreder buldu. Yanına varıp selâm verdi. Selim Hân daha bir şey sormadan; "Ey muzaffer Sultan! İnşâallahü teâlâ, cenâb-ı Hak Mısır'ın fethini sana müyesser edecektir. Allahü teâlânın bütün sevdikleri seninle berâberdir. Allahü teâlâ muinin, yardımcın olsun. Mısır'ın fethinden sonra İstanbul'a döndüğünde, oradaki Sünbül Sinân'dan gâfil olma sakın!" dedi. Yavuz Sultan Selim Hân, bu müjdeye ziyâdesiyle memnun oldu. Şükür secdesine kapandı.

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Attiği Her Taş Hedefine Ulaşiyordu

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Rodos’un Fethi

Vehbi Tülek

Burak Reis

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

Ehli Sünnetin HÂmisi Iv. Murad Han

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Vazîfeyi Yapacak Kuvvete Sahip Değilim

İbrâhim bin Ebi Abele hazretleri hadis âlimlerindendir. Tabiinden olup, 152 (m. 769) senesinde vefât etmiştir. Kendisi şöyle anlatmıştır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Yol Üzerinde Oturmaktan Sakınınız

Vehbi Tülek

Ebû Ali Vâsıti hazretleri hadis imâmıdır. Bâğdad'da doğmuş olup, yine orada 249 (m. 863)'de vefât etmiştir. Kitabında naklettiği bazı hadis-i şerifler:

Şehid âlim Abdullah El-mısrî

Vehbi Tülek

Meyân Mîr Hazretleri

Vehbi Tülek

Meyân Mir hazretleri, Hindistan velilerinden olup, Hazret-i Ömer'in soyundandır. İran'ın Süstan şehrinde 1550 (H.957) senesinde doğdu. 1635 (H.1045)te vefât etti. Kabri Lahor yakınlarında Haşimpur'dadır.
Sekiz yaşından itibâren Lahor'da ikâmet eden Meyân Mir hazretleri, tasavvufta Kâdiriyye yolunda aslen Sustanlı olan Şeyh Hızır'ın sohbetlerinde ve hizmetinde kemâle erdi. Ayrıca Abdülkâdir Geylâni hazretlerinin rûhâniyetinden feyz aldı.
Meyân Mir hazretleri vefatına yakın günlerde buyurdu ki:

şehîd Işte Budur! Ben Buna Şâhidim

Vehbi Tülek

Hanefi'de Namazın Sünnetleri

Vehbi Tülek

Bahâeddîn Et-tavilî

Vehbi Tülek

Kabir Üzerinde Oturmak Uyumak Mekruhtur

Vehbi Tülek

İçini Düzeltenin Dışını Allahü Teâlâ Düzeltir!

Vehbi Tülek

Akıllı Insan, Kendi Ayıplarını Görendir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Kul Hakkı

Fahreddin Acemî Ve Hurufiler

Yuhçu Baba

Mazarratli Harfler Kaçtir?

Allah Nasil Misafir Edilir?

Evliyalar Ölmez İmiş

Allahü TeÂlÂyi Bilir Misin?

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Allah'ın Emaneti

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek