Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.621.673

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Fıkıh Bilmeden, Hadîs-i Şerîf Bilmeniz Size Fayda Vermez

İftihâruddîn Hârezmî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 667 (m. 1268) senesinde doğdu. Memleketinde bir müddet ilimle meşgûl olup yükseldikten sonra, Kâhire’ye geldi. Orada bulunan Câviliyye Medresesi’nin meşihatına (baş müderrisliğine) tayin edildi. 741 (m. 1340) senesi muharrem ayında Kâhire’de vefât etti. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinin fazilet ve üstünlüklerini anlatırken buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hepimiz Mevaşiyiz

Sultan II. Abdülhamid Han zamanında bir nüfus sayımı yapılması kararlaştırılır. Ecnebi sefirler Hâkan'a, hazır sayım yapılırken bir de mevâşi (küçük ve büyükbaş hayvanlar) sayımı yapılmasını tavsiye ederler. Hâkan, insanlarla hayvanların aynı sistem ve aynı zaman içinde sayılmasının insan haysiyetini zedeleyici olacağını belirterek, mevâşi sayımının daha evvel yapılmasını münasip görür. Bunun için vilâyet ve kazâlara telgraflar gönderilir. Meğer bir kazânın kaymakamı o sırada izinde imiş. Vekâlet eden zât, alaylı takımından ve kaymakamla hiç geçinemeyen câhil bir adammış. Mevâşi kelimesinin ne mânâya geldiğini bilmediği gibi, araştırmaya dahi ihtiyaç duymamış. Onu, "Üstün gayret sahibi vatandaş" falan zannetmiş olsa gerek ki, telgraf metnini okuduktan sonra, "Bunun ucunda ya bir nişan; ya bir taltif vardır! İhsân-ı şâhâneyi bu sefer de ben kapayım" diye hemen cevâbi telgrafı yazıp göndermiş:"Ser-kurenâ-yi hazret-i pâdişâhiye, ma'rûzât-ı kemineleridir:" Burada kaymakamdan başka hepimiz mevâşiyiz!"Lûgatçe: Kurenâ: Yakınlar; Ser-kurenâ-yi pâdişâhi: Pâdişahın en yakini, baş mâbeynci; Kemine: Âciz, hakir; zavallı.

Vehbi Tülek

Akçakoca Kalesi

Vehbi Tülek

78 - Orhan Gazi Ve Kesik Baş

Vehbi Tülek

4 - Bir Şehidimizin Son Mektubu

Vehbi Tülek

2 Haziran 1916'da Kolağası (Yüzbaşı) Mehmet Tevfik, Çanakkale harbinde bir İngiliz mermisi ile yaralanmış ve şehid olmadan önce şu mektubu yazmıştır:

Sebeb-i hayatım, feyz-i refikim
Sevgili babacığım, valideciğim;

Arıburnunda ilk girdiğim müthiş muharebe de sağ yanımdan ve pantolonumdan hâin bir İngiliz kurşunu geçti. Hamdolsun kurtuldum. Fakat, bundan sonra gireceğim muharebeler den kurtulacağıma ümidim olmadığından, bir hatıra olmak üzere şu satırları yazıyorum.

72 - Kanunlar Yürüdükçe Devlet Zeval Bulmaz

Vehbi Tülek

Yahya Ağa

Vehbi Tülek

Beni O Günlere Eriştirme

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Sadece Emredileni Yaptik

Vehbi Tülek

Çolak Hasan

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Oğullarını Da Sofraya Getir!

İzzeddin Askalâni hazretleri Hanbeli mezhebi fıkıh âlimi ve tarihçidir. 800 (m. 1398) senesinde Kâhire'de doğdu. 876 (m. 1471) senesinde aynı yerde vefât etti. Siyer kitabında Resûlullah efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" bir mucizesini şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

İmâm-ı Yâfiî

Vehbi Tülek

İmâm-ı Yâfii hazretleri, on dördüncü asırda Yemen'de yetişen Şâfii mezhebi fıkıh âlimlerinden ve evliyâdandır. "Kutb-i Mekke" diye de bilinir. 1298 (H.698) senesinde doğdu, 1367 (H.768)'de Mekke'de vefât etti. Mualla kabristanındadır. Evliyânın kerâmetiyle ilgili olarak kendisine soru soran talebelerine şöyle buyurdu:

Miskâlî Efendi

Vehbi Tülek

Günahlarına Tövbe Edip Daha Kötüsünü Yapanlar

Vehbi Tülek

İbn-i Devâlibi hazretleri Hanbeli mezhebi hadis âlimlerindendir. İsmi, Muhammed bin Abdülmuhsin'dir. 634 (m. 1236)'da doğdu. Hadis ilminde büyük bir âlim olarak yetişti. 728 (m. 1327)'de Bağdad'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Hacı Dost Muhammed Kandehârî

Vehbi Tülek

Gözübüyükzâde İbrahim Efendi

Vehbi Tülek

Bu âleme Gelen Elbette Göçecektir!

Vehbi Tülek

Cuma, Fakirlerin Haccı, Müminlerin Bayramıdır

Vehbi Tülek

Doğru Sözlü Tüccara Müjdeler Olsun

Vehbi Tülek

Ebû Ali Cüzcânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Padişahlardan birine değerli bir gül fidanı hediye edilir. O da bunu bahçıvanına verip bahçeye dikmesini, gül açılınca da kendisine haber vermesini ister. Aylar sonra nihayet gül açılır. Fakat gayet iri ve son derece güzel bir gül. Bah çıvan onu hayranlıkla seyrederken, bir bülbül gelip gül fidanına konar ve başlar ötmeye. Bahçıvan önce onu kıvmak ister, fakat bülbülün yanık yanık ötüşü onu etkilemiştir. Sonunda bahçıvan, padişahı çağırmak için yerinden kalkınca, bülbül ürker ve gülü paramparça eder. Buna çok üzülen bahçıvan, korkarak padişaha durumu haber verir. Fakat padişah:-Üzülme, der, bu dünya etme bulma dünmyası, ona da kalmaz.Bahçıvan padişahın bu sözü ile rahatlamıştır. Bir zaman sonra bahçıvan, biryılanın o bülbülü yuttuğunu görür ve padişaha gelerek:-Keramet gösterdiin efendimiz, dünya o bülbüle de kalmadı.-Merak etme, o yılana da kalmaz.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Helvaci Çocuk

Abdullah El-acemî

Firkateyne Bininiz

Üzülmeyiniz, Allahü Teala Sizi Kurtardi

Pişman Oldular!

Geç Gelen Kurtarıcı

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

B0r Çuval Toprak

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek