Cimrilik, Sizden Önceki Ümmetleri Helak Etmiştir
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.543.231
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Abdullah bin Nümeyr hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır. 115 (m. 733) senesinde doğdu. 199 (m. 814)’de vefât etti. Rivâyet ettiği hadîs-i şeriflerden bazıları:
Okçuluk Osmanlıların ünlü sporlarındandır. Çok eski zamanlardan beri harp sahasında kendileriyle karşılaşanlar, Türklerin ok atmadaki ustalıklarından hayranlıkla söz etmişlerdir. Türkler, kısa fakat çok kuvvetli yaylar kullanırlardı. Oku gerek piyade ve gerekse süvari olarak kullanmakta emsalleri yoktu. Süratle giden bir atın üzerinden, hedefe isabetli ok atarlardı. Okmeydanı'nda kurulan meşhur kemankeşler ocağı, 15 ve 16. asırlarda emsalsiz üstadlar yetiştirmiştir. Bu arada lodos, poyraz, gündoğusu, batı, kıble, karayel, yıldız gibi yönlerde esen rüzgârlara atılan kamış ve tahta oklarla kurulan menziller, yani kırılan rekorlar, erişilemeyecek kadar yüksektir.Makbul İbrahim Paşa, Atmeydanı'ndaki sarayını yaptırması nedeniyle Kanuni Sultan Süleyman'a bir ziyafet vermiştir. Bu ziyafet eğlenceleri sırasında, Türk Okçuluk Tarihinin önemli kişilerinden biri olan Tozkoparan İskender, at üstünden attığı okla birbirinin içine yerleşmiş 5 kalkanı delmiştir. Bu usta kemankeşin başarıları efsanelere konu olacak kadar büyüktür. Osmanlı İmparatorluğu sınırlarında Tozkoparan İskender'in Gündoğusundaki 1281,5 gez menzilinden (845 metre) daha uzağa ok atışı hiçbir dönemde gerçekleşememiştir.
Muhiddin Piri adı verilen geleceğin büyük denizcisi, çocuk yaşında deniz seferlerine başladı. Meşhûr denizci Kemal Reis, Piri Reis'in amcasıydı. Onu yetiştirmeyi tamâmen üzerine alan Kemâl Reis, 1501'de Navarin'i Venediklilerden geri alınca, müjdeyi bildirmek için yeğenini İstanbul'a gönderdi. Sultan İkinci Bâyezid Hanın huzûruna çıkan Piri Reis, mükâfatlandırılarak, hayır duâ aldı. Akdeniz'i karış karış dolaşan Kemâl Reis'in yanında ölümüne kadar kalan Piri Reis, uğradıkları her limanı inceleyerek haritalarını yaptı. 16 Ocak 1511'de Kemâl Reis'in şehit olması üzerine birkaç yıl seferlere çıkmayarak kitap ve haritalarla uğraştı.
Pir Ali Efendi, büyük âlim ve veli İmâm-ı Birgivi hazretlerinin babasıdır. Kabri Balıkesir'dedir. On altıncı yüzyılda yaşadı. Bu mübarek zat, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki:
Sertarîkzâde Emin Efendi İstanbul velîlerinden olup Nûreddîn Cerrâhî hazretlerinin halîfelerindendir. 1687 yılında doğdu. Çeşitli hocalardan ders aldıktan sonra Nûreddîn Cerrâhî hazretleri vâsıtasıyla yüksek derecelere kavuştu. Hocasının izni ile Eyüp Nişancası'nda kurduğu Sertarîkzâde Dergâhının şeyhliği yanında Fâtih Medreselerinde müderrislik yaptı. 1761 yılında vefât etti. Buyurdu ki:
Ömer bin Osman Cenzî hazretleri tefsîr âlimidir. 478 (m. 1085) yılında Azerbaycan ile Şirvan arasındaki Cenz şehrinde doğdu. Bağdad’a gitti. Büyük âlimlerin sohbetlerinde bulunup derslerine devam etti. Tefsîr ilminde de yüksek ilim sahibi idi. 550 (m. 1155) yılında Merv’de vefât etti. Ömer Cenzî’nin tamamlayamadığı “Tefsîr-ül-Kur’ân” adlı bir kitabından başka “El-Muktefâ fil-emr ven-nehy” adlı bir eseri daha vardır. Bu kitabında şöyle nakleder:
Nureddin Cerrahi, çocukluğundan beri anasına karşı büyük bir sevgiyle doluymuş. Hem ne türlü, âdeta aşka benzer bir sevgiymiş bu! Büyüyüp geliştiği zaman Nureddin Cerrahi'yi anası irşad etmiş. Nureddin Cerrahi, doğumundan dört yüz yıl evvel müjdelendiği gibi, İbrahim Düssuki'nin sırrını taşıyan olgun, dolgun bir insan olarak âlem halkı içinde parladıktan bir süre sonra, anasının huzuruna vararak - Bana izin verde hacca gideyim. Şeriatın bana farz kıldığı görevimi yapayım" demiş. Annesi bu isteği yerinde görmüş, genç Nureddin de hazırlıklara başlamış. Lazım olan parayı tedarik ettikten sonra bir gün anacığına veda ederek, evden hacca götürecek olan kervanın sahibine giderken yolda iki gözü iki çeşme sel sel ağlayan bir adam görmüş.