Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.241.385

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Moğol Askerlerini Şam'dan Uzaklaştıran Mübarek Zat

Ebü'l-Hasan Harîrî hazretleri büyük velîlerdendir. 1247 (H. 645) senesinde Şam'da vefât etti. Şeyh Ebû Ali Mağribî'nin sohbetlerinde bulunarak, kemâle geldi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Biz Senden Daha Nica Hizmetler Bekleriz

Osmanlı Devleti zamanında serhat diyarlarına "genç adamlar memleketi" denirdi. Çünkü serhat gazileri düşmanla durmadan mücadele eder, memleket sınırlarını her türlü tehlike ve saldırıdan uzak bulundurmak için daima can alıp can verirlerdi. Bu yüzden de ihtiyarlık denilen derde uğramadan genç yaşta şehitlik mertebesine ererlerdi. Onların bu fedakarlık ve yiğitlilik barajı sayesinde Osmanlı vatandaşları mesut ve rahat yaşarlardı.Serhatler daimi savaş bölgesiydi. Bu yüzden serhat kaleleri her zaman efsanevi menkıbelere şahit olurdu. Bunlar bazen düşman eline geçer ve bir süre öyle kalır, sonra yine Osmanlılar tarafından zapt olunurlardı. Düşman eline geçen kaleler için elçilerle görüşülürken "Kralınızda emanet olan Padişah kalesi" tabiri kullanılır ve bu suretle onun er geç geri alınacağı anlatılmak istenirdi.

Vehbi Tülek

Bunlar Yemek Olarak Kafidir

Vehbi Tülek

RidÂniye Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Bir Kaşik Tuz

Vehbi Tülek

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise, kendisine isabet eden, bir kaşık değil, bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar, o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz."

Sağ Kolumu Kaybettim Ama Sol Kolum Var

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Osmanli'yi 45 Yil Beklemiş

Vehbi Tülek

Ey Cesur Yeniçeri Bu Tarafa Yetiş

Vehbi Tülek

MercidÂbik Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Mimar Sinan’in Yumurtalari

Vehbi Tülek

Habib Baba

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Abdullah-ı Dehlevî Ve Hakîm Nâmdâr Han

Abdullah-ı Dehlevi hazretlerinin büyüklüğüne inanan kimseler gelir duasını alırlardı. Bilhassa bir sıkıntısı veya hastası olan o mübareğin hâne-i saâdetini doldururlardı...
Bu mübarek zat, Kur'ân-ı kerimi okumaktan ve dinlemekten çok hoşlanır şevk hâlinin gâlib olduğu zamanlar dinleyince kendinden geçer ve; "Daha okumayınız, dayanamıyorum" buyururdu. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi'nin Mesnevi'sini de çok okutup, dinlerdi. Bu esnâda vecd hâli hâsıl olur, coşar, ilâhi muhabbete gark olurdu. Fakat bazı kimselerin yaptığı gibi dinin emir ve yasaklarına uymayan halleri görülmezdi. Her hâli dine uygun olurdu...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ayasolug Çelebisi Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Ayasolug Çelebisi Mehmed Efendi, Hanefi mezhebi fıkıh ve tefsir âlimidir. Aydın'ın Selçuk (Ayasolug) ilçesinde doğup yetişti. Bursa'ya gitti. Molla Yegân'dan ilim tahsil etti. Hicri dokuzuncu asırda Bursa'da vefât etti. Vefatından kısa bir zaman evvel bir dersinde buyurdu ki:

Muhammed Acluni

Vehbi Tülek

Patrik Gregoryus

Vehbi Tülek

Mora İsyanı, 1821 Haziranında Sultan II. Mahmud'un padişahlık döneminde gerçekleşti, Sadrazam ise Benderli Ali Paşa'ydı. Devletin yaptığı araştırmalar sonucunda Ortodoks Patriği Gregoryus'un da isyanda parmağı olduğu ortaya çıktı...
Patrik Gregoryus, bütün suçları kabul etti ve yargılamanın ardından patrikhanenin orta kapısı önünde idam edildi. Göğsüne ihanetini anlatan bir yafta yapıştırılan Patriğin cesedi, 3 gün İstanbullulara teşhir edildi.
Fener Rum Patriği Gregoryus'un suç belgesi olarak ele geçirilen, Rus Çarı Aleksandra'ya yazdığı mektup, gerçekten ibret vericidir:

bid'at Ehli Ile Oturmayınız!

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Es-sayrafî

Vehbi Tülek

Ali Bin Muhammed

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Fazl Furâvî

Vehbi Tülek

Sadık Bir Asker Yozgatlı İbrahim

Vehbi Tülek

Arkadaş Olmak Istediğin Kimse Güvenilir Olmalı

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sonunda Orta Yolu Buldular

Vehbi Tülek

Bana İyi Bir Elbise Yapiver

Vehbi Tülek

Geç Gelen Kurtarıcı

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Değişen Sizin Kalbiniz

"encümen-i Bîzebân"

Allah Haramdan Kaçani Korur

Derdi Olan Neylesin?

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek