Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.424.612

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Ateş Gelirken Ondan Nasıl Emin Olunur?

Abdullah bin Dînar hazretleri Tâbiînin büyüklerindendir. 744 (H.127) senesinde vefât etti. Hadîs-i şerîf ilminde üstün bir dereceye yükselmiş olup müksirûndan yâni, çok hadîs-i şerîf rivâyet edenlerdendir. Eshâb-ı kirâmdan Abdullah ibni Ömer, Enes bin Mâlik'ten (radıyallahü anhümâ) ilim öğrenip hadîs-i şerîf rivâyet etti. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Koca Seyid

Misir’a Bedeldin Ey Sinan

Bodrumlu Fedai Musa

İmanı Ona Kafidir

İsmail Hakki Efendi

Adam Olmazsan

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

63 - Sultan Vi. Murad Ve Polonya Elçisi

Lehliler, sınır olaylarını önlemek ve bir barış yapmak ümidi ile İstanbul'a bir elçi gönderdiler. Halbuki o tarihlerde Osmanlılar, Lehistan üzerine bir sefere karar vermişlerdi. Onun için padişah elçiye:-Barıştan ve ittifaktan değil, harpten ve seferden bahsetmelisiniz. Lehistan kralı vergi vermeye muvafakat, Dniestr istihkamlarını tahrip ve kazakları imha etmedikçe onunla bizim aramızda dostluk olamaz. Dedi.

Vehbi Tülek

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Vehbi Tülek

Iii. Osman Han Ve İstanbul’un Yeniden İmari

Vehbi Tülek

Herşey Aslina Çeker

Vehbi Tülek

Bir padişah Hızır (aleyhisselam)'ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı:"Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım" dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: "Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz" Adamın karısı kanaatkar biriydi:"Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten" dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi.

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Seni Dervişliğe Kabul Edemem

Vehbi Tülek

Bir Şehîdin Son Sözleri

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Fatih’in Akincisi Malkoçoğlu BÂlî Bey Bey

Vehbi Tülek

Nedendir Bu?

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Kabirde Nimet De Vardır Azap Da

Dürrizâde Seyyid Ârif Efendi Seksenyedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1225 (m. 1810)'da İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dili Tatlı Olanın Dostu Çok Olur

Vehbi Tülek

Hasan Sezâi Efendi Osmanlı evliyasının büyüklerindendir. 1669 (H.1080) yılında günümüzde Yunanistan'da bulunan Gördes'te (Korintes) doğdu. On sekiz yaşında gemi ile Gördes'ten İstanbul'a geldi. Yolculuk esnâsında, Halvetiyye yolunun büyüklerinden biri ile tanışıp sohbetinde bulundu. İstanbul'dan Edirne'ye geçen Hasan Sezâi, Muhammed La'li Fenâi Efendiye bağlandı. Hasan Sezâi ondan mezun olup, Gülşeni Veli Dede Dergâhının şeyhi oldu. Hocası vefât edince onun yerine geçti. 1738 (H.1151) senesinde Edirne'de vefât etti.

Abdullah Bin Necmüddîn

Vehbi Tülek

Evliyânın Ruhları Feyizlerin Kaynağıdır

Vehbi Tülek

Mücellâ Mahzûmi hazretleri Şafii mezhebi fıkıh âlimidir. Suriye'de Urşuf'ta doğdu. 550 (m. 1155) yılında Mısır'da vefât etti. Kabir ziyareti hakkında şunları söyledi:

Bozuk Itikadlı Mutlaka Cehenneme Gider

Vehbi Tülek

Muhammed Berzencî

Vehbi Tülek

Efendisinden Kaçan Kölenin Sırrı

Vehbi Tülek

Miras Hukukunu Gençlere Öğretiniz

Vehbi Tülek

Veren El, Alan Elden Hayırlıdır

Vehbi Tülek

Dertlerin, Belaların Gitmesi Için

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yüz Vermedin!

Yüz Vermedin!

Fakih Îsâ bin Muhammed şöyle anlatır:

Uzak bir diyârda idim. Abdullah el-Ayderûs'u açıkça bulunduğum yerde görmeyi temenni etmiştim. Mescide gittim. Oraya bir dilenci ve yanında birisi gelip benden bir şey istedi. Bir şey vermedim. Oradan ayrılıp başka yere gittim. O dilenci ve yanındaki kişi benim arkamdan geldi. Sonra yine yanıma yaklaşarak benden bir şeyler istedi. Yine yüz vermedim. Bunun üzerine o dilenci ve yanındaki ayrılıp gitti. Bir müddet sonra ben, Abdullah el-Ayderûs'un bulunduğu yere döndüm. Şeyh Abdullah'ın yanına giderek; "Ben sizi gittiğim yerde alenen görmeyi temenni ettim. Lâkin bu isteğim hâsıl olmadı." dedim. Bunun üzerine Ebû Muhammed el-Ayderûs ; "Sana aleni görünmem hâsıl oldu. Falan gün duhâ vaktinde sen falan mescidde idin. Senin yanına bir dilenci geldi. Yanında birisi de vardı. Senden bir şeyler istediler. Onlara bir şey vermedin. Sonra kalkıp bir yere gittin. Onlar da seni tâkib etti ve yine bir şeyler istediler. Yine yüz vermedin. İşte o dilencinin yanındaki ben idim. Ben, senin yanına o kılıkla gelmiştim." dedi. Ben; "Efendim! Sizin dedikleriniz doğrudur. Fakat o size fazla benzemiyordu." deyince, Şeyh Abdullah da; "Eğer ben bu hâlimle senin yanına gelse idim, sen beni tanır ve insanlara haber verirdin." buyurdu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Ahde Vefa

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

İftiranin Neticesi

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek