Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.875.834

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Her Güzellik Ve Üstünlük Allahü Teâlâdandır

Hâce Abdülvâhid-i Lâhorî hazretleri Hindistan'daki evliyânın büyüklerindendir. Evliyânın gözbebeği İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerinin önde gelenlerindendir. Lahor’da yaşadı. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hocası Muhammed Bâkîbillah hazretlerinin talebesi idi. Bâkîbillah hazretleri onun terbiye ve yetişmesini İmâm-ı Rabbânî hazretlerine havâle ettiler. Abdülvâhid Lâhorî bundan sonra İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip olgunlaştı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet İçinde Devlet Ya Da Düyun-u Umumiye

Osmanlı devletinde ilk dış borç, 1854 Kırım Savaşından sonra alındı. Osmanlı Devleti, Sultan İkinci Abdülhamid Han zamânına geldiğinde, ağır dış borçlar altında ezilme mevkindeydi. Akıllı tedbirlerle belli bir zaman içerisinde bu borçlar ödenebilirdi. Lâkin 93 Harbi (1877-78) hezimeti, devleti iflâsın eşiğine getirdi. Devlet, en verimli topraklarını kaybetti. Akın akın gelen göçmenlerin sayısı bir milyona ulaştı. Bu kadar göçmeni bir yıl içinde rahata kavuşturmak çok zordu. Bu arada, Rusya'ya ağır tazminât ödeme mecbûriyetiyle karşı karşıya kalındı. Rusya Ağrı kendilerine bırakıldığı takdirde, tazminât hakkından vazgeçebileceğini teklif etti ise de, Sultan Abdülhamid Han bu teklifi kesinlikle reddetti. Eğer Sultan Abdülhamid Han Ayastefanos Antlaşmasındaki tazminâtı Berlin Muâhedesi ile düşürmemiş olsaydı, devlet daha o sırada batabilirdi. Ordunun durumu ise perişan bir vaziyetteydi. Emperyalist Avrupa devletleri yıllardır peşinde koştukları emellerine ulaşmak üzereydi. Onlar dış baskıların çemberi içerisinde sıkışan imparatorluğu borç bataklığı içinde boğmak istiyorlardı. İşte İkinci Abdülhamid Hanın devraldığı mâli durum bu idi.

Vehbi Tülek

Ördeğini De Beraber Al

Vehbi Tülek

Demirbaş Hasan

Vehbi Tülek

Hristiyan Tarihçinin Kaleminden “hac”

Vehbi Tülek

18. yüzyılda Osmanlı ülkesine gelerek intibalarını yazan Hristiyan tarihçi M. A Ubucini, Müslümanların hac ibadetini araştırdıktan sonra kendi dini ile kıyaslamış. Ubucini, İslam'ın eşitlik anlayışına olan hayranlığını bakın nasıl ifade ediyor:

Osmanlilarda Okçuluk

Vehbi Tülek

Devlet Yikildiktan Sonra

Vehbi Tülek

Rahmetli Pederim Baytar İdi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Önce Elini Öpüp Sonra Dövmek LÂzim!..

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Cephede Bir Bayram Namazi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İslamiyet, Kıyâmete Kadar Bâkîdir

Karaçelebizade Abdülaziz Efendi 42. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1000 (m. 1592)'de Bursa'da doğdu. Burada medrese tahsilinden sonra İstanbul'a giderek ilmini ilerletti. Çeşitli medreselere müderris olarak tayin edildi. Nihayet Şeyhülislamlık makamına getirildi. 1068'de (m. 1658) vefat etti. Bir dersinde şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Mansûr Bin Ammâr

Vehbi Tülek

Mansûr bin Ammâr evliyanın büyüklerindendir. Bu mübarek zat kendisinin bizzat şahit olduğu ibretli bir hâdiseyi şöyle anlatmıştır:
"Tanıdığım bir kimse vardı. Beni ziyârete gelir, ibâdetini yapar, geceleri teheccüd namazı kılardı. Gözünden yaş eksik olmazdı. Epey bir zaman onu görememiştim. Araştırdığımda hasta olduğunu öğrendim. Evine gidip kapısını çaldım. İçeri girince, evin ortasında perişan bir halde yattığını gördüm. Yüzü siyahlaşmış, dudakları şişmiş, gözleri masmâvi olmuştu.

Muhammed Husrî

Vehbi Tülek

Hâfız Abdülazîm-i Münzirî

Vehbi Tülek

Hâfız Abdül'azim-i Münziri Kayrivâni, Mısrlıdır. Şâfi'i mezhebindendir. 1185 [h.581] senesinde Tunus'un Kayrevan şehrinde dünyaya geldi. 1258 [h.656] de Mısır'da vefât etti. Kabri Kahire'dedir. (Ettergib vetterhib) hadis kitâbı çok kıymetlidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Amellerin Tartılacağı Mîzân Haktır

Vehbi Tülek

Muhabbet Ve Edep Timsali Bir Talebe

Vehbi Tülek

Allahü Teâlâ, Sevdiklerinin Hâtırına Duâları Kabul Eder

Vehbi Tülek

O Dilemezse, Hiçbir Şey Hareket Edemez

Vehbi Tülek

Duânın Kabul Olması Için Şartlar Vardır

Vehbi Tülek

Ankaralı Gelin Karyağdı Hatun

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Minareden Okunan Şiir

Derdi Olan Neylesin?

Yeterki Kalbi Kirilmasin

At Hirsizi

A'meş Ve Hanımı

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Hizir Ve Gelin

Vehbi Tülek

Yüz Vermedin!

Vehbi Tülek

Şikayet

Vehbi Tülek

Her Şeyi Göze Almıştı!

Vehbi Tülek