Nazardan Ve Şeytanların Şerrinden Korunmak Için
Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.062.883
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Ahmed Kastalânî hazretleri fıkıh, hadîs ve kırâat âlimidir. 851 (m. 1448) senesinde Kâhire’de doğdu. 923 (m. 1517)’de aynı yerde vefât etti...
Karamanoğlu 2. Mehmed Bey, Osmanlı Hükümdarı Çelebi Mehmed Han ile akraba olmasına rağmen, onunla sürekli savaşırdı. Bir defasında Osmanlı askeri Rumeli'de seferdeyken, 1413 senesinde Bursa'yı kuşatmış, fakat kaleyi savunan Hacı İvaz Paşa'yı teslime mecbur edememişti. Bunun üzerine kendi öz dayısı olan ve bütün dünya Müslümanlarının kahraman sıfatıyla tanıdıkları Yıldırım Bayezid Han'ın kabrini yakmak gibi akıl almaz bir harekette bulundu.
Ağustos ayında, Edirne'de vefat etmiş olan Musa Çelebi'nin cenazesinin Bursa'ya getirilmekte olduğu haberini alınca, Bursa kuşatmasını bırakarak geri çekilme emrini verdi. Bu emri gururuna yediremeyen "Harman Danası" lakaplı bir subayın Karamanoğluna sorduğu şu soru, onun idamına sebep olmuştu:"Sultanım, sen Osmanoğlu'nun ölüsünden böyle kaçarsın, eğre dirisi gelseydi halin nice olurdu!"Şehzade Mehmet (Fatih) çok zekidir, ancak ele avuca sığmaz. Derslerini bellemekte zorlanmaz, ama hiç çalışmaz. Hele ezberle işi olmaz. Çok hocada okur, ama tamamını yıldırır. Zaman zaman öğretmenlerini alaya alır. Hatta bir keresinde hocasını durdurur: -Aman efendim, ne yapıyorsunuz? der.-Anlayamadım?-Mermere basıyorsunuz!-Eee ne var bunda?-Az evvel okuttunuz ya hocam. Meryem Validemiz İsa Aleyhisselam'ı taş üstünde getirmedi mi dünyaya. Öyleyse mermere hürmet gerek.-Ya... Öyleyse çıkar bakayım çorabını.-Niye hocam?-Bilmiyor musun aynı Meryem validemiz. İsa Aleyhisselamın beşiğini de yün ile örttü. Öyleyse örgüye hürmet gerek.
Ebü'n-Nadr Said bin Ebi Arûbe hazretleri hadisleri ilk defa konularına göre tasnif eden hadis âlimidir. 76 (m. 695)'de Basra'da doğdu. Hasan-ı Basri, İbn-i Sirin gibi Tabiin'in büyüklerinden fıkıh, tefsir ve hadis öğrendi. Basra'da devrin fıkıhta önde gelen âlimi, hadiste en büyük hafızı sayılan İbn-i Ebû Arûbe 150'de (m. 767) vefat etti. Şöyle nakleder:
Muhammed Kudsi Bozkıri hazretlerinin oğlu olan Mehmed Behâeddin Efendi 1831'de doğmuştur. Uzun müddet Konya Bekir Sami Paşa Medresesinde müderrislik yaptı. 1906 yılında vefât etti. Türbesi Konya'dadır...
Mehmed Behâeddin Efendi vefatından bir müddet evvel talebelerine buyurdu ki:
Ebû Abdullah bin Meymûn hazretleri Tâbiînin hadîs âlimlerindendir. Aslen Yemenlidir. Hazret-i Ebû Bekr'in “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında Kûfe'ye yerleşti. Peygamber efendimiz “sallallahü aleyhi ve selem” zamânında Müslüman oldu. Ancak Peygamber efendimizi göremedi ve sahâbî olamadı. Eshâb-ı kirâmdan Muâz bin Cebel “radıyallahü anh” Yemen vâliliği sırasında, onunla tanışıp Müslüman oldu. Eshâb-ı kirâmın en meşhûr fıkıh âlimlerinden Abdullah bin Mes'ûd'dan “radıyallahü anh” kırâat ilmini öğrendi. Ayrıca hazret-i Ömer, hazret-i Ali, Sa'd bin Ebî Vakkas, Ebû Hüreyre, hazret-i Âişe ve Ebû Eyyûb Ensârî'den “radıyallahü anhüm” hadîs-i şerîf rivâyet etti. 693 (H.74)te vefât etti. Buyurdu ki:
Hacı Ferhad adında bir zât şöyle anlatmıştır: "Mısır'dan gelirken, Akdeniz'de gemimiz sâkin sâkin yol alıyordu. Peşimize bir korsan gemisi takıldı. Saldırmak için yaklaşmaya başladı. Gemimizde Şeyh Burhâneddin ve dedesi Şeyh Muhammed Çelebi Sultan hazretleri de vardı. Bu tehlikeli durum karşısında biz çok endişelendik. Geminin baş tarafına geçip oturdular ve bize; "Üzülmeyiniz! Allahü teâlâ sizi kurtardı!" dediler. Bir de baktık ki kuvvetli bir fırtına çıktı. Korsan gemisi dalgalar arasında kalıp battı. Bizim gemiye bir şey olmadı. Böylece korsanların şerrinden kurtulduk."