Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.211.245

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Yüz Yaşında Müslüman Olan Hristiyan Din Adamı

Ali Bekkâ hazretleri büyük velîlerdendir. 1174 (H.570) senesinde doğdu. 1271 (H.670)de vefât etti. Kudüs civârına yakın bir yerde zaviyesi, tekkesi vardı. Ali Bekkâ hazretlerinin çok ağlamasının ve "Bekkâ" çok ağlayan lakabının verilme sebebi şöyle anlatılır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Yakişani Yapmak

Sultan IV. Murad Han zamanında, adamın birisinin eşeği yolda çamura batmış. Oldukça sulak olan araziden eşeğini bir türlü çıkaramayan gariban köylü, öfkeyle hem eşeğe hem Padişaha sövmeye başlamış. Tam o sırada tesadüfen ordan geçmekte olan Padişah, köylünün söylediklerini duymuş. Maiyetindekiler hemen, Padişaha küfreden kişinin kellesinin vurulması gerektiğini söyleseler de Padişah onlara kulak asmamış, içinden; "Ne ister ki benden? Ben mi batırdım eşeğini çamura? Hele bir soralım" demiş.Köylüyü getirmişler padişahın huzuruna, demişler: "Anlat bakalım, nedir bu celalli halin? Ne diye küfredersin kudretli Hükümdara?".

Vehbi Tülek

Bu Aslan İstirahat Etsin

Vehbi Tülek

Harp İlanindan Vazgeçsin

Vehbi Tülek

Sahibinin Kursaği

Vehbi Tülek

Kılıcıyla bütün Bizans'ı titreten Osman Gazi, sulh zamanında insanlara ve hatta hayvanlara da çok merhametliydi. Üzerlerine, taşıyamayacakları kadar yük yükletilmiş at ve eşeklerin sahiplerine çıkışır, pazarlara satılmak için getirilmiş hindi ve tavukların baş aşağı taşınmalarına, hele aç bırakılmalarına çok kızardı.

Birgün bir Pazar yerini teftiş ederken, fakir bir köylünün önünde ki iki tavuğun kursağın yoklamış, bunları bomboş görünce adamı iyice azarlamıştı. Zavallı fakir köylü, gözlerine hücum eden yaşlara mani olamadı ve Osman Gazi'ye:"Tavukların kursağında yiyecek var mı yok mu diye yokladın amma, bir de onların sahibinin kursağını yoklasaydın olmaz mıydı? Bende var mı idi ki de onları doyurayım, meramım tavukları satıp biraz yiyecek almaktı" dedi.Bu sözlerden son derece üzülen Osman Gazi, köylünün tavuk larını değerinin çok üzerinde bir bedelle satın alarak, adama yardım etti.

Sultan Ii. Abdülhamid Ve Yavuz Sultan Selim HÂn’in TürbedÂri

Vehbi Tülek

Sultanlar RikÂbinda Yürüsün!

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Yahya Efendi Ve Rum Denizci

Vehbi Tülek

66 - Para Böyle Günler İçindir

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

İhlâsla Karz-ı Hasen Verecek Kimdir?

Azizzâde Mehmed Behâi Efendi Otuzikinci Osmanlı Şeyhülislâmıdır. Nesebi, Yavuz Sultan Selim Hân'ın nedimi Hasan Can'a ulaşmaktadır. O da, Şah-ı Nakşibend Behaeddin-i Buhari hazretlerinin neslindendir. Bu sebeple "Behâi" denilmiştir. 1004 (m. 1595)'de İstanbul'da doğdu. 1064 (m. 1654)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Hicazda Kabir Yıkanlar!..

Vehbi Tülek

Abdülulâ hazretleri, Hindistan evliyâsındandır. Doğum târihi ve yeri belli değildir. Hadis ilminde derin bir âlimdi. 1928 (H. 1347)'de Abdürrab Medresesinde vefât etti. Delhi'de hadis âlimlerinin defnedildiği kabristâna defnedildi...

Abdurrahmân Efendi

Vehbi Tülek

E­bül­-abbâs Ve ­ki­bir­li Bir â­lim!..

Vehbi Tülek

Ebü'l-Ab­bâs Mü­les­sem, Ke­lâm âlim­le­rin­den­dir. Mı­sır'da Nil sa­hi­lin­de bu­lu­nan Kûs ve Sa'id şe­hir­le­rin­de ikâ­met eder­di. 1274 (h. 672) se­ne­sin­de Kûs şeh­rin­de ve­fât et­ti. Ora­da bu­lu­nan der­gâ­hı­nın bah­çe­si­ne defn olun­du...

Bütün Peygamberler Aynı Şeyi Söylemiştir

Vehbi Tülek

Süveyd Sincârî Ve Bir Günahkârın Affı

Vehbi Tülek

Mezârlarından Yüzü Kara Olarak Kalkarlar

Vehbi Tülek

Müslümanları En Çok Sevindiren Hadis-i Şerif

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Yûsuf Bin Yahyâ

Vehbi Tülek

Çerkeşli Hacı Mustafa Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Veliye Rastlamak İstiyorsan

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Şeyh Sadi-i Şirazi, Bostan ve Gülistan kitabında şöyle nakleder: Bir yere konmuş kervandan birisinin bir çocuğu kayboldu. Adamcağız geceleyin kafile içinde döndü, dolaştı. Her çadırdan sordu, her tarafa koştu. Nihayet gecenin karanlığı içinde, gözünün nurunu buldu. Çocuğu aldı, getirdi. Kervan halkı ile konuşmağa başladı.
- Çocuğu nasıl oldu da, buldun?
- Önüme kim çıktı ise, kime rastgeldimse çocuğum budur diye onu tetkike başladım. İşte bu surette buldum.
Ey aziz, işte bundan dolayıdır ki, velilere rastgelmek isteyen gönül sahipleri, herkesi veli kabul ederler. Bunlar bir gönül için birçok yükleri götürür. Bir gül için birçok diken acısını çekerler.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Gül Yaprağı

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Firkateyne Bininiz

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek