Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.115.470

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Cin Ve Şeytanın Zararından Korunmak Için

Kadı Bedreddin Şiblî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh âlimidir. 712 (m. 1312)'de Şam’da doğdu. Daha küçük yaşta iken ilim öğrenmeye başladı. Zamanın büyük âlimlerinin derslerine devam etti. 769 (m. 1367)’de Trablus'ta kadılık yaparken vefat etti.

Çok kitap yazdı. Bunlardan “Akamü'l-mercan fî ahkami'l-can” eseri cinlerle ilgilidir. Bu kitabında buyuruyor ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hediye Baston

1897 Osmanlı-Yunan harbi zaferle neticelenmişti. Sultan II. Abdülhamid büyük sevinç içndeydi. Harpte yaralananların hepsini İstanbul'a getirtmiş, bunları Gümüşsuyu hastanesi ile yeni yaptırdığı Şişli Etfal hastanesine yerleştirmişti. Hergün hastanelere adam gönderiyor, yaralıların vaziyetini öğreniyordu. Sultan Abdülhamid'in marangozluğa merakı vardı. Yıldız Sarayında bir marangoz atelyesi vardı ve devlet işlerinden yorulduğu zaman dinlenmek için buraya gelir, her biri sanat şaheseri kabul edilen ahşap eşyalar yapardı. Bir sabah yine atelyeye inmişti. Kapıdan girer girmez marangoz Mehmed Usta ile karşılaştı. Hemen ustaya:-Haydi bakalım Mehmed Usta! 150 tane baston ağacı kes...-Ferman efendimizin. Lakin bu kadar baston ağacı ne olacak?-Araştırdım, gazilerimizden 150 kadarının ayaklarından yaralandıklarını öğrendim. Bunlar iyi olsalar da yürümek için bastona muhtaç kalacaklar. Bunlara birer baston yapacağım ve hastaneden çıkıp memleketlerine giderken kendilerine hediye edeceğim.

Vehbi Tülek

Derya Ali Baba

Vehbi Tülek

Saltanat Tahtina Oturacaktir

Vehbi Tülek

Elçiye Zeval Yok

Vehbi Tülek

YAVUZ Sultan Selim Han, bir yandan Mısır üzerine yürüyor, bir yandan da Memluk sultanı Kansu Gavri'ye elçiler gönderiyordu. Fakat gönderdiği elçilerin hiçbiri de geri gelmemişti. Daha sonra bu elçilerin hapsedildiğini öğrendi. Bu sıralarda Kansu Gavri'nin elçisi Moğolbey, silahıyla Yavuz'un huzuruna çıkmış ve sultanının isteklerini bildirdi.

Bunun üzerine Moğolbey'in saçı sakalı kesilerek, yağlı bir elbise giydirildi ve bir eşeğe ters bindirilerek ordugahta gezdirildi. Yavuz tekrar huzura alına Moğolbey'e:"Seni öldürmüyorum, çünki elçiye zeval olmaz. Ancak efendine söyle, elçileri salsın, kendisini de Mercidabık'da bekliyorum"

Kuyucu MurÂd Paşa

Vehbi Tülek

Gül Baba’nin Cenaze Namazi

Vehbi Tülek

Yarasina Bir Avuç Ot Tikamişti

Vehbi Tülek

Fatihin Muhteşem Hafizasi

Vehbi Tülek

Aziziye Müdafaasi

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmet Ve Hüner Sahipleri

Vehbi Tülek

Benim Dahi Muradim Odur

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Mütercim Âsım Efendi

Mütercim Âsım Efendi hazretleri, Lügat, kelâm, hadis ve Hanefi mezhebi fıkıh âlimi olup Antep'de doğdu. 1236 (m. 1820) senesinde Üsküdar'da vefât etti. "Okyanus Lügati" eseri ile meşhur oldu. Ahmed Âsım Efendi'nin "Emâli kasidesi" üzerine yazmış olduğu "Merâh-ül-me'âli fi şerh-il-Emâli" adlı eserinden seçmeler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

Halilefendizâde Mehmed Said Efendi 90. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilininden sonra müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislâmlığa getirilen Mehmed Said Efendi, 1168'de (m. 1755) Bursa'da vefat etti. Buyurdu ki:

Kalbin Ve Bedenin Musîbeti!..

Vehbi Tülek

Velîde Bulunan Nûrlar!..

Vehbi Tülek

Dâvûd-i İskenderi hazretleri, Mısır'da yaşamış olan Mâliki mezhebi fıkıh âlimi ve büyük velilerdendir. 1333 (H.733) senesinde İskenderiyye'de vefât etti. Bu mübarek zatın kıymetli sözlerinden bâzıları şunlardır:

İman Ve Her Gün Beş Vakit Namaz

Vehbi Tülek

Abdullah-ı Şüttârî

Vehbi Tülek

Bağdâdlı Velî Abdullah Hayderî

Vehbi Tülek

Aciz Bir Insan Olduğunu Unutma

Vehbi Tülek

Merzifonlu Hayreddin Efendi

Vehbi Tülek

Çiftçi Yağmur Bekler, Tuğlacı Ise Güneş

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hizir Ve Gelin

Hizir Ve Gelin

Birinci Cihan Harbi seneleri. Yokluk dizboyu. Rize. Anzer, halkın kendi tabiri ile Ancer. Dünyaca balı ile meşhur olan Ancer. Binlerce poleni ve şifayı içinde barındıran balıyla meşhur Ancer. Kış. Yaylacılık yapan Ancerlilerin bir kısmı aşağıya Rize'ye şehre inmemiş, kışlamışlar. Yazdan yığdıkları otlarıyla, mallarını kışdan çıkarıp, bahara eriştirmenin çabası içindeler. Evet hepsinin mal tabir ettiği koyunları, sığırları var, tektük birkaç tanesinin de kara kovanı var. Şifa niyetine ilaç niyetine küçük bir kavanozu dolduracak kadar balları olurdu çoğunun. O da kış bitmeden tükenir giderdi. Meryem. Lezgilerin kızı Meryem. Yeni gelin, beyini cepheye göndermiş. O da o kış yayla da kışlamış. Sabaha kadar kar yağmıştır. Tam kürekle yolu açayım deyip, kapıya yönelmekte iken, kapısı çalınır. Kapıyı açar. İhtiyar bir adam selam verir ve: -Kızım, ben Aşağı Ancerdenim, gelinim aş eriyor, canı bal çekti, Allah rızası için, bir iki kaşık bal verirmisin?

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bana Delil Getir

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Evliyalar Ölmez İmiş

Anzakli Ömer

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Helvaci Çocuk

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Korkma!

Vehbi Tülek

Allah Haramdan Kaçani Korur

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Vehbi Tülek