Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.559.402

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bir Kimsenin Gönlünü Almak, Altından Daha Kıymetlidir

Seyyid Cemâleddîn-i Ezherî hazretleri İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerindendir. İran’da Şîrâz’da doğdu. 1358 (H.760) senesinde Geylân’da vefat etti. Mısır'da Câmi'ul-Ezher Medresesine gitti ve zamânın âlimlerinden dînî ilimleri okudu. Tahsîlini tamamladıktan sonra Tebrîz'e yerleşti. Orada, tasavvuf yolunda ilerlemek için, Şihâbüddîn-i Sühreverdî hazretlerinin oğlu Şihâbüddîn-i Tebrîzî'nin talebeleri arasına girdi. İcazet verilerek Geylân taraflarına gönderildi. Çok kerametleri görüldü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Osmanlinin Lübnan Siyaseti

Osmanlıda olduğu gibi Memluklularda da toprak idaresi Tımar sistemiyle idi. Ancak Memluklular, Lübnan topraklarını önce Tımar sistemi ile yönettilerse de sonraları bunu veraset sistemine döndürdüler. Sultan Selim Han Lübnan'ı alınca toprakların yine veraset ile idaresinin devamını emretti. Ki koca Osmanlı devletinde toprakları Tımara tabi olmayan tek bölge Lübnan oldu. Selim Han, Lübnan'daki cemaatlerin en güçlüsü olan Dereziler'den, Maanoğulları'nı emir tayin etti. Bu sistem ta 1697'ye kadar böyle sürdü. Ve Lübnan tarihinin en huzurlu dönemini yaşadı. Fransa ve İtalya'dan gelen misyonerler Derezi ailelerine Katolikliği aşılamaya başladılar. Bundan sonra bölgede karışıklık ve huzursuzluk aldı yürüdü. Lübnan liderliği 1697'de yeni Hıristiyan olan Maanoğullları'ndan Beşir Şihabi'ye geçti. Onun oğlu Katolik Beşir Ömer, 1789'da Emir oldu ve 51 sene ülkeyi yönetti. Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nın Osmanlı Devletine isyanı üzerine Beşir Ömer onun tarafını tutarak; Osmanlı Devleti aleyhine çalıştı. Fransızlar bu arada Marunileri, Derezilere karşı tahrik ederek silahlandırdılar. Artık Lübnan'da huzur bitmişti. Her tarafta kan akıyordu.1841'de tekrar idarede etkili olan Osmanlı Devleti, İstanbul'dan Ömer Paşa'yı Lübnan'a vali tayin etti... Her tarafta kan dereleri akıyordu. Maruni ve Dereziler birbirlerine karşı silaha sarıldılar. Fransızlar insanları, Ömer Paşa'ya karşı ayaklandırdılar. 1845'te Lübnan'a inceleme ve gerekli değişiklikleri yapmak üzere Osmanlı Dışişleri Bakanı Şekip Efendi tam yetki ile gönderildi. Bu Şekip Efendinin İstanbul'daki hükümete gönderdiği raporu devlet arşivlerinde vardır. Bu raporda özetle şöyle yazıyor: "Lübnan'daki karışıklıkların tek bir sebebi vardır: Buradaki İngiliz ve Fransız Konsolosları Maruni ve Derezileri karşılıklı olarak kışkırtıp silahlandırıyorlar. Bu konsoloslar Lübnan'dan çıkarılmadıkça Lübnan huzura kavuşamaz." Bir Türk devlet adamı, Fransızların Marunileri, İngilizlerin de Derezileri ölüme sürüklediğini tesbit etmiş.

Vehbi Tülek

Adam

Vehbi Tülek

Seni Kanuna Şikayet Ederiz

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve Halimi Çelebi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han pâdişâh olmadan önce, Trabzon'da vâliyken Halimi Çelebi'yi kendine hoca edinip, talebe oldu ve ondan feyz aldı. Gece-gündüz onun huzûrundan ayrılmaz dı ve devamlı sohbetinde bulunurdu. Abdülhalim Efendiye pekçok iltifât ve ihsânlarda bulundu. Allahü teâlânın inâyet ve ihsâniyle Osmanlı tahtına geçip pâdişâh olunca, onu yine yanından ayırmadı. Devamlı birlikte olmak ister ve kendisiyle ilmi sohbetlerde bulunurdu. Halimi Çelebi, Yavuz Sultan Selim Han ile birlikte Mısır Seferine katıldı.Nakledilir ki: Yavuz Sultan Selim Han zamânında, Molla Şemseddin diye bir saray hocası vardı. Teheccüd namazını kılan, iyi huylu bir zâttı. Yazması çok süratliydi ki, on günde bir mushaf-ı şerifi yazıp bitirirdi. Yavuz Sultan Selim Han, Mısır feth olununca, hocası, Halimi Efendiye buyurdu ki: "Şemseddin bize Tarih-i Vassâf yazsın." Halimi Çelebi, pâdişâhın emrini Şemseddin Efendiye bildirdikten sonra, Şemseddin Efendi yirmi beş gün mühlet alıp, Halimi Çelebi'nin evinde yazmaya başladı. Ancak Halimi Çelebi'yi ziyârete gelenlerden bâzıları Molla Şemseddin'le tanış olduklarından onun hücresine de uğrarlar ve çalışmasına mâni olurlardı. Bunun için odasının kapısını kilitleyip ve üstten kapının sürgüsünü çekip hızla yazmayı sürdürdüğü sırada âniden yanında bir kimseyi oturur halde gördü. Korkup heyecanlandı.

Oruç Reis

Vehbi Tülek

14 - Varna Savaşi Ve Koca Hizir

Vehbi Tülek

Denize Düşen Yilana Sarilir

Vehbi Tülek

Sinan Reis

Vehbi Tülek

Artik Serbestsiniz

Vehbi Tülek

Bir Çavuşun Subayina Mektubu

Vehbi Tülek

Çanakkale İçinde Aynali Çarşi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Hurmada Bulunan Sonsuz Üstünlükler

Ebû Zekeriyyâ Yahyâ el-Kûfi hazretleri kıraat ve hadis âlimlerindendir. 131 (m. 748)'de Kûfe'de doğdu ve orada yetişti. Süfyân-ı Sevri, Abdullah bin Mübârek, Fudayl bin İyâd, Veki' bin Cerrâh gibi âlimlerden hadis dinledi. Ayrıca kıraat ve fıkıh âlimlerinin derslerine devam etti. 203 (m. 818)'de vefat etti. "Kitâbü'l-Harâc" isimli eserinde şöyle buyuruyor:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdullah Bin Ömer "kadı Beydâvî"

Vehbi Tülek

Kadı Beydâvi hazretleri meşhur Tefsir âlimlerindendir. Asıl adı Abdullah bin Ömer olup, İran'da Beydâ şehrinde doğdu. 685 [m. 1286] senesinde Tebriz'de vefat etti. "Envârüttenzil" isimli tefsir kitabı çok kıymetlidir. Bu tefsirinde buyuruyor ki:

Helal Malından Sadaka Vermek

Vehbi Tülek

Celveti Abdullah Efendi

Vehbi Tülek

Celveti Abdullah Efendi İstanbul'daki Celveti şeyhlerindendir. Medrese tahsilinden sonra Beyazıt'ta Hamza Paşa Camii'nde imamlık yaptı. Bu sırada Celveti tarikatine intisab etti ve icazet alarak Üsküdar'daki tekkeye şeyh tayin edildi. 1750'de vefat etti. Tuhfetü'l-münire isimli eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

Ubeydullah Bin Hüseyin

Vehbi Tülek

İlimlerin En Faydalısı...

Vehbi Tülek

Dertlerden Kurtulmak Için Çok Istigfâr Söyle

Vehbi Tülek

Âmir Bin Abdullah Anberî

Vehbi Tülek

Ebû Muhammed Cerîrî

Vehbi Tülek

Filibeli Tevfik Efendi

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
"encümen-i Bîzebân"

"encümen-i Bîzebân"

Bir zamanlar bir grup alim ve şair, "Encümen-i Bizebân" (Suskunlar cemiyeti-kulübü) adıyla bir cemiyet kurmuşlardı. Üye sayısı otuz kişiydi ve bunu arttırmıyorlardı. Üyeliğin ilk şartı çok düşünmek, çok yazmak ve çok az konuşmaktı. Molla Cami hazretleri de gençliğinde, bu cemiyete girmek istiyordu. Günün birinde cemiyetin bir üyesinin öldüğünü duyunca, onun yerine aday olmak için cemiyete geldi. Kendisini karşılayan kapıcıya bir şey söylemeden, ismini bir kağıda yazarak o sırada toplantı halinde bulunan ulema heyetine gönderdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Vehbi Tülek

Abdullah El-acemî

Vehbi Tülek

Senin İsmin Defterden Silinmiştir

Karşılık Beklemiyorum

Kadin Akli

Arkadaşlarımı Korumak Için

Biz Söze Bakmayız, Öze Bakarız

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yuhçu Baba

Vehbi Tülek

Yirmi Saniyede

Vehbi Tülek

Tencere Yuvarlanir, Kapağini Bulur

Vehbi Tülek

Senin Nasibin Diyar-i Rum’dadir

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek

Sarik Ve Sakal

Vehbi Tülek