Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.107.692

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Konuşmak Gümüş Ise Susmak Altındır

Raûfî Ahmed Efendi İstanbul'da yetişen evliyânın büyüklerinden ve seyyiddir. 1653 (H.1063) senesinde İstanbul'da doğdu. Asrının büyük âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri öğrendi. İlim tahsîlini tamamladıktan sonra müderrisliğine tâyin edildi. Sonra bir dergâhın şeyhi olan Ali Efendi ile karşılaşıp, ona talebe oldu. İcazet aldıktan sonra, talebe yetiştirmeye başladı. Sultan Üçüncü Osman kendisini sık sık ziyâret edip duâsını alırdı. 1757 (H.1171) senesinde Üsküdar'da vefât etti. Sohbetlerinde büyüklerden nakille buyururdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Haram Lokma Yiyen HarÂmî Olur

Fâtih Sultan Mehmed Hân'ın babası Sultan II. Murad'a bir ara şiddetle para lâzım olmuş, Padişah bu parayı Çandarlı Halil Paşa'dan borç alarak temin etmişti. Padişah'ın Çandarlı'dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad'a şöyle bir teklifte bulunmaktan kendini alamamıştı...-Devletlû Sultânım, padişahlara hazine gerektir. Müsaade eder ve ferman buyurursanız, hazine cem'ine çalışalım... Padişah bunun üzerine;-Nasıl ve nereden hazineye gelir toplayacaksın? diye sormuş. Fazlullah Paşa da cevaben şunları söylemişti:-Bu vilâyet halkının malı ve parası çoktur. Padişahlar için arada sırada bir yolunu bulup onlardan para ve mal toplamak münasip düşer. Padişah, Paşa'nın bu teklifine son derece hayret etmiş, ona şu karşılığı vermişti: -Hay Fazlullah! Bu söz ne sözdür, bu re'y ne re'ydir! Böyle bir şeyi nasıl söyler, nasıl teklif edersin? Bilmez misin, bizim idaremizde üç helâl lokma vardır: Biri madenler, biri haraç, biri de gazâlarda alınan ganimetlerdir. Bizim askerimiz gâzi askerlerdir. Bunlara helâl lokma gerektir. Bir padişah ki askere haram lokma yedirir, o asker artık harâmi olur. Harâminin ise sebâtı olmaz. Bir küçük mukâvemetle karşılaşsa, hemen firâr eder. Bundan sonra neticenin ne olacağı ise mâlumdur...

Vehbi Tülek

Nasuhi Efendi Ve Mezomorto Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Abdülaziz Han’in Tahta Çikmasi

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Sene 1915. Sonbaharın serin yağışlı günlerinden biri. Birinci Dünyâ harbi bütün cephe lerde devam ediyor. Vatanın her tarafında barut ve kan kokusu. Yiğitlerin biri ölüyor, bini yetişiyor, ihtiyari, genci savaşıyor, didiniyor ve yurdumuza düsman çizmeleri basmasın diye, el açıp Allah'a dua ediyor. Cepheye durmadan takviye kuvvetleri gidiyor, işte o kuvvetleri götüren tren, Bilecik istasyonunda beklemektedir. Askerlerin hepsi sakin, belki bir daha geri dönmeyecekler. Ama şehid olmak inancı gönüllerine huzur veriyor. Sevkiyat subaylarından biri vagonların arasında sessiz, hareketsiz bir gölge görür. Merakla, şüpheyle yaklaşır. O anda çakan şimşeğin aydınlığında şunlara şâhid olmustur:

Fatih Ve Kazikli Voyvoda (drakula)

Vehbi Tülek

Tayinim Derhal Yapildi

Vehbi Tülek

Tuzlu Kahve

Vehbi Tülek

Yavuz Ve Şeyh Mehmed Efendi

Vehbi Tülek

Kayip Saat

Vehbi Tülek

Ekmeğe 5 Para Bile Zam Yok

Vehbi Tülek

Şah İsmail’in Hayreti

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Tasavvuf, Insanı Kemâle Kavuşturan Yoldur

Ali İbnü'l-Feleki hazretleri hadis hafızıdır. İran'da Hemedan'da doğdu. Burada, Irak ve Horasan bölgele­rinde büyük âlimlerden ders aldı. Sonra da Hâce Abdullah-ı Herevi hazretlerine intisab ederek tasavvufta yükseldi ve icazet alarak talebe yetiştirdi. 427'de (m. 1036) Nişâbur'da vefat etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Nasûhî Üsküdârî

Vehbi Tülek

Nasûhi Üsküdâri hazretlerinin babası Sipâhi Seyyid Nasûh Beydir. İsmi "Muhammed", babasının ismine nisbetle "Nasûhi" Üsküdar'da doğup yaşadığı için "Üsküdâri" nisbeleriyle meşhûr olmuştur. Doğum târihi bilinmemektedir. Ancak 1647 (H.1057), 1648 (H.1058) senelerinde İstanbul'da, Üsküdar'da doğduğu tahmin ediliyor. 1718 (H.1130) senesinde İstanbul'da vefât etti. Kabri Üsküdar-Doğancılar'da Nasûhi Dergâhı bahçesindedir. Sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir...

Dua, Uyanık Kalp Ile Yapılmalıdır

Vehbi Tülek

Câhil Kusûrunu Anlamaz Nasihati De Kabûl Etmez

Vehbi Tülek

Merzifonlu Şeyh Abdürrahîm Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Sultan İkinci Murâd Hân zamanında Merzifon’da doğdu. Mısır’da büyük âlim ve velî Zeynüddîn Hâfi’ye talebe oldu. Hocasının sevgisini kazanarak, teveccühlerine kavuştu. Onun manevî himâyesi ve terbiyesine girdi. Hocası, icâzet verdi ve Merzifon’a gönderdi. 870 (m. 1465) yılından sonra Merzifon’da vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Hastalığınızı Tedâvi Ediniz!

Vehbi Tülek

Şehâbeddîn Mahmûd Halebî

Vehbi Tülek

Duâ, Ibâdetin Ta Kendisidir

Vehbi Tülek

Kerametler Menbâı İbrâhim-i Havvâs

Vehbi Tülek

Osmanlı Şeyhülislâmı Zenbilli Ali Efendi

Vehbi Tülek

Teyemmüme Başlarken Niyet Etmek Farzdır

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Örümcek Ağı

Örümcek Ağı

Dünya hayatında hiç kimseye iyilik yapmamış, bencil bir adam ölünce, cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi: "Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. Varsa söyle!"

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Bana Delil Getir

Delik Kova

Karşılık Beklemiyorum

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Abdullah-i İlÂhî Hazretleri Ve Muhyiddin Çelebi

Vehbi Tülek

Eğer Senin Yanında Makbul Oldu Ise

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

Vehbi Tülek

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Vehbi Tülek

A'meş Ve Hanımı

Vehbi Tülek