Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.353.599

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Dört Kısım Insandan Ikisi Iyi Ikisi Kötüdür

Osman Fazlı Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsındandır. 1632’de (H.1041) Bulgaristan’da Şumnu kasabasında doğdu. İlk tahsilinden sonra İstanbul'da bulunan büyük âlim Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisab ederek ilim ve tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Fatih’te Atpazarı’nda bir dergâh açarak talebe yetiştirdi. Sultan IV. Mehmed Han, Osman Fazlı Efendi’yi çok severdi. Zaman zaman saraya davet eder, vaaz ve nasihatlerinden istifade ederdi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Lütfi Paşa Ve Ya’kub Efendi

Lütfi Paşa, Yanya beyi idi. Lütfi Paşanın hayır ve hasenât yapmakla tanınan zevcesi Şâh Sultan, Ya'kûb Efendinin büyük bir zât olduğunu bilir; hürmet, muhabbet ve edeb gösterirdi. Bu günlerde Lütfi Paşanın İstanbul'a gelmesi lâzım olunca, yola çıkacakları sırada Şâh Sultan, Ya'kûb Efendiye o zamanlarda İstanbul'da bulunan büyük zâtları sordu. O da, İstanbul'da Merkez Efendiye tâbi ve talebe olmalarını söyledi. Lütfi Paşa İstanbul'a gelip, vezir-i âzam oldu. Şâh Sultan, Merkez Efendi ve talebelerine çok alâka gösterdi. Ya'kûb Efendi ile Merkez Efendinin birbirlerine olan muhabbetlerini İstanbul'a gelince daha iyi anladı. Dâvûdpaşa Mahallesinde, güzel bir câmi ve bir de hânekâh (dergâh) yaptırıp, sonra fermân ile Ya'kûb Efendinin İstanbul'a gelmesini temin ederek, bu yaptırdığı dergâhta yerleşmesini sağladı. Ya'kûb Efendi bu hânekâhda on sekiz sene kalıp, İslâma hizmet eyledi. Merkez Efendi, Kocamustafapaşa'da, Ya'kûb Efendi Dâvûdpaşa'da, aralarında muhabbet ve yakınlık ile, insanlara çok hizmet edip, yüzlerce talebe yetiştirdiler. Talebeler bâzan dergâhın birine, bâzan diğerine giderek, bu büyük zâtların vesilesiyle, ilim ve velilikte çok yüksek derecelere ve üstün makamlara kavuştular.

Vehbi Tülek

Düşman Asfalt Yollardan Mi Geldi

Vehbi Tülek

İlk Hristiyan Vezir

Vehbi Tülek

Şah Sultan Ve Merkez Efendi

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Hânın kızı Şâh Sultan, zevci Sadr-ı âzam Lütfi Paşa ile Yanya'dan İstanbul'a gelirken, yolda eşkıyânın baskınına uğradı. Bu kötü durumdan nasıl kurtulacaklarını düşünürlerken, o anda Allahü teâlânın izni ile, zamânın evliyâsından Merkez Efendi karşılarına çıkıverdi. Önceden orada olmadığı hâlde, bir anda karşılarına dikilen Merkez Efendiyi gören haydutlar, şaşkına döndüler. Eşkıyâ reisi, Merkez Efendinin heybeti karşısında selâmeti kaçmakta buldu. Diğerleri de kaçıp orayı terkettiler. Eşkıyânın ortadan çekilmesiyle Merkez Efendi de bir anda kayboldu. Bu hâli hayretle seyreden Lütfi Paşa ve zevcesi Şâh Sultan, Merkez Efendiyi tanımışlardı. Şâh Sultan, Merkez Efendinin bu kerâmetinden dolayı, İstanbul' da Eyüb Bahariye'de onun adına bir câmi ve yanına medrese yaptırdı. Merkez Efendiyi buraya tâyin ettiler. Bir müddet orada talebe yetiştiren Merkez Efendiye Kânûni Sultan Süleymân Hân, Topkapı surlarının dışında yaptırdığı tekkede vazife verdi. Burada da aynı hizmete devam eden Merkez Efendi, Kânûni Sultan Süleymân Hânın annesinin isteği ve Sünbül Efendinin tenbihi üzerine Manisa'ya gitti. Vâlide Sultanın Manisa'da yaptırdığı imâretin yanındaki dergâhta hocalık yaptı. Tıb bilgisi kuvvetli olan Merkez Efendi, Manisa'da bulunduğu sırada kırk bir çeşit baharattan meydana gelen bir mâcun yaptı. Bu mâcunu hastalar yiyerek şifâ bulurdu. İlkbaharda yetişen çiçeklerden de istifâde edilerek yapılan bu mâcunu almak için, çevre kasabalardan gelirlerdi. Mesir mâcunu diye şöhret bulan bu mâcun, şimdi de yapılmaktadır.

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Murad Ve Şücaeddin Karamani

Vehbi Tülek

PÂdişÂhim, Baba Haydar Sizi Bekliyor!

Vehbi Tülek

Osmanli'da Tören

Vehbi Tülek

Iii. Murad Han Ve Hazret-i Üftade

Vehbi Tülek

Osmanli-hollanda Münasebetleri

Vehbi Tülek

Savaşin Zorluklarina Katlanmadan Zafere Ulaşilamaz

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

O, Şükür Vazifesini Yerine Getirmedi!

Hakim Çelebi, Osmanlı velilerindendir. Doğum târihi bilinmemektedir. 938 (m. 1531)'de İstanbul'da, Edirnekapı semtinde vefât etti. Sohbetlerinde evliyanın hallerinden anlatırdı. Buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Asrın Yesevîsi Ahmet Arvasi

Vehbi Tülek

Seyyid Ahmet Arvasi, zamanımızın eğitimci ve yazarlarındandır. Yaptığı hizmetlerden dolayı ona "Asrımızın Ahmed Yesevisi" denilmiştir...

Seyyid Ahmet Arvasi, zamanımız mütefekkir, eğitimci ve yazarlarındandır. Babası Van gümrük müdürlüğünden emekli Abdülhakim Efendi, annesi Cevahir Hanımdır. Dedeleri, Van-Bahçesaray'a bağlı Arvas köyündendir. 15 Şubat 1932 (H. 7 Şevval 1350)'de Ağrı ilinin Doğubayezid kasabasında doğdu. 31 Aralık 1988 (H. 22 Cemaziyel evvel 1409) tarihinde İstanbul'da vefat ettiğinde gazetemizin yazarı idi. Edirnekapı Kabristanında medfundur...

Abdurrahmân Ebü’l-vefâ

Vehbi Tülek

"yâ Resûlallah! Allah Yolunda Mı Öleceğim?"

Vehbi Tülek

Câbir bin Abdullah "radıyallahü anh" Eshâb-ı kirâmın büyüklerindendir. 601 senesinde (Hicretten 21 sene önce) Medine'de doğdu. 693 (H. 74) senesinde yine aynı yerde vefât etti... Tefsir ve fıkıh ilminde Eshâb-ı kirâmın önde gelenlerinden olan Câbir bin Abdullah hazretleri, Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimizin sağlığındayken sorulan bâzı suâllere cevap verip, müftilik yaptığı gibi, Peygamber efendimizin vefâtından sonra, Ondan öğrendiği ilmi dört bir yandan gelenlere öğretmeye çalıştı...
Ömrünün sonuna doğru Yezid'in kumandasındaki orduda İstanbul Muhâsarasına katıldığı bu sırada 693 (H.74)'te şehid olup, Kocamustafapaşada bulunduğu sanılmakta ise de, kaynak kitaplarda onun aynı senede Medine-i münevverede vefât ettiği bildirilmektedir...

Kur’ân-ı Kerimde Üç Kısım Ahkâm Vardır

Vehbi Tülek

Büyük Mutasavvıf Şeyh Ali Safvetî

Vehbi Tülek

Emirler, Yasaklar, Hep Nefsi Ezmek Içindir!

Vehbi Tülek

Yuva Yıkan Ocak Söndüren Fitneci!

Vehbi Tülek

Tövbe Eden, Günah Işlememiş Gibi Olur

Vehbi Tülek

Rabbini Tanıyan Ona Sığınır!

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah Diyen Genç

Allah Diyen Genç

Fakir bir genç, padişahın kızına aşık olmuş. Bu ümitsiz sevdasını gidip o beldenin meşhur dervişine anlatarak yardım dilemiş. Derviş: "Evlâdım, şehrin girişinde tam yol ağzında otur, kim ne derse desin sadece 'Allah' diye cevap ver." demiş. Fakir genç, denileni yapmış. Günlerce, aylarca şehrin girişinde başka hiçbir kelime konuşmadan "Allah" demiş. Derviş, yiyeceğini, içeceğini her gün getiriyormuş. Zamanla "Allah" diyen genç halk arasında meşhur olmaya başlamış. Nihayet bir gün padişah da genci merak etmiş. Dervişten, genç hakkında bilgi istemiş. Derviş, gencin devrin büyüklerinden olduğunu söylemiş. Padişah, kalkıp genci ziyarete gitmiş. "Kimsin? Derdin ne? Ne istersin?" demiş ise de, genç, padişaha karşı da "Allah" demekten vazgeçmemiş. Başka tek kelime konuşmamış. Derviş akşam gencin yanına gelmiş. "Padişah sana "Kızımı vereyim" diyene kadar, sen ondan sakın ola ki bir istekte bulunma!" diye tembihte bulunmuş. Nihayet bir gün padişah gelip: "Ne istiyorsun, istiyorsan seni kızımla evlendireyim." deyince, genç, dervişin şaşkın bakışları altında "Yok" demiş. Artık onu da istemiyorum. Ben başka birisinin hatırı için Allah dedim, Allah devrin padişahını ayağıma getirip, benim gibi miskin bir gence kendi kızını teklif ettirdi. Eğer Onun hatırı için Allah deseydim kim bilir ne olurdu? Ben bundan böyle Ondan başkasını anmıyor, ondan başkasını istemiyorum.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abayi Yakmak

Vehbi Tülek

Allah Nasil Misafir Edilir?

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Fitne Ve İftira Ateşi Söndürüldü

Allah Nasil Misafir Edilir?

Onun Görmediği Yer

Abdullah El-acemî

Değişen Sizin Kalbiniz

Bizi Hatirlayin!

Vehbi Tülek

Hakikati Görmek

Vehbi Tülek

Kimsenin Yaptığı Yanına Kalmaz

Vehbi Tülek

Sizin Rizkinizdan Kesilmiş

Vehbi Tülek

Zalimlere Dersini Verdi!

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek