Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.085.618

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Malım Mülküm Yok Deme, Olmadı Diye Gam Çekme

Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı. Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...

Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Hey Sultan MurÂd’im VÂ’den Yakin Geldi!..

1451 yılında Edirne'ye bahar erken gelmiştir. Sultan II. Murad Han, bir ikindi vakti Meriç Nehri'nin ortasındaki "Kirişçi" adasında tenezzühe (gezintiye) çıkar. Taze çimenler, kardelenler, bahar yağmurlarıyla yıkanmış toprak kokuları ve çağıldayan ırmağın huşû' veren sesi... Yanında yalnız İshak Paşa vardır. Bir müddet etrafı seyreder ve Paşa'ya seslenir:" İshak! Tabiatın güzelliğine bak. İnsan burada kendini dünyadan ayrılmış gibi hissediyor. Doğrusu içimi şu tabiata karşı bir hasret ateşi kapladı.İshak Paşa:" Doğru dersiz Hünkârım. Ya şu Meriç!.. Ne kadar da asil akıyor, diye karşılık verdi.

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud Han’in Hocasi

Vehbi Tülek

Seydi Ali Reis

Vehbi Tülek

Hattat Abdullah Zühdi Efendi

Vehbi Tülek

Sultan Abdülmecid Han zamanında Hicaz'da yeniden tamir edilen Harem-i şerifin kitabe lerini yazmak için 1858 tarihinde hattatlar arasında açılan müsabakada, kendisi de hattat olan Sultan Abdülmecid Han yazıları gözden geçirirken Abdullah Zühdi Efendinin hattına hayran kaldı ve saraya davet ederek; "Allahü teala feyzini müzdad etsin. Sana kayd-ı hayat şartı ile yedi bin beş yüz kuruş maaş tahsis ettim ve seni Harem-i şerifin yazılarını yazmaya memur ettim." buyurdu ve Mecidi nişanı ile taltif etti. Bu muvaffakiyet ve padişahın fevkalade alakası henüz pek genç olan Abdullah Zühdi Efendinin en meşhur hattatlar arasına girmesine sebeb oldu.

Sultan Iv. Mehmed Ve Cahidi Efendi

Vehbi Tülek

İpek Tüccarlari

Vehbi Tülek

I. Viyana Kuşatmasi

Vehbi Tülek

Sultan’a Kapi Açilmadi

Vehbi Tülek

Hasan Can’in Tabiri

Vehbi Tülek

50 - Ulubatli Hasan

Vehbi Tülek

Minare Eğri Mi?

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ölü, Kabre Konduğu Vakit

Çivizâde Hacı Mehmed Efendi Onsekizinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. 937 (m. 1530)'da İstanbul'da doğdu. 995 (m. 1587)'de İstanbul'da vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Önce Kendi Nefsine Nasihat Et

Vehbi Tülek

Muhammed bin Ali Nişâbûri hazretleri Şâfii fıkıh âlimidir. Nişâbur ve Rey'den başka Bağdat, Kûfe, Basra, Hicaz, Kahire, Halep ve Şam'a ilim yolculukları yaparak zamanının önde gelen âlimlerinden ders aldı. Memleketine dönerek talebe yetiştirdi. 384 (m. 994)'de Nişâbur'da vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Müslümana Nasihat Etmek Husûsunda

Vehbi Tülek

Hiç Kimse Mucizeye Karşı Gelemedi

Vehbi Tülek

İbrâhim bin Tahmân hazretleri tabiinden hadis, fıkıh ve kelâm âlimidir. 80'de (m. 699) Afganistan'da Herat'ta doğdu. Bağdad ve Hicaz'a giderek Süfyân-ı Sevri hazretleri gibi ta­biin âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra Mekke'ye yerleşti. İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretleri ile görüştü. 168'de (m. 784) Mekke'de vefat etti. Buyurdu ki:

Muhtaçların Sığınağı...

Vehbi Tülek

Sâlih Rüyâlar Görmekle Meşhur Olan Zat

Vehbi Tülek

Rûme Kuyusu'nu Kim Satın Alırsa

Vehbi Tülek

Bu Yolun Sonu Başlangıçta Yerleştirilmiştir

Vehbi Tülek

Allahü Teâlânın Hükmüne Boyun Eğenler

Vehbi Tülek

Şâfiî Fıkıh âlimi Şeyh Hubeyşî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Abdullah El-acemî

Abdullah El-acemî

Zamânın sultânı Melik Zâhir Mücirüddin, bir defâsında Abdullah el-Acemi hazretlerinin köyüne gitmişti. Abdullah el-Acemi bahçelerde bekçilik yapıyordu. Melik onu bir bahçe içinde görüp:

"Ey Genç! Bize tatlı bir nar getir." deyince, bulunduğu bahçedeki bir nar ağacından nar koparıp götürdü. Melik kesip tadına baktı ve; "Bu nar ekşi sen nasıl bekçisin narın ekşisini tatlısını ayırd edemiyorsun?" dedi.

Abdullah el-Acemi kendisine âid olmayan meyvelerden hiç yemediği için, ekşisini tatlısını bilmiyordu. Melik'in sözleri üzerine hem üzüldü hem de mahcûb oldu. Gidip bir ağacın altında namaza durdu ve iki rekat namaz kılıp şöyle duâ etti: "Yâ Rabbi bana hangi narın tatlı olduğunu bildir, gidip Melik'e vereyim..."

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Adalet Ve Tevazu

Vehbi Tülek

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Korkma!

9 Evi Dolaşan Kelle

Yürüdüğü Yerde Deniz Durgunlaşiyordu

At Hirsizi

Sakin Kalyona Binme

Arafatta Görüşürüz

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

İcÂzetin Sirri

Vehbi Tülek