Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.583.373

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Lüzumsuz Konuşmanın En Küçük Zararı, Şöhrettir!

Ebû Bekr bin İyâş hazretleri tâbiînin büyüklerindendir. Meşhûr kırâat âlimi İmâm-ı Âsım'ın râvilerinden ve hadîs âlimlerindendir. 715 (H.97) senesinde doğdu. 808 (H.193) senesinde Kûfe'de vefât etti. Babasından, Ebû İshâk es-Sebîî, Ebû İshak eş-Şeybânî, Hümeyd et-Tavîl ile Eshâb-ı kirâmın birçoğundan hadîs-i şerîf rivâyet etti ve ilim öğrendi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

35 - Bu Mukaddes Vatan İçin Ölebiliriz

1912 senesi. Osmanlı tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Balkan savaşı günleri. Aralık ayı başları idi. Edirne Müstahkem Mevkii Kumandanı Şükrü Paşaya gelen şifreli bir telgrafta, Bulgarlarla mütareke yapıldığı bildiriliyordu. Aylardan beri kuşatma atında bulunan Edirne'de yiyecek ve cephane iyice tükenmişti. Buna rağmen bu atalar yadigarını, her türlü takdirin üstünde bir cesaret ve kahramanlıkla savunuyorlardı. Balkan savaşlarını konu alan bir yabancı yazar:-Hiç kimse Edirne'nin akıbetinden, cesur müdafii Şükrü Paşa ve askerlerini sorumlu tutamaz. Demişti.Mütareke sırasında müttefikler arasında başlayan barış görüşmeleri devam ediyordu. Eğer Türkiye ile Balkan devletleri arasında anlaşma sağlanamazsa, savaşın tekrar başlayacağı söyleniyordu. İstanbul'dan gelen ikinci bir telgraf haberi de bunu teyit ediyor, Edirne'nin dayanması isteniyordu. Şükrü Paşa bundan memnundu. -Son kurşunu atmadan şehri düşmana teslim etmem, diyordu.

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Bostan Çelebi

Vehbi Tülek

Çomar Bölükbaşi

Vehbi Tülek

O Kendini Tanitti

Vehbi Tülek

Kânûni, bir gün kayıkla Boğaz'da gezmeye çıkmıştı. Ortaköy hizâsına gelince kıyıya yanaşıp, bir adam göndererek Yahyâ Efendiyi çağırttı. O da yanında bir ahbâbı ile gelip kayığa bindiler. Birlikte giderlerken, Yahyâ Efendinin ahbâbı, devamlı olarak Kânûni'nin parmağında bulunan çok kıymetli bir yüzüğe bakıyor ve bu bakış dikkati çekiyordu. Kânûni bu hâli farkedince, parmağındaki o kıymetli yüzüğü çıkarıp; "Buyurun, daha yakından iyice bakıp ince leyebilirsiniz." dedi. O zât yüzüğü aldı. Evirip çevirdikten sonra, denize atıverdi. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunanlar çok hayret ettiler. Bir müddet gittikten sonra, o zât inmek istediğini bildirince, kayık kıyıya yanaştı. O zât, ineceği sırada denizden bir avuç su alıp Sultana uzattı. Avucunda biraz önce denize attığı yüzük vardı. Yahyâ Efendi hâriç, kayıkta bulunan herkes, yine çok hayret ettiler. Kânûni, elini uzatıp yüzüğü alınca, o zât birdenbire gözden kayboluverdi. Kânûni, Yahyâ Efendiye dönüp;"Ağabey, neler oluyor?" dedi. O da; "O gördüğünüz Hızır aleyhisselâm idi." dedi. Bunun üzerine Kânûni; "O hâlde bizi niye tanıştırmadınız?" deyince, Yahyâ Efendi; "O kendini tanıttı. Ama siz tanımakta geç kaldınız." buyurdu.

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Eline Ne Gelirse Ver

Vehbi Tülek

İlk Denizalti

Vehbi Tülek

Çandarli Kara Halil

Vehbi Tülek

97 - Estergon Kalesi

Vehbi Tülek

İzmir Valisi Çengeloğlu Tahir Paşa

Vehbi Tülek

Padişah Az Vermez

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ebû Ca’fer Gırnatî

Ebû Ca'fer Gırnati rahmetullahi aleyh, hadis, ferâiz (mirâs taksimi), kırâat, usûl ve Mâliki mezhebi fıkıh âlimidir. Endülüs'te Gırnata (Granada) şehrinde doğdu. 699 (m. 1299) yılında vefât etti. Naklettiği bazı Hadis-i şerifler:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölümü Unutanın Hâli Nasıl Olur

Vehbi Tülek

Muhammed Bedahşi hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1582 (H.990) senesinde Afganistan'da Bedahşan'da doğdu. İlk tahsilini Belh'de yaptı. Daha sonra Hindistan'da Agra'ya gitti. Orada Şeyh Miyânmir'in sohbetlerinde bulunarak Kâdiri yolunda kemâle erdi. Kısa zamanda yükselip üstün hâllere kavuştu. Sonra Keşmir'e gitti. 1661 (H.1072) senesinde orada vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Allahü Teâlânın Öyle Kulları Vardır Ki

Vehbi Tülek

Kûhistan Sultanı İskender Bin Kâbus

Vehbi Tülek

Kûhistan Hükümdarı İskender bin Kâbus"un "Kâbusnâme"si çok meşhurdur. Tarih boyunca pek çok padişah, sultan ve devlet adamı tarafından birçok dillere çevrilmiştir. Bu eser, birçok edebi, tarihi ve ahlâki eserlere kaynak teşkil eder. İskender bin Kâbus "Kâbusnâme"de özetle diyor ki:

Hazreti Berra (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Hacı Bektâş-ı Velî

Vehbi Tülek

Büyük Devlet Adamı Turgut Özal

Vehbi Tülek

Gücünüz Yettiği Kadar, Allah'tan Korkunuz

Vehbi Tülek

Azîzim! Gençlik En Büyük Nîmettir

Vehbi Tülek

Ebü’l-beyân Ibn-ül-havrânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Allah’a Firar Et

Allah’a Firar Et

Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına...-Aman Allah'ım!.. Koçum... koçum yoktur, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiç bir yerlerde.. Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bunlar Şarapti

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek

Iv. Mehmed Han Ve Ahmed CÂhidî Efendi

A'meş Ve Hanımı

Yirmi Saniyede

Gördünüz Rüyadan Haberimiz Var

Annenin Hizmete İhtiyaci Var

Altıyüz Dirhemlik İp

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Allahü Tealadan Bir An Gafil Olmayasin

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Bu Gece Yolcu Olsa Gerektir

Vehbi Tülek

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

At Hirsizi

Vehbi Tülek