Bir Kimseden Cefa Görürsen Tövbe Et!
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
(Rahmetullahi Aleyh)
e-Gazete (Bugün)
Bizim Sayfa (Bugün)
17.604.479
Caliyet-ül Ekdar
Silsile-i Aliyye Büyükleri
Dahmel bin Abdullah hazretleri evliyânın büyüklerindendir. Yemen'in Sahban beldesinde doğdu. Zamânın âlimlerinden ilim öğrenerek yetişti. Talebe yetiştirmek için icâzet aldı. 1203 (H.600) senesinde vefât etti.
Sultan II. Bayezid Han devri. Venediklilerle deniz savaşları yıllardır sürüyor. Kaptan-ı Derya Gedik Ahmet Paşa, Yunanistan'ın batısında bulunan, fakat Venediklilerin en önemli üslerinden biri olan İnebahtı kalesini denizden kuşattı. Donanmasının sancak fırkasına Kemal Reis, iskele fırkasına da Burak Reis kumanda ediyorlardı. Kale kumandanı Zoanomorti, teslim olması için gönderilen habere karşılık:-Venedik donanması neredeyse imdadımıza yetişir. Eğer bu donanmayı yenecek kadar güçlüyseniz, kaleyi size hemen teslim ederim, dedi.
Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta:
- Kimdir o?
- Kim var orda?..
mam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki: Her gün yatarken, o gün yaptığı işler için nefsi hesaba çekmeli, sermâyeyi, kârdan ve zarardan ayırmalıdır. Sermâye farzlardır. Kâr da, sünnetler ve nâfilelerdir. Ziyân ise, günahlardır.
Nefse karşı çok uyanık davranmak lâzımdır. Çünkü nefis, çok hileci ve yalancıdır. Kendi arzularını, sana iyi, faydalı gösterir. Her mubâhı bile sormalı, bunu niçin yaptın demelidir. Zararlı bir şey yaptı ise, tazmin ettirmeli, ödetmelidir. Fakat, insanlar, kendilerini hesaba çekmiyorlar...
İbn-i Râşid hazretleri Mâliki fıkıh alimidir. Tunus yakınlarındaki Kafsa'da doğdu. İlk tahsilinden sonra Mısır'a gitti. Burada zamanın büyük âlimlerinden fıkıh ilmi tahsil ettikten sonra Tunus'a döndü ve talebe yetiştirdi. 736'da (m. 1336) orada vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Kara Ya'kûb hazretleri Osmanlı fıkıh âlimi ve müfessirdir. 789 (m. 1387)'de Niğde'de doğdu. 833 (m. 1429)'da Karaman'da vefât etti. Mâide sûresinin tefsirinde buyuruyor ki:
Abdullah-i Ensâri hazretleri Evliyânın meşhûrlarından ve Hanbeli mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. Kerâmetleri pek çoktur. Vâzlarında Ehl-i sünneti müdâfaa eder, mezhebsizlik ve bid'atlerin kötülüğünü anlatırdı. Allahü teâlâya kavuşmak yolunda yürümek isteyenlerin, evliyâya ve hakiki din âlimlerine çok bağlı olmasını isterdi. Bu yolda ilerleten vâsıtaların, onlara olan tam muhabbet ve bağlılık oduğunu söylerdi. O büyüklere dil uzatanların zavallılıklarını her defâsında ifâde eder ve; "Yâ Rabbi! Dostlarını öyle yaptın ki, onları tanıyan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan onları tanıyamıyor. Yâ Rabbi! Her kimi felâkete düşürmek istersen, onu dostlarının, evliyânın ve gerçek İslâm âlimlerinin üzerine atarsın." buyurmuştur.