Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.402.560

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Kâmil Bir Îmâna Kavuşmak Için

Akbilek Bahşî Halîfe, Osmanlı âlim ve evliyasındandır. Amasya'ya bağlı Taşova'nın Uluköy (Sonusa) kasabasında doğdu. Önce, memleketinin âlimlerinden ders aldı. Sonra da İmâm-ı Celâleddîn Süyûtî, Şeyhülislâm Zekeriyyâ Ensârî, Şemseddîn Muhammed Sehâvî hazretleri gibi büyük âlimlerden de çeşitli dînî ilimleri tahsîl etti. Ayrıca tasavvuf büyüklerinin sohbetlerinde mânevî hâllere ve makamlara yükseldi. 1523 (H.930) senesinde Amasya'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Fetih Vaktidir

Sultan Üçüncü Mehmed Hanla birlikte Eğri Seferine katılan Şemseddin Sivasi hazretleri nin talebelerinden Receb Efendi şöyle nakleder: "Şemseddin Sivâsi bir gün bu fakiri odalarına çağırıp; "Din düşmanlarının (hıristiyanların), sınırlardaki müslümanlara baskı ve zulümleri haddinden fazla olmuş, tahammül edilemez hâle gelmiştir. İçimde onlara karşı sefere gitme arzusu belirdi." buyurdu. Bu sözü üzerine, ihtiyâr olduklarını zayıf bünyelerinin sefere çıkmaya engel olacağını ve bu husûsa dâir pâdişâhtan da herhangi bir haber gelmediğini söyledim. Bunun üzerine; "Bize işâret ve tenbih olundu ki: "Sefer hazırlıklarını tamamla! Fetih ve zafer senin için mukarrerdir." buyurdu. Ben de; "Şüphesiz ben sâdece hak dine boyun eğip, yüzümü, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a çevirdim ve ben O'na ortak koşanlardan (müşriklerden) değilim." meâlindeki En'âm sûresi 79. âyetini okudum. Bunun üzerine; "Bize müjde verildi ki yakında güçlü bir pâdişâh gazâ edip, birçok fetihlerde bulunacak ve müminlerin kalpleri de sevinçle dolacaktır." buyurdu.

Vehbi Tülek

Eğri Seferi Ve Şemseddin Sivasi Hazretleri

Vehbi Tülek

24 - Haydi Barbaroslarin Çocuklari

Vehbi Tülek

Kadi’larin Maaşlari Az Olmamali!

Vehbi Tülek

Meşhur 15. asır Osmanlı tarihçisi Neşri merhûmun Tevârih-i Âl-i Osmân'ından kısmen sâdeleştirerek:"Bu Osmanoğulları doğru bir soydu: Nâ-meşrû hareket etmezlerdi. Âlimlerin 'yasakdır' dediklerinden kaçınırlardı. Osman ve Orhan Bey zamanındaki âlimler, tezvirlik ve fesatlardan âri idiler. Vaktâ ki Kara Rüstem Karaman'dan geldi, hile ve bid'at hâdis ola-başladı. Kadılar da azdı. İlimleriyle amel etmeyerek rüşvet almaya başladılar. Suç baştan aşınca, Bâyezid Han kadıları teftiş ettirdi; her birinde bir türlü fesat buldu ve karar verdi. Ne kadar kadı varsa, hepsini Yenişehir'de bir eve doldurdu. Etrafına odun yığdırarak bu zâlim kadıların hepsi yansın diye ateşe vermeyi buyurdu.

Molla Arab Ve Ii. Bayezid Han

Vehbi Tülek

Ii. Mahmud HÂn’in Asilerin Elinden Kurtulmasi

Vehbi Tülek

Selim’e Tabi Olasin

Vehbi Tülek

Velinimeti Uğrunda Feda-yi Can Eden Kahraman

Vehbi Tülek

CinÂs-i TÂm

Vehbi Tülek

Hiddet Değil Gayret

Vehbi Tülek

Sultan Ahmed Ve Mehmed Emin Tokadi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Yusuf Bahri Efendi

Yusuf Bahri Efendi, Çorum'da yaşamış olan İslam âlimlerindendir. 1245 (M. 1830) tarihinde vefat etmiştir. Şifa-i Şerif kitabına bir cilt şerh yazmıştır. Bu kitabında şöyle nakletmektedir:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Şemseddîn Muhammed

Vehbi Tülek

Şemseddin Muhammed Makdisi rahmetullahi aleyh, hadis ve fıkıh âlimlerindendir. 607 (m. 1210)'da Kudüs'te doğdu, 687 (m. 1289)'da vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Korku Ve Ümit, Nefsi Bağlayan Iki Yulardır!

Vehbi Tülek

Merhametli Ve Sabırlı Kimselerin Fazileti

Vehbi Tülek

Muhammed El-Ahvâl hazretleri hadis ilminde ve Arap edebiyatında büyük bir âlimdir. 250 (m. 864) senesinde vefât etti. Naklettiği hadis-i şeriflerden bazıları:

Büyük Günaha Da Küçük Günaha Da Tövbe Farzdır

Vehbi Tülek

Osman Harrât

Vehbi Tülek

Ebû Seleme Ve Ümmü Seleme

Vehbi Tülek

Namazdan Yüz Çevirdiğin Vakit

Vehbi Tülek

Yemek Için Misafiri Fazla Bekletmemeli

Vehbi Tülek

Hilm, Sabrın En Yüksek Derecesidir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Yeterki Kalbi Kirilmasin

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Bir hükümdarın pek çok cariyeleri vardı. İçlerinde pek güzel dilberler bulunmasına rağmen, siyah bir cariyeye daha fazla alaka ve sevgi gösterirdi. Diğerlerinin bunu çekemediğini fark eden padişah, bir gün kendilerine üzeri mücevheratla süsülü birer kristal bardak vermişti. Manevi değeri yanında maddi kıymeti de pek yüksek olan bu bardakları ellerinde tutan cariyeler, hayranlıkla bakarlarken padişah:
- Herkes elindeki bardağı yere vurup kırsın, demişti. Güzel cariyeler hediyelerini sinelerine bastırarak:
- Efendimizin bu kadar değerli bir hediyesini nasıl kırabiliriz! dediler. Siyah cariye ise padişahın emrini, hiç tereddüt etmeden ve vakit kaybetmeden der'akab yerine getirdi. Barfdak yere çarpılmış ve param parça olmuştu. Padişah siyah cariyeye hitaben: - Diğer cariyelerim bu kadar kıymetli bardağı kıramadıkları halde sen neden kırdın? dedi. Siyah cariyenin verdiği cevap ise çok takdire şayandı:
- Bana efendimin kalbi lazım, kadehin ne kıymeti olabilir. Yeterk ki onun kalbi kırılmasın!
Hükümdar, bu cevabın içerisinde diğerlerine gereken dersi vermiş bulunuyordu. Yüzü güze fakat özü çirkin bir kadın, kocasının kalbini kırmaya devam ettikçe, kalbte açtığı yaraya güzellik olamaz

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Kaldıramayacağın Bir Yükün Altına Girme

Vehbi Tülek

Hizir Aleyhisselam Nasil Görülür

Hizir Ve Gelin

B0r Çuval Toprak

Sakin Kalyona Binme

SelÂmetle Gidip Gel

Terbiye Yaratilişa Bağlidir

Gül Yaprağı

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Allah'tan Utanandan Her Şey Utanir

Vehbi Tülek

Garip Karşilanan Bir Adak

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek