Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.389.713

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Bid'at Sâhiplerine Hiç Değer Vermemelidir

Babazâde Efendi Osmanlı âlim ve evliyasındandır. 1582 (H.990) senesinde İstanbul'da vefât etti. Babazâde zamânın âlimlerinden ilim tahsîl ettikten sonra, Ayasofya ve Eyyûb Sultan medreselerinde müderrislik yaptı. Kâfir, bid'at sâhibi ve fâsıklara yaklaşmanın, Müslümanların nûrunu azaltacağını söylerdi. Bu hususta talebelerine bir sohbetinde de şöyle buyurmuştur:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Ebdal Murad’in Kilici

Ebdal Murâd, Orhan Gâzinin Bursa'yı fethinde yanında bulunan mücâhidlerden idi. Yanında dâimâ bir tahta kılıç bulundurur, bu nasıl kılıç deyip alay edenlere; "Siz onun ne kadar keskin olduğunu bilmezsiniz" derdi.Ebdal Murâd fetih esnâsında Bursa kalesini gözetleme vazifesi yaptı. "Hıdmet-ül-Mülûk nısf-üs-sülûk" (Devlet başkanlarına hizmet tarikat yolculuğunun yarısıdır) sözü gereğince fetihde Sultan Orhan Gâziye maddi ve mânevi yardımlarda bulundu. Dört arşın uzunluğundaki tahta kılıç ile şaşılacak kahramanlıklar gösterdi. Tahta kılıcını kocaman bir kaya parçasına vurmasıyla kayayı ikiye ayırması düşmanı dehşete düşürdü.

Vehbi Tülek

Turhanzade Ömer Bey’in Cevabi

Vehbi Tülek

Ata Efendi’nin Vatan Aşki

Vehbi Tülek

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Hayirsiz Ve Bahtsiz İsem

Vehbi Tülek

59 - Fatih İle Molla Gürani

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Şefaat Buyurulup Affolundunuz

Vehbi Tülek

Paşam Siz Haksizsiniz!

Vehbi Tülek

Padişahlar Da Güler!

Vehbi Tülek

Ii.mahmud Han’in İlim Ve Sanat Aşki

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Sevâbı Daha Çok Olan Zikir Ve Salevâtlar

Ebü'l-Abbas Hasenî hazretleri evliyânın meşhûrlarındandır. 1758 (H.1172)'de Fas'ın Atlantik sâhilinde bulunan Meysûr'da doğdu. 1837 (H. 1253)'de Yemen'in Subye köyünde vefât etti. Evliyanın büyüklerinden Abdülvehhâb Tâzî hazretlerinin sohbetleri ve tasarrufları ile Magrib'de yetişen âlim ve velîlerin en büyüklerinden oldu. Çok kerâmetleri görüldü. Onun en büyük kerâmeti uyanık hâlde iken de Resûlullah Efendimizi “sallallahü aleyhi ve sellem” görmesi ve O'ndan şifâhen salevât-ı şerîfeleri öğrenmesiydi. Kendisi şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Sakal-ı Şerîfe Değer Verenin Değeri...

Vehbi Tülek

Belh şehrinde, çok zengin bir tüccar vefat etmişti. Bütün serveti iki oğluna kalmıştı. Mirası aralarında pay etmeye başlamışlardı. Ancak miras içerisinde, Peygamber Efendimizin (Sallallâhü aleyhi ve sellem) mübarek sakal-ı şeriflerinden üç tel bulunuyordu. Büyük kardeş;
- Bunların biri senin biri benimdir, geri kalan birisini de ortadan ikiye bölüp paylaşalım, dedi. Küçük kardeş ise;
- Hayır, böyle şey olamaz, bir kimse Resûl-i Ekrem Efendimizin mübarek sakal kılını kesemez, diye itiraz etti. Büyük oğul;
- Eğer bu kıllara senin o kadar hürmetin varsa, bütün malları bana ver bu üç kılı sen al, dedi.

Sırattan Geçemeyenler Cehenneme Düşecektir!

Vehbi Tülek

Vaktinde Kılınan Namazın Fazileti

Vehbi Tülek

Halilefendizâde Mehmed Said Efendi 90. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. İstanbul'da doğdu. Medrese tahsilininden sonra müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Rumeli Kadıaskerliği yaptıktan sonra Şeyhülislâmlığa getirilen Mehmed Said Efendi, 1168'de (m. 1755) Bursa'da vefat etti. Buyurdu ki:

Haşim Bin Utbe (radıyallahü Anh)

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Kettânî

Vehbi Tülek

Öfkesini Yenen Kahramandır

Vehbi Tülek

Ârif Hikmet Bey

Vehbi Tülek

Dünyanın Geçici Süsüne Aldanma!

Vehbi Tülek

Abdülkadir Cezayirî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Bir Çuval Toprak Ve Arsa

Eski Endülüs Hükümdarlarından biri fakir bir kadının arsasına yeni bir saray yapılmasını emretti. Arsa hükümdarın sarayına alındı ve hükümdar arsanın bedelini de ödemiyordu. Müşkül durumda kalan kadın, çareyi, hükümdarı, kadıya şikâyet etmekle buldu. Zamanın Şeyhülislâmı, kadını dinleyip haklı olduğuna hükmettikten sonra, hükümdara hiç bir şey söylemeden bir çuval ve bir de kazma kürek alıp kadının arsasından toprak doldurmaya başladı.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Dört Şey Mühimdir

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek

Allah'ın Takdirine Kulun Aklı Ermez

Karşılık Beklemiyorum

Cünnetü'l-esmâ

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

A'meş Ve Hanımı

Kabahat Kilincin Midir?

İsmail Hakki Efendi

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Bülbülün Zikri

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Arkadaşlarımı Korumak Için

Vehbi Tülek

Latif Bir Şikayet

Vehbi Tülek