Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.536.383

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Mümin, Kimsenin Ayıbını Ifşâ Etmemelidir

Tosyalı Mustafa Çelebi Osmanlı âlimlerindendir. 1491 (H. 895) senesinde Tosya'da doğdu. 1567 (H.975) yılında İstanbul'da vefât etti. Mustafa Çelebi ilk medrese tahsîlini memleketinde gördükten sonra İstanbul'a gelip, Sahn-ı Semân medreselerinde dânişmendliğe kadar yükseldi. Çok kitap yazdı. Mevâhibü'l-Hallâk fî Merâtibi'l-Ahlâk isimli eserinde şöyle anlatır:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Zigetvar Kalesi Ve Bahri Dede

Zigetvar Kalesi kuşatılıp peşpeşe iki taarruz yapılmasına rağmen kale fethedilemedi. Ordununiçinde büyük bir mânevi destek olan Bahri Dede, kalenin fethedileceğini müjdeledi ve zaferiçin çok duâ etti. Nihâyet üçüncü defâ büyük bir taarruz yapıldı. Bu taarruz sırasında şiddetliyağmur yağdığı için arâzi çamur ve bataklık hâlini almıştı. Her şeye rağmen Bahri Dede gibievliyâ bir zâttan fetih müjdesi almışlardı. Bu sebeple büyük bir azim içinde idiler. Yeniçeribölükbaşısı abdest alıp vasiyetini yazdı. Merdivenlerle kaleye tırmanıp mazgallardan birinehumbara yerleştirip fitilini ateşledi. O anda düşmanın hücûmuna uğrayan yeniçeri bölükbaşısışehit düştü. Fakat ateşlediği humbara patlayıp kalede büyük bir gedik açtı. Osmanlı askerleribu gedikten dış kaleye, daha sonra da iç kaleye girerek kaleyi fethetti. Ordu zafere ulaştı. Buseferde pâdişâh hastalanıp vefât etmişti. Ordu Bursa'ya döndükten sonra, Bahri Dede, sultanınkendine hediye ettiği bin altını sakladığı yerden çıkarıp geri iâde etti. Kısa bir müddet sonrada vefât etti.

Vehbi Tülek

Allah İçin Vurmuştum

Vehbi Tülek

Bayezîd Han Ve “yiğitbaşı”...

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Şeyh Hamidüddin Aksarayi, Bursa'da bir fırın yaptırdı. Fırınına merkebiyle dağdan odun getirir, onunla ekmekleri pişirirdi. Ekmek küfesini sırtına alarak; "Somun! Müminler somun!" diye söyler, geçimini bu yolla sağlardı. Halk, bu fırıncıya "Somuncu Baba" der ve pişirdiği ekmeğin lezzetine doyamazlardı. Somuncu Baba ekmek satmaya başlayınca, herkes peşinden koşar, ekmeğini kapışırlardı. Somuncu Baba'nın fırını, Molla Fenâri Mahallesinde, Ali Paşa Çınarı civârında olup, iki gözlü idi. Fırının bitişiğinde de, ibâdet ettiği bir odası vardı. Odanın kıble cihetinde de, nefsini terbiye etmek için kullandığı bir Çilehânesi mevcûd idi. Hamidüddin hazretleri durumunu Bursa'da kimseye bildirmedi. Hep, halk içinde Hak ile olmağa gayret etti.

Kanuni Ve Pir Ali Efendi

Vehbi Tülek

Osmanli Tüccari

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Büyüklüğü Ve A.b.d. Ki, Portresi

Vehbi Tülek

Şehzade Selim’in Cevabi

Vehbi Tülek

Osmanlilar Karşisinda

Vehbi Tülek

Barbaros’un İstanbul’a Gelişi

Vehbi Tülek

Gemiler Karadan Yürüdü

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Namazı Doğru Kılan, Kötü Şeylerden Korunmuş Olur

Sirâcüddîn Şârmesâhî hazretleri Mâlikî mezhebi fıkıh âlimidir. 589 (m. 1193) senesinde Mısır’da Şârmesah köyünde doğdu. Kahire’de ilim tahsili yaptıktan sonra Mâlikî mezhebi âlimlerinden bazıları ve ailesi ile birlikte Bağdad’a gitti. Oradaki âlimlerle görüştü. Halîfe el-Mustansır, onu hürmet ve saygı ile karşıladı. Mustansıriyye Medresesi’nde Mâlikî mezhebi fıkhını öğretti. Uzun zaman bu vazîfede kaldı. Sonra memleketine döndü 669 (m. 1271) senesinde Şârmesah’ta vefât etti. Birçok eser yazdı. Bunlardan “El-Fevâidü fil-fıkh” kitabında şöyle nakleder:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Kendisine Dünya Ve âhiret Iyilikleri Verilen Kimse

Vehbi Tülek

Abdullah ibn-i Ebi Dâvûd hazretleri Sünen hadis kitabının sahibi Ebû Davud'un oğlu olup hadis hafızıdır. 230'da (m. 844) İran'da Sicistan'da doğdu. Nişâbur, İsfahan, Basra, Bağdat, Medine, Mekke, Mı­sır, Şam, gibi şehirlere giderek âlimlerden hadis-i şerifler topladı. 316'da (m. 929) Bağdat'ta vefat etti. Şöyle anlatır:

Rabbinden Bizim Için Şefaat Dile

Vehbi Tülek

Hayvan Topal, Vakit Ise Kış Zordur Akşama Ulaşmamız

Vehbi Tülek

 

İbn-i Münîr hazretleri Şâfiî mezhebi âlimlerinden ve büyük velîlerdendir. İsmi, Muhammed bin Abdürrahîm, lakabı Şemsüddîn'dir. Daha çok İbn-i Münîr diye tanınır. Lübnan’da Baalbek'te doğdu. 1531 (H.937) senesinde Baalbek'te vefât etti. İbrâhim Metbûlî hazretlerinin yetiştirdiği talebelerin önde gelenlerindendir. Abdülvehhâb-ı Şa'rânî şöyle anlatır:

Mâlik Bin Dînâr

Vehbi Tülek

Fitne Ve Karışıklık Zamanlarında

Vehbi Tülek

Müminin Sözünü Reddetmek Hiç Uygun Değildir

Vehbi Tülek

Nefis Atını, Ilim Ve Siyâsetle Idâre Et

Vehbi Tülek

İzin Verilen Hayvanı Avlamak Caizdir

Vehbi Tülek

Şerif Abdülhayy Haseni

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Bir gün Yalova'dan İstanbul'a bir gemi gidiyordu. İstanbul'a yaklaştıkları sırada, şiddetli bir rüzgâr esmeye, dalgalar gittikçe büyümeye, gemiye şiddetle vurmaya başladı. Dalgaların vuruşundan tahtalar gıcırdıyordu. Gemi, koca denizde bir o tarafa, bir bu tarafa yalpalıyor, devrilecek gibi oluyordu. Yolcular ne yapacaklarını şaşırdılar. Herkes geminin bir tarafına birikince, tehlike daha da büyüdü. Kaptan, yolcuları teskin etmeye çalışıyor ve herkesin yerinde oturmasını tavsiye ediyordu. Herkes birbiriyle helâlleşiyor ve şimdiye kadar işlediği günahlarına tövbe ediyordu. Bâzıları da, kurtulmaları için adakta bulunuyordu. Yolcuların arasındaki bir genç, Fâtiha-i şerife ve İhlâs sûrelerini okuyarak, hâsıl olan sevâbı; Peygamber efendimizin, Eshâb-ı kirâmın, evliyânın, âlimlerin ve zamânın velilerinden Üftâde hazretlerinin rûh-ı şeriflerine hediye etti. Sonra da; "Yâ hazret-i Üftâde! Himmetinizi, yardımınızı istirhâm ediyorum." dedi. O anda, uzaklardan bir karaltı peydâ oldu. Yaklaştıkca, bunun bir insan olduğunu, suyun üzerinde süratle kendilerine doğru geldiğini gördüler. Onun yürüdüğü yerlerde dalgalar hemen sâkinleşiyordu. Nihâyet o zât geminin yanına geldi ve gemiyi eliyle bir mikdâr tuttuktan sonra, geminin önünden yürümeye başladı. Yürüdüğü yerlerde deniz durgunlaşıyordu. Bir müddet sonra gözden kayboldu. Kaptan, o kimsenin su üzerinde gittiği istikâmete göre, geminin dümenini ayarladı. Bir müddet sonra, selâmetle sâhile vardılar. Herkes bu hâdise karşısında şaşırıp kaldı. Sâdece o delikanlı şaşırmamıştı. Yolcular sâhile çıktıklarında, bir kimse karşılarına çıkıp onlara; "Ey yolcular! Üftâde hazretlerinin selâmı var. Sağ olduğum müddetçe, bu sırrı kimseye söylemesinler diye bana emretti." dedi.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Namazini Ben Kildirayim

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek

Kabahat Kilincin Midir?

Her Şeyi Göze Almıştı!

Bu Dünya Ona Da Kalmaz

Allah'ın Emaneti

Dört Şey Mühimdir

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Cünnetü'l-esmâ

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Fani Dünya

Vehbi Tülek

Anzakli Ömer

Vehbi Tülek

Veliye Rastlamak İstiyorsan

Vehbi Tülek