Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.367.797

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

En Kıymetli Sermâyemiz, Üzüntüler Ve Sıkıntılardır

Abdülhak-ı Dehlevî hazretleri Hindistan'da yetişen büyük velîlerden olup İmam-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin talebesi idi. 1551 (H.958) senesinde Delhi'de doğdu. 1642 (H.1052)'de aynı yerde vefât etti. Medrese tahsilinden sonra Silsile-i aliyye büyüklerinden Muhammed Bâki-billah hazretlerinin talebesi oldu.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dede Molla Ve Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine giderken, yolu DEDE MOLLA'NIN bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde yol alırken, ihtiyar bir köylüyü tarlasını sürerken görür. Yaklaşıp selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu farketmemiş gibi bir tavırla selâmını alır ve işiyle meşgul olur. Atı üzerinde onu seyreden Sultan; "Baba duydun mu? Pâdişâh sefere çıkmış. Mısır'a gidiyormuş" der. "Mevlâ yolunu açık eylesin. İnşâallah hayırlı olur. Emeline nâil ve muzaffer olarak döner." dedikten sonra işine devam eder. Sultan onun bu olgun hâline ve teslimiyetine bakıp, dünyâya gönül bağlamayan, lâzım olduğu kadar çalışan ve tevekkül sâhibi bir zât olduğunu anlar. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek tekrar; "Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı? der. Bunun üzerine biraz ilerde iki taşın üzerine yerleştirilmiş tencerede pişmekte olan aşı işâret ederek; "Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!" der. Pâdişâh; "İyi ama, ardımdaki ordu da aş ister." deyince; "İşte tencere orada, indir sen de ye askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşâallah!" diye söyler. Sonra tarlasını sürmeye devâm eder.

Vehbi Tülek

Bendenizde İki Fuad Vardir

Vehbi Tülek

Kara Mehmet Paşa

Vehbi Tülek

Osmanli’da Peygamber Sevgisi

Vehbi Tülek

Osmanlı'nın, temellerindeki en sağlam harçların başında, "Peygamber Sevgisi" gelmiştir. Osmanlı, Peygamber Efendimiz'e (sallallahü aleyhi ve sellem) ve O'nun kutsal beldesine karşı, derin muhabbet, hürmet ve sadâkâtini büyük bir hassasiyetle muhafaza etmiş ve devletinin en muhkem kâidelerinden biri hâline getirmiştir. Bu ruh, yedi iklim üç kıta demeden, asırlar boyunca Osmanlı'yı arkasından sürüklemiştir. İlâ-yı Kelimetullâh dâvâsı uğrunda fütuhatta bulunurken; Osmanlı'nın baş hedefleri arasında hiç kuşkusuz rızâyı bâriyi kazanmak kadar Peygamberimizin hoşnutluğuna mazhar olmak da vardı. Osmanlı Sultanları, hayatları boyunca gazâ meydanlarında hep bu ulvi gâyeyi gözetmiş ve bunun efsunuyla hârikalar sergilemişler dir. Hâl böyleyken, Peygamberimize hürmet ve muhabbet, soylu ceddimizin en mümeyyiz vasfı ve şiârı olma husûsiyetini kazanmıştır. Söz konusu asil duygularını her zaman ve mekân da açığa vurmayı; hattâ devlet çapında bir ciddiyet ve duyarlılığa bürümeyi meziyet bilmişler dir. Tarih, bunu izah eden birbirinden muhteşem misâllerle doludur.

Ezan Sesleri DevÂm Etsin!

Vehbi Tülek

Plevnenin Düşmesi Ve Gazi Osman Paşanin Teslim Olmasi

Vehbi Tülek

MÂzeret Ortada

Vehbi Tülek

Prut Harbi

Vehbi Tülek

Sahici Türk Ve Müslüman

Vehbi Tülek

Emir Sultan’in Himmeti

Vehbi Tülek

Çerkes Hasan Bey’in İtirafnamesi

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Cehennemliklerin Beş Duâsı!..

Muhammed bin Ka'b el-Kurazi, Tabiin devrinin meşhûrlarından ve büyüklerindendir. Hicretin 40'ıncı (m. 660) senesinde Hazreti Ali'nin hilâfetinin sonlarında doğdu. Sonra Kûfe'ye yerleşti. Tekrar Medine'ye geldi. 90 (m. 708) senesinde Medine-i münevvere'de vefât etmiştir... Bizzat Abdullah İbn-i Abbâs'tan ve Abdullah İbn-i Ömer'den tefsir dersi almıştır...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Üstü Başı Fena Kokan Câmilere Gitmemeli

Vehbi Tülek

Mehmed Esad Efendi 165. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1263 (m. 1847)'de İstanbul Şehzadebaşı'nda doğdu. Medrese tahsilinden sonra müderris, İ'lâmât-ı Şer'iyye mümeyyizi, Meclis-i Tetkikât-ı Şer'iyye reisi oldu, nihayet Şeyhülislâmlık makamına getirildi. 1336 (m.1918)'de vefat etti. Bazı fetvaları şöyledir:

Avrupa'yı Sarsan Bahadır Abdurrahman El Gafikî

Vehbi Tülek

“mâlik Bin Dînâr Bu Kuluna Kefildir”

Vehbi Tülek

Mâlik bin Dinâr, gençliğinde mal mülk sâhibi bir zengin idi. Hasan-ı Basri hazretlerine talebe olunca, bütün mallarını ve parasını, fakir talebelere harcadı. Derecesi çok yüksek bir veli oldu...
Bu büyük zat bir gün şunları anlattı: Hacca gitmek üzere yola çıktım. Çölde giderken ağzında bir parça ekmek olan bir karga gördüm. "Bunda bir iş var", deyip takip ettim. Bir mağara önünde durdu. İçeri girdi. Ben de öyle yaptım. İçeride elleri ayakları bağlı sırt üzerine yatmış birisi vardı. Karga getirdiği ekmekten parça parça gagasıyla onun ağzına veriyordu. Daha sonra uçup gitti. Bir daha da dönmedi. Adama "bu ne hal", dedim. O da;

Yediklerinin Nereden Geldiğine Dikkat Et!

Vehbi Tülek

Sa'îd Bin Cübeyr (rahmetullahi Aleyh)

Vehbi Tülek

Yüzleri Siyah Ve Gök Gözlü Iki Melek

Vehbi Tülek

Medîne'nin Her Tarafını Aydınlatan Kıvılcım

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Verrâk Hazretlerinin Oğlu

Vehbi Tülek

Ebû Nasr Haffâf

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Adam Olmazsan

Adam Olmazsan

Görünüşü düzeltmekle adam olunamayacağına dair, Bayezid-i Bistami hazretlerinden şu kıssa meşhurdur: Müridlerinden biri:
"Paltonuzdan bir parça verseniz de teberrüken üzerimde taşışam!…" der. Bayezid-i Bistami hazretleri cevaben:
"Oğlum, sen adam olmazsan, Bayezid'in paltosuna değil, derisini yüzüp, içine girsen fayda vermez!" buyururlar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

SelÂmetle Gidip Gel

Vehbi Tülek

Hazret-i Üftade’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Alabilirsen Al

Kadin Akli

Arkadaşlarımı Korumak Için

Değişen Sizin Kalbiniz

Cimrilik Ve Nankörlüğün CezÂsi

Karşılık Beklemiyorum

Padişah Ve At

Vehbi Tülek

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Vehbi Tülek

Sakin Kalyona Binme

Vehbi Tülek

Keramete İnanmayan Âlim

Vehbi Tülek

Onun Görmediği Yer

Vehbi Tülek

Gerçek Zehir

Vehbi Tülek