Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.069.436

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Pâdişâhın Meşhur 'dîvân Sohbetleri'nde Bulunan Zat

Ahmed Kuseyrî hazretleri Osmanlı evliyâsındandır. 1549 (H.956) senesinde Antakya'da vefât etti. Temel din bilgilerini büyük bir velî ve âlim olan babasından öğrendi. Babası talebeleri huzûrunda ona Halvetî tarîkatından icâzet verip, hırkasını giydirdi. Sohbetlerine ve derslerine pekçok kimse gelip istifâde ederdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han onu İstanbul'a dâvet etti. İstanbul'a gidip pâdişâhın meşhûr dîvân sohbetlerinde bulundu. Pâdişâh hürmet ve ikrâm gösterdi. Rütbeler ve nişanlar verdi. Osmanlı Devletine sadâkati ve hizmeti ile çok takdir toplamıştır. Türbesinde bir Osmanlı sancağı, sorguç ve tuğ târihî bir hâtıra olarak durmaktadır.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Neme Gerek ?

Bir gün Kanuni, Yahya Efendi'ye: "Ağabey sen ilahi sırlara vakıfsın" diye haber yollar. "Acaba devletimizin encamı n'ola?" Yahya Efendi iki kelime yazar: "Neme gerek!" Kanuni bu cevaba şaşırır. Halbuki sır o kelimelerde gizlidir. Eğer zulüm yayılır, fukaralar feryada başlarsa ve şahısların menfaati devletin çıkarının üstüne çıkarsa. Üstelik görüp işitenler "Amaaan neme gerek" derlerse bil ki yıkılış yakındır! Gün gelir Kanuni vefat eder. 2. Selim kendini bir anda devletin başında bulur. Saltanat yükü omuzlarını çökerttiğinde sığınacak gölge, tutunacak dal arar. Birden aklına baba dostu Yahya Efendi gelir. Yüce Veliyi gördüğü an içi bir hoş olur. Onun bir bakışı ile öylesine rahatlar ki tarifi ne mümkün. Devletini ve milletini güvende hisseder ve ayaklarına kapanmamak için zor tutar kendini. Mübarek onu kulaklarından yakalar: "Söyle bakalım!" der, "abdestin var mı?" Sultan edeple başını eğer, zor duyulan bir sesle: "Var efendim" der. Yahya Efendi, tonunda şefkat hissedilen bir sesle:"Hayır!" der, "benim sorduğum tövbe abdestidir. Şimdi seninle tövbe edeceğiz ve bundan böyle birbirimize eksiklerimizi söyleyeceğiz tamam mı?" Ve öyle de olur.Yahya Efendi mükemmel bir şairdir. Şiirlerini "Müderris" mahlası ile yazar ve her bahane ile ölümü hatırlatır, ölüme hazırlanır. Mübarek, kabrini elceğizi ile kazar ve döner dolaşır kendi mezarına okur. Ona göre müminin ölümü bayram olmalıdır. Bakın şu işe ki bir bayram gecesi vefat eder, cenaze namazı bayram namazını müteakip kılınır ve defnolunur bayram günü.

Vehbi Tülek

Zafer Ve Seciye

Vehbi Tülek

Mücevherli Minare

Vehbi Tülek

56 - Paris'de Bir Osmanli

Vehbi Tülek

Osmanlı devletinin Avrupa'ya açılmaya başladığı ilk yıllarada yurtdışına gönderilen elçiler gelecek yüzyılın mimarları olmaya aday kişilerdi. Bu insanların oralara gidip gördükleri, yaşadıkları tecrübeler yeni kurulacak devlet yapsının en önemki taşları olacaklardı. Osmanlı Devleti'nin ilk Fransa daimi elçisi Moralı Ali Efendi 2 Nisanda Osmanlı sancağı taşıyan Venedik gemisiyle, Ege denizinden Akdenize açılarak yol çıkar. 38 günlük bir yolculukdan sonra Messına, akabinde Marsilya'ya varan Ali Efendi hemen karantinaya alınır. Bu uygulama, o devirde tüm Avrupa limanlarında veba vb. salgınlara karşı uygulanan yöntemdir. Yolcuların bu karantina süresinde de pasaport,gümrük vs. işleride yapılmaktadır.

Haci Bayram-i Veli’nin Sultan Murad’a Nasihati

Vehbi Tülek

Ii. Murad Han Ve Şücaeddin Karamani Hazretleri

Vehbi Tülek

Orhan Gazi Devri Ve Ilk Donanma Faaliyetleri

Vehbi Tülek

Sultanzade Gazi Hüsrev Bey’in Türbesi

Vehbi Tülek

Mohaç Meydan MuhÂrebesi

Vehbi Tülek

Sultan İkinci Bayezid Ve Sari Saltuk

Vehbi Tülek

Yavuz Sultan Selim Ve İbrahim Gülşeni

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Müminler, Ailesine Din Bilgilerini Öğretmelidir

İvazpaşazâde İbrahim Beyefendi 106. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1132 (m. 1720)'de İstanbul'da doğdu. Sadrazam Hacı İvaz Paşa'nın oğludur. Medrese tahsilinden sonra müderrislik, kadılık, Anadolu, sonra Ru­meli kadıaskerliği yaptı. Nihayet şeyhülislâm oldu. 1212 (m. 1798)'de vefat etti. Bir dersinde, abdest alırken okunacak duaları şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Gece Evi Yakacaktın Bir Daha Uyanık Ol!

Vehbi Tülek

Cerrâhzâde Muslihuddîn Efendi Osmanlı velîlerindendir. 901 (m. 1495) senesinde Edirne’de doğdu. Orada zamanının âlimlerinden aklî ve naklî ilimleri tahsil etti.  Daha sonra  büyük velî Abdürrahîm el-Müeyyedî’nin sohbetine kavuşup ondan feyiz aldı. Edirne’deki Şeyh Şücâeddîn dergâhında vazîfelendirildi. Birçok talebe yetiştirdi. 983 (m. 1575) senesinde Edirne’de vefât etti.  

En Büyük Mucize Kur'ân-ı Kerimdir

Vehbi Tülek

Çok Istigfâr Etmenizi Tavsiye Ederim

Vehbi Tülek

Beyzâde Mustafa Efendi Osmanlılar zamânında İstanbul'da yetişen velilerdendir. Şimdi Gürcistan'da bulunan Ahıska'da doğdu. İstanbul'da Sahn-ı Semân Medreselerinde okudu. Tahsilini tamamladıktan sonra Fâtih Medresesine müderris tâyin edildi. Bu sırada Nakşibendi büyüklerinden Hâfız Muhammed Efendinin sohbetlerine devâm ederek kemâle ulaştı. Murâd Molla'nın Fâtih'te yaptırdığı Nakşibendi Tekkesine şeyh tâyin edildi. 1785'te hacca gitti. Dönüşte Cidde yakınlarında yakalandığı hastalıktan kurtulamayarak vefât etti...

Beyzâde Mustafa Efendinin, Geyve müftisine yazdığı nasihat dolu mektubu şöyledir:

İmâm-ı Abdullah Nesefî

Vehbi Tülek

Ebû İshak İlbîri

Vehbi Tülek

Selîm El-mesûtî

Vehbi Tülek

Dil Ve Kulak, Kalbin Anahtarıdır

Vehbi Tülek

Nefisimizin Kötülüğünden Allahü Teâlâya Sığınırız

Vehbi Tülek

Müslüman Allah'tan Başkasından Korkmaz

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sarik Ve Sakal

Sarik Ve Sakal

Eski elbiseli, fakir ve köse bir alim, bir kadı'nın mahkemesinde alimler sırasında üst sırada oturur. Kadı gerek giyiminden gerese tanımadığından olacak sert sert bakar. Bunun üzerine, Kadının adamı fakir alimin yanına gelerek: -Buradan kalk. Haddini bil burası senin yerin değil. Herkes meclisin üst tarafına layık olamaz. Senin yerin aşağısı.Ya git oraya otur, ya da çık git, der. Alim, bakar ki olacak gibi değil, kalkar ve aşağılarda bir yere oturur. Derken alimler fıkıh konusunda tartışmaya başlarlar:-Hayır, evet, kabul edemem, ben haklıyım, şeklinde her biri birbirine üstünlük kurma sevdasıyla mücadelelerini sürdürür her biri bir dövüş horozuna döner. Bir karmaşadır gider.
Fakir alim dayanamaz kalkarak: -Lütfen bir kere de beni dinlermisiniz? Bu konuda benim de söyleyeceğim bir kaç söz var. -Buyurun, iyi bir şeyle biliyorsan söyle.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Deniz Üzerinde Yürüyüp Sahile Doğru Gitti

Vehbi Tülek

Adam Olmazsan

Vehbi Tülek

Yuhçu Baba

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Değişen Sizin Kalbiniz

Kum Ve Kaya

"encümen-i Bîzebân"

Gül Yaprağı

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Derdi Olan Neylesin?

Vehbi Tülek

Dördüncü Murad Han Ve Ankaravi İsmail Efendi

Vehbi Tülek

Üç Kandil

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek