Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.677.846

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Evliyâyı Sevmek, Allahü Teâlâyı Sevmeye Yol Açar

Hâce-i İsfehânî, Silsile-i aliyye büyüklerinden Alâeddîn-i Attâr hazretlerinin talebelerindendir. İran’da İsfehân’da doğdu ve hicrî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Devlet Adamlarina Altin Öğütler

Osmanlı Devleti'nin son devirlerinde, Sultan Mustafa ve Sultan III. Ahmed'in saltanat yıllarında defterdar olarak görev yapan Sarı Mehmet Paşa'nın yazdığı "Nesayıhü'l-Vüzera ve'l-Ümera" (Devlet Adamlarına Öğütler) kitabında, günümüz devlet adamlarına da ışık tutacak değerli öğütler bulunuyor:-Devlet adamları, af veya cezalandırma söz konusu olduğunda iyice araştırıp, öyle uygulasınlar ve hiçbir zaman acele etmesinler.-Kendilerine gösterilen saygıdan gurura kapılıp, büyüklük taslamasınlar.-Hükümdarın özel mallarına ve köy halkı ile kamu mallarına karşı aç gözlülük etmesinler. Kanaatkâr olup, mahşer gününü düşünsünler ve Allah'ın kahredici gazabından çekinsinler.-Serhad ağalıkları, dizdarlıkları ve alay beylikleri hak edenlere verilsin. Ölüm yahut azil gerektiren bir durum olmadıkça, bu kimseler keyfi olarak vazifeden uzaklaştırılmasın. Ayrıca, devletin ihtiyacı olmadıkça yeni memurlar alınarak hazineye yük olunmasın.-Sadrazamlar, beş vakit namazı cemaatle evlerinde kılıp, kapılarını halka açsınlar. Mal toplama sevdasıyla halka karşı kötülük, zorlama ve eziyet yapılmasın.-Kanuna göre yapılması lazım gelen işleri rüşvetle geri bırakıp, kanuna aykırı kötü bir işi işlemek kadar büyük bir günah yoktur. Devlet adamları, rüşvet gibi tedavisi zor hastalıklardan kendilerini koruyup, son derece titiz davransınlar

Vehbi Tülek

Allah İçin Beni Yukari Çikartin!

Vehbi Tülek

Turhanoğlu Ali Bey

Vehbi Tülek

Şimdi Olmaz, Vezirler Var!

Vehbi Tülek

Meşhurdur, Osmanlı pâdişahları zaman zaman tebdili-i kıyâfet edip halkın arasına karışırlardı. Bazan da vezirlerin arasına girer, onların düşüncelerini öğrenmeye çalışırlardı. Nitekim vezirlerin hamam safâsında neler konuştuklarını anlamak için bir pâdişah, fakir kıyâfetinde gitmiş. Fakat hamamcılar:

" Şimdi olmaz, vezirler var! demişler.Bunun üzerine gariban kıyâfetindeki pâdişah:

" Ne olacak, gariban da bir kenarda oluversin, diye ısrar etmiş.

" Peki; demişler, şöyle bir kenarda yıkan, demişler. O da bakmış orada garip yaşlı bir vezir var.

" Yardım edeyim amcacığım, diyerek başlamış ihtiyarın sırtını oğmaya... Ama kulağı da diğer vezirlerde imiş. Kamufle olsun diye de:

" Ah! Vezir olmak varmış. Bak şunların haşmetli hallerine!.. dermiş. Yaşlı vezir de aslında firâset sahibi büyük bir veli imiş, ona demiş ki:

" Evlat, eğer duâ edersen, Cenâb-ı Hakk seni daha da büyük makamlara getirir; hatta hastalıklı, sırtını zamanın pâdişahına oğdurup yıkatır bile! Tabii böylece ikisinin de sırrı fâş olmuş...

Yavuz Ve Şah İsmail’in Satranç Oyunu

Vehbi Tülek

Kibris Fatihi Lala Mustafa Paşa

Vehbi Tülek

Yenilikçi Sadrazam Nevşehirli Damat İbrÂhim Paşa

Vehbi Tülek

Kanli Zarf

Vehbi Tülek

İyiliğe Karşi Kemlik

Vehbi Tülek

Kibris Halkina Sultan Selim’in Fermani

Vehbi Tülek

Deli Hüseyin Paşa

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Bu Dünyada Herkes Ne Ekerse Onu Biçer

Sultan Veled hazretleri Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'nin ortanca oğludur. 1226 (H.623) senesinde Karaman'da dünyaya geldi. Mevlâna, Sultan Veled'e küçük yaşından itibaren ilim öğretmeye başladı. Onu zâhirî ve bâtınî ilimlerde yetiştirdi. Sultan Veled'in gençliğinde, Konya'ya Şems-i Tebrîzî hazretleri gelerek, Mevlâna ile tanıştılar. Tasavvufla ilgili ilimlerde Mevlâna ile pek çok sohbet ettiler. Öyle ki, bazen sabahlara kadar sohbetin devam ettiği günler olurdu. Baş başa yaptıkları bu sohbetlerde, Sultan Veled de bulunur, onlara hizmet ederdi. Mevlâna hazretleri vefat ettikten sonra Hüsâmeddîn Çelebi, talebeleri irşad eyledi. O vefat edince, yerine Sultan Veled halife, vekil olup, bu vazifeyi üstlendi. 1312 (H.712) senesinde vefat etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Bandırmalı Hamid Efendi

Vehbi Tülek

Bandırmalı Hamid Efendi "rahmetullahi aleyh" Celveti tarikati şeyhlerinden olup, İstanbul Üsküdar'daki Bandırmalızâde Tekkesi'nin kurucusudur. 1139 (m. 1726)'da Üsküdar'da vefat etti. Bir sohbetinde şunları anlattı:

Yahyâ Acîsî

Vehbi Tülek

Peygamberlerden Sonra Insanların En Üstünü

Vehbi Tülek

Hamîdüddîn Nâgûrî hazretleri Hindistan ulemâ ve evliyâsının büyüklerindendir. Jawapur eyâletindeki Nagur’da doğdu. Şam ve Bağdât’ta din ilimleri tahsîl etti. Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin sohbetleriyle şereflendi ve halîfesi olarak Hindistan’a gitti. Orada Çeştî büyüklerinden Hâce Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî’ye talebe oldu. Hem Sühreverdî, hem de Çeştî büyüklerinin yolunda ilerledi. Feridüddîn Genc-i Şeker hazretleriyle sohbet etti. Hindistan’ın çeşitli şehirlerinde kadılık yaptı. 1252 (H.650) yılında Delhi'de vefât etti. Bir sohbetinde buyurdu ki:

Bir Asilzâde Hasîrîzâde

Vehbi Tülek

Dünyâda Hak Ile Bâtılın Karışması Lâzımdır!

Vehbi Tülek

Akıllı Kimse, Günahlarını Tövbe Ile Örtendir

Vehbi Tülek

Hindistanlı Velî Ömer Hadrami

Vehbi Tülek

Ebü’l-beyân Ibn-ül-havrânî

Vehbi Tülek

Onlara Sabah Akşam Ateş Gösterilir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
At Hirsizi

At Hirsizi

Abdullah-ı İlâhi'nin sohbetleri çok tesirli ve faydalı olurdu. Sohbetlerinde ve diğer zamanlarda herkesin gönlünü almaya çok dikkat gösterirdi. Sohbette bulunanlardan birinin bir sıkıntısı, bir müşkülü olsa onun hâlini keşfeder sıkıntısını giderirdi. Sohbetiyle, tereddütleri ortadan kaldırırdı.

Yine bir gün sohbette, söz çalışmak ve gayretten açılmıştı ve; "İnsan çalışıp, gayret göstermedikçe olgunlaşamaz ve bir mertebeye ulaşamaz." buyurmuştu. Bu sırada sohbetinde bulunan bir âlim, bu sözleri işitince, "at hırsızı kıssası" diye bilinen bir hâdiseyi hatırladı. "Peki onun hâli nasıl oldu?" diye düşündü. Abdullah-ı İlâhi, o âlimin kalbinden geçen düşünceleri kerâmetiyle anlayıp, ona doğru dönerek; "Söylediğim söze, at hırsızlığı yapan kimsenin hâli ile karşı çıkmak hâtıra geldi değil mi? Fakat ona da cevap vardır." dedi. Sonra sohbetinde bulunanlara dönüp; "Hiç o hâdiseyi işiteniniz var mıdır?" diye sordu. Ve hâdiseyi şöyle anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Altıyüz Dirhemlik İp

Vehbi Tülek

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Helvaci Çocuk

Fani Dünya

Zahiri Hükümdarin Celaline Tutuldum

Alabilirsen Al

İmanı Ona Kafidir

Ya Kadîmü'l-ihsÂn İhsÂnüke'l-kadîm

Vehbi Tülek

"kılıcını Değil Kınını Öpmüşlerdir!"

Vehbi Tülek

Kırk Bin Kahramanın Başarısı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek

Örümcek Ağı

Vehbi Tülek

Abdullah Bin MübÂrek

Vehbi Tülek