Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

16.685.335

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Vallâhî Dünyâ Için Allah Demem!

Erzincânlı Abdullah Efendi Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin halîfelerindendir. Zamânının usûlüne göre çeşitli ilimleri tahsîl etti. İlimde yüksek dereceye ulaştıktan sonra Bağdâd'da bulunduğu sırada Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerini tanıdı, sohbetleriyle şereflendi. Mevlânâ Hâlid hazretlerinin sohbet ve hizmetlerinde bulunarak kemâle, olgunluğa ulaştı. Hocası ona hilâfet-i mutlaka verdi. Erzincan'a gönderdi...

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

Dilekçesi Sirtinda

Ahmet Vefik Paşa, deli-dolu bir insandı ama, bir o kadar da yardım yapmayı severdi. Bir gün, kırk yıl çalıştıktan sonra, kadro darlığı yüzünden işinden çıkarılan bir memur, Paşa'nın karşısına çıkar:" Çok muhterem vâli Paşa'mız hazretleri, diyerek söze başlar. Dilekçe yazmak için gerekli kâğıdı ve pulu alacak param bile yok. Bendenizi münasip göreceğiniz bir vazifeye yeniden tâyin etmenizi arz ve istirham ederim. Adım, falan oğlu filan. dilekçemin tarihi de bugündür, diye sözlü dilekçesini vâli Paşa'ya sunar.Vâli adamı dinler. Hademeyi çağırır ve tebeşir ister. Adama da sırtını dönmesini söyler ve sırtına tebeşirle şunları yazar: "Dilekçe sahibine münasip bir vazifenin verilmesi için defterdar beye…" Sonra da adama, gidip defterdarı görmesini söyler. Adam sevinerek çıkar; ancak, çok geçmeden defterdar vâlinin makamında görülür. Adamın sırtındaki yazıyı okumuştur. Bunun şaka olup olmadığını bir de vâliye sorup, emri bir de vâliden duymak ister.Ahmet Vefik Paşa defterdara:" Bunun şakası-makası yok. Biçâre adamın dilekçe yazacak ve buna pul yapıştıracak kadar bile parası yokmuş. Onun için dilekçesini sözlü okudu. Ben de bir seferlik pul parasını affettim. Kâğıdı olmadığına göre havâleyi de tebeşirle sırtına yazdım. Zavallı adamı hemen uygun bir işe yerleştiriniz, diye emir verir

Vehbi Tülek

Osman Gazi’nin Vasiyetnamesi

Vehbi Tülek

Mahmud Han Zafere Ulaşti

Vehbi Tülek

40 - Şeytani Döven Türk

Vehbi Tülek

Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa der ki:-Aydın Reis, Devlet-i Osmani'de yetişmiş olan en kıymetli denizcilerdendir.Aydın, aslen Karamanlıdır ve Kemal Reis'in yetiştirmelerindendir. Kemal Reis, Eğriboz adasını fethetmiş ve oraya yerleşerek leventler yetiştirmeye başlamıştı. Bunlardan biri olan Aydın, kısa sürede kendini ispat etmiş ve Kemal Reis'in dikkatini çekti. Ona kendi kadırgasında görev verdi.

Sultan Ii. Mahmud Ve Patrik Gregorios

Vehbi Tülek

Ya’kub GermiyÂnî’nin Yardimi

Vehbi Tülek

Orhan Gazi’nin Oğluna Nasihati

Vehbi Tülek

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ve Kayserili Halil Paşa

Vehbi Tülek

Helal Lokma Gerek

Vehbi Tülek

Somuncu Baba

Vehbi Tülek

Görev Şuuru

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Allahü Teâlâ Yumuşak Olmayı Emretmektedir

Takıyyüddin bin Ahmed Dımaşki hazretleri Şafii fıkıh âlimidir. 779 (m. 1377)'de Şam'da doğdu. Zamanın büyük âlimler­inden fıkıh, hadis ve tarih dersleri aldı. Emeviyye Camii'nde ha­dis, fıkıh ve usûl-i fıkıh dersleri verdikten sonra Şam kâdılkudâtlığına tayin edildi. 851 (m. 1448)'de vefat etti. Bir dersinde şunları anlattı:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmî

Vehbi Tülek

Abdurrahman Bistâmi hazretleri Osmanlı âlimlerindendir. Antakya'da doğdu. İlim tahsili için o devirde Osmanlılar'ın başşehri olan Bursa'ya geldi. Burada, büyük âlim ve veli Molla Fenâri hazretlerinden zahiri ve batıni ilimleri tahsil etti. Sultan II. Murad'ın teveccühlerini kazandı. 858'de (m. 1454) Bursa'da vefat etti. Buyurdu ki:

Hanım Velîlerden Seyyidet Nefîse

Vehbi Tülek

Hazreti Fâtıma (radıyallahü Anha)

Vehbi Tülek

Hazreti Fâtıma, Resûlullah efendimizin mübarek kızı, Hazret-i Ali'nin ise zevcesidir. Hz. Meryem'den sonra, bütün kadınların en üstünüdür. Aklı, zekâsı, hüsnü cemâli (güzelliği) zühdü (dünyaya düşkün olmaması) takvası ve güzel ahlâkı ile bütün insanlara çok güzel bir örnektir...
Hz. Fâtıma, babasının biricik nur tanesiydi. Peygamberimiz kırk yaşında iken doğdu.
Yüzü pek beyaz ve nurlu olduğundan "Zehrâ" denildi. Zühd ve dünyadan kesilmekte en ileri olduğu için de, "Betül" çok temiz denilmiştir. Âyet-i kerime ve hadis-i şerifler ile medhedilmiştir.

Alaaddin Bağdâdî

Vehbi Tülek

Nûreddîn Şevnî

Vehbi Tülek

Koca Efendi

Vehbi Tülek

Yemen'de Nasıl Hükmedeceksin?

Vehbi Tülek

Kelime-i Şehâdeti Söyleyen Mümindir

Vehbi Tülek

İbn-i Hacer-i Askalânî

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Her Şeyi Göze Almıştı!

Her Şeyi Göze Almıştı!

Müslümanlara sıkıntı veren Yahudi Ebû Râfi'ye haddini bildirmek için onun kalesine giren Hz. Abdullah bin Atik, bundan sonrasını kendisi şöyle anlatır:

İçeri girince, ahıra girip saklandım. Saklandığım yerden kapıcıyı tâkip ettim. Kapıyı kilitledi, anahtarları direğe asıp gitti. Anahtarları alıp, her tarafı dolaştım. Birçok kapıdan geçtim. Her kapıyı açtıkça, kapıyı iç tarafından sürgülüyordum. Bunu, eğer Ebû Râfi'nin adamları beni fark ederlerse, adamı öldürünceye kadar, bana yeteri kadar zaman kazandırsın, diye yapıyordum. Bu suretle Ebû Râfi'nin yattığı odaya kadar vardım.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ölüyü Diriltemem

Vehbi Tülek

Allah Diyen Genç

Vehbi Tülek

İftiranin Neticesi

Keramete İnanmayan Âlim

Hizir Ve Gelin

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

A'meş Ve Hanımı

Yeterki Kalbi Kirilmasin

Misâfir Istiyordun. Gönderdik, Kovdun

Vehbi Tülek

Ana Hakkı Ve Alkama'nın Sonu

Vehbi Tülek

Mü'mine Ikram, Affa Sebebdir

Vehbi Tülek

Karşılık Beklemiyorum

Vehbi Tülek

Hayat Kurtaran Yalan

Vehbi Tülek

Minareden Okunan Şiir

Vehbi Tülek