Hüseyin Hilmi Işık

(Rahmetullahi Aleyh)

Türkiye Gazetesi

e-Gazete (Bugün)

Türkiye Gazetesi

Bizim Sayfa (Bugün)

Toplam Ziyaretçi

17.419.485

Huzur Pınarı

Caliyet-ül Ekdar

Dinimiz İslam

Silsile-i Aliyye Büyükleri

Efendinin Muhyiddîn-i Arabî Ile Ne Alıp Veremediği Var?

Sekran Bâlî Efendi Osmanlı âlim ve evliyâsından olup İzmir-Tire'de doğdu. İstanbul'da Kânûnî Sultan Süleymân'ın hocası Hayreddîn Efendi'nin yanında tahsilini tamamlayıp Kepenekçi Medresesine müderris tâyin edildi. Ali Paşa Zâviyesinde Ramazan Efendi'nin yanında tasavvufta ilerleyip icazet aldı. Hocasının vefatından sonra bu zaviyede şeyhlik yaptı. 1572 (H.980) senesinde, İstanbul'da vefât etti.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

1001 Osmanlı Hikayesi

Tüm Yazılar

CÂmide Nargile

Süleymâniye Câmii, Mimar Sinan'ın kalfalık (Selimiye ustalık) eseridir. Câmi ile bir külliye hâlinde olan bu eser Kanuni Sultan Süleyman Hân zamanında 1550' de başlanarak 1556'da bitirildi.Avlusu ile birlikte dikdörtgen şeklindeki câminin harem kısmı, 68x63 m dir. 26,50 m kutrunda ve 53 m yükseklikte olan düz pandantifli kubbe, dört kalın kemer üzerinde oturmak ta ve kâidesinde yuvarlak kemerli 32 pencere bulunmaktadır. Câmi 138 pencereden ışık alır. Akustik ve havalandırma düzeni bir mimâri şâheseridir. Mimar Sinan, Süleymâniye Câmii'ni yaptığı sırada birtakım kimseler; "Câmi içinde nargile fokurdatır durur" diye, kendisini Kanuni Sultan Süleyman Hân'a şikâyet ederler. Kanuni, âni bir baskın yapar. Hakikaten Mimar Sinan'ı nargile fokurdatırken bulur. Fena hâlde canı sıkılır. Sert bir sesle "Bre bu ne hâldir?" diye çıkışır. Mimar Sinan gâyet soğukkanlı "Pâdişahım, bu nargileyi burada bulundurmamın sebebi, fokurtusu içindir. Dikkat ederseniz, Tömbekisi (tütünü) yoktur. Fokurduyan suyun sesi bana câmide okunacak Kur'ân-ı kerim seslerinin her tarafa yayılmasını sağlamak için lüzumlu tedbirleri almama yardım etmektedir." diye cevap verir. Mimar Sinan bu tedbiriyle, bugün ancak modern tiyatro binalarında görülebilen akustik tertibatı, yâni ses yankılanması ayarını, 16. asırda yapmış oluyordu.

Vehbi Tülek

Şanli Bir Zafer İçin “bilmem Ne Kazandik” Diyenin Hali

Vehbi Tülek

Tapusunu Hanimin Üzerine Çikartacağim

Vehbi Tülek

Oruç Reis

Vehbi Tülek

Fatih Sultan Mehmed Han 3 Temmuz 1462'de Midilli adasını fethedince, adanın savun ma ve muhafazası için gazilerden ikiyüz yeniçeri ile yeteri kadar sipahiyi orada bırakmıştı. Midilli'den ayrılırken hepsini bir araya topladı ve:-Kullarım, dedi, bu cezireyi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum. Bakalım muhafazası uğrunda nasıl hizmet edersiniz?Sipahilerden biri hünkarın ayaklarına kapandı ve:-Âsûde hâtır ol padişahım, bu can bu tende durdukça düşmana adayı bırakmak ne mümkün, dedi.Padişah elini bu sipahinin omzuna koyarak:-Bilirim Yakub, uğruma baş koyanlardansın, gayreti elden bırakmaz, sadakatten ayrılmazsın.Demek suretiyle bu adanın fethinde ziyade gayret ve fedakarlık gösteren bu sipahiden iltifatını esirgememişti.

68 - Geriye Bakan İki Göz Olacağina İleri Bakan Bir Göz Olsun

Vehbi Tülek

22 - Ebussuud Efendi Ve Nureddinzade

Vehbi Tülek

Allah Yolunu Açik Etsin

Vehbi Tülek

Sultan Ii. Muradin Oğlu Ii. Mehmede Öğütleri

Vehbi Tülek

Kanuni'nin Belgrad Kadisina Gönderdigi Ferman

Vehbi Tülek

Yüzbaşi Şevket

Vehbi Tülek

1897 Yunan Harbi Ve Dömeke

Vehbi Tülek

Yolumuzu Aydınlatanlar

TÜM YAZILAR

Ahîzâde Hüseyin Efendi

Ahizâde Hüseyin Efendi 36. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 980'de (m. 1572) doğdu. İlk tahsilinden sonra Ho­ca Sâdeddin Efendi'ye intisab ederek talebesi oldu. Müderrislik, Anadolu ve Rumeli Kadıaskerliği görevle­rinde bulundu. 1632'de Şeyhülislâmlığa getirildi. 1043 (m. 1634)'de vefat etti. Bir dersinde buyurdu ki:

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Mehmed Münîb Efendi

Vehbi Tülek

Mehmed Münib Efendi, Antep'lidir. 1768 [1182]'de İstanbul'a geldi. Anadolu Kâdiaskeri oldu. (Siyer-i kebir) şerhini Türkçeye tercüme etmiştir. 1238 [m. 1823] senesinde Aydın'a bağlı Güzelhisâr'da vefât etti. Siyer-i kebir şerhinde buyuruyor ki:

Kur’ânı Biz Indirdik, Yine Biz Koruyacağız

Vehbi Tülek

Harputlu Ömer Nâimî Efendi

Vehbi Tülek

Hacı Ömer Nâimi Efendi, Harput'un büyük velilerindendir. Hacı Ahmed Efendinin büyük oğlu olup, 1801 (H.1216) senesinde Harput'ta doğdu. "Kaside-i Bürde Şârihi" nâmıyla meşhur oldu. İlk tahsiline babasının yanında başladı. Sonra Antep'e hicret etti. Yeniçeri isyânları sırasında Kayseri'ye gitti. Kayseri'de ilim öğrendikten sonra icâzet, diploma alarak memleketine döndü...

Ey Basîret Sâhipleri! İbret Alınız!

Vehbi Tülek

Yeryüzü Hazinelerine Vâkıf Mübarek Zat

Vehbi Tülek

Muhammed Bin Hâmid Tirmizî

Vehbi Tülek

Korkusuz Cengâver Mecze'e Ibn-i Sevr

Vehbi Tülek

Ebû Bekr Melekdâd

Vehbi Tülek

Ölenin Kıyâmeti Kopmuş Demektir

Vehbi Tülek

Dini Hikayeler

TÜM YAZILAR
Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmud Ve Hirsizlar

Sultan Mahmut, bir gece yalnız başına şehri dolaşırken bir grup hırsıza rastladı.Hırsızlardan biri:- Ey Adem oğlu sen kimsin, diye sordular.O' da:- Bende sizlerden biriyim, dedi.Daha önce onu hiç görmedikleri halde, her biri, diğerlerinden birinin arkadaşı olacağı zannı ile padişaha ilişmedi, "yabancı biri olsa, hiç tanımadığı, kılıklarından halleri belli olan böyle bir topluluğa kolayca yanaşıp ta; bende sizdenim, diyebilir mi hiç" düşüncesi rahatlattı herkesi. İlişmediler, kabullenip kendi haline bıraktılar.

Vehbi Tülek

Vehbi Tülek

Ahde Vefa

Vehbi Tülek

Cennetlik Hanım Isteyen...

Vehbi Tülek

Sakiz Ağacinda Yapilan Hac

Salavat-ı Şerifin Bereketi

Fani Dünya

Yirmi Saniyede

Bunlar Şarapti

Bereketi Var Mı?

Elini Değil, Ayağini Uzatmiş

Vehbi Tülek

Evliyalar Ölmez İmiş

Vehbi Tülek

Kum Ve Kaya

Vehbi Tülek

Ayyaşin Sonu

Vehbi Tülek

Hazreti Hâlid'in Üstün Başarısı

Vehbi Tülek

"encümen-i Bîzebân"

Vehbi Tülek